Larva Transferi

Home Forumlar ŞİKAYET KÖŞESİ Ana Arı Problemleri Larva Transferi

Bu konu 15 yanıt ve 9 izleyen içeriyor ve en son  abadile tarafından 17 yıl 3 ay önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #6923

    muratakin
    Katılımcı

    Sayın Arkadaşlar:
    Bloğları olan arkadaşların sayfaları incelerken bazıları ana arı üretmek amacıyla larva transferi yaptıkları ve bazılarının hata yaptıkları sonucun düşündükleri gibi olmadığını belirtiyorlar.

    Bazıları kovan düzenlemesi yaparken, bazıları kurtçuk aktarırken, bazılarının kutucukları hazırlarken, bazılarının hava durumundan daha bir çok nedenlerle sonucu açıklıyorlar durumun iyi olmadığı görülüyor, büyük kayıplar olduğu söyleniyor.
    Emek harcanıp sonucun iyi olmaması ve milli servetin kaybı iyi bir şey değil.

    Benim bir düşüncem var larva transferi yoluyla ana üreten arkadaşlar açık oturum gibi sitede toplanıp bu konuyu doğru ve yanlış yönlerini ve yapılan hataları tartışarak çıkış yolu bulabiliriz diye düşünüyorum.
    Sayın Yusuf Gürbüz, Sayın Halil Bilen, Sayın Ali Türk, Sayın Ali Şekerli, Sayın Ayhan Deveci daha adını sayamadığım bir çok arkadaşımın deneyiminden yaralanmak istiyoruz.

    Hazırlık, larva taşıma, kutucuklara koyma, besleme,sonuç gibi bölüm bölüm anlatılabilir,arada diğer arkadaşların araya girerek uygulamaya yönelik kendine ait farklılıkları yazabilir.
    Çünkü üretimin herhangi bir yerinde yapılan yanlış uygulamaların sonucu kötü etkilediği görülmektedir.

    Nasrettin Hoca dediği gibi bilenler bilmeyenlere anlatacak

    Bu konuyu omuzlayacağınızı umut ediyorum sonucun iyi olacağını ve ülkemizin kazanacağını düşünüyorum.

    Hepinize sonsuz saygılar

  • #10268

    muratakin
    Katılımcı

    Arkadaşlar:
    Ben başlangıcı yapayım:
    Ayıklama yoluyla iyi özelliklerini gözlediğimiz arı larva transferi yapmak için ayrılır.
    Bu iyi özellikler ne olabilir aklımıza gelenleri sıralayalım:

    Sakin olan
    Sabah daha erken işe çıkan
    Nemli sisli havalarda işe çıkan
    Diğer arıların işe çıkmadığı 1 veya 2 derece düşük ısıda bile uçuşa çıkan
    Kireç, nosema gibi hasalıklara daha dayanıklı
    Varraoya karşı daha dirençli olan
    Hijyen kurallarına daha yatkın kovanı iyi temizleyen
    Bir önceki yıllarda iyi gelişme gösteren yani kendisini o bölgenin bal akımı devresine göre düzenleyen
    İyi bal kemeri yapan dolayısıyla iyi kışlayan
    Oğul verme özelliği olmayan veya az olan
    Ana yenileme özelliği olan
    Yağmacılık özelliği az olan
    Düzgün petek kabartma ve iyi bir sırlama yapan
    Hasattaki ve sonraki davranışları iyi olan
    Sonbaharda kış hazırlığını iyi yapan
    Bal üretme veya arı üretme amacıyla iki duruma göre arı gelişimini gözlemleyeceğiz

    Daha bir çok iyi özelliklerini kendi istek düzeyimizde düşünüp damızlık arı seçeceğiz.

    Saygılar.

  • #10271

    egehan
    Katılımcı

    En zorlanılan bölüm bugünlerde çiftleştirme kutularının doldurulması… Gelecek yıl bu anlamada sıkıntı yaşamayacağız kısmetse…

    Cumartesi günü doldurulacak 14 adet çiftleştirme kutusu gözü var. Her göze 1 çerçeve arı silkeleniyor… Etti 14 çerçeve…

    17 adet memede çıkmak üzere koloninin birinde bekliyor. İhtiyacı olan arkadaşlar var ise, kovanın yerini tarif edeyim gidip alsınlar…

    Ama sistem dönmeye başladıktan sonra da tadından yenmiyor.

    Büyükşefe not: Resim yükleme ile ilgili forumdaki sıkıntıyı çözünüz lütfen. Resim yükleyemiyoruz.

  • #10272

    Formen
    Katılımcı

    Ana arı üretimi konusunda bildiklerimi herkesle paylaşıyorum ve paylaşmaya da devam ediyorum. Bana düşen bir şey varsa emriniz olur, Murat bey. Ben aslını sorarsanız janter aleti ile üretiyordum. Arılar yanımda olmadığından mecburen larva trasfer ediyorum. Janter kullanıldığında direk olarak larvayı tabanıyla aktarıyorsunuz.
    Selamlar

  • #10274

    SEKERLI
    Katılımcı

    Sayın hocam emrinize amadeyim dilimizin döndüğü kadar anlatmaya çalışırız.

  • #10289

    muratakin
    Katılımcı

    Ana arı yetiştirmeye başlamak için kuluçkalık katı tam dolu bir kovan belirlenir.
    Sonra ana arısı bulunup arılığın içinde bir yere boş kovan yerleştirilip yavrulu çerçeve ile birlikte alınır yanına bir çerçeve daha arı silkelenir yavrulu çerçeve iki yanına kabarmış çerçeve konulur. Kovan kapatılır.uçma deliği daraltılır, zayıf olduğundan besleme yapılır,
    Gelelim üretme kovanı olarak hazırladığımız kovana
    İki yana doğru ortadan açık yavru kapalı yavrulu polenli ve ballı çerçeve olarak düzenlenir ve kovan içi biraz daha ısınması için uçma deliği daha daraltılır.ve kovan kapatılır.

    3 gün sonra üretme kovan açılır çerçeveler üzerindeki arılar üretme kovanına silkelenir çerçeve üzerindeki ana arı memeleri temizlenir içindeki sütler ağaç kaşıkcık yardımıyla renkli şişeye alınır.
    Sonra yavrulu bu çerçeveler diğer kovanlara dağıtılır.
    Üretme kovanın da yalnızca ballı ve polenli çerçeveler bırakılır hiç yumurtalı ve yavrulu çerçeve bırakılmaz.yerine boş kabarmış çerçeve konulur.arı sakinleşmesi için o gece öyle bırakılır arılar anasızlık hissetmeye başlar.
    1 gün sonra kurtçuk aktarılmış çerçeve kovanın ortasına konulur.gece şerbet verilir.

    Saygılar.

  • #10291

    halit56
    Katılımcı

    [file] egehan yazan:

    Quote:
    En zorlanılan bölüm bugünlerde çiftleştirme kutularının doldurulması… Gelecek yıl bu anlamada sıkıntı yaşamayacağız kısmetse…

    Cumartesi günü doldurulacak 14 adet çiftleştirme kutusu gözü var. Her göze 1 çerçeve arı silkeleniyor… Etti 14 çerçeve…

    17 adet memede çıkmak üzere koloninin birinde bekliyor. İhtiyacı olan arkadaşlar var ise, kovanın yerini tarif edeyim gidip alsınlar…

    Ama sistem dönmeye başladıktan sonra da tadından yenmiyor.

    Büyükşefe not: Resim yükleme ile ilgili forumdaki sıkıntıyı çözünüz lütfen. Resim yükleyemiyoruz.

  • #10292

    SEKERLI
    Katılımcı

    Selam arkadaşlar;
    Arkadaşlarımız bu konuyu bloglarında çok güzel işlediler.Çok faydalı olduğuna da adım gibi eminim.Fakat Murat hocamızın da dediği tekrar etmek herhalde eksiklerimizi görmek açısından galiba faydalı olacak.Kovanlarımızdaki ana arıları her yıl veya en geç 2 da yıl bir kesinlikle değiştirmeliyiz.Arıcılıkta başarının sırrını genç analar ile çalışmaktan geçtiğini biliyoruz.O zaman başarı istiyorsak kendi ana arımızı kendimiz üretmeliyiz.Bu işinde tabiki çeşitli yöntemleri var.

