Forum Replies Created
-
Yazarİletiler
-
egehan
ParticipantMerhabalar;
Plywood diye bir ağaç yok. Plywood, su kontrası denilen malzemenin ince bir film tabakası ile kaplanmış halidir. Su kontrasına oranla üzerindeki film kaplaması sebebiyle daha yüksek ücretlidir. Değişik kalınlıklarda plywood veya su kontrası bulmak mümkün ve arı kovanı olarak ta kullanılabilir ancak , kovanın duvar kalınlığı olan 2,5 cm. kalınlığındaki malzemenin kovan başı fiyatı yüksek olmaktadır. Plywood ve su kontrasında ağaç olarak "Huş" ağacı kullanılmakta ve katlar halinde preslenmiş bir malzeme olup; arı kovanı içersindeki arının yaşam döngüsü gereği nem dolayısı ile uzun ömürlü olmayacağı düşünülmektedir.
Peki nasıl bir kereste kullanabiliriz?Bir çok çeşidi olan çam keresteleri arı kovanı yapımında çok yoğun biçimde kullanılmaktadır.
Ayrıca söğüt kerestesinden de verimli sonuçlar alınmaktadır.
Kısa ömürlü olması dışında hafifliği ve ucuzluğu ile, kalasları biçilerek uygun bir süre bekletilmiş kavak kerestesi bile düşünülebilir.
Ayrıca
Quote:ona göre kovan yapıcamifadesini kullanıp, kullanılacak keresteler ile ilgili soru sormak bir şüphe daha yaratıyor.
Daha önce hiç kovan yapmadı iseniz, standart bir kovan yapabilmek çok ta kolay değildir.
Bu işi daha önce yapmış, bir marangozdan teknik yardım alınız.
İyi çalışmalar…
egehan
ParticipantSayın Hüseyin İspirli tarafından gönderilen Koloni Kayıt Çizelgesini internette değişiklik yapılabilecek ve çıktı alınabilecek şekilde yayınladık.
Üzerindeki değişiklik yapmak isteyenler varsa kendilerine bu paylaşım yetkisini atabiliriz. İstediği gibi değişiklik yaparak kendisi düzenleyebilir.
Düzenleme Yetkisi Olanlar İçin
http://spreadsheets.google.com/ccc?key=pDmUueoQyy8YcCdHUiY3vEg&hl=tr
İzleme Yapabilmek İçin
http://spreadsheets.google.com/pub?key=pDmUueoQyy8YcCdHUiY3vEgegehan
ParticipantSayın Hüseyin İspirli ağabeyimiz tarafından ortaya atılmış bir düşünce idi. Bizlere sadece çok basit bir çalışma ile blogu kurmak düştü.
Evet kurduk ama tüm arı dostlarından katkı gelmezse sadece başlangıç yapılmış olur ve geliştiremeyiz.
Müzenin adını aslında hiç kimseye danışmadan insiyatif kullanarak "Anarto" koydum.
Eğer değişik sanal müze ismi teklifleriniz varsa onları da değerlendiririz.
Ayrıca bu müzeyi kişiselleştirecek her türlü oluşumdan özellikle uzak durmak amacıyla , çok basit bir formatta düzenledik.
Fotoğrafın içerdiği objenin yeri , sahibi ve fotoğrafı gönderenin bilgilerinden hariç hiç bir açıklama yer almayacak olup;ayrıntıya ulaşmak isteyen arkadaşlar fotoğraf gönderen ile temasa geçebilirler.
egehan
ParticipantHem illerdeki arı yetiştirici birliklerine , hem de il/ilçelerdeki bal üretici birliklerine üye olunması gerektiğini anlatsak daha hoş olmaz mı?
Bal üretmek için , arı yetiştirmek gerekmez mi?
Üyesi bulunduğumuz birlikleri överek ve diğer birlikler içinde görevlerini yapmıyorlar diyerek eleştirmek hiç bir fayda sağlamaz…
Muhalefet oluşumlar olmadıklarını anladığımızda iş işten geçmiş olacaktır.
Bir arıcı her 2 birliğe de üye olmalıdır…
Eleştirmekten ziyade herhangi bir birlikte yapılan güzel işleri yansıtmak daha hoş olacaktır…
Örneğin; Pınarhisar Bal Üretici Birliği bu yıl ne gibi güzel etkinlikler yaptı bunları bizlerle paylaşırsanız, hepimiz bilgilenmiş oluruz…
Yani birlik olarak üzerine düşenlerin ne kadarını yaptı veya yapamadı…
Eğer güzel işler başarılmışsa diğer bir çok birlik sizlerden örnekler alır ve daha iyiye ulaşmaya çalışır…
Ama şurada eksiklik vardı, bu yüzden bu bal birlikleri kuruldu söylemleriniz doğru değil gibime geliyor…
egehan
ParticipantAli Osman bey;
Şimdi ben bu yazıyı okuyunca şunu anladım.Ticaret yapacaksanız, Bal üretici birliklerine üye olun.
Ticaret yapacaksanız, Arı yetiştirici birliklerine üye olmanıza gerek yok.
Yanlış anlamışımdır umarım.
egehan
ParticipantHüseyin abi; verdiğiniz link sanal müze değil aslında.. Bir müzenin internetteki görüntüleri…
Müsaadenizle bu konuda bir çalışma yapıyorum. Anarto blogta bunu yazacağım ayrıntılı…
İlk başta fiziken kurulmasa bile gerçekten sanal olarak yapabiliriz bu müze işini..
İyi çalışmalar
egehan
ParticipantFeridun abi ben bunu yükledim ama…
Olmamış bence…
Daha çok çalışmak lazım çok…
egehan
ParticipantKemal abi;
Ana arılar hepsinde aynı yaşta değil mi?
Genç analar biraz daha sanki umursamıyor soğuk havayı…
egehan
ParticipantEsas ilginç bir durumdan bahsedeyim…
Bursa kongrede bir bal firmasının ülke genelinde yapmış olduğu bal üreticisi anketlerinde ki bu firma aşağıdaki aynı firma orada bir bölüm vardı…
Benim en çok bu bölüm dikkatimi çekmişti…Hatta ben sunumumda bu konuya doğaçlama olarak değinmiştim…
Bakın ilginç bir durum burada , aslında gelecekten korkuları da bence bu… Nedir biliyormusunuz?
Demet gibi üreticilerin çoğalması…
Elindeki miktar ne olursa olsun , "Satmayacağım" diyen üreticilerin gümbür gümbür geliyor olması….
Diyeceksiniz ki çok üretirsem ve başka bir gelirim yoksa…
İşte böyle bir durum yakın gelecekte şu sinyalleri veriyor..
Bu tür çok üreten ve geliri sadece arıcılık olan kişiler kalmayacak…
Kendi yaptıkları anket sonuçlarından bu konu ile ilgili bölümde;
Bal satın aldıkları üreticilerden son 5 yıl içinde arıcılığa başlayanların oranı kaç biliyormusunuz?
%5
Artık bu işi sadece gelir amaçlı yapmaya başlayanların oranı bu ise vay hallerine…
Peki bu ülkede 20 yıl sonra geri kalan %95’ten kaç kişi kalır…
Neden bu oran çok düşük sorusuna cevap aramak durumunda olan yine zamanında bu üreticilerden bal alanlardır…
Çekilen eziyete ve verilen emeğin karşılığının alınmadığı bir üretim tarzını sürdürülebilir kılmak mümkün değildir her ne kadar arıları sevsenizde….
egehan
ParticipantYani arıcılıkta en sıkıntılı konulardan biri de bu işte…
Arı sayısını arttırmak…
Hem güçlü , hem genç analı ve hem de sağlıklı koloniler bulacaksınız ve satan birini bulacaksınız…
Veya bekleyeceksiniz… Birileri arılarını satacak siz alacaksınız…
egehan
ParticipantBu sabahta Bu Toprağın Sesi programında benzer serzenişlerde bulunuyorlardı…
Ankara ili arı yetiştiricileri birlik başkanı da programda vardı…
Bende tamamını izleyemedim programın ama gidişat baştan anlaşıldı…
İki ay geçsin ve bal bitsin bakalım…
Demet hanım şimdi bunu kopyaladın ya kenarda oturup kıs kıs gülüyorsundur ilk hangi zargana atlayacak diye…
Bal stoklarımız gerçekten azalıyor… Tabi ki onların istediği fiyattan olunca stoklar depolarda hiç kıpırdamıyor bile…
Bir de en çok bu yıl üretimimiz şu kadar oldu bu kadar oldu diyorlar…
En çok buna şaşırıyorum….
Bence bal ithal edilsin…
Nasılsa edilecek ya ben zaten istemiştim derim bari…
egehan
ParticipantDenemesi mümkün olmayacak işte…
Ben hala ihtimal yok diyorum….2 milyon koloninin anasını ve yumurtalarını alacaksın ve bekleyeceksin… İşçi arılar yumurtlayacak ve bundan kraliçe arı olacak…
Bunu deneriz bir ara olursa bende Eşekarısı beslemeye başlarım o zaman…
Esas konu şu… Açın Uludağ Dergisinin Son haberini… Yumurtalar ile ilgili bölümü neler oluyor yumurta oluşana kadar orayı okuyun…
Ana arı normal yumurtlarken bu bizim işçi arılar nasıl kaçamak yumurtluyorlarmış…
Acaip ilginç şeyler var orada da…İşimiz işçi arıların yumurtlayacağı döllü yumurtaya kaldıysa…
Hem o dölü nereden buluyormuş işçi arı…
Demet o kitabı sobaya at sobaya. İş çıkarma başımıza.. Tövbe tövbe…
egehan
ParticipantSelim Bey hoşgeldiniz… Ancak sanki bu ismi daha önceki forumdan hatırlıyor gibiyim…
Oksalik mi / Formik mi???
Bu 2 asit türünü bir çok arkadaşımız kullandı… Bunlara ilave olarak Laktik asitte denendi…
Hangi asit kullanılırsa kullanılsın , organik arıcılık için adım atmış olacağız… İllaki organik arıcılık yapmak için bir sertifikaya ihtiyaç mı var?
Bence kesinlikle hayır.. Çünkü ürettiğimiz ürünleri bizler ve ailemiz tüketiyoruz, aynı zamanda çevremizde tüketiyor.. O halde organik arıcılık gerekleri sağlıklı ürünler için isteniyorsa, bizlerde uyalım bu şartlara…
Quote:Varrao mücadelesinde formik asitmi yoksa oksalit asitmi daha etkili.Şimdi varroa mücadelesinde tek başına hiç bir ürün etkili değil…
Mutlaka kombinasyonlar yapmak lazım…
2’li belki de 3’lü kombinasyonları denemek gerekebilir bulaşıklık düzeyine göre…
Siz bulunduğunuz yeri belirtirseniz erken ilkbaharda ne ile başlanması gerektiği ve sonrasında yapılacakları anlatanlar çıkacaktır…
Ayrıca bir çok arkadaşımız kendi bloglarında bunları belirtiyorlar…Sizin yapmış olduğunuz dumanda kötü bir şey değil ki.. Uygun şekilde kullanılırsa… Ancak tek başına fayda sağlaması zor…
İşte 3’lü kombinasyon içersinde bulunabilir duman…
Bugün öğle saatlerinde hava sıcaklığı biraz daha yüksek olsaydı oksalik yapmak için iadeal bir ortam vardı…
Neredeyse hiç yavru yok ve tüm varroalar arıların üzerinde…Bunu şöyle daha iyi açıklayayım… Bugün hava şartları eğer uygun olsaydı; kumsalda yatmışsınız uzanmışsınız ve üzerinize bir sürü kum tanesi bulaşmış…
Koşturup iskeleden serin sulara atladığınızda üzerinizde kum kalır mı?
İşte bugün oksalik yapsaydık hiç kum kalmazdı…
egehan
ParticipantSİVASİ yazan:
Quote:İşçi arıların eşleşmeden bıraktıkları yumurtalardan milyonda bir bile olsa döllenmiş dişi yumurta olma ihtimali var!…Böyle bir ihtimal olamaz…
egehan
ParticipantNaci bey ;
Öncelikle hoş geldiniz foruma…
Lütfen kendinizden biraz bahseder misiniz…
Hitaplarda zorlanmayalım… -
Yazarİletiler
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi