Sosyoloji biliminin penceresinden bakılınca toplumdaki genel bakış açıları kendiliğinden oluşmuyor, muhakkak tarihsel bir nedene dayanıyor.
Arıcılığa başladığımız andan itibaren birebir yaşadığımız, en eski arıcılık kitaplarında dahi okuduğumuz, balın donmasının onun sahte olması ile alakasının olmadığı gerçeğinin tüketiciye anlatılamayışının da böyle bir tarihsel geçmişi varmış.
1972 yılına kadar Gıda Maddeleri Nizamnamesinin 357. maddesi kristalleşmiş balın saf olmadığını kabul ediyormuş ve kristalleşmiş bal satanları cezalandırıyormuş.
Bu madde 1972 yılı Mayıs ayında nizamnameden çıkartılarak yeni bir tüzük hazırlanmış.
İlgili madde nizamnameden çıkarılmış ama, malesef bunu o tarihlerden bu zamana kadar toplumun hafızasından çıkarabilmek mümkün olmamış.