gezgin arıcılık döngüsü

Home Forumlar ARICILIK Genel Arıcılık gezgin arıcılık döngüsü

Bu konu 8 yanıt ve 6 izleyen içeriyor ve en son  muratakin tarafından 18 yıl 6 ay önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #6803

    mimkemal
    Katılımcı

    Değerli arkadaşlarım
    Ben arıcılığı 21 yıldır yapmama rağmen, emekli olunca 4 yıldır gezgin arıcılık yapmaktayım.
    Bizim buranın arıcısı (İzmir-Torbalı) Uşak Afyon Kütahya civarına mayıs içinde gider, temmuz içinde pamuk için geri döner. Agustos sonu yada eylül başı çama girer . Kimisi Hiç pamuğa uğramadan yayladan direk çama gelmeyi uygun bulur.
    Ve bu döngü çoğu zaman hüsran olduğu halde denenir
    Sohpetlerde 10 yılda bir alınan bal anlatıla anlatıla bitmez.
    İnternette gezerken sadece http://kapidagaricilik.blogcu.com/ adresinde bir meslektaşımızın nasıl bir döngü izlediğini yazdığını gördüm.
    Bizler bu konudaki deneyimlerimizi paylaşmak istemiyormuyuz? Sanırım gittiğimiz yöreye başka arıcı gelmesini istemiyoruz. Bunu anlıyorum ama köy adı vermeden sadece il ve ilçe söylenerek te birbirimize çok yardımcı olup fikir verebiliriz.
    Bu konuda bize flora harıtası fikir veriyor ancak onun hazırlanmasında emeği geçenlerle tesadüfen irtibata geçince güvenim sarsıldı.
    Teşekkürler ,selamlar.

  • #9375

    ariciahmet
    Katılımcı

    iyi günler15 gündur siteye giriyorum bir konu görünce içimdeki dertler tepleşiyor.Anladiğim kadar sizlerin gezgin arıcılıktan sorununuz bal verimi,bida rizeli gezgin arıcıların derdini biliyormusunuz,aranızda okumuş yazmıs arkadaşlar var belki çare bulur.birinci konu.biz rizeli arıcılar artvın ardahan vilayetine komşu olmamıza rağmen arı götüremeyiz,kafkas ırkının saf kalması için miiiş.tamamda ırkı dar bir bölgede geliştirirsin çoruh vadısı ilkbaharda yavru atmaya elverişli bölge bizler martta çoruh vadisine oradanda erzuruma çıkıyorduk.şimdi yasak.ikinci konu kaçkarlara orman gülune arı götürüyorduk, özür dilerim tam diyemiyeceğimbizim arılarımız koskoca dağlarun –flore flore- mi nesini bozuyormuş konu mahkemede imiş rize arıcılar bırlığı başkanının dediğine göre mahkeme kararı kesinleşmiş alsana bir yasak daha.şimdi herhalde nekadar rahatsınız bizlere göre anlayın Allaha emanet olun.

  • #9381

    alicik
    Katılımcı

    Arıcı Ahmet abi,yakında tüm Türkiye’yi izole bölge yapacak,Ahmet inci adaşın.Oralar yetmedi,ülkenin tammamını izole edelim olsun bitsin.

    Maçahel eger gerçekten,piyasaya anlattıklarını yapsaydı bu sıkıntılara gerek kalmayacaktı.Bunlar ne anlatıyor diyorlarki biz ıslah yaptık,ıslah yaptıysan suni tohumlamanda var,saf hat sendeyse,hatıtlarını tuttuysan,gerisi boş.O arıları ırkını bozmanız bence imkansız.

    Nasıl derseniz gene iş papaza dayandı.Bu papaz ürettigi bekfast arısını izole bölgedemi ürettiki,hayır.Suni döllemeyle bir ırk oluşturdu bu ırkın kaç hattı varsa elinde,tutularak,kaç senedir satıyor satıyor bitiremiyor,git yanınada o ırkı boz bakayım bozabiliyormusun.Islah o işte.Ahmet İnci ıslah yaptım diye hem çevredeki arıcılara zarar veriyor hemde herkesi uyuttu.Oradaki arıları doğal haliyle üretip ana satıyor.

    Islah edilmiş inekleriniz oldu diyelim ahırda.Bunların süt verimi 3 aşagı 5 yukarı aynı olur.Yani biri 100 kilo süt verirse yanındaki 95 verir,onun yanındakide 105 kilo verir.Yani bir ortalama olur ortada.Adam ahırdaki inekleri gösterdi Bursada dediki bakın şu inekten 108 kilo bal aldık,diger inekleri neden anlatmıyorki bu adam.? herkese iyi akşamlar ninni lazımmı ninni:S

  • #9385

    demet
    Katılımcı

    Bal arılarının yaşam tarzı ticari olarak bakılan evcil hayvanlara göre çok farklı. Diğerlerinin önüne yeterli besin koyunca, iyi bir barınak yapınca sorun kalmıyor. Dizinizin dibinde gözünüzün önünde yaşamaya ve gelir vermeye devam ediyor. Ama arılar öyle değil! Her daim çiçekli, bal akışı olan bir düzen istiyor. Verim almak içinde gezdirmek gerekiyor.

    (Bana kalsa benimkileri bacaklarından bağlıycam gezmesinler diye ama mümkün değil. Gitme dediğim yere gidiyorlar, konma dediğim ağaca konuyorlar. Sinir oluyorum; üzerlerinde hakimiyet kuramıyorum diye !)

    Neyse ; arıları gezdirme konusuna ve güzergahlara dönecek olursak bu yaz muhabbeti geçmişti.
    “Arıcı abim yıllardır dostluğu olan bir arkadaşınla küsüşmüş. Hayırdır, sebep nedir ? diye sordum. Abimiz baharda kovanlarını başka bir yere götürüyor. Bu arkadaşı da bir miktar kovan edinmiş. Benim arıları da senin olduğun yere götürebilir miyiz? diyor. Olur, diyor abimiz. Buraya kadar sorun yok. Arıları taşıyorlar. Bölge saklı bir bölge. (Anlaşılan abimiz keşfetmiş bu bölgeyi )
    Bahar geçiyor, balı falan alıyorlar. Atmosfer süper! Bu sırada bir gün ,bir gidip bakıyor arılara ,arkadaşı kendi arılarını ona haber vermeden taşımış. Allah Allah dedim, bunda ne sorun olabilir nihayetinde kendi arılarını taşımış?

    Sorun şuymuş efendim: Saklı bölge dedim ya! Arıları taşımak için araya yabancı nakliyeciler girince; ister istemez bu bölgeyi görmüşler ve bunu yaymışlar. Kısa zamanda yakınlara arıcılar gelmiş. Bu durumda ister istemez bölgenin tadı kaçmış. Abimiz bu duruma çok kırılmış. Çünkü arkadaşına güvenmiş.

    İçimden bir ses şöyle dedi;
    Eğer özel mülk değilse; her birey çayırlardan meralardan belirli kurallar çerçevesinde faydalanabilir. Kimsenin babasının malı değil ya! Saklı bölgeyse saklı bölge. Ne yapalım yani. Bunda alınacak darılacak ne var ? Herkes nasibini yer.

    İçimdeki diğer bir seste şöyle dedi:
    Eğer bu bölgeyi ben bulsaydım ve bunlarda benim arılarım olsaydı; bölgemi kimseyle paylaşmazdım. (arkadaşımla bile paylaşmazdım)

    Bunların ikisini de söyleyen benim.İşte insan tabiatı bu; sürekli gelgitler yaşıyoruz. Umarım orta yolu buluruz ve dilerim abimiz de en kısa zamanda küslüğü sona erdirir ve yeniden arkadaş olurlar.

  • #9386

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Arıcıların kendi güzergahlarını saklamaları ve yakın çevrelerinde başka arıcıların bulunmasından rahatsız olmalarının insani nedenleri dışında, teknik nedenleri de var. Kısaca sayarsak:

    1) Bazı bölgelerde kilometrekarede bulunan kovan sayısı oldukça yüksek. Arı yoğunluğunun aşırı olduğu bölgelerde flora paylaşımı yüzünden verim düşüyor. Bugün arıcılık kanunumuz olmadığı için, bu konuda da bir düzenleme yok. Arı yerleşimleri bir plan dahilinde yapılmadığı için bazı bölgelerde aşırı yoğunluk var bazı bölgelerde hiç arı yok.

    Kendine yeni bir yer bulan arıcı, bunu diğerleriyle paylaşmamayı tercih ediyor.

    2) Yine malesef gezginci arıcıların hepsinin elinde Hastalıktan Ari Belgesi bulunsa bile, bunun gerçekte böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Bir çok arılıkta varroa yoğunluğu yüksek ve yavru çürüklüğü hastalıkları mevcut.

    Bu yüzden bireysel olarak siz ne kadar dikkat ederseniz edin, arılarınızın uçuş mesafesinde olan ve yeterli mücadele yapılmayan bir arılık, sizin arılarınız için sürekli bir hastalık kaynağı olur.

    Bu yüzden arıcılar kendi denetimleri altında olmayan ve ortak hareket edemeyecekleri başka arılıkların kendilerine yakın olmasını istemiyor.

    3) Bal sağımından sonra bazı arıcılar gıda kontrolü ve eksikliğinde takviyesi yapmadıkları için, aç kalan arılar aşırı yağmacılık eğilimi gösteriyor.

    Arı uçuş mesafesinde yakınınızda 200 koloni olan başka bir arılık varsa ve arılar da aç ise, gerisini tahmin edebilirsiniz.

    Ali Türk Gebze Sığırlık mevkiinden Şile taraflarına bu yüzden kaçmak zorunda kaldı :)

    Köydeki tek arı benimkilerdi, şu anda 12 civarında kovanım var. 1997’den beri bu seneye kadar hiç yağmacılık olayına şahit olmadım. Hatta zaman zaman da muhabbetlerde benim arılar yağmacılığa eğilimli değil diyordum.

    Fakat bu sene yazın ve Sonbaharda kovan kapağı açamaz oldum. Çünkü başka bir vatandaş Ağustos ayında 20 tane kovan getirmiş. Defalarca uyarmama, senin arılar aç bunları besle dememe rağmen söz dinletemedim.

    Arıcılar genel olarak güvendikleri, nazlarının geçtiği, bir şey talep ettiklerinde dikkate alan arıcılardan bu tür bilgileri kıskanma eğiliminde değiller.

    Bütün bu problemlerin çözümü arıcıların ortak hareket etmesi, mevzuatta uygun düzenlemelerin yapılması ve etkili denetim mekanizmalarının işletilmesiyle mümkün.

  • #9389

    mimkemal
    Katılımcı

    Arkadaşlar yanıtlar için teşekkür ederim.
    Ancak üzülerek yazıyorum, tahmin ettiğim gibi oldu.Herkes kendine göre biryol bulmuş ve en iyi yolun bu olduğunu düşündüğü için paylaşmak istemiyor. Peki hiç düşündükmü iyimi ediyoruz diye?
    Yaşadığım bir olayı anlatayım size…
    Olay Uşak merkez köylerin birinde 2004 yılında geçiyor. Muhtardan izin aldık yerimizi belirledik ve 2gün sonra sabaha karşı arıyı getirdiğimizde izin aldığımız yerde arıyla karşılaştık. Alternatif yer olmadığından o arının çaprazına 90 arımı indirdim.Birkaç gün sonra olan oldu muhtar ve arıcıyla tartişinca,ben kendi arımı sadece 4 km ileridekı karşı köye götürdüm. Daha sonrada o arıcılara "SİZDEN ALLAH RAZI OLSUN İYİKİ BENİ YERİMDEN ETMİŞSİNİZ "dedim. ve bu söz gerçekti.
    Şimdi ben arının ortalama 3-4 km yarıçap bir daire içinde çalıştığını düşünecek olursam. "BEN 2004 SENESİNDE MAYISIN 3 ÜNDE UŞAK MERKEZ KÖYLERİNİN BİRİNE GİTTİM. ARILARIM GENELDE 5-6 ÇERÇEVEYDİ. TEMMUZ 20 DE PAMUĞA GİDERKEN (İZMİR TORBALI) ORTALAMA 10 AR ÇERÇEVEYDİ 30 TANESİ KATTA 16 ÇERÇEVEYDİ. 35 TENEKE PAMUK BALI ALDIM ARDINDAN BAYINDIR İLÇESİNİN BALCILAR MUHİTİNDE ARIYI ÇAMDA 3 DEFA SAĞDIM 25+22+18 TENEKE BAL ALDIM" desem bu döngüyü anlatmış olmamın bana ne zararı olur?
    Pek çok arıcı arkadaşıma fikir vermiş olurum. Tabi şunuda yazmak gerekir genelde çamda 1 bilemedin 2 sağim olur. o sene 3.sağimdan sonra içine şekerden kişlik balını yaptıramadan kış bastırınca epey sıkıntı yaşadığımı da yazmalıyım.
    Sevgi ve saygılarımla…

  • #9390

    mimkemal
    Katılımcı

    Arkadaşlar yanıtlar için teşekkür ederim.
    Ancak üzülerek yazıyorum, tahmin ettiğim gibi oldu.Herkes kendine göre biryol bulmuş ve en iyi yolun bu olduğunu düşündüğü için paylaşmak istemiyor. Peki hiç düşündükmü iyimi ediyoruz diye?
    Yaşadığım bir olayı anlatayım size…
    Olay Uşak merkez köylerin birinde 2004 yılında geçiyor. Muhtardan izin aldık yerimizi belirledik ve 2gün sonra sabaha karşı arıyı getirdiğimizde izin aldığımız yerde arıyla karşılaştık. Alternatif yer olmadığından o arının çaprazına 90 arımı indirdim.Birkaç gün sonra olan oldu muhtar ve arıcıyla tartişinca,ben kendi arımı sadece 4 km ileridekı karşı köye götürdüm. Daha sonrada o arıcılara "SİZDEN ALLAH RAZI OLSUN İYİKİ BENİ YERİMDEN ETMİŞSİNİZ "dedim. ve bu söz gerçekti.
    Şimdi ben arının ortalama 3-4 km yarıçap bir daire içinde çalıştığını düşünecek olursam. "BEN 2004 SENESİNDE MAYISIN 3 ÜNDE UŞAK MERKEZ KÖYLERİNİN BİRİNE GİTTİM. ARILARIM GENELDE 5-6 ÇERÇEVEYDİ. TEMMUZ 20 DE PAMUĞA GİDERKEN (İZMİR TORBALI) ORTALAMA 10 AR ÇERÇEVEYDİ 30 TANESİ KATTA 16 ÇERÇEVEYDİ. 35 TENEKE PAMUK BALI ALDIM ARDINDAN BAYINDIR İLÇESİNİN BALCILAR MUHİTİNDE ARIYI ÇAMDA 3 DEFA SAĞDIM 25+22+18 TENEKE BAL ALDIM" desem bu döngüyü anlatmış olmamın bana ne zararı olur?
    Pek çok arıcı arkadaşıma fikir vermiş olurum. Tabi şunuda yazmak gerekir genelde çamda 1 bilemedin 2 sağim olur. o sene 3.sağimdan sonra içine şekerden kişlik balını yaptıramadan kış bastırınca epey sıkıntı yaşadığımı da yazmalıyım.
    Sevgi ve saygılarımla…

  • #9391

    alicik
    Katılımcı

    Kemal bey yazılar seni menmun etmedi sanırım.Ama arıcılıkta bu sene bal aldın seneyede aynısı olcak diye bir şey yok.Bu sene bir Sivas’lıyla tanıştım vatandaş lakaplı olan varya.Dediki Ordu’lu arıyı taşın içine koyduysa,götür arını oraya koy bal alırsın.Ordu’lular doğayı çok güzel okur.

    Ben ne kadarda uzun süredir arıcılık yapsam,arıların başında yatıp kalkanlar kadar olmamız mümkün degilki.Yada şöyle yazayım forumda yazı yazanların en tecrübelisi Murat Akın abi gerisi boş gibi,yüzlerce arısı olupta internetle uğraşan yokki.Zaten hepsi bir arada mümkün değildir.Hem yüzlerce arıya bakacan birde internette gelip yazmak zor.3 gün önce Muğla’lı Ahmeti aradım,700 arısı olan vardı Göçbeyli köyünde,karısı kaza yapan, durumlar berbatmış arıya kek yaptırıyorlardı.

    Ben Gebzede arılarımı kaldırmak zorunda kaldım,çünkü yanıma 360 kovan inmişti ve kovan kapaklarını açamamıştım.Gelen arılar bakımlı bizimkiler Trakyadan bitik gelmiştiler ve iyiki Şile’ye gittim,iyiki yanıma o arılar gelmiş.Yoksa dışardan bakmakla olacak iş degildi.Ve yanıma gelen arıların saydım 65 kovanı körlemiş,Ahmet Birbilen abimize civarı gezdirirken gördüm ama resim alma imkanım yoktu,batarya bitti.Şu andada köylerden arıların sönme haberleri geliyor.

    Sonbahar beslemesi yapmayanlar bu sene bahara çok zor çıkacak.Bu sene bakalım neler olacak,Hayırlısı.Arılarımı Trakyadan yüklemeden önceki filmi var,bir izleyin yükleyince katlı arıdan tekme atıyorum arı çıkmıyor,sanki hepsi sönük sanırsınız.O durumda geldim Trakyadan,arı kuşları arılarımı mafetmişler,benden başkada arıcı kalmayınca çıkanı kapmışlar.

    Trakyada o kadar sık arı vardıki civarımda,arılıktan bakınca benimle 6 arılık görülüyordu,Boylasan bir km yok,300 metre civarımda 3 arılık birde ben 4.Bulundugum köyün yanındaki köydede arı koymak yasak,ve arazi bomboş,Kaymakam arıya izn verin demiş muhtara muhtarda mühürü atmış kaymakama gel o zaman köyüde yönet diye.Şimdi ne diyeyimki.Bu kadar yeter gene çok uzattık.

  • #9392

    muratakin
    Katılımcı

    Sayın Ali Türk:

    Beni övmüşsünüz çok teşekkür ederim. Aslında o övgüye siz layıksınız yaptıklarınızla görünüyorsunuz.
    Ben arıcılıkta çok bir şey bildiğimi sanmıyorum yılların getirdiği deneyimleri ve gözlemlerimi burada aktarmaya çalışıyorum.
    Arıcılıkta bildiklerim değil yapabildiklerim benim için geçerlidir.
    Çünkü arıcılığa bakış açım amatörce bakıp para kazanmak amacıyla yapmaya çalışıyorum.tabi ki çelişkili bir durum, büyük oynayamıyorum, kendime kadar yeterli olduğunu sanıyorum.

    Benim yazılarımı okuyanlar kendi yorumlarına göre bilgilerin hepsini doğru olarak görmeye bilir. Doğrular ve yanlışlarla da onları araştırmaya yönlendirebilirsem ne mutlu bana.

    Her iyi niyetli arıcı gibi benimde düşüncem ülkemizde arıcılığın en üst seviyesine çıkmasını sağlamak

    Aliciğimin dediği gibi bu yıl Trakya’da arılar önceki yıllara göre daha zayıf, soruşturuyorum; arılar 3 – 4 çerçevede olduklarını söylüyorlar.
    Sanırım arılarda mevsim değişiklerine göre kendilerini değişime sokuyorlar ilkbaharda belli olur.çünkü burada arıların sonbahar beslemesi diye bir alışkanlık yok. Ancak yeni kuşak arıcıların işi olarak görülüyor.

    Yazı konu dışında oldu özür dilerim

    Saygılar.

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.