kapalı yerde kışlatma

Home Forumlar ARICILIK Arıcılıkta Mevsimsel Çalışmalar kapalı yerde kışlatma

Bu konu 23 yanıt ve 11 izleyen içeriyor ve en son  boztepe40 tarafından 18 yıl 2 ay önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #6913

    kobra
    Katılımcı

    Selamünaleyküm arı dostları,

    Ben burada 37 yıllık bir tecrübe sonucunda ulaşılmış bir kışlatma yöntemini size anlatacağım.
    Bulunduğum yer iç Anadolu bölgesinde karasal iklim özelliğine sahip bir yer. Rakım yaklaşık 1400. ben iki yıldır arıcılık yapıyorum. Yada biraz mütevazi olmak gerekirse yapmaya çalışıyorum.
    Burada 68 yaşında 1970 den beri arıcılık yapan bir usta var. Bu adam bizim gibi beyazkovan, arıcılık.gen.tr gibi internet sitelerinden yada kitaplardan öğrenmemiş arıcılığı. Bilakis kendisi bir kitap. O kadar çok arısı olmuş, o kadar çok arısı ölmüş ki sayısını bilmiyor.

    Kışlatma yöntemine gelince; bizim burada yaklaşık 4,5-5 ay kovana arılar girip çıkmaz. Söz konusu kişi kuzey ve güneye uzun cephesi olan batı ve doğuya kısa cephesi olan dikdörtgen şeklinde bir oda yapmış. Bu odanın kuzey güney cephelerinde iki adet 1,5 metre kare çapında karşılıklı penceresi var. Pencerelerin perdeleri kalın kumaştan ve koyu renkte. İçeriye ısı ve ışık girmeyecek şekilde. Dış hava sıcaklığı gündüz 10 derecenin altına düştüğünde arıları içeriye alıyor. Uçma deliklerini tamamen açıp deliği bulaşık teli ile arılar çıkamayacak şekilde kapatıyor. Kovanların kapaklarında havalandırma delikleri var ve kovanların üzeri sadece örtü bezi ile kapalı. Burada önemli nokta oda sıcaklığını dengede tutmak. Usta bunu şu yöntemle yapıyor: odaya termometre ve elektirikli soba koyup oda sıcaklığı sıfır dereceye gelirse elektirikli sobayı yakarak odayı ısıtıyor. Oda sıcaklığı 8 dereceye geldiğinde ise sobayı kapatıp karşılıklı pencereleri açarak odayı havalandırarak soğutuyor. (bu teknoloji sayesinde daha kolay hale getirilebilir. elektirik müşürlü bir termometre elektirikli sobaya bağlanarak sıcaklık sıfır dereceye düştüğünde çalıştırılabilir. sıcaklık sıfır derecenin üstüne çıkınca otomatik kapanacaktır. diğer bir elektrikli müşürü olan termometre de havaladırma motoruna bağlanarak sıcaklık 8 dereceye yaklaştığında devreye girer. sıcaklık sekiz dereceden aşağıya düşünce otomatik devre dışı kalır.) Bu yöntemle şubat ayına kadar arıları içeride tutuyor. Yaklaşık şubat 20-30 da arıları havanın durumuna göre dışarı çıkartıyor.

    Bu yöntemle yüzde 2-3 civarında kayıp verdiğini söylüyor. Geçen yıl benim kovanlarıda ( beş adet) bu kişinin arılığına koyduk. Toplam yetmiş beş kovandan 2 kovanı zayiat verdik. Bunlardan birisi benim ki birisi onun. Benim kovanda bir gram bal kalmamış yani arılar açlıktan ölmüş. Onun kovanının niye öldüğü bilinmiyor.

  • #9039

    demet
    Katılımcı

    Bizim burası da karasal iklim. Ancak kışın bile bazı günler; gecesi soğuk ama gündüzü temizlik uçuşuna imkan veren güneşli havalar oluyor. Bu durumda kapalı arılar dışarı çıkamıyor. Bağırsaklarında bir problem oluşabilir mi,

    Yada diyelim ki; kış ayında birkaç günlük ılık bir hava dalgası gelirde odanın sıcaklığını 10 derecenin üzerine çıkarırsa bu sıcak hava arılar için bir sorun oluşturur mu; ( böyle bir durumda pencereyi açmak odayı daha fazla ısıtabilir ) o zaman odayı yapay olarak soğutmamız mı gerekir,

    Arıların kapalı kaldıkları sürece su talepleri oluyor mu ;oluyorsa bunu ne şekilde karşılıyoruz.
    Birde toplam kapalı kaldıkları gün sayısı yaklaşık olarak nedir?

    Buraya kadar sorduklarım arılar için olumsuz olabilecek tarafları.Başka bir konuda odayı elektrikle ısıtma masrafı ne kadar tutar acaba? Benim akvaryum balıklarının termostatları kışın sürekli devrede çıt,çıt habire çalışıyor. Elektrik masrafı da yapıyor hani. Bu durumda kapalı ortamda ısıtmalı kışlatmanın ticari olarak getirisi götürüsü nedir? Yok masraf önemli değilse sorun yok. Teşekkür ederim.

  • #9042

    kobra
    Katılımcı

    ustam birinci sorunuzu şöyle çözüyor. perdeleri kapattığı zaman içeri ışık girmiyor. oda betonarme olduğu için buzdolabı gibi soğuk oluyor. bulunduğum yerde kışı ancak lodos götürür. lodos gelmediği sürece bizim burda kış bitmez, karlar erimez. coğrafi konum itibariyle denize uzak olduğu için güneş vursada ayaz kendini hissettirir. dolayısıyla oda sıcaklığı kapalı yerde en fazla 12 derece olur. Hava sıcaklığı 10 derecenin altına düştüğünde uçma deliklerini açarak arı ölüleri bir tel yardımıyla çekilir.

    Arıların su talepleri ile ilgili bir işlem yapmıyor. Yani su veriyor mu vermiyor mu diye soruyorsunuz. Su vermiyor.
    Toplam kapalı kaldıkları gün sayısı en az 120 gün.
    Toplam masraf geçen yıl 50 ytl artmış. Yani normal zamanda gelen elektirik faturası kış boyunca 50 ytl artmış. Yukarıda demiştim bende kovanlarımı aynı odaya koydum diye. Masrafları paylaşmak için kendisine sordum 50 ytl masraf olduğunu, ben kovanlarımı koysam da koymasam da aynı masrafı verdiğini söyledi. Benden hatta para almadı.
    Arıların bağırsaklarında problem oluyormu diye sormuşsunuz: bağırsaklarında problem oluyormu bilmiyorum ama bahara çıktıkları ilk gün her yere işiyorlar ve acayip kokuyor. Buda uzun süre dışarı çıkamadıklarından kaynaklansa gerek.

    Bu söylediklerim usta ile konuştuklarım ve gördüklerimden ibarettir. Daha ayrıntılı direkt ustadan öğrenip sizinle paylaşabileceğim sorularınız varsa buyurun sorun.

  • #9045

    egehan
    Katılımcı

    Diğer tarafta arılarla yer değiştirip , onlar bizi yönetmeye kalkarlarsa görürüz günümüzü…

    Bu metot için bir ilave öneri olarakta üzerlerini battaniye ile örtmek gerekiyor.

    Arıların ölmemesi ölçü ise;hapishaneler insanlar ile dolu…

  • #9047

    zafer
    Katılımcı
    Quote:
    Burada 68 yaşında 1970 den beri arıcılık yapan bir usta var. Bu adam bizim gibi beyazkovan, arıcılık.gen.tr gibi internet sitelerinden yada kitaplardan öğrenmemiş arıcılığı. Bilakis kendisi bir kitap. O kadar çok arısı olmuş, o kadar çok arısı ölmüş ki sayısını bilmiyor.

    Sayın Kobra arkadaşım bir ata sözümüz şöyle der çok gezenmi çok yaşayanmı bilir. Bunun cevabıda her kezce malumdur.
    Bahsettiğiniz sayın abimizin ne kadar tecrübeli olduğunu yukarıdaki pargraftanda anlıyorum. Açıkcası bana hiç ilgi çekici ve mantıklı gelmedi Allahütala her canlıya bulunduuğu ortamda yaşayabilmesi için gerekli bağışıklığı vermiştir. Ben l980 senesinde askerlik için kış şartlarında mart ayında adana ve iskenderun’a gittiğimde paltoyla dolaşırken oranın halkının kısa kolla ceketsiz dolaştığını görünce tuhafıma gitmişti. ne demek istediğimi anladınız herhalde.
    Sakın amcamızı hakir görüyorum zannedilmemi istemem ama internet ve siteleride hpafife almayalım şahsen ben bir senelik arıcılıkla ilgilenmeme rağmen bütün öğrendiklerimi site ve bloglardan öğrendim. Ve memleketimde bulunan iltişim kurubildiğim bir çok arıcıdanda teorik ve bazen pratik bakımdanda daha bilgili olduğumu görüyorum bilgisi oladuğunu zannettiğim birkaç arıcıda tuhaf bir şekilde bildiklerini paylaşmadığını hayretle müşahede ettim onun için site ve blog ların kıymetini bilelim derim saygılarımla.

  • #9048

    tolga
    Katılımcı

    selamlar bulun dugunuz yöredeki diger arıcılarda arıyı içerdemi kışlatıyor burda sormak istedigim yörenizdeki diger arıcıların ve bahsettiginiz amcanızın arıları bal toplama mevsiminde ne gibi performans gösteriyor bunuda bildirirseniz

  • #9049

    murat
    Katılımcı

    Kapalı ortamlarında faydası olduğunu düşünüyoruma ama onunda tecrübesini edinmek gerekir heralde. Mesela kapalı ortamın faydasını gördüğüm noktalar; bölme yaparken, ana üretirken, çiftleşmiş anayı kafeste saklarken olabiliyor,

    Kapalı ortamda bölme kutusunda günlük yumurtalı çerçevelerde yumurta zaiyatı olmaz açık ortamdaki kadar, ana gözü bağlatırken daha rahat çalışıyorlar heralde fark edilebiliyor, yada ana arı almışsam koşturarak kovana vermeye gitmem rahatlıkla 15 güne kadar saklayabilirim, ama dışarda kovana koysak o şekilde sayılı saatleri kalır.

    göz ardı etmeyelim.

  • #9050

    zafer
    Katılımcı

    Kapalı ortamı tabiki göz ardı etmemek lazım arıyı daha rahat hayatını idame etmesini sağlamak ve arıcının işini kolaylaştırmak amacı ile bizler olumlu mudahelelerde bulunabiliriz.Zaten teknik arıcılık arıcılık dediğimizde bu olsa gerek. Fakat bu arıların doğal yaşamını bozmak şeklinde değilde o ortamı oluşturup arıya yardımcı olmak şeklinde olmalı.
    Arıları l20 gün tamamen kapalı bir yerde tutup, uygun bulduğu ortamda dışarıya çımakayacak şekilde olması, uçuş deliğini kafesle kapatması, hele her canlı için hayati bir ihtiyaç olan sudan mahrum etmesi ve dışkılama ihtiyacının kısıtlanması gibi müdaheleler bana pek mantıklı gelmedi

    http://zafer-maketari.blogspot.com/

    Düzenleyen: zafer, :: 25/10/2007 08:35

  • #9051

    murat
    Katılımcı

    Zafer bey,

    Eğer yaşatabiliyorsa kişi problem yoktur bence.

    Heralde geçen sene Yalçın Sezerin Avrupa gezisi fotoğraflarında kışın kovan girişini arının dışarı çalışamayacak şekilde kapattıklarını yazdı diye anımsıyorum. Avrupalı hemde güneşi gösterip çalıştırtmıyorsa biz yine insaflıyız demektir.

    Sanıyorum alışkanlıklarımız etkiliyor, dün akşam bir yazı okudum deney yapmışlar yavru kedilere. Odanın tekinde enine çizgi tekine dikine çizgi göstermişler belli süre. Daha sonra bu yavru kedileri alıştıkları çizgi olan odalardan diğer odalara alınca dengelerini kaybetmeye başlamışlar,çünkü hafızaları belli durumlara alışmış,

    Nerden geldi artık kedi aklıma ama, kıyaslayınca alışkanlıklarımızdan mantık dışı gelebilir.

  • #9054

    cihat
    Katılımcı

    herkese hayırlı cumalar arkadaşlar her hayvan gibi arılarda ilahi bir proğrama göre kışa kendilerini hazırlarrlar ayrıca kışın arıların soğuktan ziyade açlıktan öldüyünü hepimiz biliyoruz bence arıcı mevsimsel bakışlara dikkat ettiği sürece açık yerde b ir sorun olacağını zannetmiyorum bence onları kapalı yerde kışlatmak yaradılışlarına ters gelir saygılar

  • #9059

    ispirli
    Katılımcı

    Arkadaşlar hepinize merhaba.Kapalı yerde arı kışlatma konusuna birazda ben katkıda bulunayım.Ülkemizin kışı sert geçen bölgelerinde(Kars-Erzurum) arıları kapalı ortamda kışlatma geçmişten başlayan uygulama olup bugünde hala devam etmektedir.Doğu anadolu bölgesinde arılıklar genelde üzeri,yan tarafları ve arka kısmı kapalı sadece ön kısmı açık sundurmalarda yapılmakta olup kovanlar üst üste 2-3 sıra halinde dizilmişlerdir. Kovanların üzerine kar ve yağmur suyu ulaşamadığı gibi rüzgarlardanda korunmuş olurlar.Buralarda bulunan arı kovanları yılın 12 ayı aynı yerlerinde kalırlar. Açıkta bahçede yazın arı kovanlarını barındıran arıcılarımızda bu günlerde yani cumhuriyet bayramından sonra arı kovanlarının uçma deliklerini delikli tenekelerle kapatarak kapalı bir oda içine alırlar.Çünkü bu günlerde arılar artık çalışmayı tamamen durdurmuş olup 1-1,5 mt.yi bulacak karlar yağmaya başlayacaktır.
    Mart ayına kadar burada saklayıp karlar erimeye,havalar ısınmaya başladığında tekrar bahçeye çıkarıp uçma deliklerini açarlar.Bu döngü her sene aynı şekilde devam eder.Şimdi bu uygulamayı arılarımın bulunduğu Bafra"da uygulamaya kalkarsam benim için eziyet,arılarım için işkenceden başka bir şey yapmamış olurum ki çok gereksiz bir uygulama olur.Ve size yaşadığım bir örneği aktarayım.
    25 yıl önce Ziraat Teknisyeni olarak görevli bulunduğum Kars"ta emekli bir öğretmen arıcımız aynı uygulamayı yaparak evinin bir odasına arılarını yerleştirip,diğer odasınıda benimle birlikte bir öğretmen arkadaşıma(ücretsiz olarak) verip çoçuklarının bulunduğu İstanbul ve Bursa"ya tatile çıktı.O kış 70-80 kovan arıyla biz aynı evi paylaştık.Mart ayı gelince içerden arı vızıltılarını duymaya başladık. Arıcımız da o günlerde gelip arılarını dışarı çıkarıp bahçedeki yerlerine yerleştirdi.O zaman arıcı olmadığımdan(belki de arı hastalığına orada yakalandık) detaylı bilgi edinemedim ama sanırım 3-5 kovan zaiyatı olmuştu ki o kadar zaiyat hepimiz de olmuyormu zaten.SAYGILARIMLA.

    Düzenleyen: ispirli, :: 26/10/2007 07:03

  • #9056

    egehan
    Katılımcı

    murat yazan:

    Quote:
    Eğer yaşatabiliyorsa kişi problem yoktur bence.

    Arıların bahsedilen teknik ile kışlatılması balarılarına yapılan büyük bir eziyettir.

  • #9069

    muratakin
    Katılımcı

    Sayın Arkadaşlar:
    Kapalı yerde kışlatma Ülkemizin değişik bölgelerinde yapılan uygulamadır.
    Ama kapalı yerde kışlatma doğu ve içanadolu bölgesinde yapılan bir uygulama olabilir.
    Daha çok önü açık rüzgar tutmayan bir yerde kışlatma uygulanır.

    Birkaç yıldan beri Marmara bölgesinde ve Trakya’da yapılan uygulama kovanların ağızlarını kuzey yönlere çevirip arıların daha uzun süre kış salkımında kalması dolayısıyla az bal tüketmesi ve bahara daha çok balla çıkarmayı öngörüyorlar. Bu uygulama bahar besleme giderinin azalması için yapılıyor.

    İlk baharda kapalı yerde bakılan ve beslenen arılar geç gelişiyorlar.
    Yani arı kovanının baharda belini güneş ısıtacak ki gelişme hızlı olsun.

    Saygılar.

  • #9071

    kobra
    Katılımcı

    sayın tolga,
    bulunduğum yerde diğer arıcılar dışarıda kışlatıyor. en az yüzde yirmi beş zayiat veriyor. zayiat vermesinin sebebi bence gece gündüz arasındaki aşırı sıcaklık farkı.
    buradaki bütün arıcılar arasında en çok bal onda olur.

  • #9072

    kobra
    Katılımcı

    arkadaşlar,
    bence arı kolonisi kışları sert geçen bizim bura gibi yerlerde gece gündüz arasındaki sıcaklık farkından ölüyor. ocak ayında gündüz güneş vurduğunda sıcaklık 15 dercenin üzerine çıkabiliyor. koloni uyanıyor. temizlik yapıyor. bu arada bal tüketiyor. gece aşırı soğuk -17/-25 arasında ayaz olarak vuruyor. arılar sürekli bal tüketiyor ve dışarıda hiç bir şey bulamıyor. dışarıdan polen ve nektar gelmediği için üremede olmuyor. arılar uyandıkları içinde ömürleri kısalıyor. çünkü gündüzleri çalışıyorlar. şubatın başlarında sert kışlar geliyor. koloninin ne balı nede kendini ısıtmaya yetecek kadar arısı kalmıyor.
    buradaki amaç arıları sürekli olarak düşük sıcaklıkta tutarak, böylece gece gündüz arasındaki sıcaklık farkını en aza indirerek kovanları yaza çıkartmaktır, diye düşünüyorum.

  • #9073

    kobra
    Katılımcı

    ayrıca sayın zafer,
    çok yaşayan mı bilir çok gezen mi? sorunuza cevap vereyim çok yaşayıp çok gezen daha iyi bilir.
    internet sitelerini tabiki yabana atmıyorum. diyorim ki bizim gibi internet sitelerine ulaşma imkanı olmadan tecrübe ile öğrenmiş. mesela ben arıların kuluçka süresini internet den öğrendim benim için oldukça ucuz ve kolay oldu. ama o usta kendi tecrübesi ile deneme yanılma ile öğrenmiş.
    sonuçta bilgi bilgidir. ister okuyarak ister yaşanarak öğrenilsin. ve biliyormusunuz okuyarak öğrenilen unutulabilir ama yaşanarak öğrenen biraz zor unutulur.

  • #9074

    zafer
    Katılımcı

    sayın kobra arkadaşım;
    Bir insan bilmediği bir yerde kaybolunca o kaybolduğu yeri birdaha hiç aklından çıkarmaz.
    tecrübe tabiki önemli.ayrıca çok gezenmi çok yaşayanmı sorunsuna verdiğiniz cevaba katılıyorum ama toplumuzda kaç kişi ikisini bir arada gerçekleştirebilmiştir?
    İnterneten sizin sözünü ettiğniz arkadaşlar tecrübelerini bizlere aktarıyorlar bizlerde onlardan yararlananrak bunu pratiğe döküyoruz ve yaptığımız hatalarıda yaşayarak görüyüruz. bunlarıda bloğumdada hiç çekinmeden anlatıyorumki başkalarıda aynı hataları tekrarlamasın.
    Örneğin Köyümde 7-8 seneden bu yana arıcılık yapan bir abimiz var şerbeti kaynatarak yapıyor ve bunun sakıncalı olduğunu arılara kabızlık yapıyormuş dememe rağmen pek kabullenemedi her kez böyle yapıyor bir şey olsa onlarda yapmaz diyor.Üstelik o abimizin evindede internet var.Demek istediğim eski alışkanlıklar doğruları iyide yalnış olanlarıdanda herhalde birazda zor vaz geçiliyor.
    Sevgilerimle herkesin Cumhuriyet bayramını kutlarım.

  • #10038

    kobra
    Katılımcı

    Selamün Aleyküm,
    bu konuyu açtığımdan bu yana bayağı zaman geçti. forumda iddia ettiğimi yani kapalı yerde kışlatmayı bu yıl kendim denedim.
    sekiz kovan arım kışa girdi. Maşallah hepside yaşıyor.
    ancak söz konusu kapalı yerde kışlatma işini elektirik sobası kullanmadan yaptım. odanın sıcaklığına müdahale etmedim.
    bu sene bulunduğum yerde gece sıcaklığı -35 dereceye kadar düştü. bunu bizzat kendim tesbit ettim. ancak kovanları koyduğum yerdeki sıcaklık -10 dan aşağı düşmedi. burda arılarını içeri almayıpda dışarıda kışlatan iki arkadaşımdan birisinin tüm arıları öldü. diğerinin ise arılarının yarısı öldü. ölmüş olan arı kovanlarını açtığımızda kovanda bal bulunduğu için arıların açlıktan ölmediğini tesbit ettik. üstelik kovanlarda nem de yoktu ve kovanların altı oldukça çok arı ölüsüyle doluydu. yani kışa girerken arı nüfusu oldukça iyi imiş.
    paylaşmakta bereket olduğunu düşünerek sizinle paylaşmak istedim.

  • #10039

    demet
    Katılımcı

    Sayın kobra; konuyu ilk yazdığınızda ben atlamıştım şimdide ben yazayım.
    Bu yıl arı ölümleri bizim burada da olmuş ve tecrübeli arıcıların dahi arıları ölmüş. Üstelik sebebin soğuk olmadığını ben biliyorum.
    Sizin söylediğiniz ölümlerinde kapalı yerde kışlatmamaktan olduğunu söylemek ne derece doğrudur bilemiyorum.

    Normalde araştırmalarda deney gurubu ve kontrol gurubu diye iki gurup oluşturulur. İki gurupta aynı sayıda ve aynı özelliktedir. Örneğin aynı cins, aynı yaşta,aynı besini yiyen ,aynı koşulda barınaklarda kalan bir gurup ineğe klasik müzik dinletirler, diğer gurup ineğe dinletmezler. Sonuçta; belirli bir zaman sonunda iki gurubun ayrı ayrı süt verimine bakılır. Eğer klasik müzik dinletilen guruptaki ineklerin süt verimi; dinletilmeyen guruptan fazla ise klasik müzik dinletmek inekte süt verimini arttırabilir diye konuşabiliriz. Yada tam aksi durumda klasik müzik dinletmek inekte süt verimini düşürür diyebiliriz. Bazen de bu araştırmaların kesinlik kazanması için farklı guruplarla defalarca tekrarlanması gerekebilir.

    Tabii ki araştırma yapmak bazen risk almayı da gerektiriyor. Örneğin 100 tane aynı cins, aynı ana yaşında , aynı güçte ve aynı bakım yapılmış arımız olsaydı ve bunların yarısını dışarıda yarısını da içeride kışlatmış olsaydık işte o zaman bahara çıkan arıların durumuna bakıp ; kapalı yerde kışlatılan arılarda ölüm daha az olmuştur veya olmamıştır yada açıkta kışlatılan arıların hepsi veya yarısı ölmüştür diye bir yaklaşım geliştirebilirdik.

    Konuyu bizimle paylaşmışsınız. Sağolasınız da hiç ayrıntıya girmemişsiniz. Anlatın bakalım arılar kaç gün kapalı kaldılar, bu arada besleme yaptınız mı veya su verdiniz mi, arıların genel durumu nasıl? Örneğin bazen bir bireyin yaşıyor olması illaki psikolojisinin yerinde olduğu anlamına gelmez! Kolonilerin şu an moralleri nasıl?

    Bir şey daha var; bunu gerçekten merak ettim dışarısı -35 derece oldu ama ısıtma yapmadığım halde kışlattığım binanın sıcaklığı -10 dereceden aşağı olmadı diyorsunuz. 25 derecelik bir fark var. Bu nasıl mümkün oldu? Bina çok iyi izolasyon yapılmış olsa bile ısıtma yapmadan 25 derece sıcak olmaz diye düşünüyorum. Ha bir hayvan ahırı olsa hayvanların vücut ısısı veya gübrenin ısısıyla bina ısınabilir.

    Sizin ortamı arılar ısıtmış olabilir mi? Binada bir tek ısı kaynağı 8 koloni arımı vardı yoksa daha fazla arımı?

  • #10042

    egehan
    Katılımcı

    Bir önceki yazının altına imza atılacak yer olmadığından buraya atıyorum.

    H.B.

  • #10043

    kadioglu
    Katılımcı

    kobra kardeşim kovanı açıp baktığınızda bal olduğunu vede mevcudun iyi olduğunuzu yazıyorsunuz bende şubat ayında bir kardeşimizin 30 arısının öldüğünü yazmıştım ölüm nedenlerini bir bir açıkladım sizinde bal olduğunuzu yazdığınızı okudum bal olabilir ama nerede kenarda kalan çerçevelerde kış salkımında olan arılar bulundukları çıtadaki balları bitirdiler diğer tarafa geçemediler vede öldüler soğuktan arıya birşey olmaz ülkemizin hiç bir yerinde gece ile gündüz arasinda bu kadar fark olan yer olduğunu zannetmiyom gündüz 15 derece gece -35 derece ince düşünülürse 50 derece ben böyle bir ısı farkı duymadım tamam ülkemizin bir çok yerinde gece bu ısılar olabilir ama gündüz 15 dereceye çıkması.düşündürücü. bu derecelerde olan bölgelerde arılarda nem olmaz daha doğrusu nem çalışan arıda oluşur salkımdaki arıda pek nem oluşmaz.birde arı üşümez arı soğuktan ölmez çok entersandır sabah olunca arılığa gidebilirem resmini çekip hikayesini blog umda yayınlamaya çalışacam. önemli olan aç kalmasın,sıkıştırılsın çok soğuk bölgelerde mutlaka üsten takviye besin verilsin varovayla mücadele çok iyi yapılsın.dün sabah arılığa giderken istanbul paşa köyde yaşayan göçmen arıcı tefik amcaya rastladım nasıl durumlar dedim 23 zahiyat var birkaç tanede olabilir dedi sebep deyince açlık dedi sıkıştırmamış kenardakı çerçevelerde bal var arı kar yağdığı zaman salkım dan öteki tarafa geçememiş sonuç ortada 70 kovandan 23 ü gitmiş yinede gidenler olacakmış.

  • #10044

    kobra
    Katılımcı

    selamün aleyküm,
    sayın demet, söylediklerinize katılıyorum ve cevap veriyorum.
    iki ayrı arkadaşımın arıların öldüğünden bahsetmiştim. birisinin yarısı birisinin tamamı öldü demiştim. arılarının tamamı ölen arkadaşın arılarının cinsi anadolu ırkı diye tabir ettiğimiz yerli arı idi. diğer arılarının yarısı ölen arkadaşım arılarını bundan iki yıl önce benimde arılarımı aldığım bir amcadan aldı. ikimizde aynı gün gittik beraber aldık. arıcı amca yıllardır arıcılık yapıyor ve arıları çoğaldıkça satıyor. dolayısıyla ikimizin arısıda aynı ırk diyebiliriz. bu arılarda anadolu ırkı yada yerli arılar. kısacası bütün arılar aynı cins anadolu ırkı arılar. özellikle benimle aynı kişiden arı alan arkadaşımın arıları ve benim arılarım oldukça saldırgandılar.
    arılarının tamamı ölen arkadaş ile ilgili başka bir şey söylemeyeceğim. ama diğer arkadaşımla ben arılardan sadece kattaki balı aldık ancak kuluçkalığa dokunmadık. ikimizde teşvik şurubu verdik. ikimiz de aynı zamanda varroa ilacı kullandık. ve ikimizin arısıda aynı bitki florasında yaşıyor. ikimizin bulunduğu rakımda aynı. hatta kovanlarımızın çoğu birbiriyle aynı. çünkü aynı kovancıdan aldık.
    ikimizin arıcılık faaliyetlerimiz arasındaki tek fark benim kapalı yeri tercih etmem, onun ise açık yerde kışlatmak istemesi. ben ona demiştim arılarını benimkilerle beraber kapalı yere koyalım diye ama beni dinlememişti. çünkü o benden daha tecrübeli olduğunu düşünüyor. oysa bu yıl arıları kışlatmak için yer yapacağını söylüyor.
    arıların ne kadar süre kapalı yerde kaldığını sormuşsunuz. 6 kasım 2007 de kapalı yere aldım. bu sürede kapalı yerde sıcaklık 6-7 derece idi. 3 mart 2008 de dışarı çıkardım. kapalı yerde hava sıcaklığı 5 derece idi. (neden 7 derecede içeri aldığımı 5 derecede dışarı çıkardığımı soracak olursanız, biliyorsunuz kovan içinde ister istemez nem oluyor. bu nedm kovan kapağının iç kısmında birikoyar ve orda damlacıklar oluşuyor. sıcaklık eksinin altına indiğinde ise donuyor. donduğu zaman sorun yok ama don çözüldüğünde kovan içerisinde aşırı bir nem oluyor. bu nemden arılar zarar görmesin ve bir an önce temiz hava alsınlar diye çıkardım.)
    oda sıcaklığı ile dışarı sıcaklığı arasındaki farkın neden çok büyük olduğunu sormuşsunuz. arıları koyduğum yer bir samanlık ve iki katlı bir binanın kuzey tarafında. bina ve samanlık yamaca yapıldığından yamaç kazılmış ve öyle bina yapılmış. bir nevi kot almış. samanlık bomboş hayvan felan yok. ben sıcaklık farkının samanlığın derin olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. ayrıca samanlık kesinlikle ışık almıyor. karanlık. karanlık olduğu içinde arılar hava sıcaklığı dışarı çıkmak için uygun olsa bile karanlık olduğu için dışarı çıkmıyorlar. arılara kış boyunca birer kilo kek haricinde hiç birşey vermedim. birde dualarımı eksik etmedim. arılar yaza çıktığında baktım ki arılara kek vermeme gerek yokmuş. çünkü fazla fazla balları varmış.

    sayın kadıoğlu,
    gece sıcaklığının -35 derece olduğu günlerde gündüz sıcaklığının 15 derece olduğunu söylediğimi hatırlamıyorum. -35 derece gece sıcaklığı olduğu günlerde gündüz sıcaklığı zaten -8 -9civarında idi.
    askerlik yapmışsanız bilirsiniz, havanın soğuk veya aşırı sıcak olduğu günlerde nöbet saatleri düşürülür ve duruma göre nöbet yazılır. bulunduğum ilçe jandarma komutanlığının telefonunu isterseniz size verebilirim. buradan kışın soğuk olduğu günlerde en düşük sıcaklığın ne kadar olduğunu öğrenebilirsiniz.

    belki arılarımın hepsinin yaşaması bir tesadüf. ama güzel bir tesadüf. bunun başarı olup olmadığı tartışılır. onun için şu söyleyeceklerimde ukalalık aramayın.
    kimsenin başarısını yargılamadım, yargılamıyorum. sadece acaba o başarıdan nasıl yararlanabilirim onu düşünüyorum. ayrıca başarısızlıklardan da ders çıkartmaya çalışıyorum. amacım kimseyi eleştirmek yada savlarını çürütmek değil. sadece kendim için güzel olan şeyin sizler için de güzel olcağını düşünerek öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. amacım kimseyi kırmak değil.

  • #10046

    demet
    Katılımcı

    İşte böyle ;şimdi yazdıklarınız daha ayrıntılı olmuş daha iyi olmuş. Bir binanın yüzeyinin toprak içinde olması (kot farkı) sıcaklığı olumlu etkiler,doğru.Toprak içindeki bodrumda, sardunya çiçeklerinin donmadan kışladığına şahidim.Tabii burada da nem problemi oluşabilir; o da ayrı bir konu.

    Arılarınızın yaşaması tesadüf mü acaba ? Hiç bilmiyorum!
    Benimde 6 kolonimin tamamı bahara eksiksiz çıktı? Benimkide acemi şansı olabilir; yada şans değil başarı olabilir! Bunu zaman gösterecek.

    İnşallah arılarınızın sayısı hızla çoğalırda( şöyle dişe dokunur bir rakama ulaşır); o zaman bir kısmına kıyıp yarısını dışarıda; yarısını da yine bildiğiniz gibi kapalı şekilde kışlatırsınız.

    Ve sonra bizimle( sağ olursak eğer) bu kolonilerin bahara çıkma durumlarını ,daha sonraki gelişme düzenlerini; bal verimlerini paylaşırsınız.
    Araştırmanın ve paylaşımın sonu yok. Ben hala araştırıyorum henüz bir yere varamadım!
    İnşallah diyorum. Yolunuz açık olsun!

  • #10113

    boztepe40
    Katılımcı

    kobra yazan:

    Quote:
    Bulunduğum yer iç Anadolu bölgesinde karasal iklim özelliğine sahip bir yer. Rakım yaklaşık 1400.

    bulunduğunuz ili veya yöreyi neden yazmıyorsunuzda bilmece gibi yazı yazıyorsunuz.

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.