Ben ortaokul çağlarındayken dedem tayini çıkan ormancıdan iki kovan alarak arıcılığa başlamıştı.Arıdan pek anlamazdı.Baktırmak için köydeki diğer arıcıları çağırırdı.Bende arılara uzaktan bakar bakar dururdum.İleriki yaşlarda arı alacağm hiçte aklıma gelmezdi.Dedem rahmetlik oldu.Arılara bakacak kimse olmadığından arılarımız sönmüştü.Aradan bir kaç yıl geçti.Ziyaret ettiğim arkadaşlardan arıcılık yapanlar vardı.Onları gödükçe heveleniyordum.Tabiki onların teşvikide oldu.İki arkadaşım beni ziyarete gelmişti durumu arkadaşlara anlattım.Arkadaşlar hemen gidiyoruz dediler .Nereye?… Arı almaya…Felan köyde satılık arı var sana alalım dediler.Gittik köye arılar bakımsız sana yaramaz dediler.Yanımzdaki arkadaşlardan bir tanesi sana ben 4 kovan arı veririm dedi.Tamam siz bilirsiniz dedim.
Bir gece arkadaşlar taksiye atmışlar 4 kovan aldılar geldiler.İçimde bir sevinç ,bir heyacan anlatamam!….Yıl 1999 O gün bu gündür arıcılıkla uğraşmaktayım.Çalıştığım için fazla uğraşamıyorum.Fırsat buldukça yanlarına büyük bir zevkle gidiyorum.Bu bir tür hastalık ne yapalım?