İkinci derece önemli arıcılık gereçleri

Home Forumlar ARICILIK Arıcılık Ekipmanları İkinci derece önemli arıcılık gereçleri

Bu konu 4 yanıt ve 3 izleyen içeriyor ve en son  egehan tarafından 17 yıl 4 ay önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #6524

    muratakin
    Katılımcı

    Arıcılıkta kullanılan ikinci derece önemli yardımcı gereçlerin bazılarını sıralarsak:
    Bu gereçler arıcılık aletlerinin yanında bulunması gerekli malzemeler aynı zamanda yardımcı gereçler olarak kabul edebiliriz.

    İSPİRTO: kovan bakımlarında ve taşımalar anında arıcının ellerine ve üstüne yapışan propolislerin çıkarılmasına yarar. Propolisler sabunla, suyla veya kazıyıcı bir malzemeyle çıkarılmazlar ama bir kaşık ispirtoyla çok kolay çıkarılır.
    Aynı zamanda kovan içine az bir ateş yakıp dezenfeksiyonu yapılmak istenildiğinde, bazen de körük içine konulan yakıtın tutuşturulmasında kullanılabilir.
    Arılıkta ağzı iyi kapalı bir şişe içinde ispirto bulundurulur.

    SİRKE: eski yıllardan kalmış üzüm sirkesi eldivensiz çalışan arıcıların ellerini çok sokulmasını önler. Arı zehirine karşı ağrı gidericidir. Diğer sirkeler aynı işi yapmamaktadırlar.
    Çalışmaya başlamadan ellere sirke sürülürse sirkenin ıslaklığı ve kokusu uçuncaya kadar arılar pek sokma işini yapmazlar.

    ÇAMAŞIR SODALI SU: Asıl en önemli olan budur. Eğer arılarda bulaşıcı hastalık korkusu varsa hatta olmasa bile üç beş kovanda bir ellerimizi ve arıcılık gereçlerini yıkamalıyız eğer hastalık daha kesinse hasta kovanı en sona bırakıp yıkama işlemini iyi yapmalıyız. Daha doğrusu ateşe dayanıklı olmayan gereçlerin dezenfeksiyonunda kullanılır, gereçler bu suyla yıkanır veya silinir.
    Bu karışımı yapmak için ağzı kapanabilen bir şişe içine onda bir oranında çamaşır sodası konulur üzerine su dökülüp çalkalanıp eritilir, istenirse daha çok soda konulabilir.

    PÜRMÜZ: küçük bir tüple gazla çalışan pürmüz kullanılır. Ateşe dayanıklı gereçleri alevden geçirerek dezefeksiyonunda kullanılır.
    Erken baharda uygun bir günde kovan içinde arılar çerçeveleriyle birlikte yeni bir kovana alınır, o kovan içinde bulunan küf, mantar, Zararlı bakteriler, kovan içindeki güve kelebeklerinin kurtçuk ve yumurtaları. Diğer zararlıların yakılıp temizlenmesi için kullanılır. Aynı zamanda kovan içinde bulunan nem de giderilir, aynı zamanda mum ve propolis artıkları kazınır.

    Birde kesin olarak tek bir çeşit malzeme olmadığından ve bazılarının da sakıncalı olduğundan adını belirtmeden yazalım. Yağmalama anında kovan uçma deliğine sıkıştırılan veya sürülen bazı gereçler.

    Bunlara her nekadar ikinci derece gereçler dediysek aslında birinci derece önemli gereçler olarak görüyorum.

    Saygılar.

  • #11148

    demet
    Katılımcı

    Benim arılığımda kapaklı bir kutu var.Arı ailelerini açtığınızda size yardım edecek kimse olmadığı için ihtiyaç duyduğunuz bütün malzemeler yanı başınızda olmalı.
    Bende zamana ve duruma göre eksikliğini hissettiğim şeyleri bunun içine atıyorum. Çeyiz sandığına benziyor diyebiliriz içinde yok yok!

    Bu kutu içinde her zaman bulunan önemli araç gereçleri yazayım:
    Bir tıbbi penset ( Büyük cımbız.Elimin ulaşamadığı yerlere müdahale etmek için kullanıyorum)
    Camcı çekici, kerpeten ,pense,çivi( çerçevelerde zaman zaman yerinden çıkan çivileri çakmak yada çekmek için, kopan ve çıkan telleri kesmek için)

    Kapaklı temiz bir yoğurt kutusu( çerçevelerin üzerinde ve yanında çıkıntı yapan ballı parçaları kesip; arılara kokuyu duyurmadan içine koyup; temiz şekilde saklamak için)
    Poşet (mum parçalarını içine toplamak için)
    Mezura, kağıt kalem (bir şeyi ölçmek biçmek gerekirse diye; neme lazım)
    Fısfıs içinde gülsuyu( arıların birbirini kabul etmelerini istediğimizde kullanmak için)

    Dal makası( oğulun konduğu dalı kesmek için)
    Temiz örtüler(benim kovanların üzerinde örtü tahtası var, özellikle katlı oldukları dönemde; bir katı kenara indirince arılar huysuzluk yapmaya ve dağılmaya başlıyorlar.O an için kontrol etmediğimiz katın üstünü bezle örterek hem arıların hem yavruların güneşten etkilenmesini engelliyor ; hem de yağma riskini bir miktar düşürmüş oluyoruz)

    Çakmak(Sigara içmediğimiz için yanımızda çakmak olmaz, bu yüzden kutunun içinde mutlaka dolu bir çakmak bulunur ki körüğü yakabilelim, yoksa izciler gibi ateş yakmak zorunda kalırız ..ki bunu da beceremeyeceğimiz için körüğü yakamayız!!!)
    Körüğü tutuşturmak için kuru ot, karton vs.
    2,5 litre su( nereye isterseniz onun için kullanılabilir, örtü bezlerini ıslayabilirsiniz,elinizi, demiri yıkayabilirsiniz,bizzat içebilirsiniz ki yazın çok sıcak oluyor tavsiye etmem)

    Körük ve arıcı el demirini hiç yazmıyorum.
    Şimdi aklıma geldi birde kovan girişlerini acil durumda tıkamak için uygun tahta parçaları da sandığımın içinde mevcuttur!!! Dediğim gibi arıcının çeyiz sandığı. Evet şimdilik aklıma gelenler bunlar!

    Murat bey;size de bir sorum var. Ben eldivensiz arıları açamıyorum ama günün birinde açarsam diyorum; yıllanmış üzüm sirkesi kullanmamız şart mı? Sirke şişesinin kapağını açık bıraksak birkaç vakitte sirke; kokusunu ve keskinliğini kaybedip “eski sirke” haline gelmez mi?
    Birde neden taze sirke aynı işi yapmıyor!

  • #11149

    muratakin
    Katılımcı

    Demet Hanım soru sormuş cevap yazalım :

    Arıcılığa yeni başlayanlar hemen gidip tam takım düzerler. Hemde en önce maske eldiven alırlar, maskeyi dükkan da giyerler, arı girecek yer var mı diye bakarlar, eldiveni giyerler derisi kalın mı kolçakları uzun mu diye bakarlar, arı bakarken giymek için pantolon da sorarlar, sonrada körük ve diğer arıcılık gereçlerini alırlar çizmede giyip astronot gibi giyinirler.

    Deneyimler arttıkça bazı gereçleri kenara atarlar.

    Şimdi ilkokula başlayan çıtı pıtı birini düşünün; okula başlarken bütün kitap ve defterleri, önlüğü, yakası, su içme matarası,kalemler, boya kalemleri daha neler neler. Ama yıl sonunda bunun kaçı kalır hele birde yaramaz bir çocuksa.

    Orta okulda başka, lisede başka sonrada M.Y.O. ya gittiniz orada daha başka
    Bir tükenmez kalem, bir defter, belki bir kitap işte giderken yanınıza aldıklarınız.

    Demet Hanım böyle değil mi?

    Arıcılık yaparken zaman geçtikçe böyle olacak fırtınaya yakalanmış gemi gibi bazı fazlalıkları atacaksınız, ama yinede maskeyi atacak babayiğit azdır.

    Maske, körük ve el demiri olmazsa olmazlardır.
    Arıcılar genelde birkaç kovanını gereçleri ve gıda maddelerini koymak için ayırırlar.

    Çevre korumacı olan birisinin birkaç arı için bir dalın kesilmesine anlam veremedim, onun için bende dal kesmek için makas yok cımbızlar dışında hepsi var gibi.

    Demet Hanım bu yazdığınız gereçleri ben unutmuştum çok iyi olmuş.

    Gelelim sirkeye : kapalı bir kap içine konulan tatlı meyve suları şaraba dönüşür, eğer kabın ağzı açık olursa sirkeye dönüşür. Bir parantez açarsak baldan da iyi sirke olur tadı da çok güzeldir.

    Neden eski yazdım: bir gün kıra yarım şişe eski üzüm sirkesi götürdüm kullandım arılardan etkilenmedim. Sirke bitti ertesi hafta elma sirkesi götürdüm, arılar etkilenmediler bile işte canımı yakarak denemesini yaptım.

    Saygılar.

  • #11150

    demet
    Katılımcı

    El insaf hocam ! Üniversiteye giderken yanımıza matara alacak halimiz yoktu herhalde. Birde yanına beslenme alırsak? Eyvahlar olsun.

    Ben arılıktaki alet kutumu seviyorum; içinde şu an atmayı düşündüğüm gereksiz bir şey yok. Unutmuşum bir arkadaş hatırlattı; kutuda güzel bir maket bıçağım da var ,köpükleri falan kesmek için kullanıyorum!

    Gereksiz sanılan cımbızlar değil! Bir tane penset’im var o kadar (ben anlaşılsın diye büyük cımbız dedim) Başkaları da bir elinde cımbız bir elinde ayna sanacak; yanlış anlaşılacak.
    Dal makası da kesse kesse serçe parmağım kadar dalı keser. Yoksa doğayı seven yeşil ağacı kesmez haklısınız!!!

    Baldan sirke yapımını forumda bir gün anlatırsanız; bizde öğrenmiş oluruz.
    Hürmetler.

  • #11151

    egehan
    Katılımcı

    Bu öncelik derecesini kim veriyor acaba?

    Bende de bir çanta var. İçinde bir tek ben yokum.

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.