    Larva transferi ilk bakışta en zor olanı gibi görünüyor.Fakat biraz pratik yapılınca çok kolay olduğu görülüyor.En çabuk yanıt alınan da larva transfer yöntemi.Yeterki gözün görsün elin titremesin. Hangi işlemin nasıl ve neden o şekilde yapıldığını açıklamaya çalışacağım.

    Larva transferi (Doolittle metodu );
    Larva aşılandıktan sonra verilen koloniye starter (başlatıcı ) koloni deniyor.Başlatıcı koloniler sağlıklı ve parazitlerden arındırılmış olmalı.40 veya 50 hücre verilecekse bu kolonilerin iki katlı olması gerekiyor.Yani güçlü koloniler ile çalışmalıyız. Eğer kaliteli ana arı yetiştirmek istiyorsak fazla ana arıya ihtiyacımız yok ise tek katlı kuluçkalığı 10 çerçeve arı ile dolu olan bir kovana en fazla 20 veya 25 hücre vermemiz gerekiyor.

    Başlatıcı kolonileri oğula meyilli kolonilerden seçmemizde fayda var. İlk iş bu koloniyi anasızlaştırıyoruz yani öksüz bırakıyoruz. Ana yaşlı ise öldürüp içine atarız değilse ruşet kovana alırız.Yalnız anayı aldıktan sonra aynı kovandan mümkünse arı almayalım kovanı zayıflatmayalım. Kovana mümkünse bal şurubu yoksa bire bir ölçü ile yapacağımız şurubu vereceğiz.Bal şurubu ile beslenen kolonilerde başarı oranı daha yüksek olur.Şerbet vereceksek kesinlikle koyu şerbet olmalıdır.Şerbeti verdikten sonra dikkat edilecek en önemli husus kovanın üzerini yani çerçevelerin üzerini Plastik örtü veya tek parça cam veya mika gibi havayı ve nemi geçirmeyen malzeme ile örtülmesi gerekiyor.Yani içerisi rutubetli ve sıcak olmalı.Şöyle düşünebiliriz kovanın oğula gitmemesi için ne yapıyorsak burada da tam tersini yapacağız.Ve uçuş deliğinide mümkün olduğu kadar daraltıyoruz.Üç gün boyunca beslemeye devam ediyoruz.Kovanı besleme yaparken mümkün olduğunca çabuk açıp kapatıyoruz.

    Kovanı öksüz bıraktığımız gün hangi kovandan larva alacaksak yani damızlık kovanın tam orta yerine biraz esmerleşmiş temiz bir petek koyalım.Bu peteği koymamızın sebebi esmer oluşu larvayı daha iyi görmek içindir.Kovanın ortasına koymamızın sebebi ortadaki çerçevelerdeki larvaların daha özenli bakıldığındandır.Yan taraftaki larvalar ihmal edilmiş olabiliyorlar.Az beslendiğinden dolayı daha yaşlı larvalar daha genç görünebiliyor.Eğer çerçeve koyulmadan larva alınacaksa yan çerçevelerden alınmamalıdır.Larva alacağımız kovanda bulunması gereken özellikleri bir önceki yazıda Murat hoca sıraladı benim buna eklemek istediğim sadece dışarıdan arıya bakıldığında uçuştan gelen arının uçuş tahtasının ucuna konmayıp giriş deliğinin hemen hemen içine konan çıkarken de tahtadan değilde deliğin üzerine çıkarak havalanan koloninin arılar daha çalışkan oluyor. Değerlendirmeye alınmasında fayda görüyorum.

  • #10294

    SEKERLI
    Katılımcı

    Selamlar
    Üçüncü günün sonunda dördüncü günün içinde öksüz bıraktığımız kovanı açıyoruz ve çerçeveleri tek tek arısını silkeleyerek yapmış olduğu hücrelerin içinden larvayı atıp ağaçtan yaptığımız kaşık yardımıyla içindeki arı sütünü steril olan renkli küçük bir şişenin içine alıyoruz.Kovanda hiç hücre bırakmıyoruz.Kovanın tam ortasına ballı polenli bir çerçeve onun yanına açık gözlü bir çerçeve koyuyoruz.Transfer yaptığımız çerçeveyi bu iki çerçevenin arasına koyacağız.Açık gözlü yavrulu çerçeveye bitişik koymamızın nedeni bakıcı arıları transfer çerçevesinin yakınına toplamak içindir.Polen muhakkak bol olmalıdır az ise başka kovanlardan temin edebiliriz.

    Damızlık kovana koyduğumuz çerçeveyi çıkarıyoruz burada dikkat edilmesi gereken nokta çerçevenin kesinlikle silkilmemesi fırça yardımıyla arıları süpürüyoruz.Çerçeveyi kovandan aldıktan sonra larvaların rüzgardan ve güneşten etkilenmemesi için transfer yapacağımız yere götürene kadar gazeteye veya bir bez parçasına sarılması gerekiyor.

    Transferi mümkünse kapalı bir yerde yapmaya çalışalım.Arabanın içi de olabilir. Eğer şartlar müsait değil ise fazla rüzgar ve güneş almayan bir yerde yapmaya dikkat edelim. Daha önceden balmumundan hazırladığımız yüksükleri çerçeve iç ölçüsünde kestiğimiz 2*2 çıtanın üzerine balmumu yardımıyla yapıştırıyoruz.

    Transfer çin malı larva kaşığı ile çok kolay oluyor. Fakat çin kaşığının larvayı sakatladığını söylüyorlar.Ben kendi yaptığım aleti kullanıyorum. Yuvarlak şemsiye telinin ucunu 1cm kadar yerini kağıt kadar incelecek şekilde iki çekiç arasında döverek incelttim.Matkapa bağladığım ince taneli zımpara taşında dövdüğüm yeri zımparaladım ve ucunu incelttim. Ucu aynı ok ucu gibi oluyor fakat ucu o kadar sivri olmayacak larvayı sakatlamaması için küt olacak.Büyüklüğü ancak bir arı yumurtasını alacak kadar olmalı.Ucunu bir larvayı taşıyacak kadar 2mm kadar 90 derece büküyoruz. Yine yukarı doğru 2cm ters istikamette 90 derece büküyoruz.2cm yerini ters istikamette bir daha büküyoruz. Son büktüğümüz yer sapı oluyor. Buraya kurşun kalem kalınlığında bir ağaç parçası takarsak tutması kolay olur.

    Transferde kullanılacak larvalar 36 saat yaşını geçmemelidir.Bizim larva alacağımız petekte en fazla 24 saat yaşlı larva olduğu için ayırım yapmadan kullanabiliriz.Fakat bu işin uzmanları 10 saatlik veya çok az altında yaşlı larvalardan daha kaliteli analar üretildiğini söylüyorlar.

    Aldığımız arı sütünü kaynatılıp soğutulmuş su ile %25 inceltiyoruz. Çıtaya yapıştırdığımız yüksüklerin içine bir damla bu sulu sütten koyuyoruz.Petek gözündeki larvayı aletin yardımıyla sırt tarafından altına girerek alıyoruz.Yüksüğün içindeki sütün üzerine bırakıyoruz.Burada dikkat edilecek husus larvanın sütün içine batarak boğulmamasına dikkat etmek.Transferi seri bir şekilde fazla oyalanmadan bitirmemiz gerekiyor.Transfer bitince mesafe aralıysa larvaların üşümemesi için çerçeveyi yine sarmamız gerekiyor. Tek katlı kovana 20 den fazla yüksük vermeyelim. Burada bir şey daha belirtmek istiyorum arı bal mumundan yapılan yüksükleri daha çok seviyor.

    Yüksükler aşağı bakacak şekilde larvaların düşmediğinden emin olarak daha önceden hazırladığımız ballı polenli açık yavrulu çerçevelerin arasına koyuyoruz.Ben beslemeyi kilitli poşetin içine koyduğum koyu şurubu transfer çerçevesinin üzerinden yapıyorum. Bu şekilde yaptığım besleme genç arıları çerçevenin üzerine çekiyor.Bu dönemde yüksükler kapanıncaya kadar beslemeye ve kovanın sıcak tutulmasına azami dikkat gösterilmelidir.Başarı büyük ölçüde buna bağlıdır.Transferden 5 gün sonra yüksükler kapanır.Kapandığı gün diyelim ki salı bir hafta sonra salı günü doğumlar başlar. Hesaplar buna göre yapılmalıdır. Eğer başka üretim yapmayacaksak yüksükleri bu kovanda bırakıp kapanmasını bekleyebiliriz.Yok eğer yapacaksak 1 veya 2 gün sonra hücreleri alıp iki katlı anası olan bir kovana kapanması için verebiliriz.Anayı alt kata koyup üzerine ana ızgarası onun üzerindeki kata yine ballı polenli ve açık gözlü yavrulu çerçevenin arasına vermeliyiz.Yine beslemeye ve kovanın ısısına özen göstermeliyiz.

  • #10295

    SEKERLI
    Katılımcı

    Selamlar
    Yüksüklere kapandıktan sonra doğuma bir kaç gün kalana kadar kesinlikle el değdirilmemesi yan veya ters çevrilmemesi ve üşütülmemesi gerekmektedir. Yüksükler bu dönemde çok hassas olurlar.

    Eşleştirme kutularının hazırlanması: Emeğimizin boşa gitmemesi için azami dikkat göstermemiz gerekiyor.Bazı arkadaşlar bu eşleştirme kutularını hazırlarken hata yaptılar ne yazıkki bir çok emek boşa gitti. Bu konu kitaplarda çok ayrıntılı verilmiyor. Her kitapta farklı yorumlanmış. Bu işi profosyenel olarak yapan yabancı arıcılar şu yolu izliyorlar. Tabanı hariç her tarafı sinek teli olan üst tarafı açılabilen bir kutunun içine huni yardımı ile arıyı silkeliyorlar. Silkeledikleri arı uçmasın diye sprey ile şurup sıkılıyor. Silkeleyeceğimiz arıyı kapalı gözlü yavrulu peteklerin üzerinden silkelememiz gerekiyor. Çünkü kovanda uçuşa çıkmamış arılar çoğunlukla kapalı gözlü yavrulu peteklerin üzerinde bulunur. Ballı polenli peteklerin üzerinden aldığımız arıların tamamına yakını geriye gider. Bu konuya çok dikkat etmemiz gerekiyor.

    Niçin tel kutunun içine sikeliyorlar sorusunu şöyle açıklayabiliriz; bu kutunun içinde petek,yavru veya ana arı yok kesinliklede bulunmaması gerekiyor.Bu arıları 2 gün 2 gece karanlık ve serin bir yerde tutuyorlar. Açlıktan ölmemeleri için günde bir kaç defa üzerlerine sprey ile şekerli su püskürtüyorlar. Bu şekilde 2 gün kalan arı çok şiddetli anasızlık hissediyor.Çünkü hiç bir imkanı kalmıyor. Petek dahi öremiyor. Şiddetle anaya ihtiyaç duyuyor.Yeri gelmişken parantez açarak şu hatırlatmayı yapalım.Yalancı ana yapmış kolonileri silkmeye falan uğraşmayın başka bir koloni ile birleştirmek istemiyorsanız 3 gün kadar kapalı tutarak bu yöntemi uygulayın.

    2.günün sonunda dışarıya çıkarılan arılar uçmaması için yine şekerli su ile spreylenerek içinde petekler olan her çiftleşme kutusuna 1 çorba kepçesi gelecek şekilde arılar koyuluyor ve dölsüz ana arı kafese gerek duyulmaksızın giriş deliğinden içeriye direkt olarak salınıyor.Sanki o kovanın anası gibi içerde geziyor ve hiç bir arı da dokunmuyor.

    Kutulara ana yüksüğü veya doğmuş ana arıyıda verebiliriz.Kovanda yüksüklerin açılmasına 1 veya 2 gün kaldığında yüksükleri kafese alırsak analar kafeste doğar ve arılar tarafından yine özenle bakılırlar. Kovanda salınmış gezen döllü veya dölsüz ana olmamalıdır. Analar kafeste doğduktan sonra boş yüksük alınmalıdır.Ana doğduktan sonra boş yüksüğe tekrar girerse bir daha çıkamaz.Doğum olmayan yüksükleri bir gün sonra elimiz ile açmalıyız.Kafesteki yüksüğe arılar müdahale edemediğinden kimi zaman ana arı başarılı olamıyor.Bence çiftleştirme kutusuna yüksükten ziyade ana arı verilmelidir.Çünkü doğacakmı sakat mı olacak kaygısı olmuyor.Görüyor beğenirseniz veriyorsunuz.

    Dikkatinizi bir noktaya daha çekmek istiyorum. Bazı zamanlarda olmuyor fakat olduğuda oluyor ana arı döllenmeye çıkarken içerdeki arılar da anayı takip edebiliyor. Tıpkı oğul gibi kovanı terkedebiliyor.Bu durum kutular ilk faaliyete geçirilirken oluyor. Sebebi içerde yavru olmamasıdır.içerde açık gözlü yavru olursa arılar anayı takip etmez. Onun için ilk döllenmede anayı kabul ettirdikten döllenmeye çıkmadan önce az da olsa açık gözlü yavru vermemiz gerekir. Daha sonraki döllenmelerde zaten içinde yavru olacağı için bu durum yaşanmaz.

    Arkadaşlar denemeden yapıp yapamayacağınızı bilemezsiniz.Bu gibi konularda biraz inatçı olmak gerekiyor.Çok zevkli bir iş. Kendinizi doktor gibi hissedeceksiniz. Haydi biraz doktorculuk oynayalım. Tam zamanı denemek için bir yıl daha beklemeyelim.

    Saygılarımla
    Ali şekerli

  • #10298

    mturunc
    Katılımcı

    Sn şekerli çok güzel olmuş. Hakikaten herkesin bu işi denemesi lazım. Nedeni ise bu güne kadar yazılanlarda bulamadığımız bazı ayrıntılar varki onları hatalarımızdan anlayabiliyoruz. Birde bu hataları da paylaşırsak yani yaptıklarımızı başarısız olduklarımızı da paylaşırsak bunlar hepimiz için tecrübe olacaktır. Birde yalancı anaya giden arılarada kapalı ortamda peteksiz 2-3 gün bekletmek uygulanabilir demişsiniz. Benim bakıcı ve bitirici kolonilerden biri yalancı anaya gitti. Akılda kalıcı olması için biraz espirili bir uslupta yayınlıyorum blogta bu konuyu, bunlara yapılacak uygulamayı ayrıntılı yazarsanız sanırım bir çok kişi faydalanacaktır.

  • #10299

    SEKERLI
    Katılımcı

    Sayın Doktorum;
    Konuya şöyle bir giriş yaparsak ;Bir arı kolonisinde erkek yumurtlayan işçilerin oluşmasına yalancı ana veya sahte ana yapmış diyoruz. İşçilerin diyoruz çünkü birden fazla olurlar. Hiç istenmeyen bir durum.Kendi ihmallerimizden dolayı oluşuyor.Şu şekilde uygulayabiliriz. Koloniyi bulunduğu yerden yerden kaldıralım 15 veya 20 mt uzağa götürelim.Götürdüğümüz yerde kovanı açarak içindeki arıları başka bir boş kovanın içine silkelim. Birkaç saat sonra tarlacılar kovanı terkedeceklerdir. Kalan genç arıları bahsi geçen sinek telinden yapılan kutunun içine alalım.Bu kutuda sadece arılar olacak petek,ana arı, şerbetlik vs hiç birşey olmayacak. Bu kutuyu karanlık ve serin bir ortama alalım.Arıları aç bırakmamak için her hangi bir kokuyla kokulandırdığımız koyu şerbeti sprey ile günde bir kaç defa üzerlerine püskürtelim. 2 veya 3 gün arıları bu şekilde tutalım. Sürenin sonunda dışarı çıkardığımız koloniyi yine kokulu şurup ile spreyleyip boş bir kovana silkelim. Hemen ardından döllü bir ana arıyı kafes ile birlikte aynı koku ile kokulandırılmış şurubun içine sokalım.Ana arının şurup ile ıslandığından emin olalım. Kafesi açarak ana arıyı koloninin içine direkt olarak salalım ve gözle takip edelim. Büyük ihtimal arılar anayı sararak şurubu temizlemeye başlayacaklar ve anayı kabul edeceklerdir. Şayet ananın üzerinde yumaklaşma olursa (şurubu temizlemek için zaten anayı saracaklardır bunu farklı yorumlamayın )büyük ihtimal olmaz şayet olursa hiç telaş etmeden kokulu şurupla spreyleyerek ananın üzerindeki zinciri kırın.O gün petek vermeyin sadece yemlik ile kokulu şurup verin. Ertesi gün ananın yumurtlaması için kabartılmış ballı polenli çerçeveler verin.Birkaç gün aynı şurup ile besleyin. Koloni uçan arısını kaybettiği için muhakkak zayıflayacaktır.Kendini toparlayana kadar beslemeye özen göstermek gerekir.

    Saygılarımla

  • #10304

    muratakin
    Katılımcı

    Benim anlatacaklarım yapım ve kullanım öncesi hazırlıkların küçük ayrıntıları olacak:
    Ali Şekerli Beyin anlattıklarının arasına sıkıştırılacak bir kaç kısa bilgiyi daha öncede yazmıştım.

    1 – Ana yüksük yapımında kullanılan ağaç kalem torna edilirken yonga talaş yerine toz talaş çıkaran ve yüzeyi iyi parlatılan ağaç olmalı. Kolay bulunabilen gürgen veya en uygunu elma ağacı olmalı.

    2 – Yüksük yapımında arıların kendi yaptıkları balmumlarını eritip kullanalım. Buda arıların dalak dediğimiz kendi beyaz petekleri ile çerçeve üzerindeki çıkıntı mumlardır.

    3 – Birkaç defa erimiş mum yerine elden geldiğince taze balmumu kullanmalı.

    4 – Kalemin mum sıvanan bölümünün ucu bombeli uç bölümü 8,5 mm üst bölümü 9 mm olmalı ve yaklaşık daldırma boyu 10 mm olmalı. Konik olması yüksüğün çıkışı kolaylaşır, birde 8,5 mm ölçüsünü arılar severek işlerler.
    Kurşun kalemle yapılırsa uygun olmaz çünkü kurşun kalem çapı 8 mm civarındadır.
    Plastik kalem de pek uygun değil, ağaçla balmumumun ısıl genleşmesi farklı olduğundan ağaçtan yapılmış ana arı yüksük kaleminden yüksük kolay ayrılabiliyor.

    5 – Kalem soğutma suyunun içine belli oranda bal katılıp ballı suyla soğutulursa, bu ballı suyla bulaşık yüksükler kovana konulunca arılar hemen sararlar.

    6 – Arı ve kovan kokusunun yüksüklere sinmesi için bir gün önce çerçeveye taktığımız boş yüksükleri arılı çerçevelerin ortasına koymalıyız

    Aşılama ortamı ve aşılama yapımı bazı sitelerde zaten var, ben ön hazırlıklarından aklıma gelenleri yazdım.

    Ali Beyin yazdıklarının üzerine daha çok bir şey yazılacağını sanmıyorum.

    Daha küçük ayrıntılarda vardır ama aklıma gelmedi bu ayrıntıların başarı oranını artıracağını sanıyorum.
    Önümüzdeki baharda yapacaklara başarılar dilerim

  • #10689

    alicik
    Katılımcı

    İnşallah 2009 yılı anaarı üretiminde sorun yaşanmayacak.Son iki senede iyice piştik diyebilirim.Mutlaka eksiklerimiz vardır ama ilerleyen zamanda buda geçer.Zaten ben bu işi bilirim eksiğim kalmadı diyendende hayır gelmez.Bu tip kişiler öğrenimlerine kepenk kapayanlardır.Ölene kadar öğrenmeye açık olmalıyız. Bir blogu anaarı üretimine ayırdım.Nedeni ise bloglarda aranılan bilgileri bulmak zor.Bu blogda sadece anaarı üretimiyle alakalı bilgiler olacak.Arandığında bulunsun.
    Filim ve resimlerle konular desteklendi.

    http://anaariuretmek.blogspot.com/

    Ali Türk

    http://bengittim.blogspot.com/

  • #11222

    Kutup Yildizi
    Katılımcı

    Kış boyunca Yatınız Yeter artık anaları degıstırmek yenılerinı üretme zamanı geliyor surda kaldı ortalama 1-2 ay yerine bağlı olarak mart ayının 15 den sonra iş çok Ana üretim konusuna yönelin 8-9 ay once yapılan tartısmayı neden sımdı gundeme getirdin demezsınız umarım

  • #11272

    abadile
    Katılımcı

    Yukarıdaki faydalı bilgileri ekleyen değerli üstadlarıma teşekkür ediyor selam ve saygılarımı sunuyorum.Ürününüz bol, kazancınız bereketli olsun.

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.