Forum Replies Created
-
Yazarİletiler
-
SIVASI
ParticipantBALDA KALINTI
Sayın Şekerli,
Balda kalıntı bırakma konusundaki bilgilerinizi tazelemeniz http://acikarsiv.ankara.edu.tr/fulltext/932.pdf gerekiyor.
“Bütün bu çalışmalardan ve bizim yaptığımız araştırma sonuçlarına göre ilaçların
olumsuz yan etkilerini azaltmak için mutlaka ilaç doğru zamanda ve tekniğine uygun
olarak kullanılmalıdır. Amitraz uygulanmasını takiben ballar 4 hafta süreyle hasat
edilmemelidir. Bu şekilde kullanılmayan ilaçlar balda kalıntı sorununa sebep olmaktadır
(Stoeppoler et al. 1986, Neri et al. 1992). İlaçlar memelilerin yağ dokuslarında ve
karaciğerinde birikim yaparak sonuçta kronik zehirlenmelerine yol açmaktadır (Garcia
80
et al. 1996), bu nedenle kalıcı olmayan ve yağ dokusunda birikim yapmayan
varrositlerin en iyi bilinen örneklerinden olan Amitraz yetiştiriciler tarafından tercih
edilmektedir. Amitraz balda kalıcı değildir ve 3-4 hafta içerisinde tamamen
metabolitlerine ayrışmaktadır. Amitraz bal mumunda da kalıcı değildir, aksine balmumu
amitrazın degredasyonunu hızlandırıcı etkiye sahiptir. Ancak oluşan metabolit yani 2.4
Dimethlanilin’ in balmumunda ölçülebilir ve Amitrazdan daha toksik olduğu göz ardı
edilmemelidir (Taccheo 1988, Jan ve Cerne 1993, Jimenez et al. 1997, Kolankaya et
al. 2001b). Yaptığımız çalışmada Amitraz’ lı bal örneklerinin çoğunda Amitraz
kalıntısının ölçülebilir düzeyde saptanamamasının bir nedeninin de Amitrazın kolay
parçalanma özelliği olabileceğini düşünmekteyiz.”Balda kalıntı bırakmayan markalar da var. Örnek:
PERİZİN ilaç kalıntı arınma süresi Bal için sıfır (0) gündür.
RULAMİT VA ilaç kalıntı arınma süresi Bal için bir aydır.SIVASI
ParticipantSayın Benozgurum 29,
Öncelikle Sitenin Arıcının Takvimi- Suni Oğul Alma başlığını okumalısınız.
Ağustos ayında son bal sağımından sonra kuluçkaya sığmayacak kadar kalabalık, çıtalarının yarısı yumurtalı ve yavrulu kolonilerden bölme yapılabilir.Ballı, polenli ve yavrulu çıtalar eşit olarak ikiye bölünür. Ama kesinlikle kendi yetiştirdiğiniz veya satın aldığınız hazır ana arı vermelisiniz.
Kovan içi şerbetlik ve kabartılmış çıta vererek koyu şurupla beslemelisiniz.SIVASI
ParticipantSayın Yugun,
Bloglar arıcıların günlük tuttuğu defterlerdir. Bunları izleyerek mevsimsel çalışmalar yapabilirsiniz. Konuları bütünlük içerisinde görmek için, Sitenin Site Haritası bölümünü sıra ile okumalısınız.
Arı satın almak için acemilere ilkbahar ayları tavsiye edilir. Ancak arıdan anlayan bir kişi ile birlikte iki oğul arısını bu günlerde bir koloni fiyatına alabilirsiniz. 7- 8 çıtalık arıları kışa hazırlayarak işe başlayabilirsiniz. Mevcudu az olacağından rahatlıkla bakabilirsiniz. Böylece ilkbaharda mevcutları 20 çıta üzerine çıktığında edindiğiniz sekiz aylık tecrübe ile daha rahat çalışabilirsiniz. Kış aylarında ölürlerse kalan balları yiyebilirsiniz. Hastalıktan ölmemişlerse, baharda alacağınız arılardan yapacağınız bölmelere verebilirsiniz.
Başlatıcı koloni kavramı ile Ana yetiştirmede kullanılan küçük kutucukları karıştırdığınızı tahmin ediyorum. Çiftleştirme kutularında doğan ana arılar, yumurta bıraktığı gözler kapanınca alınarak satılabilir, yaşlı analarla değiştirilir ya da yapılan bölmelere verilebilir. Bahsettiğiniz tel, plastik kafeslerde ana arılar en çok bir hafta bekletilebilir. Ancak çiftleştirme kutularında bir aydan fazla da bekletilebilir. İklimi uygun olan yerlerde, altı minyatür çıta olarak kışlatmak ta mümkün.
Bölgenizde hiç arı ve arıcı yoksa hazır ana alarak bölmeler yapmalısınız. İki arıdan ana üretirseniz verimsiz analar elde edersiniz.
Diğer konular, işin içine girilince uygulama yapılarak görülebilir. Önce birinci nalı bulun ki, geriye kalan üç nal bir de atı elde edebilesiniz.SIVASI
ParticipantBİR KAÇ ADIM GERİDEN
Ana arı üretimi ve kullanılmaya başlaması ülkemiz arıcılığı için büyük bir adımdır. Forumda bir arkadaşımızın espriyle dediği gibi ANA ARI ÜRETMEYE NE GEREK VAR, ANA ARI ÜRETMEK ZATEN ARILARIN YAPABİLECEĞİ KOLAY BİR İŞ görüşü hâkim.
Murat beyin gerekli gördüğü ıslah çalışmalarının başladığını basından takip ettim. Ancak ıslah çalışması beş yıldan fazla hatta onlarca yıllık bir çalışmayı gerektiriyor. Bu çalışmaların sonucunda dahi istenen verime sahip ana arılar ve üstün ırklar elde edilemeyebilir.
Bizler bu zaman zarfında ne yapabiliriz. Bölgemizdeki arılardan ayıklama yapabiliriz. Tuttuğumuz kayıtlara bakarak vasıflı anaya sahip olduğuna inandığımız kolonilerden ana arılar üretmeye çalışabiliriz. Bölgemizdeki arıcılarla birlikte hareket ederek verim artışı sağlayabiliriz. Herkes etrafına bir mumluk ışık yaysa geceler gündüz olur.SIVASI
ParticipantSTANDARTLARI YAKALIYORUZ
Arıcılık Meslek Standardı http://www.erginbal.com/aricilik-meslek-standardi.html konulu bir yazıyı bundan üç yıl önce okumuştum. Bir kişiye arıcı diyebilmek için o kadar çok beceri sıralanıyordu ki, bunların hepsine sahip olmak imkânsız geldi bana. Ana arı üretmekte bu özellikler arasında yer alıyor. Bu yıl Kuru Larva Transferini başarı yüzdesi düşük dahi olsa ben de yapabilmiştim.
Bu gün bu standartları tekrar okuduğumda hala yapamadığımız şeylerin olduğunu görüyorum.
Ama şunu söyleyebilirim: Artık olaya seyirci kalmıyoruz. Kolonilerin neden çok bal verdiğini, neden kıştan çıkamadığını, neden hastalandığını vb. anlayabiliyoruz. Çözümler üretebiliyoruz.
En önemlisi SALDIM ÇAYIRA USULÜ ile verim elde edilemeyeceğini gördük. Ana arının ne olduğunu bilmeden ARICILIK yapan kuşak yerine işi tekniğine uygun olarak yapan bir nesil yetişiyor. Emeği geçenlerden Allah razı olsun.SIVASI
ParticipantC3-Güncelleyelim.
3 Ağustos itibariyle bal alabileceğim altı kolonimde (kuluçkalık dahil) toplam 167 çıta çıta vardı.İlk bal hasadımı yaptım. İlaveleri teke düşürerek çıtaların yarısını aldım.Balı olgunlaştığı halde sırlanması gecikmiş olan balları ilerleyen günlerde,ilavelere vererek sırlatmaya çalışacağım.Ama yaklaşık 200 kg çıtalı bal alabildim. Ay sonuna kadar yarısı kadar daha almayı ümit ediyorum.SIVASI
ParticipantAĞUSTOSTA ZAYIF ARILARA ARI TAKVİYESİ NASIL YAPILIR? devamı
İkinci yöntem: Kuvvetli koloni ile zayıf koloniye, bir gün veya birkaç saat önceden koku verilerek koloni kokuları aynı hale getirilir. Zayıf koloniye dalak veya kabartılmış birkaç çıta verilir. Kuvvetli koloni ikindi vakti yerinden kaldırılarak yerine zayıf koloni yerleştirilir. Kuvvetli koloni mümkünse 20 metre kadar uzak bir noktaya ve arılığın arkasına alınır. Böylece kuvvetli koloninin tarlacılarının bir- iki gün içinde zayıf için çalışmaya başlaması sağlanır.
Bu işlem önceden planlanarak bölme ve oğullar kuvvetli koloni ile duvar- duvara yerleştirilirse işlem daha kolay gerçekleşir.
Üçüncü yöntem: Yabancı sitelerde izlediğim paket arı uygulamasına benzeyen bir sistemdir. Bu yöntem arıların balı alındığı esnada veya daha sonra uygulanabilir. Ana arı zayiatına meydan vermeden 3-5 çıtalık(1-2 kg) arı iki yanına sinek teli çekilmiş oğul kutusuna silkelenir. Varroa mücadelesi yapılır. Karanlık ve serin bir yerde bir- iki gece misafir edilir. Sinek teli üzerinden kekle beslenir.
Bu işlemlere başlamadan önce zayıf koloni sekiz kilometre uzağa götürülür. Koloniye birkaç dalak veya kabartılmış çıta verilir, birkaç gün mümkünse kokulu şurupla beslenir. Ana arıyı da kafese bir- iki günlüğüne hapsetmek takviye için verilecek arılarla koloninin arılarının kavga etmelerini önleyecektir.
İşlemin yapılacağı gün ikindi vakti üzerine delikler açılmış gazete kâğıdı serilir. İlave yerleştirilir. Damlacıklar halinde su püskürtülerek uçuşmaları önlenen arılar, bulundukları kutudan, oğul vermiş gibi ilave içerisine boşaltılarak kapağı kapatılır.
Üçüncü yöntemi uygulamak üzere iki adet oğul kutusu yaptırdım. Arılarım biraz hırçın olduğundan ve yerleşim yerinde bulunduğundan uygulamaktan çekiniyorum. Ayrıca gelecek yıl için yaptığım bölme ve aldığım oğullar kuluçkayı doldurduğundan, takviye vermeye gerek kalmadı. Ama yine de iki katlı kışlatma deneyimi kazanmak için bu yöntemi birkaç kolonimde uygulayabilirim.SIVASI
ParticipantSait Bey,
Sorunuz başka bir mevsimsel çalışma ile ilgili olduğundan,
Size vereceğim cevap için, yeni bir başlık açmayı uygun buldum.
AĞUSTOSTA ZAYIF ARILARA ARI TAKVİYESİ NASIL YAPILIR?SIVASI
ParticipantMurat Bey,
Bana göre Arıbeyi’nin görüşleri ile kendi görüşlerinizi desteklemeniz sizin de başlıktaki görüşü kabul ettiğinizi gösteriyor. Ben buna göre cevap vereceğim.
Sizin de belirttiğiniz gibi alınan bal miktarı bal veren üç arıya değil, bal mevsimine giren arı sayısına bölünerek hesaplama yapılmalıdır. Buna göre babanızın alacağı 70 kg bal on koloniye bölündüğünde yedi kilogram bal üretmiş olursunuz. Bu miktar da SALDIM ÇAYIRA usulüne göre doğal bir sonuçtur. Aynı şekilde 120 vişne ağacından alınan bir ton ürün de ağaç başına sekiz kilogram yapar, ağaçlarınız meyve verecek olgunluğa geldiğinde kat -kat fazla ürün alabilirsiniz.
Tarım ve hayvancılık doğru olarak yapıldığında ancak üretim artışı gerçekleşebiliyor. Dışarıdan bakıldığında her şey çok basit geliyor. Ne var ki ben de yaparım deniyor. Ancak işin içine girince ve kayıplar verilince aklımız başımıza geliyor, doğrusunu öğrenmeye ve yapmaya çalışıyoruz.
Ben Arıbeyi’nin “Reçel aşamasına gelemeden, daha vişneyi dalından toplama aşamasına getirmek, kesinlikle arıcılıktan çok daha zahmetli. “ görüşüne katılmıyorum. Reçel üretimi aşamaları bal üretiminden zor olamaz. Öğrendiğim kadarıyla Vişne ağaçları, bir yılda iki- üç defa sulanır, bir defa budanır ve gübre verilir, hastalıklara karşı bir iki defa ilaçlanır, ot gelişimini engellemek için etrafı bir defa çapalanır. Olgunlaştıktan sonra birkaç günde hasat edilir. Bu işlemler doğru zamanda yapıldığında daha çok ürün alınabilir.
Reçel yapımı çok kolaydır. Bir kilo reçel 2 YTL’ ye mal olur. Reçel her evde üretilebilir. Ancak balı sadece arı yapabilir. Gıda değeri tartışma kabul etmez. Arıların bal üretmek için ne kadar çalıştıklarını zaten biliyorsunuz. Ama iş arı ile sınırlı değildir. Arıcı da aynı oranda çalışmak zorunda kalır. Kış salkımında oldukları dönem dâhil haftada en az bir defa arılığa gidilir. Gidildiğinde boş durulmaz, hatta eve iş getirilir. Çalışmadan da Türkiye ortalaması altında bal alınabilir, ancak babanızın, arısını öldüren arıcılar listesinde yer almamasını dilerim.SIVASI
ParticipantKASIM AYINDAN İTİBAREN
Ekim ayından itibaren yazlık örtüleri kaldırıp yerine dört kat eski nevresim- çarşaf örtüyorum. Bezlerin üzerine dört yapraklı- sekiz sayfalı gazeteyi bırakıyorum. Kapağı örtmeden önce iki yapraklı dört sayfalık bir gazeteyi kapak dışına taşacak şekilde örtüyorum. Kasım ayı sonunda arı mevcuduna göre sıkıştırma yapıyorum. Kovanın boş kalan bölümünü kontrplakla kapatıyorum. Son çıta ile kontrplak üzerinden aşağıya doğru iki katlı nevresim- çarşaf ı tabana değecek şekilde örtüyorum. Kovanları, kuzeyi, doğusu, batısı ve üstü kapalı; güneyi açık bir mekânda domates kasaları üzerine alıyorum. Kasa ile kovan arasına genişçe bir sıra tahta yerleştiriyorum. Kovan sayısına bağlı olarak üç sıra halinde diziyorum.
ERİK AĞAÇLARI AÇTIKTAN SONRA
Geçen yıllarda kış aylarında örttüğüm örtülerin yarısını alırdım. Balın suyunu çabuk uçursunlar diye temmuz ayında tek kat ince bez örtü kullanırdım. Bu yıl yavru gelişimi ve petek örme faaliyetinin devamı için ısı kadar nemin de çok önemli olduğunu okuyarak öğrendim. Yabancı sitelerde plastik folyo kullandıklarını görmüştüm. Yeni bir örtü kullanmaya başladım. Ben de 10 ytl’ lik naylon branda aldım. Beş metreden 50×60 ebatlarında 64 adet naylon örtü çıkıyor.
Ne oldu dersiniz? Doğru bir ilkbahar bakımını da ilave edince verecek ilavem kalmadı. Çıta sayıları yirmiyi geçti 35 ve 40 çıtalı arılarım var. Neyse ki boyumuz uzun, yoksa merdiven kurarak bakmak zorunda kalacaktık;)
Naylonun üzerine karanlık olsun ve gece su damlacıkları oluşmasın diye bez ve gazete örtmeye devam ediyorum. Ayrıca çıta sayısı fazla olan kovan girişlerini tamamen açıyorum. Propolisi çok taşıyan koloniler, bu naylonu dahi, hava akımını kesmek için, tek tek çıtalara yapıştırıyorlar. Telis torba gibi dağılmadığından, delinemediğinden çok kullanışlı oluyor.SIVASI
Participant2008 YILINDA DURUM NASIL
3 Temmuz itibariyle;
C1-8
C2-12
C3-Sivasta sağıma az kaldı
C4-Sağımdan sonra;)SIVASI
ParticipantDALAK NEREYE KONMALI
Arı mevcudunun çok az olduğu dönemde dalağın sondan ikinci sıraya, kuluçka dolduğunda ikinci ve dokuzuncu sıraya konması gerektiğini çok yerde okudum ve anlatılanları dinledim. Yavru sahasının bölünmemesi için ilaveye çıkıncaya kadar çok dikkatli olunmalıdır.
İlaveye çıktıktan, mevcut arttıktan sonra, dalağı bıraktığımız yer, yavru atılması ve rahat çalışılması açısından önemlidir. Yavru gelişimini hızlandırmak istiyorsak üç ve sekizinci sıra çok önemlidir. Bal depolanmasını istediğimiz çıtanın, çabuk kabartılabilmesi açısından, son çıtadan önce verilmesi uygundur. Ama son ballı ve polenli çıtadan sonraya dalak verilmez şeklinde anlaşılmamalıdır.
Zayıf arıların işini kolaylaştırmak için kabartılmış çıta bulundurmak gerekir. Yavru çıkışı ve petek örme kabiliyeti yüksek kovanların ballı- polenli çıtalarından sonra da 2-3 adet çıta verilerek kabarttırılabilir. 37 çıtaya ulaştığını yazdığım koloniden daha önce bu şekilde yedi çıta alarak yedi bölmeme verdim. Ana arının yumurta atmasından veya bal depolanmaya başlamasından önce bu çıtalar alınabilir.
Ana ızgarası kullanılmaya başladığında kuluçkaya üç ve sekizinci sıraya dalak, dördüncü sıraya ise ilavede kabartılmış çıta verilebilir. Bu arada Sivas için ana ızgarası zamanı geldi. Son olarak açan sarı çiçekli, tepesinden bal akan çakır dikeni açmak üzere( 20 Haziran). Açtığı günden itibaren 30-40 gün sonra her yer kup- kuru oluyor.
Bal akımının arttığı dönemde, araya dalak verildiğinde yanındaki iki ballı çıtanın bal kemeri gereğinden fazla dışarıya taşabilir. Bunu önlemek için bıçak ile çıtaların üst kısmındaki petekler düzeltilir. Bu işleme bir arıcı “Malalama” adını vermiş. Sıvanın veya alçının boşlukları doldurduğu gibi uzatılan mumlar balın üzerine yatırılır. Böylece zaten olgunlaşmış olan ballar sırlanmaya başlar.SIVASI
ParticipantSayın Tolgayarici,
Oğul çıkışı yapan arıların konduğu dala “oğul Kokusu” siner. Oğul ile birlikte çıkan ve sonradan oğula katılan arılar bu kokuyu takip ederek dalda toplanmaya devam ederler. Ana arıları kafeslerken eldivene dokundukları için eldivene sinen oğul kokusundan dolayı genç arıların eldivenimden ayrılmadığını ve ana arının yerini (eldiveni) işaret eden davranışlar gösterdiğini gördüm.
Oğulu aldığımız kovanın, akşam ezanından sonraki bir vakte kedar ağaca en yakın yerde kalması, ardından karanlıkta yeni yerine yerleştirmemiz daha iyi sonuç verebilir.
İkinci bir ihtimal ise, oğul olarak toplanan salkımda birden fazla genç ananın olması, kovandan çıkan bir ana ve taraftarlarının tekrar dala konmasıdır.
Üçüncü bir ihtimal daha var, Oğulun geldiği kaynaktan çıkan yeni bir oğul yine aynı kokuyu takip ederek bu ağaca konabilir.
En iyisi siz daldaki topluluğu boş bir kovana alın, akaşam ezanı geçeene kadar ağacın dibinde bırakın. Ana varsa kovanı benimserler, ana yoksa tekrar dağılır eski yerlerine dönerler.SIVASI
ParticipantBASİT YAVRU ÇÜRÜĞÜ
Amerikan Yavru Çürüğünde kesin çözüm koloninin imha edilmesidir. Bunun için akşam saatlerinde arıların tamamı içeride iken giriş deliği kapatılır, kovan içerisine benzin, tiner gibi uçucu bir madde dökülür. Kapak altına naylon örtülerek kovan içindeki tüm arıların ölmesi beklenir. Arılıktan uzak bir yerde kovan hariç her şey yakılarak imha edilir ve toprağa gömülür.
Laboratuar testi yaptırmadan arımızın hastalığının kesinlikle bu hastalık olduğuna emin olamayız. Belirtilerden şüpheleniyorsak, tedbir olarak başka bir uygulama yapabiliriz. Sırasıyla:
1- Ana arıyı kafese veya ruşet kovana alırız, hastalık ana arıdan kaynaklandığından en sağlamı imha etmektir.
2- O gün atılmış yumurtanın 20 gün sonra açılacağını hesaplayarak iki hafta içerisinde sağlıklı bir ana arı veya ana memesi temin etmeye çalışırız.
3- Az sayıda kapalı göz kaldığında, yalancı ana oluşmadan operasyon yaparız. Varsa bu kolonide çıkmış genç anayı imha ederiz.
4- Kovanı yerinden alır arı mevcuduna göre, kabartılmamış, en az üç dalak yerleştirilmiş, üzerinde kek bulunan kovanı aldığımız kovanın yerine yerleştiririz.
5- Keke yakın noktaya, kafes içerisinde, ana arı veya ana memesi yerleştiririz.
6- Eski kovandaki arıları, kovan içerisine V şeklinde yerleştirdiğimiz beze silkeleyerek üst örtülerini örteriz. Aldığımız ballı- yavrulu- polenli tüm çıtaları yaktıktan sonra toprağa gömeriz.
7- Arıların üzerine ve silkelediğimiz beze bulaşan balların arılar tarafından bal mumuna çevrilmesi için iki gün süre ile şerbet vermeyiz.
8- İki gün sonra dalakların kabartıldığını, hatta bal ve polen geldiğini gördüğümüzde tekrar kontrol ederiz. İçerisinde genç ana olmadığından emin olduktan sonra kafesteki ana arıyı serbest bırakarak şerbete başlarız. Şerbet içerisine Neo- Teramcyn yada vitamini tedavi dozunda katarız.
9- Bir ayın sonunda kapalı gözler sorunsuz açılıyorsa başarılı olduk demektir.SIVASI
ParticipantSARICA ARI
2008 tarım ve hayvancılık için iyi bir yıl olacağa benziyor. Antalya’da geçen yıla göre %35 daha fazla ürün alındı. Yaban hayatı içinde aynı oranda verimli bir yıl olacaktır.
Öğrendiğim kadarıyla sarıca arının genç (oğul) ana arıları sonbaharda çıkıyor, eşleşiyor, doğdukları kovan yakınlarında kardeş- kardeş kış boyunca uyuyorlar.
Kraliçe ana arıları tanımak oldukça kolay; mukayese edecek olursak bizim ana arılar kadar büyük. Bu günlerde başka sarıca arı zaten uçmuyor. Eylül ayında yağma için gelen işçilerden kolayca ayrılabilecek büyüklükte.
06/12/2007 tarihinde bir kraliçe sarıca arıyı arılığımda imha ettiğimi kaydetmişim. Geçen yıllarda Mayıs ayı boyunca gördüğüm kraliçe sarıca arıları öldürürdüm. Bu yıl Mayıs ayının ortalarından başlayarak öldürdüğümüz kraliçe sarıca arı sayısı iki elin parmaklarını geçti. Bir ananın imhası, bir sarıca arı yuvasının imhası demektir. İşçi arılar çıktıktan sonra ana arı artık dışarı çıkmıyor, yavru faaliyeti yoğunlaşıyor.
Bu günlerde tesbit ettiğimiz sarıca arı yuvalarını imha etmediğimiz takdirde Ağustos ayından itibaren başımıza bela olacaklar. -
Yazarİletiler
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi