Forum Replies Created
-
Yazarİletiler
-
SIVASI
ParticipantMART/ NİSAN AYINDA NELER YAPILMALI?
Yapılabilecek bir diğer işlem, malzeme depolarının elden geçirilmesi, biriktirilmiş veya unutulmuş olan eski mumların ve sıkıştırıldığından artan siyah peteklerin değerlendirilmesidir. Çiçeklerin üzerinden buharlaşıp giden nektar ve bal mumu milli servettir. Marketlerde satılan balın iki katı para verilerek alınmaktadır.
Az sayıda arı kolonisi olanların uygulayabileceği bal mumu elde etme yöntemini paylaşmak istiyorum:
Mum eritmede kullanılmak üzere yaklaşık 10 litrelik bir kova hazırlanır.
İçerisine alabildiği kadar eski petek parçalanarak doldurulur.
Kovan hacminin yarısı kadar/ yaklaşık beş litre su ilave edilir.
Kaynamaya başladıktan sonra ara sıra karıştırılarak 10 dakika daha kaynatılır.
Ekmek selesine benzer bir süzgeç hazırlanır.
Altına beş litreden büyük hacme sahip bir kap yerleştirilir.
Alttaki kovada biriken su ve mum soğumaya bırakılır.
Süzgeç içerisindeki mum posası telis torbaya boşaltılır.
Baskı uygulanarak kalan mumunda dışarı çıkması sağlanır.
Çıktığı yerde donan mumlar da alınarak sıcak su bulunan kovaya atılır.
Bir gün sonra su yüzeyindeki donmuş bal mumu alınır.
Takasa girilerek baskı parası karşılığında yeni mumlar alınır.SIVASI
ParticipantMART/ NİSAN AYINDA NELER YAPILMALI?
Yiyecek sıkıntısı çeken arılara iki ölçü şeker ile bir ölçü sıcak su ile hazırlanmış bir- iki su bardağı kadar şurup verilmelidir. Hastalıktan korunmak için en iyisi şeker şurubu vermektir. Geçmiş yıllarda arılığında hastalık olmadığını düşünen arıcıların erken ilkbaharda bal vermeyle ilgili uygulamalarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ballı çıtanın bir yüzünün sırı alınarak veya çizilerek doğrudan doğruya arıların yoğun olduğu çıtaların üzerine yatırılabilir. Bir- iki gün sonra çıta alt- üst edilerek diğer yüzdeki bal çizilerek alınması kolaylaştırılabilir.
İkinci yöntem ballı çıtayı yine çizerek yavru sahasına yakın bir yere yerleştirmektir. İki gün sonra yine ters tarafa çevrilerek ikinci yüzdeki balın alınması sağlanabilir.
Üçüncü yöntem çok az balı kalmış çıtaların balının kazınmak suretiyle yine çıtaların üzerine verilmesidir. Bunun için strafor veya naylon tabaklar kullanılması uygun olacaktır. İşi biten tabaklar imha edilir. Şurupluk içerisine verildiğinde bir de bulaşıkları yıkama derdi ortaya çıkıyor.SIVASI
ParticipantMART/ NİSAN AYINDA NELER YAPILMALI?
Arıcılıkta Mevsimsel Çalışmalar-İlkbahar Bakımı/ Büyük Bakım… konusu okunduktan sonra kovan değişikliği yapılmalıdır.
Küflenmiş petekler alınmalı, mevcudu az olan koloniler sıkıştırılarak bölme tahtası konulmalıdır.
Ana arının kalitesi yumurta düzenine bakarak tespit edilmeli, dağınık yumurta bırakan ve organlarında eksiklik bulunan ana arıların oğul dönemine kadar yaşamasına izin verilmeli, ilk fırsatta değiştirilmelidir.
Önceki yılda tutulan kayıtlarla karşılaştırma yapılmalı, kıştan güçlü çıkan kolonilerden mayıs ayında bölme oğullar ve yedek analar üretmek için planlamalar yapılmalıdır.SIVASI
ParticipantMART AYINDA NELER YAPILMALI?
Yapılacak dördüncü iş arıları gözlemlemektir. İyi gözlem yapmak pek çok problemin zamanında tespitini ve tedbir alınmasını kolaylaştırır. Kıştan çıkan arıların baharda yok olmalarının önüne ancak gözlem yaparak geçilebilir.
Daha önce verilen keklerin bitirilip- bitirilmediği birer hafta ara ile kontrol edilmelidir. Yavru miktarı arttıkça polen yerine geçen soya unu bulunan keklerin bitirilmesi gerekir. Keke dokunmayan arı kolonilerinin anasız kalmış olma ihtimalleri vardır. Diğer kovanlara polen geldiği halde, bu kovanın arıları uçmuyor, polen getirmiyor, kovan girişinde tembel-tembel duruyorlarsa ana arının varlığı kontrol edilmelidir. İşçi arıların bir kısmının yumurtlamaya başlamasından önce müdahale edilerek en yakın koloni ile koku verdikten sonra birleştirilmelidir. Bu günlerde kurtarılabilecek bir çıta işçi arının dahi komşu koloniye faydalarını ilerleyen zaman içinde görebilirsiniz.
Yine gözlem yaparak yağma davranışı tespit edilebilir. Akşam ezanı vakti hareket sona erdiği halde kovanların bir- ikisinde hareketlilik devam ediyorsa yağmadan şüphelenilmelidir. Girişinde mum kırıntıları vb. kirlilik olan koloni muhtemelen yağmaya uğramaktadır. Girişine tombul- tombul ve ıslanmış gibi koyu renkli arılar konan kovandaki koloni de yağmacı demektir. Anasız kalan kolonilerde direnme ve kavga da görülmez. Savaşta ölmeseler dahi, aç kalarak yok olmaya mahkûm olurlar. Anasız kalan koloni yine en yakın koloni ile birleştirilmelidir.Yiyeceği tükenen koloniler de gözlem yoluyla tespit edilerek ballı çıta verilebilir.
SIVASI
ParticipantŞUBAT AYINDA NELER YAPILMALI?
Yapılacak üçüncü iş varrao mücadelesini kapanan son gözdeki varroanın da çıktığında yok edilebilmesi için en az 16 güne yaymak olmalıdır. Hatta soğuk havalarda çıkışlarında geciktiğini hatırlayarak 19 güne yayılması bence daha faydalı olacaktır. Körükle verilen Amitraz içerikli uygulamaya göre:
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19
Mücadele 1.6.11.16. ve 19. günlerde yapıabilir.
Mücadeleyi sizin yapmanız da tek başına yeterli olmaz. Çevrenizdeki arı sahiplerine de uygulama yapmalarının önemini anlatmalısınız. Komşunuzun bir arısının ölmesi demek yağmacılık yoluyla o arıda bulunan tüm hastalıkların sizin arılığınıza da bulaşması demektir.SIVASI
ParticipantÇok sayıda Ana arı yüksüklerinin bulunmasının birden çok sebebi olmalı:
Oğul döneminde -mayıs ayı civarı- bölünerek birden fazla koloni oluşturmak için,
Yer darlığından oğul vererek kurtulmak için,
Ana arı kaybı durumunda ana arının yokluğunun hissedilmesinden dolayı,….vb.Bu sebepleri artırmak mümkün…
Bal döneminin yaşandığı veya nektarın azaldığı şu günlerde ana arının varlığı veya yokluğu koloni tarafından anlaşılamaz. Bu arada yalancı analar oluşarak erkek arı mevcudunu da artırabilirler.
Söylediğiniz miktarda fazla sayıda ana yüksüğü sadece ilkbaharda, oğul döneminde, yeni verilen mumlu çıtalarda oluşturulmuş olabilir. Muhtemelen bu çıtayı aylarca sonra görmüş olabilirsiniz.Arı sizin yanınızda olduğuna göre elden geçirerek ana arıyı veya düzenli olarak bırakılmış günlük yumurtaları veya kapalı gözleri görmeye çalışmalısınız.
SIVASI
ParticipantÖncelikle geçmiş olsun. Böcek sokmasına karşı alerjisinin olup- olmadığını kesin olarak tespit ettirmelisiniz. Alerjisi varsa ömür boyu yanından ayırmaması gereken ilaçları doktor tavsiyesine göre bulundurmalısınız.
İlk defa arı soktuğunda büyük şişliklerin olması doğaldır. Solunumu etkileyecek noktalarda olmadığında alerjisi olmayanlara genellikle bir şey olmaz. Her gün binlerce insanı defalarca arı sokuyor.
Yeni nesil şehirde doğup büyüdüğünden evin içerisine giren sinek, karınca hatta kelebeğe dahi aşırı tepkiler verebiliyorlar. Hatta bir yazıda okuduğuma göre bu tepkileri de büyüklerinden öğreniyorlar. Çocuklarımızı kır gezintilerine, pikniğe götürdüğümüzde yapmamız gereken şeylerden biride doğa sevgisini aşılamak olmalı. Canlılara fazla rahatsızlık vermeden elini sürebilmeli, karıncanın elinde dolaşmasına izin vermeli…
Arıların bulunduğu yerden kaldırılması konusuna gelince:
Kapısının önünde birkaç tavuk besleyen kişinin tavuk çiftliği olduğu söylenebilir mi? Benim yorumuma göre bir kişiye arıcı, arılarını bıraktığı yere de arılık denebilmesi için 30 ve üzerinde arı kolonisinin bulunması gerekir. Bu sayıya ulaşan arılıklar yerleşim yerlerine 500 metre uzağa taşınmalıdır.
Bir diğer nokta ise birlikte yaşayabilmek için asgari müştereklerinde birleşmeliyiz. Soframıza gelen yiyeceklerin yarıdan fazlasını bal arılarına borçlu olduğumuzu da akıldan çıkarmayalım.
Çocuğumuzu bekleyen daha büyük tehlikelerden korumanın yollarını aramalıyız.
SIVASI
ParticipantSayın sevecen 180,önceki cevabımda ” ana arının yumurtayı bıraktığı gün öldüğünü düşünecek olursak, önünüzde yaklaşık on günlük zaman var demektir. Ana arı salgıladığı feremonla kendisi gibi dişi olan işçi arıların yumurtalıklarının gelişmesine engel olur. Kovandaki yumurtaların ve larvaların varlığı, işçi arıların yumurtalıklarının gelişmesini baskı altında tutmaya devam eder.” yazmıştım.
Bilgilerimi tazeledikten sonra eksik bilgi verdiğimi fark ettim. Doğrusu: kolonide pupa dönemini de atlatarak son işçi arının 21 erkek arının 24 gün de çıkar. Petek gözleri içerisindeki pupa- pere pupa dönemindeki son arı da çıkıncaya- doğuncaya kadar yalancılaşma başlamaz, işçi arıylar yumurtlayamazlar.
SIVASI
ParticipantPolen, larvaların gelişimi ve genç arıların yiyeceği olması yanında ana arının beslenmesi için son derece önemli- gerekli bir besin kaynağıdır.
Sağlıklı bir kovanda kar çiçeklerinin açmaya başladığı günlerden itibaren polen gelişi başlar. Sabahın erken saatlerinde gelen polenin büyüklüğü, ana arının da kaliteli olduğunun bir göstergesidir.
Meyve ağaçlarının çiçek açtığı dönemlerde, hava sıcaklıklarının artışına da bağlı olarak neredeyse akşam ezanına kadar polen gelişi devam edebilir.
Hiç polen gelmiyor olması kovanda yavru büyütme faaliyetinin olmadığını gösterir.
Yeni yapılmış bir bölme almış olabilirsiniz, ana memesi veya yeni doğmuş bir ana arı bulunduğunda da polen gelişi azalabilir.
En iyisi ilk fırsatta kovanı açarak ana arıyı veya günlük yumurtayı görmeye çalışın.
SIVASI
ParticipantDÜZELTME
8- İki gün sonra dalakların kabartıldığını, hatta bal ve polen geldiğini gördüğümüzde tekrar kontrol ederiz. İçerisinde genç ana olmadığından emin olduktan sonra kafesteki ana arıyı serbest bırakarak şerbete başlarız. Şerbet içerisine Neo- Teramcyn yada vitamini tedavi dozunda katarız.
Antibiyotikler yasaklandığından vitamini tedavi dozunda katarız. Bir litre şuruba bir çay kaşığı yeterli.SIVASI
ParticipantSayın sevecen 180, ana arının yumurtayı bıraktığı gün öldüğünü düşünecek olursak, önünüzde yaklaşık on günlük zaman var demektir. Ana arı salgıladığı feremonla kendisi gibi dişi olan işçi arıların yumurtalıklarının gelişmesine engel olur. Kovandaki yumurtaların ve larvaların varlığı, işçi arıların yumurtalıklarının gelişmesini baskı altında tutmaya devam eder.
Dadı arılar ana arının yokluğunu hissetmeye başladıkları andan itibaren larvalardan bir kısmını ana arı olarak yetiştirmek üzere yoğun bir şekilde beslemeye başlarlar. Bu arada kontrol yaptığımızda ananın yokluğunu görerek yeni ana vermenin yollarını arayabiliriz.
Koloniler, kıştan çıkışta ve bal akımının yoğunlaştığı durumlarda ananın yokluğunu hissedemeyebilir veya geç hissederler. İşte bu duruma gelen kolonilerde yalancı ana- yumurtlayan işçi arılar oluşur. Balını aldıktan sonra dönüp arısına bakmayan arı sahiplerinin şikâyeti başlar:- Hayret, ben bu arıdan şu kadar çok bal aldım, kış gelmeden öldü- derler.
Yumurtlayan işçi arılar, bazen petek gözlerinin içine abdomenlerini- arka kısımlarını sokuyormuş gibi yaparak, dadı arıların kendisini arı sütüyle beslemelerini beklediklerine şahit olabilirsiniz. Arka kısımları kısa olduğundan yumurtaları petek gözüne dik bir şekilde bırakamazlar. Peteğin yan yüzeylerinde görülen birden fazla yumurta da sayıları her geçen gün artan yumurtlayan işçi arılara aittir.
Yağmacılık davranışı gösteren arı koloniler kovanın anasız olduğunu çok kolay tespit ederek işini bitirir. Yağmacıların elinden kurtulan kolonilerde o kadar çok erkek arı olur ki tarlacı arılar onların boğazlarını doyurmaya dahi yetişemezler. Bir erkek arı altı tarlacı arının getirdiğini günlük olarak tüketir.SIVASI
ParticipantOrhan Bey, nisan ayı başında bakmış olmanızdan maksat nedir? Açtım, baktım, hayattaydılar mı? Yoksa ana arının varlığını, kapalı yavrulu çıta sayısını, günlük yumurta bulunup- bulunmadığını, arı mevcudunun kaç çıtayı saracak durumda olduğunu, bal ve polen stokunu gördüm mü gayet iyiydi mi diyeceksiniz?
Nisan ayı başında bir çıtada az miktarda yavru ve bir çıta bile arı yoksa bu işte bir sakatlık var demektir. Ölmesine şaşırmamak gerekir.
Ama ana arı, tır kamyonu hatta tren gibiyse, altı ve üzerinde kapalı çıtalı yavru, kovana sığmayacak kadar arı varsa ve bu arı öldüyse bunun altında bir bit yeniği var demektir.SIVASI
ParticipantKış etkisini hafifletmeye başlayınca yavru faaliyeti de başlar- hız kazanır. Ana arının öncelikle yumurtlamayı tercih ettiği yerler kışı bal yiyerek geçirdiklerinden boşalmış olan, havalandırmanın en kolay gerçekleştiği, kovan girişine yakın, güneşin ısısından da faydalanabildikleri ön taraflardır.
Polen gelişinin artışıyla birlikte kenarlara doğru yavru sahası açılmaya devam edilir. Balını sökerek kullandıkları 10. çıtaya dahi yavru atılabilir.
Biz beş çıtalık bir arıyı geliştirmek istiyorsak öncelikle az ballı veya kabartılmış çıtaları 5. (sondan bir önceki çıta) sıraya vererek işe başlamalı koloni geliştikçe yine aynı sıraya kabartılmış- yoksa mum takılmış çıta verebiliriz.
Bu işlemleri yaparken çıtaları yerinden kaydırabiliriz, aralarına çıta yerleştirebiliriz. Ancak yapılmaması gereken şey yavrulu bir çıtayı arının basmadığı, üzerinde gezmediği, durmadığı noktalar olan birinci ve sonuncu sıraya kendimiz alarak yerleştirmemektir. Böyle yaptığımız takdirde yavru çürüğü oluşma riski ortaya çıkacaktır.
Benim uygulamam BPGKKKTB yedi çıtalık bu arıya 8. çıtayı verirken sondan ikinci sıraya Temel petek vermektir.
Çıta sayısı ona çıkarılacağı veya kat konacağı zaman ise tercihim. 3. ve 8. sıralara varsa kabartılmış yaksa temel petek takılmış olan çıta vermektir. Böylece ortadaki altı çıtayı yavru sahası olarak sürekli yenileyebiliyorum. Her hafta üst kata 5. ve 6. kapalı gözlü çıtaları çekerek, bal ve polene en yakın, mum örmek, yavru bakmak için bana göre en uygun olan 3. ve 8. sıraya çıta vermeye devam ediyorum.
İlavede örülmüş olan mumları zayıf arılara vermek için aldığım da oluyor.SIVASI
ParticipantÇİÇEK SİNEĞİ Mİ!..
Demet Hanım, fotoğraftaki canlının sinek olduğunu, canlılarıyla ilgili yaptığım gözlemlerim sonucu ben de tahmin etmiştim. Eski arıcılardan bu canlıya “Bal Arısı” diyenler olduğu gibi, daha önce arıcılık kursu vermiş bir ilçe tarım görevlisi dahi odanın camındaki bu canlıya “Arııı!..” demişti.
Öncelikle adını öğrenmek istedim. İnternette arı resimleri olarak arama yaptığımda arıların arasında resminin bulunduğunu görmüştüm. Bilimsel adını öğrenerek bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Daha önce meyve sineği gibi değişik adlar taşıyan sinekleri duymuştum ancak çiçek sineği adını ilk defa duyuyorum. Öğrenmeye devam…
SIVASI
ParticipantANA ARI SEÇİMİ
Sayın Ergenekome, bölmelere yerleştirilen arılar aslında güçlü birer oğul kadar mevcuda sahipler. İlk anda birbirleriyle direk temas etmezlerse kavga da olmuyor. İşçi arılar bölme tahtasından diğer bölmeye geçemiyorlar. Analar da birbirleriyle karşılaşmadığından bir sorun çıkmıyor. Zamanla koloni kokusu iki ananın ortak kokusuna dönüşüyor. Bu yüzden analardan biri alınarak bölme tahtası iptal edildiğinde de kavga çıkmıyor.Sivas’ımızda kışlar soğuk geçtiğinden orta bölmelere yakın olan çıtalara yeterince ballı çıta yerleştirmek gerekiyor. Kış salkımını da bölme tahtasına yakın yerde geçiriyorlar. Baharda uyandıklarında da ilk yumurtalar bölme tahtası civarında oluyor.
-
Yazarİletiler
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi