Lütfen Yardımcı olun

Home Forumlar ARICILIK Genel Arıcılık Lütfen Yardımcı olun

Bu konu 12 yanıt ve 7 izleyen içeriyor ve en son  alpsukan tarafından 17 yıl 7 ay önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #6704

    sailor_tr
    Katılımcı

    İyi günler.

    sizlerden birkaç konuda bilgi almak istiyorum.

    1) Arı kovanlarımı (ana arı ve kolonisi ile birlikte) aldıktan sonra üretim aşamasında kovanlarımın başında bulunmalı mıyım? Ben kocaelide yaşıyorum ve Uluslararası gemilerde Kaptanlık yapıyorum. bu sebeple çok uzun süre ile denizde oluyorum. Arıların bakımları nasıl oluyor yada en az kaç ay arılarımın başında durmam gerekiyor.
    Bir yılın yaklaşık 3-4 ay’ında izinliyim ve arılar ile ilgilenebilirim. Bu süre yeterlimidir.

    2) Kovanlarımı kurmayı düşündüğüm yer çok uygun. Bunun için herhangi bir yerden idari izin yada ruhsat almam gerekiyor mu?
    Bu bilgilere bir girişimci birisi olarak çok ihtiyacım var. Sıfırdan başlayan birisine neler önerirsiniz. Bilgi verirseniz çok sevinirim.

    3) Bi kovan için ne kadar bir sermaye gerekmektedir. Saf Kafkas arısı ile üretim yapmayı planlıyorum. Üretim aşamasından sonra Bal pazarlama nasıl yapılıyor ve nerelere yapılıyor. Bilgi verirseniz çok mutlu olacağım.

    4) En çok bilgi almak istediğim konu arıların başında ne kadar süre bulunmalıyım. En azından bu konu hakında bilgi…

    Cevaplarınızı bekliyorum. Lütfen küçük de olsa bilgi. Şimdiden teşekkürler
    Saygılar ÇETİN TORUN

    E-mail ( msn ) : [email protected]

  • #10884

    SIVASI
    Katılımcı

    UZAKTAN KUMANDALI ARICILIK
    Sayın sailor_tr,
    1-Arıcılıkta mevsimsel olarak yapılması gereken çalışmalar var. Bunların bir kısmı “olmazsa olmaz” dediğimiz türden çalışmalardır.
    Arıcının tatil yaptığı dönem diyebileceğimiz kış ayları ve kar yağışlı günlerde dahi en az haftada bir defa arıların durumunu dışarıdan kontrol etmek gerekir. Kocaeli’nin kışı biraz daha hafif geçeceğinden daha çok iş çıkabilir.
    İkinci tatil dönemi bal sağımından sonraki birkaç haftalık dönemdir.. Bu günlerde dahi haftada bir gün arılığa gitmeniz gerekir.
    Şevkinizi kırmak istemem ama, arıdan anlayan ve bakımını yapabilecek sizin dışınızda bir kişi yoksa, bence bu iş sizin çalışma temponuza uygun değil. Belki bir- iki yıl işler yolunda gidebilir ama bir oğul dönemini kaçırır, bir defa yağmaya uğratırsanız ya da hırsıza kaptırırsanız emeğiniz boşa gider.
    Bölgelere göre değişmekle birlikte Mart ayından itibaren her hafta, bazan haftada iki defa arılığa gitmeniz gerekir.
    2-Çevreye zarar vermeyecek ve çevreden zarar görmeyecek, şikayete konu olmayacak korunaklı yerlere arı bırakabilirsiniz. Resmi arıcı olacaksanız işler değişir…
    3-Bahar aylarında kovanla birlikte sekiz çıtalık bir arıyı 250-300 TL’ ye alabilirsiniz. Arılı kovan sayısı kadar da yedek kovan bulundurmanız gerekir. Çıta, mum, şeker ve ilaç masraflarını da dahil edersek masraf 450-500 TL’ye çıkacaktır.
    Hobi olarak yapıldığında para da kazanmayacağınızı bilmelisiniz. Kendiniz ve çevreniz kaynağı belli bal yemiş olursunuz.

  • #10885

    egehan
    Katılımcı

    sailor_tr:

    Quote:
    1) Arı kovanlarımı (ana arı ve kolonisi ile birlikte) aldıktan sonra üretim aşamasında kovanlarımın başında bulunmalı mıyım? Ben kocaelide yaşıyorum ve Uluslararası gemilerde Kaptanlık yapıyorum. bu sebeple çok uzun süre ile denizde oluyorum. Arıların bakımları nasıl oluyor yada en az kaç ay arılarımın başında durmam gerekiyor.
    Bir yılın yaklaşık 3-4 ay’ında izinliyim ve arılar ile ilgilenebilirim. Bu süre yeterlimidir.

    Yalnız başınıza yapacaksanız bu süre yetersizdir.

    sailor_tr:

    Quote:
    2) Kovanlarımı kurmayı düşündüğüm yer çok uygun. Bunun için herhangi bir yerden idari izin yada ruhsat almam gerekiyor mu?
    Bu bilgilere bir girişimci birisi olarak çok ihtiyacım var. Sıfırdan başlayan birisine neler önerirsiniz. Bilgi verirseniz çok sevinirim.

    Eğer kendinize ait bir yer ise izine veya ruhsata gerek yoktur.

    sailor_tr:

    Quote:
    3) Bi kovan için ne kadar bir sermaye gerekmektedir. Saf Kafkas arısı ile üretim yapmayı planlıyorum. Üretim aşamasından sonra Bal pazarlama nasıl yapılıyor ve nerelere yapılıyor. Bilgi verirseniz çok mutlu olacağım.

    Saf kafkas arısı veya diğer saf kolonilerle ile üretim yapılmaz, zaten hiç kimse de yapmaz. Kullanma melezi yani F1 analarla çalışmalısınız…
    Bal konusuna gelince zaten ilk yıllarda bu hiç sorun olmaz.
    Koloni fiyatları ise çok değişir.

    sailor_tr:

    Quote:
    4) En çok bilgi almak istediğim konu arıların başında ne kadar süre bulunmalıyım. En azından bu konu hakında bilgi…

    Aktif dönemler denilen zamanlarda haftada en az 2 kez…
    Pasif dönemde ise haftada en az 1 kez…

    Sivasi:

    Quote:
    Resmi arıcı olacaksanız işler değişir

    Resmi arıcıdan kastınız nedir?

    Sonuç olarak uzak yol kaptanlığı yaparak arıcılık yapan arkadaşımız var ama arılarına bakabilecek birileri mutlaka oluyor…

  • #10886

    sailor_tr
    Katılımcı

    Sn sivasi

    Vermiş oldugunuz bilgi ve ilgi alaka için çok teşekkür ederim.
    Anladıgım kadarıyla bu çalışma tempomun içerisinde zaman ayırılacak gibi değilmiş. Tabi anlayan birisi olsaydı ailemden problemler ortadan az da olsa kalkacaktı. Neyse ilginiz için tekrar çok teşekkür ederim.
    Hoşçakalın

  • #10887

    sailor_tr
    Katılımcı

    Sn egehan bey

    Vermiş oldugunuz bu kısa ve öz bilgiler için çok teşekkür ederim. Kafamda en azından sorular kalkmış oldu. Çalışmalarınızda başarılar. Tekrardan teşekkürler

  • #10888

    alpsukan
    Katılımcı

    Sayın sailor_tr:
    Sanırım ticari olarak arıcılık düşünüyorsunuz.Arıcılığa bu sene başlamış bir acemi olarak acizane tavsiyelerim olacak.Anladığım kadarıyla bu zaman kadar arıyla haşır neşir olmamışsınız.Sorulardan bu anlaşılıyor.Tavsiyem madem ki yeriniz müsait 3 kovan civarı edinip bunlarla ilgilenerek bu işi yapıp yapamayacağınıza kendiniz karar verin.Yakınınızda emanet edecebileceğiniz siz yokken az da olsa ilgilenebilecek biri varsa ve de gözden çıkarabileceğiniz (zayıf ihtimalde olsa) 1000 ytl civarı para varsa dostum hiç durma bu muhteşem canlıyla tanış üçbeş kovan alarak.Pişman olmazsın.Şimdilik kendi balını üretirsin.Selamlar…

  • #10889

    demet
    Katılımcı

    Hayırdır inşallah gece rüyamda arı gördüm!
    Sayın gemici ; sizde arıları rüyanızda mı gördünüz?
    Sanıyorum ki asıl sebep yakınlarınızda gördüğünüz arıcılar olmalı. Böylece sizde arı yetiştirip gelir elde edebileceğiniz yönde bir fikre kapıldınız. Neden olmasın olur tabii ki!

    Lakin çok kızdığım bir şey hiç bilmediğiniz bir olaya bodoslama dalmanız; Kafkas yetiştiricem, çıkan balı nereye satacam !
    Bunu sadece size söylediğimi sanmayın, bu işe ilk merak salanlar hep aynı soruları soruyor.

    Arkadaşlar ben arıları alırken hiç böyle sorular sorduğumu hatırlamıyorum. 3 tane arı alacaktım ve tek isteğim arılarımın sağlıklı olmasıydı. Kurs hocama ilk sorduğum soru ise enteresandır: Arılara kışlık ne kadar bal bırakacaz? Adam arılıkta yer seçiminden bahsediyor ; ben arılara bırakılacak baldan!

    Anlayacağınız ilk önce bir işe girerken ufaktan başlamanız lazım, yaptığınız işi sevmeniz, arıyı sevmeniz yada sevmeyi öğrenmeniz lazım. Öncelikli olarak onun sağlığının devamını düşünmelisiniz! İnsanlar çok heyecanlı, hemen iş olsun bitsin istiyorlar, bende öyle istiyorum ama olmuyor işte. Ananemin bi sözü vardı: lokma bile çiğnenmeden yutulmaz! doğrudur.

    Şimdi sizin durumunuz daha da özel; ancak 3-4 ay buradayım diyorsunuz. Arkadaşların dediği gibi arı alınıp ta yanına uğramadan değil gelir elde etmek; zarara uğramanız bile kuvvetle muhtemel! Yani size arı bakmak YASAK!
    Ancak… bir arım olsun, çok istiyorum derseniz sınırları zorlayabilirsiniz!

    Belki arkadaşlar birazdan söyleyeceklerime itiraz ederler. Doğa koşullarında kaçan oğullar kendilerine ağaçta yada toprakta bir kovuk bulup en azından birkaç sene bakım yapılmadan sorunsuz yaşabilir değil mi? Bizim buradaki köylerde evlerin bahçesinde bir; bilemedin iki sepet kovan mutlaka var. Ve bu kişiler arı bakımından anlamıyor. Arı kendi kendine bakıyor!

    Bu sizin içinde geçerli olabilir. İlk önce güçlü sağlıklı bir koloni alırsınız, öyle bahçenin çok fazla uğranmayan kenar bir yerine bu kovanı usulüne uygun yerleştirirsiniz. Kovan etrafında gerekli güvenlik tedbirlerini alırsınız.(hayvanlar veya çocuklar kovana yanaşıp zarar görmesin diye kovanı çit yada tel içinde tanzim edersiniz. Eğer bahçeniz tenha bir yerde değilse çalınma problemi olmaz, yoksa çalacak adama tel çit fark etmez! )

    3-4 ay süre içinde mutlaka bir besleme ve ilaçlama için vaktinizde olur. Siz yokken arı oğul verebilir mi; verebilir ne olacak. Oğul veren arı ölmüyor ki! Düşünün ki işler ters gitti ve arı söndü! Ne yapalım kaybetseniz kaybetseniz bir aylık sigara masrafını yada 3 çift ayakkabı parasını kaybedersiniz!

    Ama neden illaki arı ölsün ! Gayet güzel yaşamını devamda ettirirebilir. Bu arada sizde boş durmaz bir kursa falan gidersiniz, yazılı görsel ne varsa takip edersiniz. Arınızın yanındayken de öğrendiklerinizi arınıza uygularsınız, yakınlarınıza da bildiklerinizi öğretirsiniz!

    Bu söylediklerim (saldım çayıra mevlam kayıra yöntemi) teknik arıcılık için kesinlikle doğru değildir; kötü bir örneklemedir. Ancak sizinki teknik arıcılık sayılmaz!
    Düşünüyorum da; hayatta parayla satın alınamayacak bir tek şey varsa o da tecrübe ; yaşamadan elde etmeniz mümkün değil!

    Sayın gemici orda mısınız; yoksa ben cevabımı aldım deyip çoktan denize açıldınız mı?

  • #10892

    egehan
    Katılımcı

    İyi ki varsınız…

    Bizim zamanımızda bu inci gibi nasihatları yapacak kimsecikler yoktu.

    Okudukça okuyası geliyor insanın…

    Demet hanımın yazı finali ise tam bir edebiyat örneği…

    Sayın Demet hanım orada mısınız?

  • #10893

    muratakin
    Katılımcı

    Bir aylık sigara parası üç çift ayakkabı

    Kıyaslanacak ölçütler ne güzel seçilmiş hayret

    Saygılar

  • #10894

    alpsukan
    Katılımcı

    Demet Hanımın yazısını okuduğumda geçen yıl benim yazıma yaptığı yorumu hatırladım.Çok eski olmasada nostalji diyelim birazda.O değerli yorumunu buldum.
    Yaklaşık 1 yıl öncesinde bende ek gelir maksadıyla arıcılığa başlayacağım diye yazdığımda Demet Hanım sağolsun herşeyin dıştan göründüğü gibi kolay olmadığını içeren buna benzer bir yazı bana yazmıştı

    Quote:
    Cvp:arıcılığa nasıl başladık 1 Yıl, 2 Ay önce Karma: 11
    Orhan bey; ne diyim hayırlı olsun.
    Bu işi gelir olarak yapmak ;fazla sayıda kovanı olmak onları gezdirmek anlamına da geliyor.
    Umarım azminiz kadar bedeninizde güçlüdür.

    4-5 kovanın hizmeti bile beni yeterince yoruyor ;fazla kovanı olana Allah yardım etsin.
    Hiçbir şey gözüktüğü kadar kolay değil…miş!!!

    Yüzde yüz haklı Demet Hanım.Arıcılığa başlayacaklar, hele bizim gibi sıfırdan başlayanlar için zaman,bilgi(okumak ve danışman) ve tabiki bedensel güçte gerekli.
    Ben bu 14 ay sürede şartları her yönden zorlayarak belli bir aşamaya kavuştum.Mart ayında elime geçen 7 kovanla çalışarak tecrübe,bal(250 kg) ve 13 kovan arı daha kazandım.Kışa 20 kovanla girmeyi planlıyorum.Demet Hanımın kulakları çınlasın…

  • #10895

    denizakvaryumu
    Katılımcı

    Zor mu kolay mı sorusuna farklı bir yönden yaklaşmak istiyorum :)

    1-EVDE ARI BESLİYOR!
    Rizeli Şaban Yazıcı, arılarından uzak kalmak istememiş. Düşünmüş, taşınmış ne yapabilirim diye! O arada gözüne bir akvaryum ilişmiş olmalı, arı kovanını akvaryum gibi camdan yapmak gelmiş aklına! Eeee arıların da kovana girip çıkması lazım. O zaman pencere önü kovan için en ideal yer. Camdan dışarıya bir delik açtın mı da gel keyfim gel!

    http://www.kamudan.com/BrowseGallery.aspx?GCatID=4&GSubCatID=170&Page=1

    2-

    http://www.myoldtools.com/current.htm

    3-Ruşet kovanda arı sevgisi
    http://zafer-maketari.blogspot.com/2008/10/prene-gitmeme-gerek-yok-nk-yanimda.html



    Lafın özü arıları seviyorsanız alternatif yöntemler çok…

  • #10896

    demet
    Katılımcı

    Korkmayın buradayım ;denize açılmadım!
    Franklin’in dediği gibi;
    “Küçük balıklar kıyıya yakın durmalıdır”

    Alpsukan’mı diyim Orhan bey’mi diyim şaşırdım şimdi! Allah aşkına geçmiş yazıları olduğu yerde bırakalım, kesipte çıkarmayalım. Okuyunca bir tuhaf oluyorum. O zamanki atmosfer içinde yazılmış yaşanmış ve bitmiş yazılar!

    Forumların özelliği bu değil mi sürekli yenileniyor. Yeni yazılara bakmamız daha faydalı. Ayrıca geçmişte yanlış veya eksik bir şeylerde söylemiş olabiliriz. Geçmişteki hatalarımızı da kabul ediyoruz elbette! Sonuçta bizim hatamız ancak her yeni gün gibi kendimizi sürekli yeniliyoruz.

    Geçmişte yaşanan hatanın üzüntüsünü hatırlamadığım gibi ;geçmişteki başarının da tadını hatırlamıyorum.
    En iyisi hep birlikte geleceğe bakalım!

  • #10897

    alpsukan
    Katılımcı

    Demet Hanım ben sizin yanlış veya hata yaptığınızı kastedmedim.Bilakis her iki yorumunda doğru olduğuna ve size katıldığımı belirttim.Ama geçmiş konusunda aynı fikirde değilim.
    Saygılar…

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.