Forum Replies Created
-
Yazarİletiler
-
murat
ParticipantBöyle yazı görürsem dayanamam atlarım:woohoo:
Yazıyı okuyunca devamlı 10 çerçeve arı oluşturmak ister okuyan, eğer devamlı kovan birleştirmeye çalışırsa her yörede arıcılar işin basitine kaçmış olur,
Bilinmesi gerekirki nektar ve çiçek tozu kıtlık süresinde mevcut 10.000 veya daha aza iner zaten kıtlık zamanı

Problem bahara çıkmış arıyı bal akımına yetiştirmek, bu da iyi beslemekle hasta etmemekle başarılır,
Arının cinsi az mevcutla kışlamaya meyilliyse napacağız 5 er 5 er toplayacağız öylemi

Az mevcutla kışlamaya alışmış bir ırka bakıp bunun mevcudu az deyip korku oluşturmayalım.
murat
ParticipantMart ayında üst kata yavru attırıp alt kata alınması görülesi bir durum, ben ancak rüyamda görebilirim kendi arılarımda

Uçan birlik arkadaşın yazısını okuyunca bir eklemede ben yapmak zorunda kaldım
Önceki yazdıklarımı geri alıyorum
Düşünemediğim bir görüntüyü yorumlamışım.Çift kat arı bu zamanda ? Ben napıyorum artık düşünmem gerek iyice, birkaç çerçeveyle hazırlanıp bahara çıkıyordum hep.Düzenleyen: murat, :: 21/11/2007 07:13
murat
Participantİki katlı kışlatma nasıl düşünülüyor acaba ?
Hemen aklıma takılır böyle sorulunca eğer soğuk bir iklimdeyse arı mevcudu da böyle fazlaysa zaten kovana müdahale edilmesi tehlikeli görürüm çünkü hava soğumuş kış düzenine geçmiştir,
Ilıman yada sıcak bölgede olduğunu düşünürsek güzel havalarda arı çalışır,çalışırken mevcudu azalır yine 2 kat kalmaz,
Hadi ikisinin ortası desek arıya kışlama düzeni için çalışma yaptıysak arı bal kemeri oluşturup altında kümelenir iki katlı düzen yine oluşmaz.
Bana göre bakımı zor bir bir durum.
Eğerki alt kat üst kat ayrı arı kolonisi için düşünüldüyse olur heralde.Bende şu an bu durumda arı var.
murat
ParticipantAliosman bey ballı fındık ezmesini tattınız mı ?

murat
ParticipantSelamlar,
Murat Bey birtek korku değil soğuk havada ter de attırıyor
fırtınaya gece yarısı uyandım, koşturarak arılığa, Üzerlerindeki çinko örtüler kocaman taşlar olduğu halde fırlatılıp atılmış, Kapaklar uçuşmuş, darmadağın olmuştu ortalık, gelde korkma 
murat
ParticipantDaha dün bir ,bugün iki.:cheer: neyi saklamışız?
Yöntem dirençli arıyı yani en az varroayı gördüğüm arıdan ana üretmek, başka hastalıklara yakalanmamsına çalışmak, hepsi bu. Ve tabiki tek ana çıkışında sağlanan çalışma sonucu değilki bu
süregelen bir uygulama.Düzenleyen: murat, :: 09/11/2007 12:31
murat
ParticipantKonu açılırsa sorulursa söyleriz
evet söylediğiniz doğru sadece düşüncem şuydu arı dirençli olursa varroayla savaşır, gerektiği zamanda sezon başında ve sonunda antibiyotik kullanıyorum( Şimdi bu olumsuz gelir mi bilmem).Diğer bir yaptığım kovanlarım koyu kahvedir sıcakta varroa aölürmüş diye duyunca rengini çevirmiştim . Bunların sonunda da arı seçmek kaldı artık. Ana arı kovan satayım diye kaygım yok ama denemek isterseniz baharda size 2 ana yollarım söz.
murat
ParticipantBirinci cevabım Halil Beye;
Halil Bey sizin cebinizde yüklü bir miktarda para olsa durduk yerde çıkarıp bakın benim param var derseniz ne derler size, söz açıldıkca yeri geldikçe fısıldıyorum ortaya, şimdi dayanıklımı dayanıksı mı diye tutup eskişehire veya başka yere arı getirmenin gereği var mı? Arayan bulur ? Konu olan paylaşımsa elbette sorulursa söyleriz. Eğer bu durum güzelse elimden geldiğince paylaşmaya çalışırım. Sorulmadan söylemeye başlamakta kendi kendine konuşmaya benzer.Dediğim gibi seleksiyon ana noktası.
Murat Beyde derimki taklit aslına övgüdür asıl bizdedir, Çalışmayı kurum mu yapar birtek? Hangi kurumun elinde kaç arısı var acaba ? Görmüştürsünüz kitaplarda olmayan tecrübeler arıcılarda vardır, Bakınız afrika arısı 1956 dan başlayıp kuzey amerikaya doğal yollarla yayılırken dirençli özelliklerini aktarabilmişler, bizde yokmudur şimdiki böyle çeşit. Avrupanın papazı varda bizde de imam çok

Düzenleyen: murat, :: 09/11/2007 08:30
murat
ParticipantArkadaşlar şahsi olarak erkek arıyı bu kadar hakir düşürmeyelim diyorum, bu erkekler hep mi işin yükünü çekecek ?
Bence en etkilisi seleksiyon yapmak, yurdumuzda doğal halinde bile avrupanın ıslah edilmiş arılarından kaliteli arılar bulunduğundan eminim, ben varroa mücadelesiz 2. seneye giriyorum.
Başka ülkeleri taklit etmeyi bırakalım bence.
murat
ParticipantŞu ana kadar şerbetleme yapılıp bal kemeri oluşturulamamışsa havalar güzel gözükse de polen geliyor olsada kasım ayında yapılan şerbetleme ters tepki veriyor benim olduğum yerde ama tam kış ortası gibi gözüken aralık ocak ayında rahatlıkla besleme yapabiliyorum şerbetlemeyle. Kasım ayına girdik polen geliyor arı çalışıyor ama kovanı açınca arılarda eski canlılık yok ve havalar sıcak gibi gözükse de şerbetlemeye çekinirim, aç kaldığını hissedersem kek vermeyi düşünebilirim bu zamanda.
Söylediğim gibi benim olduğum yerde kasım ayında şerbetleme ölüm gibi bişey.
murat
ParticipantBu böcek bütün çamlarda salgı yapabiliyormu yoksa kızılçamda mı verimli ?
90 lı senelerin başında tkv dergisinde kızılçamda oluyor gibi bir yazı okumuştum sanıyorum, iç anadoluda ve orta karadenizde bulunan kızılçamlara da aşılama çalışması yapmışlardı gibisinden.
murat
ParticipantZirai yayım ve haberleşme dersinde şu sözü söylemişlerdi "Bir zincirin gücü en zayıf halkasının güzü kadardır."
Zinciri güçlendirelim. Halkayı çoğaltalım. Ortalamayı artıralım.

Bu arada lafımızda arı olmazsa olmaz, iyi bakım yapılmadığı zaman, farklı ırk arı olsada aralarındaki verim farkı düşermiş.

murat
ParticipantHep daha fazlasını ararken nelerle karşılaıyoruz değil mi

Marjinalde kalınca herşey daha fazla özünü koruyor gerçekçi oluyor ama dahasını isterken kontrolden çıkabiliyor. Bu arada ciddi şekilde tavuk konuları çoğaldı 😆 Hiç duydunuzmuydu çok fazla tavuk olan büyük kümeslerde serbest bırakılan tavuklar bile istediği gibi dolaşamadığını gruplar oluştuğunu bir uçtaki tavuktan biri diğer tarafa geçmeye çalıştığında gagalandığını.
Yine hatırlıyorum gazetede yazmıştı, tavuklara müzik dinleterek günde çift yumurta yaptırttığını söyleyen çiftlik sahibi ile roportaj yapılmıştı, şimdi düşünüyorumda ortalama 80-100 kg bal alanlar o dağlarda kesin türkü okurlardır arılara, elden başka ne gelir.:woohoo:
murat
ParticipantZafer bey,
Eğer yaşatabiliyorsa kişi problem yoktur bence.
Heralde geçen sene Yalçın Sezerin Avrupa gezisi fotoğraflarında kışın kovan girişini arının dışarı çalışamayacak şekilde kapattıklarını yazdı diye anımsıyorum. Avrupalı hemde güneşi gösterip çalıştırtmıyorsa biz yine insaflıyız demektir.
Sanıyorum alışkanlıklarımız etkiliyor, dün akşam bir yazı okudum deney yapmışlar yavru kedilere. Odanın tekinde enine çizgi tekine dikine çizgi göstermişler belli süre. Daha sonra bu yavru kedileri alıştıkları çizgi olan odalardan diğer odalara alınca dengelerini kaybetmeye başlamışlar,çünkü hafızaları belli durumlara alışmış,
Nerden geldi artık kedi aklıma ama, kıyaslayınca alışkanlıklarımızdan mantık dışı gelebilir.
murat
ParticipantKapalı ortamlarında faydası olduğunu düşünüyoruma ama onunda tecrübesini edinmek gerekir heralde. Mesela kapalı ortamın faydasını gördüğüm noktalar; bölme yaparken, ana üretirken, çiftleşmiş anayı kafeste saklarken olabiliyor,
Kapalı ortamda bölme kutusunda günlük yumurtalı çerçevelerde yumurta zaiyatı olmaz açık ortamdaki kadar, ana gözü bağlatırken daha rahat çalışıyorlar heralde fark edilebiliyor, yada ana arı almışsam koşturarak kovana vermeye gitmem rahatlıkla 15 güne kadar saklayabilirim, ama dışarda kovana koysak o şekilde sayılı saatleri kalır.
göz ardı etmeyelim.
-
Yazarİletiler
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi