muratakin

Forum Replies Created

Viewing 15 posts - 211 through 225 (of 491 total)
  • Yazar
    İletiler
  • in reply to: ARILARIMIZ ALDANMASIN #9760
    muratakin
    Participant

    Sayın İspirli:
    Kitapta okuyup yaptığınız yorum bana göre daha değişik olarak açıklanır.
    Konulacak kiremitler kapak olarak değil de uçma deliğinin hizasına yerde olmalı çünkü:
    Yerdeki kar güneş ışınlarını ışıma yoluyla yansıtıp hem kovan ısısını artırır hem de uçma deliğinden giren ışık arıları harekete geçirir.

    Karlı bölgelerde kar yağışı kesilince kovan önlerinde ki karlar süpürülür dolayısıyla beyaz ortadan kaldırılır, yansıma önlenmiş olur.
    Ama kovan üstündeki kar temizlenmez yorgan örtüsü yaparak kovanı soğuktan korur.
    Kovan önüne koyduğun bu kiremitler, zaten havalar soğuk, zor zahmet uçan arıların kovana dönüşünü zorlaştırır, Onun yerine uçma deliğinin biraz üstüne ağaçtan saçak şeklinde bir çıkıntı yapabilirsiniz.

    Sitenize bakınca kovan iç örtü bezleri gözüme takıldı. Dışarı taşan örtü bezleri eğer uzun olursa rüzgarlı günlerde hışırtılı ses çıkarır arılar korku ve telaştan daha fazla bal tüketirler, salkımdayken bağırsakların da sorun çıkarır. Birde yağmurlu günlerde üzerine yağan yağmur suyunu fitil görevi yapıp kovan içine çeker ve kovan içi nemi arttırır

    Saygılar.

    in reply to: Kek yapmak #9756
    muratakin
    Participant

    Sayın Halil Bilen:

    Yazdığım yazıda haklı olduğum gözüküyor
    Hiç merak etme içimizde en çalışkan arıcı, en çabuk, en iyi, en çalışkan, hepsi bir tarafa sezgisi en kuvvetli arıcı.
    Bütün arıcılarımıza örnek bir kişi takdir ediyorum.

    Saygılar

    in reply to: Kek yapmak #9754
    muratakin
    Participant

    Sayın Erhan:

    Kek yapımı ile baştan beri anlatılıyor ama neresini anlayamadığınızı pek anlayamadım.

    Asıl yazmak istediğim arıların birisinde ishal var diyorsunuz ilk temizlik uçuşunla karıştırmıyorsunuzdur sanıyorum.

    Uçma deliği ve çevresinde yoğun ve içinde de pislik bulaşıkları var mı?

    İshal daha çok sulu ve bozuk gıdalardan, kovan içi nemden, buna benzer bazı yanlışlardan olan hastalıktır.

    Beslemeyi düzenleyip iyileştirilebilir.

    Saygılar

    in reply to: Kek yapmak #9747
    muratakin
    Participant

    Arkadaşlar:

    Değişik bir kek yapımını alıntı olarak yazayım.
    Kek yoğurma makinesi olmadan ve elle yoğururken fazla zorlanmadan yapılacak bir kek yapımını yazayım.

    Ağırlık olarak 1 birim bal + 1 birim su + 10 birim pudra şekeri.

    Bu karışımı alabilecek iyi kapanabilen bir kavanoz içinde bal ve su karıştırılır sonra iyi özellikli pudra şekeri üzerine dökülür, kavanoz kapağı sıkıca kapatılır.

    14 gün beklenir bu süre sonunda ballı su içinde pudra şekeri işlenmiş olur.

    Elle yapılana göre daha yumuşak olan bu kek ilkbaharda yeni kolonilerin beslenmesinde kullanılır ve daha iyi arı gelişimi sağlar.

    Besleme kutularında vermeye uygun bir kek olur ve arılar daha az su tüketimine gerek duyarlar, soğuk günlerde dışarıya çıkamayan arılar içinde uygundur

    Bu işlemin iyi olmayan yanı bekleme süresi ama arıların bir kısmını dışarıya atmadan tüketebilirlerse denemeye değer olduğunu sanıyorum.

    Saygılar.

    in reply to: Kek yapmak #9741
    muratakin
    Participant

    Sayın Halil Bilen:

    Hiç merak etme uzaktan tanıdığımız kadarıyla Demet Hanım bir bakışta dersini çalışmıştır.
    Tuh be benim neden aklıma gelmedi diye şimdi koşuşturup hazırlık yapmaya başlamıştır bile .

    Şimdi kek işini tamamladığını yazar bilgisayarın başına oturdu bile

    Saygılar

    in reply to: Kek yapmak #9732
    muratakin
    Participant

    Demet Hanım:

    Demek ki gidenler gitmiş biz anladık onu.

    Keşke demek yerine kek için havalar biraz yumuşayınca olabilir. Ama yinede eğer iyi beslemişseniz kesin olarak kendinize güveniyorsanız arılara bakmanıza gerek yok.

    4 – 5 gündür sisten hiç bir yer gözükmüyor ama bugün öğlende arıların yanına gittim bir arının kovana girişini gördüm hava kapalı ve sisli ağaçlar bembeyaz gırç olmasına rağmen hayret ettim daha fazla incelemedim.

    İlk gelen polenler ağaçlardan değil genel olarak çiğdem, kardelen, akbardak gibi bitkilerden olur ondan dolayı bu çiçekler açınca biraz rahatlayacağız az kaldı sanırım.

    Beslemenin başlamasının ilk işareti arıların ilk temizlik uçuşudur.

    Siz boşluğa düşmezdiniz geçen bal verirdiniz bu yıl bal ayırmadınızmı yoksa vermek size daha kolay gelirdi.

    Bir kek yapımı var onu deneyip arkadaşlara açıklayacağım çünkü yapılıp dinlenmesi için 2 hafta gerekiyor kek özelliğinin farklı olduğunu sanıyorum.

    Saygılar.

    in reply to: Arılarım Neden Öldü. #9724
    muratakin
    Participant

    Arkadaşlar:

    10-11-2007 Tarihli bir yazı yazmıştım. Tahmin ediyorum biraz burada yerine oturdu gibime geliyor.arkadaşları düşünceye sokmak istemem ama bu alıntı yaparak yeniden yayınlamak istiyorum

    "KORKU Arı sevenler artık bir çok bölgede havalar kış düzenine girdi. Bu tarihten sonra yazacağımız yazıların çoğu geçmiş günlerdeki uygulamalarla ilgili olacak veya genel arıcılıkla ilgili anlatımlar olacak
    .
    Daha doğrusu ocakbaşı sohbetleri olacak bende buna uygun bir yazı yazayım dedim.

    Arıcılık işleri bitip mevsim kış düzenine girince arıcıları bir düşünce ve korku alır, hele arıcılığa yeni başlamışsa ve kovan sayısı da azsa daha çok korku kaplar.

    Arıcılar acaba arılarımın ana arısı sağ mı? Arılarımı iyi besledim mi? İlaçlamayı yeteri kadar yaptım mı? Yapılan ilaç arılarımı etkiledi mi? Açlıktan ölürler mi? Acaba kıştan kaç tane kovanım sağ çıkar? Kovan içi nemli mi? Böyle soruların sonu gelmez kış ayları boyunca kendi kendine sorar durur.

    Arılar kendilerini en kötü durumlara göre uyarlamaya çalışırlar, ama yinede olumsuz durumlar ortaya çıkabilir.

    Gerekli işlemler ve önlemler alınmışsa korkmanıza gerek yok, kışı rahatça geçirirler,yüreğinize su serpeyim moral takviyesi olsun.

    Herkesin isteklerinin en iyisi olması dileğiyle, kayıpsız kışlamalar."

    Saygılar.


    .

    in reply to: Arılarım Neden Öldü. #9705
    muratakin
    Participant

    Sayın Sait Işık:

    Başlangıç olarak şunu söyleyebilirim “Üzgünüm”

    Sayın Ali Türk’ün dediği gibi az sayıda arısı olan arkadaşlar için iyi olmayan bir durum.

    Nedeni gelince birden çok fikir yürütülebilir. anlattıklarına göre ilk söylenecek şey arı sayısı azmış açlıktan ölmüş.

    Şunları sıralayabiliriz:
    Sonbahar beslemesi zamanı uygun olmamış yeterli yavru çıkarmamıştır.
    Kapalı yavru gözleri var demişsin demek ki anası varmış.
    Ama akla en uygunu ana arı yumurtayı erken kesmiş veya az yumurtlamış dolayısıyla arı sayısı en alt düzeylere düşmüş, kovan iç hacmi büyük olduğundan ısıtma yapamayıp salkım yer değiştirememiş dolayısıyla ballı çerçevelere gidemediği için az sayıda olan arılar açlıktan ölmüş. Petek içine kafalarını sokup ölmelerinin nedeni de odur.

    Yinede geçmiş olsun, arı sevgisinin ne kadar olduğunu biliyorum. Arılardan ayrılmadan işi devam edeceğini düşünüyorum.

    Saygılar.

    in reply to: KAYIPLARIN YERİNE ARIMI ALALIM ARIMI BÖLELİM #9698
    muratakin
    Participant

    Sayın Ali Türk:

    Aliosman Kardeşime iyi akıl vemişsin de eskisi gibi sepet kovan bolluğu yok.
    Sepet kovanla uğraşan o kuşak arıcılar azaldı veya yaşlandığı için arıcılığı bıraktı.

    Sepet kovandan çıkan ilk oğulardan bir miktar bal alabilir diğer oğullardan ancak dediğin gibi önümüzdeki yıla kullanılabilir.genelde yapılan işlem alınan oğullar tekrar sepete konulduğu için yaşayabiliyor ve ertesi bahar çerçeveli kovana aktarabilirse bal verebiliyor. Sepet kovanlardan çıkan ikinci ve daha sonraki oğullar küçük olmasına rağmen irk özelliğinden dolayı hızlı gelişiyorlar.

    Ben kendime göre devşirme olarak bölme yaptığım arılardan erken ve uygun zamanda yapılanlardan bal alabiliyorum.

    Ahmet Birbilen’in sitesine giremedim nasıl devşirme yaptığını bilmiyorum pek faklı olduğunu sanmıyorum.

    Aliosman Kardeşimin sepet arı bulamasa da kendi arılarından da üretebilir. Çünkü Yıldız dağları çiçek örtüsü olarak erken baharda arı gelişimi için iyi bir bölge olduğunu biliyorum.

    Saygılar.

    in reply to: Arı kovanlarının yerinin değiştirilmesi #9696
    muratakin
    Participant

    Sayın ergenoko:

    Yabancı sitelerde değil Ülkemizde de bir çok arıcı buna benzer işaretler koymaktadır.
    Arılarca görülmesi için kovanın önüne çakılan işaretler o kovanın adı veya kimliği olarak düşünebilirsiniz.

    Arıların renk algılamaları insana göre daha fazla olmasına rağmen bazı renklere karşı kör veya bazı renkleri ayıramama özelliğinden dolayı belirli renklerle bazı şekillerde yapılıp kovan önlerine konur veya çakılır.

    Bir yerde okumuştum kovan önüne çakılacak tabelalar için en uygun renkler “sarı, mavi, beyaz, siyah” mış.

    Bir veya birden çok renkli işaret levhaları kovan önüne çakılır.

    Arıların şekil tanımalarını da göz önünde tutulup her kovan önüne değişik renkte ve şekilde işaret levhaları çakılması, tarlacı arıların ve döllenme uçuşuna çıkan ana arıların geri dönüşte kendi kovanını tanımasına yardımcı olur.

    Saygılar.

    in reply to: Kek yapmak #9687
    muratakin
    Participant

    Sayın Arıcı Beşir:

    Siz alt kattan bal almamaya devam edin.
    O işlem 20. yüzyılın arıcılığı, bu siteye katılan arkadaşlar genelde 21. yüz yılın arıcılığı arayışı içindeler.

    Dünyada arıcılığı ilerlemiş ülkelerde arılar sıfıra yakın süzülüp bal yerine geçebilecek iyi özellikli gıdalarla besleyip kışlatmaktalar.
    Bundan dolayıdır ki bizde kovan başına üretim 16 kg kadarken onlarda bizim 3 veya 4 katımız olarak görülmektedir.

    Böyle olduğuna göre bizim onlardan hiç eksiğimiz yokken neden onlarla yarış yapmayalım, neden onların iyi yönlerini örnek almayalım.

    Yazıları dikkatli okursanız kimse kek aramıyor, nasıl iyi kek yaparım diye arayış içinde.
    Arıları sevdikleri ve arıların ölmemesi için arayış içinde.

    İyi bakım yapılıp, gereği yerine getirilip, kovan başına fazla bal almanın kime ne zararı var.

    Saygılar.

    in reply to: NERDE BULABILIRIM #9673
    muratakin
    Participant

    Sayın Arkadaşlar:

    Kurtçuk aktarmak amacıyla yapılan ana arı yüksük yapım filmini görünce aklıma küçük ayrıntılar geldi.

    Sayın Halil Bilen’den özür dileyerek açıklama yapacağım.onun yaptığı uygulamalı eğitim filminin tamamlayıcısı olacağını sanıyorum.

    Benim anlatacaklarım yapım ve kullanım öncesi hazırlıkların küçük ayrıntıları olacak:

    1 – Ana yüksük yapımında kullanılan ağaç kalem torna edilirken yonga talaş yerine toz talaş çıkaran ve yüzeyi iyi parlatılan ağaç olmalı. Kolay bulunabilen gürgen veya en uygunu elma ağacı olmalı.

    2 – Yüksük yapımında arıların kendi yaptıkları balmumlarını eritip kullanalım. Buda arıların dalak dediğimiz kendi beyaz petekleri ile çerçeve üzerindeki çıkıntı mumlardır.

    3 – Birkaç defa erimiş mum yerine elden geldiğince taze balmumu kullanmalı.

    4 – Kalemin mum sıvanan bölümünün ucu bombeli uç bölümü 8,5 mm üst bölümü 9 mm olmalı ve yaklaşık daldırma boyu 10 mm olmalı. Konik olması yüksüğün çıkışı kolaylaşır, birde 8,5 mm ölçüsünü arılar severek işlerler.
    Kurşun kalemle yapılırsa uygun olmaz çünkü kurşun kalem çapı 8 mm civarındadır.
    Plastik kalem de pek uygun değil, ağaçla balmumumun ısıl genleşmesi farklı olduğundan ağaçtan yapılmış ana arı yüksük kaleminden yüksük kolay ayrılabiliyor.

    5 – Kalem soğutma suyunun içine belli oranda bal katılıp ballı suyla soğutulursa, bu ballı suyla bulaşık yüksükler kovana konulunca arılar hemen sararlar.

    6 – Arı ve kovan kokusunun yüksüklere sinmesi için bir gün önce çerçeveye taktığımız boş yüksükleri arılı çerçevelerin ortasına koymalıyız

    Aşılama ortamı ve aşılama yapımı bazı sitelerde zaten var, ben ön hazırlıklarından aklıma gelenleri yazdım.

    Daha küçük ayrıntılarda vardır ama aklıma gelmedi bu ayrıntıların başarı oranını artıracağını sanıyorum.
    Önümüzdeki baharda yapacaklara başarılar dilerim.

    Saygılar.

    in reply to: KÖPÜK KOVAN #9663
    muratakin
    Participant

    Sayın Arkadaşlar:

    siz arı olsanız ahşap kovanda mı yoksa strafor kovanda mı yaşamak istersiniz?

    Arı olsaydım ısı Yalıtımı açısından köpük kovanda yaşamak isterdim. Şu an oturduğum odanın tabanında ve tavanında köpük var.

    Strafor kovanın kimyasal etkilerini bilemiyorum ama poliüretan köpüğün bileşiminde sanırım amyant var birebir kullanmak tehlikeli olabilir. Strafor köpüğün iç yüzünde yüksek isi oluşmadığından yan etkisini olacağını sanmıyorum

    Arı: bazen köpük kovana koyuyorsun yok, ağaç kovana koyuyorsun yok, çıkıp gidiyor kurtlu bir ağaç gövdesine veya taş kovuğuna giriyor bazen de koyduğun yere itiraz etmiyor. Köpük kovana da itiraz etmiyor.

    Son yıllarda imar yasalarının gereği yeni yapılan binaların dış yüzeyleri mantolama deyip köpük plakalarla kaplanıyor, çok geçmeden evlerimiz arı kovanlarına benzeyecek.

    Ciğerlerimiz, su ve hayat kaynağımız olan ormanlarımızı korumak amacıyla ağaç yerine konulacak bir malzeme düşüncesinden köpük kovan doğmuş.

    Köpük kovanların artı ve eksi yönlerine daha açıklık getirebilirdik ama konunun hızı kesildi.

    Saygılar.

    in reply to: KÖPÜK KOVAN #9654
    muratakin
    Participant

    Arkadaşlar:

    Örtü bezi deyince aklıma iki gözlemim geldi:

    Örtü bezi olarak pamuktan yapılmış ham branda yani parafin emdirilmemiş branda kullanılması en uygun.
    Burada gözlemim eğer kapaktaki havalandırma delik takozları açılmazsa örtü bezi aynı olarak duruyor.
    Eğer takoz açılırsa arılar örtü bezinin alt yüzünü içerden tamamen propolisle sıvıyorlar.

    Ahşap kovan içleri tamamen karanlık olmasına karşılık köpüğün ışığı azda olsa geçirmesinden dolayı kovan içi loş bir aydınlık oluyor. Arıların karanlıkta görme sorunları olmadığından bir yan etkisi olacağını düşünmüyorum.

    Saygılar.

    in reply to: ARI VE SALKIM #9649
    muratakin
    Participant

    Arkadaşlar:

    Beyazkovan sitesini genelde amatör arıcıların buluştuğu büyük arıcılar kahvesi gibi düşünüyorum.

    Herkesin kendine göre bildikleri vardır. Önemli olan cesaret gösterip bu siteye girmektir.

    Öyle bir an gelebilir ki çok az bilen bir arıcı bile çok bilen bir arıcıya farkında olmadan ışık yakabilir, paylaşım sitesi olduğundan herkes bir diğerini saygıyla dinler, iyiyi ve doğruyu bulmaya çalışırlar.

    Benim asıl yazmak istediğim bir açıklamaydı bilmeyen arkadaşlar için salkım çiçeğinin akasya ağacı ve çiçeği olduğunu bazı yörelerde akasya ağacının diğer adının da kıral ağacını olduğunu belirteyim bölge adı belirtmeye pek gerek duymadım bazı yerlerde bu adla karşımıza çıkabilir.

    her ülkede az da olsa arılık farklı yapılıyor gerçeği biliyorsa orada yıl boyunca ne kadar şeker verildiğini yazsında arkadaşlar bilsinler.

    Hasan ışık kardeşimin koyduğu o çoçuk resminin arıcılıkla bağlantısını kavrayamadım.

Viewing 15 posts - 211 through 225 (of 491 total)