demet

Forum Replies Created

Viewing 15 posts - 211 through 225 (of 247 total)
  • Yazar
    İletiler
  • in reply to: Kuluçkalıkta bal yok, yavru doldu #7769
    demet
    Participant

    Çok matrak bir durum. Birkaç hafta önce kovanlarda yavrulu gözler yoğun şekilde gözüküyordu. Hatta Ana ızgarası koymayı bile düşünmüştüm. Şu anda arasan da yavrulu göz yok.

    Alt kat üst kat her tarafa bal koymuşlar. Ana arı nereye yumurtlasın bilemiyorum. Sırlanma tamamlansa onu alıp yerine başka çerçeve koyucam ama….

    Bir tek huysuz kovanımda yavrulu gözler yoğun olarak var (onun cinsi biraz farklı zaten)
    Bölme yaptığım iki kovan bile bal doldurmuş kendi çapında ve yavruyu neredeyse sıfırlamışlar.

    Arıların kovanlarda yavru atacak yer bırakmaması normal bir durum mu yoksa olaya müdahale etmem mi gerekiyor?

    in reply to: CAM SAĞLIKDIR #7731
    demet
    Participant

    Aynı durum benimde başıma geldi.
    Geçen sezon balın bir kısmını kavanozlara koymuştum. (yeni kavanoz, yeni kapak.)
    Kavanozların kapağını açıp koklayınca sanki ayçiçek yağı gibi bir koku geliyor. Bir tanesinde desem değil kavanozların hepsinde aynı koku var. Ama tenekedeki ballarda böyle bir koku yok.

    Kapaktan dolayımı ,yoksa camın ışığı içeri geçirmesinden dolayımı oldu bilmiyorum!!!
    Kavanozlar tamamen karanlık bir yerde dursaydı belki böyle kokmazdı.

    in reply to: meme verme #7724
    demet
    Participant

    Anladım çiftleşme uçuşu kovan için oldukça riskli bir durum demek ki. Anayı son yavru çıkıncaya kadar dönsün diye bekliyor!!!
    Ananın uçuşa gittiğini nereden biliyor da bekliyor. Beklemesinin sebebi kovanda Ana olmaya aday yumurta veya genç larva olmamasından kaynaklanıyor değil mi?

    Yoksa mevcut Anayı elimizle kovandan alınca 6 saatte yüksük yapımına başlıyor ama uçuştan dönsün diye günlerce bekliyor sebep?

    Düzenleyen: demet, :: 07/07/2007 19:54

    in reply to: meme verme #7721
    demet
    Participant

    Bunu hep merak etmişimdir. Kovan anasız kaldığını ne zaman anlar? Örneğin Ana döllenme uçuşuna gitti. Ama dönmedi. Ananın dönmesini ne kadar süre bekler!!!

    Veya kovandaki mevcut ananın başına bir şey geldi. Ne kadar sürede bunun farkına varıp yeni Ana gözü çalışmasına başlarlar?

    in reply to: ARININ BAL YEMESİ #7678
    demet
    Participant

    Sait bey , acemilerin fikri yok ne demek. Kendinize bu kadar haksızlık etmeyin Bende acemiyim, düşünen bir insanım ve kafamda bir sürü fikir mevcut.

    O kadar ki arıcılık konusunda benden daha tecrübesiz olana akıl bile verebilirim.(yanlış veya doğru)
    Evet doğrudur biz dinleyiciyiz. Bunun sebebi de bilenlerin olduğu yerde susup dinlemenin daha uygun olduğunu düşünmemizdendir.

    Forumdaki bütün yazıları okuyorum. Fikir çatışmaları hoşuma gidiyor. Kimsenin beni arıcılıktan korkuttuğu yok. Korkutabilmesi mümkün değil zaten.

    Sayın Cemrearı “Buralara görüş yazanların belirli birikimi olan kişiler olması siteyi daha ayrıcalıklı kılar” sözü hoşuma gitmedi. İsteyen herkes görüşünü yazabilir, yazmalıdır da .

    Bu site zaten ayrıcalıklı. Bu özelliğini herkesin katılımına açık olduğundan alıyor.

    Akşam akşam beni üzdünüz, kendimi dışlanmış hissettim.
    Saygılar

    in reply to: ana ızgarası #7574
    demet
    Participant

    Sayın Ünyeli ;söylediğiniz nokta çok önemli farkındayım. Arılarımın cinsini bilmiyorum. Onu da öğrenicem yakında.Alt kat üst kat arası pek bir değiş tokuş yapmıyorum.

    3 kovana kat verirken alttan kapalı gözlü 2 çerçeve çekmiştim ballığa oda bir kereye mahsus. Bir kovana ise aşağıdan çerçeve almadan kat verdim.(deneme amaçlı) Hepsinde de arılar kata çıktı. Petek kabarttı.

    Şu an bütün katlarda yavru var,balda var. Bunun yanında kuluçkalıklarda da yavru var. Benim analar gezmeyi çok seviyor anlaşılan. Sürekli alt katta durur mu bilemiyorum. O yüzden zorla altta tutmayı düşünüyorum.

    Murat bey;
    Kuluçkalık çerçevelerinin üst çıtası ve örtü tahtası arası 10 mm.
    Ballık çerçevelerinin üstü ve örtü tahtası arası 10mm.

    Ballık çerçevelerinin alt çıtası ve kuluçkalık arası birkaç mm. Çerçeveler düzgün olmadığı için zaman zaman bu aralık sıfıra iniyor.

    Dediğiniz üzere, ızgara öylece konduğu durumda tamamen yapışma ihtimali çok yüksek. Bu problemin çepeçevre çerçeve ile nasıl çözüleceğini anlattınız. Tamamdır…

    Birde ızgarayı ne zaman koyalım. Ne zaman kaldıralım.

    İlginize ve bilginize teşekkürler.

    in reply to: Varroada biyolojik mücadele #7536
    demet
    Participant

    Bir arkadaş greyfurt meyvesi varroaya karşı etkilimi diye soruyordu. Bende baktım yabancı kaynaklarda kurumuş greyfurt yapraklarının dumanının varroayı dökmek için etkili olduğunu söylüyordu.Yazıyım o halde dedim.

    Yoksa ben arasam bu mevsimde Edirne de greyfurtu zor bulurum. Kurumuş yaprağını nerden bulucam falan filan…..

    Maksat arkadaşa bilgi vermek amaçlı.

    in reply to: Varroada biyolojik mücadele #7527
    demet
    Participant

    Birkaç yabancı kaynakta şöyle diyor :
    Kovana, kurumuş greyfurt yaprakları yakılarak dumanı verildiği zaman arıların üzerindeki varroaların yoğun olarak döküldüğü gözlemlenmiş. Ancak varroaları pek bir öldürmüyormuş.
    Bu yüzden yapışkanlı kağıtlarla düşen varroaların yakalanabileceği ve bu şekilde biyolojik mücadele yapılabileceği söyleniyor. Ayrıca greyfurt yapraklarının dumanın arılara bir zararı yokmuş.

    in reply to: yalancı ananın sonu #7522
    demet
    Participant

    Çok haklısınız kazanmanın sırrı az kovan güçlü kovan!!!

    Normalde başarılı bir arıcının kovanında yalancı Ana durumu oluşmaz herhalde yada oluşmaması lazım diye düşünüyorum.
    Benimkisinde oldu işte. Daha önce böyle bir olayla karşılaşmadığım için bu durumu bir fırsat olarak gördüm. (Evet kötü bir durum ama bir fırsat)
    Zaten 3 çerçeve arı. Eğer Ana gözü yapmasalardı diğer kovanlara dağıtacaktım.

    Kolayı varken zoru seçmek pek mantık işi değil,bu sıcak havada uğraşmak ise hiç mantıklı değil.

    Oldukça yoruldum ,baldan da kaybettik………. ama tecrübeden kazandık.
    Emin olun bu her şeye değerdi !

    Bir daha tekrar dener miyim ? Yok yahu , en mantıklı olan neyse onu yaparım.
    Selamlar,saygılar

    in reply to: Balözü akımı başlayacak #7462
    demet
    Participant

    Benim arıların olduğu bölgede pek iyi değil. Baharda güzeldi .İki hafta önce kovanlara baktığımda arı boldu ama tam takır olmuşlar. İdare etsinler diye bal koymuştum kutularına .

    Geçen hafta baktığımda kapalı yavru durumu iyi ama günlük yumurta çok azalmış. Arılar kapıların önlerinde yığılma yapıyor. Ayçiçeğine çok umut bağladık.

    Geçenlerde arıcı abimle karşılaştım böyle böyle dedim, valla bizim arılar deliriyor durumları çok iyi dedi. İşte demek ki bölgeden bölgeye fark var.

    in reply to: PROPOLİS KELİMESİNE TÜRKÇE KARŞILIK #7460
    demet
    Participant

    Türkçe isim güzelde, ilk neyi öğrenirsen genelde öyle gidiyor…

    Kursta çerçevenin üzerine takılan şeyin adının temel petek olduğunu öğrendim ve şimdi o şekilde gidiyor.

    Geçenlerde temel petek alıcam girdim dükkana ,temel petek var mı dedim? Maalesef temel peteğimiz kalmadı ama ana peteğimiz var dedi. Allah allah o nasıl oluyor dedim, gösterdi . Tamam işte bende bundan istiyorum dedim.

    O gene “temel petek” markalı petek kalmamış demek istiyormuş. Ben kılavuz petek desem anlıycakmış. Bende ısrarla temel petek deyince…

    Şimdi de öyle ilk önce propolis öğrendik ya, değiştirmek biraz zor olur ama yeni öğrenenlere neden olmasın!!!

    in reply to: şerbet ölçüsü #7459
    demet
    Participant

    Henüz nektar akımı yok, ayçiçeğini bekliyoruz. Bir kovanım iki yavrulu çerçeve, bir tanesi 3 yavrulu çerçeve. İlk yavruları henüz çıkıyor. Ben bunları destekliyorum. Ballı şerbet veriyorum.(koyu olarak) En son geçen hafta sonu bir su bardağı verdim. Bilmiyorum yanlış mı oldu şimdi , daha mı sulu vermeliydim?

    Birde “çok yükleme yaparlar oda olmaz demişsiniz” Çok yükleme nedir,yapılırsa ne olur?

    in reply to: Arı haberleri #7418
    demet
    Participant

    İhlas Haber Ajansı 19.6.2007

    Arıları için Özel Otobüs Yaptı

    Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 35 yıldır arıcılık yapan Sami Kul, arılarını taşımakta zorlanınca özel otobüs yaptı. Mevsime göre arılarını değişik kentlere taşıyan Sami Kul, aldığı eski otobüsü elden geçirerek arılarını kolayca taşıyabileceği bir araca dönüştürdü.

    Uzak illere gitmek için eleman bulamadığını belirten Sami Kul, "Tekirdağ, Marmaris gibi uzak yerlere kovanları taşımak istediğimde gece çalışacak eleman bulamadım. Gündüz arılar bal toplamak için çalıştığından, taşımacılığı geceleri yaparız. Ancak hem bulunduğunuz alanda hem de gittiğiniz yerde geceleri yükleme ve indirme için çalıştıracak eleman bulmak zor oluyor. 20 yıl süresince çok sıkıntılar yaşadık ve tecrübelerimizle böyle bir araç imal ettik. Sanayi esnafı olmam sebebiyle birçok işi kendim hallettim.

    Buna rağmen araç 18 bin YTL’ye mal oldu. Otobüsümüzün özelliği, 80 kovanı bir kez yerleştirip bir daha indirme-bindirme sıkıntısı yaşamadan her tarafa taşımak. Aracın kasası üzerinde açtığımız boşluklardan arılar rahatça girip çıkabilecekler. Ben de onları mobil olarak her yere taşıyabileceğim. Gittiğimiz uzak illerde bir ayı aşkın süre kalmamız sebebiyle otobüsün şoför mahalli arkasını küçük bir oda haline getirdim. İçerisinde çiftli ranza, buzdolabı, televizyon gibi sosyal ihtiyaçları karşılayacak yaşam alanımız var. Böylece hem arılarımız hem de biz fazla sıkıntı yaşamadan arıcılık işini keyifli hale getirdik" dedi.

    in reply to: Arı haberleri #7306
    demet
    Participant

    AA 11.6.2007

    Yaraya bal tedavisi

    Evinde tamir yaptığı sırada elektrik çarpması sonucu ayaklarındaki varisleri patlayarak, açık yara haline gelen 77 yaşındaki Tursun Bay, uygulanan ballı bant tedavisiyle sağlığına kavuştu.

    77 yaşındaki vatandaşın kemiğine kadar inen yaralarını ballı bantlar sayesinde birkaç ay içinde iyileştirdiklerine dikkati çeken Dr. Karaçelik, “Hastamız yaşlı olduğu için normalde yaralar geç kapanır ama bu tedavi yöntemiyle çok kısa sürede toparlandı” diye konuştu.

    Tursun Bay’ın tedavisini yapan İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Opr. Dr. Mustafa Karaçelik, kaza sırasında elektriğin hastanın vücudundan yere temas eden ayaklarından çıktığını, bu sırada varisleri patlatarak yara haline getirdiğini ve yaraların kemiğe kadar ilerlediğini belirtti.

    2002 yılından bu yana kronik yaralarda, diyabetik ayak yaralarında da bu yöntemi uyguladıklarını, varis tedavisinde kaçak yapan damarı endoskopik yöntemle topladıktan sonra normal pansumanla düzelmeyen yaralara bal tedavisi uyguladıklarını anlatan Dr. Karaçelik, şöyle konuştu:

    “Bal dezenfektan özelliğiyle yaraların tedavisinde olumlu katkı sağlıyor. Ancak, bu tedavi yönteminin uygulanması sırasında mutlaka doktor onayı alınmalı, tedavi doktor gözetiminde uygulanmalıdır.”

    Ameliyat yapamadıkları hastaların tedavilerinde de balı kullandıklarını ifade eden Dr. Karaçelik, “Bal yara tedavisinde yüzyıllar önce de kullanılıyormuş. Bal doğal bir mikrop öldürücü ve yara toparlayıcı. İçinde bulunan dezenfektan madde, özellikle yarayı derleyip toparlıyor, enfeksiyonu kurutuyor. Ballı tedaviden oldukça iyi sonuçlar alıyoruz” dedi.

    in reply to: bir kovan arı fiyatı hakkında #7282
    demet
    Participant

    Geçen yıl mayıs sonunda tanımadığım bir arıcıdan,pazarlık yapmadan 4 kovan arı aldım.(arıcılığa giriş)
    3 ü yeni kovan, 1 tanesi biraz eski.
    Ama arıların durumu çok iyiydi, hepsi kata çıkmaya hazırdı.(ben seçmedim tabiki arıcı abim beğenmişti)
    Kaça aldım sizce?

    Tanesi 100 milyon.(katları ve çerçeveleri de dahil)
    Belki daha fazla alsam fiyat düşerdi bile.Bana özel indirim yapılmadı onu biliyorum.
    Bir yılda çok fazla enflasyon da olmadı.

    Bölgelere göre arı fiyatları değişiyor mu ne oluyor ? Yoksa arının cinsinle mi alakalı.

    not:burası Edirne

    Düzenleyen: demet, :: 11/06/2007 13:43

Viewing 15 posts - 211 through 225 (of 247 total)