Forum Replies Created
-
Yazarİletiler
-
SEKERLI
ParticipantEkranda gördüğüm üzere hemen herkes sırları tarakla alıyor. Benim arıcı abim ise sır bıçağınla alıyor. (2 bıçağı var birini suya bırakıyor diğerini alıyor)
Sır alma bıçağını veya tarağını bir müddet sıcak suyun içinde bekletmek sır alma işini büyük ölçüde kolaylaştırır. Bıçağı veya tarağı suyun içinden aldıktan sonra suyun bala karışmaması için iyice kurulamak gerekir.Sır alma bıçağının ve tarağının elktirik ile ısınanları var. Bıçağın fiatı hocaoğlunda 80 ytl. Ordu evi arkasında Hakan bey de Temel peteğin ürünlerini satıyor onda da olması lazım. Elektrik ısıtmalı tarak şu an için Edirne’de yok.
Bıçak kullanmanın avantajı işlem tarağa göre çabuk olur.Fazla şişen petekler işlem esnasında kesilerek çerçeve ile düzlenir.
Bir sonraki yıla hazırlık olur. Tarağa göre petekten daha fazla mum alır (keser)Haliyle mum üretimine katkı olur.Ben tarak kullanıyorum bıçak mumla beraber balı da biraz fazla alıyor. Mumdan balı ayırması biraz zahmetli oluyor ve vakit istiyor. Onun için tarak kullanıyorum. Ama doğrusu bıçak kullanmaktır.
SEKERLI
ParticipantTeşekkürler arkadaşlar silikonlu diş cephe boyasını kovan boyamada gönül rahatlığıyla uygulayabilirim.
SEKERLI
ParticipantBen de tavuk niye ucuzladı diyordum.
İyi yanları da var galiba?
SEKERLI
ParticipantSayın Bilgin Aydın amerika’da gözleri olan plastik peteğin üzerine sprey balmumunu ince bir tabaka halinde sıkıp arıya vererek kullandıklarını biliyorum. Plastik petek var olsada dünya üzerinde yaygın olarak kullanılmıyor. Bir çok riski var mesela sıcakta kovanda eğilip bükülebiliyor,hastalık anında bir daha kullanma şansınız yok imha etmelisiniz. Bir çok olumsuz yönü var. Genelde yazları sıcak olmayan ılıman olan ülkeler kullanıyor. Ülkemiz için olumlu olduğunu zannetmiyorum.
SEKERLI
ParticipantSayın Demet hanım çerçevelerin üçte ikisi sırlandı ise yani çerçeve iç ölçüsü derinlik 22cm olduğuna göre üçe bölersek 7.3cm çerçeve altından 8cm petek sırlanmamış olsada alınabilir. Yani üçte ikisi sırlanan çerçeve gönül rahatlığı ile alınabilir. Balda ekşime veya bozulma olmaz. Zaten makinada da savururken rutubet biraz daha düşüyor.
Bir de petekleri kovandan aldığım gibi süzmek zorunda mıyım! Aynı gün içinde bütün işleri sığdıramazsam ; ertesi gün süzsem olur mu?
Aynı gün,hafta olacak diye bir süre yok. Arıdan ve haşerattan koruyabilirseniz daha sonra da süzebilirsiniz. Aynı gün süzmezseniz dikkat edeceğiniz nokta süzmeye başlamadan önce güneş gören bir odada petekleri bir müddet tutmanız süzme işlemini kolaylaştırır.
(Aslında bu konuyu gerçekten merak ediyorum; genelde siz aynı gün petekleri kovandan alıp; süzüp; boşları kovanlara geri veriyorsunuz. Bunun kuralı bu mudur? Peki; bu kural neden konmuş!)
Böyle bir kural yok.Arıların çerçeveleri yalayıp onarması için herhangi bir gün yağmacılığın olmaması için akşam saatlerinde olması yeterlidir. Bu işlemin nektar gelirken yapılmasında yarar var. Nektar kesildiğinde arılar bal kokusuna daha hashas oluyorlar.
SEKERLI
ParticipantSayın Faruk bey,sayın hocam kaç arınız var bilmiyorum. 8,10 arısı olan bahsettiğiniz standartta giyinebilir veya önlem alabilir.Fakat 50,100,150 arı ile çalışan ekmeğini bundan çıkaran arkadaşlarımız da var. Tüm gün güneşin altında maskenin içinde ve sizin söylediğiniz gibi giyinirlerse mümkün değil o işi yapamazlar. Bizim önerilerimiz bu işe yeni başlamış,gönül vermiş arkadaşlarımıza olmalı. Kullandığımız cümlelere azami dikkat göstermeliyiz. Siz ki bir eğitimci ve toplumun örnek aldığı bir kişi olarak kimseyi hedef te almasanız argo cümleler kullanmanız hoş olmuyor. Ben de alınabilirim bir başkasıda alınabilir. Sizin kelime haznenizin zenginliğinden şüphemiz yok. Kendinizi, daha farklı daha vurucu kelimeler kullanarak ta ifade edebilirsiniz.
SEKERLI
ParticipantKovana oğulu koyduk saat 12.00 gibi 4 de kovanı terk eden oğul oldu bahcede olmamayışımdan dolayı kaçırdık
Büyük ihtimal 2. veya 3. oğuldur. Açık yavrulu,yumurtalı bir çerçeve vermiş olsaydınız kovanı terk etmezdi. Dölsüz ana olan oğullarda yavrulu çerçeve verilmediğinde oğulun kovanı terk etme riski her zaman vardır.
SEKERLI
ParticipantAhmet ağabey anayı kesen kolonide iki koloni arasında kaç kat vardı? Yani alt ve üst kuluçkalık hariç kat sayısı kaç? Izgarayı sadece aşağıya mı koydun? Nasıl birleştirdin,anayı birleştirdikten ne kadar sonra kesti? Kış boyunca karşı çıktın bizden önce denedin. Alacağın olsun. Ağabey deneyimlerini bizimle paylaşırsan sevinirim. Selamlar
SEKERLI
ParticipantSayın Halil bey Edirne’de ikamet ediyorum. Önceki yıllar iki kraliçeli daha farklı bir yöntemde deneyimlerim oldu. Bu yöntemi bu yıl üç kovanımda deniyorum. Ekipman yönünden bazı aksaklıklar oldu. Ay çiçeğinde doğrularımı yanlışlarımı göreceğim.
SEKERLI
ParticipantSayın Halil güneş,hangi ilde ikamet ettiğinizi bilmiyorum ama zannedersem bu sistem için biraz geç kaldınız.Arılar yaklaşık 48cm yükseklikten sonra anasızlık hissederler. Verilen yüksükleri veya ana arıları muhafaza ederler.
Yani kuluçkalığın üzerine (kuluçkalık hariç)2 kat ballık koyulup 4 üncü katta başka bir koloni yetiştiriliyor. İki koloninin arasında yaklaşık 52cm boşluk oluyor.Büyük bal akışına yaklaşık 20 gün falan var iken aradaki elek teli alınarak aynı ballıklara ortak çalıştırılıyor. Eğer koloniler hatasız yönetilirse normalde iki anayı da muhafaza eder. Yani iki ayrı koloni olarak çalışmaya devam eder. Tabiki yukarıdaki koloni giriş çıkışı yukarıdan yapacak. Aşağıdaki kuluçkalığın üzerinde ana ızgarası olacak. Baharda aynı koloniyi yukarıya bölerek uygulayabileceğiniz gibi zayıf başka bir koloniyi de yukarıda güçlendirebilirsiniz. Yorumları bir daha okursanız zannedersem konuyu daha iyi anlarsınız.
SEKERLI
ParticipantAyrıca arıcılık bir gösteri, artistlik- aktrislik sergileme alanı değildir.
Beyefendi kimse artistlik falan yapmıyor. Yaşımda 50 beğenen beğenmiş. Kendimi kimseye beğendirmek gibi bir düşüncem de yok. 1990 yılından beri de arıcılık yapıyorum. Az çok arıya nasıl davranılacağını öğrenmişizdir herhalde. Sizin vaktiniz bol demek ki bu gün olmayan işi yarına bırakabiliyorsunuz. Benim öyle bir şansım yok bu gün olacaksa bu gün olacak. Hırçınlığınızın sebebini anlayabilmiş değilim. Uslubununuzu beğenmediğimi özellikle belirtmek isterim.
SEKERLI
ParticipantSayın Halit bey aşı falan olduğum yok. Yani arılar tarafından fazlaca sokuldum ya şaka yolu ile onu anlatmaya çalıştım. Olayın esprisi olarak algılayın. Selamlar
SEKERLI
ParticipantBenim uyguladığım yöntem;plastik badana boyası kovalarının 18lt lik olanlarının dip kısmını delip yine badana fırçalarında kullanılan birbirine eklemeli ahşap saplar var. Bir tanesini kovanın dibine cıvata ile monte ettim. 2 şer mt lik ilave saplar takarak 6 veya 7mt yüksekten saniyeler içinde oğulu alabiliyorum.
SEKERLI
ParticipantSayın Şekerli sizi de arıları kapalı alanda sigara dumanına maruz bıraktığınız için şikayet edicem haberiniz olsun!
Bazen zehir de ilaç olabiliyor. Bu benim bir buluşum da değil. Sayın Nizamettin Kayral bey teknik arıcılık kitabında bal tutum zamanında varroa ile mücadelede bu yöntemi öneriyor. Başka kaynaklarda da öneriliyor fakat şu an anımsayamadım. Ben arıya ve bala zararı olacağını zannetmiyorum. Çünkü nikotin uçucudur. Bir kaç dakika sonra izini bulabileceğinizi zannetmem. Alışkanlık yapacağınıda zannetmiyorum(çünkü arılarda tütün alacak para yok izmarit toplamazlarsa yada bal ile değiş tokuş yapmazlarsa problem olmaz)Nikotinli bal fikri hoşuma gitmedi. Şaka bir yana varroaya etkili olduğuna göre o parazite de etkili olabilir diye düşünüyorum.
SEKERLI
ParticipantSyn Kalenderi bey; Körüğün içinde sadece yaprak tütün veya en ucuz sigaranın tütününü yakarak bolca tütsüleyin uçuş deliğini bir kaç dakikalığına kapatın. Bu tür uygulama büyük ihtimal varroa dahil o parazitide geçici bir süre için bayıltıcaktır. Tütsüyü yapmadan önce taban dip tahtasına gazete kağıdı serin tütsüyü yaptıktan biraz sonra parazitler ayılmadan gazeteyi alın. Bu uygulamanın arıya ve ürüne kesinlikle bir zararı olmaz. Bu uygulama varroa da güzel sonuç veriyor zannedersem o asalağı da düşürür.
-
Yazarİletiler
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi