Home › Forumlar › ARICILIK › Arıcılıkta Mevsimsel Çalışmalar › bal sağımı nasıl yapılmalı
Bu konu 36 yanıt ve 12 izleyen içeriyor ve en son alicik tarafından 18 yıl 6 ay önce tarihinde güncellendi.
-
YazarYazılar
-
26 Kasım 2007: 01:57 #6938
Bal sağımını bir defada veya kademeli olmasını söyleyenler var.
bu konuda bilgisi ve deneyimi olanlar varmı?bir defada veya kademeli olamsının nedenlerini ve sonuçlarını yazabilirmisiniz.
-
26 Kasım 2007: 14:21 #9295
Kardeşim kademeli olacakta nasıl bir izahını yap bakayım,Takyaya gitmişin tüm çıtalar 7-8 günde dolmuş,ve arı yatıyor,o kademeli yapın diyenler arıcımıki?.Her yörede ayrı bal var,kestane balı degerli ve temmuz ayının birinde Trakyada olmalıyım zaman kısıtlı.Bu işler yattığın yerden akıl vermekle olmuyor.Arıcılıkta biliyorsunuz zaman çok önemli.Ben kestane balını kademeli alana kadar Trakyada ayçiçek biter,yazı sitilim size biraz sert gelebilir ama bu bazı şeyleri yapın diyenlerin arıcılık yaptıgından ilk önce emin olun.Arıcı bile olduğu belli olmayanlar ahkam kesiyor,vaktin varsa haziran sonu gel,adam arıyorum zaten,kademelimi kademesizmi gör,ne diyeyim.Hangi site veya blog olursa olsun,yazılanlara degil kim ne uygulamış ona bakmanız yeter.Şu işi bilenlerle bilmeyenleri bir ayıralım,herkesi aynı kefeye koymayalım.
-
27 Kasım 2007: 04:22 #9308
Ali bey bana niye sinirlendiniz anlamadım.
Kademeli nasıl alınaçağını bilsem sormam.Çeşitli bloglarda kademeli alın, bazı bloglarda bir seferde alın diyor.bunun nedenlerini bir şekilde izah ediyorlar.
Sizin bir seferde almak istemeniz; anladığım kadarı ile tamamen ticari amaçlı, zaman kısıtlı olduğu için bir yörenin balını alıp hemen başka yöreye geçmek için tek seferi savunuyorsunuz.
Hem kademeli nasıl olmalı bunu yapanlarda izah ederlerse bende memnun olurum.
-
27 Kasım 2007: 15:06 #9310
Kademeli sağım diye bence bir şey yok,balı buldunmu alacaksın geç kaldımı her yönden arıcı zarar görür.Balı arıdan bal kesilmeden alaçaksınız.Ben kademe saçmaslığı yapanlara sinirleniyorum.Arıdan zırt pırt bal alınmaz ve devamlı ortaya gelinmez.Bunu savunanların arıcılık yapıp yapmadığına bak diyorum sadece.Adam sitesinde veya blogunda yazı yazması arıcı olduğu anlamında degil.Bal sağma işi en kısa sürede bitirilmeli,yoksa her bal alımında arı arıcı ve çevredeki her şeye saldırır.Yağmacılık başlar.Arılar iş uzadıkça bal sagım çadırını mesken tutar ve çogu içeri girer ve ölür.Bana göre en iyi örnek bal sagımı cenaze gibidir.Cenaze annen babanda olsa,mezara defnetmessen zamanında kokudan sen bile giremessin yanına.Bu işide uzatmanın bir anlamı yok.Her zaman deriz arıcılıkta zaman önemli diye.Benden bu kadar,kademeli yapanlarda yazsın o zaman gene yazarım.Benim fikrim bu ve saçmalıklara tahamül edemiyorum.Yıllar öncesinin adam kitabını okumuştur hala orada bekleyip duranlar var.Aslında bu yazıyı yazarken tam istediklerimi ifade edemiyorum.Keşke konuşarak sana cevap verseydim.
-
28 Kasım 2007: 01:03 #9313
iyi akşamlar kademeli sağımdan anladiğim doğruysa ben bal veriminin bol olduğu yanı iyi arılara 3.4. katı attığımız senelerde nektar çekımının sonlanmasına bir hafta kala arıları kontrol ediyor tamamen sırlanmış yore tabiriyle prıket gibi olan çerçevelerden her arıdan 3,4 ramka alıp sağım yapıyor ve arılara tekrar koyuyorum,nektar çekımı devam ettiği için arılar sağım yerine vurmaz hiç bir sorun olmaz.şayet aldığınız çerçevelerde açık göz varsa açık göz oranına göre balınızda ekşime yanı sonradan bal kapının üzerinde beyaz köpük olarak gözükur.Boyle sağım yapmanın avantaji verimli sene olduğu için sağımda kolaylık birde bal çekımı devam ettiği için arıya koyduğunuz boş çerçevelere arı daha istekli bal atacaktır.bu sağım tamamen benim uyguladiğim bir yontem nekadar doğru bilemem.
-
28 Kasım 2007: 01:09 #9314
ariciahmet yazan:
Quote:her arıdan 3,4 ramka alıp sağım yapıyor ve arılara tekrar koyuyorumAhmet abi;
Ramka yok …
Çerçeve var… -
28 Kasım 2007: 01:16 #9315
Ramka yazdıkdan sonra değiştirdimbitane kalmiş sizde görmemezlukden gelun.baştan soyledum köyliyim ilkokul mezunu ve 58 yaşindayım idare edun artuk. arı sevdamı bu sitelerle gideriyorum.
-
28 Kasım 2007: 05:41 #9253
Arıcı Ahmet bey siz kaç arıyla arıcılık yapıyorsunuz,arıya 3-4 kat verdiginizden bahsetmişiniz,ve nektar akımının bitimine bir hafta kala sağıma başlayıp,bu işi bir hafta içinde bitirmek öyle kolaymı,nektar akımının sonu gelmiş ve bunu arı kesinlikle hisseder ve sagım yerine sizin degiminizle vuracaktır.Her kovandan 3-4 çıta bal almakla bir haftada ve hemde nektar akımı bitmeden bü iş bitmez.Konu balın ekşimesi degil,onuda belirtiyim,birde ekşimeyi sokarsak iş dahada uzar.Sizin anlattıgınız gibi yapsam bir kovanın bile sağımı bir haftayı geçer.7 günde 28 çıtayı sağarsınız.Sizin bahsettiginiz kovanların sadece altını arıya bıraksak yukarda 30 çıta kalıyor hatta 40 çıtalık olanlarda var.
-
28 Kasım 2007: 14:17 #9254
Ali bey iyi günler.erzurumda temmuz ayı bal çekım ayıdır bu senelere göre birhafta oynar devamlı ayni yere gittinmi olağanustu bir durum olmadımı bal çekiminin nekadar daha devam edeceğini tahmın edersin.ortalama 80..100 arıyla sağımyapıyorum.bir arkadaşla beraber her arıdan 3.4 çerçeve alarak günde 100..150 çerçevenin sağımını yapıyoruz buda sağımda kolaylık oluyor.size hakveriyorum arı vurur diye kestane balı sağımının nekadar zor olduğunu biliyorum.iyi senelerde birak çadırı bal çekımı devam ederken meydanda sağım yapsak arı dokunmaz.iyi senelerde ortalama 25 çerçeve alabiliyoruz. mesela 2007 iyi sene 2006 en kıt sene ıdı .Duz ovada deyilde dağ eteğinde arılar konaklandiği zaman bal çekımı birden bitmez.tek çiçekten bal alımı yapılan trakya bölgesine herhalde benzemez.
Düzenleyen: ariciahmet, :: 28/11/2007 08:17
-
28 Kasım 2007: 15:38 #9255
Sayın Arıcı Ahmet:
Diğer yazılarınızı da okudum sizi izliyorum ama bu son yazınız sizin değil gibi anlatım farkı var.
Eski yazılarla bu yazılara bakılınca şaka yapar gibi bir durum var.
Erzurum için temmuz ayı olgunlaşmış bal alımı bana erken geldi.Saygılar.
-
28 Kasım 2007: 16:29 #9256
Tum arkadaslara merhabalar
Arkadaslar merakımı bagıslayın.
Bal sagımı sırasında yagmacılık yapmayan bır arı ırkı varmı.sayet varsa bu ırk nedır.Acaba bal sagımını arılıgınızın yanındamı yoksa enaz 6.7 km uzaktamı yapıyorsunuz.
Nektar akımı devam ederken alınan bal olgunlasmamıs olmuyormu.
Olgunlasmamıs balda su oranı yuksek oldugundan belırlı zaman sonra eksıme olmuyormu.yagmacılıga alısan arı tekrar tarlaya cıcekozu aramaya gıdıyormu.(bır arkadasın basına geldı.arılar tarlaya gıdecek yerde bal yaladıgı yerden ayrılmıyor.)
Arıcılıkda daha once hocamızında yazdıgı gıbı ımece usulu vardır.yardımlasmaya yakın cevredekı arıcılar ve hatta memleketten arkadas cagırırız.enkısa zamanda sagım bıtsın dıye.sagım esnasında kalabalık olmasının avantajları coktur.kımısı kolonıden cerceve alır,kımısı sagım ısını yapar.(en zorudur.)kımısı getır gotur ısıne bakar.
Kademelı bal alımı olur ama bal sagımı olabılırmı.
Kademelı bal alımı sırlanmıs petekler alınır arıya duzen verılır.dıye dusunuyorum ve uyguluyorum.
Szce uygunu bu degılmıdır.
tasekkurler. -
28 Kasım 2007: 17:33 #9318
Arıcı Ahmet beyin söylediklerine katılabilirim.
Bal akımını takip ettiğini yazmış zaten. Şöyleki benim gördüğüm yapabildiğim durum, Bal gelişi iyiyse ballıkta arının bir taraftan sırlamaya başladığını görürsem yeterince sırlanmış balı alırım, neden bütün çerçeveler sırlanmadan alıyorsun diye sorulacak olursa, arı sırlanmış çerçevelr üzerinde durmak istemiyor sıkışıklık yaratıyor, tekrar kat atsana denebilir ama tekrar kat atıp yeni mum kabartmayla zaman geçirtmek istemiyorum çünkü ortamın kapasitesi ve süresi belli, böyle zamanlarda arıyı sıkışık tutup bala çalıştırmayı düşünüyorum, her zaman olmasada iyi zamanlarda yapıyorum bu uygulamayı. Arıcı ahmet beyin dediği gibi böyle zamanlarda arının taciz edici davranışı olmuyor maskesiz körüksüz dahi bal alabiliyorum.
Ortamın durumuna bağlı.
-
28 Kasım 2007: 18:56 #9319
Sayın murat bey
bal alımı ıle sagımı farklıdır.islenen konuya gerıye dogru baktımızda alınan petekler sagım yapılarak tekrar arıya verılıyor.bu esnadada yagmacılık olmuyor denılıyor,
Sırlanmıs peteklerı kademelı almayı onaylıyorum.arıya yon verbılmek ıcın yapılan uygun ıslemdır.Benım meraktan sordugum nasıl oluyoda peteklerı kolonıden alıyor, sagım yaparak tekrar kolonıye gerı verıyoruz ve arı yagma yapmıyor denıldı.bende boyle ırk varmı dıye meraktan sordum.sayet boyle ırk varsa o ırkdan edınebılme amacıyla sordum.
saygılar. -
28 Kasım 2007: 19:31 #9252
merhaba arkadaşlar uzun süredir sizi izliyorum dayanamadım yok sağım yavaş yavaş mı olsun yok yok aralıklı olsun. Abi nasıl olursa olsun bu muhabbet tatlı olsun alicik bey lütfen.
-
28 Kasım 2007: 19:51 #9320
sayın ünyeli hemşerim arılarım kafakas ve kafkas melezidir.arılar dişardan bal çekimi yapıyor ortalama bir arı 2 kğr nektar çekıyorsa sen meydana bal koy arı o bala dokunmaz bile dökunsada zoraki olarak alır.ha sağımdan sonra ayni işi yapmağa kalkarsan arıluğa bile giremez arıları birbirine vurdurursun.ben kestaneye ve orman gülü ne arı götürüyorum orada senle hemfikirim .. Sayın murat bey ben temmuz ayı bal çekim ayıdır dedim lisan farkı var yanı arıların bal çekım ayı ağostos ayı bal sağım ayıdır erzurumda.bu siteye giriş nedenın değişik fikirlerden faydalanmak çok basıt gördüğümüz bazı fıkırlerın arıcılıkda çok faydalarını görüyörüm.mesele busene öğrendiğim birşeyi anlatayım siz bilirsiniz ama bilmiyenler faydalanmiş olur.arı oğul vermeye başladimi bazı sene oğul vermesini memeleri keserek önliyorduk buda bayağı zor oluyordı.başka bir arıcı arkadaş bana oğul veren arıyı yerinden al başka yer koy oğuli asil arının yerine koy tarlacı arılar oğula gideceğinden asıl arı bir daha oğul vermez.%90 randıman aldık bu işlemden .sizlerisadece yazılarınızla tanıyorum.. kimse ile şaka veya dalga geçmem yanlış anlaşılmişsam özür dilerim.
-
29 Kasım 2007: 04:59 #9322
Buyrun kadameli sağım yapın bakayım.
http://www.youtube.com/watch?v=AZ39QrHqkTk
http://karakovanari.blogspot.com/2007_07_01_archive.html
Düzenleyen: alicik, :: 28/11/2007 22:06
Kademeli sağım yapanlarda buraya delillerini koysunlar,ama delillerde açık bırakmayalım,yukarda yazılanlar birbiriyle çelişmeye başladı.ben bu siteye aylarca yazamadım,tam yazmayı öğrendim forum çöktü,şimdi ben yaşım şu filan diyenler iki günde yazılarını düzenlemeyi öğrendiler,bana göre buda başka bir ayrıntı.
Düzenleyen: alicik, :: 28/11/2007 22:12
-
29 Kasım 2007: 13:57 #9323
İyi günler arı sevdalıları.Ali bey hiç biryerde kademeli sağım iyidir demedim sadece ben iyi senelerde kademeli sağım yapıyordum dedim. yaptığım bir şeyi soylemek neden siteyi çokertiyoranlamadi değişik fikirlerin sitede olması siteye daha canlilik getirmezmi..ha benumda youtubede bir küçük videom var www sini yazmayı beceremem youtube (arıcılar)
-
29 Kasım 2007: 14:55 #9324
Ahmet bey sizin yazınızla çökmedi site,daha önce burası komple gitmişti.Şimdi burada açıklama yapıyorum,ama sen acemi gibi gözüküp kroşe çakmaya çalışıyorsun gibime geliyor.Bir yerden acemi görünüp,site işlerinde, diger yerden atağa kalkmak,Şimdide filimim var dediniz,işler gittikçe ilginçleşmeye başladı.Seninle filim merakın varsa ortak çekimler yapalım.Seneye büyük projeler düşünüyoruz,profosyonel bir çekim ekibiyle,arılıkları dolaşmak,şahane filimler kısa kısa.Nasipse her yere gidecegim,hele özel bir yer varki o sır,orayı görüntülemek için can atıyorum.
-
29 Kasım 2007: 14:58 #9325
Sayın Arkadaşlar:
Sayın Ünyeli soruyor yağmacı olmayan arı var mı? demiş
Önce yağmacılık nedir bu bakış yönlerine göre biraz değişir.buna arıların diğer kovanlardan bal çalması olarak düşünebiliriz.Arı açısından bakarsak kış yiyeceğini biriktirmek amacıyla, çevresinde bulunan tatlı ne bulursa taşıma isteğidir
Son yıllarda hepimizin duyduğu Afrika arıları konusu vardı Amerika da tehlikeli ilan edilmişti ama bu gün o arılarla insandan uzak bölgelerde bal üretiliyor.
Belgesel de izlemiştim; normal bal arıları kıtlık günlerinde içinde %15 e kadar bal özü bulunan kaynaklara gidebiliyormuş. Ama Afrika bal arıları içinde %7,5 balözü kaynaklarına gidebilmekte insanın az bulunduğu çöl bölgelerinde arıcılık yapılmaktaymış.
Bizde diğer arıların balözü getirmediği belki %1 veya 2 daha az balözü olan kaynaklara yağmacı arılar gidebiliyorsa bakış açımıza göre iyi olarak ta düşünebiliriz.
Yağmacılık nedenin içinde arıcının hataları var bu hatalarımızı gözden geçirirsek kovanların yağmalanmasını azaltabiliriz.
Bu hataları burada sayarsak başlığın dışına çıkarız
Saygılar.
-
29 Kasım 2007: 18:44 #9327
iyi günler ali bey sizlere kendimi inandıramadimoğlum istanbulda öğretmen leptop aldi eski bilgisayarini köyde bana biraktı iki senedir şehirden 12 km.uzakta köyde bilgisayarla üğraşip aricilik hakkında birşeyler öğrenmeye çalişiyorum bugünlerde hanımda çocuklarını görmeye istanbula gitti evde yalnızım yanı boş zamanım çok herhalde ondan herşeye maydanoz oldum.avcıluğa sizin gibi hastayım kışun bol domuz vururum köyde. film merakim mahallemizin bir sitesi var kardeşim istanbuldan kurdi bende köyden resim ve video çekerek yardimci olmaya çalişiyorum. hoşçakalun.www.buyukkoysoguksu.com
-
29 Kasım 2007: 19:56 #9328
Ahmet bey köyünüzün sitesinde sizin resimi gördüm,resmin altındaki mesaj hoşuma gitti.sitede resim yayınlanınca balı bitenler arıyormu sizi.Ben çok resim yayınlıyorum ballar hala duruyor.
-
30 Kasım 2007: 13:24 #9336
selamlar
değişik fikirlerin sitede olması siteye daha canlilik getirmezmi
SAYIN ALİ TÜRK daha önce muhsin doğaroğluna sorduk oda
kademeli bal alınmasını söyledi demişti
sayın ali türk kendi dediğini unutmuş gibi görünüyorDüzenleyen: cıhad, :: 30/11/2007 06:29
-
30 Kasım 2007: 15:30 #9337
Değişik fikirlerin olması elbette her ortam için faydalıdır.
Üstelik forum türü uygulamaların temel mantığında da değişik fikirleri bir araya getirip doğruyu bulma amacı vardır.
Fakat, "dediğim dedik çaldığım düdük" ya da "benim oğlum bina okur döner döner yine okur" mantığının hakim olması da zaman zaman insanı baymıyor değil.
Bahçenizde 10 kovan ile sabit arıcılık yapıyorsanız, sizin tecrübeleriniz ya da bakış açılarınız 100 kovan ile gezginci arıcılık yapan birisine uymayabilir.
Size şöyle bir fikir ben de söyleyebilirim.
Örneğini de gördüm.
Arkadaşlar boşu boşuna kendinizi bal sağacağız diye yormayın. Bırakın sonbahar gelsin havalar soğusun. Nasıl olsa arıların nüfusu azalacak salkıma girecek. Arılar ballı çerçeveleri terketmek zorunda kalacak. O zaman dertsiz tasasız hatta maskesiz bütün çıtaları toplarsınız.
Bunun uygulamasını da gördüm, bir köylü vatandaş da bunu savunuyor. Diyor ki böylece hem bal depolama derdinden kurtuluyorum, hem peteklerim güvelenmiyor. O işi daha da ileri götürmüş, yaz kış farketmiyor, müşteri gelip bana 1 çıta bal dedi mi, 5 dk bekle deyip hemen gidip kovandan alıp getiriyor.
Şimdi bakın bu da bir fikir. Ama ben bu yöntemi ısrarla, 150 arısını kestaneden kaldırıp, ayçiçeğine götürme hazırlığı yapan bir arıcıya söylersem, üçüncü tekrarımdan sonra bana nasıl davranacağını tahmin edebilirsiniz.
Bunu fikir olarak söyleyebilirim buna kimse birşey diyemez. Ama kardeşim siz hepiniz yanlış yapıyorsunuz, boşuna uğraşmayın işin doğrusu bu dersem, herhalde bir zaman gelir kimsenin bunu dinlemeye sabrı kalmaz.
Bahçende 10 tane arın varsa, vaktin bol olur ister günde 1 çıta al, ister 3 çıta al. İstersen hepsini 1 günde al, istersen kışa bırak, senin keyfine kalmış birşey.
Ama 1 aylık bir süreç içinde arıyı yeni bir yere götürüp, kovanlarını düzenleyip, ordaki nektarın bitişini takiben arıyı hemen kaldırıp başka bir yere götüreceksen, o zaman keyfine göre iş yapamazsın.
Mesela bu sene Trakya’nın bazı yerlerinde nektarın bitişini bekleyen arkadaşlarımız yağmacılık yüzünden çok zor anlar yaşadılar. Arılar 1 çıta bile çekmeye müsade etmiyordu.
Şimdi bir de Ali Türk, Muhsin Doğaroğluna sormuş o da kademeli bal alınmasını söylemiş davası çıktı.

Gözünüzü seveyim böyle aslı astarı olmayan şeyler söylemeyin. Muhsin Doğaroğlunun ne kitabında ne de kendi söylemlerinde kademeli bal alımı diye birşey yok.
Hatta kitabında 1996 yılında yaptığı bir bal sağımını anlatıyor, orada da öyle bir ifadesi yok.
-
30 Kasım 2007: 15:51 #9338
Bana göre uygun değil kestane balı 15-20 sürer Trakya balı gene 15-20 sürer,ve Trakyayada iki sagım yapılır. Ama sen bunları bilmezsinki,bunları arıcılar bilir.Gel kademeli bir sagım yap o sürelerde.Benim derdim bilmeyenlerin bilkiyormuş gibi yazması.Sen bir arıcı ol bakalım.Ben konuştuklarımın arkasındayım ve senin isminin geçtiği yerde zaten yazmak istemiyorum ama,zorla beni gelip buluyorsun.Sen devamlı kendinle bile çelişip duran birisin.Bu sana son yazım,artık senle uğraşmayacam.yazıyıda şu an kopyaladım,burada siliniyor bazen,kendi biloguma koyacağım.
Not.Farklı fikirlere açığım ama saçmalıklara asla.
Burada tekrar bir düzeltme yapmam lazım,ben böyle bir şeyi ne sordum nede yazdım.Ben diyelimki sordum hala niye hocaya inat yapar gibi,buradan kötüleyeyimki.Ben soru soranlarada karşı degilim,bilmeyen soracak öğrenecek,ama kimle muhatap olduğumuz belli degil,kimin kaç adı var anlamadım,kademeli sagımmı savunanları tanımak istiyorum,bunları yazmak istemezdim ama kademeli sagım yapanlar arıya şeker verenlerdir,Onların sağımları hiç bitmez,demekki adını da kademeli sagım koydular.
Ben sagımda hata yaptıgımı yazdım,hatam neydi balı aldıktan sonra arıya 4-5 gün besleme yapılmalıymış dedim ve Muhsin hocamızın kitabındada bu var dedim.Olay bundan ibaret ve bu gibitecrübelerimi başka bir sitem daha var,oraya atıyorum.Biriksin bakalım ilerde ne çıkacak.Ben onun linkini kimseye vermemiştim ama profilim girip bakanlar var sayaç koymuştum rakam degişiyor.Yukarada bahsi geçen yazı zannedersem eylül ayında var birde şimdi linkini verecegim günlügümde var.
http://organikaricilik.blogspot.com/
Düzenleyen: alicik, :: 30/11/2007 16:51
-
1 Aralık 2007: 00:21 #9351
Çizgi Film kahramanı olan minik bir kuş var ya hatırlarsanız şöyle der;
"Bir kedi gördüm sanki"
Bu arada bende benzer bir ifade ile
"Birisini gördüm sanki"
-
1 Aralık 2007: 08:34 #9360
Burada bilgilerini paylaşan herkese teşekkür ederim.
Herkesi foruma yanlış veya doğru bilgilerle aktif olarak katılmalarını rica ediyorum.
Tartışa tartışa en doğru bilgiler bulunuyor,veya herkes kendi bilgisi ve anlayışı dahilinde bir şeyler öğreniyordur.
Ben kendi payıma sadece bu konudan bile çok şey öğrendim.
Katılımcılardan nacizane bir ricamda; yazıları daha anlaşılır cümleler biçimde olmasına, imla kurallarına dikkat edilmesine, satır başlarınada önem verilirse dahada azami faydayı sağlıyaçağımıza inanıyorum.
Herkese teşekkür eder, faal arıcılıktan uzak kalan günlerimizde forumumuza tüm hızımızla katılalım.
-
1 Aralık 2007: 15:00 #9361
Sayın ergeno. kardeşim satırbaşlarına dıkkat edun diyorsunuz vallahı nasıl satır başı olur diye bilmiyorum. imla kuralı diyorsunuz bizum lisan imlaya uymuyorki aslını bileyimde yazayım.mesela gün kelimesi noktalımı noktasızmi bilmiyorumki doğrusunu yazayım.ancak konuştuğum gibi yszıyorum eh işte biraz düzeltiyorum güya.yaşılar duzgün yazmasınıbilmiyenler yazmasın diyıorsanuz o başka….. gene bazıları ınanmıyacak yemin ettum.hoşça kalın.
-
1 Aralık 2007: 16:17 #9363
Düzenleyen: egehan, :: 05/12/2007 17:11
-
2 Aralık 2007: 01:40 #9364
arıcı ahmet kardeş varsa msn neni yazda canlı canlı seninle bi konuşalım be kardeş mapavriyi konuşalım büyük köyü konuşalım liman köyü konuşalım konuşalim işte
-
2 Aralık 2007: 05:18 #9366
kademeli bal sağımı olasılığı yıllar öncesinde kaldı çünkü artık yapılaşma betonlaşma bu işleri bitirdi artık karadenizde arıcılık can çekişyor sebebi böğürtlen dikenini yok etmek için küllanılan ilaçlar karadenizde arıcılığı bıtme noktasına getirdi diğer yörelerimize gelince gezginci aricilık yapmıyorsan balı bir defada aldıysan aldın bunun bir ikincisi yok sebebi hepimizce malüm hemen hemen her yörenin belli bir süre bal akım süresi var bu sürenin bitimine yakın balı alırsan ne ala alamadıysan arı doğası gereği yavru beslemek maksadıyla geri çekecek tir balı yani yavruya yedirecektir sen ne kadar geç kalırsan o kadar hava alırsın zamanında bal olduda aldıysan kardasın birde balın tamamen sırlanmasına gerek oladığını dönemi içinde belirmiştik çerçeveyi kovandan çekipte arıları silkelerken bal dökülmüyorsa o bal olmuştur gönül rahatlığıyla alabilirsiniz vede bozulma ihtimali 0 dır. balı almalısınki arını besleyip şuruplayıp ilaçlayıp kışa güçlü giresin.
15 20 sene öncesinde RİZE de arıcılık yaparken bu doğruydu o zamanlarda ormanlarımıza balta girmemişti mesela kestane 2 3 kişinin kolarını açıp kaplayamayacağı ağaçlar vardı ihlamur desen hakeza şimdi bu ağaçlar kalmadığı gibi yöre tabiriyle avrupa gübresi (sunnigübre) yöreyi tamamen bitirmiştir.
o dönemlerde her evin 1500 2000 e yakın sırık fasulyesi olurdu ona yakın salatalık ocağı kabak ocağı şimdi ise herşey pazardan alınıyor herkes şehirlerde apartmanda oturuyor sadece yazları çay için köylere çıkılmakta o dönemler un seker tuz sıvı yağ pazarlardan alınırdı bunun harıcınde bütün ihtiyaçlar kendi tarlalarından karşılanırdı.
şimdi köylerde kaç hane kaldı onuda boş verelim kaç kök fasülye ekiliyor bir köyde o zamanların bir hanesinin ektiği kadar bile değil ne kadar akasya ağacı kaldı kayda değer hepsi kesilip kamyonlara kasa ile şase arasına kullanıldı yakın zamana kadar altın değerinde satıldı o ağaçlar.
o dönemler kızıl ağaç ve incir yapraklarına bal yağardı şimdi ise azot yağıyor.
gitmesemde görmesemde o benim memleketim olup bitenden haberdarım.soralım arıcı ahmet abimize o karadeniz şivesiyle yanıtlasın bu yazdıklarımı.şu an saat 00 17 çıkmam lazım yoreyle kademeli bal sağımıyla ılgili izlenimlerim devam edecektir. -
2 Aralık 2007: 08:06 #9367
Sayın Kadıoğlu ;
O kadar içten yazmışsınızki, ne durumda olduğumuzu net biçimde ortaya koydunuzki, yüreğim burkuldu.boğazıma bir şeyler düğümlendi.Aslında biz resmin genelini görmüyoruz, armudun sapı üzümün çöpü onunla uğraşıyoruz.
