Bildirilmesi Zorunlu Hastalıklar

Home Forumlar ARICILIK Arı Hastalıkları Bildirilmesi Zorunlu Hastalıklar

Bu konu 2 yanıt ve 3 izleyen içeriyor ve en son  MURAT CAKIR tarafından 9 yıl 10 ay önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #6438

    mcsumer
    Katılımcı

    İnsan hastalıkları, hayvan hastalıkları ve bitki hastalıkları için ayrı ayrı listeler oluşturulmuş.
    Bu listelerde, (Varroasis çıkartıldığındanberi) arıcılığı ilgilendiren bir tek hastalık var:
    Amerikan Yavru Çürüklüğü.
    Sadece bir hastalık. Fakat, nasıl bir hastalık.
    Umarım görmemişsinizdir. Umarım bundan sonra da görmezsiniz.

    Lütfen, sitemizin ilgili bölümlerini
    (1 Anasayfa – Arı Hastalıkları – Amerikan Yavru Çürüklüğü;
    2 Forum-Arı Hastalıkları-Arılarda Amerikan Yavru Çürüklüğü ;
    3 Forum-Genel Arıcılık(sayfa18)-amerikan yavru çürüklüğü)
    tekrar tekrar okuyunuz.

    Hastalığın fotoğrafları için de bir arama motorunun
    görsel (images) kısmından “American Foulbrood”
    yazıp aratabilirsiniz.

    Bu hastalığı yapan etmen ölmek bilmiyor.
    Arılar kendi ölülerini bile kaldıramıyor,
    peteklerini temizliyemiyor.
    Toplumu korumak isteyen devlet de diyor ki:
    “Bu hastalığı görürsen bana bildirmek zorundasın”.

    Ben buraya kadarını biliyorum.
    Hastalığı bildirirsek ne olur, bildirmezsek ne olur,
    tedaviye çalışırsak (İngiltere ‘de tedaviye çalışmak da yasakmış), hele bir de tedavide başarılı olamazsak
    ne olur bilmiyorum.

    Amerikan Yavru Çürüklüğü’ne karşı önlemimizi baştan alalım.
    Bu hastalığı, Avrupa Yavru Çürüklüğü, Üşümüş Yavru Hastalığı (Chilled Brood)
    ve diğer yavru hastalıklarıyla karıştırmayalım.
    Herhangi bir hastalık, başka bir hastalığın sebebi olabilir. Bu nedenle tüm hastalıklara karşı tetikte olalım.

    uzmanveteriner (Mitat KURT, Uzman Veteriner Hekim) diyor ki:
    “Önemli olan hastalık ortaya çıkmadan önlem alabilmektir. Yoksa hastalığın klinik olarak görülmemesi o kovanda mikrobun olmadığını göstermez. Önemli olan hastalık çıkmadan mücadele edebilmektedir. Bu nedenle kovanlar sürekli güçlü tutulmalı, nektar ve polen kaynakları takip edilmeli, antibiyotik kullanımı konusunda devletin koyduğu yasağa uyulmalı, Hastalık çıkması halinde hastalığı gizlemeden laboratuarlara örnekler gönderek gerekli karantina tedbirleri alınmalı, hastalıklı kolonilere sahip olmadan daha çok hastalığı saklamanın ayıp olduğu bilinmelidir.”

    Türkçemize iyice yerleşmiş, hijyen ve hijyenik diye iki kelime var.
    Hıfzıssıhha kelimesini unuttuysak,
    sağlık ve sağlıklı kavramlarını öğrenemediysek,
    bari hijyeni iyi belleyelim.

    Tüm arıcılarımıza ve arılarımıza
    sağlıklı ortamlar, güçlü koloniler,
    sağlık ve mutluluklar dilerim.

  • #11587

    SIVASI
    Katılımcı

    HASTALIKLA TOPYEKÜN MÜCADELE

    TEMA Vakfının hazırladığı kitapçıkta okudum. Buna göre ülkemizde AYÇ hastalığı görülen koloni sayısı tahminlerimizin çok üzerinde. Ballardaki durum bundan daha da kötü. Arıcılık Kayıt Sistemi tam olarak uygulanabilirse, birde batıdaki gibi yok edilecek koloniler için tazminat ödenmeye başlanırsa o zaman gerçek sayılar gün yüzüne çıkacaktır.

    Okuduğum kadarıyla tüm arılıklarda az veya çok hastalık etkeni mevcut. İşini düzgün yapan arıcılar bu hastalığın filizlenmesine fırsat vermiyorlar. Arı sayılarını birden yüzlere çıkarabiliyorlar. Ancak saldım çayıra usulü ile arıcılık yapanların arıları yüzden bire de düşebiliyor. Geleneksel usulle arıcılıktan modern kovanlara geçen arıcıların neden bir anda arılarının tamamının söndüğü daha iyi ortaya çıkıyor. Arıcıların yaptığı yanlışlar neler?

    1- Koloni kontrolleri ve kovan değişimi sırasında mum propolis hatta bal kalıntılarını ulu orta yerlere atıyorlar. Biz yanımızda teneke kutu veya beş litrelik sıvı yağ bidonu bulundurarak çıkan her şeyi buruda toplayıp iş bitiminde yakarak yok etmeliyiz.
    2- Balı az olan eski çıtlar arılıkta açıkta bırakılarak balı arılara yedirilmeye çalışılıyor. Biz kesinlikle açıkta yemleme yapmamalıyız, petekleri ve balları dışarıda yalattırmamalıyız.
    3- Bölme oğul alırken kolonide bulunan hastalık ve zararlılar da yeni koloniye taşınıyor. Aynı hatayı bizde yapıyoruz. Paket arıcılık uygulamasına benzer bir uygulama yaparak boş kovana arı silkelemek suretiyle suni oğullar oluşturmaya çalışmalı, vereceksek bir- iki ballı çıtayı en sağlıklı kolonilerden almalıyız. Yavrulu bölme yapma işini terk etmeliyiz.
    4- Bazı arıcı arkadaşlarımız kendi arılıklarında iyi ve güzel uygulamaların tamamını yapıyorlar. Ancak arının uçabileceği mesafeyi düşünürsek kendi kapımızın önünü temizlememiz yeterli değil, aynı zamanda yakınlarımızdan başlayarak bu bilinci diğer arıcılara da kazandırmaya çalışmalıyız.
    5- Hastalık görülen kolonileri yok etmeyle kıyamıyoruz. Sağdan soldan duyduğumuz uygulamaları yaparak antibiyotiklerle arımızı kışa kadar yaşatabiliyoruz. Bahara çıkamayan arılar genelde bunlardan oluşuyor.

  • #11588

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Yavru Çürüklüğü hastalığı bilinenlerin çok üstünde ama tahmin edilenlerin değil.

    Çünkü bilimadamları yıllardan beri şunu söylüyor, hasta olmayan kovanlara koruma amacıyla antibiyotik verirseniz bu hastalığı körüklersiniz diye.

    Gereksiz antibiyotik kullanımı sadece hastalığı baskılıyor ve bizim gözümüzden kaçırıyor.

    Bir çok arılıkta gelişmemesinden şikayet edilen koloniler mevcut.

    Yavru düzeni güzel gözüküyor, koku vs hiçbirşey duyulmuyor ama bekle bekle koloni 6 çıtadan 7 çıtaya çıkmıyor.

    Bu tür kolonilerin gelişmemesindeki ana arı problemi dışındaki en büyük neden, gizli seyreden yavru çürüklüğü hastalığı.

    Arılar hastalanan larvaları hızlı bir şekilde temizledikleri için, hastalığın fiziki belirtileri gözümüze çarpmıyor.

    Ama varolan yavrulardan çok azı ergin arı haline dönüşebildiği için nüfus bir türlü artmıyor.

    AKS sistemi bu tür problemleri çözer mi?

    Bu şekliyle hiçbir derde ilaç olmaz.

    Çünkü şu anda Arıcılık Kayıt Sistemi diye birşey yok.

    İlgililer 4 milyon arıcıyı kayıt altına aldık diyor.

    Yapılan sadece 4 milyon barkod plakası satmaktan ibaret.

    Kovanlar üzerine çakılı barkodların, barkod okuyucu kullanılarak, kovanın durumuna göre kayıt altına alınması uygulaması yapılmıyor.

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.