demet

Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 121 ile 135 arası (toplam 247)
  • Yazar
    Yazılar
  • yanıtla: ARI HASTALIGI TEŞİSİNDEKİ İPUCLARI #9161

    demet
    Katılımcı

    Cahilliği kabul etmekte hep zorlanırız ya ; biyolojiye meraklı biri olarak varroanın virüs olmadığını elbette biliyorum.
    Söylediğim paragraf içinde “varroa ,enfeksiyon, virüs” kavramı o kadar birbirinin içine girmiş ki bazı ifadeler yerine oturmamış. Açıklamalarınız için teşekkürler. Varroanın başka bir yüzünü görmüş olduk.

    Mitat bey’di değil mi?
    Yazınızda “Arıcılara verilecek seminerlere veteriner hekimlerin katılımının önlenmesi” kısmı hoşuma gitmedi. Sebep nedir ki?

    Bakıyorum da; forum üyeleri arı sağlığı konusunda takıldıkları bir yer olduğunda hemen veteriner hekime başvurmaktan bahsediyorlar. Yani arıcılar için veteriner hekimler çok kıymetli. Sizlerin sözlerinizi tamama sayıyorlar.

    Eğer arıcılar ,veterinerlere hitap eden bir konferansa gitmişse ve konuşulanlardan ben bir şey anlamadım diyorsa sorun yok.
    Ama veterinerler ,arıcılara konferans verecekse ( ki zaten vermelidir) onların yani bizlerin anlayabileceği dilde konuşabilirler. Bunun arıcılar için önemi çok büyük. Bizi de bilgiden mahrum etmeyiniz lütfen.
    Saygılar.

  • yanıtla: ARI HASTALIGI TEŞİSİNDEKİ İPUCLARI #9155

    demet
    Katılımcı

    “ERİŞKİN ARI HASTALIĞI:
    VARROA: Yavruların gelişimi bozulmuş arılar deforme olur.Kanatsız olur.Genel durumu enfeksiyon yoğunluna bağlıdır. Virüs çoğaldıkça koloni kaybına kadar gider.TEDAVİ: Etkin maddesi AMITRAZ, ASUNTOL, FORMIKASIT, FLUMETHRIN, TIMOL içerikli ilaçla yapılır.”

    Yukarıdaki ifadede adı geçen “enfeksiyon yoğunluğu” ve “virüs” ifadesine takıldım da.
    Enfeksiyon genelde bir mikrobun yayılması. Bulaşma anlamında da kullanılabiliyor.
    Burada “enfeksiyon” varroanın yayılması için mi kullanılmış ; peki “virüs” ne demek ! Bu varroanın kendisimi yoksa gerçek bir virüs mü ? Bir zahmet izah ederseniz …

  • yanıtla: kanaat notu #9133

    demet
    Katılımcı

    Her üye, kendisi hariç başkalarının kanaat notunu bir puan değiştirebiliyor. Sağ üst köşede yükselt düşür diye belirtiyor. Bakın bir puan arttırdım.Bunlar önemsiz şeyler kafaya takmayın.
    Arılar bize kanaat notumuzu veriyor zaten!!!

  • yanıtla: bal vermek #9126

    demet
    Katılımcı

    Bal vermekten kasıt yumurtlama amaçlı değil. Ben yapacağımı yaptım. 1,5 ay teşvik ettik. Gerisi onlara kalmış.

    Kışlık besin desteği olarak bal vereceğim. Yedekte çerçevede de ballar var ama; arıyı daralttık daha fazla karıştırmak istemiyorum o yüzden süzme bal vericem. Şimdi kış geliyor dediler ya ben korktum. Acaba balı yeterlimi yetersiz mi falan! Biraz takviye yapayım diyorum.
    Onayı da aldığıma göre; ben balı hazırlıyım,işe koyulayım.

  • yanıtla: Kek yapmak #9101

    demet
    Katılımcı

    Arıya neden kek veriyoruz?
    Kek yoğun olarak şeker içeriyor , şeker soğuk havada arıya baldan daha fazla enerji verip doping etkisi mi yapıyor?

    Birde arılar yedikleri bu keki; kendi midelerine mi yiyorlar yoksa gidip gözlere bal olarak mı koyuyorlar. Daha doğrusu arılar yedikleri her şeyi daha sonra kullanılmak üzere gözlere mi depolarlar.

  • yanıtla: serbest dolaşım hakkı #9060

    demet
    Katılımcı

    Stresli ortamlarda yaşayan hayvanlar mutsuz, hastalıklara yatkın, elde edilen ürünlerinden hayır gelmiyor( besin değerleri düşük oluyor;belki içinde zararlı maddeler bile oluşuyor) Adı üstünde hayvan stres altında.

    Yoksa amacım tavukçuluktan bahsetmek değil. Ayrıca hayvanları doğal ortamında bırakarak gelir elde etmek mümkün gözükmüyor. “Marjinallikten uzaklaşmak ve daha fazlasını istemek” sözüne katılmıyorum. Ona bakarsanız benim kovanlarımda yapay, yaptığım müdahalelerde yapay. Şimdi doğal olsun diye bu arıları gidip ağaç kovuğuna mı bırakayım? Hayır yaklaşım bu değil!

    Hedef emeğimizin karşılığını almak ve bu zincirdeki herkesin mutlu olmasına gayret etmek.

  • yanıtla: Arıya Polen Verilir mi? #9040

    demet
    Katılımcı

    Murat bey ;polen üzerindeki kabuğu çatlatmamızın sebebi nedir? Arılar bunu topladıkları zaman üzerinde kabuk yok muydu zaten! Tamam sindirim kolaylığı için olabilirde; hemen yemeyip gözlere depo yapacaklarsa kabuklu olması belki daha iyi olur.(ne biliyim polenin besin değeri korunur belki de)

  • yanıtla: kapalı yerde kışlatma #9039

    demet
    Katılımcı

    Bizim burası da karasal iklim. Ancak kışın bile bazı günler; gecesi soğuk ama gündüzü temizlik uçuşuna imkan veren güneşli havalar oluyor. Bu durumda kapalı arılar dışarı çıkamıyor. Bağırsaklarında bir problem oluşabilir mi,

    Yada diyelim ki; kış ayında birkaç günlük ılık bir hava dalgası gelirde odanın sıcaklığını 10 derecenin üzerine çıkarırsa bu sıcak hava arılar için bir sorun oluşturur mu; ( böyle bir durumda pencereyi açmak odayı daha fazla ısıtabilir ) o zaman odayı yapay olarak soğutmamız mı gerekir,

    Arıların kapalı kaldıkları sürece su talepleri oluyor mu ;oluyorsa bunu ne şekilde karşılıyoruz.
    Birde toplam kapalı kaldıkları gün sayısı yaklaşık olarak nedir?

    Buraya kadar sorduklarım arılar için olumsuz olabilecek tarafları.Başka bir konuda odayı elektrikle ısıtma masrafı ne kadar tutar acaba? Benim akvaryum balıklarının termostatları kışın sürekli devrede çıt,çıt habire çalışıyor. Elektrik masrafı da yapıyor hani. Bu durumda kapalı ortamda ısıtmalı kışlatmanın ticari olarak getirisi götürüsü nedir? Yok masraf önemli değilse sorun yok. Teşekkür ederim.

  • yanıtla: doğum kontrolü #8997

    demet
    Katılımcı

    Halil bey; ben bu güne kadar buralarda arı kuşunun kendisini görmedim.(sadece resmini gördüm o kadar)

    Cihat bey; arılarım Edirne’de. Kırağılar düşmeye başladı. Son kalan çiçekleri de haşladı gitti.Sebze bahçeleri falan hepten kapkara oldu. Kovana polen gelişi neredeyse yok.Arıları başka yere taşımak iyi fikir de nereye götürebilirim? Şu an il dışına çıkarmam mümkün değil.

    Teşvik beslemesine 26 ağustos’ta başladım. 1,5 ay devam ettim. (Gün aşırı bir su bardağı)
    Varroa mücadelesi yapıldı.( mücadele biraz uzun sürmüş olabilir) Arıların nüfusu iyi. Bal sorunu yok. Sarıca arılar rahatsızlık veriyor, kapılar daraltılmış,yağma yok ,kovana rahatsızlık verecek ses darbe falan yok, kovanları sık sık açmam, kontrolleri en az 6-7 gün arayla yapıyorum. Rüzgarda serin havada açmıyorum. Son kontrollere kadar bir problem gözükmüyordu.

    Arıların strese girdikleri kesin. Sorun arıda değilse kesin arıcıdadır.
    O arıcıda ben oluyorum!!! Bakalım bunun altından kalkabilecek miyiz?

  • yanıtla: Kovan içi nem #8970

    demet
    Katılımcı

    Kimse “kovanınıza üstten delik açın, boru sarkıtın veya ballıklarla beraber kışlatma yapın” demiyor. Sadece kendi tecrübelerini aktarıyor. Her yiğidin farklı bir yoğurt yeyişi var. Mutlak suretle bu yöntemleri kendi koşullarında uygulayıp başarılı olduklarından adım gibi eminim.

    Beşir bey sizin kovanlarınızda nem olmazmış ne kadar hoş. Hangi bölgedesiniz iklim koşullarınız , arıları kışlatma düzeniniz nelerdir, arılarınızın bal verimi iyimidir? Lütfen sizde tecrübelerinizi bizimle paylaşın. Sizin uygulamalarınız üzerine de tartışalım!!!
    (benim için ; oturduğum yerden eleştiri yapmak o kadarda zor değil zaten)

    Önceki yazıda kovan içindeki nemi almak için silika jel gibi malzeme kullanımından bahsettim. Bu konu sayın büyükşef dışında hiç kimsenin ilgisini çekmedi mi acaba merak ediyorum…
    tamam kovanında nem olmayanların ilgisini çekmedi ;eee kovanında nem oluşanlarında mı ilgisini çekmedi?

  • yanıtla: Arı tavuk yermi #8940

    demet
    Katılımcı

    Merak etmeyin ülkemizin her tarafı aynı. Ben Trakya’dayım ama burada da kovanına tavuk koyanlar ve yediğini iddia edenler hala mevcut.

    Bakın size şöyle bir şey anlatayım: Bizim arıcı akşam kafayı bir güzel çekiyor. Kovanların yanına gidiyor şerbetlikleri rakıyla dolduruyor. Sabaha ayılınca eyvah! diyor arılar gitti kesin.
    Ama arılar Yeşilaycı tabi ki, dillerini sürmemişler rakıya. Sürseler ne olurdu bilinmez?

  • yanıtla: Kovan içi nem #8939

    demet
    Katılımcı

    Kovanlarımın üzerinde ince kontroplak var. Hava giriş çıkışı sağlayabilecek tek yer giriş deliği. Geçen kış kovanları biraz fazla sarmaladığım için bir miktar nem oluşmuştu.

    Kovan içindeki nemi atmak için hava akımı olması şart. Bu hava akımı ceyran demek. Arılar bundan nasıl etkilenir bilemiyorum. O yüzden benim kovanlar kapıdan havalanmaya devam edecek.

    Bir başka yaklaşımda (nemi engelleyemiyorsan )kovanda oluşan nemi emecek malzemeler kullanmak olabilir.Bölme tahtasından sonra saman,kumaş belki talaşla dolgu yapılabilir.Tabi olaki kovana fare girerse bu dolgunun içinde rahatlıkla yavrularını büyütebilir. Ayrıca nemi emen bu malzeme ilerleyen zamanlarda kovana bu nemi tekrar geri verecektir. (Çünkü doğal bir malzemedir ve kurumak isteyecektir)

    Benim size sormak istediğim başka bir şey. Kovandaki nemi alması için silika jel gibi malzeme kullanımı var mı? Sanayi tipi bazı nem emciler kanserojen. Ama ilaç şişelerinde kullanılan ve gıda maddelerinin yanına konabilen silika jeller var. Hatta içinde silika jel olan zararsız kedi kumları var. Bunlar nemi süper emiyor. Ve emdikten sonra geri vermiyor. Ancak fırında kurutarak nemi vermesini sağlıyorsunuz ve tekrar tekrar kullanabiliyorsunuz.

    Böyle bir malzemenin kovanda denemesini yapan veya yapıldığını duyan var mı?

  • yanıtla: varroa #8865

    demet
    Katılımcı

    Varroa mücadelesinin uygun ilaçla yapılması kadar önemli olan ;uygun zamanda mücadele etmekmiş. Aslında uyarılar çok fazlaydı ama sanırım ben ciddiye almadım. Varroanın bu kadar tahripkar olabileceğini düşünmemiştim.Baharda kovanlarda varroa gözükmüyordu bende mücadele yapmadım.Yaz boyunca pek bir zararda görmedim.

    Sonbaharda mücadeleye başladık ama yavruların bir kısmını varroaya teslim ettik. Ancak bal hasadından sonra sarsaklamadan hemen mücadeleye başlasaydım şu an o yavrularda bizimle birlikte olurdu. Asıl acı veren; yavruların ölmesinin sebebinin varroa değil de sizin ihmaliniz olması.

    Bunlar yetmezmiş gibi geçen gün bir kovanın önünde vukuat var. Baktım arılar dillerini çıkarmışlar titreyerek ölüyorlar. Yağma ? değil. Ayrıca ölen arılarda bu kovanın arıları, renklerinden anlayabiliyorum. Düşündüm düşündüm. İlaç zehirlenmesine benziyor. Ama çevrede ilaç atılacak bir şey kaldı mı ki? Sonra buldum yonca tarlasına kurt ilacı yapmışlar…Bir tane arının bile kovan için çok şey ifade ettiği şu günlerde en az 100 tane arıda bu şekilde telef oldu.

    Delirmemek elde değil varroa bir taraftan tarım ilaçları bir taraftan. Birileri bize komplomu kuruyor nedir?

  • yanıtla: arılar ve deterjan #8805

    demet
    Katılımcı

    Üzerini ve etrafını temiz tutmanın değerini kaybettiği; kirlenmenin güzel olduğunun sürekli körüklendiği ;senin gömleğin benim gömleğimden daha beyaz tartışmalarının yaşandığı detarjan şirketlerinin pazar kavgası asıl sorun.

    Köylerde gelişigüzel akan detarjan sularından bahsediyorsunuz. Bu sular sadece arılara mı zararlı? Tamam arıları kurtarırız bir şekilde.Zaten köylere kanalizasyon götürme çalışmaları büyük bir hız kazandı. Peki bu toplanan sular köylerde veya şehirlerde nereye gidiyor? En yakın akarsuya.

    Akarsular!!! Sebzelerin meyvelerin sulandığı akarsular. Sonradan içme suyumuz olan akarsular.
    Evlerde detarjanları kim kullanır? Kadınlar. Çözümün kaynağı kim?Gereksiz detarjan tüketen kadınlar. O zaman lütfen bu bilgilerinizi sadece bizimle paylaşmayın. Evinizdeki bayanlarla da paylaşın. Belki bir nebze olsun dünya için bir şey yapmaya karar verirler ve su kaynaklarını tasarruflu bir şekilde kirletirler.

  • yanıtla: Kovan içi düzenlemeyi nasıl yapalım ? #8804

    demet
    Katılımcı

    Yaklaşık iki ay kadar önceydi.
    Bal hasadından önce aklıma takılmıştı:Arıya ne kadar bal bırakmamız lazım? diye.
    Demiştiniz ki ooo zamanı var henüz bunları konuşmaya!
    Artık zamanı geldi mi konuşabilir miyiz acaba?

    Benim sorunum şu :Arıya ne kadar bal bırakılıp ta sıkıştırılması gerektiğini anlayamıyorum.(bu çok önemli; arı soğuktan ölmez ama açlıktan ölebilir deniyor)
    Kurs notlarımda arılı çerçeve başı 1,5 kilo bal bırakılmalı denmiş. İyi hoş.
    Fakat şimdi kovanlarda çeşitlilik var. Bir kovanı açıyorum yavrulularda dahil olmak üzere çerçevelerin tamamına yakınında ¼ sırlı bal var. Başka bir kovanda 2-3 tane çerçevenin tamamı(full) sırlı,aradaki yavrulu çerçeveler bal kemersiz. Kimi kovanda da çerçeveler yarıya kadar sırlı. Bu bal hesabını nasıl yapıyorsunuz?Yavrulu çerçevelerdeki bal hesaba dahil mi hesap dışımı?

    Bana kalsa hepsine vericem ballı çerçeveleri bol bol; ama hem kovanı ısıtamazlar hem de dengesiz yerleştirmeden dolayı ulaşıp ta yiyemezler diye korkuyorum.

    Ben nasıl yapmalıyım diye sorsam;biz senin arını nereden bilelim diyebilirsiniz. O zaman bunu bir örnekle açıklasanız:Mesela 8 çerçeveyle kışlatmaya karar verdiğiniz ortalama bir koloni var. Bunun ballı çerçeve düzenini nasıl ayarlarsınız(simetrik mi olacak) ve kaç tane % ? sırlı ballı çerçeve bırakırsınız?

15 yazı görüntüleniyor - 121 ile 135 arası (toplam 247)