Varroa sayısını azaltma da değişik bir yöntem

Home Forumlar ARICILIK Arı Hastalıkları Varroa sayısını azaltma da değişik bir yöntem

Bu konu 34 yanıt ve 13 izleyen içeriyor ve en son  halit56 tarafından 18 yıl 3 ay önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #6915

    kenbiloglu
    Katılımcı

    Almanya da varroa ile mücadelede Arıcılık Enstitüsünün tavsiyesi:

    sezon içinde erkek arı larvalarının birden daha fazla peryotta kesilip imha edilmesi
    kovandaki varroa sayısının 4 kat daha az sayıda olmasını doğuruyor.
    Sebep: Erkek arı larvaları işci arı larvalarına göre 8-10 kat daha fazla tercih ediliyor,çünkü varroa için erkek arı larvası daha besleyicidir.Bunun bir faydası da böylelikle kovanın oğula meyli de bir nebze azalmış olur.
    :huh:

  • #9151

    Emin_ONAL
    Katılımcı

    Bölme arı ve oğul arasında gelişim farkını bariz olarak herkes gözlemlemiştir.

    Oğullar bizim yaptığımız bölmelerden her zaman daha hızlı ve iyi gelişmektedir.

    Kanaatım o dur ki baharda varoayla mücadele için erkek arı imhası kovanın gelişimini etkileyecek ve beraberinde bir takım handikaplarıda getirecektir.

    Erkek arı imhasındansa organik asitlerle mücadele etmenin daha iyi olacağı kanaatindeyim.

  • #9152

    kenbiloglu
    Katılımcı

    yanlış anlaşılmasın:

    alıntı yaptığım kısım daha önce bilmediğim bir bilgi olduğu için paylaşmak istedim.Tabiki varroa ile mücadele de öncelikle organik asitler ve diğer ruhsatlı ilaçlar kullanılmalıdır.Ben konunun farklı bir noktasına dikkat çekmek istedim.

  • #9153

    cihat
    Katılımcı

    teknik arıcılıkta varrao ile mucadele şekli bellidir diyer şekilde mucadele ise arıların düzenini bozar saygılar

  • #9154

    kenbiloglu
    Katılımcı

    benim bir kısmını tercüme edip forumda palaştığım araştırma Almanya daki arıcılık enstitüsünün tesbitleri dolayısıyla teknik arıcılığın bir parçası sen katılırsın katılmazsın o sana kalmış ama bu gerçeği değiştirmez

    araştırmanın tamamı:

    http://cdl.niedersachsen.de/blob/images/C2995468_L20.pdf

  • #9157

    ergeneko
    Katılımcı

    Yabancı bir dilde yayınlanan yeni bilgileri artık tercüme edip kitap veya yayın yolu ile piyasaya sunma dönemi bitti.

    Artık kimse onun için tercüme yapıp, piyasaya sunmuyor. Bilgimi lazım; öğren yabancı dil istediğin bilgiyi al tercüme et kullan. Artık böyle bir döneme giriyoruz.

    Çünkü sen yıllarca uğraşıyorsun yabancı dil öğreniyorsun, oturup o kitabı veya makaleyi tercüme edip, yayınlıyorsun, sonra bir takım karanlık adamlar çıkıp onu korsan basarak senin sırtından para kazanıyor, veya kıt bilgileri ile yayınları eleştiri konusu yapmaktan başka işleri yok.

    Sayın Kenbiloğlu; sen işte böyle bir hata yaptın, yıllarca uğraştın yabancı dil öğrendin, bilgiye ulaştın, vakit harcayıp tercüme ettin, ve bu bilgiyi PAYLAŞTIN. Şimdi burada senin yazını ilk eleştirenler emin olabilirsinki ilk uygulayacak olanlardır.

    Orijinal yazıyı araştırdım, Teknik bir enstitünün yapmış olduğu araştırma bilimsel, Bu tür yayınlara ulaşıp bizimle paylaştığın için size teşekkür ederim.

  • #9167

    egehan
    Katılımcı

    Bu konu altındaki tüm yazıları okudum da…

    Bizler kış yaklaştıkça niye gerginleştiğimizi düşündüm de buldum gibi… Yaz aylarında arılar bizlere zehirini verince daha karşımızdakileri tolere eder duruma geliyoruz.
    Ama şimdi….

    Bir çok arkadaşımız yeni bulduğu bir konuyu paylaşmaya çalışıyor. Aslında bir çok konu daha önceki forumda da tartışılmıştı.Olması gerekende bu … Bizler tartışıyoruz ama burayı sadece okuyan bir çok meraklı arkadaşımız var..

    Bakıyorum negatif bir şey söyleyen yok gibi ,yine bir bakıyorum herkes negatif bir elektrik yayıyor.

    Biyolojik yöntem olarak erkek arılar öneriliyor ama bu ülkede kaç kişi bu işi yapıyor.
    Diyelim yaptık sonra analar eşleşecek kaliteli erkek arayan yine bizler.

    Organik asitler diyoruz ama habire değişik ilaçlar kullanıyoruz.

    İşin en ilginci sihirli bir değnek varmış elimizde de değdirip varroasız 50 yıl arıcılık yapabilecek mişiz gibi.
    Varroayı tanıyor ve nasıl mücadele edilmesi gerektiğini artık asgari müşştereklerde buluşarak biliyoruz.

    Kesinlikle bitirmeye uğraşmıyoruz. Kontrol altına aldık mı tamamdır.

    Olayın ticari boyutu bile konu ile ne kadar ilgili ki bu forumları bile kullanıyorlar.

    Arılar bile her seferinde kurulu düzenlerini bozan bizlere tahammül ediyorlar bizler birbirimize tahammül edemiyoruz.

    Ayrıca şu enstitü şunu araştırmış bu enstitü bunu araştırmış ve bunlar tamamen doğrudur derseniz bu tam 3 gün tartışılacak konulardır ki tamamen doğru olmadığı Bursa kongrede çok net görüldü.

    Bakın en güzeli nacizane şudur ki…

    Sayın İsmail Kenbiloğlu önümüzdeki baharda kolonilerindeki varroaları sayar ilk önce…
    sonra erkek gözlerini keser..
    10 gün sonra tekrar sayar. Aradaki fark 1/4 ise der ki evet bu araştırmayı bende denedim çok etkili oldu.

    Sonra Sn. Emin Önal kullanır organik asitleri ve der ki bende kullandım düzeyi şu şekilde kontrol edebildim.

    Bizler birilerinin yaptığı araştırmaları konuşa konuşa bu hallere geldik.

    Ve Sn. Ergenekon’da der ki;
    Yaptığınız uygulamalara benzer orijinal yazıyı araştırdım. Teknik bir enstitünün yapmış olduğu araştırma bilimsel.Bu tür uygulamaları yapıp bizimle paylaştığınız için sizlere teşekkür ederim.

    Bu arada ben bu baharda bir kolonimde erkek arı gözlerini koloninin üzerinde kestim. Fotoğraflayacaktım ancak şu gözlemimi mi aktarayım ve toparlayayım. Bakalım bir yerde bilimsel olarak yazıyor mu bu konu…

    Erkek arı gözleri kesilene kadar kuzu gibi çalışan koloni muhtemeldir yayılan koku ile inanılmaz saldırganlaştı… İşte bu bağlamda erkek arı gözlerini keserken bu durumu göz önünde bulundurunuz…

    Bakın bakalım var mı bir araştırma da bilimsel olması önemli de değil…

    Özet olarak mümkün olduğu kadar uygulamalarımız paylaşalım.. Bu konu çok basit yaaa diye geçiştirdiğimiz konular bile tekrar tartışmaya değer…

    Düzenleyen: egehan, :: 07/11/2007 20:37

  • #9168

    ugur gok
    Katılımcı

    Öncelikle selam arkadaşlar.Kimse bıyık altından gülmesin.Ali abime söz verdim.Yazmaya devam .Konuya gelirsek sayın Kenbiloğlu nun söyledikleri doğrudur.Şöyleki;ben her sene her kata bir adet dalaksız çerçeve korum ki karakovan balı olsun ailedekiler ve eşdost yesin diye.2007 baharında önceki senelerden kalmış kabartılmış karakovan çerçevelerini (bunların gözleri daha geniş oluyor ve hep erkek arı yavrusu çıkıyor)kovanlara verdim.Anaarı boşluk bırakmadan komple yumurtladı .Ne görelim tamamı erkek arı gözü .Ama ben erkek te olsa günahtır diye çıkmalarına müsade ettim.
    Yani bu sene aşırı bir erkek arı üretimi yaptım.
    SONUÇ:Sonbahar kontrolünde bir bakarımki bazı arıların üzerinde 2 tane varroa .Kovan varroa doldu çıkan yavrular kanatsız, sakat, yerler sakat yavru dolu. Yaklaşık 1 aylık ve 2 farklı ilaçla zor başettim varoa ile.
    Erkek arı üretimi ile varroa üretimi paralel gidiyor.Erkek arı çıkan çerçeveleri iptal edersek varroa üretim sahalarının çoğunu kapatmış sayılırız.

  • #9169

    Emin_ONAL
    Katılımcı

    Sayın kenbiloğlu araştırmalarınızın ve tercümelerinizin devamını bekliyoruz öncelikle bunu belirtmek isterim.

    (Sayın Kenbiloğlu; sen işte böyle bir hata yaptın, yıllarca uğraştın yabancı dil öğrendin, bilgiye ulaştın, vakit harcayıp tercüme ettin, ve bu bilgiyi PAYLAŞTIN. Şimdi burada senin yazını ilk eleştirenler emin olabilirsinki ilk uygulayacak olanlardır.)

    Ya arkadaşım bunu üstüme alıcam ama ben eleştiri yapmadım sadece görüşümü belirttim.

    Sırf seni tatmin etmek için eleştiri yapıyorum.

    Varoa mücadelesinde erkek arı imhası.

    Havaların ısınmasıyla ana arı yumurta atmaya başlıyor. İlk attığı yumurtaların hepsi döllü yumurtalardan oluşuyor. Çünkü kıştan kalan ihtiyar arıların yerine yeni işçilere ihtiyaç vardır. Ana arı günlerce döllü yumurta atarak kolonideki nüfus artışını sağlar ve yavaş yavaş kıştan kalma arılar ölür. Hava sıcaklığındaki artışa bağlı olarak zamanı geldiğinde ana arı erkek arı yumurtaları atmaya başlar.Kıştan çıkarken koloni nüfusunu arttırmak ve kıştan kalan arıların yerini doldurmak için döllü yummurtlayan ana , erkek arı yumurtasını da boşuna atmıyordur her halde. Erkek arı üretimi koloninin bölünerek çoğalmasında aktif rol alacağı için ana arı erkek arı üretir. Erkek arıların çıkışıyla takvim artık baharı gösteriyordur. Oğul verme zamanı yakındır. Oğul zamanından sonra ana arı nüfusu çoğaltmak ve bal toplamak için için yine işçi arı üretimine başlayacaktır.Son bahar döneminde de ana arı baldan yıpranan arılarını yenilemek ve kışlayacak işçiler üretmek için işçi arı üretecektir.

    Açıkça görülüyor ki ana arı neye , ne zaman ihtiyacı varsa onu üretiyor.
    Kıştan çıkarken neden erkek arı
    üretmiyor? Çünkü erkeğe değil işçiye ihtiyacı var.

    Varoa mücadelesinde erkek arı imhasıysa direk olarak ananın işine karışmaktır. Salak değil ya bu hayvan bir işe yarıyor ki üretiyor o erkek arıları.

    Erkek arıları imha etmektense ana arının kıştan çıkarken attığı yumurtaların kapanmasını bekleyip imha etmek ve düzenli olarak kapalı yavruları imha edersek kesin çözüme ulaşırız. NE arı kalır, ne de varoa.

    Sayın Kenbiloğlu bu eleştirimin sizin yazınızla bağı olsada sizle bir ilgisi yoktur.
    Bu eleştiri ile yorum arasındaki farkı görmesi gerekenlere.

    Ziraat Teknikeri ( arıcılık )
    M: EMİN ÖNAL
    Saygılarımla…

  • #9170

    kenbiloglu
    Katılımcı

    "Varoa mücadelesinde erkek arı imhasıysa direk olarak ananın işine karışmaktır. Salak değil ya bu hayvan bir işe yarıyor ki üretiyor o erkek arıları.

    Erkek arıları imha etmektense ana arının kıştan çıkarken attığı yumurtaların kapanmasını bekleyip imha etmek ve düzenli olarak kapalı yavruları imha edersek kesin çözüme ulaşırız. NE arı kalır, ne de varoa."

    o zaman ana arının ve arıların hiçbir işine karışma ana ızgarası kullanma,oğul çıkmasına müsade et ana arı ölmeden genç anayla değiştirme havalar soğuduğunda alan daraltması uçuş deliği daraltması yapma,teşvik için şuruplama v.s yapma zaten onlar herşeyi bilir ve yapar.Bunlar teknik olan bir kişiden çıkmaması gereken sözler.

    Araştırma : neden diyor erkek arı larvaları varroa sayısını artırmada pozitif etki yapıyor çünkü varroalar erkek arı larvasını 8-10 kat daha fazla tercih ediyor ondan.Erkek arı larvası varroaların yapılanması ve beslenmesi için daha elverişli.

    Şimdi ben burada bu bilgiyi paylaşdım,kaynağını verdim illa da doğrudur olmazsa olmaz demedim.Bu bir paylaşma yanlış varsa neresinin neden yanlış olduğunu teknik bir şekilde bilen arkadaşlarımız açıklar,bizde ha bak bunun böyle yönleride varmış deriz.

    Birde bu araştırmaya katılmayan Sayın Egehan gibi ben uyguladım şöyle sakıncası oldu tavsiye etmiyorum, der biz de saygıyla karşılarız.

    Herkese Selamlar

  • #9171

    egehan
    Katılımcı

    kenbiloğlu yazan:

    Quote:
    Birde bu araştırmaya katılmayan Sayın Egehan gibi ben uyguladım şöyle sakıncası oldu tavsiye etmiyorum, der biz de saygıyla karşılarız.

    Hangi araştırmaya katılmamışım ah bir anlayabilsem….

    Düzenleyen: egehan, :: 08/11/2007 07:32

  • #9172

    kenbiloglu
    Katılımcı

    Halil Bey,

    ben sizin ;ben uyguladım daha önce kuzu gibi çalışan arılar hırçınlaştı ve ortalığa müthiş bir koku saldığını anlatımınızdan uygulamaya negatif bakıyorsunuzdur diye düşündüğümden
    öyle yazdım ,bilginize
    son yazınızdan pozitif baktığınızı anlıyorum

    selamlar

  • #9173

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Arkadaşlar,

    Halil Bilenin sitesinde ya da forumda başka arkadaşların yazdığı varroa mücadelesi ile ilgili yazılarda şöyle ortak bir fikir var; varroa mücadelesi entegre bir mücadeledir.

    Yani bazılarının iddia ettiği gibi, varroanın kökünü kazıyacak sihirli bir ilaç ya da sihirli tek bir yöntem yok.

    Varroa ile mücadelede birbirinden farklı yöntemleri, birbiriyle birleştirilmiş (entegre edilmiş) şekilde kullanmak durumundayız.

    Her yöntemin kendine göre avantajları var sakıncaları var.

    Ruhsatlı olsa dahi, sentetik ilaçların balmumunda kalıntı bırakma, uzun vadeli kullanımlarında varroanın o ilaca karşı direnç kazanma dezavantajı var.

    Bitkisel kökenli kekik vs gibi esansiyel yağların yanlış kullanımlarında yağmacılık problemi doğurdukları şikayetlerini duyuyoruz.

    Organik asitler ise kullanımında titizlik gerektiren maddeler. Bloglarda formik asitten parmaklarını soydurmuş arkadaşların resimlerini görüyorsunuz.

    Erkek arı imhasının ise eğer ana arı üretiyor ya da doğal oğul alıyorsak erkek arı nüfusu problemine yol açma sakıncası var.

    Yani varroa mücadelesinde tek olarak önereceğimiz her yönteme itiraz edebilecek noktaları rahatlıkla bulabiliriz.

    Gelelim erkek arı imha ederek varroa mücadelesi yöntemine.

    Varroa ile mücadele yöntemlerini ayrıntılı anlatan metinlere bakarsanız, 4 türlü yöntemin anlatıldığını görürsünüz.

    1) Sentetik İlaçlar

    2) Organik asitler

    3) Bitkisel yağlar

    4) Biyo teknik yöntemler.

    Bu tartışılan yöntem de biyo teknik mücadele yöntemlerine ait olan ve bir çok yabancı kaynakta önerilen bir yöntem.

    Tabi burda erkek arı imhası bütün çerçeveleri elimize ayırıp, pirinç ayıklar gibi o çerçevelerin üzerinden erkek arı gözü ayırma anlamına gelmiyor.

    Yöntem Uğur Gök arkadaşımızın anlattığı gibi, Kılavuz peteksiz bir çerçeveye yaptırılan erkek arı gözlerinin, kapandıktan sonra çerçevenin komple imhasıyla uygulanıyor.

    Varroalar erkek arı gözlerini tercih ettikleri için, 1 çerçeve erkek arı pupasını imha ettiğiniz zaman, binlerle ifade edilen sayıda varroayı da imha etmiş oluyorsunuz.

    İkinci bir yöntem de, bal akışının başladığı dönemde ana arıyı, etrafına ana ızgarası takılmış bir çerçeveye hapsederek, sadece o çerçevede yumurtlatmak. Böylece hem bal akışı döneminde koloni yavru yetiştirmekle uğraşmıyor, bal artışı sağlanıyor; hem de üremek isteyen bütün varroalar o çerçeveye girdiği için, bize bunu imha etmek kalıyor.

    Bu yöntem yılda 2 kere ve doğru zamanlama uygulandığında, eğer çok aşırı varroa nüfusu yoksa, ilaç kullanmaya gerek kalmayacak şekilde varroayı azalttığı literatürde yazıyor.

    Tabi Emin Önal arkadaşa da şunu söylemek isterim.

    Bu yöntem batıda geliştirilmiş. Batılı anlamdaki teknik arıcılıkta zaten doğal oğul kavramı yok. Ana arı ıslah kriterlerinde oğula eğilim azlığı, bal toplama kriterinden bile daha önemli olarak değerlendiriliyor.

    Bir de arıcılığın gelişkin olduğu yerlerde, arıcılar kendi analarını üretmekle uğraşmıyor. Bunu yüksek genetik özelliği sahip ana arılar yetiştiren kurumlar yapıyor.

    O yüzden o şartlarda arıcılık yapanların erkek arıya hiç mi hiç ihtiyacı yok.

    Zaten ayrı bir çerçeveye aşırı erkek gözü yaptırarak bu çerçeveyi imha etmek, kolonideki bütün erkek arıların da imha edildiği anlamına gelmiyor. İllaki ihtiyacı karşılayacak bir erkek arı nüfusu olur, hepsini imha etmemiz mümkün değil.

  • #9175

    murat
    Katılımcı

    Arkadaşlar şahsi olarak erkek arıyı bu kadar hakir düşürmeyelim diyorum, bu erkekler hep mi işin yükünü çekecek ?

    Bence en etkilisi seleksiyon yapmak, yurdumuzda doğal halinde bile avrupanın ıslah edilmiş arılarından kaliteli arılar bulunduğundan eminim, ben varroa mücadelesiz 2. seneye giriyorum.

    Başka ülkeleri taklit etmeyi bırakalım bence.

  • #9176

    egehan
    Katılımcı

    murat yazan:

    Quote:
    Ben varroa mücadelesiz 2. seneye giriyorum.

    Başka ülkeleri taklit etmeyi bırakalım bence.

    Denemek kolay… Getirin bir kaç koloni benim bulunduğum yere ve 2 yıl mücadele etmeyin bakalım…

    Bir şeyi söyleyip milletin ilgisini çekmek kolay…

    Çevrenizdeki arı kolonileri varroadan etkileniyor ve siz buna rağmen mücadele etmeden başarabiliyorsanız bunu paylaşır iseniz;bizler başka ülkeleri taklit etmeyi bırakırız.

  • #9177

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Başka ülkeleri taklit etmeyi niye bırakalım ki?

    Bugün arıcılığın ileri gittiği ülkelerin hemen hepsinde varroaya dayanıklı hatlar geliştirme ve arılarını bu yönde ıslah etme çalışmaları sürdürülüyor.

    Bugün ülkemizde bu konuyla ilgili yapılmış en ufak bir çalışma yok.

    Şimdi bir kurum kalksa bu konuyla ilgili çalışma yapmaya başlasa, kardeşim bırak başka ülkeleri taklit etmeyi mi diyeceğiz.

    Keşke varroaya dayanıklı ve herhangi bir ilaç kullanmadan onunla mücadele edebilen arı hatlarımız olsa, buna kim itiraz edebilir ki?

    Ama henüz literatüre girmiş,Afrika Arıları dışında, kendini bu parazite karşı yüzde yüz koruyabilen bir arı ırkı yok.

    Yerli ırklarımızdan bazılarının bu konuda dirençli olduğu konusunda bir tahmin var. Fakat bilimsel olarak kanıtlanmış bir durum yok.

  • #9178

    murat
    Katılımcı

    Birinci cevabım Halil Beye;

    Halil Bey sizin cebinizde yüklü bir miktarda para olsa durduk yerde çıkarıp bakın benim param var derseniz ne derler size, söz açıldıkca yeri geldikçe fısıldıyorum ortaya, şimdi dayanıklımı dayanıksı mı diye tutup eskişehire veya başka yere arı getirmenin gereği var mı? Arayan bulur ? Konu olan paylaşımsa elbette sorulursa söyleriz. Eğer bu durum güzelse elimden geldiğince paylaşmaya çalışırım. Sorulmadan söylemeye başlamakta kendi kendine konuşmaya benzer.Dediğim gibi seleksiyon ana noktası.

    Murat Beyde derimki taklit aslına övgüdür asıl bizdedir, Çalışmayı kurum mu yapar birtek? Hangi kurumun elinde kaç arısı var acaba ? Görmüştürsünüz kitaplarda olmayan tecrübeler arıcılarda vardır, Bakınız afrika arısı 1956 dan başlayıp kuzey amerikaya doğal yollarla yayılırken dirençli özelliklerini aktarabilmişler, bizde yokmudur şimdiki böyle çeşit. Avrupanın papazı varda bizde de imam çok :)

    Düzenleyen: murat, :: 09/11/2007 08:30

  • #9179

    egehan
    Katılımcı

    Demek ki sizin elinizde çok yüklü miktarda para emsali çok değerli bilgiler var…

    Bu yüzden ortalıkta söylemiyorsunuz.

    Varroa mücadelesiz 2. yıl diye söylediğinizde ben hiç bir mücadele yapmadığınızı anlarım. Eğer herhangi bir metot kullanıyorsanız bu ifadeyi kullanmamanız gerekir.

    Eğer derseniz evet hiç bir mücadelede bulunmuyorum anında adama derler 2 koloni getir bakalım diye…

  • #9180

    murat
    Katılımcı

    Konu açılırsa sorulursa söyleriz :) evet söylediğiniz doğru sadece düşüncem şuydu arı dirençli olursa varroayla savaşır, gerektiği zamanda sezon başında ve sonunda antibiyotik kullanıyorum( Şimdi bu olumsuz gelir mi bilmem).

    Diğer bir yaptığım kovanlarım koyu kahvedir sıcakta varroa aölürmüş diye duyunca rengini çevirmiştim . Bunların sonunda da arı seçmek kaldı artık. Ana arı kovan satayım diye kaygım yok ama denemek isterseniz baharda size 2 ana yollarım söz.

  • #9181

    demet
    Katılımcı

    Üniversitede bir hocamız vardı. Bir gün; bir arkadaşın bildiklerini sınıfla paylaşmaması üzerine tartışma çıktı. Hocada onun üzerine bize bir şey anlattı.

    Kendisi mühendis; yabancı ülkeye gitmiş orada staj yapmış. Her neyse:
    “Emin olun” diyor. “Ben onlardan o kadar çok şey öğrendim ki. Birlikte düşünüyorlar ve bilgiyi paylaşıyorlar.Lakin Türkiye’ye dönünce canım çok sıkıldı . Hocalarımın peşinden koşuyorum,yalvarıyorum neredeyse, benimle hiçbir şeyi paylaşmıyorlar (hoş başkalarınla da paylaşmıyorlar ya) Bilgiyi kendilerine saklıyorlar.
    İyide bilgi saklanarak değeri artacak bir şey değil ki! Bu şekilde ülkemiz nereye varabilir. Şimdi ben onların seviyesine geldim. Bende mi değer kazanmak için bilgiyi saklıyım?”

    Bunlar hocamızın görüşleri. Türkiye de ki bilgi paylaşımından pek memnun değildi açıkçası. İsteyen katılabilir, istemeyen katılmaz.

    Şimdi birisinin elinde dayanıklı bir arı veya yöntem mi varmış.(Yokta olabilir, ben olduğunu varsayıyorum) Ne yapar buna tescil alabilir herhalde.(Yada prosedürü her neyse onu yapar ,ben bu konuda pek bilgili değilim) Sonra bu arıyı (yada bilgiyi) paylaşıma açabilir. Böylece hem kendisi kazanır, hem ülkemiz kazanır.

    Asıl vatanseverlik bu değil mi!

  • #9182

    ergeneko
    Katılımcı

    Sayın Murat bey
    Uyguladığınız yöntemi net ve anlaşılır şekilde yazarmısınız.
    Nerede arıcılık yapıyorsunuz ? arıcılığı meslek olarakmı ? hobi olarakmı yapıyorsunuz ? şayet mahsuru yoksa yazabilirmisiniz.

  • #9183

    murat
    Katılımcı

    Daha dün bir ,bugün iki.:cheer: neyi saklamışız?

    Yöntem dirençli arıyı yani en az varroayı gördüğüm arıdan ana üretmek, başka hastalıklara yakalanmamsına çalışmak, hepsi bu. Ve tabiki tek ana çıkışında sağlanan çalışma sonucu değilki bu
    süregelen bir uygulama.

    Düzenleyen: murat, :: 09/11/2007 12:31

  • #9185

    Sait
    Katılımcı

    Arkadaşlar hepinizin dillerine-ellerine sağlık.Para versek böyle değerli bilgileri birarada bulabileceğimizi zannetmiyorum.Bunun kıymetini bilelim.Burada bilgilerini-fikirlerini ortaya koyan tüm arkadaşlara teşekkürler.Ben ve benim gibi onlarca kişi acemiliklerimizden tartışmaya katılamasak ta emin olun tarafımızdan izleniyorsunuz.Tekrar bu değerli bilgiler için hepinize teşekkürler.Kırmadan dökmeden böyle verimli tartışmalara devam diyorum.

  • #9210

    yakamo2081
    Katılımcı

    bence erkek arı populasyonuyla oynamak hiçte akıllıca değil arı ırkının sonuda olabilir.

  • #9211

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Erkek arı larvalarının imhası ile varroa mücadelesi yapma yönteminin etkinliği ya da diğer sakıncaları tartışılabilir.

    Fakat arı ırkının sonu olabilir gibi yaklaşımların çok da dikkate alınabilir bir tarafı yok.

    Çünkü erkeklerin varlığı arı ırkının geleceğinin garantisi olsaydı, sonbaharda işçi arılar komple erkek arı temizliği yapmazdı.

    Ana arı döllenmeye ihtiyaç duymadan erkek arı yumurtası atabildiği için, erkeklerin imha edilmesi bu anlamda bir tehlikeyi ortaya çıkarmıyor.

    Bu zaten arıyı diğer hayvanlardan ayıran en önemli özelliklerden birisi

  • #9903

    halit56
    Katılımcı

    Sevgili arici dostlarim hepinize saygilar benimde varova için ufak bir baska bir arici dostumdan gordugum bir bilgiyi aktariyorum sizlere(kuluçkaligin en son çitalardan birer tanesine birer santim bal mumu yapistirirsak arilar bunlari ormeye baslar ve is bitince ana ari bunlara erkek yumurtasi atar ve bunlarlan beraber varovada yumurtasini ariyor her ikiside birden gelisiyor biz bunlari erkekler çikmadan imha edip yani bunlari bir mudet sonra imha edersek bu yontek bal akimindaolursa daha çok varova imha etmis olruz ve erkek arilari azaltmis oluruz yani tekrarliyorum kuluçkaligin yanlardaki iki çitaya bir santim bal mumu yapistirarak )Denesek ne kaybederiz.Bol arili bali sezon dilerim .BELCIKADAN hepinize saygi ve SELAMLAR

  • #9904

    ariciahmet
    Katılımcı

    Halıt kardeşim belçıkaya rizeden selamlar
    Çerçevelere bir santım mum ben yapıştirip kuluçkalığa deyilde ballığa bir iki tane aralıklı ortaya koyuyor tamamen doğal peteklı bal elde etmek için.
    Gelelim varovaya arıdaki varovaları bal mevsimi gelmeden temizlememişsan vay senun arılarun başına.
    Erkek arı meselesine gelince olmaması için uğraşmalıyız oluşmasına sebep olmanın pek manası yok bana göre.
    Yanı senun fıkrun bana pek mantıklı gelmedi ama denemekten kimse zarar görmez.

    http://www.ariciahmet.blogspot.com

  • #9905

    egehan
    Katılımcı

    Yurtdışından forumu takip eden arı dostlarına katılan Halit beye hoşgeldin diyoruz öncelikle.

    Ülkemizde bahsettiğiniz biyolojik yöntemlerin söylemlerde olduğunu ve seminerlerde bahsedildiğini biliyoruz.

    Ancak ülkemizdeki arıcıların varroa mücadelesi sonrası, kolonide bıraktığı kalıntılar pek umurlarında olmadığı için sizin bahsettiğiniz türde uygulama henüz yaygınlaşmadı.

    Bir başka konuda ülkemizde varroa mücadelesinde strateji, varroaların kökünün kazınması üzerine kurulu.

    Bu strateji dolayısı ile aşırı ilaç kullanımı yapılmakta olduğundan, böyle bir biyolojik yöntem kullanmaya zaten gerek yok ki.

    Varroaların artık bu tür fazla ilaç kullanımı ile bağışıklık sisteminin güçlenmesi olayın görülmeyen kötü tarafı.

    Bu stratejinin diğer tarafında da hiç mücadele etmeyen arı dostlarının varlığını da hesaba katarsak tam bir kaos ortamı doğuyor.

    Siz normal bir mücadele stratejisi gütsenizde, karşı taraftaki arılıkta eksik veya hiç yapılmayan mücadele size sirayet ediyor.

    Yurtdışındaki örgütlenmenin nasıl geliştiğini ise siz arı dostları sayesinde öğreniyoruz ki koloni sayısının azlığına rağmen dernek vb. örgütlenmelere üye olduğunuzu belirtiyorsunuz.

    Ülkemizde arılı koloni sahiplerinin ne kadarının bu tür oluşumlara dahil olup olmadığını bilmek gerçekten çok zor.

    Bir çoğu da haksız sayılmaz. Çünkü bizim ülkemizde hala bu tür yapılanmaların başında bulunan bazı kişiler, toplum için değil şahıslar odaklı çalışmalar yürütmekteler.

    Bu kadar kötü tabloyu çizdikten sonra, sizin önerdiğiniz metotun üzerine bir eklenti olabilir düşüncesiyle.

    Bu erkek arı üretmek ve varroları buraya yönlendirmek amaçlı düşünülen yöntemde kullanılan 2 çerçeve yanyana getirilerek, dışa gelecek bölümdeki alt ve yan çıta genişlikleri 37 mm. olacak şekilde birleştirilir.

    Her iki dış yüzeye plastik ana arı ızgaraları kapatılarak, üst bölüme kılavuz petekler yapıştırılmış çerçevelerin içine ana arı salınarak koloninin uygun bölümüne yerleştirilir.

    Bu metotta bir ekstra fayda olarak, ana arının yumurtlama potansiyeli düştüğünden bal akımında yavru bakımına ayrılan güçler koloniye bal akımında ekstra performans sergileyeceklerdir.

    Bu tekniğin bu kadar paylaşıldığı bir ortamda henüz uygulamasına şahit olamadık. Kısmetse önümüzdeki bal akımında hiç olmazsa uygulanabilirliğini görmek üzere denemek gerektiğini düşünüyorum.

    Bu metotta amaç ne erkek arı üretmektir,ne anayı kontrol almaktır ne de varroları temizlemektir.
    Bu üç amacın aynı anda kullanılmasıyla ortaya çıkacak faydadan koloninin yararlanmasıdır. Zaten buradan petekler imha edileceğinden çıkabilecek erkek arı yoktur.

  • #9907

    halit56
    Katılımcı

    Sevgili Ahmet kardesime BELCIKA;dan RIZEYE selamlar .Kardesim ben onceliklen gezginci arici degilim ben hobi olarak yapiyorum 6/8 kovanim var diye bildirmistim .BEN sezon basi ve sezon sonu varova ilaçlamasi yapiyorum zaten (EGE HAN kardesiminde belirtigi gibi sen ne kadar ilaclarsan birilerti de senin gibi ugrasmasa olmaz.Ben bunu kayitli oldugum dernek baskanimdan duymustum onunda dedigi gibi bitirmek degil bir nebze azalmasi deisti.O senin dedigin bir santim bal mumlu ptgi bende kara kovan için balliga takiyorom.Erkek arilara galince ana ari neslinin gelicegi için onu yaratandan dolayi ne yapicagini bilir Rizeye selamlarimi iletirim.Saygilarim iletir bol verim dilerim butun arici kardesleriminde Halit

  • #9908

    halit56
    Katılımcı

    Degerli EGEHAN kardesime tesekurler os bulduk derim .Sizlerlen tanistigima oncelikmen mamnun oldum.Bana vermis oldugunoz cevaplara tesekur ederim.Benim belirtigim bir nebze belirtiydi ben belirtmistim 6/8 kovanim var ben hobi yapiyorum diye ama bir dernege uyeyim bu isin ticaretini yapmiyorum ben bir ogulan bu ise merak saldim daha once bu guzel kuçucuk yaratiklarlan tanismaliymisim.Belki benim açiklamam yanlis anlasildi benim dedigim varovayi kokunden bitirmek degil zaten zaten senin dedigin sen ilaclasanda o komsulardan yine bulasir burada komsulari karalamak degil maksadim .Benim Baskanimin dedigi gibi bir nebze azaltmakti diye ben demistim kuluçkalikta yanlarda birer çerçeve sevgili kardesim RIZEDEN Ahmet kardesim baliga takiyorum diyor belki yanlis anlamistir.Onceliklen sunu bildireyim artik insALLAH ulkemizdede dededen kalma degil tabi burda dedelerinde ELLERINDENoperim ama onlari bir kenarda dinlendirelim artik bu onumuzdeki aletlen butun dunyadan alis veris yapalim yani koru korune degil malesef artik bilgi çagindan yararlanalim.Memleketini bildirirsen memnun olurum ben izmir menemenliyim saygilarimlan ugrasinda basarilar dilerim butun arici arkadaslarinda.BOL VERIMLER Halit.

  • #9909

    ariciahmet
    Katılımcı

    Halıt kardeşime selamlar
    Cevap yazarken gayem kimseyi incitmek fıkrıyle alay etmek deyil yanlış anlaşıldım kusura bakmayın.
    Anlatmak istediğim erkek arı ile varovanın yok edilmesi mumkun olabilir ama yuzde kaç mesela %40 fılan fıkır olarak tamamda,okadar uğraşmadan arıların üzerine defne yaprağı koy %40 varova azalır.zorluğu yok.
    Bal zamanına kadar varova arılardan temizlenmesini biraz abartılı anlattım herhalde.Bence kullandığımız varova ilaçları nekadar kalıntı bırakmaz deselerde inanmam.kendimin emin olmadığım balı da başkasına ilaç diye satamam.onun için arıya kat attıkdan sonra hiç bir ilaç kullanmam.Bu benum fikrum.
    Ben arıcılığa başladığım zaman herkesden fıkır aldım kebdime göre doğru olanı seçtim.Yeni arıcılığa başlayan arkadaşlarıda tavsıyem bu.
    Arılarla uğraşamıyoruz hava soğuk.hayde sıkın dişunuzı şuraya ne kaldı bir ay filan .herkese hayırlı bol ballı seneler.

  • #9910

    egehan
    Katılımcı

    halit56 yazan:

    Quote:
    Memleketini bildirirsen memnun olurum ben izmir menemenliyim

    Benim bulunduğum yer Eskişehir. Memleket Bandırma.

    İzmir Menemen dendiği zaman hatıraları çok bizde.

    9 yıl Menemen’e çok yakın oturduk. Haftasonları Menemen pazarından taze taze sebze ve meyvelerden alırdık. Şimdi Eskişehir’de soğuktan donmuş meyve sebzelerden sonra oranın kıymetini daha iyi anlıyorum.

    Çilek zamanı Emiralem’e gider, çilek alır ve piknik yapardık.

    Menemen’in girişindeki yolun sağında yer alan topraktan yapılmış kaselerden alarak az mı fırında sütlaçlar yedik…
    Hala aynı kaseleri ve toprak tencereyi kullanıyoruz.

    Tencerede Etli Kuru fasulye….

    O zamanlar balıkçılık muhabbetlerimiz vardı. Tekne Aliağa’da bağlı idi. Haftada 2-3 kez Menemen’den geçerek balığa giderdik.

    Gurbetteki birisine eziyet olabilecek yazılarım için özür diliyorum ama ben de çok özlüyorum oraları şimdi.

  • #9911

    halit56
    Katılımcı

    Sevgili EGEHAN kardesim oncelikle selamlar cevabina ayrica tesekur ederim.Bende emralem yoluna yakin yerde oturuyorum menemen guzel biryerdi eskiden daha guzeldi simdi okadar guzel degil baglar zeytinler fazla yok .Ani adama sormuslar nerelisin oda demis hatun koyluyum demis bende senelik izinimi kesanin bir koyunde geçiriyorum çok nadir menemene geliyorum.Yani ben seninlen biraz hemseriyiz.
    Yazilarinlan eziyet etmedin beki memnun ettin sizlerlen tanismaktan memnun oldum.Bugun isi 13 derece arilar polen tasiyor hersey guzel .Bol arili balli yillar dilerim.selamlar .

  • #9912

    halit56
    Katılımcı

    Sevgili EGEHAN kardesim oncelikle selamlar cevabina ayrica tesekur ederim.Bende emralem yoluna yakin yerde oturuyorum menemen guzel biryerdi eskiden daha guzeldi simdi okadar guzel degil baglar zeytinler fazla yok .Ani adama sormuslar nerelisin oda demis hatun koyluyum demis bende senelik izinimi kesanin bir koyunde geçiriyorum çok nadir menemene geliyorum.Yani ben seninlen biraz hemseriyiz.
    Yazilarinlan eziyet etmedin beki memnun ettin sizlerlen tanismaktan memnun oldum.Bugun isi 13 derece arilar polen tasiyor hersey guzel .Bol arili balli yillar dilerim.selamlar .

  • #9913

    halit56
    Katılımcı

    Ahmet kardesime selamlar .Cevabina tesekurler.Onceki cevabina ALLAH içinkirilmadim alay geçtin diye asla aklimda gelmedi yazdsiklarinin hepsi dogruhak veriyorum ama benim yazim bir nevi dogru idi bu yazdiklarimlan yeni dostlar kazandim hepinize tesekurler ederim .Ben yedi yildir ari ilen ugrasmaktayim hobi olarak .Bugun isi 13 dereceydi arilar polen getiriyordu demek ki bir faliyet var .Butun arici kardeslerime bol ballar bol arilar RIZEYE ve tum arici dostlarima selamlar . Halit

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.