MURAT CAKIR

Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 76 ile 90 arası (toplam 244)
  • Yazar
    Yazılar
  • yanıtla: sade kek #10561

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Sn Cihat,

    Arıyı kışın sadece KEK ile kışlatma uygulamasını hiç duymadım. Çünkü Murat Akın abimizin de belirttiği gibi katı gıdaların tüketilebilmesi için yeterli su kaynağının bulunması gerekiyor.

    Fakat Avrupada yapılan şöyle bir uygulama var. Bal üretim ortalamalarının bizden daha çok olmasının sebeplerinden birisi de bu.

    Sıfır sağım yapılarak arıya hiç doğal bal bırakılmıyor, bunun yerine sonbaharda 20 kg yakın koyu şerbet vererek arının bunu peteklere alıp sırlaması sağlanıyor.

    Bir çok kaynakta bu tür koyu şeker şerbeti ile yaptırılan kışlamanın, salgı balları ile çabuk donma özelliği olan çiçek ballarına göre daha güvenli olduğu bilgisi var.

    Hatta yabancı bir kaynakta, İngilterenin bir bölgesinde salgı balları ile yaptırılan kışlama sonucunda arıların üçte ikisinin dizanteri sonucu öldüğü, uzun yıllar çeşitli ilaç denemeleri yapmalarına rağmen çözüm olmadığı, şeker şerbeti ile kışlatmayı keşfettiklerinde bu problemin tamamen ortadan kalktığı yazılıydı.

    Tabi şeker şerbeti olayında bazı arkadaşların, şerbet kışın ekşir itirazları olabilir.

    Bizim bu konuda dikkat edeceğimiz nokta, yoğun şerbetle beslemeyi arının bunun suyunu uçurup sırlayabileceği hava sıcaklıklarında yapmak, çok geç sonbahara bırakmamak.

  • yanıtla: Izgara Kullanımı #10517

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Arılar tek tip değildi. 6 ayrı arıcıya ait yaklaşık 350 kovan ve birbirinden çok farklı ırkta arılar vardı. Hemen hepsinde durum benzerlik gösteriyordu. Sadece polenle bloke olmuş çerçevelerin sayısı farklıydı.

    Eski arıcılardan duyduğum, o bölgede ilk defa böyle bir durumla karşılaşmış olmalarıydı.

  • yanıtla: Izgara Kullanımı #10515

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Bu sene benzer bir problemi İstanbul’da kestanede de yaşadık. Bütün arıcılar duruma şaşırdı daha önce böyle birşey görmedik dediler.

    Kuluçkalıktaki peteklerin çoğu polen yüzünden bloke olmuştu. 1 tane kuluçtalıkta 7 tane silme polenli petek çıktı. Ortalama 5-6’dan aşağı polenli çıta yoktu.

    Kuluçkalığa bakınca aynı ana arı kaybetmiş kovanlar gibi heryerin polen olduğu görülüyordu.

    Tabi bu esnada ana arılar ballığa çıkmış işine orada devam ediyordu.

    Biz sorunu çok geç farkettiğimiz için gerekli önlemleri alamadık malesef.

    Hem aşırı yavrudan dolayı süzemediğimiz petekler oldu, hem de ballığa yumurtlamasına rağmen yeterli alan olmadığı için arının nüfusu geri gitti.

  • yanıtla: Kovanları ne tür boya ile boyayalım? #10489

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Büyük markaların silikonlu dış cephe boyalarından herhangi birisiyle boyayabilirsiniz.

    Nalburlarda genelde piyasa işi ucuz dış cephe boyaları da var. Aynı işi görür abi mantığıyla satıyorlar, ama aynı işi görmüyor.

    Bu sene bir arkadaş için ısrarlarına dayanamayarak aldık ilk başta iyi gibiydi fakat kuruduktan sonra hafif bir tozma yaptığını farkettik.

    Ben DYO’nun silikonlu dış cephe boyasını kullandım memnun kaldım.

    Bir arkadaşımız da Marshall’ın silikonlu dış cephesini kullandı o da iyi sonuç verdi.

    Bu boyaların en büyük avantajı uygulamada oluyor. Çok kolay sürülüyor, tiner vs kokusu olmuyor.

    Güneşe ve diğer hava şartlarına çok iyi mukavemet ediyor, kabarma, atma yapmıyor.

    Fazla inceltmeden sürerseniz, dip köşe ve ince çatlaklara çok güzel dolgu yapıyor, macun külfetinden kurtarıyor.

    Ben kapak kenarlarındaki ve ballıkların alt kenarlarındaki pervaz yerine kullanılan sac çemberlerin arasına fırça ucu ile bol vererek dolgu yaptım, aralar oldukça iyi izole oldu, su geçirmiyor.

    Bir de firmalar genelde pazarlama teknikleri açısından nano teknoloji vs gibi yeni boyalar çıkartıyorlar. Haliyle bu tür boyalar da pahalı oluyor.

    Büyük markaların en ucuz silikonlu dış cephe boyasını aldınız mı sizin için yeterli.

    Bir de nalburlara ya da boyacılara kovan boyamak için aldığınızı söylemeyin hepsi de ağız birliği etmişçesine hayırrrr olmaz, ahşaba yağlı boyadan başkası sürülmez diyor.

  • yanıtla: Güneşi tanımıyorlar. #10485

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Güneşi tanımayan ayçiçeklerini de böylece görmüş olduk.

    İnşallah gün gelir çiçeği tanımayan arıları da görmüş olmayız.

  • yanıtla: SİTENİN GEÇ AÇILMASI #10444

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Sitenin geç açılma sebebini çözdük görülüyor, sağolsunlar hosting firması son attığı mail ile özel olarak ilgilendi ve problemin kaynağını tesbit etti.

    Problem forumdaki son mesajları ön sayfada gösteren modülden kaynaklanıyormuş.

    Modül seçeneklerinde konu ile ilgili sadece son mesajları göster seçeneğini işaretleyince bu probleme yol açıyor.

    Bütün son mesajları gösteri işaretleyince problem ortadan kalkıyor.

    Şimdilik bu problem çözülmüş gözüküyor.

  • yanıtla: SİTENİN GEÇ AÇILMASI #10434

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Malesef istikrarsız bir durum var. Zaman zaman çok hızlı zaman zaman da insanı sıkıntıya sokacak kadar yavaş çalışıyor.

    Hızlı olacağını düşünerek yerli bir hostinge taşıdık ama beklenen verimi alamadım.

    Biraz daha böyle gittikten sonra başka bir yere alacağım sanırım.

    Hizmet aldığım firmaya konuyla ilgili şikayet maili attım fakat ısrarla sorun bulunmadığını söylüyorlar.

  • yanıtla: KKKA #10431

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Doğayı, haftasonları sadece kendisi için piknik yapmaya tahsis edilmiş bir ortam olarak gören büyük kent insanı için korkunç bir kabus.

    İnsanlar ciddi ciddi çayır çimen üzerinde oturmaktan, bir ağacın gölgesinde uzanıp dinlenmekten, kıra, bayıra hatta köye gitmekten korkar oldular.

    Enteresan olan insanlar her sene binlerce kişinin öldüğü trafiğe çıkmaktan hiç korkmuyorlar. Doğal ortamda kene yapışması sonucu KKKA’dan ölme olasılığı, arabamızla yolda giderken trafik kazasından ölme olasılığından kıyaslanamayacak kadar az.

  • yanıtla: Toplu arı saldırıları #10399

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Sevgili Arkadaşlar,

    Zaman zaman kullanılan cümleler maksadını aşan şekilde yorumlanabiliyor, o cümleyi yazanın temelde böyle bir amacı olmasa bile.

    O yüzden ortak bilgi paylaşma mekanlarında yazarken üslup olayına her zaman dikkat etmekte fayda var.

    Üslup muhatabını rahatsız ediyorsa, demek ki bir yanlış var.

    Bir de çoğumuzun yaşı, eğitimi ve olaylara yaklaşımı farklı, dolayısıyla değerlendirmeler de farklı oluyor ister istemez.

    Çok samimi olduğumuz bir kişiye kullanacağımız bir cümleye yüklenen anlam ile, o cümleyi tanımadığımız birine kullandığımızda ortaya çıkacak anlam çoğu zaman farklı olur. En azından her iki kişi de bu cümleyi farklı yorumlar.

    Şekerli abimiz sevdiğimiz saydığımız bir büyüğümüz ve bir alçakgönüllülük yaparak, bize yaptığı bir yanlışı ve kaldığı güç durumu anlatmış.

    Bu her zaman herkesin düşebileceği bir durum ve çoğumuzun da başına gelmiştir.

    Benzerini ben de geçen sene yaşadım, çok sakin olan bir arıyı maskesiz açtım, herşey güzel giderken meme kontrolü için çerçeveyi silkeleme gafletinde bulundum. Dersimi aldım şu anda eldivensiz kesinlikle silkelemiyorum.

    Bu olaydan özellikle arıcılığa yeni başlamış arkadaşlarımızın alacağı dersler olsa gerek. Bağışıklık sistemi gelişmiş ve ömrü boyunca çok iğne yemiş birisine 100-150 arı sokuşu bir şey yapmayabilir ama bu direnci olmayanlar için ciddi bir hayati tehlike doğurur.

    Ben anlatılan bu olaya, tecrübeli bir abimizin bize yaptığı dikkat edin aynı hatayı yapmayın uyarısı olarak bakıyorum. Bu tür olayların açık yüreklilikle paylaşılması, özellikle yolun başındaki arkadaşlarımız için hayati öneme sahip.

    Özellikle havanın sıcak olduğu günlerde maske ile durmak gerçekten çok sıkıntılı bir olay.

    Maskesiz çalışıyor olsak bile tehlike durumunda gafil avlanmamanın önlemlerini almak gerek.

    Bu kıssadan aldığımız hisse bu olmalı.

  • yanıtla: Arı yumurta çalarmı #10316

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Muhteşem Abi,

    Halk arasında gözleme dayalı bilgiler bol miktarda var.

    Muhtemelen, anası ve hiç açık larvası olmayan bir kovanda bir şekilde ana üremesini gözlemleyen arıcılar, bunun sebebini başka kolonilerden yumurta çalınması olarak düşünmüş olabilirler.

    Genetik ve üreme konusunda yeterli bilimsel bilgisi olmayan birisi gördüğü bu olayın nedenini, elbette kendi mantığına uygun açıklama ihtiyacı hissedecek.

    Arının başka kovandan yumurta çalması bilgisi, bunu söyleyenin ziraat mühendisi olması hiç farketmiyor, halk bilgisine dayanıyor, bilimsel kaynaklara dayanmıyor.

    Şimdi bir çok kimseye ters geliyor bildiklerimizle örtüşmüyor, ama döllü yumurtadan erkek, dölsüz yumurtadan dişi de üreyebiliyor.

    Yakın akraba ilişkisinden dolayı döllü olan erkek larvalarını arılar temizliyor, yetişmesine izin vermiyor.

    Yukarıdaki Muhsin Hoca dan alıntıladığım bölüm döllenmemiş yumurtadan çok az bir ihtimal de olsa, dişi birey üreyebileceğinin bilimsel izahını yapıyor.

    Yani şahit olduklarında arıcıları şaşırtan bu kural dışı gibi görülen olayın açıklaması böyle.

  • yanıtla: Arı yumurta çalarmı #10314

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Bu konuyla ilgili forumda muhsin hocanın kitabından bir alıntı yapmıştım.

    Kolonilerin yalancı ana yaparak yumurtlamalarının nedenini çok zayıf ihtimal de olsa dölsüz yumurtadan dişi birey üreterek ana arı yapma güdüsü olduğunu söylüyordu.

    Şekerli bey eğer başınıza buna benzer bir olay gelmişse, Muhsin Hocanın açıklamasını aşağıda yazıyorum, buna göre de bir değerlendirme yapabilirsiniz.

    Yani başka koloniden yumurta çalabileceğine dair herhangi bir bilgi literatürde yok, ama aşağıdaki açıklama anası ve larvası olmayan arıların düşük ihtimal de olsa ana üretebileceğini söylüyor.



    Döllü yumurtalardan erkek bireylerin çıkmasına paralel olarak dölsüz yumurtalardan da dişiler çıkabilir. Bunun nedeni döllenmemiş yumurtanın gelişimi sırasında dokular oluşurken kararsız olan bu hücreler sanki dölleniyormuş gibi birbirine kenetlenir ‘poliploidy‘ denilen bu genetik olay sonucunda doku hücrelerinde ikili eşleşme yani ‘diploidy’ çoğunlukta olduğundan birey dişi olarak gelişir. Bunun sonucunda uzun süre anasız kalmış ve yumurtlamayan işçilerin ve yalancı anaların olduğu kovanlarda bu tip bireylerden ana arı dahi üretilebilir. ülkemiz arılarında nadiren görülen bu durum Güney Afrika arısı olarak bilinen Kap arısı (A.m. Capensis)’ında %5’e varan oranlarda görülebilmektedir. Bu olay uzun süre anasız kalmış kolonilerde bile bir ana arı yetiştirebilme umudu olduğunu ve belki de yumurtlayan işçi arılarla yalancı anaların yumurtalarını işçi arı gözlerine bırakmalarının nedeni olarak da gösterilmektedir.

  • yanıtla: ANALAR GÜNÜ #10269

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Hasbelkader arıcılığa başladık belli bir mesafe aldık, yeni yeni tecrübelerimiz oldu, ama ben şimdiye kadar hiç ana arı sesi duyamadım :) Bundan sonra da duymam imkansız gözüküyor çünkü kulaklar arızalandı. :)

    Yani arıcılıkla ilgili içimde bir ukte kalırsa bu ana arının tii tiii diye bağırışını duyamayışımdan kalır :)

    Bazıları aynı anda 5 ana arının sesini duyarak ne kadar şanslı olmalılar.

  • yanıtla: yerli malı #10262

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Demet hanım, yazınızı hüzünlü bir duygu ile okudum.

    Çok şeyi umursamıyoruz, elimizden çıktıktan sonra farkına varıyoruz.

    Babamla annem bundan 10 sene önce emeklilik sonrası tekrar köye yerleşti.

    İlk yıllarda bahçeye yerli domates ekiliyordu ve benim çocuklar köye gittiklerinde en büyük zevkleri dalından domates kopartıp yemekti.

    Şimdi o alışkanlıkları kalmadı çünkü söylediğiniz gibi annem de artık tohumunu büyük ölçüde domates üreten bir akrabadan alıyor. Tek avantajı bitki başına daha fazla ürün vermesi.

    Yaptığınız tohum takası önerisi çok güzel bir paylaşım.

    Gerekirse bunu internetten organize etmek lazım.

    Bir çok değerimiz yok olmak üzere, belki de bu yokoluşun önüne geçebilecek son nesil bizleriz.

  • yanıtla: Oğul önleme #10231

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Kovan girişine ana ızgarası kapatarak oğulu engelleme teorik olarak mümkün görünse de, pratikte uygulayan arkadaşların kötü tecrübeleri var.

    Izgaradan erkek arılar geçemediği için kovan çıkışında ciddi bir tıkanıklık yaşıyor.

    Sıcak bir günde bu yüzden kovan kaybeden arkadaşlar eski forumda yazmıştı

  • yanıtla: Koloni çöküşleri #10227

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Paylaşımınız için çok teşekkür ediyoruz.

    Koloni çöküş sendromu olarak adlandırılan bu duruma benzer vakalar görülse de, bu tür arı kayıplarının ülkemizde olduğuna dair herhangi bilimsel bir bulgu yok.

    Ülkemizdeki toplu arı ölümlerinin arkasında yatan ana nedenlerden birisi, sahipleri kabul etmese de, arıcıların değişen iklim şartlarına uygun davranmayışları.

    Belirttiğiniz probleme yol açan virüsün Avusturalya kaynaklı olduğu söyleniyor. Özellikle uzun yıllardır üzerinde yoğun ıslah programları yürütülen ve genetik özellikleri ile oynanmış arı hatlarında büyük tahribatlar yaptığı belirtiliyor.

    Bizim gibi canlılar üzerinde henüz genetik çalışmaların yapılmadığı ve ırkların kendi doğal ortamlarında geliştiği ülkelerin arılarında bu virüs dolayısı ile kayıplar oluşmadığı yönünde de bir kanaat var.

15 yazı görüntüleniyor - 76 ile 90 arası (toplam 244)