İLGİNÇ ARICILIK ANILARI

Home Forumlar ÜRETİCİ KÖŞESİ İlginç Olaylar İLGİNÇ ARICILIK ANILARI

Bu konu 11 yanıt ve 8 izleyen içeriyor ve en son  Sait tarafından 17 yıl 11 ay önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #6869

    alicik
    Katılımcı

    Bir başka yerde arıcılık döngüsü diye bir konu var orada konu dışına çıkılmaya başlandı,bazı anılarımız vardır burada yeni bir konu açtım.

    Mim Kemal bey döngü konusunu açtı,verilen cevaplarıda anladığım kadarıyla begenmedi.

    Arıcılar bırakın başkanın yerine veya yanına gitmeyi,aynı yere gittiğinizde bile sorunlar çıkıyor.

    Ben 2 sene önce Belediyeden bir arkadaşıma dedimki bu sene birlikte hareket edelim tamam dedi.Arıları ilk arkadaş yükleyecek kamyon sonra bana gelecek.Tahmin edilen süre geçti,telfon ettim az kaldı diyorlar,deken sinir oldum,40 kovan arı bu kadar sürermi derken kamyon geldi.Benim kovanları zor aldırdık.Söyledigim arkadaşın iki arkadaşının arılarıda kamyonda.Bazı şeyleri yazmıyorum,iş degil.Arıdan ben ve arkadaş anlıyor,digerlerinin işinide biz yapıyoruz,derken bal sagımı geldi,Trakyadayız arkadaş izin alamadı ve ben izindeyim.Tüm işler başıma kaldı,yanımdaki adamlar yaşlı ve çocuk gibi her şeyi söylersen yapıyor.Çıta çekecem şüraya körük sık demekten gına geldi.

    Adam görünüşte yanımda,diyorumki dayı şuraya körük sık,adam süreti var kendisi nerede bilmem,yanındaki adam sanki yok.Derken o günde yedek maskesi vardı arıda çok sarıyordu yeni maskeyi giyinmişti.Ne olduğunu anlayamadım başımı bir kaldırdım adam tutuşmuş,yanıyor.Adamı zor söndürdüm,maske gitti,ben maskeyye acıdım adama zaten sinir oluyordum.

    Bir yere gidilirkende ekip kafa dengi olmadımı olmuyor.Bu sene yanıma kimseyi almadım,ben başkanın yanına gittim,oradada asistanı bulduk.

  • #9400

    alicik
    Katılımcı

    Bir başka olayı yazayım.

    Arıcılık çok meşakkatli iş,dışardan her şey basit ve hoş gözükür.Senesini hatırlamıyorum ama Trakyaya ikici gidişim olmalıydı.İsimleri buradan yazmıyorum söylesem çogu var sitemde.

    Yer baktı birlikte hareket edecegimiz abimiz.Dediki yer yok filanın yanında yer varmış oraya gidelim.Tamam dedim,arıları yüklerken baktım sayın abim bal süzme makinasını koymadı çadırda almayacagız dedi.Neden dedim hep orada var ne gerek var dedi.Ben dedimki ya kendi malzememizi götürelm nasılsa kamyonda yer var.Yok olmaz o çok biliyorya iyi dedik.

    Arıları bıraktık,20 gün sonra tel etti Ali arılar her tarafı bal doldurdu,arının yavru atacak yeri yok ve balı süzmeliyiz.Bende hacı amcaya dedim abi gidermiyiz tamam dedi.Hacı amcanın arabasının benzinini doldurduk yola düştük.

    Gittik baktım işler karışık,yanına gittiğimiz arıcının ballarını almaya başlamışlar işi arı çok saldırıyor diye bırakmışlar,eee ne olacak diyorlarki balı gebzede alacağız.Ben diyorumki madem balı Gebze’de alacagız beni niye çagırdın.(şimdi Kadir başkana anlatıyomda diyorki adam geri gelmek için araba çagırdı haberin yok diye gülüyor.)

    Çok bilmiş abimiz bu bal alınmaz bak görmüyormusun arı saldırıyor falan filan,ötekilerinde çalışma arzusunu kırmış.Dedim ben bu balı alacam,sen dedim çadıra git,hala diyorki arı saldırıyor.Ben sinirden kahroluyorum,bizimde balımızı süzmemiz için o çadır ve makinaya mahkumuz.

    Çünkü zamanında çadırımızı ve makinamızı getirmedik.İyice benim şartelleri attırdı bu sırada dedimki sen madem çok biliyorsun.Ne zaman arı gelde benim balımı al dedi,sen bırak ben çekecem çıtaları,adam tembel bu gün olmazsa bu iş yarın olacak,sanki Gebze’de başkası sağacak balları.

    Ben maskeyi giyindim 100 kovanın balı alınacak dediler,o gün 80 kovanın ballarını aldım çadıra yolladım,ertesi güne 20 kovan kalmıştı,arı sahibi demezmi ya babamın arılarını köyde süzerim diye söz vermesine rağmen onlarıda peşine ekleyelim.Ben gene sinirden kahroluyorum,adam ne derse mahkumsun.Moral bozuldu ertesi günü 20+30 elli arının balını zor çektim.

    Bir günde başka biri vardı onun ballarını aldım.artık dördüncü gün sıra bize geldi.Adamın 2 ton balını sagdık sıra bize gelince,sır teknesindeki sırları iki kovaya doldurdu,karşıda bir Adapazarlı arıcı vardı,onun sır teknesinde sırdan bal çok iyi ayrılıyormuş,bizim sagım bitene kadar adam yanımıza uğramadı,10-15 kilo balın peşine düştü güya biz işi bitirmedende gelmedi.

    Şimdi bazıları yazıyor çiziyor,zaten yazıyı okuduğunuzda gerçek olup olmadıgı anlaşılıyor,memlekette atan çok,gerçekten bu tip anıları olan varsa açıksası bu tür kazık yiyenler yazarsa güzel hikayeler var.

    Gezginci arıcılık döngüsü yaaaa,şimdilik bu kadar daha var belki yazılarımı düzelte bilirim,direk bir yere yazmadan foruma yazdım,aslında başka yere yazılıp daha güzel açılımda olabilirdi belki.

    Hani bir kaç gün önce kademeli sağım yapanlar vardı,geldebir kademe yap bakayım.4 günde 250 kovanın balı alındı ve 3 ton bal tenekelendi.Şu an o ekipteki herkes sağ.

    Not.Makinada hep hacı amca vardı,hacı amcanında benim arıların içinde 4 kovanı vardı,bizim arılarda süzüldüya herkes toplandı,giderlerkende hacı amcaya dedilerki,sen gitmiyormusun.Hacı amcamda dediki buraya geleli 4 gün olmuş arılarıma bakmadanmı gideyim dedi,onlar çekip gitti,en son beşinci gün hacı amcanın dört kovanıda süzüp çekip geldik Gebze’ye.Böylemi olmalıydı insanlık,adamın elinden 3 ton bal geçmiş 4 kovan kaldı herkes gitti.

  • #9401

    ariciahmet
    Katılımcı

    Ali bey arıcı arkadaşlığında arıları arkadaşına güveniyorsan bir oğulun çikti sana veriyorsa arılarını kendı arıları gibi kolluyorsa gerisi muhim deyil, dunyada tam kafa dengi arıcı arkadaşı bulmak zor,insan kendine eş seçerken ince elemeli arıcılıkda fazla incelersen yalnız gidersin oyle zaman olurki sonra konuşmak için insan ararsın.gezgin arıcılığa belki yeni başladın zamanla beni yadedersin.Gezgin arıcılığa başladığım ilk seneidi arılıkda birhafta yalnız kaldım yerleşim yerinden uzakdaıdık konuşmayı ünütmiyayım diye arılarla taşlarla konuştum.ah bir insan gelsede konuşsam diye bekledum.

    Düzenleyen: ariciahmet, :: 05/12/2007 16:00

  • #9419

    alicik
    Katılımcı

    Üzücü anılarımdan biri.Yıl 95-96 mı tam hatırlamıyorum ama o yıl müthiş bal verimi olmuştu.Bir ağabeyimizle arılarımızı benim memleketim olan Niğde’ye götürmeye karar verdik.Ben o yıllar fazla bir şey bilmiyorum,siz bilmezseniz de karşınızdaki profesör kesilir başınıza.O zamanlar benim kapalı kasa bedfort kapalı kasa arıları yükledik yola çıktık.Yol 750 km.

    Benim 15 kovanım var,ağabeyimizin 35 kovan arısı vardı.Yolculuk yaklaşık 16 saat sürdü.Bana kovanlarda havalandırma var diyor bende bilmiyorum,havalandırma ne ve ne kadar olacak.Ama ağabeyimizde bir sıkıntı seziyorum,çok geç kaldık,sıcak çöktü demeye başladı.Şimdikiler pek bilmez,bedfort yavaş araba.Bende bir an önce varmak istiyorum,elden gelen bir şey yok ve 16 saat direksiyondasınız.Şimdi iki,iki buçuk saatlik Trakya yolculuğunda mola verip devam ediyorum.

    Köye vardık,kapalı kasa kamyonun arkasından artık ballar akmaya başlamış.Rahmetti babamda leğenle akan balı toplamaya çalışıyor,ben kızıp kaldırıp atmıştım leğeni.Durum çok vahimdi.Hemen köyün içinde arıyı indirdik,çoğundan arı çıkamıyor,musluklar ölü ve ballardan dolayı kapanmış.Hemen katlara taktık el demirlerini kovanla katı araladık,canlı kalan arıda uçmuyordu ve simsiyah olmuşlardı.Buna arıcılıkta yanmış arı derler ve bu arılar artık bitik çalışmazlar.

    Tüm kovanlara içlerine su serptik,ve tamamen sönenlerin kovanlarını yıkayıp,arıyı aktarmaya başladık.Kova kova arı ölüleri vardı yerlerde canlı bulduğumuz arıları kovanlara atıyorduk.kapalı yavruları sağlam kovanlara verdik.Köyün içinde oldu bu hadiseler ve arılar uçamıyor havada arı yok,zaten su ihtiyaçlarını biz içine atarak karşılıyoruz.tüm kovanların örtü tahtaları açık.Akşam oldu arıları yükledik tekrar arıyı asıl koyacağımız yere indirdik.

    Kovanlarımız katlıydı yola çıktığımızda,son hali ise tabiri caizse birer avuç arı kalmıştı içlerinde.Benim tamamen 5 kovanım söndü ağabeyimizin 10 kovanı söndü.O senede öyle bir verim oldu ki bir daha o zamanki bal verimi olmadı.Çok bal almıştık ve arılarımız Gebze’deki kalburcu dediğimiz ırktı.Daha önceki yazılarımda yazmıştım,az arıyla çok bal yapar diye.Ve bu arı bayağı iridir,diğerlerine göre ,ama şu an eski irilikleri kalmadı.

    Bu kovanların sönmesinin nedeni ise ağabeyimiz çok biliyordu ya kovan havalandırmalarına bakın şimdi,örtü tahtası çam ağacından tahtadan bir budak çıkmış ağabeyimizde oraya arabaların yağ filtresindeki delikli saçlardan çakmış,bazısında hiç yok,sadece musluklarda filtre sacı vardı.

    Bazı şeyleri yaşamadan tecrübe edinilmiyor işte.Bazıları da azmı biliyor çok mu filmin sonunda belli oluyor.

    Yukarda ki yazıda Ahmet abi öyle bir cümle kullanmış ki,Sanki bir adaya bırakılarak ölüme terkedilmiş sanırsınız.Bir haftada insan dilmi unutulur,sen heral de kimseden darbe yemedin.

  • #9489

    alicik
    Katılımcı

    İlginç anılarımdan biride Trakya’ya ilk gidişimde yaşandı.Ben Trakya nasıl ay çiçek ne zaman açar ne zaman geçer bilmiyorum.Bir abimiz Trakya da yer bakmaya gitti.Dedi arıları filan yere götürüyoruz.Daha önce oradan çok bal almış.Zamanı kararlaştırdık bir akşam yükledik arıları Tekirdağ’dan ilerde İncek’ten 20 km. ileride Hereke köyü var orya indirdik.İşten anlamamak nasıl bir şey görün şimdi.Sabah oldu arıları düzelttik kovanların meyillerini,önünde ot varsa onları temizleyip Gebze’ye geri geldik.

    Bir hafta sonra arılara bakmaya gidiyoruz.Hacı amca bende geleyim dedi,iyi bizimde işimize geliyor,yakıtı koy altında araba.Arıları koyduğumuz yere vardık,arının yanına yaklaşılmıyor,arı bizi yiyor acayip saldırıyor.Bende etrafa bakıyorum sap sarı çiçek var diye sevinirken,hacı amca ay günlerin içine girdi,çiçekleri sıyırıyor altında simsiyah çekirdek var.Dedi ki buraya gelirken bakmadınız mı,burası geçmiş,bitik diyor.Abimizde diyorki buranın balı bundan sonra başlar.Bunlar iddialaşmaya başladılar,o sırada bir Anadol kamyonetli karı koca arıcılık yapan biri geldi yanımıza.Adam diyorki bu arıları kırdırmayamı getirdiniz buraya,neden diye sordum,diyorki buradakiler ballarını süzdü siz geldiniz.Ben şimdi ağabeymize döndüm artık kıvırmaya başladı,abi buraya nasıl baktın,ya geç kalmıştım yükardan E beş karayolundan baktım.Ya nasıl olur sen 250 km.yol gel 500 metre aşagı inip ovayı inceleme.Artık ne desek boş.

    Hacı amca arıyı buradan kaldırmamız lazım hemen yer bakalım.Civarı gezmeye başladık,arıcılara soruyoruz,İncek tarafını tavsiye ediyorlar oralarda geç ekilen yer var oralara bakın.İncek te yer bulduk,Oruç beyli köyünün bir yerini gösterdi muhtar buraya koyun dediler.Yer çok güzeldi,açmışı var açacak olanı var,daha yeni bir karış olanı var.Şimdi akşama araba lazım,bu dediğime çok oldu.Fiyatta tam aklımda degil ama,hatırladığıma göre Gebze’den ilk gittiğimiz yere 60 milyona gitmiştik,arıyı 20 km geri getirmeyede 60 milyon istiyorlar.Arı taşımak gibi sorunumuz yoktu ve o kadarda parayı zor toplarız,kamyoncuyla pazarlık yapıyoruz.En son 50 milyona anlaştık bu sırada ağabeymiz yanımızda değil,geldi yemek hazır dedi.Ya ne yemeği biz kamyon parasını denklemek için hesap yaparken köfte yaptırmış,3 kişiye 10 milyonda o tuttu.Köfteleri yedik ama bir yerdende Gebze’ye dönüşe para yeteecekmi,sorusu var kafamda,hacı amcada diyorki İstanbul’a varırsak borç alacağımız yer var.

    Akşama arıları yükledik,yeni ayarladığımız yere indirdik.Gece arıların başında yattık ertesi günü yola çıktık,Gebze’ye geldiğimizde üç kişinin cebinde 5 milyon para kalmıştı.Şimdi olsa kaç çeşit kredi kartı var,ne günlerdi o günler.O sene Trakya’dan verim alamadık.Arılarımız bir türlü gelişemiyordu,yerlerde kanatsız arıda görmüyordum,ama karıncalar çıkan arıyı topluyormuş bunu sonradan öğrendim.Gebze’ye arıları getirdiğimde tam 7 sefer ilaçlama yaparak varroayı bitirmiştim.Şimdi bu Internet o kadar kolaylıkki sormayın.

    Geçen sene Trakya’ya yer bakmaya gidiyorum,bizi siteden takip edenlerde zamanı geldi bizde bakalım diye yer bakmaya gidenler olmuş.İşi bilmemek o kadar zorki,burada yazmaya çalıştım,ama oradaki sıkıntıları yazıya tam aktaramadım,salak durumuna düşüyorsunuz bir düşünsenize,herkesin kalkıp gideceği yere arı getirip birde bal beklemek.Arıcılık tek başına yapılacak iş değil,birde gezgincilik yaparsanız,mutlaka arkadaşınız olmalı,bizimkini Allah düşman başına vermesin.Boşa kürek çekmek çok zor be.

    Bu tür hiç kimse anısını yazmadı,yazarsa zaten çok arısı olanlar ve gezenler yazacak.Birkaç arıyla bahçesinde arıyla bu anılarda olmadığına göre bizim anılar sap gibi kaldı ortada.

    Ali Türk.

    http://www.ben-gittim.blogspot.com/

  • #9507

    muratakin
    Katılımcı

    Arkadaşlar:

    Sayın Ali Türk: Kimse anısını yazmadı benim yazdıklarım ortada kaldı diyorsun. Yazılarını dikkatlice okudum. En çok sıkıntıyı kafa dengi arkadaş seçemediğinden dert yanıyorsun, senin şanssızlığın çok biliyormuş gibi görünen arkadaşını seçmende.
    Neyse onlar anıda kalmış olaylar artık öyle bir sıkıntıya düşmezsin.

    Arıcılık yapanların hepsinde değişik anılar vardır ama yazmak zor geliyordur, yazılan anılar okuyanları değişik düşüncelere yöneltebilir kaygısıyla yazmak istemeyebilirler.

    Bende değişik anımı yazayım:
    Hanımın birlikte çalıştığı öğretmen arkadaşı arıcılık yaptığımı öğrenince kendi beyinin de arıcılık yaptığını söylemiş. Bize tanışmak düştü tanıştık.

    Arkadaş Tarım İl Müdürlüğünde Ziraat mühendisi aynı zamanda arıcılık sorumlusu.
    Yaşlarımız yakın, üniversiteyi aynı tarihlerde okumuşsuz yani aynı kuşaktanız, başladık arıcılık yapmaya.

    Arkadaş görevi gereği geziyor arıya uygun yerleri daha iyi biliyor. Arıcılıkla ilgili işleri ve zamanlama konularını o belirliyor çünkü onun konusu bana da tamam demekten başka bir şey kalmıyor. Teknik konularda benim fikirlerim geçerli oluyordu.

    1993 yılıydı arıları kışlıktan dağa çıkardık çok güzel bal geliyordu. Haziranın sonu yaklaştı arkadaş dedi ki arıların yerlerini değiştirelim daha ballı yer buldum dedi: bende olur dedim;

    Yer bakmaya gittik: set set her taraf beyaz çiçek açmış alıç ormanları ve çayırlar var o kadar alıç ağacını hiç görmemiştim. Unutmadan alıç ağacı çoğunlukla iç ege ve içanadolu bölgesinde bulunan yabani elma ağacı. Alıcı çocuklar ekşi tadından dolayı severler ipe dizip boncuk gibi boyunlarına takıp koparıp yerler.

    Temmuzu 7 sinde arıları taşıyacağız öğlende arılara gittik hazırlık yaptık, gece oldu bekle kamyon gelsin diye gece saat 2 oldu yok vaz geçmiş şimdiki gibi cep telefonu yok. başka kamyon tuttuk başladı hava aydınlanmaya.
    Yeni kamyona acele yükledik yola çıktık 70 km uzağa 1300 rakımdan 1750 rakımlı yere vardık, yerler yaş paçalarımızdan sular akıyor, kovanlar katlı kütük gibi zor kaldırıyoruz.
    Kovanları yerleştirdik. Açıyoruz bazılarından arı çıkmıyor açıp baktık boğulmuşlar balları akmış o gün 3 benim 5 de arkadaşımın arısı ölmüştü.

    Taşırken dolu olan kovanlardan baların yarısını ancak alabildik arılar yediler bize balın yarısı kaldı.

    Özet olarak taşımadan önce balların alınması gereğini öğrendik ama bize pahalıya mal oldu

    Saygılar.

  • #9679

    gezici
    Katılımcı

    ARICILIĞA YENİ BAŞLAMIŞIM.arkadaştan 2 kovan arı aldım güveniyoruz ya arının biri 3 diğeri 5 çıta aylardan aralık.Fiyatı 2000 yılında 250 ytl ikisi.kışın biri söndü diğerini erken baharda besledik tek kovan çoştukça çoştu üst katı koydum oda fuull.dedilerki falan yere götür.iyi bal yapar yeni merak yada hastalık .koydum arabaya aldık gittik.arııyı güzel bir yere yerleştirdik.arı kalabalık 3. kat koyucaz duyduk ya.arıyı 20 km. taşıdıktan yerine yerleştirdikten hemen sonra kapağı açıp kat koymaya kalktım .maskeden önümü göremiyorum arı sardı kaç yerimden soktular sayamıyorum.güçbela arabayı çalıştırdım eksoza yattım bi oyana bi bu yana arıları eksoz dumanıyla kaçırdım. SONUÇ.en az 50-60 şişlik Netice . arıya allerjim yokmuş öğrendim.birde arı taşınır taşınmaz açılmazmış tecrübe oldu

  • #9744

    mimkemal
    Katılımcı

    Ben mimkemal adıyla yazan Mustafa kemal Öztürk.
    Merhaba arkadaşlar.
    Daha önce arıcılık döngüsü diye konuyu açan benim. Ve Sayın Ali Türk arkadaşımızın tahmin ettiği gibi yazılanları beğenmedim.Ama niye dünya ortalamasından daha az ürün aldığımız konusunda düşünmeme sebep oldu. Eğitim sistemimizin ortak iş yapıp paylaşımı değil bireysel kurtuluşu teşvik ettiğini düşündüm…ve buna benzer pek çok düşünce aklımdan geçti gitti.Arıcı arkadaşların daha paylaşımcı olmasını umardım.Türkiyemiz hepimize yeter ve bizler bilgimizi paylaştıkça , birbirimize sahip çiktıkça herşey daha iyi olur.
    Hepimizin yol arkadaşlarıyla yaşadığı sorunlar var. Zaman içinde bunlar elenır ve birbirini ölçüp tartmış kişiler ortak hareket etmeye devam eder. Bu gayet doğaldır ve bu olayla benim sorduğum arıcılık döngüsünün hiç bir alakası yoktur.

    Sizler izmir. muğla vb kıyı ege arıcısının nasıl bir döngü içinde arıcılık yaptığını merak etmedinizmi hiç?

    Ya Sivas’lıların yada Ordu’luların.

    Bir anıda ben anlatayım. Yer ve zaman bildirmeyeceğim. Marmarıs il sınırlarında çamdayız Çamda arılar adeta üst üste konur.İşimizi bitirdik ayrılmak üzereyken biraz ilerimizdeki arıcıların barakaların ve sağım çadırlarının kurulu olduğunu görünce selam vermeden geçmek istemedik. Bu arkadaşlar bizim yöremizden değildi.
    Tanıştık , konuştuk ama anlaşamadık. Çünkü adamlar bize arılarımıza geceleyin şuruplama yapmadığımız için kızdılar.
    Bakın biz onlara şekerli bal yapıyorsunuz diye değil onlar bize siz nıye vermiyorsunuz da çekip gidiyorsunuz diye kızdılar.
    Sağlık esenlik dileklerimle

  • #10439

    alpsukan
    Katılımcı

    NEREDEN NEREYE

    Arıcığa başlayacak ülkemizin bu zengin potansiyelini değerlendirmede katkısı olacak hevesli insanlara arı ve arıcılık sevdirilmeli.Yaklaşık bir yıldır beyazkovan ve diğer bir çok siteyi takip ediyorum ve de fiili olarak 25 mart tan beri arı ile haşır neşir oldum.İyi ki diyorum tedavi istemeyen bu hastalığa yakalanmışım, tedavi istemiyorum.Önce beş kovan ardından iki kovan daha alarak başladığım arıcılıkta şuan 7 kovan ım 3. kata bal dolduruyor.Yaptığım yedi devşirme bölmemin biri 20 çıta diğerleri ne de ana yaptırarak seneye hazırlıyorum.Nasip olursa kışa 20 kovan la girmek istiyorum.
    Sağolsun bir çok üstadın fikirlerinden yararlandım.Bazen birebir msn de bazen yaşadıkları tecrübeleri bloglarında okuyarak buralara geldim.Arı kovanının içini ilk defa 2.5 ay gördüm.Bir çok arkadaş gayet samimi iyi niyetli teşvik edici telkinlerde bulundu.
    Geçen yıl beyaz kovanda yazdığım ilk yazıya bir ustanın cevabınıda unutmuş değilim.
    Arkadaş hemen değerlendirmesini yapmış beni 40 yıldır tanıyormuş gibi hüküm vermişti Bana sen arıyı zor alırsın !!! diye cesaret verip teşvik etmişti!(yazısını kopyaladım sakladım,aynen aşağıda)

    Benim 11.08.2007 deki foruma yazdığım yazı
    Arkadaşlar yeni arıcılığa başlayacağım.Arı almadan önce gerekli temel malzemeleri almak istiyorum. Bulunduğum yerde istediğim her malzemeyi bulamayabilrim ve de bulsamda fiyatlar yüksek tekel durumda olduğu için.İnternette kaliteli ve hesaplı arıcı malzemesi alabileceğimiz güvenli siteler varmıdır?

    Ustanın yeni başlayacak birine yol göstern yazısı(virgülüne dokunmadım)12.08.2007

    ”Kardeşim sen önce arıcılığa bir başla bakalım.10 liralık maske iyi olsa ne olur kötüolsa ne olur.sen atı almadan nal araştırıyorsun.atı bir getir ahıra sonra ayagınabakıp nalı alırsın.bir şey yazmayacaktım,çıktım kafama takıldı tekrar giripyazdım.biz öyle masraflar yapıyoruzki,gülü seversen dikenide var dikat et.sonra budiken nereden çıktı deme.bu bizim için sorun olmamalı.alırsın problem olursa,o zamanpeşine düş.sen denizdeki balığa pazarlık yapıyorsun gibi.arıyıda sen zoralırsın,benim tahminim bu”.
    Çok bilmiş usta bir arıcı

    10 ytl dediği maske ilçemde 20 ytl satılıyor ben araştırıp 12.5 ytl ye daha kalitesini aldım.Arıcılığa yeni başlayacak biri aldığı arıyı maskesiz getirip yerleştirecek hali yok sanırım.Benim atlar pardon arılar beni hala tanımıyolar,sıkıyosa maskesiz kovana dokun.Ha bu arada beş nüfusluı üç çocuk okutan tek maaşlı devlet memuruyum.Kıt imkanlarımdan ayırarak arıya yaklaşık 3000 ytl harcadım 8 ay içerisinde.(Bu nu bana alamazsın 3 krş hesabı yapıyor diye itham ettiği için yazıyorum).Allah tan bişey olmazsa ilk yılımda 400 -500 kg arası bal alacağım nasip olursa.Yani balımın bir kısmını satsam harcamalarım amorti edecek, yaklaşık 15-20 kovan arı(şimdilik 15 kovan kışa kadar 20 ye çıkaracağım) bedavaya kalacak.Hedef seneye (2009)kışa 50 kovan la girmek.
    Sağlıkla kalın….

  • #10441

    egehan
    Katılımcı

    Eeee daha ne işte.. Gaz vermiş size ne güzel.

    “Çok bilmiş usta arıcı”

    Bence yazdığınız yazı tam bir başarı öyküsü iken, gereksiz yere olayın yönünü değiştirmişsiniz.

    Tebrikler, daha başarılı çalışmalarınızı duymak umuduyla…

    Ama siz biraz zor arıyı çoğaltırsınız. :woohoo:

  • #10442

    alpsukan
    Katılımcı

    HALİL HOCAM yanılıyorsunuz;

    Yanlış anlaşılmasın kırgınlık ya da art bir niyetim yok olaya bakış açımda bu gün itibariyle.Ama o zaman kırılmıştım,yapıcı bir yaklaşım beklerdim.Ustayı halen takip ederim,günlük olarak blogunu okur istifade ederim arıcılık bilgilerini tecrübelerinden yararlanırım.

    Ben inat uğruna gaz almış değilim.Allah razı olsun beni teşvik edenlerden, yol gösterenlerden,cesaret verenlerden.Hatırlarsınız ilk görüşmelerimizde ki arıcılık konusundaki ürkekliğimi.Şöyleki ben yazdığım üzere 25 mart 2008 e kadar kovan içini görmüş arı kovanına 10 metreden fazla yaklaşmış değildim.Şimdi komşum ”yorgan döşek atta akşamda içlerinde yat” diyor.

    Gelelim çoğaltma meselesine,yemezler…:laugh: Ben esas gazı eylül 2007 de BİLEN den aldım,Halil hocam kendini hiç yorma.Sağolsun varolsun.

  • #10443

    Sait
    Katılımcı

    Bu gaz ne güzel bir gazmış.Allah aşkına şu gazdan bize de versenize.Benim kovanlar hala 8-10 çıtadalar.

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.