Home › Forumlar › ARICILIK › Genel Arıcılık › MUĞLA ARISI
Bu konu 25 yanıt ve 11 izleyen içeriyor ve en son demet tarafından 18 yıl 10 ay önce tarihinde güncellendi.
-
YazarYazılar
-
27 Haziran 2007: 11:31 #6850
ARKADAŞLAR
hera arıcı gibi blogları inceliyoruz
sayın kadıoğlu ve nice arıcı arkadaşımız muğlaarısı ile çalışıp bir çok bölgelerde gram bal alamadığını belirtmelerine rağmen
bazı arıcı arkadaşların muğla arısını denemelerini hayretle izliyoruz
muğla arısı muğlada kalmadı karadenize orduya kadar hatta gürcistan sınırına kadar geldi
bu arıyı bende denedim oğuldan başka gram bal alamadım ne yaparsın kendini sıcağa oğula adapte etmiş allahın takdırı işte
genlerine ne yazılmışsa onu yapıyor arının sucu yok bu arı karadeniz bölgesini 5 senedir duman ediyor
2006 da arı ölümleri yüzde 80 i buldu bu arı sebebi ile çünkü soğuğa dayanamoyor
bence bu arı yerinde kullanılmalı diğer bölgeler götürlmemelidir
bazı arkadaşlarımızın ısrarla muğla arısı ile rekabete girdiği görülmektedir
fakat şu iyi bilinmelidir
ARI İLE SAVAŞTA HERZAMAN ARI KAZANIR diye bir laf vardır -
27 Haziran 2007: 12:44 #7530
mugl arısı bize göre deil abi zaten
-
27 Haziran 2007: 17:36 #7535
Apo kardeş;
ana arı sattığını söylüyorsun. ama size nasıl ulaşılacağı hakkında bilgi vermiyorsun. Ana arının cinsi nedir. bu konuda bilgi verirsen sevinirim -
27 Haziran 2007: 18:57 #7537
Sevgili Taşkın Kardeşim,
Eskilerin hariçten gazel atmak diye bir lafı var, yaşı ileri olan birisi olarak bu sözün manasını bilirsin.
Şimdi Muğla Arısı ile ilgili görüş ve eleştirilerini burada anlatabilirsin, çünkü burası arıcılık forumu.
Ama bazı arkadaşların bloglarındaki haber ya da yazıları burdan eleştirmek, yukarıda yazdığım hariçten gazel atmak olayına benziyor.
Her blogun içinde yorum yazma köşesi var. Aklına yatmayan şeyleri ilgili yazının yorum köşesinde yaz.
Ki her amatör arıcı bazı şeyleri denemekten ve kendi görmekten zevk alır. Blogların hiçbirisinde de Muğla arısı en iyi arı, Karstan Edirneye heryerde kullanılmalı diye bir düşünce görmedim.
Çam balı havzaları dışında Muğla Arısının bal verme imkanı olmadığını herkes biliyor. İklimi yumuşak yerlerde arılıkta Muğla arısı bulundurmanın tek amacı, hızlı gelişmesinden dolayı koloni çoğaltmak ve diğer arılara yavru takviyesi yapmak.
Ama lütfen diğer blog ve sitelerde gördüğümüz yazıları burada değil, doğrudan o site blog üzerinde eleştirin. İşin etiği bunu gerektirir.
Sevgilerimle
-
27 Haziran 2007: 19:24 #7538
Sayın Arkadaşlar
Arı ırkları bulundukları bölgelere uyum sağlayıp çalışmalarını sürdürürler.
Arılar yan yana çalışırken farkları biraz daha anlaşılıyor.
Muğla arısının da iyi yönleri de var yeterki onunla çalışmasını bilmeli örnek:
Ana arı sütü, çiçek tozu, arı üretiminde ve çam balı üretiminde uygun çünkü Muğla arısı hayatını çam balına göre düzenlemiş baharda bal geldiği sürece çerçevenin üst çıtasına kadar yavru atar.Yavru çok çıkardığı için çok çiçek tozu getirir. Yavru üretme isteği çok olduğundan çok ana yüksüğü çok yapar dolayısıyla ana sütü de çok yapar.
Kötü yönü bilgisayarın da kış diye kavram yoktur yani kışı tanımadığı için bal depolama diye bir şey yok onun için bal sağımı farklıdır diğer arılardaki beklentiyi Muğla arısında bulamazsınz yani oyunu kuralına göre oynuyacaksınız.
Saygılar. -
27 Haziran 2007: 23:54 #7544
Merhabalar;
Ben Kütahya’dan genç bir arıcı kardeşinizim.
İsmim Hüsamettin.Uzun süredir internette aradığım arıcılık sohbetini bu forumda buldum. Ancak çözemediğim şeyler oluyor. cıhad isimli kişi aslında çok ta doğru bir tespit yaparak genel sıkıntılardan bahsediyor.
Anladığım kadarıyla buyuksef forumun ve sitenin yöneticisi olsa gerek inceden fırçayı Taşkın diye birine atıyor.Neyse biraz izleyeyim bakalım . Elbette çözerim. Aslında ses çıkarıp ara bulmaya gelmez en iyi arıcılık 2 iyi arıcıyı kapıştırırsan anlaşılırmış.
-
28 Haziran 2007: 00:18 #7545
arkadaşlar
en can alıcı bu konuları niye açıyorum
çünkü hem kendim hem türkiye arıcılığı bundan zarar görüyor
2006 yılında türkiyede büyük arı ölümleri görüldü
şimdi herkes ile iyi olalım diye gerçeklere gözümüzümü kapayalım
bu tüm arıcılarımızn menfaati için
bu form arıcılık formu hertürlü konuyu tartışmak için açılmış zaten
eğer bazı konulara giremeyeceksek forumun bir anlamı olmaz
yanlış gördüğünüz konuları tüm arıcı arkadaşlar sizde eleştirin böylece doğruyu bulalım
hüsamettin kardeşim sende üzülme bu forum buyuksefe ait hertürlü yorumu yapabilir
bunlar önemli değil
muhim olan türkiye ve arıcılığımız
sevgilerimleDüzenleyen: cıhad, :: 27/06/2007 17:39
Düzenleyen: cıhad, :: 27/06/2007 17:44
-
28 Haziran 2007: 00:54 #7546
Cıhad bey ;
Ben üzülmüyorum da , bu forumda bir çok yerde Taşkın ismi geçiyor ama bu isimde yazı yazan kimse yok. Onu merak etmiştim.
-
28 Haziran 2007: 01:40 #7547
Dışarıdan okuyanlar için kafa karışıklığı oluşturabilecek tartışmalar oluyor.
Forumun eski katılımcıları ve yeni katılımcıları var.
Taşkın da eski katılımcılardan ama niyeyse son dönemde Cihad nickiyle bağlanmaya başladı. Kendi bileceği iş elbet vardır bir bildiği.
Cihad ya da Taşkın kardeşim, ben bu siteyi ya da forumu kendi şahsi malım gibi görmüyorum. Bu yapıyı Türk arıcılığına bir katkı olsun diye kendi adıma vakfettim.
Senin Türk arıcılığının canalıcı problemlerinden bahsedişine de bir itirazım yok.
Yazdığım ve fırça olarak nitelenen yazıyı okursan, orada bir bloga laf giydirmesi yapıyorsun. "bazı arkadaşlarımızın ısrarla muğla arısı ile rekabete girdiği görülmektedir" şeklinde söylediğin bu sözün ne anlama geldiğini ben biliyorum.
Camiayı yakından bilmeyen bir çok arkadaş bu sözün anlamını farketmemiş olabilir, ama ben bununla neyi ve kimi kastettiğini biliyorum.
Sana diyorum ki, eğer Türk arıcılığına olumlu bir katkı yapmak istiyorsan, bu sitenin ve forumun da bu katkıyı yapan bir yapı olduğunu düşünüyorsan, LÜTFEN DİĞER SİTE YA DA BLOGLARLA İLGİLİ SÖYLEYECEKLERİNİ BU FORUMDA SÖYLEME.
Her sitenin ya da blogun bir YORUM bölümü var, itirazın olan yazılara orda itiraz et.
Ya da kendi blogunda bununla ilgili sonsuz değerlendirmeler yap.
Yine İstirham ediyorum, Forumu başka arkadaşlarımızın emeklerine inceden inceye laf sokuşturma mekanı yapmayalım.
Artık bütün bu söylediklerimden sonra hala ne demek istediğimi anlamayacaksan, söyleyebilecek başka sözüm de yok.
Arkadaşlarımızın vaktiğini aldığım ve çok sabırlı bir insan olmama rağmen böyle sevimsiz bir konuyu uzattığım için özür dilerim.
-
28 Haziran 2007: 02:54 #7548
Arkadaşlar merhabalar.bende fikrimi yazayım dedim.Şayet arıırkınız kafkas meleziyse arılığınızda mugla arısı 3 yada 4 tane bulundurmakta fayda var Tabiki kovan sayınız yüksekse yani enaz 50 adet yada üzeriyse.Nedenine gelince ilkbaharda kafkas arısı biraz yavaş gelişir.[TABİKİ İKLİM ŞARTI ÇOK ÖNEMLİ.BEN KARADENİZE GÖRE DİYORUM]Mugla arısı çok geliştiğinden arılarımıza takviye vererek çabuk gelişmesini sağlarız.böylecearımızı erken baharda mevcudunu yükseltiriz.Bize faydası budur.Dezavantajına gelince:muğla arısının dili kısadır çiçeğin özüne kadar uzanamaz.kendisi diğerine göre küçüktür diger arının bir seferde taşıdını iki seferde anca getirir.ayrıca en önemlisi çok yavru attığından dolayı harcamayı çok yaparki sezon sonu balbeklerken boş çerçevelerle karşılasırız.sezon sonu hüsranla biter.kafkasa göre daha hırçındırki insanı canından bezdirir.buda benim firim……kusura bakmayın.kalın sağlıcakla..
-
28 Haziran 2007: 18:07 #7559
Herkse merhabalar arı ırkının bir süre sonra yöre arısyla mutlaka melezlemesi olcağndan daynıklığı kazanabilir ama hortum kısmın melezlme ile düzelmsi pek kolay değil.Kütahyalı Hüsamettin kardesm bende Kütahyalıyım arıların nerde??
Bnmkler kütahyada sen neresndensin?msnden de gorusebilirz.ii günler -
29 Haziran 2007: 13:36 #7566
Anladım galiba. Cıhad aynı zamanda Taşkın oluyor herhalde.
-
29 Haziran 2007: 15:34 #7569
Merhaba arkadaşlar. Ben Kırşehir’den yazıyorum. Bundan iki hafta önce aydınlı gezginci bir arıcı arkadaştan muğla arısı aldım. Arı 10 çıtada iken, hemen oğula yöneldi. Kovanda fazla bal yok ama, çok güzel yavru çıkarıyor. Acaba muğla arısına yavru ürettirip, diğer arı ırklarına kapalı yavru takviyesi yapmak biraz mantıklı geldi bana. Bu yıl için geçti ama seneye düşünebilirim.
-
29 Haziran 2007: 15:50 #7570
cengo abı
burada yanılıyorsun seni uyarayım
dediğin doğru ama muğla arısının erkekleri diğer arı cinslerinin erkeklerinden baskın
yani sarı renkli erekler siyah renkli arıların erkeklerine baskın olduğu ıspatlanmış bunu gen ilgi ile uğraşanlar iyi bilir
olduğundan başka arı cinsi varsa onuda bozar melezler olan sana olur çok yumurta atıyor iyi gelişiyor diye arıları birbirine karıştırmak mantıklı değil
çevreye uygun olan arı cınsıyle çalış derim -
30 Haziran 2007: 01:55 #7572
Merhaba cengo
dediğin olur neden olmasınki. almışın birkere.
Ancak kışa girerken dikkatli ol kışlık stoklarını takviye etmen bile gerekebilir.
Ayrıca yavru takviye ettiğin kovanında fazla zayıf olmasın takviye ettiğin petegi sarabilsin.yoksa üşütürsün yavruları…mesela 3 -4 cıtalı kovana 2 cıta yavru takviye edersen kovanda dengeler her yönüyle değişebilir… -
14 Temmuz 2007: 20:58 #7853
arkadaşlar
blogların arşivlerini dolaşırken
sayın yalçı sezer biyolog hocamızın muğla arısı için görüşlerini buldum
bizi bağışlasın burada alıntı yapacağım
***************************
Tabiatları gereği balını eylülde çam balı yapmaya adapte olmuş bir muğla arısına siz kestane balı yaptıramazsınız . Kestane haziran ayık içerisinde olmaktadır. Bu süre içinde gelen balı muğla arısı tamamen yumurta haline getirmektedir . Bunnun nedeni biliyorki bu arı çam balı eylülde gelecek fakat bulunduğu noktada çam balı elde edecek ormaları bulamayınca hüsrana uğrayacak ve kalabalık mevcudu ile kışlayacak bal şöyle dursun kendi yaşamını idame ettirecek balı bulamayacaktır. Çoğu zaman arıcı arı mükemmel kalabalık yani çok güçlü ama bir gr balı yok diyerek üzüntüsünü bildirmektedir.
Yapılacak iş doğru zamanda doğru işi yapmak ve gerektiği zamanda gerektiği işlerle meşgul olmak. En önemliside yöreye uygunarı ırkları ile çalışmaktır.
sonuç
buda demektirki muğla arısı karadenizde olmaz demektir
diğer bölgelerde isteyen kullanabilir
selamlarDüzenleyen: cıhad, :: 14/07/2007 13:59
-
15 Temmuz 2007: 01:41 #7862
Cihad bey;
Bir imkanımız olsa da sizin bulunduğunuz yerde siz istediğiniz arı ırkıyla , ben Muğla ile diğer tüm şartlar eşit çalışayım ve finalde bakalım ne olacak…
Her arı ırkının artı ve eksilerini bilmek biz arıcılara her türlü tekniği uygulama imkanı verir… Çok yumurtlayabilen bir ırk Muğla arısı uygun tekniklerle ülkemizin her yerinde iş yapabilir. Bu durum diğer ırkların diğer bölgelerde çalışmayacağı anlamına gelmez…
Kafkas arısının çamda bile çalıştığını nasıl yorumlayacaksınız peki… -
15 Temmuz 2007: 01:56 #7866
sayın hüsamettin kardeşim
senin gelmene gerek yok muğla arısı zaten buraya gelmiş
ben kafkasla 25-30 kg arası bal arkadaş muğla ile 10 kg bala aalbiliyor
neden çünkü dili kısa her çiçekten bal alamıyor
aldığı balıda yavruya yediriyor arıcıda
kışı nasıl çıkacağını düşünüyor
selamlar -
15 Temmuz 2007: 20:21 #7877
cihat kardeşim sen sorulan soruyu ya anlamadın yada özellikle anlamak istemiyon
arkadaşlar sorusunda sormak istedikleri soru şu mevcüdü az fakat analı arılara yavrulu veya yavrusuz kapalı ve açık gözleri olan bir veya iki çerçeve vermek anasıyla erkek arısıyla bunların işi yok sadece burada maksat kuluçkalığın sıcak tutulması ve mevcut olan ana arının daha geniş alana yumurta yapması maksadıyla yapılmaktadır bunların dili kısaymış erkeği seriymiş önemli değil zaten cengo kardeşimizin elinde var muğla arısı bu arıdan üst satırlarda bahs ettiğim sebeplerden dolayı faydalanmayı düşünüyo vede çok güzel olacağını kendısine bildiririm
sadece şu tavsiyede bulunmak isterim ana arının bulunduğu çıtayı kovanın ensağ veya sol tarafına çek mutlaka arı birleştirme kokusu kullan birde bu kovana vereceğin çıtaları bulunduğu kovandan çıkarınca birer kere hafifçe silkelersen çok daha iyi olur tarlacı arıları uçmuş olur ve sadece uçuşa çıkmamış arılar kalır ve başarı oranı artmış olur -
15 Temmuz 2007: 20:38 #7878
bütün arıcı kardeşlerime kolay gelsin az önceki yazıma ılve etmeyi unuttum bu yüzden bağışlayın birçok arıcı kardeşlerim biliyor bu sadece bilmeyenler için veya bilgisini tazelemek isteyenler için
kafas arısının en büyük özelliklerinden biri erken ilk baharda ana arıyı şuruplamayla yumurlatmanız mümkün değil ancak doğal yollardan bal akışı olacakki yumurtlasın bu yüzden geç başlar yumurtlamaya bu vesile ile koloni nüfüsü zayıf olur bilindiği üzere bu dönemde akım başlayıncada sadece ısıtabileceği kadar yere yumurta atacağına göre şuruplamayla mevcudu artan diğer cinslerden takviye verilip yumurtlama alanının genişletilmesi ve sezona iki kat yerine üçkat la girilip 35 kg yerine 50 veya 60 kg bal alınması dahaiyi değilmi
herkesten bu deyimi kullanacağım için çok çok özür dilerim
anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az -
16 Temmuz 2007: 02:39 #7883
sayın kadıoğlu bilgilerin için sağol
Muğla arısı hakkında bu kadar bilgi yeter
Artık diyeceğimizi dedik isteyen istediğini yapsın
Türkiyede her şey böyledir zaten
Sen insanları uyarırsın kimse dinlemez
Uyardığın için birde suçlu olursun
Fakat Kafkas ile görüşüne maalesef katılamayacağım
kafkasın geç gelişmesine gelince
o gen yapısı ile ilgilidir
soğuk iklimin arısı olduğu için ilkbaharda geç gelişir bu problem değildir.
Sonradan kendini topluyor ve yumurta atmanın doruğuna ulaşıyor
Kafkasa arısının eksikliği yok
Ortamdan kaynaklanıyor
Şerbet versende yumurta atmaz
Yavru çürüklüğü olmasın diye bizde şerbet yerine önce kek veriyoruz
Çünkü ortam soğuk
Neden
arı biliyorki hava soğuk yumurta atılacak durum yok
yumurta atsa yavru çürüklüğü olacak
gen yapısı bun uygun değil ona göre davranıyor
Ama kestaneye kadar müthiş gelişir sorun yok.
Ketaneden sonraki duruma bakarsak
kestaneden sonra bal yapacak çiçek olmadığından
yavruyu kesiyor çiçek olsa yavruyu kesmez
bu onun sucu değil ortama göre davranıyor
bu konuda sanırım yanlış anlama var
selam ve sevgi ile -
16 Temmuz 2007: 03:25 #7885
Cihad bey;
"Türkiyede her şey böyledir zaten
Sen insanları uyarırsın kimse dinlemez
Uyardığın için birde suçlu olursun"
ifadeleri size ait ise…
Bu forumda bir yerlerde Şeker hastalarının bal yememeleri ile ilgili bir yazı yazmıştım.
Buna rağmen siz şeker hastalarının bal hakiki ise yiyebilecekleri yönünde blogunuzda yazı yazmışsınız.
Blogunuzdaki konuya yazmak isterdim yeri burası değil ama ilgili konuda yorum izni verilmemiş.
Aynen yukarıda belirttiğiniz gibi …
"Türkiyede her şey böyledir zaten
Sen insanları uyarırsın kimse dinlemez
Uyardığın için birde suçlu olursun"
-
16 Temmuz 2007: 08:26 #7888
sayın hüsamettin bey
şeker hastalığı ile ilgili nerede yazı yazdığınızı bilemiyorum
size cevap için blogda yazı yazmadım
brnim bu olay başıma geldiği için bu konuyu yazmıştım
yazılarımla hiçbir arıcı arkadaşımı üzmek istemem
bu yazı senle alakalı değil
şeker hastalarının bal yiyip yiyemiyeceği konusu benim bilgilerime göre
tıpta henüz ispatlanamadı
doktorların bazısı yenebilir
bazısı yenemez diyor
ben kendime göre yiyebilir diye yazdım
bu benim görüşüm idi
fakat iddiada etmiyorum
yoruma açık bir konu
selamlar -
16 Temmuz 2007: 14:37 #7893
Muğla arısının şeker hastalığınla ne alakası var dimi? Ama şimdi başka yere yazsam bağlantı kopacak. Şeker hastalığı konusunun nerede geçtiğini hatırlıyorum.
Balın Kovandan Alınması 30/06/2007
Aşağıdaki Hüsamettin beyin yazısı;“Şöyle ki Şeker hastalarının korkusuzca yiyebileceği hiç bir bal çeşidi yoktur. Lütfen yanlış yönlendirmeyiniz.
Şeker hastalığı nedir?
Kandaki şeker genellikle sinir hücreleri tarafından kullanılmaktadır.Bu kanda dolaşan şekerin bu hücrelere girebilmesi için pankreas tarafından insülin salgılanır. İnsülin hücre kapısını açar ve şeker hücreye girer. İnsülin salgılama problemi yaşayan kişilerde bu hücre kapıları açılmadığından şeker kanda dolaşmaya başlar ve kandaki şeker düzeyi yükselir.Yükselen kandaki şeker düzeyi idrar yoluyla atılır ve kişi aşırı suya ihtiyaç duyar.
Şeker hastaları çok sık su içme ihtiyacı hissederler ve çok sık idrara çıkarlar.Ayrıca hücrelere şeker girişi olmadığından veya az olduğundan şeker hastalığı bir çok organa zarar vermeye başlar. Ayrıca kandaki yüksek şeker düzeyi iltihabı arttırıcı bir özellik gösterir.
Şeker hastaları eğer biliyorlarsa şeker hastası olduklarını şeker düzeylerini korumak amaçlı çok sıkı rejimler yaparlar. En büyük sıkıntı şekerli ve unlu mamülleri çok sınırlı tüketmek zorunda olmalarıdır.
Eğer iradesine hakim bir şeker hastası diyetine dikkat ederse , bir çok sağlıklı insandan daha konforlu bir yaşam sürebilir.Dolayısı ile değil kestane balı , ne balı olursa olsun , hiçbir şeker hastasına kesinlikle bal önermeyiniz.
Peki şeker hastaları bal tüketmeyecekler mi?
Tabi ki tüketebilirler. Ancak rejim uygulamaları içersinde başka gıdalardan keserek sınırlı miktarda tüketebilirler.
Sonuç olarak , kestane balında insülin varsa bilemem tabi ki… Ama maalesef yok…” -
16 Temmuz 2007: 22:44 #7901
Demet hanım ;
sizin bu konudaki yorumunuzu da çok merak ediyorum…
-
17 Temmuz 2007: 00:03 #7903
Hüsamettin bey, yorumumu merak ediyorsunuz da!!!
Ben doktor değilim, diyabet problemimde yok. Ancak balın diyabetlilere yasak olduğunu , yada en azından önerilmediğini biliyorum.
Bizim şeker hastasına bal yiyebilirsin diye izin vermemiz zaten mümkün değil. Bir hastanın durumu diğerine uymaz. Doktoruna danışır, izin koparabilirse neden olmasın? Sizin ürettiğiniz o güzel baldan afiyetle yeme fırsatı olur. Benim görüşüm “Önce doktor sonra bal” saygılar.
(bu arada Muğla Arısı konusunu iyice şekerli bir hale getirdik afedersiniz)
-
YazarYazılar
Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi