demet

Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 91 ile 105 arası (toplam 247)
  • Yazar
    Yazılar
  • yanıtla: kapalı yerde kışlatma #10039

    demet
    Katılımcı

    Sayın kobra; konuyu ilk yazdığınızda ben atlamıştım şimdide ben yazayım.
    Bu yıl arı ölümleri bizim burada da olmuş ve tecrübeli arıcıların dahi arıları ölmüş. Üstelik sebebin soğuk olmadığını ben biliyorum.
    Sizin söylediğiniz ölümlerinde kapalı yerde kışlatmamaktan olduğunu söylemek ne derece doğrudur bilemiyorum.

    Normalde araştırmalarda deney gurubu ve kontrol gurubu diye iki gurup oluşturulur. İki gurupta aynı sayıda ve aynı özelliktedir. Örneğin aynı cins, aynı yaşta,aynı besini yiyen ,aynı koşulda barınaklarda kalan bir gurup ineğe klasik müzik dinletirler, diğer gurup ineğe dinletmezler. Sonuçta; belirli bir zaman sonunda iki gurubun ayrı ayrı süt verimine bakılır. Eğer klasik müzik dinletilen guruptaki ineklerin süt verimi; dinletilmeyen guruptan fazla ise klasik müzik dinletmek inekte süt verimini arttırabilir diye konuşabiliriz. Yada tam aksi durumda klasik müzik dinletmek inekte süt verimini düşürür diyebiliriz. Bazen de bu araştırmaların kesinlik kazanması için farklı guruplarla defalarca tekrarlanması gerekebilir.

    Tabii ki araştırma yapmak bazen risk almayı da gerektiriyor. Örneğin 100 tane aynı cins, aynı ana yaşında , aynı güçte ve aynı bakım yapılmış arımız olsaydı ve bunların yarısını dışarıda yarısını da içeride kışlatmış olsaydık işte o zaman bahara çıkan arıların durumuna bakıp ; kapalı yerde kışlatılan arılarda ölüm daha az olmuştur veya olmamıştır yada açıkta kışlatılan arıların hepsi veya yarısı ölmüştür diye bir yaklaşım geliştirebilirdik.

    Konuyu bizimle paylaşmışsınız. Sağolasınız da hiç ayrıntıya girmemişsiniz. Anlatın bakalım arılar kaç gün kapalı kaldılar, bu arada besleme yaptınız mı veya su verdiniz mi, arıların genel durumu nasıl? Örneğin bazen bir bireyin yaşıyor olması illaki psikolojisinin yerinde olduğu anlamına gelmez! Kolonilerin şu an moralleri nasıl?

    Bir şey daha var; bunu gerçekten merak ettim dışarısı -35 derece oldu ama ısıtma yapmadığım halde kışlattığım binanın sıcaklığı -10 dereceden aşağı olmadı diyorsunuz. 25 derecelik bir fark var. Bu nasıl mümkün oldu? Bina çok iyi izolasyon yapılmış olsa bile ısıtma yapmadan 25 derece sıcak olmaz diye düşünüyorum. Ha bir hayvan ahırı olsa hayvanların vücut ısısı veya gübrenin ısısıyla bina ısınabilir.

    Sizin ortamı arılar ısıtmış olabilir mi? Binada bir tek ısı kaynağı 8 koloni arımı vardı yoksa daha fazla arımı?

  • yanıtla: Yakın Çevreden Alınan Arı #10034

    demet
    Katılımcı

    Hay Allah’ım!
    Hasan bey öncelikle geçmiş olsun. “demet hanımın bana karşı bir deyişi vardı;
    Türkiye’ye kesin dönüş yapın artık diye”demişsiniz.
    Şimdi arkadaşlarda zannedecek ki ben sizin bilgilerinizi eleştirdim,veya size emir verdim!
    Yok canım ben bu cümleyi kurmadım.

    Önceki yazılarınızda başka bir ülkedeki uygulamalarınızdan bahsediyordunuz. Biz şöyle yapardık, biz böyle yapardık diye konuşuyordunuz (geçmiş zamanda)
    Hatta foruma yazıp yazmamakta tereddüt ettiğinizi , bildiklerinizi bizimle paylaşmanın doğru olup olmadığını anlatıyordunuz.

    Bende ülkemize döndüğünüzü sanmıştım. Ve size Türkiye’ye kesin döndünüz mü? diye sormuştum cevap gelmemişti. (diyaloğu çok merak eden arkadaşlar genel arıcılıkta “arı ve salkım” konusuna bakabilirler)

    Yoksa bana kızdınız da o yüzden mi kriz geçirdiniz? Hani tarihte tutuyor!
    Hasan bey; sizi kıracak bir şey söylemedim ama yinede kırıldıysanız özür diliyorum.
    Ayrıca çocuk gibi davranıp bundan sonra yazmıycam falan demeyin. Susmanın kimseye faydasının dokunmadığını hepimiz biliyoruz…

  • yanıtla: imidacloprid, ayçiçek tohumluğu #9969

    demet
    Katılımcı

    Syngenta (NK) tohum firmasından cevap gelmiş. Özetle Ayçiçek tohumluklarında kullandıkları “Aprin” adlı ilaçlarının bir fungisit olduğunu ve balarılarına zararsız olduğunu belirtiyorlar.

    Bununla birlikte; ek bilgi olarak Syngenta’nın üretimini yaptığı “Cruiser” adlı (thiamethoxam içerikli) sistemik etkili insektisit tohum ilaçlarının da bal arılarına zararsız olduğunu belirtmişlerdir.
    Bilgilerinize.

  • yanıtla: Arı Ölümleri #9939

    demet
    Katılımcı

    Ölümlerde; sonbahar beslemesi,yeterince bal bırakmama , varroa ve ana arı faktörünü belirtmişsiniz.Geçen yılda ölümler olmuştu, bu yılda olmaya başlamış. (Ölümden kastımız toplu ölümler)

    Bu konuda herhangi bir veri yok sanıyorum. O zaman belki sizlerden bir şeyler öğrenebiliriz. Ben ölümlerde çevre faktörüne takıldım ve size sormak isterim;

    Ölen arılar sabit arılar mı yoksa; gezginci arılar mı?
    (Bir yazıda (ticari olarak) bir üründen diğerine taşınıp duran arının strese girebileceği hastalıklara daha duyarlı hale gelebileceği yazıyordu.)

    Ölen arıların yıl boyunca sabit bulunduğu veya taşındığı bölgeler yabani ortam mı? Yoksa ticari ürünlerin üretildiği, hibrit tohumların ve tarım ilaçlarının kullanıldığı bölgeler mi ?

    Ölen arıların kullandığı su kaynakları fabrikalar,ticari gübreler veya tarım ilaçlarınla kirlenmiş olabilir mi ?

    Ölen arıların “kışlatmasının” yapıldığı yerler sanayinin yoğun olduğu bölgeler mi , yoksa temiz bir bölgede mi kışlatılıyor? (örneğin Edirne merkezde hava kirliliği had safhada; arılar kış boyunca bu pis havayı solumak zorunda bırakılırsa ;bazı problemlerin oluşacağı kesin)

    Unutmamamız gereken bir şey var ki Dünyamız gün geçtikçe yaşlanıyor ve bir gün diğerinden daha kirli bir hal alıyor. Bu zamandan sonra iyiye gidişi beklemek zor ama; belki bunu biraz geciktirebiliriz.
    Tabiki cevabı bulursak…


  • demet
    Katılımcı

    Bir insan şehirde yaşıyormuş, köyde yaşıyormuş, üniversite mezunuymuş veya çobanmış, ayda şu kadar kazanıyormuş bu kadar kazanıyormuş. Bunlar insanın cahilliğine karar vermek için bir kıstas değil. Benim hayatta tahammül edemeyeceğim bir tek cahillik var:
    “ doğayı hiçe sayan bir yaşam felsefesi”

    Günümüzde insanların gelir kaynakları o kadar ön plana çıkmış ki, onun dışındaki her şeyi boşlamışlar.
    İlaç firması “ben yılda kaç ton ilaç sattığıma bakarım gerisi beni ilgilendirmez” diyor.
    Çiftçi “ben , ürünüm kaç ton çıkacak ona bakarım, sinekmiş böcekmiş beni ilgilendirmez” diyor.
    Arıcı “atılan ilaçlar arılarıma dokunmasın gerisi beni ilgilendirmez” diyor.
    Fabrika “ben günde kaç ton ürün işlediğime bakarım, suları zehirliyormuşum ,havayı kirletiyormuşum beni ilgilendirmez” diyor.
    İşçi “fabrika kapanmasın, maaşımı alayım gerisi beni ilgilendirmez” diyor.
    Beni ilgilendirmez, beni ilgilendirmez,beni ilgilendirmez…

    Geçen gün bir haber okudum tüylerim diken diken oldu:
    “Büyük Okyanus’ta çöplerin kapladığı alan, ABD’nin yüzölçümünün 2 katına ulaşmış. Dünya’da her yıl, 450 milyar metreküp arıtılmamış ya da kısmen arıtılmış çöp ile endüstriyel atık denize bırakılıyormuş. Bu atıkların %50’si plastik.”

    Dünyaya insan kadar zararı dokunan bir varlık var mı acaba? Hiç sanmıyorum. Küçük dağları ben yarattım, dünyada benim etrafımda dönüyor diyenlere lanet osun. Bu beni ilgilendirmez tavırlardan vazgeçin, bir kuşa, bir balığa,bir solucana da yaşam hakkını geri verin. Hiçbir şey yapamıyorsanız gölge etmeyin başka ihsan istemez!

  • yanıtla: Kek yapmak #9878

    demet
    Katılımcı

    Arılarımız çok beslemekten obez olmadı, neredeyse sıfır bedenler!!!
    Sıfır beden dediysek sağlıkları yerinde çok şükür, kayıpsız bahara çıktık sanıyorum.

    Çerçevelerin üzerine poşetle krem bal vermiştim ; çoğunluğu yemişler. Ama ! Bazı noktalarda poşet zarf gibi yapışmış ve arının bala ulaşmasına engel olmuş. Sinirden poşeti adamakıllı tırtıklamışlar lakin zorlandıkları belli oluyor.Balın akacağını düşündüğümüz için poşete koymuştuk. Eğer krem balı yağlı kağıda sarıp koysaydık; istedikleri yerden bala rahatça ulaşabilirlerdi. (çünkü kağıdı çok daha rahat kemiriyorlar)

    Bu noktada; arıya bal, şeker veya kek verirken mümkünse gazete kağıdı ve siyah poşetleri kullanmayalım!
    Gazete boyaları zehirli biliyorsunuz. Yağlı kağıdımız yoksa bunun dışında ne kullanabiliriz? İçine yufka konulan veya pide sarılan kalın saman kağıtlar var. Kırtasiyeden alıp kenara koyarsak elimizin altında olur. Poşet kullanmamız gerekiyorsa şeffaf veya beyaz renkli olanlarını tercih edelim.


  • demet
    Katılımcı

    Beyefendi öncelikle Tarım İl müdürlüğüne başvurursa; kendisini arıcılıkla ilgili olan bölüme yönlendirirler. Zaten görevlilerin açıklama yapmaktan memnun olacaklarına eminim.İkram edilen çayın eşliğinde bazı sorularına cevap bulabilir. Bizim bile arada uğramamız lazım aslında!

  • yanıtla: Kek yapmak #9864

    demet
    Katılımcı

    Halil bey; toz şekerle yemleme resimleri güzel!
    Güzel olmasına da; sanırım aramızda kimse toz şekerle besleme yapmıyor.
    Soru sordum; hala kimseden çıt yok !

  • yanıtla: Kek yapmak #9853

    demet
    Katılımcı

    Bir miktar kek yaptım. Azıcık sıvı oldu ama besleme kutusuna koyacağım için kıvamı önemli değil.
    Neyse ben başka bir şey soracağım: Bazı resimlerde; arıcıların kovanlara toz şeker verdiklerini görüyoruz. Kimi biraz ıslatıyor kimi kuru halde bırakıyor.Bunu acil besleme için yapıyorlar sanırım. Peki neden toz şeker veriyorlar, kek değil bal değil toz şeker! Toz şekeri yiyince arı daha mı az susuyor; yoksa daha rahat mı tüketiyor?
    Aslında beslemeyi toz şekerle yapmak çok kolay gözüküyor.Dök örtü tahtasının üstüne birkaç kilo oradan taşısın dursunlar!

    Tamamda bu kuru kuru beslemenin arıya zararı olmaz mı? (Hele bu soğuk havada arı dışarıya çıkamıyorsa!)

  • yanıtla: GERÇEK BAL #9849

    demet
    Katılımcı

    Eğer Arı işine hiç bulaşmamış olsaydım(yada benim için 2 sene öncesi),
    Halil bey’in “bal üretmiyor olsaydınız balı nereden alırsınız” sorusuna cevabım “büyük marketlerden” olurdu.

    Bazen pazarlarda kenar kısımlarda bal satanları görüyorum. Şimdiye kadar hiç onlardan bal almadım. (Bu güvenle ilgili değil) İşin doğrusu sebzeyi bile artık pazardan almıyoruz.
    Markette sıcak bir ortamda yavaş yavaş o ürüne bak, bu ürüne bak! Karışan kimse yok.Alışveriş tarzımız bu şekilde bir değişikliğe uğramış.

    Bazen babam arkadaşlarından aldığı balı getirirdi. Onlarda zamanla kristalize olurdu. Ben kristalize balı sevmem, kaşığa alınca aksın isterim. Market balları kolay kolay kristalize olmaz. Hele çam balı alırsanız uzun süre akışkan kalır. Şu zamana kadar bal üretiminde ilaç kalıntısı olabileceğini düşünmemiştim.Ve bal alırken buna dikkat etmezdim.(hoş dikkat etsen ne olur analiz mi yapacaksın?)

    Arının şekerle beslenerek bal yapmasına gelince: Etik olmasa da benim bal satın almamda çok fazla etkili olmaz. Nede olsa arının midesinden geçmiş derim. Yeter ki depolarda üretilen sahte bal olmasın. Bu sorunu da kafamda “marka”yla çözmüşüm. Markalı bir ürün sahte bal olmasa gerek diye düşünürüm.
    Marketteki balların üzeri markalıdır, bunların içindende reklamlarda adını duyduklarımızı sıklıkla tercih ederim. (Marka ve reklam tüketici için çok önemli)

    Peki şu an bala ihtiyacım olsa? (Bal üretiminin gerçek yüzünü görmüş biri olarak)
    Eğer bu talep bir hastalığın tedavisine yönelikse; bu balı bir aktardan almayı tercih ederim yada internetten kendisine ulaştığım bir arıcıdan talep ederim.
    Kahvaltı için isteniyorsa ? Yine gider marketten alırım. Çünkü bu benim için çok kolay bir yol, alıştığım ve bildiğim bir yol. “ Markete git ve al”.

    Her şeyin kolayına kaçmak o kadar içimize işlemiş ki! Zehir verseler umurumuzda değil! Yeter ki kolay yoldan olsun, Ha; birde mümkünse olmuşken markalı zehir olsun!

  • yanıtla: Kek yapmak #9808

    demet
    Katılımcı

    Arıları beslemeye karar verdik. Lakin beslenen arıların büyük ihtimalle suya ihtiyaç duyacaklarını düşündüğümüz için; (10 günlük hava durumunu takip ederek) en azından gündüzleri don olayının ortadan kalkmasını bekledik. Çünkü suya giden arının geri dönmeyeceğinden çok korkuyordum.

    Nihayetinde bir hafta önce arılara krem bal verdik. Hava tahmini tuttu. 6-7 gündür don ve yağış yok, kapalı sakin bir hava var. Şaşırtıcı bir durum “Arılar suya çalışmıyor”.
    Cumartesi günü güneşi görünce temizlik uçuşu yaptılar sadece o kadar. Şu an için “su” korkumuz yersiz çıktı.

    Ayrıca poşetteki krem balın kovan içi nemden ve sıcaktan akacağını düşündük. Hatta ben arılar rahat ulaşsın diye özellikle poşetin geniş bir yüzeyini kesmiştim. Akarsa tam bir felaket olacaktı! Bir hafta sonraki kontrolde bal; poşetin arasında durmaya devam ediyordu.
    Krem ayçiçek balının akışa geçmemiş olması iyi haber!

  • yanıtla: kovan içinde su kaynağı #9765

    demet
    Katılımcı

    Besleme kutuları metal değil; bildiğimiz plastik.
    Yağmur vurmasın diye; kovanın üstü ve 3 yüzünde ziftli kağıt var. Kovanın ön yüzeyi tamamen açık (örtülü değil)
    Kapak havalandırması var. Havalandırmanın önünde de bir tek gazete kağıdı engeli var.

  • yanıtla: SEPET KOVAN #9737

    demet
    Katılımcı

    Arıları ilk aldığımızda bir gün baktım ;babam bir değil iki tane sepet almış getirmiş. Dedim bunları ne yapacağız?
    -Oğul çıkarsa bunların içine yakalıyorlarmış, her arıcıda olmalıymış. Hatta arı gelip kendisi bile içine girermiş. (işte! Duymuş heyecanlanmış)

    Oğul olmadığı için içine koyamadık. Boş boş duruyor. Ama kullanmayı düşünüyorum. Bu sepetleri hep arı yedeklemek için bakmıyorlar değil mi? Balını da alıyor olsalar gerek. Kursta sepet arının standart kovana nasıl aktarılacağını göstermişlerdi .( yavrulu petekleri kesiyorsun çerçevelere bağlıyorsun falan)

    Ama sepet arının balını alacaksan, nasıl alıyorsun; neye göre alıyorsun göstermediler.
    Bir ara sepet kovanın balını nasıl alıyorsunuz onu da anlatın. Merak ediyorum!

  • yanıtla: Kek yapmak #9734

    demet
    Katılımcı

    Murat bey; kolaya kaçmak için değil, balın tek başına arıya daha faydalı olduğunu düşündüğüm için kek vermeyip, krem bal veriyorum. Arı sayımız az olunca problem olmuyor.
    Bal açığımız yok. (iki teneke balım var, afiyet olsun yesinler. Görmedikler gibi bunu ikide bir söylüyorum)

    Neden kek dedim? Besleme kutularına bal koysam belki çıkıp alamazlar, çıtaların üzerine koysam araya düşer veya akar . O yüzden biraz kek yaparım. Pudra şekerini de kahve öğütücüsünde çekerim. 3-4 kilo şeker işimizi görür. Uygun havayı yakalarsam önce kontrol sonra besleme yaparız.

    Gidenlere gelince; valla bizde çok şükür henüz giden yok! Ben öyle bir şey dedim mi? Hayır demedim!
    İnşallah eksiksiz bahara çıkacağız.

  • yanıtla: Kek yapmak #9729

    demet
    Katılımcı

    Gidenlere çok üzüldük, kalan sağlar bizimdir.
    Şimdi söyler misiniz ; kalanları beslemeye ne zaman başlayabiliriz?
    Şöyle ki; beni düşündüren ,kekle beslenen arının su ihtiyacı! Ocak ayındayız. Sizin oraları bilmiyorum ama bizim burada yerden buz eksik olmuyor. Ben kendi adıma donuyorum.

    Arıları düşünüyorum şimdi beslesem? Arının uçuşuna imkan yok; tut ki bir şekilde uçmayı başardı bu seferde su bulması mümkün değil, suyu bulsa kovana geri dönemez. Keki vakitsiz verirsem onları zorla dışarı gönderip, ölmelerine sebep olmaktan korkarım!
    Arı su olmadan keki yeyip faydalanabilir mi?

    Başka bir sorunda beslenen arının yavru yapmaya başlaması, polen ihtiyacının oluşması ve etrafta polen olmaması. Bu bölgede kışa girerken, kovanların polen durumu sizler gibi çok parlak değildi. Yani bahar polenine ihtiyacımız var. Notlarıma göre geçen sene 4 martta erikler çiçek açmış.Arılarda çalışıyormuş, kovana taze polen gelmeye başlamış.

    Bu tabloya göre beslemeye ne zaman başlayalım!!!

15 yazı görüntüleniyor - 91 ile 105 arası (toplam 247)