Eski arıcı bir ağbimize burada öğrendiklerim ile ahkam kestim; yüzüme bakıp gülüp, sen arıcılıkmı kaldı zannediyorsun dedi.
Ne demek istediğini şimdi sizin yazınızı okuyunca çok iyi anladım. -
2 Aralık 2007: 14:34 #9368
Zararlı otla mucadele ilçları benim köyümdede kullanılmağa başladı uzakdan bakınca sanki arazı yanmiş.arıları köyde kışlatıyorum zavallılar polen alacak arazı bulamıyorlar. Benim canımı sıkan zararlı ot ilaçlarını kazada satan okumuş üniversite bitirmiş kelli felli insanlar alan köylüm soruyor zararı varmı yok bu tuzdur tuzun zararı olurmuköylu alınyor,bizde bilmiyenler inanmz büyük küçük binlerce pınar (su gözesi) var o ilaçlar suya karışıyor kabul ettim tuz olduğunu ama bu nasıl tuzkiotları kökunden yok edıyor suya birşey yapmıyor arılara birşey yapmıyor.Ha bizde sarıca eşek arısı çok az kaldı acaba bu ilaçların etkisi olabilirmi.hoşça kalun.
-
2 Aralık 2007: 15:54 #9369
Arkadaşlar.
Alınır mı alınmaz mı bir çok arkadaşımız tartıştı:
Genel kanı olarak ortaya çıkan yazının özeti:
Arıların bulunduğu bölge, bölgedeki bulunan balözü üreten bitkiler, balözü akış süresi, sabit veya gezginci arıcılık, arıcının alışkanlığı, arıcının diğer işlerinden bulabildiği zaman, arıcını iş alışkanlığı hatta arının ırkının da bal hasadına etki ettiği göz önünde tutulması gerekiyor.Sayın Asım Kadıoğlu’nun bir yazısını hatırlarım; İstanbul’dan çıktık öğlende balları almaya başladık.sonra karnımızı doyurduk gece balları süzdük sabah saat 5.00 de işi bitirip yola çıktık.
Burada zamana karşı bir yarış yapıldığını görüyorsunuz, kademeli bal alınsaydı birkaç arı için bile orada bir hafta yatmak gerekecekti.
Sonuç olarak oyunu kuralına göre oynamak gerekecek
Saygılar.
-
2 Aralık 2007: 16:56 #9370
iyide ahmet abi seninle nasıl tanışacaz seni çok merak ediyom bire bir kendi yöremin arıcısı olduğun için seni daha yakından tanımak istiyom yörenin sorunlarıyla artısıyla eksısiyle daha iyi bilgi sahibi olmak istiyom diğer arkadaşlarım bu özel sebeplerden belki bana kızarlar şunu bilmelilerki yurdumun arıcıları ile ilgili artı ve eksileri gerek beyaz kovan gerekse kendi blog um için de her zaman sizlerle paylaşacağımdan emin olabilirsiniz
not konu dışına çıktığım için herkesten özür dilerim -
3 Aralık 2007: 03:10 #9372
arkadaşlar iyi akşamlar
arkadaşlar ben acemi olduğum için genelde gözlemliyorum. Ama çatlattınız beni ya.
Arkadaşlar bal olduda biz almadık mı? Bırakın arı balı yapsın sadece alması kalsın. Herkese iyi akşamlar saygılar -
3 Aralık 2007: 04:34 #9373
sende haklısın dostum
-
3 Aralık 2007: 05:59 #9374
Sayın Kadıoğlu,gene ağaç olmak istiyorsan bu seferde kadıköye,Şükrü Saraçoğlu stadına git.Orada tanışırsın bee.Ne meraklı şu arıcılar,iki gün biriyle buluşmaya gitti,başka stat önünde buluşamadı gene kaşıntın tuttu heralde.Birde benimle tanış.:dry:
-
YazarYazılar
Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi