demet

Forum Replies Created

Viewing 15 posts - 181 through 195 (of 247 total)
  • Yazar
    İletiler
  • in reply to: BALLARIN ADLANDIRILMASI #8009
    demet
    Participant

    Çok süper konu içinde konu açılıyor. Bilgimiz sürekli artıyor.
    Ayçiçeğinin Osmanlı zamanında bu topraklarda yetişmediğini bilmiyordum.

    Lakin Osmanlı mutfağı diye geçen yemek tariflerinin pek çoğunda ayçiçek yağı vardır. Demek bizi kekliyorlar.

    Ayrıca Sayın Kadıoğlu ve onun gibi arıcıların sattıkları balın ,sağlık değerlerini bilmesine ise tebrikler diyorum.

    Aktarlar nasıl şifalı bitkilerin özelliklerini anlatırlar ya, balda şifalı olduğuna göre!!!
    Satıcı böyle olmalı işte.
    Sadece satmamalı , ne sattığını da bilmeli.

    Bende bir şey diyim bayanlar ayçiçek balını yesinler ama fazla kaçırmasınlar. Birde onları zayıflatmaya çalışmayalım.

    in reply to: CEP HARÇLIĞI #8000
    demet
    Participant

    Cihad bey; çiftçilikte aynen böyle. Tarlaların kayıtları sürekli deftere yazılır. İlacı,tohumu,gübresi,mazotu ve sattığın ürünün miktarı.

    Yıl sonunda bir toplama çıkarma yaparsın. Bir bakarsın hiçte tatmin edici bir gelir yok. Tarlayı işlemeyip ana parayı faize yatırmış olsaydın yıl sonunda çok daha fazla para kazanmış olacaktın.

    Ama bu ikinci seçeneği hiçbir zaman aileme tavsiye etmedim. Hiçbir üreticiye de tavsiye etmem. Sağlığı yerinde olan bir insan kolaya kaçmamalı, bir şeyler üretmeye devam etmeli.

    Arıcılıktan geçimini sağlayan bir arıcıda yıl sonu geldiğinde, kazandığı paradan yaptığı masrafı çıkarır ve sonuçta net geliri bulur.

    Bu net gelir 1 lira bile olsa bence işi bırakmamalıdır. Ayrıca her yıl verimsiz olacak diye bir şey yok.

    Ancak 1-2-3 sürekli zarar yapıyorsa bu işi gelir olarak yapmaktan vazgeçsin.

    Arıcılığı hobi olarak yapanlara gelince ; örneğin ben!
    Oooo bu işin astarı yüzünden pahalıya geldi bana. Hobi böyledir çoğunlukla para yer.
    Siz hobicileri dert etmeyin onların tuzu kuruda.

    in reply to: bal süzme makinesi #7990
    demet
    Participant

    Bal süzme makinesi küçük olsun istiyordum. Malum 4 tane balı süzülecek kovan var.
    Firmalara e –posta attım. 2’li Bal süzme makinesi fiyatı için. Bir tane alacağımı da söyledim. Kargoyla Edirne’ye gelir mi dedim. Anlaşılan bu firmaların çoğu toptana çalışıyor veya müşteriye ihtiyaçları yok.

    Beni dikkate almadıkları belli oluyor,cevap gelmedi çünkü.

    Bir tek Ana petekten cevap geldi.
    2’li 200 lira , 3’lü 210 lira , 4’lü 230 lira bunlar çelik ,kromdan 4’lü 550 lira
    kargo 20 lira.

    En iyisi krom olanmış. Evladiyelikmiş.

    Ama sorduğum tanıdık kişiler “sana bal süzme makinesi bile çok. illaki alacaksan 230 lira olanı al” dediler.

    Sonuç olarak 2 li alacaktım küçük olsun diye bir baktım 4 ‘lü makineyi almışım. Arada çok bir fark olmayınca… Parasını bu gün havale yaptım. Kargoya verilmiş.
    Hayırlısı artık.

    in reply to: Arıya ne kadar bal bırakılır? #7977
    demet
    Participant

    Kırılmak ne demek , tüm cevap verenlere minnettarım.
    Eğer cevap vermezseniz o zaman kırılırım.
    Saygılar.

    in reply to: Arıya ne kadar bal bırakılır? #7974
    demet
    Participant

    Aman efendim yapmayın.
    “Arıları sağdık, sonbahar bakımını yaptık,kış hazırlığına sıra geldi ve ne kadar bal bırakalım olayına geldik diyorsunuz.”
    Benim gibi cahil nereden bilsin arının balının ne zaman bırakılacağını?

    Geçen sene şöyle oldu. Temmuz sonu bir abimiz benim balı süzdü arılara bırakacağını da bıraktı.
    Sonra ne sonbahar beslemesi ne bir şey. İşte o balla kışı atlattılar.

    Bende sanıyorum ki arının kışlık balını şimdiden ayırmamız gerekiyor.

    Bir şeyi bilmediğim zaman emin olun çok utanıyorum. Sizlere de o yüzden çok soru soruyorum.
    Cevap verme lütfunda bulunduğunuz için teşekkür ederim.

    in reply to: hangisi o zaman #7964
    demet
    Participant

    Biz niye şekerden yapılmış balı öpelim de başımıza koyalım. Biz bal üreticisiyiz tüketici değil.
    Bakın ama bu sözü balımızı beğenmeyen müşteriye söyleyebiliriz.

    Şöyle deriz: “Sen bu balı öpte başına koy, elalem glikozdan yapıyor. Dua et ben bu balı şekerden yaptırdım.”

    Nasıl oldu? Satışta işe yarar mı! Yapmayın Allah aşkına.

    in reply to: hangisi o zaman #7957
    demet
    Participant

    Murat bey, “ Güzel ülkemizin her tarafında bal üretim anlayışı aynı değil sen kendi çerçevelerin pisliğine bak birde ticaret için gelen çerçevelere temizliğine bak anlarsın” ifadesindeki çerçevelerin pis ve temiz olması ne demek?

    Birde arkadaşlar bu şekerden bal yaptırma muhabbeti nedir? Şekerden bal olur mu hiç, bu yasal mı ?
    Biri çiçekten bin bir zahmet bal yaptırmaya çalışıyor diğeri hazır şekerden yaptırıyor.

    Bunu tüketici duyarsa bence hiç iyi olmaz . Zaten sahte bal imajı henüz silinememiş.

    in reply to: Arı Irkları #7940
    demet
    Participant

    Cihad bey ,ben kolay kolay unutmam.

    Muğla arısını hiç unutmam! Kursta onu anlatmamışlar,anlatsalar notlarımda olurdu. Şimdi gidip hesap sorayım mı niye anlatmadınız diye?

    En iyisi, muğla arısını kullanan birisi yukarıdaki gibi madde madde özelliklerini yazarsa yazıya ekleme fırsatımız olur. Sonuçta bu yazı ırklara genel bir bakış. İsteyen istediği ırkı kullanır.

    Ona bakarsanız ben arımın ırkını bile bilmiyorum çok komik değil mi ?

    in reply to: SORU #7928
    demet
    Participant

    Efendim şöyle olur;
    işçi gözleri temel peteğe tam dik olarak durur (yere paralel) bu 90 derece olur.
    bal gözleri ise yukarıya doğru meyilli dar açılı, buda 60 derece olur. Benim anladığım bu.

    in reply to: ZAYIF KOVANA KAPALI YAVRU NAKLİ YAPMAK #7925
    demet
    Participant

    Benimde bölme kovanlarım var(4-5 çıta). Kendi çaplarında bal koyup sırladılar. Ayçiçek bitti bitecek. Nektarın azalmasıyla birlikte yeniden yavrulamaya başlamışlar.

    Zamanı geldi mi! Yukarıda anlatıldığı üzere bu kovanlara şerbet desteğine şu an başlamamız mı gerekiyor ?

    in reply to: MUĞLA ARISI #7903
    demet
    Participant

    Hüsamettin bey, yorumumu merak ediyorsunuz da!!!

    Ben doktor değilim, diyabet problemimde yok. Ancak balın diyabetlilere yasak olduğunu , yada en azından önerilmediğini biliyorum.

    Bizim şeker hastasına bal yiyebilirsin diye izin vermemiz zaten mümkün değil. Bir hastanın durumu diğerine uymaz. Doktoruna danışır, izin koparabilirse neden olmasın? Sizin ürettiğiniz o güzel baldan afiyetle yeme fırsatı olur. Benim görüşüm “Önce doktor sonra bal” saygılar.

    (bu arada Muğla Arısı konusunu iyice şekerli bir hale getirdik afedersiniz)

    in reply to: kovanlarda standartlaşma #7902
    demet
    Participant

    Şimdi benim söğüt kovanları birkaç yıl içerisinde mantarlık olacak ya ondan bir ön araştırma yapıyım dedim.Mantar işi karlımı karsızmı!

    Arkadaşlar alınmıyorsunuz değil mi? Benimkisi latife.
    Daha 6 kovanı üzerinde hakimiyet kuramamış bir çaylak olarak, sizin gibi değerli arıcılarla fikir alışverişi yapabilmek çok ama çok güzel.

    Hepinize saygılar, selamlar.

    in reply to: kovanlarda standartlaşma #7897
    demet
    Participant

    Söğüt çamın kalitesine erişemez. Belki yakınından bile geçemez. Bu yüzden özellikle söğütten kovan yaptır diye kimse tavsiye etmez.

    Hani bazen eldeki malzemelerle işini halletmek daha ekonomik gibi gelir ,
    yada kendi malzemeni kullanmak hoşuna gider.
    Bu söğüt meselesi de öyle. Şimdi benim söğüt ağaçlarım var ya o yüzden bu konuyu açtım. Yoksa ucuz etin yahnisi genelde tatsız olur. Bunu herkes bilir.

    Bilmeyen arkadaşlarda bunu öneri gibi alıp kafalarını karıştırmasınlar o zaman ne diyim.

    Bak şimdi mantar dediniz ilgimi çekti, bu mantar işinde kar var mı? selamlar

    in reply to: MUĞLA ARISI #7893
    demet
    Participant

    Muğla arısının şeker hastalığınla ne alakası var dimi? Ama şimdi başka yere yazsam bağlantı kopacak. Şeker hastalığı konusunun nerede geçtiğini hatırlıyorum.

    Balın Kovandan Alınması 30/06/2007
    Aşağıdaki Hüsamettin beyin yazısı;

    “Şöyle ki Şeker hastalarının korkusuzca yiyebileceği hiç bir bal çeşidi yoktur. Lütfen yanlış yönlendirmeyiniz.

    Şeker hastalığı nedir?
    Kandaki şeker genellikle sinir hücreleri tarafından kullanılmaktadır.Bu kanda dolaşan şekerin bu hücrelere girebilmesi için pankreas tarafından insülin salgılanır. İnsülin hücre kapısını açar ve şeker hücreye girer. İnsülin salgılama problemi yaşayan kişilerde bu hücre kapıları açılmadığından şeker kanda dolaşmaya başlar ve kandaki şeker düzeyi yükselir.

    Yükselen kandaki şeker düzeyi idrar yoluyla atılır ve kişi aşırı suya ihtiyaç duyar.
    Şeker hastaları çok sık su içme ihtiyacı hissederler ve çok sık idrara çıkarlar.

    Ayrıca hücrelere şeker girişi olmadığından veya az olduğundan şeker hastalığı bir çok organa zarar vermeye başlar. Ayrıca kandaki yüksek şeker düzeyi iltihabı arttırıcı bir özellik gösterir.

    Şeker hastaları eğer biliyorlarsa şeker hastası olduklarını şeker düzeylerini korumak amaçlı çok sıkı rejimler yaparlar. En büyük sıkıntı şekerli ve unlu mamülleri çok sınırlı tüketmek zorunda olmalarıdır.
    Eğer iradesine hakim bir şeker hastası diyetine dikkat ederse , bir çok sağlıklı insandan daha konforlu bir yaşam sürebilir.

    Dolayısı ile değil kestane balı , ne balı olursa olsun , hiçbir şeker hastasına kesinlikle bal önermeyiniz.
    Peki şeker hastaları bal tüketmeyecekler mi?
    Tabi ki tüketebilirler. Ancak rejim uygulamaları içersinde başka gıdalardan keserek sınırlı miktarda tüketebilirler.
    Sonuç olarak , kestane balında insülin varsa bilemem tabi ki… Ama maalesef yok…”

    in reply to: kovanlarda standartlaşma #7886
    demet
    Participant

    Açıklamanız gayet güzel anlaşılmıştır. Tarlalar bir boşalsın keselim şu söğütlerden birini. Gerçi bir söğüt bana çok gelir. Bir dalını kestirsem bile yeterli. Umarım yazdıklarınız benim dışımda diğer arkadaşlara da bir fikir vermiştir.
    Elinize sağlık.
    Selamlar,saygılar

    Düzenleyen: demet, :: 15/07/2007 21:13

Viewing 15 posts - 181 through 195 (of 247 total)