Home › Forumlar › ARICILIK › Arıcılıkta Mevsimsel Çalışmalar › Kovan içi nem
Bu konu 24 yanıt ve 16 izleyen içeriyor ve en son kadioglu tarafından 18 yıl 7 ay önce tarihinde güncellendi.
-
YazarYazılar
-
14 Ekim 2007: 20:40 #6900
Kovan içi nem:
Bahar ve yaz aylarında önemsenmeyen nem kış aylarında kovan içinde dolayısıyla arılar için çok sıkıntılı bir durum oluşturur.Arılar baharda ve yaz aylarında dolayısıyla yavru çıkarma döneminin yoğun olduğu günlerde neme daha çok gerek duyarlar kurtçukların kurumaması için su taşıyıp veya havalandırma yaparak kovan içi nem dengelemesi sağlarlar.
Ama arılar kış aylarında salkım oluşturunca fazla olan nem üzerinde etkili olamazlar.
Kovan içindeki nemi azaltmak arıcının elinde olan bir olaydır.
Nem kovan içinde buharlaşır yukarıya çıkar, tavanda yoğunlaşan su buharı aşağıya damlarlar bu arada bazı damlalar arıların üzerine damlar buda istenmeyen bir durumdur.
Bazı sönen kovanlarda ıslanmış veya küflenmiş petekler, ıslanmış arılar bunun belirtisidir.Kovan içi nemi önlemek neler yapmalıyız.
Bazılarını sıralayalım:Kovanları yerden 25 – 30 cm yukarı kaldırmalıyız.
Kovan altlarında nemi tutan otları temizlemeliyiz.
Kovanlar yan yana konulurken yakınlığına dikkat etmeli önden ve iki yandan kış güneş ışınını almalı,ve havalanma sağlanmalı
Kovan uçma deliği güney yönünde olmalı
Kış geldiğinden sarıca arı tehlikesi kalmadığından dolayı uçma deliği çok az büyütülebilir
Daha değişik bir şey Sayın Muhsin Doğaroğlu’nun yazdığı destek koloni sistemi ile bal üretimi konusunda yazdığı gibi kovan örtü tahtası üzerine konulan şurupluk deliğini kış boyu açık bırakılıyor kovan içi havalandırılması yapılıyor. Delik ön tarafta olduğundan arılar yavrulama alanını çerçevenin ortasına veya geriye doğru çekiyorlar.
Benim yaptığım bir yolda kovan içinde çerçeveleri arkadan bakılınca sağ tarafa çekiyorum kış güneşini alsınlar diye, en çok sekiz çerçeve bırakıyorum. Dokuzuncu çerçeve yerine çanta şerbetlik koyuyorum hem şerbetlik hem bölme tahtası görevini yapıyor.
Onuncu çerçeve yerini boş bırakıyorum oraya gelen arka köşeyi küçük olarak ( 3 x 3 ) veya (4 x 4 ) üçgen şekilde örtü bezini katlıyorum. Arıları soğuktan koruyup yalnız alt kısımdan nemli havayı boşaltıyorum.
Kapalı kovanlarda dikkat edilirse en yoğun nemlenme kovanların sol alt ve arka bölgelerinde olur , o bölgenin havalanması önemlidir.Başka bir yol daha: balları süzülmüş çerçeveleri yalatmak amacıyla ballıklara koyduk ve ballıkları almadık.Havalar serinlemeye başlayınca ballık katı ile kuluçkalığı yer değiştiriyorum, altta ballık üstte kuluçkalık kovan iç hacmi geniş ama sıcak hava yukarıda olduğundan nemlenme az oluyor.
Bu aynı zamanda petek güvesi ile savaşta kullanılan bir yoldurArılar en çok nemden etkilenmektedirler soğuk ve açlık ikinci planda kalır. çünkü açlık ve soğuğu arıcalar daha kolay önlerler.
Saygılar. -
14 Ekim 2007: 21:22 #8908
değerli hocam verdiğin bilgilere teşekkür ederim hepsi gayet güzel ve yerinde öneriler.
benim bunlara ilaveten yapmış olduğum bir uygulamayı siz arıcı dostlarımla paylaşmak istedim nalburlarda terazi hortumu dıye satılan normal hortumdan biraz daha ince şaffaf hortumlar var benim kovanlarımın örtüsü amerıkan bezi gibi olan şeker çuvallarıdir şindilerde ben onları büyük pastananelerden bulabiliyorum artık herhalde nişasta veya un çuvalıdır tam olarak bilmiyorum arı bunları propolisle kaplıyor oluyor aynı kontraplak ğibi o hortumlardan 15 20 cm keserek sıkıştirmayı yaptıktan sonra tam uçma deliğinin üstüne gelecek şekilde örtüyü delip çerçeve üst çıtaların arasından 3 4 cm içeri giriyor ve böylece arıya zarar vermeden kovan içi hava akımı sağlanmış oluyor birde çok dikkatımı çeken bişey kovan taban malzemesi geçen yıl aynı uygulamayı sana bahs etmiştim yanımda olan arıcınınkilere yapmıştim ama onun alt ları yongadan yapılan su kontrasıdenilen malzemeden idi nemden kurtaramadım benim kovanların altları ıse çam tahtasından olduğu için yıllardır aynı uygulamayı yaparım ve nem oluşmaz kovan içinde -
15 Ekim 2007: 03:56 #8919
Merhaba herkese
Murat Akın bey çok önemli bir noktaya temas etti kendisine çok teşekkürler.
Muhsin hocamın uygulaması çok güzel ve bir alternatif. Asım beyinki de aynı şekilde, sizin yöntem de diğer bir uygulama bende size bu havalanma ile ilgili bir anımı anlatacağım ve ardından bir yeniliği sizler ile paylaşacağım.
Bir gün bir yazlık evde bulunan satılık arıları almaya gittim. Etraftaki evlere rahatsızlık vermesinden dolayı satılığa çıkmış arılar idi bunlar. Bir kaç tanesi kaldı orada. Lakin kovanların her biri ayrı telden çalıyoe ve çeşitlilik arz ediyordu. bu kovanlar evin sahibi tarafından sandık tahtalarından falan yapılmış kovanlar idi. Bir tanesi zaman geçince sıcaktan soğuktan kavruldu. Şekil değiştirdi ve tabanında bulunan ince kavak portakal sandığı tahtası işleyip kavrulunca arılar altından çıkıp yavru uçurmaya başladılar. Bende acaba sepetten bu kovanın farkı neki diye düşündüm. İçine bakınca altı görünen bu kovanı tamir etmeden havalanmasına müsade ederek kışlamasına razı geldim. Benim için zor bir işti ama bilime değer verdiğim için hocama güvendim. Evet arı kışladı baharda kata çıktı ve hatta oğulda verdi. Burada nemsiz bir ortam oluştuğunu incelemelerim esnasında bende tespit ettim.
Şimdi yenilik dediğim kovan üzerine konulan ve havalanma delikleri olan yeni bir şerbetlik imalatı yapıldı ondan bahsetmek istiyorum ve hatta satışada geçti. İstanbulda imalatı yapılan bu şerbetliklerin etrafında havalanma delikleri var. Dört tarafındaki bu delikleri arı kendi istediği gibi açıyor ve kapatıyor. Tabiki propolis yardımı ile. Böylece arı kendi biyolojisine uygun hava akımını ve nem ayarını kendisi yapmış oluyor. Bizlerinde sıkılmasına imkan tanımıyor. Bu şerbetliklerin alışkanlıklara göre 2 parçalısı yada 3 parçalısıda var. Kapak tahtası görünümünde olan bu şerbetlikilerin kullanımı ile artık çuval işinede son vermiş oluyoruz. Şerbetleme esnasında arıların ortaya çıkardığı hararetten dolayı oluşan nem bu şerbetlik çevresinde bulunan hava lanma deliklerinden dışarı çıkarken kovan içerisi püfür püfür nemden eser yok. Arılar artık rahat ve huzurlu gelişirken, daha bol bal yapacak.
Herkese başarılı çalışmalar.Yalçın SEZER
[email protected]
http://www.teknikaricilik.com -
15 Ekim 2007: 06:23 #8923
Arkadaslar
muratakın hocamızın dedıgı gıbı kovanlarımızı yerden 25cm.kaldırırsak sonbaharda nemden etkılenme olayı olmaz tabıkı surubu nızama uygun verırsek.
arkadaslar arıların en fazla nemden etkılendıgı donem ılkbahardır.su aylarda kovanımız yerden 25 cm yuksekteyse neden rutubet alsınkı.havalar rutubetlı degıl nemlı ortam yok.onun ıcındırkı kovanıcı rutubetı olmaz.ama yapacagımız surubu 1/1 degılde 1 su 2 sekerle yaparsak.
ılkbahardada rutubetı surupdakı su oranından alır.suanakadar sonbaharda kovanıcı rutubetlenmesı duyulmayan faktordur.ama belkıde yoreden yoreye ıklımden ıklıme degısırse lafım yok.sagıyla kalın -
15 Ekim 2007: 14:50 #8928
Murat abi konuyu çok güzel anlatmış,kKadıoğluda güzel bir ekleme yapmış.Ben yalnız bunların hiç birini yapmıyorum.Yani üstten delik bırakmam.Geçen sene Ahmet Birbilen abim çok ısrar etti,üstten havalandırma aç diye bende denemedigim bir şeyi yapamadım.Ama benim rutubetle ilğili sorunumda olmadı.Geçen sene hiç arı kaybı vermeden bahara çıktım.Sadece 4 kovanım anasız kaldı onlarıda baharda birleştirdim.Ben genelde arıyı sıkıştırmamı sitemde ve filimde çektigim gibi yaparım.Çuvalla kovan dibinden başlayıpçıtaları hem sıkıştırma yapıp hem bölmüş oluyorum.Kışın buna artı olarakta 4-5 kat gazete eklerim,rutubet olursa bu gazeteler nemi alıyor ama rutubette olmuyor.Benim sehpalarım 35 cm.kovan ayağıda 5 cm.arılarım yerden 40 cm yukarda oluyor bu çok önemli.Eger kovanlarınıza illa havalandırma yapacağım derseniz,örtü tahtasının ön tarafına bir delik açıp elek teliyle kapatın,yoksa arı çıkıp geri dönemeyip üst kapatta ölüyor.Yada en iyi yöntem çuvalada olur üst tahtayada olur,ince hortum salmak boru gibi akım sağlar ve çok masrafsız iş biter.
-
16 Ekim 2007: 01:37 #8937
Merhabalar değerli dostlar,
hepinizin geçmiş bayramını kutlar saglık ve mutluluklar dilerim.
ben kovanlarımın altına strafor köpük koydum yerden nem almasın diye. yerden yüksekliğide 30-40 cm üsteki şurup deliklerine de tel le kapatıp bir kaç kat gazete koyacam üstüne . bunlar yetermi acaba . sizin değerli fikirlerinizden yararlanmak isterim. şimdiden teşekkür ederim. bu yıl inşallah bal durumu iyidir. benim arıların üç tanesi oğulda çıkarmasına rağmen fena değil baya kestane balı aldım şükürler olsun arılarımdanda allah razı olsun acemi olmamam rağmen. -
16 Ekim 2007: 01:58 #8938
Kovan içinde nem oluşmasının sebebi sadece dış etkenlere bağlı değildir.
Arı aktif olduğu dönemde, kovan içinin iklimini kendi ihtiyaçları doğrultusunda kontrol edebiliyor.
Ama kış salkımı düzeninde pasif konuma geçince kovan içi şartları arının kontrolünden çıkıyor.
Kovan içi nemin büyük kısmı arının metabolizmasından kaynaklanıyor. Her canlı gibi nefes alıp veren yiyecek tüketen arının varlığı nem oluşmasına neden oluyor.
Yani neme karşı önlem alırken bunu sadece dışarıdan kovan içine sızan nem şeklinde düşünmemek lazım.
Hatta bazı arıcılar kovanlarını yanyana sıkışık düzen koyar üstünü sağını solunu iyice sarar sarmalar, buna rağmen nemden kurtulamaz.
Murat Akın beyin ve diğer arkadaşların tecrübelerini dikkatlice değerlendirerek kendi önlemlerimizi alabiliriz.
Kovanların kışın güneşle irtibatını kesmemek, kovanların altında, sağında ve solunda hava koridorları oluşmasını sağlamak nem ile mücadelede atılması gereken en önemli adımlar.
-
16 Ekim 2007: 03:06 #8939
Kovanlarımın üzerinde ince kontroplak var. Hava giriş çıkışı sağlayabilecek tek yer giriş deliği. Geçen kış kovanları biraz fazla sarmaladığım için bir miktar nem oluşmuştu.
Kovan içindeki nemi atmak için hava akımı olması şart. Bu hava akımı ceyran demek. Arılar bundan nasıl etkilenir bilemiyorum. O yüzden benim kovanlar kapıdan havalanmaya devam edecek.
Bir başka yaklaşımda (nemi engelleyemiyorsan )kovanda oluşan nemi emecek malzemeler kullanmak olabilir.Bölme tahtasından sonra saman,kumaş belki talaşla dolgu yapılabilir.Tabi olaki kovana fare girerse bu dolgunun içinde rahatlıkla yavrularını büyütebilir. Ayrıca nemi emen bu malzeme ilerleyen zamanlarda kovana bu nemi tekrar geri verecektir. (Çünkü doğal bir malzemedir ve kurumak isteyecektir)
Benim size sormak istediğim başka bir şey. Kovandaki nemi alması için silika jel gibi malzeme kullanımı var mı? Sanayi tipi bazı nem emciler kanserojen. Ama ilaç şişelerinde kullanılan ve gıda maddelerinin yanına konabilen silika jeller var. Hatta içinde silika jel olan zararsız kedi kumları var. Bunlar nemi süper emiyor. Ve emdikten sonra geri vermiyor. Ancak fırında kurutarak nemi vermesini sağlıyorsunuz ve tekrar tekrar kullanabiliyorsunuz.
Böyle bir malzemenin kovanda denemesini yapan veya yapıldığını duyan var mı?
-
16 Ekim 2007: 13:04 #8942
Benim düşüncem nem neden oluşurdan başlıyor. Sıcak hava soğuk yere temas ettiğinde oluyor bu diye kuluçkalık üstüne ballığı koyuyorum. Ballığın içine de sıcaklığı koruyacak malzemeler dolduruyorum. Kovanın tek hava girişi çalışma deliği olduğu halde nem oluşmuyor. Bana en pratik gelen bu şekilde yapmak.
-
16 Ekim 2007: 15:23 #8944
Almanya dan yine arıcı forumlarından okuduğuma göre,bazı arıcılar plastik cam örtü tahtası kullanımı sonucu kovan tavanında oluşacak yoğuşmanın arıların su ihtiyacını gidereceğinden bahsetmekte,diğer bir arıcı ise bu suda tuz ve mineral olmadığından sağlıklı olmadığını arının ihtiyacı olan suyu dışarıdan alması gerektiğini söylemekte.
Fakat umumiyetle kovanların alttan ızgaralı olduğu ve kışın bu ızgaraların açık olduğunu ve arıların gayet iyi kışladığından bahsediyorlar.Bizim arıcı arkadaşlardan varmı alttan havalandırmayı kışın uygulayan ?
nasıl bir sonuç alındı acaba, teşekkürler -
16 Ekim 2007: 15:50 #8945
Demet hanım,
Söylediğiniz malzeme akla çok yatkın. Arı ilaçları üreten bir firmanın, kovandaki nemi çektiğini söyleyerek sattığı bir ürün var. Muhtemelen ana malzemesi sizin söylediğiniz şeydir.
Bu konuda bir deneme yapıp sonuçlarını yayınlasanız ne güzel olur

Yabancı forumlardaki nemin üst örtü malzemesinde yoğunlaşarak arıların su ihtiyacını karşılaması faydası bana göre çok mantıklı değil.
Siz kuru bir ortamda mı yoksa nemli bir ortamda mı soğuktan daha çok etkilenirsiniz?
Düzenleyen: buyuksef, :: 16/10/2007 08:54
-
16 Ekim 2007: 16:37 #8948
değerli arıcı kardeşlerim büyük şefimin de dediği gibi kovan içindeki nem kovan içinde arıların tenefüsünden oluşmakta tabiki direk toprağın üzerinde olanlarda diğerlerine oranla biraz daha fazla oluşmakta tabiki örneğin biz bir odada yatmadan önce camlarda buhar olmamakta yattıktan birkaç saat sonra bakalım camlar buğulanmakta arılarda da aynı olay olmakta faal durumdayken ihtiyaçlarından fazlasınıkendıleri atabilmekteler.dışarıda -1 derece iken dahi arı salkımının içinde36 derece ısı bulunmakta dış ısının-1 olduğu halde arılar hiç nefes dahi almasalar iç ve dış ısı farkıylabir nem oluşmakta. demet kardeşim kovan içinde üsten havalandırma hemen uçma deliği üzerinde brakılırsa arılar çerçevelerin arka kısım larında konuç landıkları için ceyran akımı etkilememekte yıllardır nem yüzünden kovanlarımın söndüğünü bilmem altten delikli kovanlara gelince geçen yıl yanımdaki arıcının birkaç tane vardı hemen giriş deliğinin önünde 2 cm yarı çapında üzeri ince elek teliyle kaplanmişti baharda kovan altlarını değiştirirken tamamen propolisle kapalı olduğunu gördüm hatta ağzımı dayarak nefes alıp vermeye çalıştım çok sıkı bir şekilde tıkatılmıştı
-
16 Ekim 2007: 18:23 #8952
Arkadaşlar ben yaklaşık 30 yıllık arıcıyım.Bunu neden söyledim kovan içi nemi bir iki senedir duymaya başladımdı.Burada bir kaç kişi yazdı gene benim kafam karıştı.Ben yıllardır yukarıda havalndırma olucak diyenler var benedede yok.Biri boru falan dedi,bir başkasıda püfür püfür diyor kovanın içi.Bu borular nereden temin edilecek yalçının dedigi püfür püfür boru iyi bişimi beni bilgilendirin çok sevinirim.Çoktan beri sizi takip ediyodumdu yazmıyordum,dedimya nem önemli galiba.
-
16 Ekim 2007: 19:27 #8956
gecensene vernikle boyadıgım kovanımın içini açtıgımda cerceveler ve yanlarının küflü oldugunu diptahtasının nemli gördüm geç kalıpta boyayamadıgım kovanımda ise hiçbir şeye rastlamadım halil abinin sitesinde yazdıgı agroman sisteminide de niyecegim tabi biriktire bilirsem halil abiye ve diger herkese bu arada selamlarımı sunarım sag olun
-
17 Ekim 2007: 01:13 #8963
tolga yazan:
Quote:Halil abinin sitesinde yazdıgı agroman sisteminide deneyecegim tabi biriktirebilirsemTolga bey;
Agroman sistemi ne demek?Uygulayan ben mişim ama başka "Halil" yoksa..
Ben ne olduğunu bilmiyorum..
Eğer kırpılmış kağıt mevzusu ise kovanı az olanlar için olabilir. Ayrıca kullanılan kırpılmış kağıtlar daha sonra şahane körük yakıt malzemesi oluyor…
-
17 Ekim 2007: 03:24 #8964
Muhsin hocanın Adanada bir seminerine katılmıştım , bu konu da konuşuldu dediki;
kovan giriş deliğinden 5 -6 cm yüksekte hava sirkülasyonu olsun diye bir delik açın..o zaman sorun yaşamazsınız -
17 Ekim 2007: 13:10 #8966
halil abi kusura bakma propolıs demek istedim sitede propolisi ispirtoyla karıştırıp boya olarak kullanılıyormuş yanlış hatırlamıyorsam senin sitende okumuştum kovan sayım altı kırpılmış kagıt sistemini busene kullanmayı düşünüyorum hayırlı günler
-
17 Ekim 2007: 13:45 #8967
sevgili arıcılar dün sordum kimse dogru dürüs cevap virmedi.arıcılara nasıl konuşacagımıda şaşırdım.torunlardan bana sıra gelmiyor.dede sen söyle biz yazalım dirler.onlar oldumu iyice karıştırıyom.benim kovanlarımda bugulanma olmuyo yerden bir mettire yüksekte dururlar.her taraf kapalı sade ön tarafa bakan yir açık.fatihin dedigini duyduyudum muhlis hoca iyi hocadır kaç sefer dinledindi.benim anladıgım kovan içinde ceyran yaptıtmaya çalısıyorsunuz sanırım.muratakında baygı anlatmış kışın arıyı kata alıyor anladıgım alt katta hep duruyor.yalcın da anlaırken püpür püfür dimiş sanki kovanın içinde yaşıyor gibi kışın arılar donar öyle olaydı.kovanın her tarafu delik diyor.hadi hoş kalın
-
17 Ekim 2007: 15:11 #8969
Sayın Beşir Amca,
Sadece kovan içi değil durum, her arıcının farklı bakım şekli vardır, Mesela ben de normalde havalandırma bırakmasamda üst örtüde,havalandırma bırakanlar da rahatlıkla kışlayabiliyor,mesela ben sadece elek teli altında dahi deneyerek kışlattığımı biliyorum.
