SIVASI

Forum Replies Created

Viewing 15 posts - 121 through 135 (of 144 total)
  • Yazar
    İletiler
  • in reply to: Arıların Durumları Beni Şaşırtıyor #8310
    SIVASI
    Participant

    DENEME- YANILMA
    En güzel öğrenme şekli deneyerek, tecrübe ederek öğrenmedir.Yaptığımız uygulamaların kayıtlarını da tutarsak unutma riski de kalmaz.
    Ancak kitabi bilgileri ve bilenlerin tecrübelerini de yabana atmamak gerekir.Bence Amerikayı yeniden keşfetmeye de gerek yok.
    Bu gün atılan yumurtalar 2 eylülde açılır. 23 eylülde tarlacı olur. Yaklaşık olarak (uçmayan arının ömrü biraz daha uzun olur) 14 ekimde ölür.
    Bu günlerde gereğinden fazla yumurta attırmak yağmacı arı yetiştirmek demektir. Allah size ve size komşu olan arıcılara yardımcı olsun…
    Ne yapılmalı? Eğer kuluçka fazla bal ile bloke olmuş, anaya yumurta atacak dahi yer kalmamışsa iki- üç çıta ana ızgarası üzerine alınır, çıkış tamamlanınca balları alınarak afiyetle yenir.
    Alınan çıta sayısı kadar 3.8.(fazla alındı ise 5.) sıralara kabartılmış çıta yerleştirilir. Ana arının yumurta sahası olarak seçtiği kısıma yumurta atılmaya devam eder.Diğer kabartılmış çıtaya da geldikçe bal depolanır.
    Teşvik şurubuna gelince gün aşırı bir subardağı verilme zamanı geldi…

    in reply to: balın koyu olması #8276
    SIVASI
    Participant

    PETEKLİ BAL
    Süzme balın kristalize olmasının sebepleri Arı Ürünleri- Bal- Balın Kimyasal Özellekleri ballığı altında bu sitede anlatılıyor…
    Petekli balın süzme bal kadar hızlı kristalize olmamasının birinci sebebi doğal şeklinin bozulmamasıdır.Hava ile temas etmediği, içerisine polen ve bal mumu kırıntıları dağılmadığı ve su oranı (nem alarak)artmadığı için konserve gibi bozulmuyor.Sırlanmamış bölümlerin bir yıl içinde kristalize olduğunu görebiliyoruz…
    Petekli ballar güneş ışığı almayan (karanlık), nemsiz ve iyi havalandırılan izole edilmiş yerlerde muhafaza edilmelidir.Bu tür ortamlar yazın oda sıcaklığına ulaşmaz, kışında donma sıcaklığına kadar düşmez.

    in reply to: Bir Kovanda İki Ayrı Cins Arı #8258
    SIVASI
    Participant

    DOMİNANT- RESESİF
    Bir belgesel kanalında Afrika arısının Amerika kıtasına hızla yayılması konusu işleniyordu…Buna göre kraliçe ile çiftleşen erkek arıların 1/4 oranında Afrika arısı olması bile o koloninin afrika arısı olarak adlandırılması için yetiyor.
    Afrika arısı sonderece saldırgan olduğundan 1/4 lük Afrika kökenli baskın arılara kolonideki diğer arılar da tabi oluyor ve benzer tepkiler veriyorlar…
    Bizim uygulamamız nasıl? Hırçın olan koloninin yavrulu çıtalarını ve yetişkin arılarını 2-3 koloniye dağıtarak ateşlerini söndürüyoruz.Beğenmediğimiz ırkın erkek arı üretmesine izin vermiyoruz (gözleri bozuyoruz); beğendiğimiz kolonilere 1/3 ‘ oranında mum takarak alt tarafta erkek gözleri yapmalarını ve yetiştirdiğiz anaların bu kolonilerin erkeklerince döllenmesini sağlamaya çalışıyoruz.
    Ancak bazı kovanlarda birkaç ırkın özelliklerini taşıyan işçi arılarla da karşılaşabiliyoruz.Ana arı ile çiftleşen 10-18 erkek arasına başka ırklarda katılabiliyor…
    Kolonilerinizde hastalık olmadığından eminseniz bölün- birleştirin…Sorun olmaz…

    in reply to: balın koyu olması #8255
    SIVASI
    Participant

    PETEKLİ BAL
    Teknik arıcılıkta süzme bal üretimi teşvik edilir, kabartılmış çıtaların tekrar kullanılması verimi artırır.Ancak içanadoluda sabit arıcılık yapanların genelde tercihi petekli olarak pazarlamaktır. 28 kg’lik süzme balın satış fiyatının 130 ytl den başladığını forumdan öğrenmiştim…130/28=4,64 ytl…Sizcede bedava değil mi?
    Petekli çiçek balının kilogram fiyatı 20 ytl den başlıyor.Koloni sayımız az olduğundan petekli tüketimi tercih ediyoruz.Petekli olarak uygun ortamda muhafaza edilen birkaç yıllık bal bile kristalize olmuyor… Birde çıtalara yavru attırılmamış, sarı rankli olursa… Fırından yeni çıkmış ekmek gibi çıtır- çıtır…Yiyen bilir…

    in reply to: ana arı problemleri #8241
    SIVASI
    Participant

    TECRÜBE
    Mihmandar kardeşim,
    İşçi arının ömrünün 42 gün olduğunu, bal akımında çok çalıştığından 35 güne düştüğünü okumuşsunuzdur…Sizin uygulama döneminizde nerede isi bu koloninin arıları ömürlerini tamamlamışlar.
    Önünüzde iki seçenek var:
    1.Anası genç olan bir koloni ile bu koloni-yada kolonileri birleştirmek…Ağustosta yapılacak en doğru işlem budur. Bunun için birleştireceğiniz arılara bir gece önceden aynı kokudan sıkmalısınız,bolca şerbet vermelisiniz…
    2.Koloni sayınız az ise tecrübe kazanmak için yeniden ana çıkarmayı deneyebilirsiniz. Bu durumda sadece günlük yumurta bulunan çıta vermeniz yeterli değil… Bir adet te çıkış başlamış çıta vermelisiniz.Hatta çıkış başlamış çıtayı bir kaç gün önceden vermelisiniz.Neden?
    Çünkü: Yaşlanan arılar arı sütü üretemezler, üretselerde yeterli ve kaliteli olmaz. 50-60 yaşındaki kadının çocuk doğurmasına ve süt vermesine benzer! Ana çıktığında da anayı besleyecek dadı arılara ihtiyaç vardır.
    Günlük veya günaşırı yarım-bir su bardağı şerbet vermeyi de unutmayın…Yiyecek ekmeklerini verki onlar da ekmek arasına polen getirecek enerjiyi bulsunlar…Dadıların da sütü bollaşsın…
    Sonucu bize de aktarırsan memnun olurum…

    in reply to: VARROA İHBARI MECBURİDEN ÇIKTI #8176
    SIVASI
    Participant

    KAÇAK GÜREŞÇİ!…
    Varronın ömrü 3 aydır.Kış aylarında 6 aya kadar çıkabilir…
    İlkbaharda ilk atılan yumurta ile birlikte varroda çoğalmaya başlar.İlkbahara çıkan 10 varroa zararlısını her yirmi günde ortalama 3 katına çıktığını hesaplarsak…Ağustos ayında arı sayısından da fazla varro oluştuğunu buluruz.
    Yumurta sahası daraltıldığından, tarlacıların büyük bölümü öldüğünden arabaşına düşen varroa sayısı da artar…
    İç anadoluda iki defa mücadele yapılmalı
    1. Şubatın 20. günü başlayarak 21 güne yayılmalı
    2. Kasımıın 15. gününden başlayarak yine yirmibir güne yayılmalı ve şubattakinden farklı marka ilaç kullanılmalı
    Ağustosta kanatsız yavru sayısı bir çıtada 10 dan fazla ise balı alındıktan sonra bu koloniye acilen müdahale yapılmalı…Yine de bala zarar vermeyen ilaç kullanılmalı…Yağmacılık başlarsa hepsine bulaşmasın diye…

    in reply to: SORU #8056
    SIVASI
    Participant

    ARILIK MESAFESİ
    Arılığın mesafesi çok önemlidir…
    Gerektiğinde kolayca ulaşabileceğiniz
    şartlara veya ulaşım araçlarına sahip olmalısınız.
    Yeni başlayanlar için bu son derece önemlidir.
    İyi gözlem yapmak, yüksük kapanma ve açılma zamanlarını, çıkan ananın nitelikli olup olmadığını, yumurta atmaya başladığını takip etmeliyiz.
    Gazete kağıdını ikinci gün sonunda yine de almak zorundayız.
    Gazete kağıdındaki birkaç delik arıların geçişi için yetiyor, ancak, kovanı havalandırmaya engel olduğundan ilavediki arılar pişiyor. En çok zararı da ana ve gözlerdeki yavrular görür.Çünkü sıcaklayınca aşağıya inemezler…
    Keşke bahçenizde uygun yer olsa da işlem yapacağınız koloniyi bir ağaç gölgesine bırakabilseniz.

    in reply to: hangisi o zaman #7955
    SIVASI
    Participant

    ŞEKERLİ Mİ ŞEKERSİZ Mİ?
    Öncelikle neden şekerli bal üretiliyor onu araştırmak gerekiyor.Savunma şu:" Balın şekersiz olduğunu anlatana kadar ak ile karayı seçiyorduk petekli balın kilosuna 25 ytl vermiyorlardı.Şimdi uğraşmadan şekerli balın kilosunu 10-15 ytl’ye rahatça satıyoruz."
    Şekerli bal üretenler bal akımında dahi gün aşırı 2 litreden fazla şurup verirler.Bu kadar şerbeti petek gözlerine taşımak ve suyunu uçurmak için kuvvetli kolonilere ihtiyaç vardır.Şekerli bal üretmek istiyorsanız gelişme hızı çok yüksek olan kolonilerle çalışmalısınız.(Bence) bu özelliklere en uygun olan eylül ayında çam balı almaya programlanmış olduğundan yaz aylarında bal depolamayan Muğla arısıdır…
    Şerbeti 200 litrelik varillerde hazırlayıp,ana ızgarası verdikten sonra ilavelere ulaşabilmek için merdiven yerleştirerek bal(?) alabilirsiniz…
    Ama en iyisi saf, katkısız ve sağlıklı olan ŞEKERSİZ baldır…Koloni yönetimini öğrenebilirsek verim sağlayabiliriz.

    in reply to: hangisi o zaman #7954
    SIVASI
    Participant

    ŞEKERLİ Mİ ŞEKERSİZ Mİ?
    Öncelikle neden şekerli bal üretiliyor onu araştırmak gerekiyor.Savunma şu:" Balın şekersiz olduğunu anlatana kadar ak ile karayı seçiyorduk petekli balın kilosuna 25 ytl vermiyorlardı.Şimdi uğraşmadan şekerli balın kilosunu 10-15 ytl’ye rahatça satıyoruz."
    Şekerli bal üretenler bal akımında dahi gün aşırı 2 litreden fazla şurup verirler.Bu kadar şerbeti petek gözlerine taşımak ve suyunu uçurmak için kuvvetli kolonilere ihtiyaç vardır.Şekerli bal üretmek istiyorsanız gelişme hızı çok yüksek olan kolonilerle çalışmalısınız.(Bence) bu özelliklere en uygun olan eylül ayında çam balı almaya programlanmış olduğundan yaz aylarında bal depolamayan Muğla arısıdır…
    Şerbeti 200 litrelik varillerde hazırlayıp,ana ızgarası verdikten sonra ilavelere ulaşabilmek için merdiven yerleştirerek bal(?) alabilirsiniz…
    Ama en iyisi saf, katkısız ve sağlıklı olan ŞEKERSİZ baldır…Koloni yönetimini öğrenebilirsek verim sağlayabiliriz.

    in reply to: hangisi o zaman #7942
    SIVASI
    Participant

    IRKÇILIK YAPMAYALIM
    Her arı ırkının kendi bölgesinde üstün verim sağladığını okuyoruz…Ülkemizde kafkas melezinin daha verimli olduğunu söyleyenler çoğunlukta…
    Ancak;gezginci arıcılık yapıyorsanız yada yerinizden ayrılmadan şekerli bal yapacaksanız Muğla arısı kullanmalısınız.
    Gezginci değilseniz, bölgenizin ekotipine en uygun olan Anadolu arısını kullanmalısınız.
    Bunun için en uygun yöntem kendi arılarınızı ıslah etmenizdir.Tuttuğunuz kayıtları inceleyin…Kışlama kabiliyeti en iyi, ilkbahar gelişmesi en yüksek, bal ve polen taşıması en fazla olan ve hırçın olmayan birkaç koloninizi seçin…Balını almadan önce günlüklü iki çıtasını alarak gelecek sezon için ana ve çekirdek koloni yetiştirin… Balı aldıktan sonra kapalı göz takviyesi yapın…Şerbetini verin… Seneye verimi görün…

    in reply to: Bu hafta arı böleceğim #7811
    SIVASI
    Participant

    Forumda Ana Arı- ANA ARI ÜRETİMİ başlığı altında daha önce bende aynı teklifte bulunmuştum….
    TAM ZAMANI
    Bal sezonu bitmeden gelecek yıl için genç analar ve küçük oğullar oluşturalım.Hazır ana arı alarak kullanma alışkanlığı henüz ülkemizde yaygınlaşmadığından genellikle kendimiz üretmeye çalışıyoruz…
    Acemilikte Mayıs- Haziran aylarında kolonileri ikiye bölerdim.Koloniler bal sezonuna 40 bin arı ile girerdi.Bal alamazdım…
    Teknik arıcılıkta Temmuz ayı en uygun ay.Benim yüksükler kapandı bile…Gelecek sezonun ihtiyacını planlayarak çekirdek koloniler oluşturuyorum…

    Düzenleyen: SİVASİ, :: 12/07/2007 08:26

    in reply to: BAL ALMAK İÇİN ARI BİRLEŞTİRME #7699
    SIVASI
    Participant

    ANALAR YEDEKLENMELİ
    Sait kardeşim, analara yazık etmişsin.
    Üç Bölümlü Kovan burada da işe yarıyor.Günlük yumurta bulunan iki çıta ile 2+boş+2 şeklinde yada kovana koku sıktıktan sonra 2+2+boş seklinde ana arıları yedeğe almak mümkün… Bir şekilde ana kaybı olduğunda yedek ana çıtalı veya çıtasız verilebilir.

    in reply to: ANA ARI ÜRETİMİ #7696
    SIVASI
    Participant

    ÇITA YÖNÜ
    Kara kovan arıcılık yapmış olanlar bilirler. Bazı arılar bizim çıta yerleştirme şeklimizde olduğu gibi peteği kuzey- güney yönünde örer.
    Bu cins arılara bildiğim kadarıyla kılıç cinsi derler.Anadolu arısının büyük bölümü bu şekilde çılışır. Bazıları ise doğu- batı yönünde petek örerler, bunlarada bildiğim kadarıyla kalkan cinsi arı denir. Kara kovan içinde aracımızla tünelde ilerlediğimiz gibi önden arkaya doğru çalışırlar.
    Üç Bölmeli Kovanın doğu ve batıya bakan yönlerindeki çıtanın tabana değmemesi için en az bir santim boşluk bulunmasından dolayı tarlacıların çalışmasına ve giriş çıkışa engel olmuyor.Bu bölümler içinde giriş deliğinin 4 cm olması yeterli…
    Kışa kadar mevcudu 6 çıta kalan bir koloni yanında 3 çıtalık arıyı iki anayada dokunmadan kışlattım.Bu şekilde 2006 dan 6 arıyı 3 kovanda kışlattım sağlam çıkardım.Yavru çıkışı başlayınca 6 çıtalığı standart kovana aldım. Tarlacıların bir kısmı eski yerine dönerek 3 çıtalık arıyı güçlendirdi.Şimdi ilavede veya 10 çıtadalar…

    in reply to: BAL ALMAK İÇİN ARI BİRLEŞTİRME #7686
    SIVASI
    Participant

    ÖRNEK UYGULAMA
    Ali TÜRK kendi uygulamasını blogunda yayınlamış.Kendine has üslubu ile uygulamalı olarak göstermiş, sezon boyunca zevle izledim. İki arı yerine üç arıyı birleştirince olan olmuş…İdeal rakam olan 80 binlik sınırı da geçerek 100-120 binlik kovan mevcuduna ulaşmış.
    http://karakovanari.blogspot.com/2007/07/l-galiba-kami.html
    Arı yetiştiriciliğine yeni başlamış arkadaşlara tavsiye etmem.Birleştireceğiniz kolonileri iyi tanımanız gerekli…Bazı koloniler mevcudu az iken kuzu oluyorlar: Mevcudu artınca arıcıya maskeyi arılığa 100 metre kala giydiriyorlar…
    Birde yerleşim alanı içerisinde iseniz, diğer canlılara da zarar verebilirler…

    in reply to: Pramatüre Analar #7682
    SIVASI
    Participant

    ÜÇ BÖLMELİ KOVAN
    Tarlacı arıların ve genç ananın ilk uçuştan döndüğünde giriş deliğini şaşırmaması için mecburen yan tarafa açmak gerekiyor.Koloni kokusu aynı olduğundan diğer girişlere girdiği takdirde oradaki ana ile mücadele edecek ve biri ölecektir. Diğerinin de sakatlanma ihtimali akılda tutulmalıdır.
    Kovanın yan yüzünde ortada değilde ön taraftan 10 geride olmasının sebebi ise kovanda oluşan nemin çıkışına ve diğer atıkların dışarıya rahat atılmasını kolaylaştırmaktır.10 cm’lik uçuş rampası da yeterli oluyor.
    Ruşet kovandan daha kolay uygulanabiliyor. Çıta ölçüleri aynı olduğundan diğer kovanlardan çıta alış-verişi çok rahat.
    Tek eksiği var…Şerbet vermek zor…Yiyecek azaldığında kek veya ballı çıta ile takviye etmek gerekiyor.

Viewing 15 posts - 121 through 135 (of 144 total)