Cihangir Erem
Doktora Tezi, Karadeniz Teknik Üniversitesi / Sağlık Bilimleri Enstitüsü / Biyokimya Anabilim Dalı, 2005, 100 s.
TEZ NO: 165166
Sorgu Penceresine TEZ NO’yu yazarak Ayrıntılı Bilgi ve PDF dökümana ulaşmak için tıklayınız
ÖZET
Otoimmün tiroid hastalıkları içinde hipertiroidinin en sık görülen nedeni Basedow- Graves hastalığıdır. Graves hastalığı etyolojisi tam olarak bilinmeyen organ spesifik otoimmün bir hastalıktır. Hastalığın patogenezinde en önemli rolü TSHR Ab oynar. Bu antikorun TSH reseptörlerini aşırı şümule etmesiyle hipertiroidi ve guatr meydana gelir. Graves hastalığının patogenezinde sitokinlerin rolü son yıllarda yoğun olarak araştırılmıştır. Arı sütü, genç, işçi bal anlarının (Apis mellifera) hipofarengeal ve mandibülar bezlerinde yapılan ve salgılanan, lapa-jel kıvamında homojen bir maddedir. Arı sütünün antitümör, antibakteryel, antiallerjik, antiinflamatuar, immünomodülatör, antihiperkolesterolemik, insülin benzeri ve yorgunluğa karşı farmakolojik özellikleri olduğu bildirilmiştir. Biz bu çalışmamızda Graves hastalığında arı sütünün otoimmünite üzerindeki etkisini periferik kan lenfosit hücre kültür ortamında değerlendirmeyi ve tedavi dozunu belirlemeyi amaçladık. Çalışmanın ilk aşamasında arı sütünün immünite üzerindeki etkisinin (stimülasyon, inhibisyon ya da immünmodülasyon) ölçülmesinde etkin konsantrasyonu bulmak için 4 normal sağlıklı bireyde periferik kandan lenfosit hücre izolasyonu yapıldı. Arı sütünün 0- 500 mg/nıl aralıkta dilüsyonları hazırlandı. Her bir sağlıklı bireyin lenfositlerini içeren izolasyon örneğine değişik konsantrasyonlardaki an sütü örnekleri ilave edildi. 72 saatlik inkübasyon sonrasında MTT testi yapıldı. Çalışmanın ikinci aşamasında K.T.Ü. Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dali, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklan Bilim Dalı Polikliniğine başvuran, klinik ve laboratuar bulgularıyla yeni tanı konmuş ve hiçtedavi almamış Graves’li 6 hasta çalışmaya dahil edildi. Bu hastalarda periferik kan lenfosit izolasyonunu takiben O, 25 ve 400 mg/ml’lik konsantrasyonlardaki an sütü örnekleri hastalardan elde edilen lenfositlerle 72 saat süreyle inkübe edildi. Inkübasyon sonrası lenfosit hücre kültüründe MTT testi, hücre kültür supernatanlannda ise Thl sitokinlerinden IFN-y, TNF-ct ve İL-12, Th2 sitokinlerinden IL-4 ve İL-10 düzeyleri EASIA yöntemiyle, TSHR Ab düzeyleri ise radyoreseptör yöntemiyle tayin edildi. An sütünün Graves’li hastaların periferik kan lenfosit hücre kültürlerinde 72 saatlik inkübasyonu sonrasında hücresel toksisiteye neden olmayacak etkin konsantrasyonları MTT testi ile belirlendi ve lenfositleri en fazla etkileyen, proliferasyon yeteneğini en fazla artıran konsantrasyonun 400 mg/ml olduğu bulundu. Arı sütü konsantrasyonu artarken lenfositlerden üretilen ve salgılanan sitokinlerden IFN-y artış gösterirken; TNF-a, İL-12, IL-4 ve İL-10 azaldı. Sitokinlerden an sütü konsantrasyonuna göre anlamlı farklılıklar IFN-y ve TNF-a’da bulundu. IL-4 konsantrasyonlan da anlamlılık sınırında kaldı. Graves hastalığının patogenezinde, aktivasyon ve remisyon dönemlerinde önemli bir gösterge olan Thl/Th2 sitokin oranları içerisinde IFN-y/IL-4 ve IFN-y/IL-10 oranlan da an sütü konsantrasyonlarına göre anlamlı farklılıklar gösterdi. Arı sütü Graves’li hastalarda Thl/Th2 sitokin oranını Thl sitokin yönüne kaydırdı. Dolayısıyla an sütü kullanımı Graves tedavisinde ve remisyon sağlanmasında ATİ’lara benzer şekilde etkili olabilir. Arı sütü ile muamele edilen lenfositlerden TSHR Ab düzeyleri arı sütü konsantrasyonu arttıkça belirgin anlamlı azalmalar gösterdi. Bu sonuç arı sütünün TSHR Ab düzeylerini düşürmede bir ATİ gibi etki edebileceğini göstermektedir. Gerek sitokin ve gerekse TSHR Ab düzeylerini etkileyen ve farklılık meydana getiren arı sütü konsantrasyonu 400 mg/ml olarak bulundu. Sonuç olarak, arı sütünün Graves hastalığında immünmodülatör etkili olabileceği sonucuna varıldı.
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi