alicik

Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 46 ile 60 arası (toplam 187)
  • Yazar
    Yazılar
  • yanıtla: Hayırlı Bayramlar #9529

    alicik
    Katılımcı

    Herkesin Kurban bayramını kutlarım.Nice bayramlara.

  • yanıtla: DOĞAL ORTAMDA YAŞIYAN ARI BULMA YÖNTEMLERİ #9528

    alicik
    Katılımcı

    Bu işler kişilere göre degişir.Bizim Kadir başkanın iki tane bahsedilenlerden, dogada kendi kendine yaşayan iki yerde arısı var, bu sene bir kaçta oğul aldık.Ama arıyı bir türlü kovanlara alamadık,biri kışın inşallah körlemez yerde bir ağaç kökünde biri yüksek bir ağaçta.Çobanlar gösterdi fakat elimiz bir türlü değmedi.Kimisi arar bulamaz kimiside bulur almaz.Gene başkan baharda oraya bir kaç eski kovan kor oğluları toplar gider.

  • yanıtla: BAL BORSASI NEDEN OLUŞMUYOR #9512

    alicik
    Katılımcı

    Arkadaşlar birlikler aynı mahalle veya köy muhtarı gibidirler.Ben şimdi Rizenin bilmem hanği köyünde kim nasıl bal üretti bilemem,yada o köyde adam ne iş yapar,ama oradaki muhtar adamın cigerini okur.

    Birliklerde bünyesindeki arıcıların ne haltlar yaptıklarını bilir,Birlikler bana göre balı teminat altına alıyor,sahtekarın balını satacaksan bile dersinki kardeşim bu balın yüzde sekseni şeker dersin.Birlikler aynı zamanda denetçidirler,isminin lekelenmesini kim isterki.

    Zaten şekerciler,ayçiçek ve pamuk balında çalışmazlar.Onlar genelde petek bal satarlar ve az ve devamlı nektar veren yerleri seçerler.Doğal bal üretenler zaten balı kendisi satar.Bu sene duyumlarıma göre doğu illerimizde petek balın toptan fiyatı 4 ila 6 ytl civarıydı,bunun doğal bal olmadıgını vatandaş hariç herkes bilir.

  • yanıtla: BAL BORSASI NEDEN OLUŞMUYOR #9510

    alicik
    Katılımcı

    Arkadaşlar iki birlikte çok önemli ve ikiside lazım.Ama daha önce hayvan ıslahı kanununa göre kurulan arı yetiştiricileri birlikleri,asıl işlerini bırakıp bal paketleme işine girdiler,sorun burada.Son 5200 sayılı yasayla bal alım satımı balüretici birliklerine verildi,arı yetiştiricileri birlikleride bunu kabul etmek istemiyor.fakat arıcılık için ikiside çok lazım birlikler ve şu an bana göre ikisininde tam faaliyette oldugu söylenemez.Kanunları daha belli degil,sınırlar çizilmedi.Ballar bal üreticileri tarafından toplanacak ve kanunda öyle bir made var diyorki.Birlik ben üreticimin balının yüzde doksan sekizini pazarlayacağım.Ama sen birliğe gidip benim balımı sat dersen,toksa gelip elinden alma hakkı yok.

    Arı yetiştiricileri,anaarıcıları denetlemesi lazımdı,bunu yapmadılar,piyasaya sinek gibi anaarıları sürdüler,iş baştan bozuldu.Bazılarına bu anaarı teşvigi geçim kaynagı oldu,anaarının kalitesi aranmaz oldu,bu aslında çok basit yöntemlerle halledersin.Gidersin gerekli izinleri alarak anaarıcıların çıkmak üzere olan bir kaç kutusunu seç ve anaarı memeden çıkınca tartmak bile kaliteyi ortaya çıkarıyor.Bu en basiti.Konu iyice dağılmaya başladı,ama iki birlikte bize çok lazım.Yeterki görevlerini bilsinler.

  • yanıtla: İLGİNÇ ARICILIK ANILARI #9489

    alicik
    Katılımcı

    İlginç anılarımdan biride Trakya’ya ilk gidişimde yaşandı.Ben Trakya nasıl ay çiçek ne zaman açar ne zaman geçer bilmiyorum.Bir abimiz Trakya da yer bakmaya gitti.Dedi arıları filan yere götürüyoruz.Daha önce oradan çok bal almış.Zamanı kararlaştırdık bir akşam yükledik arıları Tekirdağ’dan ilerde İncek’ten 20 km. ileride Hereke köyü var orya indirdik.İşten anlamamak nasıl bir şey görün şimdi.Sabah oldu arıları düzelttik kovanların meyillerini,önünde ot varsa onları temizleyip Gebze’ye geri geldik.

    Bir hafta sonra arılara bakmaya gidiyoruz.Hacı amca bende geleyim dedi,iyi bizimde işimize geliyor,yakıtı koy altında araba.Arıları koyduğumuz yere vardık,arının yanına yaklaşılmıyor,arı bizi yiyor acayip saldırıyor.Bende etrafa bakıyorum sap sarı çiçek var diye sevinirken,hacı amca ay günlerin içine girdi,çiçekleri sıyırıyor altında simsiyah çekirdek var.Dedi ki buraya gelirken bakmadınız mı,burası geçmiş,bitik diyor.Abimizde diyorki buranın balı bundan sonra başlar.Bunlar iddialaşmaya başladılar,o sırada bir Anadol kamyonetli karı koca arıcılık yapan biri geldi yanımıza.Adam diyorki bu arıları kırdırmayamı getirdiniz buraya,neden diye sordum,diyorki buradakiler ballarını süzdü siz geldiniz.Ben şimdi ağabeymize döndüm artık kıvırmaya başladı,abi buraya nasıl baktın,ya geç kalmıştım yükardan E beş karayolundan baktım.Ya nasıl olur sen 250 km.yol gel 500 metre aşagı inip ovayı inceleme.Artık ne desek boş.

    Hacı amca arıyı buradan kaldırmamız lazım hemen yer bakalım.Civarı gezmeye başladık,arıcılara soruyoruz,İncek tarafını tavsiye ediyorlar oralarda geç ekilen yer var oralara bakın.İncek te yer bulduk,Oruç beyli köyünün bir yerini gösterdi muhtar buraya koyun dediler.Yer çok güzeldi,açmışı var açacak olanı var,daha yeni bir karış olanı var.Şimdi akşama araba lazım,bu dediğime çok oldu.Fiyatta tam aklımda degil ama,hatırladığıma göre Gebze’den ilk gittiğimiz yere 60 milyona gitmiştik,arıyı 20 km geri getirmeyede 60 milyon istiyorlar.Arı taşımak gibi sorunumuz yoktu ve o kadarda parayı zor toplarız,kamyoncuyla pazarlık yapıyoruz.En son 50 milyona anlaştık bu sırada ağabeymiz yanımızda değil,geldi yemek hazır dedi.Ya ne yemeği biz kamyon parasını denklemek için hesap yaparken köfte yaptırmış,3 kişiye 10 milyonda o tuttu.Köfteleri yedik ama bir yerdende Gebze’ye dönüşe para yeteecekmi,sorusu var kafamda,hacı amcada diyorki İstanbul’a varırsak borç alacağımız yer var.

    Akşama arıları yükledik,yeni ayarladığımız yere indirdik.Gece arıların başında yattık ertesi günü yola çıktık,Gebze’ye geldiğimizde üç kişinin cebinde 5 milyon para kalmıştı.Şimdi olsa kaç çeşit kredi kartı var,ne günlerdi o günler.O sene Trakya’dan verim alamadık.Arılarımız bir türlü gelişemiyordu,yerlerde kanatsız arıda görmüyordum,ama karıncalar çıkan arıyı topluyormuş bunu sonradan öğrendim.Gebze’ye arıları getirdiğimde tam 7 sefer ilaçlama yaparak varroayı bitirmiştim.Şimdi bu Internet o kadar kolaylıkki sormayın.

    Geçen sene Trakya’ya yer bakmaya gidiyorum,bizi siteden takip edenlerde zamanı geldi bizde bakalım diye yer bakmaya gidenler olmuş.İşi bilmemek o kadar zorki,burada yazmaya çalıştım,ama oradaki sıkıntıları yazıya tam aktaramadım,salak durumuna düşüyorsunuz bir düşünsenize,herkesin kalkıp gideceği yere arı getirip birde bal beklemek.Arıcılık tek başına yapılacak iş değil,birde gezgincilik yaparsanız,mutlaka arkadaşınız olmalı,bizimkini Allah düşman başına vermesin.Boşa kürek çekmek çok zor be.

    Bu tür hiç kimse anısını yazmadı,yazarsa zaten çok arısı olanlar ve gezenler yazacak.Birkaç arıyla bahçesinde arıyla bu anılarda olmadığına göre bizim anılar sap gibi kaldı ortada.

    Ali Türk.

    http://www.ben-gittim.blogspot.com/

  • yanıtla: oğul hazırlığındaki kovan? #9479

    alicik
    Katılımcı

    Oğul arıcılıkta istenmeyen bir hadisedir.Tüm planlarınızı alt üst eder.Arınızın oğul a gittiğini fark ettiniz,atçınız kovanı bir sürü ana memesi başlanmış ve içindede larvaları var.Burada ilk yapılması gereken,hemen kovanın anaarısını bulup birkaç çerçeve arıyla başka kovana alınması lazım.

    Neden başka kovana alıyoruz derseniz.Arı artık kafaya bir şeyleri takmış,yer sıkışıktır,anaarı yaşlıdır,arınızın cinsi oğla meyillidir bir sürü sebepleri vardır.Anaarıyı başka kovana almadığımız müddetçe oğul a gitmeye kalkan kovana hakim olma şansımız yoktur.Memeleri siz bozdukça o yenisini yapacak çünkü anaarı içerde yumurta atmaya devam ediyor.

    Anaarıyı aldık başka kovana,gelelim eski kovanımıza.Eski kovanda ne yapmak istediğimize karar vermeliyiz.sadece bir yeni ana olsun derseniz.Memelerin bazılarının kapanmasını bekleyin.Bazı memeler kapandı,ilk yapacağımız iş bir çıta da bir açık bir kapalı anaarı memesi bıkarak,diğer memelerin tamamını bozmalıyız.Burası çök önemli ilk önce kalanları ayarladıklardan sonra tüm memeler bozulacak.Başıma geldi memeleri bozarak gidiyorum son kalan çıtalardan ana memesi çıkmadı.Onun için kalacak memeleri ilk önce belirliyorsunuz.

    Bir başka alternatif ise genç anaarılara ihtiyacınız var.Bu durumda ise gene anaarıyı kovandan aldık,o anaarı faaliyetine devam etsin,değiştirecek bile yeni anaarılar eşleşip gelene kadar eski anayı kullanalım.Bu durumda genç anaarılarımızı şu şekilde elde etmeliyiz,ana memeleri kapandı,her memeli bir çıtayı başka kovanlara koyarak kaç tane istersek o kadar bölersiniz arınızı.bir sürü genç ve arılarınızın seçtiği anaarılarınız olur.Eşleşip gelenleri isterseniz yaşlı anaarılarınızı imha edip yenisini verirsiniz yada bulundukları yerde besleyerek gelecek seneye hazırlarsınız.

    Bir başka konu ise eski kovandan anaarıyı almaz isek.Arımız oğul verdi bizde arılıkta değiliz,hazır yumurta atan anaarımız gitti.Birde arıyı bal için hazırlıyorsak,artık bu kovandan balda almamız imkansız,nedeni ise bal veya nektar akımına arıyı hazırlayacağız.Bu hazırlıklar bir takvim içinde olmalı.Bu gün atılan yumurtadan çıkan arımız en az 40 gün sonra bize tarlacı olacaktır.Oğul a giden arımızdan anaarı 16 günde çıktı,bir hafta dinlendi,bir haftada eşleşip yumurta atması sürdü ,şu ana kadar 1 ayımızı kaybettik.Bu anaarı ilk atığı yumurtada 40 günde tarlacı olacak,bu tür kovanı takviminize uyduramazsınız.Bana göre bu kovan sezonu kapattı ama seneye çok iyi bir kovan olur.

    Bence en iyi yapılması gereken şudur,bal için hazırlanıyorsak.Anaarıyı başka kovana aldık,o birkaç çıta arıyla faaliyetine devam etsin.eski kovanda da bir düzenleme yaptık,bir açık birde kapalı meme bıraktık,artık eski arı bu iki memeye mahkum,birini seçecek oğul verme şansı yoktur.Eski kovanımız bu memelerden birini seçti,anaarıda eşleşip yumurta atmaya başladı,bu sırada da nektar başladı,hemen eski anaarı imha edilip kovanlar birleştirilmeli,hem bal alırsınız hem de kovanınızda yeni anaarınız olur.

    Bunların hiç birini yapmazsanız başınıza şu gelecektir.Elimizde sağlam bir arımız vardı,baktık oğla gidiyordu,dedik ki oğul versin.Arımızda oğul verdi bizde bir terlik oldu oğlu kaçırdık,sağlam arımız yarım arı oldu.Anayı başka kovana alsaydınız iki arınız olurdu.Bu anlattıklarım hep yeni arıcılara yönelik aşağı yukarı tüm seçenekleri verdim.Ben ana üretecek olsaydım o kovandan anaarı üretmezdim seçtiğim ve bildiğim arılardan ana üretirdim.Burada anlatmak istediklerim yeni arıcıları ilgilendirir.Sonuçta oğul bulan için çok iyidir ama arıcı için oğul kaybı berbat bir şeydir.

    Not.bu yazıyı bu gün siteme eklemek için yazıp,burayada attım,oğul problemleri ve çözümü de denebilir.

  • yanıtla: Kral Arı #9469

    alicik
    Katılımcı

    Benimde burada yazacak bir şeylerim olmalı diye düşündüm,hatta en çok ben yazmalıyım,bence:S .Geçen sene İstanbul’da buna benzer bir olay yaşadık,hadise neydi bana larva tranferi yap diye bir çıta getirdiler.Bende başladım en küçük C leri almaya ama C ler biraz açıktı sanki.Petek gözüne bakmayıp gözün dibine odaklanınca böyle oluyor haliyle.Ve mesele anlaşıldı önümüze gelen petekteki larvalar erkek larvasıymış,ama adamda araştırma aşkı bırakmıyorki bunlar,işi gırgıra döküp filmede almışlar birde yutubide yayınladılar.Bıraksalardı beni şimdi bu soruların cevabı hazırdı.Ama çalışmayı Murat Döner ve Murat Çakır yüzünden iptal etmek zorunda kaldım.:dry:

  • yanıtla: oğul hazırlığındaki kovan? #9452

    alicik
    Katılımcı

    Herkese hayırlı günler.Konular birbirine girmeye başladı,önce şunu bir öğrenelim,durup dururken arı oğula gitmez.Genelde arı atağa kalkar belli bir güce erişir,nektar gelmeye devam eder buralarda kesinlikle sorun olmaz.Arıcı nektar gelirken arıya yeterli boşluğu vermezse,yada nektar kesilirse,birde ana sakatlanırsa oğul devreye girer.Arınızı beslediniz beslediniz besiyi keserseniz gene oğul riski vardır.

    Şimdi deniyorki kovanı açtık bir sürü meme var.Memeleri bozsanız gene yapacak,anaarı onun için alınır bir kaç çıtayla.Anaarıyı almazsanız kovandan siz o kovanı kontrol edemezsiniz.Anayı alın başka bir kovana bir kaç çıta arıyla,kalanların artık yumurtasını kestiniz memeleri bozarsın bir sefer daha meme yapar gerisi yok ve kovan sizin denetiminizde,istediginiz kadar meme bırakma şansınız olur.

    Bir başka konu ise bunu daha önce yazmıştım.Arımızı nektara hazırlıyoruz,arıda yukardaki duruma düştü,burada en iyi yapılması gereken elimizdeki yumurta atan anayı kaybetmemek.Neden kaybetmeyecegiz elimizde bir takvim var bu takvimin içinde en az nektardan 45 gün önce atılacak yumurtalar size tarlacı olacaklar nektar zamanı.Arı oğula gittiyse bunu takvime uydurmak zor neden dersek,arımız oğul verdi biz başında degildik çekti gitti hazır yumurta atan anadan olduk.Geriden yeni gelen anaarımız 16 günde çıktı,7 gün dinlendi,7 gündede eşleşir gelirse kaybolma riskide var,şu ana kadar bir ayımız gitti,ve ilk atacağı yumurtada 21 gün sonra arı olarak çıkacak ve bu arıda 20 gün iç hizmette çalışacak hayırlı olsun sezonu bitirdik.

    Onun için hazır ana arı alınır veya yan tarfınızda bu süreleri harcamamak için ruşetler olur.Onun için diyor işi bilenler gelecek senenin arısını bu yıldan ayarlayın diye.Yukardaki anlattığımız olaylar bizim sanki kaderimiz,şu takvim işini bir kullanmaya başlasak her şeyi büyük ölçüde çözeceğiz.Biz nedense hep kendi kalemize gol atıyoruz.Konu herhalde anlaşılmıştır.

  • yanıtla: ARILARIN TOPLU SALDIRMASI #9422

    alicik
    Katılımcı

    Amet abimi desem beymi desem,Ahmet kardeşmi desem,ne diyecegimizde şarıyorum sizin yazıları görünce.Maşallah 10-15 günde Türkçeyi su gibi söktünüz,bazen bakıyorum ayarı iyi giderken bozuyorsun,bazen süperden öte,kurşunsuz.Son yazı daha ilginç bir hal aldı,artık bazı önemli yerlere büyük harflarle vurgu var.Birde Siz olayı anlatıyormusunuz yoksa sizdemi oradaydınız.Çok meraklıyım çok???????

  • yanıtla: İLGİNÇ ARICILIK ANILARI #9419

    alicik
    Katılımcı

    Üzücü anılarımdan biri.Yıl 95-96 mı tam hatırlamıyorum ama o yıl müthiş bal verimi olmuştu.Bir ağabeyimizle arılarımızı benim memleketim olan Niğde’ye götürmeye karar verdik.Ben o yıllar fazla bir şey bilmiyorum,siz bilmezseniz de karşınızdaki profesör kesilir başınıza.O zamanlar benim kapalı kasa bedfort kapalı kasa arıları yükledik yola çıktık.Yol 750 km.

    Benim 15 kovanım var,ağabeyimizin 35 kovan arısı vardı.Yolculuk yaklaşık 16 saat sürdü.Bana kovanlarda havalandırma var diyor bende bilmiyorum,havalandırma ne ve ne kadar olacak.Ama ağabeyimizde bir sıkıntı seziyorum,çok geç kaldık,sıcak çöktü demeye başladı.Şimdikiler pek bilmez,bedfort yavaş araba.Bende bir an önce varmak istiyorum,elden gelen bir şey yok ve 16 saat direksiyondasınız.Şimdi iki,iki buçuk saatlik Trakya yolculuğunda mola verip devam ediyorum.

    Köye vardık,kapalı kasa kamyonun arkasından artık ballar akmaya başlamış.Rahmetti babamda leğenle akan balı toplamaya çalışıyor,ben kızıp kaldırıp atmıştım leğeni.Durum çok vahimdi.Hemen köyün içinde arıyı indirdik,çoğundan arı çıkamıyor,musluklar ölü ve ballardan dolayı kapanmış.Hemen katlara taktık el demirlerini kovanla katı araladık,canlı kalan arıda uçmuyordu ve simsiyah olmuşlardı.Buna arıcılıkta yanmış arı derler ve bu arılar artık bitik çalışmazlar.

    Tüm kovanlara içlerine su serptik,ve tamamen sönenlerin kovanlarını yıkayıp,arıyı aktarmaya başladık.Kova kova arı ölüleri vardı yerlerde canlı bulduğumuz arıları kovanlara atıyorduk.kapalı yavruları sağlam kovanlara verdik.Köyün içinde oldu bu hadiseler ve arılar uçamıyor havada arı yok,zaten su ihtiyaçlarını biz içine atarak karşılıyoruz.tüm kovanların örtü tahtaları açık.Akşam oldu arıları yükledik tekrar arıyı asıl koyacağımız yere indirdik.

    Kovanlarımız katlıydı yola çıktığımızda,son hali ise tabiri caizse birer avuç arı kalmıştı içlerinde.Benim tamamen 5 kovanım söndü ağabeyimizin 10 kovanı söndü.O senede öyle bir verim oldu ki bir daha o zamanki bal verimi olmadı.Çok bal almıştık ve arılarımız Gebze’deki kalburcu dediğimiz ırktı.Daha önceki yazılarımda yazmıştım,az arıyla çok bal yapar diye.Ve bu arı bayağı iridir,diğerlerine göre ,ama şu an eski irilikleri kalmadı.

    Bu kovanların sönmesinin nedeni ise ağabeyimiz çok biliyordu ya kovan havalandırmalarına bakın şimdi,örtü tahtası çam ağacından tahtadan bir budak çıkmış ağabeyimizde oraya arabaların yağ filtresindeki delikli saçlardan çakmış,bazısında hiç yok,sadece musluklarda filtre sacı vardı.

    Bazı şeyleri yaşamadan tecrübe edinilmiyor işte.Bazıları da azmı biliyor çok mu filmin sonunda belli oluyor.

    Yukarda ki yazıda Ahmet abi öyle bir cümle kullanmış ki,Sanki bir adaya bırakılarak ölüme terkedilmiş sanırsınız.Bir haftada insan dilmi unutulur,sen heral de kimseden darbe yemedin.

  • yanıtla: ARILARIN TOPLU SALDIRMASI #9417

    alicik
    Katılımcı

    Murat yazdığın yazıyı büroda ayacyip gülerek okudum,halada anlattıkların aklıma geldikçe gülüyorum.Muhteşem hocamda düzğün soru soramadı.Anlattıklarımızı begenmiyor şimdi.Onun duymak istedikleri aslında afrikada,ülkemizde o tip arı yok.Bazı arılar kovanını açarsan veya rahatsız edersen saldırır.Geçen sene Murat Çakır’dada vardı öyle bir arı ben gidip mudahale edip o arıyı yok ettik.Gezginci arıcılarda saldırgan arı olmamalı,çünkü gurbete gidiyorsunuz,başınıza iş açarlar.

  • yanıtla: KAVAK AĞACINDAN KOVAN YAPIMI #9411

    alicik
    Katılımcı

    Arkadaşlar kovan sadece keresteden ibaret degildir.Bunun çıtası kapagı katı,menteşesi,ayağı,sacı kulpu,örtüsü,tutkalı çivisi ve bunlardan harici kendi işçiliğinizide unutmayın.

    Ben şu zamana kadar 3-4 posta kovan yaptım.Daha tam eksiksiz kovan yapamadım,hatırlatayım dedim.

    Herkese kolay gelsin.

  • yanıtla: İLGİNÇ ARICILIK ANILARI #9400

    alicik
    Katılımcı

    Bir başka olayı yazayım.

    Arıcılık çok meşakkatli iş,dışardan her şey basit ve hoş gözükür.Senesini hatırlamıyorum ama Trakyaya ikici gidişim olmalıydı.İsimleri buradan yazmıyorum söylesem çogu var sitemde.

    Yer baktı birlikte hareket edecegimiz abimiz.Dediki yer yok filanın yanında yer varmış oraya gidelim.Tamam dedim,arıları yüklerken baktım sayın abim bal süzme makinasını koymadı çadırda almayacagız dedi.Neden dedim hep orada var ne gerek var dedi.Ben dedimki ya kendi malzememizi götürelm nasılsa kamyonda yer var.Yok olmaz o çok biliyorya iyi dedik.

    Arıları bıraktık,20 gün sonra tel etti Ali arılar her tarafı bal doldurdu,arının yavru atacak yeri yok ve balı süzmeliyiz.Bende hacı amcaya dedim abi gidermiyiz tamam dedi.Hacı amcanın arabasının benzinini doldurduk yola düştük.

    Gittik baktım işler karışık,yanına gittiğimiz arıcının ballarını almaya başlamışlar işi arı çok saldırıyor diye bırakmışlar,eee ne olacak diyorlarki balı gebzede alacağız.Ben diyorumki madem balı Gebze’de alacagız beni niye çagırdın.(şimdi Kadir başkana anlatıyomda diyorki adam geri gelmek için araba çagırdı haberin yok diye gülüyor.)

    Çok bilmiş abimiz bu bal alınmaz bak görmüyormusun arı saldırıyor falan filan,ötekilerinde çalışma arzusunu kırmış.Dedim ben bu balı alacam,sen dedim çadıra git,hala diyorki arı saldırıyor.Ben sinirden kahroluyorum,bizimde balımızı süzmemiz için o çadır ve makinaya mahkumuz.

    Çünkü zamanında çadırımızı ve makinamızı getirmedik.İyice benim şartelleri attırdı bu sırada dedimki sen madem çok biliyorsun.Ne zaman arı gelde benim balımı al dedi,sen bırak ben çekecem çıtaları,adam tembel bu gün olmazsa bu iş yarın olacak,sanki Gebze’de başkası sağacak balları.

    Ben maskeyi giyindim 100 kovanın balı alınacak dediler,o gün 80 kovanın ballarını aldım çadıra yolladım,ertesi güne 20 kovan kalmıştı,arı sahibi demezmi ya babamın arılarını köyde süzerim diye söz vermesine rağmen onlarıda peşine ekleyelim.Ben gene sinirden kahroluyorum,adam ne derse mahkumsun.Moral bozuldu ertesi günü 20+30 elli arının balını zor çektim.

    Bir günde başka biri vardı onun ballarını aldım.artık dördüncü gün sıra bize geldi.Adamın 2 ton balını sagdık sıra bize gelince,sır teknesindeki sırları iki kovaya doldurdu,karşıda bir Adapazarlı arıcı vardı,onun sır teknesinde sırdan bal çok iyi ayrılıyormuş,bizim sagım bitene kadar adam yanımıza uğramadı,10-15 kilo balın peşine düştü güya biz işi bitirmedende gelmedi.

    Şimdi bazıları yazıyor çiziyor,zaten yazıyı okuduğunuzda gerçek olup olmadıgı anlaşılıyor,memlekette atan çok,gerçekten bu tip anıları olan varsa açıksası bu tür kazık yiyenler yazarsa güzel hikayeler var.

    Gezginci arıcılık döngüsü yaaaa,şimdilik bu kadar daha var belki yazılarımı düzelte bilirim,direk bir yere yazmadan foruma yazdım,aslında başka yere yazılıp daha güzel açılımda olabilirdi belki.

    Hani bir kaç gün önce kademeli sağım yapanlar vardı,geldebir kademe yap bakayım.4 günde 250 kovanın balı alındı ve 3 ton bal tenekelendi.Şu an o ekipteki herkes sağ.

    Not.Makinada hep hacı amca vardı,hacı amcanında benim arıların içinde 4 kovanı vardı,bizim arılarda süzüldüya herkes toplandı,giderlerkende hacı amcaya dedilerki,sen gitmiyormusun.Hacı amcamda dediki buraya geleli 4 gün olmuş arılarıma bakmadanmı gideyim dedi,onlar çekip gitti,en son beşinci gün hacı amcanın dört kovanıda süzüp çekip geldik Gebze’ye.Böylemi olmalıydı insanlık,adamın elinden 3 ton bal geçmiş 4 kovan kaldı herkes gitti.

  • yanıtla: ARILARIN TOPLU SALDIRMASI #9398

    alicik
    Katılımcı

    Yaklaşık 10 sene falan önceydi,o zamanlar arıları Niğde’ye götürdüm.Mayısta girdim,ağutos ayında geri dönülüyordu Gebze’ye.Ayrıca petek bal satıyordum.Ballıktaki çıtalarım 15 likti ve üç ayda 15lik çıta dolmuyordu,satarken bir sürüde sorun yaşanıyordu,çıta yarım diye.

    Konuya geri gelecek olursak,geri dönüşlerimizin birinde.Arıları hazırladık,akşam yüklemeye başladım,şimdi tersliklere bakın.Bir kovanın önü birinin katı birininde üst tahtası çakılmamış.::((

    Yükleme sırasında birinin önünden arı fışkırmaya başladı,hemen elimle kapatmaya çalıştım ve balçık çamurumuz var,kaçakların tamirine çok iyi gelir.Çamur gelene kadar çıkanlar soktu.Muslugu çamurla kapattık,Bu tamam.Birini arabaya koyduk arı çıkıyor,üst tahtasını iki kişi hallettik ama bizide hallettiler.Adam az ve bendeaşagıya inip arıyı arabaya atmada yardım ediyorum,birini bir tuttuk kat ayrıldı gene her taraf arı oldu bu kovanı Niğdede bıraktık,arıyı gece toplamak mümkün olmadı,ne ellisi ne yüzü kaç iğne oldu belli degil.Araba bana ait eski arabalardan bedfort şöförde benim.Yükleme bitti beni Rahmetli babam iyice suyla bir ısladı ve ben kustum.Bir an önce yola çıkılmalı,Aksaray 85 km.bulundugum yere birbuçuk saatte oraya zor vardım.Mütiş bir uyku var ve acayipte yorgunum.Yanımdaki biladere dedimki beni yarım saat sonra kaldır,biraz sonra abi kalk ne oldu yarım saat bitmiş megersem,dedim bir yarım saat daha ve ertesi gün Gebze’deyiz.

    Kaç tane iğne yedim belli degil,sorunda olmadı.

    Bir başkası ise tek arı beni mafetti.Kargalı köyündeydik arılara bakım yapıyorduk.Bir arı Boynumdan soktu,kulak altı civarından.Biraz sonra bende acayip bir kaşıntı başladı,aman Allahım her tarafım kaşınıyor.Ayak parmak aralarım,diş dolgularım,hayalarım,koltuk altlarım ve ben kaşınmaya yetişemedim,bazı yerlerede yetişemiyorumya,yerlerde yuvarlanıp sürtünerek kaşıyorum yetişemediğim yerleri,bir saat sonra falan bu kaşınma geçti,bazı yerlerim kaşınmaktan yara olmuştu.Bunu şimdi anlıyorum tam alerjiydi.O zamanlar incidal diye bir alerji ilacı kullandım,bir daha olmamıştı.Bu son allattığım üstekinden önce oldu.

  • yanıtla: gezgin arıcılık döngüsü #9391

    alicik
    Katılımcı

    Kemal bey yazılar seni menmun etmedi sanırım.Ama arıcılıkta bu sene bal aldın seneyede aynısı olcak diye bir şey yok.Bu sene bir Sivas’lıyla tanıştım vatandaş lakaplı olan varya.Dediki Ordu’lu arıyı taşın içine koyduysa,götür arını oraya koy bal alırsın.Ordu’lular doğayı çok güzel okur.

    Ben ne kadarda uzun süredir arıcılık yapsam,arıların başında yatıp kalkanlar kadar olmamız mümkün degilki.Yada şöyle yazayım forumda yazı yazanların en tecrübelisi Murat Akın abi gerisi boş gibi,yüzlerce arısı olupta internetle uğraşan yokki.Zaten hepsi bir arada mümkün değildir.Hem yüzlerce arıya bakacan birde internette gelip yazmak zor.3 gün önce Muğla’lı Ahmeti aradım,700 arısı olan vardı Göçbeyli köyünde,karısı kaza yapan, durumlar berbatmış arıya kek yaptırıyorlardı.

    Ben Gebzede arılarımı kaldırmak zorunda kaldım,çünkü yanıma 360 kovan inmişti ve kovan kapaklarını açamamıştım.Gelen arılar bakımlı bizimkiler Trakyadan bitik gelmiştiler ve iyiki Şile’ye gittim,iyiki yanıma o arılar gelmiş.Yoksa dışardan bakmakla olacak iş degildi.Ve yanıma gelen arıların saydım 65 kovanı körlemiş,Ahmet Birbilen abimize civarı gezdirirken gördüm ama resim alma imkanım yoktu,batarya bitti.Şu andada köylerden arıların sönme haberleri geliyor.

    Sonbahar beslemesi yapmayanlar bu sene bahara çok zor çıkacak.Bu sene bakalım neler olacak,Hayırlısı.Arılarımı Trakyadan yüklemeden önceki filmi var,bir izleyin yükleyince katlı arıdan tekme atıyorum arı çıkmıyor,sanki hepsi sönük sanırsınız.O durumda geldim Trakyadan,arı kuşları arılarımı mafetmişler,benden başkada arıcı kalmayınca çıkanı kapmışlar.

    Trakyada o kadar sık arı vardıki civarımda,arılıktan bakınca benimle 6 arılık görülüyordu,Boylasan bir km yok,300 metre civarımda 3 arılık birde ben 4.Bulundugum köyün yanındaki köydede arı koymak yasak,ve arazi bomboş,Kaymakam arıya izn verin demiş muhtara muhtarda mühürü atmış kaymakama gel o zaman köyüde yönet diye.Şimdi ne diyeyimki.Bu kadar yeter gene çok uzattık.

15 yazı görüntüleniyor - 46 ile 60 arası (toplam 187)