Home › Forumlar › ARICILIK › Arıcılıkta Mevsimsel Çalışmalar › KAFESTEKİ ANA ARI NE ZAMAN SERBEST BIRAKILMAZ !
Bu konu 10 yanıt ve 8 izleyen içeriyor ve en son SIVASI tarafından 16 yıl 10 ay önce tarihinde güncellendi.
-
YazarYazılar
-
10 Ağustos 2009: 08:22 #6805
KAFESTEKİ ANA ARI NE ZAMAN SERBEST BIRAKILMAZ !
Teknik arıcılıkta ana arıların ikinci yılın sonunda değiştirilmesi, bu işlemin bal döneminden sonra yumurtlayan bir ana verilerek yapılması tavsiye edilir.
Geçen yıllarda yeterince bölme ve oğul arısı elde ettiğimden yaşlı analara yaşama hakkı vermeye devam ettim. Bu yıl ben de Artvin’den Kafkas melezi getirterek yaşlı anaları değişmek istedim. Bir amacım da akrabalı yetiştirmenin önüne geçmek, arılığıma taze kan vermekti.
Öncelikle ana arıları yolculuk yaptıkları kafeslerden çıkararak tek başlarına tel kafeslere yerleştirdim.
Ana arıları güçlü kolonilere direk vermek yerine üç bölmeli kovanıma ikişer çıtalık bölmeler yaptım. Güçlü kovanının bir metre uzağına yerleştirdim. Tarlacı arılar eski kovanlarına döndüler. Bir saat sonra ana arı kafeslerini çıtaların arasına yerleştirdim.
İkinci gecenin sonunda ana arıları serbest bıraktım. Birkaç saat sonra çıtaları araladığımda yumak haline gelmiş arıları gördüm. Geçen yıllarda da ana arıların yüksüklerden çıkmasını takip eden günlerde benzer davranış sergilediklerini görmüştüm. Bu davranış ananın kabullenildiğini gösteren bir davranıştır. Gol atan futbolcunun üzerine çullanan futbolcuların durumuna benzetiyorum. Sevinçten ne yapacaklarını bilemiyorlardı.
Analardan bir tanesini güçlü kovanın yanında yaptığım bölmeye vermek istedim. 6+3 şeklinde bölünmüş arasında sinek teli bulunan bölme tahtası da bulunan kovanın üç çıtalık bölümünde ana arıyı kafes içerisinde iki gün bıraktım. İkinci günün sonunda tarlacılarının büyük bölümü altı çıtalık bölüme geçmişti. Yandaki girişten çalışan bölmedeki arılar ana arıyı kabullenileceğe benziyordu. Örtü bezinin açılmasından istifade eden birkaç tarlacı birden kafese saldırdı. Adeta parçalayacakmış gibi sarıldılar iğnelerini anaya ulaştırmaya çalışıyorlardı. Balını aldığımız kovanlardan çıkan sinirli arıların eldivenimizi ve maskemizi sokma hareketine benziyordu. Çok sayıda azılı suçluyu yakalayarak hapse tıkmış, sonunda oyuna getirilerek suçlularla aynı hapishaneye getirilmiş bir polise (Tango ve Keş) suçluların davrandığı gibi davranıyorlardı. Ana arının zarar görmemesi için bir başka iki çıtalık bölmeye vermek zorunda kaldım.
Bazı arkadaşlarımızın ana arının sıkıştırılmasından kasıtları bu ikinci durum ise ana arıyı serbest bırakmamalarını tavsiye ederim. Koloni yeni yüksük yapmamış, yalancı ana olduğuna dair yumurtalar da yoksa, arılar kafese iğnelerini batırmaya çalışmıyorsa, tersine göğüslerini kafese sıkıca bastırıyorlarsa ana arı kabul edilecek demektir. Serbest bırakıldığında da top şeklini almalarından, salkım oluşturmalarından, sarılmalarından korkulmamalıdır.
-
10 Ağustos 2009: 09:11 #11582
sayın sivasi burada çok yanlış tesbitleriniz var orada gol atmak benzetmenizin devamındaki sevinç anayı kabul etmekten ziyade o kovanınızın içinde anayı kabul edenlerin oranı kabul etmeyenlere yakın yani bir devalasyon arbede yaşanmakta.
O olayı gözlemlediğinizde müdahalede bulunmassanız o anayı kaybetmeyi göze almış olmalısınız. Eğer biraz geç müdahele ederseniz, ana arının kanatları kemirilir, uçma yeteneğini kaybeder. Bacakları kırılır, yürüme yeteneğini kaybeder. Ardından beli kırılır ve biraz taban tahtasında çırpındıktan sonra canı çıkar ve dışarı çekilmeye hizmetlileri bekler, tabii ölü olarak.
Şimdi sizin orada yapmanız gereken kesinlikle eski anaları görme şansına erişmiş ihtiyarları kovandan bütünüyele temizlemek artık nası yaparsınız bilemem.
Kalan genç arılara yumurta ve larvanın vede ana memesinin olmadığı kovana, anayı isterseniz kafeste, isterseniz farklı tekniklerle verebilir yada o kovandaki arıları anaya alıştırabilirsiniz. -
11 Ağustos 2009: 07:18 #11584
“sayın sivasi burada çok yanlış tesbitleriniz var orada gol atmak benzetmenizin devamındaki sevinç anayı kabul etmekten ziyade o kovanınızın içinde anayı kabul edenlerin oranı kabul etmeyenlere yakın yani bir devalasyon arbede yaşanmakta.”
Ertuğrul beye katılıyorum.Bu yıl sevinç yumağı diye düşündüğüm için müdahale etmediğim üç ana kaybettim, üstelik analar yumurtluyordu. Ana kabul ettirmekte %100 başarılı bir yöntem yok sanırım.
-
11 Ağustos 2009: 07:44 #11585
Bana göre de sevinç yumağı değil ölüm yumağıdır o.
Yeni ana verilmiş kovanı bir müddet rahatsız etmemek gerek, kovanda rahatlıkla kabul edildiğini gösteren davranış, ana arıyı sıkıştırmadan gezmesine izin verilmesidir.
-
11 Ağustos 2009: 12:32 #11586
OĞUL KOKUSU OLUŞTURMA DAVRANIŞI
2006 yılından itibaren üç ayrı yönden girişi olan dört ayrı kovanda kendi analarımı üretiyorum. Genelde iki- üç çıtalık bölmeler yapıyorum. Yüksüklerin sayısını ve yerlerini çıta üzerine işaretliyorum. Açılan memeleri gördüğümde ana arıyı mutlaka gözümle görmeye çalışıyorum. Sakat doğumları tespit ettiğimde anayı imha ederek başka bir ananın çıkmasına müsaade ediyorum. İki- üç çıta üzerinde bu gözlemleri yapmak çok kolay oluyor.
2008 yılında kullandığım ruşet kovanlarda işçi arı silkeledikten birkaç saat sonra girişlerden bıraktığım yeni doğmuş anaların da benzer şekilde kabul edildiğini tahmin ediyorum. Ananın kabulünün bir belirtisi de mum örmüş olmaları.
Benim bahsettiğim durum oğul olarak dala konan arıların da yaptığı ana arının kokusunun tüm koloniye bulaştırılmaya çalıştırılması davranışıdır. Birden fazla oğul çıksa dahi oluşan bu kokudan dolayı yerleştirildikleri kovanı rahatça bulabiliyorlar.
Ana yüksüğünden çıkan genç analar birkaç gün diğer işçi arılar gibi geziyor alternatif ana ihtimali kalmayınca ya da işçiler tarafından benimsenince işçi arılar benzer hareketler yapıyorlar. Genelde iki çıta arasında salkım oluşuyor. Biz ana arının durumunu merak ederek açtığımızda da salkımdan kopan, top şeklini alan arıları, ana arı ile birlikte kovan tabanına düşürebiliyoruz.
Yeterince gözlem yapmamış olan arkadaşlarımız bu davranışı ana arının imha edilme çalışması olarak algılayabiliyorlar. Hâlbuki ana imha edilecek olsaydı kafesten kendi ellerimle serbest bıraktığım dakikalarda bu iş biterdi.
Kafkas melezlerinin durumuna dönersek:
Bir tanesi yol yorgunu idi kafesten serbest bırakmadan önce ölmüştü.
Cumartesi günü serbest bıraktığım dört anadan bir tanesini bulamadım. Üç tanesi yumurta atarak dolaşmaya devam ediyor. Yumurtlayan analardan biri, birkaç saat sonra gördüğüm, işçi arılarla sarmaş dolaş olan ana arı idi. Dün akşam kontrol ettim. Bütün uzuvları yerli yerinde duruyor. -
13 Ağustos 2009: 12:52 #11589
Hayırlı günler arıcı dostları: Bende bu konu hakkında edinmiş olduğum tecrübeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bu sene MACAHEL (Tema) ve Trabzondan getirttiğim damızlık saf kafkas ana arılarını arkadaştan edindiğim tecrübe ile çok basit bir şekilde verdim ve çokta başarılı olduğum.
Eski kovandan almış olduğum 4 çıta arıyı hemen yanına böldüm. Tarlacılar o gün için yeni konavı terk ediyor. Bir gün sonra ana arıyı kafesi ile birlikte iki çıta arasına üstten sıkışacak şekilde kovana yerleştiriyorum. Ertesi gün ana arıyı kontrol ediyorum. Eğer kovan içerisindeki işçi arılar kafesteki anayı beslemeye başlamış ise anayı kafesten çıkartıp kovana salıyorum. 10-15 dakika sonra yeniden kontrol ediyorum. Eğer bir sıkıntı yoksa (büyük ihtimalde olmuyor) o gün içinde yada ertesi günü yumurta atıyor.
Ancak bu işlemi yaparken kafes içerisindeki işçi arıları kafes içerisinden çıkartıyor, sadece ana arıyı bırakıyorum. O şekilde veriyorum.
-
14 Ağustos 2009: 00:43 #11591
SİVASİ yazan:
Quote:Benim bahsettiğim durum oğul olarak dala konan arıların da yaptığı ana arının kokusunun tüm koloniye bulaştırılmaya çalıştırılması davranışıdır. Birden fazla oğul çıksa dahi oluşan bu kokudan dolayı yerleştirildikleri kovanı rahatça bulabiliyorlar.quote]Sayın SİVASİ, yazı fazla uzamasın demiş olmalı. Ben de şöyle bir ek yapmak istiyorum:
Kovanda, kolonide ana yoktu, ana arı kokusu da yoktu, aile mahsundu.:unsure: :huh: :dry:
Verilen anayı benimseyen işçiler onu beslediler. Ana arı da onlara kendini tanıtacak kokulu maddelerini (feromonlarını) vermeye başladı.
Bunları bir an önce almak ve tüm koloniye dağıtarak, “artık bizim de iyi bir anamız var” diye müjde vermek isteyen işçiler, ana arının etrafına üşüştüler.

Ben böyle bir olayı görmemiş olsam da bu şekilde yorumluyorum.
Neden görmediğime gelince: Koloniye kafesten ana verme uygulamasını sadece bir kez yaptım ve ana arının, kafesten işçiler tarafından çıkarılmasına yetecek zamanım vardı.
“Ana arı bir an önce çıksa da görevine başlasa” diye bir acelem yoktu. Ben kontrol ederken de ana arı, çoktan koloninin vazgeçilmez bir bireyi olmuştu.Bilmiyorum, Sayın SİVASİ, Sayın Kırşehirli ve benzer uygulama yapan arkadaşların başka gerekçeleri var mı; ana arının kafesten çıkmasını yada çıkarılmasını başka hangi nedenlerle beklemezler?
Tüm arıcılara selamlar…
-
14 Ağustos 2009: 17:44 #11592
Kafesteki ananın arılar tarafından nasıl kabul edilir ? bak bunu bilen varsa anlından öpeceğim.
Arıyı anasız koyverirsin kafesle anayı arasına koyarsın 4,5 gün bekletirsin ve salarsın bir bakarsın kabul etmişler ana gezerken önünden açiliyor buyur geç diyor , birde bakarsın tersi olur anaya saldırırlar yok etmeye üğraşırlar.
Ana vermek için tarlacı arılardan ayırırsın ama yine başarısız olursun.
Birde hiç bekletmeden anayı alır üzerine hafıfçe tükürür salarsın beklersinki saldıracaklar diye hiç birşey olmaz anayı kabul ederler.
Benım anladığım ana kabulu için gereken şeyleri yapacağız ama başarılı olma şansimiz hiçbir zaman yüzde yüz deyil dır.on anadan sekızı kabul ettirebilmişsek bence başarılıyız. -
14 Ağustos 2009: 19:24 #11593
Anlattığınız bu durumu her kolonide gözlemleyemezsiniz. bunlar ancak kendi anasını yapma yeteneğini kaybetmiş, bununla birlikte sahte anaya henüz kovan içinde karar kılınıp otorite kazanmadığı anda bu işlem gerçekleşmiş olmalı.
Burada şuna dikkat etmek istiyorum, bu işte benim felsem kabul ettiğim bir hipotez var. oda şu; zamanlama çok önemli, bu sadece kovan içi koşulları ile ilgili bir durum olarak değerlendirmeyin. kovan dışı koşullar içinde geçerli bütün olumlu yanlar ve baskılar o yönde artınca anayı hemen salıverseniz de kabul kararı verilir, günlerce kovan içinde bekletince de sonuç kovandan kabul kararı çıkabilir. konunun özü zamanlama denilebilir.
Keşke imkanım olsa da bu tezi ıspatlayabilsem. Ancak bu öyle bir süreç ki! kovandaki nufusla ters orantılı mı? doğru orantılı mı? kovan nufusuna bağlı mı? nedir bu durum diyeceksiniz? bu durum ana arının kaybedildiği yada anasızlığın sinyallerinin kovandaki bütün bireylere ulaştırılıp bu iletişimden kaç dakika yada ne kadar zaman sonra verilen anaların kabulleri %100 en yakın oluyor. bu kesinlik kazanan bir bilgiye ulaştığımızda yeni kapılar kendiliğinden açılacaktır görüşündeyim. -
17 Ağustos 2009: 11:29 #11595
Dünyadaki hiç bir arı kolonisi diğerine eşit değildir.
Bu yüzden felsefe / tez veya hipotezler kesin başarı sağlayamazlar.
-
17 Ağustos 2009: 12:53 #11596
TEL KAFES
Mcsumer rumuzlu arkadaşımız neden kafesten kendiniz bırakma ihtiyacı duyuyorsunuz da kendiliğinden çıkmasını beklemiyorsunuz demişti. Ben ana arıyı nakliye kafesiyle vermeyi tercih etmiyorum. Arı mevcudu az olan kolonilerde bir de kekin sertleşmesi sonucu ananın çıkarılamadığını arkadaşlarımın arılarında görmüştüm.
Bunun yerine alüminyum sinek telinden, işaret parmağımın sığacağı kalınlık ve derinlikte kafes yapıyorum. Birleştirme noktalarını ve açık bıraktığım bölümü sıcak silikonla yapıştırıyorum. Açık kalan kısımdaki tel uçlarının silikonla yapıştırılması ana arının zarar görmemesi için gerekli.
Satın aldığımda, nakliye kafesindeki arıların tamamını yerde örtü serili bir odada serbest bırakıyorum. Ana arıyı, kendi yaptığım kafese yerleştirdikten sonra giriş kısmını katlamak suretiyle kapatıyorum. Yavrulu iki çıta arısına, üstten görülebilecek şekilde yerleştiriyorum. İkinci gecenin sonunda ana arıyı serbest bırakıyorum. Ben müdahale etmediğim takdirde ana arı çıkamayacaktır. İstenirse ikinci gecenin sonunda girişe tırnak kadar kek tıkandıktan sonra da ana arının işçi arılar tarafından çıkarılmaları beklenebilir.
Yaşlı anaların değiştirilmesi sırasında bu kafesler çok işe yarıyor. Murat AKIN Beyden öğrendiğim bir yöntemi uyguluyorum. Yaşlı anayı yakalayıp kafese alıyorum. Genç ve yumurtlayan anayı da aynı şekilde kafes içerisinde birbirine yakın olarak yerleştiriyorum. İkinci gecenin sonunda iki kafesinde ana arının görülmesini dahi engelleyecek miktarda arı tarafından sarıldığını görmüştüm. Yaşlı anayı aldıktan bir saat kadar sonra genç anayı serbest bırakıyorum.
Arkadaşlarımızın da açıkladığı gibi mükemmel sonuçlar almak çok zor. Sonuçta bizim dışımızda da olaya etki eden göremediğimiz, fark edemediğimiz etkenler olabilir. Bu işte ustalaşıncaya kadar kendi yetiştirdiğimiz analarla denemeler yapmakta yarar var. Avuç dolusu para harcadığımız damızlık analarımızın ölmesi kesemize de dokunacaktır.
-
YazarYazılar
Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi