Oluşturulan forum yanıtları
-
YazarYazılar
-
Bu soruya nedense kimse cevap vermedi.Pek çok canlının yaşamı bizler tarafınan yönlendirile biliyor. Örneğin tavuklar daha fazla yumurtlasın diye suni ışıkla yanıltılır.Arılar da çok güçlü bir ışık kaynağıyla yanıltmak ve şurubu çekmesi sağlamak neden hayal olsun ki? Hiç denen dimi? Bilen varsa paylaşırmı? Teşekkürler
-
Merhaba.
Yazdıklarınız arıcılıkta kabul görmüş genel doğrulardır, ve doğrudur.Ancak arıyı kontrol ederken bakıyorsunuz bal olması gereken dip peteğin önü de ardı da yavru dolu ve yavru oranı bu çıtanın 4 te 3 ü…. Şimdi nerde kaldı bu durumda arının kovanda top gibi yavru üstünde yattığı? Bence kışta kaldı

Arının düzenini bozmayalım diyoruz ama bir bakıyorsun 10 çıtalık arının 3.4. çıtaları polenden bloke olmuş ana yavru atmak için 10. çerçevede peteğin örülmesini bekliyor.Bu durumda ne yapmalı?
Bazan kural dışı oynayanlarla anladığı dilden oynamak gerekiyor maalesef.
selamlar
-
Merhaba arkadaşlar
Ana memesinin dış görünüşü bu konuda fikir verebilir. Çok büyük veya çok küçük olmayacak. şeffaf olmayacak,peteğin ortasında değilde yanlarda olanlar tercih edilecek vb.
Ama başka etkenlerde var bu seçimde. Mesela bu kovanın arı mevcudu ,anasının olup olmayışı, yüsük sayısı, yüsüğün yeri,kovanın desteklenmesi gibi etkenler sonucu değiştirir. -
Sayın Atalha
Bu konunun Ali Türk ve Mehmet Yükselin bloglarında defalarca işlendiğini yazmışşınız. Girdim aradım ve pekçok bilgi var ama benim basit soruma basit bir yanıt alamadım.Hepimiz arıcıyız ve hepimizin az çok deneyimleri, kendine göre bilgileri var.Ben basit bir soruya basit bir yanıt aradım. sizlere sordum.Bu konuyla ilgili deneyimin varsa paylaşmak lütfunda bulunurdan teşekkür ederim. Aksiyse , lütfen yorgunu yokuşa sürmeyelim.
İyi bayramlar. -
Tebrik ederim
bu konuyla ilgili yazı yazsaydım sizin yazdığınızdan farklı olmazdı.İşin ilginç yanı diğer konularda da yazdıklarınıza ÇOK KÜÇÜK NÜHANS FARKLILIĞIYLAM KATILMAMDIR.
SELAMLAR
-
Sayın mehmet bey Yazınızdan anladığım kadarıyla arının karşı tepeye düz mü uçtuğunu, yada inip çıktığını merak ediyorsunuz.
Bu konuda elimde yazılı belge yok kendi gözlemime göre hava çok sakinse, rüzgar hiç yoksa düz uçuyor. Ama az bir esinti bile olsa varsa yan tepelerin eteğinden yere yakın uçuyor. Bu nedenle bazan arının nereye gittiğini anlaöak zorlaşıyor.
Bu konuda birde arınının uçuş mesafe çok tartışılır.Her kaynakta değişik rakamlar verilir.Ben bu sene Söke Doğanbeyli ye çam için yer bakmaya gittim. Orada gördüklerim beni şaşırttı. Binlerce kovan geniş bir düzlüğe öbekler halinde konumlandırılmış ama karşı dağda birtane bile çam yok hepsi yanmış ve karşımızda epey yüksek bir dağ. Bu dağın ardı da Dilek yarımadası (Davutlar milli parkı)Arıyı izleyince bal getirdiğini gördüm. Arıcıların çadırlarının yanında da çam balı ile dolu tenekeler vardı.
Bu durumu görünce yunanlı arıcılar balımızı çalıyorlar diye yıllar önce okuduğum gazete haberini anımsadım.İnternetten google eart kullanarak bakınca SAMOS adasına konucak arıların çok rahat ülkemize gelip balı götürebileceğini anladım. Çünkü bu dağı aşıp balı almak için arının en az 3 ve daha fazla yol alması gerekirdi. Samos adasıyla bizim kıyımız da 2.6 3km
Selamlar. -
Bende böyle bir kaynak aradım ama ne yazıkki bulamadım.İnternette ballı bitkiler diye arattırarak bazı bilgiler ulaştım.
Birde aşağida VERDİĞİM LİNKTE flora harıtası var.Fazla güvenilir değil.Yinede fikirverir.
http://www.tarim.gov.tr/arayuz/10/icerik.asp?efl=flora/hvelioglu.htm&curdir=flora&fl=flora.asp
-
Ben mimkemal adıyla yazan Mustafa kemal Öztürk.
Merhaba arkadaşlar.
Daha önce arıcılık döngüsü diye konuyu açan benim. Ve Sayın Ali Türk arkadaşımızın tahmin ettiği gibi yazılanları beğenmedim.Ama niye dünya ortalamasından daha az ürün aldığımız konusunda düşünmeme sebep oldu. Eğitim sistemimizin ortak iş yapıp paylaşımı değil bireysel kurtuluşu teşvik ettiğini düşündüm…ve buna benzer pek çok düşünce aklımdan geçti gitti.Arıcı arkadaşların daha paylaşımcı olmasını umardım.Türkiyemiz hepimize yeter ve bizler bilgimizi paylaştıkça , birbirimize sahip çiktıkça herşey daha iyi olur.
Hepimizin yol arkadaşlarıyla yaşadığı sorunlar var. Zaman içinde bunlar elenır ve birbirini ölçüp tartmış kişiler ortak hareket etmeye devam eder. Bu gayet doğaldır ve bu olayla benim sorduğum arıcılık döngüsünün hiç bir alakası yoktur.Sizler izmir. muğla vb kıyı ege arıcısının nasıl bir döngü içinde arıcılık yaptığını merak etmedinizmi hiç?
Ya Sivas’lıların yada Ordu’luların.
Bir anıda ben anlatayım. Yer ve zaman bildirmeyeceğim. Marmarıs il sınırlarında çamdayız Çamda arılar adeta üst üste konur.İşimizi bitirdik ayrılmak üzereyken biraz ilerimizdeki arıcıların barakaların ve sağım çadırlarının kurulu olduğunu görünce selam vermeden geçmek istemedik. Bu arkadaşlar bizim yöremizden değildi.
Tanıştık , konuştuk ama anlaşamadık. Çünkü adamlar bize arılarımıza geceleyin şuruplama yapmadığımız için kızdılar.
Bakın biz onlara şekerli bal yapıyorsunuz diye değil onlar bize siz nıye vermiyorsunuz da çekip gidiyorsunuz diye kızdılar.
Sağlık esenlik dileklerimle -
Herkeze selam.
Ben izmir ilinde arıcılık yapıyorum. Arıları deniz sahilinde dağ çileğinin olduğu bir yerde tutuyorum.Buraya püren için gelmiştim.Son günlerde havaların yumuşak gitmesi nedeniyle sarmaşıklarda açtı.Sanırım bu nedenlerden ötürü yavru devam ediyor.Bu durum iyimi kötümü onu zaman ve bizim müdahalemiz gösterecek. -
Evet genç analı olanlarda yavru durumu daha iyi. Ama yinede şu an için durum bu.
Bu durumun ocak 20 den sonra değişir diye düşünüyorum.
selamlar -
Arkadaşlar yanıtlar için teşekkür ederim.
Ancak üzülerek yazıyorum, tahmin ettiğim gibi oldu.Herkes kendine göre biryol bulmuş ve en iyi yolun bu olduğunu düşündüğü için paylaşmak istemiyor. Peki hiç düşündükmü iyimi ediyoruz diye?
Yaşadığım bir olayı anlatayım size…
Olay Uşak merkez köylerin birinde 2004 yılında geçiyor. Muhtardan izin aldık yerimizi belirledik ve 2gün sonra sabaha karşı arıyı getirdiğimizde izin aldığımız yerde arıyla karşılaştık. Alternatif yer olmadığından o arının çaprazına 90 arımı indirdim.Birkaç gün sonra olan oldu muhtar ve arıcıyla tartişinca,ben kendi arımı sadece 4 km ileridekı karşı köye götürdüm. Daha sonrada o arıcılara "SİZDEN ALLAH RAZI OLSUN İYİKİ BENİ YERİMDEN ETMİŞSİNİZ "dedim. ve bu söz gerçekti.
Şimdi ben arının ortalama 3-4 km yarıçap bir daire içinde çalıştığını düşünecek olursam. "BEN 2004 SENESİNDE MAYISIN 3 ÜNDE UŞAK MERKEZ KÖYLERİNİN BİRİNE GİTTİM. ARILARIM GENELDE 5-6 ÇERÇEVEYDİ. TEMMUZ 20 DE PAMUĞA GİDERKEN (İZMİR TORBALI) ORTALAMA 10 AR ÇERÇEVEYDİ 30 TANESİ KATTA 16 ÇERÇEVEYDİ. 35 TENEKE PAMUK BALI ALDIM ARDINDAN BAYINDIR İLÇESİNİN BALCILAR MUHİTİNDE ARIYI ÇAMDA 3 DEFA SAĞDIM 25+22+18 TENEKE BAL ALDIM" desem bu döngüyü anlatmış olmamın bana ne zararı olur?
Pek çok arıcı arkadaşıma fikir vermiş olurum. Tabi şunuda yazmak gerekir genelde çamda 1 bilemedin 2 sağim olur. o sene 3.sağimdan sonra içine şekerden kişlik balını yaptıramadan kış bastırınca epey sıkıntı yaşadığımı da yazmalıyım.
Sevgi ve saygılarımla… -
Arkadaşlar yanıtlar için teşekkür ederim.
Ancak üzülerek yazıyorum, tahmin ettiğim gibi oldu.Herkes kendine göre biryol bulmuş ve en iyi yolun bu olduğunu düşündüğü için paylaşmak istemiyor. Peki hiç düşündükmü iyimi ediyoruz diye?
Yaşadığım bir olayı anlatayım size…
Olay Uşak merkez köylerin birinde 2004 yılında geçiyor. Muhtardan izin aldık yerimizi belirledik ve 2gün sonra sabaha karşı arıyı getirdiğimizde izin aldığımız yerde arıyla karşılaştık. Alternatif yer olmadığından o arının çaprazına 90 arımı indirdim.Birkaç gün sonra olan oldu muhtar ve arıcıyla tartişinca,ben kendi arımı sadece 4 km ileridekı karşı köye götürdüm. Daha sonrada o arıcılara "SİZDEN ALLAH RAZI OLSUN İYİKİ BENİ YERİMDEN ETMİŞSİNİZ "dedim. ve bu söz gerçekti.
Şimdi ben arının ortalama 3-4 km yarıçap bir daire içinde çalıştığını düşünecek olursam. "BEN 2004 SENESİNDE MAYISIN 3 ÜNDE UŞAK MERKEZ KÖYLERİNİN BİRİNE GİTTİM. ARILARIM GENELDE 5-6 ÇERÇEVEYDİ. TEMMUZ 20 DE PAMUĞA GİDERKEN (İZMİR TORBALI) ORTALAMA 10 AR ÇERÇEVEYDİ 30 TANESİ KATTA 16 ÇERÇEVEYDİ. 35 TENEKE PAMUK BALI ALDIM ARDINDAN BAYINDIR İLÇESİNİN BALCILAR MUHİTİNDE ARIYI ÇAMDA 3 DEFA SAĞDIM 25+22+18 TENEKE BAL ALDIM" desem bu döngüyü anlatmış olmamın bana ne zararı olur?
Pek çok arıcı arkadaşıma fikir vermiş olurum. Tabi şunuda yazmak gerekir genelde çamda 1 bilemedin 2 sağim olur. o sene 3.sağimdan sonra içine şekerden kişlik balını yaptıramadan kış bastırınca epey sıkıntı yaşadığımı da yazmalıyım.
Sevgi ve saygılarımla… -
Benim adresim kazımdirik cad.no:28 kat:2 D:3 torbalı/izmir
Mustafa kemal Öztürk
Tel:0532 5833814
Sait bey düşünüp yazmiş olmanız bile çok güzel. Teşekkürler -
Selam arkadaşlar
Evet benim araştırma ve tecrübelerim de arının güçlü tutulması gerektiğini söylüyor.Hatta zayıf arının kışın güçlüyle aynı oranda bal tükettiği söylenebilir. Kendisinin zayıf olduğunu hissettiği için zamanlı zamansız yavru yapıp kovanın sönmesine de neden olabilir.Tüm bunlar kulukça çerçevelerinin üzerine kek verilerek çözülebilir.
Bence asıl üstünde durulması gereken konu sonbahar (güz) yavrusudur. Gerekli önlemler alınıp (çamdan zamanında kaçırıp pürene sokmak gibi, polenli bir yerde koyu şurup vermek gibi vb)arıya yavru yaptırılırsa bu arı 3 çıta ve üstü olmak şartıyla kıştan kazasız çıkar.Tabi varroa belasına önlem alınırsa.
Hoşçakalın.
Not: Bu kanaat notunu kim, neye göre, hangi yetkiyle, veriyor.Bunu kınıyorumDüzenleyen: mimkemal, :: 26/11/2007 11:47
-
YazarYazılar
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi