SIVASI

Forum Replies Created

Viewing 15 posts - 91 through 105 (of 144 total)
  • Yazar
    İletiler
  • in reply to: Yeni Forum Hakkında #10184
    SIVASI
    Participant

    ÇOK GÜZEL OLMUŞ:)
    “Kullanıcı isimlerinin üzerine tıklayarak, ilgili kullanıcının profil bilgilerini ve şimdiye kadar yazmış olduğu mesajları artık görebiliyorsunuz. En büyük yenilik bu oldu.”
    Bu özellikler çok hoşuma gitti. Forumu ziyaret eden üyelerle ilgili önbilgi almak faydalı olacak. Aynı zamanda kendi yazılarımızı da ayrıca arşivlemeye gerek kalmadı. İnşeallah bir aksilik olupta buradan silinmez…:unsure:

    in reply to: Arı Mevcudu Bir Türlü Çoğalmıyor #10183
    SIVASI
    Participant

    Sayın Kırşehirli,
    Bence şerbet verme konusunda acele etmişsin. Gece ile gündüz sıcaklıkları arasında hala 14-18 derecelik fark var. Önümüzdeki birkaç gün tekrar hava soğuduğunda son bırakılan yumurtalar ve larvalar üşüyerek ölecekler. Erik ağaçlarının çiçeklenmesini müteakip yarım su bardağıyla başlayacağız, harcandığını gördükçe yavaş -yavaş artıracağız.
    Arıların mevcudunun artmamasında ananın yaşı, çıkış ağırlığı, ananın doğduğu ay, çiftleştiği erkek miktarı, kışa giren genç işçi miktarı …vb. çok etken var. Aynı arılıkta aynı yaşta, aynı anadan üretilen analar arasında bile fark olabiliyor. Kıştan çıkan arılar yavaş- yavaş ömürlerini tamamlayarak ölüyor, yerlerini gençlere bırakıyorlar. Dolayısıyla ilk yumurtanın atıldığı günden itibaren bir ay süreyle mevcut hiç artmaz…Ekim sonunda açık yavru veya yumurta görmediğim arılar 3-4 çıta arı ile kıştan çıktı. Buna karşılık Ekim sonunda günlük yumurta bulunan arılar 7 çıta yavru basılı, kuluçka arı ile doldu. 23 Nisanda kat vermem gerekecek.

    in reply to: Yavru Çürüğüne Müdahale #10174
    SIVASI
    Participant

    ŞAŞIRMA
    Varroanın arıya verdiği zararlar konusunda bir araştırmada geçiyordu…Tekrar okudum, düzeltiyorum…
    Normalde ilk defa uçuşa çıkan arıların beşte biri çıktığı kovanı şaşırır.Aynı anda kolonilerin tamamında yavru uçurulduğu için o kargaşada girdiği kovanda kötü muamele görmez.Genellikle sıra sonlarındaki kovanlara şaşırma yoluyla giriş daha fazla olur.Havanın rüzgarı oluşu şaşırma oranını artırır.
    Varroa ile enfekte olmuş kolonilerde bu oran iki katına kadar(%36)çıkabilir. Arının mide ve bağırsak sisteminde bulunan spor ve enfeksiyonlar ve diğer zararlılar kovandan kovana taşınmaya devam eder.Varroa ile doğru mücadele yapılmadığında hastalıkların arılığın tamamına kolayca yayılma riski vardır…

    in reply to: Yavru Çürüğüne Müdahale #10169
    SIVASI
    Participant

    YAVRU ÇÜRÜĞÜ
    Öncelikle sitenin Arı Hastalıkları- Hastalıklarla Mücadele alt başlığını okumalısınız.
    5 çıta arıya kuvvetli denmeyeceğinden bu mevsimde kundaktaki bebek veya huzur evindeki bakıma muhtaç yaşlı muamelesi görmesi gerekiyor. Bunları ihmal ettiğimizde adi yavru çürüğü -tulumsu yavru çürüğü oluşması doğaldır. Bunu Avrupa veya Amerikan’a çevirmemek için bir dizi tedbir almak gerekecek.
    1- Kolonide bulunan çıtalara üstten görülecek şekilde koloniye verdiğiniz numarayı yazın.
    2- Arıların üzerinde toplanmadığı fazla çıtaları alın. Beş çıta olduğunu söylemiştiniz, mümkünse üç çıtaya düşürün. Bu çıtaları başka koloniye vermeyin. Hastalık şüphesi geçene kadar karantina uygulayın.
    3- Bölme tahtası (tahta, sunta, kontrplak, köpük vb.) ve pamuklu bez ile kovanın bir yanına sıkıştırın. Üst kapak altını sıcak tutacak şekilde bezle ve gazete kağıdı ile komple örtün.
    4- Kovan girişini üç santime kadar düşürerek yağma ve soğuktan koruyun.
    5- Mümkünse diğer kolonilerden yavaş -yavaş uzaklaştırın, şaşırma yoluyla arıların bu kovana girmelerini, bu koloniden de başka koloniye gidişi engelleyin.İlk defa kovandan çıkan arının üçte birinin başka kovana gittiğini unutmayın.
    6- Çıtaların üzerine 250 gram kek verin, bittikçe vermeye devam edin.
    7- Bir – iki hafta izleyin, çürükler sökülüp atılıyorsa, adi yavru çürüğü olma ihtimali yüksektir.
    8- Bir ay geçtiğinde arı gelişmeye devam ediyor ve çıta istiyorsa işler yolunda demektir… Fakat yavru sahasının ortasında yavrusuz, balsız, polensiz boş gözüken ama hücre tabanında koyu kahverengi- siyah bir şerit halinde sert bir madde varsa korkun. Sitenin Arı Hastalıkları- Amerikan Yavru Çürüğü bölümünü okuyun, hastalığı bilen birisi ile hastalıktan emin olduktan sonra gereğini yapın…

    in reply to: daha çok polen #10166
    SIVASI
    Participant

    DERİN DONDURUCU
    Polen toplamada temel prensip; arıların taşıdığı polenin yarısını elinden almaya dayanıyor. Stokların yeterince dolmadığını gören arılar şurupla beslendiğinde daha çok polen taşırlar. Polen tuzağı takılan kolonilerde bir hafta tuzaklı bir hafta tuzaksız çalışılarak bu sonuç elde ediliyor. Polen tuzağı kullanmadan ticari polen elde etmek mümkün değildir.Koloni başına 10 kilogram polen elde etmek mümkündür.
    Kendi arılarımız için yedekte polen bulundurmak istiyorsak -polen tuzağı da kullanmayacaksak -bunu çıtalı olarak yapmak zorundayız. Her hafta bir polenle bloke edilmiş çıtayı alırız, sandık tipi derin dondurucuda kolayca şoklarız, poşetledikten sonra uygun ortamda saklarız. Polen açığı oluştuğundan depolamaya devam ederler.
    Kek olayına gelince, fabrikasyon olanı tercih ediyorum. Eylül- Ekim ayında koloni başına yarım kilogram yedirdim. Sivas şartlarında Cumhuriyet Bayramında günlük, larva ve kapalı yavru vardı.
    Şu anda sadece 20 gündür açık olan kar çiçekleri var. Birkaç ta küçücük çiçek açmaya başladı.20 gün önce verdiğim yarım kilogram keki bitiren kolonilerde 6-7 çıta çoğu kapalı yavru dolu. Keki bitiremeyen ve zayıf kolonilerde ortalama üç çıta…Sivas’ta şurupla besleme için iki hafta var.Yarım kilo daha kek vereceğim.
    Ek yemlerle besleme üzerine yapılan araştırmanın sonuç bölümünü buraya kopyaladım.
    (Türkçe karekter sorunu var düzeltemedim.)
    Çukurova Bölgesi kosullarinda bal arisi kolonilerini ek yemlerle beslemenin yavrulu
    alan, arili çerçeve sayisi ve koloni agirligi üzerine etkilerini belirlemek amaciyla yapilan
    arastirmada kolonileri ek yemlerle beslemenin koloni gelisimini olumlu etkiledigi sonucuna
    varilmistir.
    Arastirma sonunda, bal arisi kolonilerini kek ve surupla beslemenin, koloni yavrulu
    alanin, kekle beslenen gruba göre 1.15 kat, surupla beslenen gruba göre 1.85 kat kontrol
    grubuna göre 2.18 kat daha fazla artirdigi ve bunun istatistiksel olarak önemli oldugu
    saptanmistir (P<0.001).
    Arastirmada koloni agirligi ile ilgili olarak elde edilen verilere göre, kek ve surupla
    beslenen grubun koloni agirliginin, sadece kekle beslenen gruba göre % 5 oraninda, sadece
    surupla beslenen gruba göre % 8.6 oraninda, kontrol grubuna göre ise % 18.8 oraninda daha
    fazla arttigi belirlenmis olup besleme gruplari arasindaki farklilik istatistiksel olarak önemli
    bulunmustur (P<0.001).
    Besleme gruplarina göre arili çerçeve sayilari arasinda farkin oldugu ve bu
    farkliligin istatistiksel olarak önemli oldugu belirlenmistir (P<0.001). Kek ve surupla
    beslenen grupta arili çerçeve sayilarindaki artisin, sadece kekle beslenen gruba göre % 35.9
    oraninda, sadece surupla beslenen gruba göre % 60.9 oraninda, kontrol grubuna göre ise %
    88.7 oraninda daha fazla o ldugu saptanmistir.
    Bu sonuçlara göre, besleme faktörlerinden kek+surupla beslemenin diger besleme
    gruplarina oranla kolonide yavru üretimini, arili çerçeve sayisini ve koloni agirligini daha
    fazla artirdigi belirlenmistir.
    Arastirma sonucunda koloni gelis imini hizlandirmak ve kolonilerin ana nektar
    akimina güçlü kadrolarla girmelerini saglamak amaciyla proteinli ek yemler ve seker
    surubuyla beslenmesi gerekliligi sonucuna varilmistir.

    in reply to: Ana Arı Izgarası yapabilirmiyiz. #10144
    SIVASI
    Participant

    KEŞETMEK
    İstanbul’u yeniden fethetmeye, Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok…
    Metal (paslanmaz çelik) olanları 5ytl, plastik olanları 4 ytl’den satılıyor.Daha ucuza da alınabilir. Tecrübeli arıcılar pek fazla ihtiyaç duymadığındaan fiyatlar yükselmiyor.
    Ben paslanmaz çelik olanlarını tercih ediyorum.Ancak ızgaranın konulma zamanı çok önemli, bölgelere göre de değişiyor. 3-5 yıllık çiçeklenme dönemi takibi yapmadıysanız bölgenizden birine danışmadan kullanmayın.
    Plastik olanı pek kullanışlı değil…Bölme tahtası olarak kullandığım kontraplak’ın ortasında 15×20 lik boşluğa silikonla yapıştırarak kullanıyorum.Ana arıyı kovanın bir yanında hapsetmek,istenilen çıtaya yumurta bırakılmasını sağlamak, yavru çıkışı sanrası siyah çıtaları almak veya balı bitince siyah çıtaları almak için iyi işe yarıyor.

    in reply to: Farklı Kuvvetteki Kovanlar #10133
    SIVASI
    Participant

    KOLONİ DESTEK SİSTEMİ
    Erhan Bey’in bahsettiği konu Koloni Destek Sistemi… İlkbahar şerbetlemesine erik ağaçları çiçek açınca başlanır. Üç hafta sonra koloniler zayıflar ve güçlüler olmak üzere iki ayrı guruba ayrılır. İki gurupta ilaveye çıkmış veya ilaveye çıkacak güçte olmalıdır. Bir zayıf bir güçlü ile kan kardeşi yapılır. Zayıf koloninin kapalı yavrulu çıtalarının tamamına yakını güçlü koloniye arısız olarak verilir. Güçlü koloninin de açık yavrulu çıtalarının tamamına yakını zayıfa yine arısız olarak verilir. Her hafta işlem tekrarlanır. Şerbetlemeyi takip eden 6-8 hafta sonunda zayıf koloni tek katla sınırlanır. Güçlü koloni 3 katlı olarak bal akımına yetişir. Son hafta ayrılan açık yavrulu çıtalardan genç analar üretilir.

    in reply to: Şuruplama zamanı geldimi? #10110
    SIVASI
    Participant

    AÇLIKTAN ÖLDÜRME
    Mükerrer gönderildiğinden SİVASİ tarafından silinmiştir.

    in reply to: Şuruplama zamanı geldimi? #10109
    SIVASI
    Participant

    AÇLIKTAN ÖLDÜRME
    Bu yıl sonbahar beslemesi vakti Ramazan ayına denk geldi. Kendimizi arılardan daha fazla düşündüğümüzden, doğru bir sonbahar beslemesi yapamadık.İntihar ettiğini zannettiğimiz arıların tamamı yiyecek bulma ümidiyle gözlere giren, soğuk ve açlıktan öylece kalan arılardır. 2008′ de daha dikkatli olmamız, gerekirse Ağustosta sonbahar bakımına başlamamız gerekecek.
    Sivasta rakım 1400 sizin bölgenize benzer tarafları var.Bal yoksa riskli(hastalık bulunma ve bulaştırma) olmasına rağmen çarşıda satılan ucuz(kilosu 8ytl) şekerli ballardan çıtalı olarak al.Arıların yoğun olduğu bölgenin sol yanına yerleştir.
    Bunu yapacak imkanın ve şartların yoksa mutlaka iki ölçü şeker ve bir ölçü sıcak su ile şerbet yapmalı, soğuduktan sonra vitamin katarak son çıtanın iç yüzüne dökmelisin.Haftada iki defa aynı işlemi yapmalısın. Kış aylarında 400-800 gram bal yiyen arılar bu aylarda yavru yetiştirmek için 3-4 kg bala ihtiyaç duyarlar..
    Birincil ihtiyaç aç olan karnı doyurmak, ikincil ihtiyaç üremektir. Karnını doyur ki yavrulara ve anaya bakmak için bolca polen getirebilsinler

    in reply to: Farklı Kuvvetteki Kovanlar #10108
    SIVASI
    Participant

    TECRÜBE DENEYEREK KAZANILIR
    Ben olsam alırdım.
    Mevcutlar arı basar duruma göre ise,yerin müsaitse,bakabileceksen,kovansız 1.000 kovanlı 1.250 ytl’ ye kadar al.

    8 çıtalara dokunma bala çalışsın.
    Diğer kolonileri bir güçlü- bir zayıf şeklinde sinek teli(aluminyum) çekilmiş bölme tahtası(kontraplak) ile ikişer ikişer iki bölümlü kovana al.Uçuş yönleri güneye de bakabilir.Ama uçuş tahtası üzerine de girişleri ayıracak düzeneği sağlam yap.
    6 çıta+1/2 çıta
    5 çıta+1/2 çıta
    4 çıta+1 çıta
    3 çıta+ 1 çıta
    2 çıta+1 çıta
    2 çıta

    Sonuçta aldığın arı sayısı 7-8 adet gibi olacaktır. Ancak küçük kolonilerdeki ana arılar bu mevsimde çok değerlidir.Bir ana= bir koloni demektir.Bir kovanda bir araya getirme işlemini satınaldığın yerde koku vererek yap, her gün sadece bir kovanı arılığına getir.

    Arılar bölümlerine sığmayacak kadar arttığında eşit olarak ikiye böl, bulundukları yerde bala çalışsınlar.

    in reply to: başımızın belası varova #10070
    SIVASI
    Participant

    KUŞAK ÇATIŞMASI
    Varroa Ülkemize Dr. Ali KORKMAZI’ın ifadesine göre 1976 yılında Trakyadan girmiş.1977 ve 1978 de 600.000 koloninin sönmesine sebep olmuş.O tarihlerde ülkemizde iki milyon arı kolonisi varmış.Köylerinde birkaç sepet arısı bulunanlar zararlının adını dahi öğrenemeden arılarının sönüşünü izlemişler.Eski arıcılardan standart kovan kullanmaya başlayanların büyük bölümü Varraonın gerçek bir baş belası olduğunu bu gün dahi bilmiyorlar.
    Tarım TV de izledim. Büyükbaş hayvanlarda kene sayısı çok arttığında salgıları haayvanın felç olmasına dahi sebep oluyormuş.600 kg’lik bir hayvana toplam ağırlığının binde biri olmayan bir miktar yaratık bu kadar zarar verebiliyorsa arıcıkların ne çektiğini siz düşünün.Varroa da bir tür kenedir.Arının kanını emerek canını çıkardığı ile kalmaz, açık yaralar oluşturarak 20 çeşit hastalığında arılara bulaşmasına zemin hazırlar.
    Bana göre Varroa arı için kanser kadar tehlikelidir.Yılda en az iki dönem mücadele yapılmalı.Varroa mücadelesini yaparken 19 güne yaymadan yapan eksik mücadale yapmış olur.

    in reply to: İki kraliçe metodu #9825
    SIVASI
    Participant

    İKİ ANALI KOLONİ
    2004 benim için acemilik dönemi idi. 2005’i çıraklık dönemi olarak adlandırıyorum.2006 sezonuna hazırlık dönemimde bu metodu öğrenmiştim.
    2006 ilkbaharında Mart ayından itibaren uygulamaya başladım. Kuvvetli iki koloni üzerine zayıf olan iki koloniyi sprey, sinek teli ve ana ızgarası ile yerleştirdim.
    3. gün sinek telini aldım. Uyumlu bir şekilde çalıştılar. Kuvvetli koloniden yavrulu çıtaları üst kata çekerek üst kattaki kolonileri güçlendirdim. Artıları ve eksileri var:
    ARTILARI:
    1.Zayıf kolonilerin güçlenmesi için sinerji yaratıyor.
    2.Ben sabredemedim ama bal veriminin yükseleceğine inanıyorum.
    EKSİLERİ:
    1.Uysal kolonilerle rahat çalışılıyor. Ama biri hırçınsa… Ananızdan emdiğinizi burnunuzdan getiriyor. 4 numaralı kolonimin güçlendiğinde hırçınlaştığını fark ettim. İlaveyi indirdiğimde resmen beni sarıyorlardı. Arılık yerleşim yerinde olduğundan çocuklara zarar vermesin diye tekrar ayırdım, müstakil koloniler haline getirdim.
    2.Ananın birini beğenmeyip öldürebiliyorlar. Haziran ayında tekrar iki analı koloni sistemini denedim… Kendi yetiştirdiğim üç anayı sinek teli alındıktan sonra bulamadım…
    3. Dikkatli olunmadığı takdirde yavru hastalığı oluşturma ve bulaştırma riski var.
    BANA GÖRE:
    (Kalfalık dönemimdeki düşüncem ) koloni destek sistemini kullanarak, haziran ayı başında, anaları 2006 doğumlu kolonilerden 2007 doğumlu analı kolonilere kapalı yavru ve arılı çıta takviyesi yapmak daha kolay.Türkiye ortalamasına göre iki koloniden toplam 32 kg bal almak yerine 50-60 kg almak ta bana göre yeterli. İlavelere ulaşmak için merdiven koymaya da gerek yok

    in reply to: ANA ARI ÜRETİMİ #9723
    SIVASI
    Participant

    2008 İÇİN PLANLARIM
    Öncelikle verimli olduğundan imha etmediğim 2005 ‘li ananın Aralık ayı başında öldüğünü açıklamam gerekiyor. Ana arıyı iki kıştan fazla saklamanın gereksiz olduğunu deneyerek öğrendim.
    Anası ölen koloniyi 2007 doğumlu ana ile tekniğine uygun olarak birleştirdim. Yedekte ana bulundurmanın bir faydasını daha görmüş oldum.
    2008′ de (Allah izin verirse) yapacaklarımı sizlerle paylaşmak, düşüncelerinizi almak istiyorum. Yapmak istediğim şeyin amacı; en geç iki yılda bir ana değişimi sağlamak, her yıl %50 oranında koloni sayımı artırmak, verimli arılarla çalışarak bal verimini artırmak…
    Çalışma Takvimim:
    1. Kolonileri kışlık yerlerinden yazlık yerlerine alırken ikişer koloniyi birbirine çok yakın (kan kardeşi) olarak yerleştireceğim.
    2. Mayıs ayı sonuna kadar(İç Anadolu için) kek ve şerbetle besleyeceğim. Ay sonunda yaşlı koloniden genç koloniye kapalı yavru takviyesi yapacağım.
    3.Denmaree Metodunu uygulayacağım. Verimi yüksek bir koloniyi damızlık olarak ayıracağım. Bu koloninin anasını açık yavrulu bir çıta ile kuluçkalığa alacağım. Yanını kabartılmış çıta ile dolduracağım.Ana ızgarasını yerleştirdikten sonra günlüklü ballı ve polenli 8-9 çıtayı ilaveye alacağım. Kovan içi şerbetlikle ve kekle günlük olarak besleyeceğim. İlavede yüksüklerin oluştuğunu ve kapandığını takip edeceğim.
    4. (Ali TÜRK’ ün 80.000 ‘lik kovan hazırlamasıyla ilgili filminde olduğu gibi).Bir gece önce operasyon yapacağım kan kardeşlere sprey sıkacağım. Anaları yaşlı (2006 doğumlu) kolonilerin kapalı tüm çıtalarını kan kardeşlerine aktaracağım.2006 doğumlu koloniyi yerinden kaldıracağım. 2006 doğumlunun günlüklü ve ballı çıtalarını üç bölmeli çifleştirme kovanlarına (1 ballı+1 günlüklü /1+1/1+1 şeklinde) arıları ile birlikte yerleştireceğim. Üç bölmeli kovanları sakin bir yere götüreceğim. Kekle besleyeceğim. 2006 doğumlu koloniler yerinde olmadığından tarlacıları kan kardeşlerine katılacaklar.
    5. Üç bölmeli kovanı dört gün sonra kontrol edeceğim. Acil ihtiyaçtan yapılmış kalitesiz yüksük ve memeleri imha edeceğim. Damızlık kovanda kapanmış olan iri ve kaliteli memeleri 10. günden itibaren keserek üç bölmeli kovanlara dağıtacağım. Ertesi gün (olursa) imha edilmiş olanlara yenilerini vereceğim.
    6. Bu çalışmanın sonunda kolonilerin yarısı 80.000 ‘lik mevcuda ulaşacağından 2,5 kat bal getirecek. 2006 doğumlu analar imha edilecek. İmha edilen arıların iki katına yakın sayıda genç ana ve koloni üretilmiş olacak.2008 doğumlu ana ve koloniler kışa kadar 7-8 çıtaya çıkarılacak.
    7. 2009 da 2008 doğumlular bal verirken 2007 doğumlulara operasyon uygulanacak.
    Neden hazır ana almadığım sorusu akla gelebilir. Arılığım yerleşim alanları ile iç içe… Huyunu bilmediğim bir anayı kullanmak riskli geliyor. Bende kalfalık dönemimde kendimi geliştirmiş oluyorum.

    in reply to: KÖPÜK KOVAN #9636
    SIVASI
    Participant

    Murat Bey,
    Kovan kapağı üzerinde yazın açılan; kışın kapatılan havalandırma delikleri var. Bu delikleri kapatmak için özel yapılmış kapak takozları takılarak kovanın ısı yalıtımı sağlanıyor.
    Diğer kovanlarda örtü bezi veya örtü tahtasını ne için kullanıyorsak burada da onun için kullanıyoruz.Hatta kışın iki kat olarak bez örtmek gerekiyor.
    Strafor olan kovanı ve kapağını bizim giydiğimiz palto- kaban gibi düşünürsek, Örtü bezinide ev içi kıyafeti gibi düşünebilir.
    Ayrıntı için http://www.tkv-dft.org.tr/ariweb/kovanindex.htm

    in reply to: Kral Arı #9466
    SIVASI
    Participant

    YALANCI ANA
    Arı kolonisi anaerkil aile yapısına sahiptir. Ana ve kızlarından oluşur.Erkeklere "Amazonlar" ın duyduğundan daha az ihtiyaç duyarlar.
    Bir yerde okumuştum…Yalancı ananın veya çok sayıda işçi arının yumurtlamasının bile bir amacı var.İşçi arıların eşleşmeden bıraktıkları yumurtalardan milyonda bir bile olsa döllenmiş dişi yumurta olma ihtimali var!…
    Böyle bir yumurta bulunduğunda Ana memesi yapılarak koloninin kurtarılması hedeflenmiştir.
    Ancak kolonide erkek bireyler işçi sayısını geçtikten, işçilerin tamamına yakınının ömrü dolduktan sonra yapacak birşey yok…Bu sayıya işçi arının ömrü olan 42 günde ulaşmak ta mümkün…
    Bir erkeği doyurabilmek için beş işçi çalıştığına göre…İş işten geçmiş oluyor.

Viewing 15 posts - 91 through 105 (of 144 total)