SEKERLI

Forum Replies Created

Viewing 15 posts - 1 through 15 (of 127 total)
  • Yazar
    İletiler
  • in reply to: Kovan uçma delikleri kuzeye bakabilirmi? #11205
    SEKERLI
    Participant

    Değerli dostlarım,

    Bizler yani Türk’ler sevdiğimiz,değer verdiğimiz objeleri canlı veya cansız olsun sarıp sarmalarız.

    Mesela çocuğumuz olur onu sarıp sarmalarız yani kundaklarız.

    Evde annelerimiz,hanımlarımız televizyonu,müzik setini bilimum elektronik eşyayı dantellerle,tüllerle sarıp sarmalar.

    Şu an için bunların doğru olmadığını gayet iyi biliyoruz yani yapılan iş yanlıştır.

    Bu konuyu bizim yaptığımız arıcılık ile de yakından ilşkilendiriyorum.

    Yani biz de gereksiz yere arı kovanlarını sarıp sarmalıyoruz.

    Kovanlarımızın su yalıtımını düzgün yaptı isek ve yiyeceği de var ise bu kış için yeterlidir.

    Bu konuyu açan Murat hocama çok teşekkür ediyorum.

    Bu konu arıcılık için bana göre çok önemli.

    Aslında bu kuzey işi çok eski bir olay günümüzde bu yöntemi uygulayan olmadığını sanıyorum.

    Şu an uygulanan yöntem kovan dip tahtalarının elek telinden yapılıp en önemli sorun olarak görülen varroa mücadelesi içindir.

    Fakat bu yöntemin artıları içinde yavru çürüklüğü ile mücadele de vardır.

    Ve çok önemli bir konuda yazın o sıcakta kovan daha iyi havalandığı için koloninin oğul isteğini büyük ölçüde önlediğidir.

    Bunları nereden biliyoruz tabiki yabancı kaynaklardan.

    Hemen hemen yabancı arıcıların hepsi bu yöntemi kullanırken maalesef bizler onları bir 8-10 yıl geriden takip ediyoruz.

    Bunun başlıca sebebi de yabancı dil bilmememizdir yani dünyada yapılan uygulamaları yakından takip edemiyoruz.

    Ben bu konuyu uzun zamandır inceliyorum bana göre bu yöntem çok doğru bir yöntem ve zannedersem çok yakında bizde de bu yöntem uygulanacak en azından ben bu yıl uygulayacağım.

    Bazı arkadaşlarımız araştırmadan olmaz diyor tamam olmaz da niye olmaz.

    Sadece olmaz demek bir şey ifade etmiyor sebebini açıklayın ve varsa kaynak göstererek olmayacağını ispat edin.

    Kosova’da arıcılık yapan arkadaşımız Fatih ile geçenlerde msn de biraz sohbet ettik.

    Fatih’in 80 küsür arısı var balkanlarda yani diğer bir deyim ile çok dağlık bir bölgede rakımın yüksek olduğu bir bölgede arıcılık yapıyor.

    Ona nasıl dip tahtası kullandığını sordum antivarroa dip tahtası kullanıyorum ve çok memnunum dedi.

    Yani bahsettiğimiz dip tahtasını kullanıyor.

    Şu linki tıklarsanız ne kadar kar kış olduğunu ve ne şartlarda arıcılık yaptığını görürsünüz.

    Fotoğraftaki arıların altındadaki dip tahtası bahsi geçen dip tahtasıdır[url].http://fatihmazrek.blogspot.com/2009/02/buzlu-kis.html%5B/url%5D

    in reply to: Kovan uçma delikleri kuzeye bakabilirmi? #11194
    SEKERLI
    Participant

    BOŞ ŞİŞE VE BİR DENEY

    Şimdi ne alaka diyeceksiniz…

    Bence çok alakalı.

    Şöyleki;boş bir şişenin ağzından içine doğru şöyle kuvvetlice bir üfleyelim.

    Sizce sonuç ne oldu?

    Şişenin içine üflediğimiz hava girdimi?

    Şişenin içinde bir hava akımı oluştu mu?

    Bence iki şık ta oluşmadı.

    Şişenin ağzına doğru ne kadar şiddette üflemiş olsakta veya ne kadar kuvvette rüzgar ve fırtınada esse de şişenin içine erişmesi olanaksızdır.

    İnanmayan varsa duman ile test edebilir.

    Şişenin içine havanın girmemesinin sebebi bildiğiniz gibi şişenin dibinde delik olmamasıdır.

    Arı kovanını da şişeye benzetebiliriz.

    Kovanın üstünden hava çıkışı olmadığı sürece karşıdan esen rüzgarın veya fırtınanın kovanın içine girip içerde hava sirkilasyonu oluşturması imkansızdır diyebiliriz.

    O zaman karşıdan esen rüzgarın kovana hiç bir zararı olmaz.

    Ali bey; kovan girişini kuzeye çevirince rutubetin azalmasının sebebi nedir? Kovanın iyice soğuması mı!
    Birde varroa ile doğal mücadele yöntemidir demişsiniz. Arıların yavru faaliyetinin azalmasından dolayımı yoksa varroaların soğuğu sevmemesinden dolayımı biraz açıklar mısınız!

    Kovan girişini kuzeye çevirmenin faydası kovan içi ısısı ile dış ortam sıcaklığını bir nebze olsun eşitlemek,(sıcaklık farkı olmadığında rutubet te olmayacaktır) kışın koloninin güneşi uçma deliğinden görmeyerek salkımda kalmasını sağlamak ve koloniye yavru yaptırmamaktır.

    Kolonide yavru olmadığı süre içinde varroa arının sırtındadır.

    Şefin açıkladığı gibi soğukta beslenemeyen varoa dip tahtasına düşmektedir.

    Koloni salkımda olduğu için yani dip tahtasında arı olmadığı sürece düşen varroanın tekrar arının üzerine binme şansı olmadığından varroa mücadelesi de olmuş oluyor.

    Bana göre arıların kışın soğuması kadar ısınmaya da ihtiyacı var.

    Arıların kış salkımında dış ortam sıcaklığına ihtiyacı yoktur.

    Koloninin bal stoğu var ise sorunda yoktur o kendi enerjisini üretir.

    Sızler yavru curugu olusmasın dıye bır fıkır atıyosunuz.

    Sayın kutup yıldızı rumuzu ile yazan arkadaşım ben fikir falan atmıyorum.

    Yapılagelen bir uygulamayı aktardım.

    Sende biraz araştırırsan doğru olduğunu görürsün.

    http://alisekerli.blogspot.com/

    in reply to: Kovan uçma delikleri kuzeye bakabilirmi? #11183
    SEKERLI
    Participant

    Önce şu soruyu soralım kovan girişini niye kuzeye çevirmek ihtiyacını hissediyoruz bu uygulama ne getirir ne götürür?

    Yapılan araştırmalar göstermiştir ki arıyı soğuk etkilemiyor.

    Hatta yapılan bir deneyde eksi 40 derecede dışarıda yani kovan dışına çıkarılan bir arı kolonisi 24 saat geçirmiş ve hiç kayıp yaşamamıştır.

    Kışın, arının düşmanı sadece ve sadece rutubet ve açlıktır.

    Ortam sıcaklığı ile kovan iç sıcaklığından dolayı yani kovanın içi dış ortamdan daha sıcak olduğu için kovan içinde nem oluşmaktadır.

    İşte bu nem arıyı ıslattığında arı kendini kurutamamakta ve ölmektedir.

    Isı farkından dolayı bu nemin kovandan tahliye edilmesi gerekiyor.

    İşte kovan giriş deliğinin kuzeye çevrilmesinin bir nedeni rutubeti azaltmak ve bir faydasıda kolonideki varroa ile doğal olarak mücadele etmek içindir.

    Diğer önemli bir faydasıda kovan içi daha soğuk olduğu için kışın yavru faaliyetinin durmasıdır.

    Kışın arı kolonilerinde yavru hiç istenmeyen bir durumdur.

    Kışın yavru faaliyetini sürdüren koloniler yavru çürüklüğü,aç kalma ve bir sürü olumsuzluk ile karşı karşıya kalır.

    Peki ne yapmalıyız?

    Şu an dışarıdaki arıcılara baktığımızda genelde kovan dip tahtalarının elek telinden olduğunu görüyoruz.

    Elek telinden olan bu dip tahtası yaz ve kış kovanın altında bulunmakta yani devemlı kovanın altı açık kalmaktadır.

    Bize olumsuz gibi gelen bu durum aslında; kovan içi nemi,yavru çürüklüğünü ve doğal yoldan varroa ile mücadeleyi
    tam olarak yapmaktadır.

    in reply to: Arıcılığa Nasıl Başlarım ? #11128
    SEKERLI
    Participant

    Bana göre Türkiye genelinde en fazla üretilen bal yerel adı ile söylersek günebakan veya gündöndü (ayçiçeği)dediğimiz bitkinin balıdır.

    Bu bitkiye niye ayçiçeği deniliyor onu da anlamış değilim.

    Bu bal bilindiği üzere Trakyada tonlarca üretiliyor olmasına rağmen ben bu bitkinin balını alıp ta bu bal günebakan balıdır diyen bir firma görmedim.

    O zaman bu toplanan ballar ne oluyor diye düşünmek gerek galiba.

    Murat hocama katılmamak mümkün değil bol olunca tabiki kalitesiz deyip bedava alacaklar.

    in reply to: Naftalin ile bulaşık ballar #11084
    SEKERLI
    Participant
    Quote:
    Naftalin sorununa yüksek oranda kullanılması durumunda süzme balda da rastlanıyor. Ancak analiz yapılmadan, kokusu ya da tadıyla ayırt edilmesi mümkün olmuyor. Analizlerde naftalin tespit edilirse o parti üretim piyasaya sunulmuyor. Bu arada Tarım İl Müdürlüğü üretici hakkında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuyor. Üreticiler, 5 milyar 560 milyar TL’ye kadar para cezasına ya da 3 ila 6 ay arasında hapis cezasına çarptırılabiliyor.

    Evet kaynak eski olabilir.Ama yalan olduğunu zannetmiyorum.Niyetim aslında cezalara dikkat çekmekti.
    Böyle bir ceza varsa demekki uygulayanlarda var.
    Karşı çıkmanızın sebebini anlayamadım.

    Evet 2005 tarihli imiş ama doğru imiş.Radikal gazetesinde yayınlanmış.

    Bal Sahtekarları

    İşte bal sahtekârları

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, sahte bal üretip satan firmaları teşhir etti. Yılbaşından beri 21 ton sahte bal ele geçirildi, 74 firmaya ceza verildi

    08/05/2005 (967 kişi okudu)

    RADİKAL – ANKARA – Kaçak balcıların maskesi düştü. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın, 2005 yılı içinde ele geçirdiği sahte bal miktarının 21 tonu aştığı açıklandı. Dört firma hakkında suç duyurusunda bulunulurken, dört firmaya üretimden men, 66 firmaya da idari para cezası verildi. Bakanlık, sahte bal üreten firmaları da il il, isim isim kamuoyuna ilan etti.

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, dün, sahte bal konusunda yılbaşından bu yana gerçekleştirdiği denetimlerin sonuçlarını duyurdu. Yapılan denetimlerde sahte bal üreterek piyasaya sürdükleri belirlenen firmaları ve bu firmalara verilen cezaları da kamuoyuna açıklayan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, söz konusu bilgileri internet sitesinde de yayımladı.

    Beş ayda 8 bin 115 denetim

    Bakanlığın verdiği bilgiye göre bu yıl içinde toplam 8 bin 115 denetim yapıldı. 994 numuneden, analiz edilen 356 numunenin 137’si ‘olumsuz’, 216’sı ‘olumlu’ çıkarken, 501 numunenin analizi halen sürüyor. Denetimlerde, 898’i 750 gramlık, toplam 1132 kavanozdan 21 bin 285 kilogram bala el konuldu. Bakanlık, dört firma hakkında da, 5179 sayılı ‘Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un 29’uncu maddesinin ilgili bendi gereğince suç duyurusunda bulundu. Söz konusu madde, savcılığın vereceği karara göre ağır para ve iki-altı ay hapis cezasının yanı sıra faaliyetten men ve mallarına el konulması hükümlerini de kapsıyor.

    İstanbul’da bulunan dört firma, yine 5179 sayılı kanunun ilgili maddesi gereğince üretimden men edilirken, 66 firmaya da değişen miktarlarda idari para cezası verildi.

    Daha analizleri sürenler var

    Denetimlerde, ürünlerine ‘olumsuz’ raporu verilerek haklarında gerekli yasal işlem gerçekleştirilen firmalara, 24 markayla en çok Van’da rastlandı. Cezai işlem gerçekleştirilen firmaların isimleri de internette yer aldı. Firmalar, üretim yaptıkları illere göre şöyle sıralandı:

    Hangisi, nerede üretiliyor?

    Ankara: Hacet Gıda, Emin Gıda, Besice, Gıyasettin Yücel, Kayseroğulları, Altınbal, Arı Bey, Hazır Gıda. Antalya: Şah Bal, Yavuz Bal. Balıkesir: Derman Balları. Diyarbakır: Yünce Ticaret, Kaplaner Bal ve Gıda. Gaziantep: Binbir Çiçek, Arpa Bal, Kozan Bal Tarım Satış Kooperatifi, Hacet Gıda. Hatay: Metsa Tarım, Omak Gıda. Mersin: Metsa Tarım Ürün. İstanbul: Özbal Gıda Sanayi, Yimpaş Yıldırım Gıda, Çamlıbel Gıda, Hancı Arıcılık, Merter Helva. İzmir: Doğa Şekerli Ürünler, Giran Arı Ürünleri. Muğla: Arı Bal Tic, Birtat Bal, Hobim Bal, Manavlar Gıda Sanayi. Samsun: Albayrak Kuruyemiş, Misel Şekerleme. Sivas: Öncü Market, Marka Market, Star Market.

    [url]http://esintibal.blogcu.com/ARICILIK+HABERLERI/

    [/url]

    in reply to: Blogger Kapatıldı #10940
    SEKERLI
    Participant
    Quote:
    Benim son cümlemi okumamışsınız ya da işinize gelmemiş ben yeniden alıntı yapayım.

    Sayın Alpsukan bey;benim blogların kapatılmasından veya açık olmasından hiç bir menfaatım yok bunu bilmenizi isterim.

    Sizin ne demek istediğinizi de gayet iyi anladım.

    İşime gelmeyen bir durum da yok.

    Siz medyayı da takip etmiyorsunuz herhalde.

    Suçluyu engellemek varken suçsuzu da yasaklamanın mantığını anlamıyorum.

    Bu işi böyle mantıksızca yapanlarıda kınıyorum.

    Bu durumu sizden başka hiç kimseninde olumlu karşıladığını da duymadım.

    in reply to: Blogger Kapatıldı #10938
    SEKERLI
    Participant
    Quote:
    Arkadaşlarımızn çoğu blogların kapanmasını devletimizin ayıbı, suçu, demokrasimizin zaafiyeti diye değerlendirmişler. Kapanma gerekçesi sanırım bölücülerin bloggları vasıtasıyla yaptığı icraatlara engel olmak.Tam olarak da bilemiyorum.

    Evet çok doğru katılmamak mümkün değil.Hatta benim bir önerim var; Cep telofonlarını da toplasınlar,televizyon yayınlarınıda engellesinler,aslında interneti de yasaklamaları lazım.O zaman bu bölücüleri sustururuz.

    http://alisekerli.blogcu.com/

    in reply to: Blogger Kapatıldı #10933
    SEKERLI
    Participant
    Quote:
    proxy sitelerinden blogları ya da diğer yasaklı siteleri rahatlıkla görebiliyoruz. Fakat yine bu yöntemle güncelleyebiliyor muyuz? Teorik olarak bana olmaz gibi geliyor ama deneyen var mı acaba?

    Metin eklenebiliyor,fotoğtaf eklenemiyor.

    Tıklayın

    http://ktunnel.com/index.php/1010110A/bcbd750a8fc4b99ddd1e7c20e83e26a13c7990918a90580ded1b0bcaae20662

    in reply to: Blogger Kapatıldı #10923
    SEKERLI
    Participant

    DEMOKRASİLERDE ÇARE TÜKENMEZ

    Bizde başka blog yaparız.

    http://alisekerli.blogcu.com/

    in reply to: Fenni kovandan karakovana arı aktarmak #10883
    SEKERLI
    Participant
    Quote:
    Standart kovan çerçevelerinde bu şekilde yapılan petek dayanıklı oluyor mu?

    Tabii ki olur hakiki kara kovan balı denilen petekli bal.Kara kovanda düşmeyen petek burada niye düşsün.Yalnız çıtada tel olmadığı için santrfüj makinada süzemezsiniz.Şayet isterseniz standart çıtayı ikiye veya dörde de bölerek yine aynı kovanda daha küçük ebatlarda petekli bal yaptırabilirsiniz.

    in reply to: Fenni kovandan karakovana arı aktarmak #10873
    SEKERLI
    Participant

    Bu konuya bir ekleme de ben yapayım. Benmari usulü erittiğimiz hakiki balmumu bir fırça yardımı ile üst çıtanın altına sürülürse arı balmumunun sürüldüğü yerden aşağı petek indirir.

    in reply to: A R I D E S T E K L E M E L E R İ #10847
    SEKERLI
    Participant
    Quote:
    Arıcı birliklerine, arıcılara maddi menfaat sağlayan kurumlar olarak bakarsak en temel yanlışımızı yaparız.

    Ki arıcıların bir çoğu bu yanlışa düşüyor.

    Hesaplar yapılırken ne kadar ödeyeceğim, karşılığında kaç para alacağım şeklinde düşünülüyor.

    Ya da, bana malzeme kaç kuruş daha ucuza gelir hesabı yapılıyor.

    Sayın şefim düşünceniz tabiki doğru ve mantıklı.

    Ama sadece düşünceniz.

    Bugün uygulanan durum değil.

    Bu yapılanmaya göre gene hiç değil.

    Aslında yazınızın devamında sizin de benimle aynı fikirde olduğunuzu görüyorum.

    Birliklerden beklentilerimiz olması da bana göre gayet doğal.

    Birlikler senede bir iki defa lazım olan evrak vermenin dışında da birşeyler yapmalı.

    Ben yine de toplanan aiadatların ne olduğunu merak ediyorum.

    Bilen varsa açıklasın lütfen.(bu paralar da az bir meblağ değil genelde bir kaç milyon ytl den bahsediliyor)

    in reply to: A R I D E S T E K L E M E L E R İ #10845
    SEKERLI
    Participant

    Birliklerin milletten topladıkları bu sorma ver paraları ile ne iş yapılıyor bilen varmı? Malzeme almaya gidiyorsun daha pahalı,dışarda daha ucuz.Ben merak ettim nasıl faydalanıyorsunuz.Acaba ben mi yanılıyorum.

    in reply to: Arılar Neden Oğula Giderler #10817
    SEKERLI
    Participant

    Ben olsam 2 katta kışlatırdım zaten kuvvetli kalan arılarımı da öyle kışlatıyorum.
    Eğer bölmek istersemde erken baharda bölerim.
    Kışa 7-8 çıta giren arı bahara büyük ihtimal 4-5 çıta çıkar.
    Bana görede o arı zayıftır.
    Baharda yine kekler şerbetler arıyı çoğaltmaya çalışıyoruz.
    Halbuki kışa 15 ila 20 çıta arası arı ile giren koloni kışı büyük ihtimal 10 çıtanın üzerinde çıkacaktır.
    İşte o arıdan bal da alınır oğul da alınır.

    in reply to: ARILAR NEDEN ÖLDÜ? #10810
    SEKERLI
    Participant

    Ahmet abi;arıları 4-5 gün yukarıdaki ballıkta hapsettiğinizi söylemeyin sakın.Kaldıki 10 gün sonra fark etmişsiniz.

Viewing 15 posts - 1 through 15 (of 127 total)