Oluşturulan forum yanıtları
-
YazarYazılar
-
Merhaba Murat
İnsanlar becerileri ve zamanları nispetinde bazı işleri yapabilirler. Farkında iseniz biz blogçular elimizden geldiği kadar bilgilerimizi ipaylaşmaya çalışıyoruz.
Şimdi bir işi yaparken yarım yamalak yaparsanız tenkit alıyorsunuz. Bazen bir konuyu herkes biliyor düşüncesi ile yazıyoruz. hemen konunun anlaşılmadığının farkına varıyoruz. Burada biz her konuyu biliyoruz diye kesinlikle bir iddiamız yok. Hayatın kendisi zaten bir eğitim.
Ana arı üretimi için gerekli bazı önemli özelliklerin olduğu muhakkak. Hepimizin bildiği bir kaç kriter yanında bazı inceliklerde var tabiki.
Bu konu ile ilgili hangi tarih bilmiyorum ama baharın ilk günlerinde normal oğul üretiminin olduğu vakitlerde ana arı yetiştiriciliği ile ilgili yazılarım olmuştu. Lakin zamanı gelince yine teferruatları ile size bunları anlatmaya çalışacağım.Hemen söylemek istiyorum ki ana arılar mutlaka polen ve nektar akımının olduğu ilkbahar döneminde ve normal oğulların çıktığı vakitlerde yetiştirilmelidir. Ana arı larvaları mutlaka güçlü kolonilerde bol arı sütü ile beslenecek şekilde üretilmeli.
sakin , bol verimli, oğul eğilimi düşük arılardan ana arı üretilmelidir.Ayrıntılarını daha sonra teferruatlıca http://www.teknikaricilik.com sitesinden takip edebilirsiniz.
Yalçın SEZER
-
Merhaba
Muhsin hocanın kitabında stokları az olan arılar beslenirken verilen şerbetle belli bir miktar şekerin ne kadar bal olabildiği konusunda bir açıklama var idi.
Uygulamaya bakıldığında bu yazıya göre bir kilo şekerden bir kilo bal elde edilemiyor ayrıca bir kilo şeker olmuş 2 ytl zaten toptanda 3-4 ytl olan balı ne diye şekerle yapma zahmetinde bulunsuznki arıcı yani bu zahmete değermi o da ayrı bir tartışma. işi gücü bırakıp kilo başı 1 ytl kazanıcam diye bu kadar zahmete değermi o da ayrı bir tartışma. Tabi bu işin uzmanlarının olduğunu da duyuyoruz.
Asıl sorun arıya değmeden yapılmış bal adında satılan şekerler ki o durum bu durumdan dahada vahim.
-
Merhabalar
Bu konu ile ilgili ben http://www.teknikaricilik.com adresinde ne zaman bilmiyorum ama bir yazı yazmış idim. Sırası geldi yine aynı konunun bir kaç nacizane bilgi aktarmak istiyorum.
Malumunuz ana arılar salgıladıkları bir koku ile koloniye sahip oluyorlar.Bunada feromon adı veriliyor.
Burada yaşlı ana bu kokuyu salgılamadan yoksun ise işçi arı gibi kabul ediliyor. Anasızlık varlığı düşüncesi ilede yeni bir ana üretimi söz konusu olmuş. Burada yetersizliği anlaşılmış olan ananın değişikliğine karar vermiş koloni ise bir garantiye erişmek istiyor. Malum havalar serinliyor erkek arılar yok denecek kadar az ve hatta bu yıl arı kuşlarıda bol idi olmasada binbir çeşit yol ile ananın kovanı bulamaması durumuda göz önüne alınarak döllenip yumurtaya geçinceye kadar yeni ananın eski ana ile birlikte yaşamasına izin veriliyorki koloninin yaşaması risk altına girmesin.
Kazara geri gelip de yumurta atamayan ana koloni sönmesine gidecek bir durum yaratır. İşte bu düzenlemeyi yapabilen ve genç anan arının yumurta atmasına kadar eski anayı da kovan içinde bulunduran bu arı ıslah çalışmalarında iyi bir özellik olarak kabul edilebilir.
Bu kolonideki anaormal durumun iyi bir anormallik olduğunu yinelemek isterim.
Umarım yardımcı olabilmişimdir.
Hoşçakalın
Yalçın SEZER
[email protected]
http://www.teknikaricilik.com -
Merhaba herkese
Murat Akın bey çok önemli bir noktaya temas etti kendisine çok teşekkürler.
Muhsin hocamın uygulaması çok güzel ve bir alternatif. Asım beyinki de aynı şekilde, sizin yöntem de diğer bir uygulama bende size bu havalanma ile ilgili bir anımı anlatacağım ve ardından bir yeniliği sizler ile paylaşacağım.
Bir gün bir yazlık evde bulunan satılık arıları almaya gittim. Etraftaki evlere rahatsızlık vermesinden dolayı satılığa çıkmış arılar idi bunlar. Bir kaç tanesi kaldı orada. Lakin kovanların her biri ayrı telden çalıyoe ve çeşitlilik arz ediyordu. bu kovanlar evin sahibi tarafından sandık tahtalarından falan yapılmış kovanlar idi. Bir tanesi zaman geçince sıcaktan soğuktan kavruldu. Şekil değiştirdi ve tabanında bulunan ince kavak portakal sandığı tahtası işleyip kavrulunca arılar altından çıkıp yavru uçurmaya başladılar. Bende acaba sepetten bu kovanın farkı neki diye düşündüm. İçine bakınca altı görünen bu kovanı tamir etmeden havalanmasına müsade ederek kışlamasına razı geldim. Benim için zor bir işti ama bilime değer verdiğim için hocama güvendim. Evet arı kışladı baharda kata çıktı ve hatta oğulda verdi. Burada nemsiz bir ortam oluştuğunu incelemelerim esnasında bende tespit ettim.
Şimdi yenilik dediğim kovan üzerine konulan ve havalanma delikleri olan yeni bir şerbetlik imalatı yapıldı ondan bahsetmek istiyorum ve hatta satışada geçti. İstanbulda imalatı yapılan bu şerbetliklerin etrafında havalanma delikleri var. Dört tarafındaki bu delikleri arı kendi istediği gibi açıyor ve kapatıyor. Tabiki propolis yardımı ile. Böylece arı kendi biyolojisine uygun hava akımını ve nem ayarını kendisi yapmış oluyor. Bizlerinde sıkılmasına imkan tanımıyor. Bu şerbetliklerin alışkanlıklara göre 2 parçalısı yada 3 parçalısıda var. Kapak tahtası görünümünde olan bu şerbetlikilerin kullanımı ile artık çuval işinede son vermiş oluyoruz. Şerbetleme esnasında arıların ortaya çıkardığı hararetten dolayı oluşan nem bu şerbetlik çevresinde bulunan hava lanma deliklerinden dışarı çıkarken kovan içerisi püfür püfür nemden eser yok. Arılar artık rahat ve huzurlu gelişirken, daha bol bal yapacak.
Herkese başarılı çalışmalar.Yalçın SEZER
[email protected]
http://www.teknikaricilik.com -
Düzenleyen: yalcinsezer, :: 14/10/2007 20:25
-
Merhaba
Sayın Muat Akın bey
Şurup deyin, şekerli deyin, arıya değmiş yada değmemiş neticede bal denilemeyecek oranlarda şekerleme türevi sanıyorum yurt dışında shrub diye isimlendirilerek satılıyormuş. Neticede doğal olmayan balların tamamı için kullanılan bir ifade bu. Gıda fuarında geçen yıl büyük bir firmanın yetkilisi doğal olmayan balları bal diye etiketlendirerek gönderdiklerinde tüm malın iade edildiğini ve shrub olarak isimlendirilip geri gönderildiğini söyledi ve bu tür balların çok rağbet gördüğünü sattıklarını belirtti.
Doğal bal diye isimlendirilenlerde sizin dediğiniz gibi glikozu bol olanların tersine kristallenme özelliğine sahip olduğu için orada daha pahlıya talep edildiği gibi aranıyorda. Biz bu tür kristallenen balların tanıtımı için bir seri çalışma ve bal tanıtım grubu oluşturmalıyız sanırım.
Büyük kavanozcu firmaların ürettiği sanayi ballarının her yıl aynı renk tat ve görünümde olması içeriğindeki glikoz yoğunluğundan başka bir şey olmadığı gibi kristallenmeside doğal olmadığının ve bolca ısıtılıp kaynatıldığının bir göstergesi. Bundan dolayı her arıcı balın kristallenmesinin doğal olduğunu ilan etmeli müşterisine bu onun müşterisiniin de kaybolmasını engeller.
Güven verir müşteriye. Birliklerde yayınlar yapmalı. Bu işle uğraşanlar balı tanıtmak için çaba sarf etmeli velhasıl.
Yahudi karının % 90 ını reklam yaparmış.Hoşçakalın
Yalçın SEZER
http://www.teknikaricilik.com
[email protected] -
Merhaba
Murat bey bende siteyi gezerken gördüm linki ve birdaha hatırlara gelsin istedim.
Malum bu bölüm şikayet bölümü ya kimi kime şikayet edeceksek. Bu birlik bizim haklarımızı koruması gereken bir birlik değilmi. En büyük sorun olan bal pazarında ne türlü bir sonuç çıkarılmış fiyatlara bakınca bu anlaşılıyor. Çözüm bugünde yurt dışından bal getirme olarak aranmıyormu? Islah için ne yapılmış, işte işin içiinde olanların anlayacakları türden yorumlar o yüzden yorumu size bırakmayı tercih ettim. Bakın yorum yapmak, konuşmak değil, harekete geçmek lazım her defasında söylüyorum. Dilekçe yazın, yazı yazın bir yerlere, çalışmaların içinde yer alın kapıların ardına geçin gibi nacizane önerilerim olacak.
Hoşçakalın. çalışmalarınızda başarılar dilerim.Yalçın SEZER
-
Merhaba Murat bey,
Bu ana arı meslesinin önemli olduğu konusunda herhalde tartışmaya gerek yok. Ana arıyı nasıl üretiyorsunuz siz nasıl yapıyorsunuz bilmiyorum ama. Vasıflı ana arı üretmenin birden fazla önemli kriteri var. Bu kriterlerin yanı sıra bir kursun bir seminerin yada fuarın insanlara eksiklerini tamamlama yeni bilgiler öğrenme ve kendilerini geliştirme gibi bir çok avantajı olduğu muhakkaktır. Ayrıca bu tür bir kurs sonucunda alınan belge ile ülkemizde ana arı işletmesi açma şansınız doğuyor. Şimdi bu kursu alan işsizlerin kendilerine iş kurma şansı artmış olabiliyor.
Bu kursa katılmak isteyenlerin sadece taleplerini İl Tarım Müdürlüklerine yapmaları gerekiyor. Kurs yeri nerde olur, programı nasıl olur, hangi kurumlar verir, yetki seviyesi olan kurs eğitmeni gibi konular bakanlığı ilgilendiriyor.
Bizim talebimiz şu İstanbul da yaşayan kişiler olarak Türkiyenin her yerinden buraya gelmekte kolay, bu işe gönül verenlere ve bakanlığımıza yardımcı olalım istedik. Kabul edilip edilmeyeceği noktasında bakanlığın taktiri önemlidir.
Pek istediğiniz şekilde cevap verdimmi bilmiyorum ama umarım yardımcı olmuşumdur.İlginize teşekkür ederim
Hoşçakalın. -
Merhaba Bilgin bey
Yurt dışında bulunduğum sırada marketlerdeki balları inceleme fırsatı buldum ve burada gıda fuarındada bal tedarikçi firmalarala yaptığım görüşmelerde onlar bana dışarıda srup diye adlandırılan balların şekerli ballar olduğunu söylediler. Yani avrupa şuruplu ise fiyatı düşük olarak gerçek bal ise fiyatı yüksek olarak ama ne aldığını bilerek alıyor balı. Bundada sakınca görmüyor. Neticede reçelde şekerden yapılıyor. Yani reklamında doğrusunu istiyorlar. Yazımda onu kastetmeye çalışmıştum. Hoşçakalın.
-
Ali bey sloganınız çok müthiş olmuş tebrikler.
TÜKETİÇİ OLUP YOK OLACAGIMIZA ÜRETİCİ OLUP ÇALIŞARAK VARLIGIMIZA VARLIK KATMAK EN BÜYÜK İDALİMİZDİR.
Sizinle Pınarhisar ve İstanbulun ortaklaşa yapacağı bir proje öneriyorum.
Gençlere iş istihdamı yaratacak bir proje olabilir.
Ayrıntılarını görüşmek üzere.
Çalışmalarınızda başarılar dileriz.
Yalçın SEZER -
İşçi arıların ömrü ırka görede değişkenlik gösteriyor. Bazı ırklar daha uzun ömre sahip.
Yalçın SEZER
[email protected]
http://www.teknikaricilik.com -
Büyük marketler sadece şimdi değil ezelden beri bunu yapıyorlar. Kaliteli olmadığına emin olduğunuz her balı ilçe tarım müdürlüklerindeki gıda kontrol şubesince şikayet etme ve balın üretim izni ile ilgili belgeleri yoksa el koyma ve imha etme yetkisi söz konusu . Eyleme geçmekten başka çare yok. toptanda kilosunu 3 e alıcaksın balı 20 ye 30 a satıcaksın aradaki ucuz glikozu yüksek fiyata satarken üreticiyi basamak yapıcaksın. Sorunlar burada konuşmak değil eyleme geçme vakti geldide geçiyor. Dilekçeler ile gerekli mercilere yazı yazma şart.
-
Merhaba
Birlikleri kurduruyorsunuz sonra ellerini kollarını bağlatıyorsunuz. Bir kaç kişinin tekelinde bu sektör kalsın diyede cahil yerine koyduğunuz bal üreticilerinin kulağını kesip ağzına veriyorsunuz.
Arkadaşlar internet kullanıyorsunuz hepiniz açın bakın desteklemeler ile ilgili yazılara. Ne ilginçlikler var görün.
Bal desteklemesinde yetiştiriciler birliğine üye olmaya zorlanan üreticiler, ana arı desteğinde bu işi ortaklaşa her iki birlik aracılığı ilede yapabilrler iması ile yazılmış ve ana desteklemelerini bakanlık kabul de ediyormuş. Pınarhisar bal üreticileri birliği üyeleri bunu almayı başarmışlar.
Bakın Bir çok avukat var ama ceza avukatı boşanma işlerinden anlamıyor,birçok doktor var ama kalp doktoru beyin cerrahisinden anlamıyor. Bizim bakanlığımız ise kim ne iş yapar bunu bile bilmiyior.
Gerçekte bal desteklemesi bal üreticileri birliğinden, ana desteklemeleri aeı yetiştiricileri üzerinden verilmelidir.
Uygulamada yapan yok . Hatta bal üreticilerini bölücülükle suçlıuyorlar.
AB uyum sürecinde üretici birliklerinin kurulmasına hız verilmesi isteniyor. Eninde sonunda bu haklarımızı alacağız. Lakin oturrarak değil. Bu hakkı almak bizlerin yani birlik yönetiminn arıcılara daha faydalı olmaları noktasında ekonomik rahatlık sunacak bu yüzden bal birliklerin i yanlız bırakmayalım balın pazarlanmasında söz sahibi olan ve henüz bu hakkı yetiştiricler birliğinden çeşitli engeller yüzünden alamayan bu kuruluşlara dilekçe örnekleri ile bakanlığa yazıp derhal verilmesi noktasında hız verilmesini isteyelim. yoksa k i dışarıdan bal getirilmesi noktasında yardımlarını esirgemeyen bazı öncü kuruluşlar bizlerin bu işi bırakmasına yardımcı olacaklar.
Kalın Sağlıcakla
Yalçın SEZER
http://www.teknikaricilik.com
[email protected] -
Sevgili arkadaşlar her yerde birlikler çalışmıyor vs gibi bir takım yazılar oluyor. Bakın Uğur bey önemli bir noktaya değinmiş, ortak çalışmalar yapılabilecek olan tüm çalışmalarda mutlaka ve mutlaka gerekli yerlere yazı yazmalısınız. Şİkayet olur, istek olur, öneri olur ve talepler birden fazla dilekçe ile yapıldığında mutlaka cevap verilecektir aksi durumda mercilerin çalışmadığı durum söz konusu olur ki memlektin adli kurumları na iş düşer.
Diyeceğim yapılacak çalışmalarda örnek yazıları yayınlayalım ve gerekli yerlere gönderilmek üzere yazıların gönderildiği takibini yapalım ve cevap ve çözüm ortaya konulmadığı noktalarda birliklerin merkez yönetimlerini ortaya sürelim.
Kolay gelsin
Yalçın SEZER
http://www.teknikaricilik.com -
Yanlış anlamayın kendimi alamadım cevabı bir miktar farklı kitlelerede ulaştımak ve konunun açıklanmasına yardımcı olmak için cevabı http://www.teknikaricilik.com adresinden yayınladım.
Yalçın SEZER
http://www.teknikaricilik.com -
YazarYazılar
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi