egehan

Forum Replies Created

Viewing 15 posts - 226 through 240 (of 379 total)
  • Yazar
    İletiler
  • in reply to: ARI VE SALKIM #9651
    egehan
    Participant
    Quote:
    1. sorum bu aylarda çerçeveleri çıkartıp balın bittine bakmakmı akıllıca yoksa hiç bakmadan kekmi vermeliyiz??

    Çerçevelerdeki balın varlığı ve yokluğunu anlamak için tüm çerçeveleri kontrol etmeye gerek yok. Arıların salkım yaptıkları bölgedeki çerçevelerin kemer kısmını görmek için çerçeveleri çekmeden de arasından görebilirsin.Gerekirse güzel bir havada çok az aralayarak bakabilirsin. Kek verme konusuna gelince daha önce verdiğin kekleri yediklerine göre ve kek verebilecek durumun varsa tekrar kek verebilirsin. İhtiyat olarak dursun. Salkımın dışında bulunan balların tüketimi hava şartlarının soğukluğu ölçüsünde salkımın bozulamaması sebebiyle ulaşamadıklarından pek bir önem arz etmiyor.
    Dolayısı ile eğer salkım bölgesinde bir bal kritiği olduğunu düşünüyorsanız katı besleme yapabilirsiniz.

    Quote:
    2. sorum ise bazı kovanların önunda ölü arılar var bunlar dışarı çıktığındanmı ölüyor.???

    Kovanların önünde bugünlerde görülen arı ölümleri kolonilerin doğal ölümleridir. Hemen her gün belli bir oranda ölüm gerçekleşmektedir. Hatta salkımın içinde bile ölü arılar bulunabilmektedir. Hava şartları uçuşa müsait olduğunda kovan içinde ölenler hemen kapı önüne atılırlar ve karınca vb. faaliyetler olmadığından bizler arı ölümlerini görebiliriz. Bazen bu ölümlere güneşe aldanarak uçuşa çıkan ama soğuk sebebiyle geri döenemeyen arılarda eklenebilir. Bu durumlar çok doğal karşılanmalıdır. Bazı kovanlarda az bazı kovanlarda çok ölü olmasınında bir çok sebebi var.

    Büyükşehirlerin mezarlıkları daha büyük olur.
    Veya küçük bir ilçede başgösteren bir bir problem cenaze işlerini hızlandırır…

    Quote:
    3. kovan ağızlarını kuzeye çevire bilirmiyiz yani yerlerinimi değiştirecez?? güneşi gördükçe çıkıyorlar.

    Güneşi gördükçe çıkmalarının zararı kadar faydalarıda mevcut. Bu yüzden koloninin yerlerinin değiştirmeye gerek yok.

    Çünkü uçuş olan kolonilerde içeride salkım devam etmektedir ve bu uçuş sayısı hiç önemli değildir iklimi soğuk olan yerlerde…

    Ancak güneşle birlikte seyreden yüksek ısı arının salkımı bozmasını ve uçuş sayısını arttırıyorsa bu da stok tüketimini arttıran bir durum.

    Uçuşları takip ederseniz çok kısa turlar halinde genellikle dışkılama amaçlı uçuşlardır. Bu tür dışkılama yapamayan arıların baharda başka sorunlarla karşılaşacağını da unutmamak lazımdır.

    Bulunduğunuz bölge itibarıyla bu tür uçuşların sakıncası olduğunu sanmıyorum.

    in reply to: KÖPÜK KOVAN #9641
    egehan
    Participant

    demet yazan:

    Quote:
    Köpük dediğimiz (polistren) malzemeden yapılan gıda ambalajları pek çok yerde karşımıza çıkıyor. Marketlerde içinde tavuk , peynir, sebze bulunan köpük tabaklar var.

    Ancak köpük üretiminde kullanılan malzemenin kanser yapıcı ve çevreye zararlı bir madde olduğunu duyuyoruz. Hatta içine sıcak madde konulan köpük bardakların, ısının etkisiyle çözünüp zararlı maddelerin içeceğe geçtiğini de biliyoruz.

    Köpük kovanların, doğal bir malzeme olmamasına rağmen arılara pek bir zararından bahsedilmemiş. Ve yaygın şekilde kullanıldığından bahsediliyor.

    Peki köpük kovanların üretilen balın sağlığı üzerinde yan etkisi var mı? Bu konuda bir araştırma yapılmış mı!

    Tebrik ediyorum seni Demet… Ve alkışlıyorum. Harika yerden tutturdun. Ben bu konuda fazla bir şey yazmak istemedim ama… Arılara soramıyorum bari size sorayım; siz arı olsanız ahşap kovanda mı yoksa strafor kovanda mı yaşamak istersiniz?

    Ben cevabımı veriyorum. Kesinlikle ahşap kovan. İllaki strafora koyarsanız arı ne desin size…

    Buraya vereceğiniz cevaplar, kayda geçer yazmasanızda, düşünseniz bile…

    Birde tecritli kovan deniyor. Neyi tecrit ediyoruz onu hiç anlamadım.

    in reply to: Kristalize balı eritmek için… #9626
    egehan
    Participant

    ariciahmet yazan:

    Quote:
    Ha bende martta elektrikli battaniyeyi arının üzerine koydum iç isiyi 25 dereceye ayarladım yavru atışını takıb ettim pek farklı bir gelişme göremedim.

    Ahmet abi; çok yaşa emi…

    Demek ki sıcaklık ile alakalı değilmiş.

    Biyolojik saat denen bir olgu var onu hep atlıyoruz…

    in reply to: Kek yapmak #9622
    egehan
    Participant

    Temmuz ayı civarında güçlü kolonilerin, polen derlemek üzere polen girişleri açık olmasına rağmen polen blokesi olmuş çerçeveleri bir çok arkadaşımız paylaşımlarımızdan hatırlar.

    Bu polen blokeli çerçeveleri zayıf kolonilere de paylaştırmış ve özellikle yaz sonu yaşanan polen sıkıntısını çok rahat atlatmıştık. Çünkü yavrulama faaliyetlerinde polenden kaynaklanan azalmalar bir çok bölgede olduğu üzere bizlerde yaşanmamıştı.

    Şimdi esas konulardan birisi çok fazla değişik malzeme katılmış keklerin verdiği faydadan bahsedilmesi…

    Polen akışının doğadan başlamadan kolonilerin polen stokları oranında yavruya başlaması olayını iyice kış ortalarına çekme çabaları da tartışılması gereken bir konu…

    İyi kışlatılmış, genç ana arılı ve kışa güçlü girmiş bir koloni kendi polen stoğu ile başlayacağı yavrulama faaliyetlerini, doğadan polen geldiğinde hızlandıracağı yavrulama ile arzulanan işçi arı sayısına çok rahatlıkla erişebilir düşüncesindeyim.

    IMG_2099-151833463931e454c3f9d54ed6a5bb01.jpg

    in reply to: Kek yapmak #9616
    egehan
    Participant

    Ahmet abinin yazıyı okuyunca olay tamamen güzelleşiyor. Yumurta konulmalı ama bozuluyor. Mayada bozulmayı önlüyorsa yumurta da konulabilir.

    Bu iş direk bütün tavuğun haşlanıp, kızartılıp kovana konulmasına kadar gider.

    Hayırlısı bakalım…

    in reply to: Kek yapmak #9615
    egehan
    Participant

    Vay be nasıl kaçırdım ben bu kek olayını…

    Tüh…

    Diğer tarafa Murat hocanın fotoğrafını yükleyeyim derken gitti güzelim kek muhabbeti…

    Hasan Bey, ben size dün akşam keşke söyleseydim…

    Arkadaşlar bu tür tarifleri uygulamak zor geldiğinden bal ve pudra ile yapıveriyorlar.

    O yüzden sizin tariflerinize sanki muhalefet etmiş gibi oldular.

    Fakat ben şunu söyleyeyim yine de buralarda takılmaya devam ederseniz, çok değil gelecek sonbahar sizde basit kek yaparsınız hiç uğraşmadan bal ve pudra şekeri ile. Çünkü internette takılmak arıcıları tembelleştiriyor.

    Bu arada Demet hanım çayı bile demlemiş…

    in reply to: fındıkta toz ilaç yasaklandı #9614
    egehan
    Participant

    Ordu ilinde kullanım ve alım-satımı yasaklandı ya şimdi…

    Bu ilde tüketim daha da artar. Çevre illere gidenlere artık toz ilaç ısmarlanır. Toz ilaçlar evlerde ilaçlama makinelerinde karıştırılır, sıvı hal dönüştürülür ve ilaçlamaya o şekilde gidilir.

    Ne yapmak lazım peki?

    Türkiye’deki arıcılar artık nasıl ki kalıntı bırakan varroa ilaçları kullanmıyor ve hele antibiyotiği hiç arılıklarına sokmuyorlarsa, Ordulu fındıkçılarda toz ilaç kullanmayarak bunu başarabilir.

    in reply to: KÖPÜK KOVAN #9613
    egehan
    Participant

    Murat hocama ve Hasan Beye paylaşımları için teşekkürler…

    Murat hocamın yazıyı görünce aklıma geldi ve İstanbul dönüşü Bilecik yakınlarında verilen molada çektiğim fotoğrafı yayınlayayım dedim…

    IMG_5323.jpg

    in reply to: ARICILARIN DEVAMLI HEDEFLERİ OLMALI #9595
    egehan
    Participant

    demet yazan:

    Quote:
    (hiç yedek ana arım olmadı ve bu yüzden zorluk çektim)

    Aslında olacaktı ama ben istemedim diye de ekleyiver…

    in reply to: ARI GÖRMEMİŞ BAL #9594
    egehan
    Participant

    Bakın bu mesajlar arıcılara veya tüketicilere yönelik değil bence.

    Tarım bakanlığında bal ithalatına izin vermeyen vatansever, bir avuç vatan evladına yönelik diye algılamak lazım.

    Muhatap ne arıcılar ne de tüketici. Tüketici zaten bu anlamda zokayı yutmuş.

    "Balparmak alıyorum ben çok güzel." Bu ifadeyi kullanan o kadar çok tüketici var ki bu yüzden firmanın sıkıntısı bu yüzden tüketici değil.

    Tüketici ile sıkıntısı şu;
    Zaten çok yüksek fiyatlarla sizlere sattığımız balı şimdi çok daha yüksek fiyatlara satmak zorundayız haberiniz olsun.

    Yani suç bizim değil. Bal ithalatına izin vermeyen Tarım bakanlığı suçlu fiyatların yüksek olmasından…

    Adama demezler mi şimdi?

    Koskoca bir firmasında madem… Sen gelecek planlamanda bu gidişatı neden göremedin ve tedbir almadın?

    Bizlere Tarım Bakanlığında bu ithalat iznini vermeyen kişilere teşekkür etmekten başka bir seçenekte şu andan itibaren kalmamıştır.

    Seyredip görelim sonucu bakalım.

    Bu arada bizlerin yapması gereken bir iş var ama bu konuda çok ayrıntılı çalışmak ve yurtdışı örneklerini çok sağlam almak gerekiyor. İnşallah başarırız ileride…

    in reply to: Orta Anadoluda Arıcılık #9581
    egehan
    Participant

    Hasan Bey hoşgeldiniz.

    Bilgi ve becerileriniz ile ilgili hepimiz faydalanmak isteriz. Can kulağı ile sizi dinliyoruz.

    in reply to: YUR İÇİ KARGO YA DİKKAT!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! #9575
    egehan
    Participant

    Şaban abi yüksek müsaadenizle ben gülüyorum hatta gülerken geberiyorum.

    İyi de kargoyu gönderenin hiç mi suçu yok?

    in reply to: ARICILARIN DEVAMLI HEDEFLERİ OLMALI #9573
    egehan
    Participant

    Orhan hocam;

    Marta kadar beklenir mi hiç…

    Kışın arı öldürmenin zevki 2008-2009 kışına kaldı işte…

    Şurada 2 ay kaldı… Bence siz Mart ayını zor beklersiniz.

    in reply to: Kristalize balı eritmek için… #9558
    egehan
    Participant

    Bende biraz çok oluyorum ama "ŞEKERLİ" abi mi diyeceğiz size?

    Siz bizleri sanal zannederseniz önceleri sonra bir bakmışsınız hiç te sanal değillermiş dersiniz.

    Edirne civarından bu forumda ve buralarda çok arı dostu arkadaşımız var.

    Özellikle donmuş balları eritmek sizin bölge için gerçekten çok önemli doğal olarak malum "Ayçiçeği"

    Dünyanın aslında en değerli polen deposu ayçiçeği balını ticari kaygılar yüzünden tüketici toplumuna kristalleşen bal olarak ve üzülerek belirtelim ki iyi olmayan bal olarak tanıtan insanlarla elbette diğer tarafta da gün gelir hesaplaşılabilir.

    Ancak şimdi bizler tüketiciye ticari kaygı gözetmeden bunun doğrusunu anlatacağız.

    Ancak yine de kristalleşmiş balımızı zarar vermeden eritebilmeliyiz.

    Bunun için son yıllarda elektrikli ve ısı kontrollu değişik kapasitelerde bal eritme kazanları mevcut.

    Ancak bu tür bir kazana sahip olunması özellikle ısı kontrolu açısından çok önemli.

    Bu tür kazanlara en kısa zamanda sahip olmamız gerektiğini ifade ederek, geleneksel metot olarak ise; balın tenekede olduğunu da varsayarak, uzun süreli ve düşük ısıda benmari usulü ile balımızı eritebiliriz.

    Benmari usulünü ise, tenekeden daha büyük ve tenekenin derinliğine yakın bir kaba su doldurularak tenekenin içersine oturtulması ve suyun ısısından yararlanma yöntemi olarak açıklayabiliriz.

    in reply to: Kristalize balı eritmek için… #9556
    egehan
    Participant

    Arıcıların bulunduğu kahveye girip, daha yerinize oturmadan bu soruyu sorar mısınız?

    Yani önce bir kahveye selam verip, oturun ve kendinizi tanıtın.

    Gerisi bence daha kolay olur, yoksa hiç kimse bu tür soru sorana cevap vermez. Verse de "benmari" falan der o da tam anlaşılmaz.

Viewing 15 posts - 226 through 240 (of 379 total)