Oğul nasıl olsun

Home Forumlar ŞİKAYET KÖŞESİ Arıcılık Problemleri Oğul nasıl olsun

Bu konu 1 yanıt ve 2 izleyen içeriyor ve en son  SIVASI tarafından 17 yıl 4 ay önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #6454

    muratakin
    Katılımcı

    Oğul arıcılıkta istenmeyen bir olaydır. Ama yeni arıcılığa başlayan birisine arılarının çoğalma heyecanını tattırdığı için belki sevindirici bir olay olabilir.

    Genelde oğul arıcının isteği dışında çoğalması olayıdır.

    Oğul vermek isteyen bir ailesi; yavrulu çerçevelerin yanında ve altında çok sayıda ana arı memesi yapar.
    Kovan bakımlarında ana memeli çerçeveler görünce ; hemen ana memeli çerçevelerle 3 – 5 tane yeni arı ailesi oluştururuz. Hatta onunla da yetinmeyip çerçeve üzerindeki, ne olduğunu bilmediğimiz ana arı memelerinin fazlalarını da kesip, başka kovanlardan aldığımız yavrulu ve arılı çerçevelere takıp başka arı aileleri de düzenleriz.

    Bu işlem yapılan bir yanlıştır.

    Arılarımızın hem oğul vermesini istemiyoruz hem de oğula kaçan arılardan arılarımızı çoğaltıyoruz, arılığımızı oğula yatkın ırktaki arılarla dolduruyoruz.

    Arı ırkımızı iyileştirme yerine kötüleştiriyoruz sonunda da bal özü akımı döneminde oğullarla uğraşıp bal alamıyoruz.

    Herhalde yapılacak iş: çerçeve üzerinde ve ortasında birkaç tane ana arı memesi yapan, yani ana yenileyen ırktan arılarımızı çoğaltıp, oğula kaçan arılardan takviye yaparak arılığımızdaki arılarımızı üretmek olmalıdır.

    Saygılar.

  • #11174

    SIVASI
    Katılımcı

    DOĞAL OLARAK YETİŞEN ANA ARILARIN KALİTESİ:
    Doğal oğul verme eğilimi sonucu geliştirilen hücrelerden çıkan ana arılar çok iyi kalitelidir. Çünkü koloni popülasyonu çoğalarak doğrudan bu konuda üretim çabasına girmiştir. Ayrıca oğul mevsiminde erkek arılar çoğalmış; polen ve nektar akışı bol, oğul vermek için genel şartlar çok uygun haldedir. Buna rağmen doğal olarak ana arı yetiştirme, istenmeyen bir yöntemdir. Çünkü bu yolla yetiştirilen ana arıların kullanılması ilerde oluşan kolonilerde oğul verme eğiliminin artmasına neden olmaktadır. Oğul verme eğilimi artan koloniler yeteri kadar güçlenmeden oğul verme hazırlığına başlamaktadır. Ayrıca doğal olarak ana arıların yetişme sürecinde kolonide ana arının yumurtlamayı kesmesi sonucu çoğalmanın durması ve ürün kayıplarına neden olmaktadır.
    Doğal içgüdüsel olarak veya ana arı değiştirme amacına yönelik olarak geliştirilen ana arı hücrelerinden çıkan ana arılarda kolonide önceden tasarlanması nedeniyle iyi kalitelidir. Bunun yanında koloninin içine düştüğü bir olumsuz koşuldan kurtulmak için acil ihtiyaçtan çok değişik yaşlardaki larvalarda geliştirilen ana arı hücrelerinden çıkan ana arılar ise kalitesizdir.
    Ana arının kaybedilmesi, yerinin değiştirilmesi veya kazaya uğraması gibi acil hallerde doğal olarak geliştirilen ana arı hücrelerinden çıkan ana arılar iyi kalitede değildir. Çünkü bu hücrelerin geliştirilmesinde başlangıç materyali olan larvalar çok değişik yaşlardadır. Bunun iyi bilinmesi sonucu arıların büyük bir bölümü bu yolla yetişen ana arıları kullanmaktadır. Bu durumda çok değişik yaşlardan larvalar ana arı olmak üzere beslemeye alınarak ana arı hücreleri geliştirilmektedir. Bu yolla yetişen ana arılar kesinlikle kullanılmamalıdır.

    İki yıl kadar önce, Arıcılıkla ilgili siteleri ve blogları araştırırken bulduğum bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Sanırım Devrim OKSOY’ un sitesinden kopyalamışım. Arıcılık -1 başlığını taşıyor. Ana Arı üretim metotları anlatılıyor.

    2008 sezonuna hazırlanırken bu yazıyı tekrar okudum, bölme yoluyla ürettiğimiz anaların kalitesiz olduğu sonucuna vardım. Uygun yaştaki larvaları alarak Kuru Larva Transferi denemesi yaptım. Oranı düşükte olsa tuttuğunu gördüm. Daha önceden hazırladığım ruşetler boş kalacaktı. Aynı tarihlerde damızlık olarak kullandığım koloni doğal oğul sürecine girdi. Ben istedim bir göz Allah verdi iki göz.

    Bu koloninin anasını 2006 yılında doğal oğul vermek isteyen bir koloniden yüksük kesmek suretiyle temin etmiştim. Sadece üçüncü yılında oğul verdi. Oğul vermesinin sebeplerini de biliyorum. Güneşli olan kış günlerinde girişinde sürekli arı gördüğüm çok güçlü bir koloniydi. Mart- Nisan aylarında 1,5 kilo kek vermiştim.Erik çekleri de Nisanın son haftasında açmıştı. 13 Nisanda ilave istediği halde 20 Nisanda ilave vermiştim. Yüksüklere süt konduğunda 14 çıta idi. Sivasta oğul dönemi Haziran ayı olduğu halde bir mayısta doğal oğul vermişti. İlerleyen günlerde iki kapalı çıta takviyesi vererek 40 kilograma yakın bal almıştım. Doğal oğul çıkmadan önce koloniyi üçe bölmüştüm. Yüksükler kapandıktan sonrada üç bölmeli kovanlara aktararak 8 bölme oğul 3 tanede oğulcuk almıştım. 2006 lı Ana arı hala hayata, bu kış ta aynı güçte.
    Teknik Arıcılığa bu yöntemin pek uymadığını söyleyebiliriz. Ancak memnun kalmadığımız anaları tecrübemiz arttıkça değiştirebiliriz. Unutmayalım ki bir sıfırdan büyüktür.

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.