Aslında bilgiyi alabilmek en önemlisi, sohbette bulunmakta öyle, yaşımız daha küçükken bize derlerdiki konuşmasanızda sohbetlerde bulunun.
Arıcıların sohbetleri de çok güzel oluyor aslında. Bir anımı anlatayım, Yaşlı bir arıcı amcamızı bulduk konuşuyoruz ben soruyorum o anlatıyor. Dedimki amca arılarının gücü nasıl bu zamanda belki bir çerçeve vardır dedi. (Bu arada ben karadenizdeyim, arıcı amcamızda kışlamak için arısını aydında bırakmış) sordum tekrar, yaşarlarmı peki diye, ben o arılarla kestaneye 20 çerçeve geleceğim dedi. Tam ince ayrıntıları sormaya çalışırken hiç gereği olmayan birkaç soru soruldu kaynadı gitti konu.Benimde işim çıktı ayrıldık, Ama aklıma takılmıştı nasıl yapıyor diye. Yalan konuştuğunu sanmıyordum. Akşam yastığa başımı koyunca çözmek için olayı beyin cimnasttiği yaptırıyordu durum bana. Derlerya eşşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek diye, Sıcaklık falan derken termostatlı kovan yaptım belki sıcaklıktandır diye. Bazı öldürmelerde yaşatmak içindir
sebeb sıcaklık değilmiş, öğrendim denerken.Bu konuda arıcı amcamızdan sadece iki kelimeyi alamadığım için yaptığım uğraşı çoktu.Bazen iki kelimeyi alabilmek için epey beklemek gerekiyor,güzel sormak gerekiyor,dinlemek gerekiyor,Bilgiyi kaçırmamak gerekiyor.
-
17 Ekim 2007: 15:44 #8970
Kimse “kovanınıza üstten delik açın, boru sarkıtın veya ballıklarla beraber kışlatma yapın” demiyor. Sadece kendi tecrübelerini aktarıyor. Her yiğidin farklı bir yoğurt yeyişi var. Mutlak suretle bu yöntemleri kendi koşullarında uygulayıp başarılı olduklarından adım gibi eminim.
Beşir bey sizin kovanlarınızda nem olmazmış ne kadar hoş. Hangi bölgedesiniz iklim koşullarınız , arıları kışlatma düzeniniz nelerdir, arılarınızın bal verimi iyimidir? Lütfen sizde tecrübelerinizi bizimle paylaşın. Sizin uygulamalarınız üzerine de tartışalım!!!
(benim için ; oturduğum yerden eleştiri yapmak o kadarda zor değil zaten)Önceki yazıda kovan içindeki nemi almak için silika jel gibi malzeme kullanımından bahsettim. Bu konu sayın büyükşef dışında hiç kimsenin ilgisini çekmedi mi acaba merak ediyorum…
tamam kovanında nem olmayanların ilgisini çekmedi ;eee kovanında nem oluşanlarında mı ilgisini çekmedi? -
18 Ekim 2007: 05:31 #8977
ne kadar ilginç bir konu.
Öncelikle şunu sormak isterim.
Arılar kışın kovanı mı ısıtır yoksa kendilerini mi?
(Kovanı ısıtmak ne mümkün. Arılar salkım yaparlar ve kendilerini ısıtırlar.)
Gelelim ikinci sorumuza.
Bir tesadüfler zincirdir ki bu çok yerde karşıma çıktı. Radyan olabilir adı bildiğimiz tüplü soba. Adamlar bu sobayı kışın ısınmak için kullanıyorlar ve her kullanan ateşin üstüne bir kaba su koyuyor. Ateşin üstüne konulan su buharlaşarak ortama nem katıyor ve bu nemde hissedilen sıcaklığı arttırıyor.
Sanki bana nemli ortamda ısınmak daha kolay gibi geliyor ne dersiniz?
Kovan içi nem mutlaka olmalıdır. Çünkü nem yaşamın bir parçasıdır.
-
18 Ekim 2007: 05:31 #8978
?
Düzenleyen: Emin_ONAL, :: 17/10/2007 22:37
-
19 Ekim 2007: 00:45 #8988
Arkadaşlar:
Kovan içi nem deyip başlık attım kovandaki fazla nemin kastedip yazmıştım daha çok arıların salkım durumunda kötü etkileyen nemi düşünüp yazmıştım.Kovan içi fazla nem deyip yazabilirdim.
Yukarıda yazdığım bu işlemler aynı zamanda arıların gereksinimi olan oksigen sağlamak salkım çevresindeki karbondioksit gazını azaltmak için yapılmaktadır.
Demet Hanım silika jel konusuna kimse cevap vermedi diye alınmış.bu yaz tarım fuarında bir madde görmüştüm onun tanıtım kağıdını aradım şimdi buldum, ama silika jel değilmiş adı kemisoyl muş su emerek 500 kat genişliyormuş ama sonrası uygun değil gibi geldi.
İkinci bir şey yurt dışından gelen sanayi makinelerinin ambalajının belli yerlerine torbalar içinde ne emici malzemeler konur makineleri neme karşı korurlardı, bizde onları bir yere toplar ellerimizi yıkayınca kurutmak amacıyla içine sokardık yani havlu görevini gördürürdük, nereden bilelim böyle kullanılacağını.
Emin Önal kardeşimin dediği buharlaşma ısınmak amacından çok bulunduğu ortamın kuru olan havasını nemlendirmek için yapılır. Eğer buharlı ortamda ısınırsanız normal ortama çıkınca üzerinizdeki nemli hava vücudun ısısını emerek buharlaşır yani o vücudu üşütüp hasta olmasını sağlar.
Saygılar. -
20 Ekim 2007: 22:55 #9012
saygı değer arıcı dosları kovan içi nemden bağsederken sizlerden çok şeyler öğrendim.bende size bir ilginç olay anlatayım.
iki yıl evvel ihtiyar bir amca istanbuldan köydeki arılarına bakmak üzere gelmiş.sepette arı olmadığını zannederek sepeti yerinden bağçeye atmış.o gece yoğun bir kar ve tipi yağışi ile sabah her taraf kar kaplı bağçeden karın içinden içide kar dolmuş haldeki sepeti
yakarım diye bana verdi bende içindeki mumları eritir sepeti yakarım diye kuruluğa bıraktım mart ayının sonlarına doğru bağçeye gidince birde ne görelim arı içinde süper bir şekilde çalışıyor kendini geliştirmeye çalışıyor şaşırdık mayısın ilk haftasında arıyı sandığa geçirdim ve iki kat bal aldım süper bir piyango kazanmış gibi oldum. arı demekki soğuktan donmuyormuş.bunuda öğrenmş oldum bilgilerinize saygılarla
-
20 Ekim 2007: 23:24 #9013
slm arıcı arkadaşlarım kesinlikle arılara soğuktan bişey olmaz 4 yıl önceydi alemdağ ve reşadiye(ümraniye) yöresı nin karadeniz yoresinin kara kovanının benzeri fekat yarı çapı daha küçük boyu ise daha uzun bu kovanlardan 30 ytl ye bir ağabimizden onun israrı üzerine ocak ayında yerde kar varken satın aldım benimkiside nasreddin hoca gibi göle maya çalmak ya tutarsa gibi parasını verdim arıyı görmeye gittim çünkü onun olduğu yerde o adamın ağabisine ait başka kovanlar vardı önceden bir arkadaşımla ortak onları satın alıp arkadaşımın bahçesine taşımıştık gittim arka kapak açık bu kovanın boyu 1 mt reyi geçiyor ker serpintili yağdığı için 25 30 santim kadarı karla dolmuş yere yatıp içine baktım arılar mumların arasında kıbırdadıklarını görünce karları temizledim kapağı örttüm ve yüksek bir şeyin üzerine koydum hayırlısı dedim ve o yıl o kovandan irili ufaklı yedi tane oğul aldım arılar soğuktan ölmez kovan içinde oluşan fazla nem dışarı atılamazsa nemden ölür.
-
YazarYazılar
Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi