Oluşturulan forum yanıtları
-
YazarYazılar
-
Konuyu zamanında kaçırmışız. ancak okuma fırsatı oldu.Hlil üstadım bayılıyorum sana ya.Yine güldürdün beni iyimi.
-
Sayın şefim, bu türden toplumu ilgilendiren, hatalı olduğu tespit edilen ve değiştirilmesi çok çok zor olan yanlış inançları beyinlerden silmenin tek yolu bence ilkokul kitaplarının en azından bir iki sayfasında bu konuyu işlemekten geçiyor diye düşünüyorum.Bu şekilde belki gelecek nesillerde aynı tarzda düşünemkten vazgecerler, sadece bizlerin kendi çevremize yapmış oldugumuz bilgilendirmelerin yetersiz kaldığı ortada.
İşte arıcılıkla ilgili birliklerin üstünde ehemmiyetle durmaları gereken bir ödev daha.
Böylece en azından gelecekte daha bilinçli bir bal tüketicisi toplum olabiliriz. -
Bu konuda benimde söyleyeceğim birşeyler var ama nasıl söylesem bilemiyorum.O bahse konu arjantinden ithal edilmiş bal denen maddeyi ben gördüm desem kimse inanmaz.Ama gördüm.Görünüşü itibarıyla bala benzer tarafı yoktu.İthal eden firmayıda biliyorum (ismini vermem gerekmiyo).Benim gördüğüm manzarayı halkımız görse sanırım bu nedenden dolayı bal denen gıda maddesinin yanına bile yaklaşmazlar.Söz konusu bal diye ithal edilmiş balları nasıl bir varillere koymuşlar aklınız durur.Bizim işyerinde kullanılan ağır sanayi yağ varilleri onlarda çok daha temiz kalır.Tüm kirleri pasları üzerinde olan o kadar kötü varillere koymuşlarki şaşırır kalırsınız.Nasıl olsa türk halkı yiyecek ve o kadar yolu tekrar geri gidecek hali yok ya.Nasıl olduysa rengini ve kokusunu nasıl bala dönüştürdülerse o adına bal dedikleri maddeyi malesef ben daha sonra büyük bir marketin raflarında gördüm.
Benim gördüğüm maddeyle market raflarında kavanozlanmış halde duran madde arasında görünüş itibarıyla büyük fark vardı.Kavanozlanmış dedim ama içindeki maddeye bal demem mümkün değil.
Bu konularda çok daha fazla konuşmak istemiyorum.Belki benim bildiğim gördüğüm şahit olmadığım bir şekilde o maddeler arjantine geri gitmiştir. belki o firma gerçek bal satıyordur.Neyse, herşeyi bizden çok daha iyi bilen büyüklerimiz var.Onlara güvenmekten başka çaremiz yok… -
Sayın Büyükşefim,
konulara böylesine objektif yaklaşıp hemen tüm okuyucuların hemfikir olduğunu düşündüğüm yaklaşım tarzınıza hayranım.
Bu farklı bakış açınız, beyazkovan üyelerinin her zaman çok daha faydalı bilgi paylaşımın bir parçası olmaya devam edeceklerinin garantisidir.
Birlikte ve yaşadıkça hep daha güzele ve iyiye doğru elele olmak dileğiyle… -
Murat abi, ben bildiğim bir numarayı hemen söyliyim örneğin uşak şekerin numarası 26.
Konu ile ilgili arkadaşlara kısa bir cevapta ben vermek istiyorum.Kendimiz bizzat çay yada herhangi bir yiyecek maddesine gönül rahatlığıyla katıp tüketemeyeceğimiz bir şekeri nasıl arılara vermeyi düşünebiliriz ki?
Arılarımızın ürettiği balın nasıl sağlıklı olmasını istiyorsak verdiğimiz şekerin öncelikle sağlıklı olması lazım.
İnsanoğlunun bir şekilde yemediği yiyemediği maddeleri vermeden önce bir düşünelim,arılar yerse ne olur? -
Bende doğal olarak elime geçen gazete parçalarını tutuşturuyorum ve hemen hemen yetiyor.Eğerki çok uzun süre yanması gerekirse üstüne biraz geçen yıldan kalma ceviz kabuklarından atıyorum.Onlarda köz haline geldimi zaten sönmek bilmiyo
-
işin oldukça zor,acemi bir arıcı olarak daha güçlü kovan satın almanızı tavsiye ederim.En azından bu tür ustalık gerektiren riskli işlerle ilk etapta uğraşmamış olursunuz.Zayıfları gözden çıkartırım kuvvetlilerle yoluma devam ederim diyorsanısız sizin bileceğiniz bir durum.Eğerki yinede zayıfları satın alacam diyorsanız onları çok acil ve sürekli besleme rejimine tabi tutmanız gerekir ama yinede güçlendirmek zaman alır.Başarılar
-
Ali abi yazını okuyunca cevap vermeden duramadım,hersey iyi güzelde bende sana bir kaç şey söylemek istiyorum.Yaptıklarını hiç karşılık beklemeksizin ülkemiz arıcıları ile paylaşıyorsun, yaptıkların arıcılık ve ülkemize sağlayacak katma değer açısından takdire layık işler.Ancak sanırım senin bu öğretilerin sonucu hemen hemen herkes ana arı üretmeye kalkarsa bunun sonu nereye varacak hiç düşündünmü?
Birileri arılarını söndürecekki diğerlerine pazar payı oluşsun, birileri arı sahibi olacakki arıcılık faaliyetleri konusunda pazar oluşsun değilmi? -
olmaz,arı nasıl yer değiştirilir beyaz kovanda çok güzel anlatılmış, okumanızı tavsiye ederim.Önce en az 5 km uzaga 1 hafta süre ile götürün, sonra istediğiniz yere getirin yerleştirin;Yada gece tel elekle kapatın agzını 3 gün cıkartmayın arıları sonra istediğiniz yere yerleştirin.
-
Murat bey, yazını okuyunca bende aynısını yaşadığım için ilave yapma gereği hissettim.Benimde aynı şekilde kışa girerken kovanlarımda sizinkiler gibi örtü bezlerinde hem kirlilik oranı artmıştı hemde rutubetlenmeleri.Dolayısı ile kemeraltından aldıgım amerikan bezleriyle eskilerini değiştirdim ve sonuçta tabi propolislemeye zamanları kalmadı arılarımın ve her açtıgımda bu bez kendiliğinden kalkıyordu, buldugum formule gelince; kovanın dört bir yanından bezi gergin tutacak şekilde birkaç raptiye kullanmak oldu.Tabi bu durum çok sayıda kovanı olanlar için gereksiz bir işgüçlüğü olabilir ama bu benim yöntemim. saygılar
-
Süpersin ahmet abi,doğallığına hayranım, işlerinizde başarılar, saygılar
-
Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum demişler;Ben şahsen arıcılık konusundaki bilgi birikimimin temelini arıcılık.gen.tr sitesine borçluyum.Hesap yapmaya kalkarsam ne kadar süre köle olmam gerektiğini varın siz hesap edin,ben cesaret edemedim.İyiki varsınız,sonsuz teşekkürler sizlere…
-
Kardeş, sorunun hakkında üstatlarımız size bazı varsayımlara göre neden sonuç ilişkisini açıklayacaklardır,benim size söylemek istedim kendinizi üzmemeniz ve bu güzel hobinizden vazgeçmemeniz.
Sizde bilirsiniz ki tecrübe hayatta yaşanılan olayların bileşkesidir, ileride sizde yaşadığınız bu üzücü olayın nedeni hakkında düşünüp kendi kendinize tebessüm edeceksiniz mutlaka.
Son kalan kovanınızın yaşaması dileklerimle geçmiş olsun. -
Büyükşesfin söylediklerine aynen katılıyorum.Bizler yani genel olarak hobi amaçlı arıcılık yapan insanlar, bizim için öncelikle ürettiğimiz balın sağlıklı olması öncelik taşımıyor mu?Olayın neresinden bakarsanız bakın gerek üretimde gerekse tüketimde doğadan uzak kaldıgınız zaman zararı yine insanoğlu çekiyor.Olayın artıları ve eksilerini sanırım yine yabancı araştırmacılar ortaya çıkartacak ve bizlerede uygulaması düşecek.Benim şahsi düşüncem ahşap kovanlardan yana.
-
Böyle basit yönlendirmeler ancak bizim gibi ülkelerde olur,nerde bizim kurumsal kimliğe sahip arıcı önderlerimiz?Onların bu konularda olaya el koyup kamuoyu oluşturacak hangi yol yöntem varsa her biri kullanılarak bu tür oyunlara gelinmeyeceği birilerine gösterilmeli.İşin içinde büyük paralar döndüğü muhakkak ,böylesine büyük bir pazarda tek üzüldüğüm gerçek arıcıların ballarının hakettiğinden ucuza satılmaya devam edecek olması, yoksa yabancılardan sadece bal almıyoruzki, ne gereksiz şeyler için onlara dövizlerimizi heba ediyoruz.kalın sağlıcakla
-
YazarYazılar
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi