Muğla ballarının mikrobiyolojik özellikleri ve apiterapideki yeri

Nur Ceyhan
Yüksek Lisans Tezi, Muğla Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Biyoloji Anabilim Dalı, 2000, 139 s.
TEZ NO: 97757
Sorgu Penceresine TEZ NO’yu yazarak Ayrıntılı Bilgi ve PDF dökümana ulaşmak için tıklayınız

ÖZET
Çalışmada, Muğla’nın farklı ilçelerinden toplanan 30’u çiçek, 54’ü salgı balı olmak üzere toplam 84 balın çeşitli mikrobiyolojik özellikleri incelenmiştir. Araştırılan bu özelliklerden biri balların mikrobiyal flora yüküdür. Ayrıca gr (+) bakterilerden Bacillus subtilis, Bacillus cereus, Staphylococcus aureus, Staphylococcus epidermidis, Streptococcus faecalis, Streptococcus pyogenes, Streptomyces rochei; gr (-) bakterilerden Escherichia coli, Proteus mirabilis, Proteus vulgaris, Pseudomonas aeruginosa. Brucella melitensis, Enterobacter aerogenes, Salmonella typhi, Shigella sonnei, Helicobacter pylori; funguslardan Aspergillus niger, Candida trophicalis ve Saccharomyces carlbergensis üzerindeki antimikrobiyal etkileri incelenmiştir. Yüksek antimikrobiyal etki gösteren balların şeker analizleri yapılarak bu ballarla aynı miktarda ve türde şeker içeriğindeki solüsyonlar hazırlanmıştır. Balların antimikrobiyal etkilerinde şekerlerin katkısını ölçmek amacıyla bu solüsyonların antimikrobiyal etkileri saptanmıştır. Toplam aerop mezofil bakteri sayısının çiçek ballarında 6.5xl02 – 3.0xl04 CFU/g, salgı ballarında l.OxlO3 – 5.8xl04 CFU/g; toplam koliform bakteri sayısının çiçek ballarında 1.2×1ü1 – 7.5xl03 CFU/g, salgı ballarında l.OxlO2 – 8.0xl03 CFU/g; termofil bakteri sayısının 2 adet çiçek balında <10 CFU/g, 1 1 adet salgı balında <10 - m 1.5×1 01 CFU/g; maya ve küf sayısının çiçek ballarında 1.0×1 02- 8.8×1 03 CFU/g, salgı ballarında 1.0×10 – 9.0×10 CFU/g; ozmotolerant maya sayısının çiçek ballarında 1.0×1 03 – 6.2×1 04 CFU/g, salgı ballarında ise 1.0×1 03 – 5.0×1 04 CFU/g arasında değiştiği bulunmuştur. Kullanılan balların değişik mikroorganizma gruplarına değişik düzeylerde etkiler gösterdiği, fakat nadir de olsa bazı mikroorganizmalar üzerinde bazı balların etkisiz kaldığı saptanmıştır. Gr (+) ve gr (-) bakteriler üzerinde balların oluşturduğu antimikrobiyal etkinin benzer düzeyde olduğu belirlenmiştir. Zira ballar gr (+) bakteriler üzerinde 17 mm’lik, gr (-) bakteriler üzerinde ise 18 mm’lik ortalama inhibisyon zon çapı oluşturmuştur. Ballara maksimum hassasiyeti gr (+) bakterilerden S pyogenes, gr (-) bakterilerden ise S. typhi ve S. sonnei; minimum hassasiyeti ise gr (+) bakterilerden S. rochei, gr (-) bakterilerden ise H. pylori göstermiştir. Funguslann ise bakterilere oranla daha az hassasiyet gösterdiği tespit edilmiştir. Balların Bacillus, Proteus ve Staphylococcus gibi aynı cinse ait türler üzerinde meydana getirdikleri antimikrobiyal etkinin birbirine yakın olduğu ancak Streptococcus cinsine ait türlerde ise farklı olduğu bulunmuştur. Ayrıca dünyada giderek artan bir hızla yayılan H. pylori enfeksiyonlarının tedavisinde balın kullanılabilme olasılığı in vitro olarak araştırılmıştır. Bal örneklerinden 77 adedinin bakteri üzerinde antimikrobiyal etki gösterdiği gözlenmiştir. Mikroorganizmalar üzerinde en yüksek antimikrobiyal etkiyi oluşturan 5 adet balın şeker analizi yapılmıştır. Bu ballarla aynı oran ve türde şekerler ile hazırlanan solüsyonların antimikrobiyal etkilerine de bakılmış, balların mikroorganizmalar üzerindeki etkilerinin şeker solüsyonlarından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Ballarla IV mikroorganizmalar üzerinde maximum 11-34 mm’lik, şeker solüsyonlanyla ise 12-17 mm’lik inhibisyon zon çaplarının elde edildiği belirlenmiştir. % 50’lik bal dilüsyonlannm sahip olduğu antimikrobiyal etki bakımından çiçek ve salgı ballan arasında çok büyük bir farkın olmadığı ancak ballar içinde en yüksek inhibisyon zon çapı oluşturan 5 adet balın çiçek balı olduğu tespit edilmiştir. Yüksek antimikrobiyal etkilerine göre çiçek ballarından ilk sırayı kekik ballan, ikinci sırayı keçiboynuzu ballan ve üçüncü sırayı kestane ballan almaktadır. Keçiboynuzu ballanndan en yüksek etkiyi ise anason içeren bal göstermiştir. İncelenen bal örneklerinin antimikrobiyal etkilerinin ilçeden ilçeye önemli olmasa da farklılık gösterdiği saptanmıştır. Dalaman, Milas ve Yatağan ballannın, Ula ve Yerkesik ballannın, Köyceğiz, Datça ve Bodrum ballannın birbirleriyle aynı antimikrobiyal etkiye, Marmaris ilçelerinden toplanan ballann ise en az antimikrobiyal etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada incelenen, yurdumuzda bal üretimi bakımından ilk sırada yer alan Muğla ili ballarının çoğunluğunun oldukça yüksek antimikrobiyal etkiye sahip olduklan tespit edilmiştir. İn vivo çalışmalarla da desteklenmesi koşuluyla enfeksiyon hastalıklannın tedavisinde kemoterapötiklere alternatif olabileceği kanaatine vanlmıştır. Ayrıca tamamen doğal bir ürün oluşu, zararlı hiçbir yan etkiye sahip olmayışı ve lezzeti nedeniyle tüketiminin kolaylığı balın güvenli bir şekilde gıda sanayii, kozmetik sanayii, eczacılık, süt teknolojisi, alkollü içki sanayii gibi birçok sanayii alanında kullanımını yaygın hale getirmiştir.
Anahtar Kelimeler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir