Arılar Neden Oğula Giderler

Home Forumlar ŞİKAYET KÖŞESİ Arıcılık Problemleri Arılar Neden Oğula Giderler

Bu konu 12 yanıt ve 11 izleyen içeriyor ve en son  SEKERLI tarafından 17 yıl 8 ay önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #6936

    Hasgul
    Katılımcı

    Merhaba Değerli Arkadaşlar

    Arıların oğul verme sebeplerihakkında bende katkıda bulunmak istedim
    Arıların oğula gitme sebeplerini sıralayacak olursak

    __Kovan içi sıkışıklık:Arıcının zamanında yeterli çerçeve vermemesinden vede ballık takmamasından kaynaklanır
    __Ana arının yaşlanmış olması
    __Ana arının genç ama verimsiz olması
    __Mevsim itibarıyla nektar akışının bolluğu ve benzeri konular Arıların genellikle oğula gitmesine sebep olur
    Tabiiki bu durum Nektar akışının başladığı döneme denk gelecek olursa hiç istenmeyen bir durumdur

    ARILARIN OĞULA GİTMESİNİ ÖNLEMEK:

    Bunun için yapılması gerekenler en başından önlem almaktır
    Yani arılar ana memesi başlamadan önce önlem almak gerekir
    Arılar Baharla birlikte yavru faliyetlerini başlattığında arıcının sürekli düzenli aralıklarla arılarına bakım yapması gereklidir
    bakım işlemleri zamanında ve doğru yapmalıdır
    Bazı arkadaşlar ana memelerini temizlemek suretiyle arıları oğuldan vazgeçirme yolunu tercih etmektedirler oysaki ana meme temizliği yapılırken genellikle birkaç ana memesi bıraklılıyor buda yine arının oğula gitmesine sebep oluyor yapılması gereken ana memesini sadece bir tane bırakmalıdır çünkü kovan tek ana memesiyle oğula gitmez

    Yine bir başka yapılması gereken bu işlem kuluçkalığı rahatlatacak kadar kabarmış petek ve temel vermek suretiyle yapılabilir bunu yaparkende arılara ballık verip yavrulu peteklerden birkaç tenesini ballığın içine alıp kovana ızgara kullanmasıdır

    __Unutmayın Arılar oğula hemen gitmiyorlar oğula gitmek için on onbeş gün öncesinden oğula gitmek için hazırlıklarına başlayıp kovan içi çalışmalarını yavaşlatıyorlar

    Saygılarımla

  • #9828

    ariciahmet
    Katılımcı

    İyi akşamlar arıcı arkadaşlar
    Oğul verme hakkında arkadaşların verdiği bilgileri, kitaplarda yazılan oğul verme sebeplerini kabul ediyor ama arıların oğul vermesindeki %70 etkenin mevsimde polenin bol nektarın az olması, arıların bala geç girmesi esas etkendir diye düşünüyorum ve bunu bizzat yaşadim.
    200 peteklı bir arılıkda ortalama senede 10-15 oğul olurken başka bir senede 150-200 oğul olmasının başka bir açıklaması varmı?

  • #9844

    aliosmancalik
    Katılımcı

    OGUL VERMELERİ ÖZLEMİŞSİNİZDİR BİR RESİMDE BENGÖNDEREYİMDE ÖZLEMİNİZ ARTSIN
    HOŞÇA KALIN

  • #10787

    Formen
    Katılımcı

    OĞUL SEBEPLERİ

    Benim gibi acemi arıcıya göre Arının oğul verme sebepleri

    1- koloniler strese girdiği konularda arı oğul eğilimine girer.
    2-Arıcının hatalarından dolayı oğul eğilimine girer.
    3- Ana arıyı değiştirme istediğinde oğul eğilimine girer.
    4-Nektar akımının geciktiği zaman oğul eğilimine girer.
    5-Hızlı gelişme de oğul eğilimine girer.
    6-Ürettiği ürünleri depolayamaz veya harcayamazsa oğul eğilimine girer.
    7-Irkın verdiği kalıtsan birikim oğul eğilimi hızlandırır.
    8-Normal çoğalma iç güdüsü oğul eğilimine iter.
    9- Besin kaynaklarının bolluğu oğul eğilimine iter.
    10-Gıdasızlık ve açlık oğul neden olabilir.
    Bu nedenleri arttırabiliriz. Peteklerin siyah olması, peteklerin bozuk olması, kovanın iç ölücülerinin standart olmaması, kovanın havalandırmasının eksik olması, kovanın içinin çok sıcak olması ve kovan kontrollerinin zamanında yapılmaması. Kovanda birikmesi gereken günlük bal miktarı yaklaşık olarak 1,5 kg. Oğul prosedürü başladıktan sonra ilk oğul çıkışına kadar Türkiye ortalaması kadar bal kaybımız olur. İşin en kötü tarafı oğulların bal akımından önce çıkarak bal toplayacak arı mevcudumuzu çok kötü etkilemeleri.
    Baharda arılarımızı bal akımına yetiştirmek için o kadar gösterdiğimiz özen, emek, bakım ve besleme işlemlerini yaptıktan sonra, güçlenen arılarımızın oğul vermelerini nasıl önleyeceğiz?

    1- koloniler strese girdiği konularda arı oğul eğilimine girer.
    Kovanların sıcaklıklarının indirilememesi yani kovanların soğutulamazsa. Farklı yaşlardaki işçi arıların sayılarının dengesizliği. Bozuk peteklerden dolayı ananın fazla dolaşması. Yavrulama alanının kısıtlanması. Kovan büyüklüğünün arı ırkı ve cevre koşullarına göre uyumlu olmaması.Bal koyacak peteklerin olmaması. Sert hava koşulları. ( Arılar toplu olarak kovanda kalmak zorunda olmaları) Açlık, hastalıklar,koloninin aşırı rahatsız edilmesi, kovan içinin pis kokması, devamlı olarak titreşim ( yol kenarı), Oksijen azlığı, genç işçi arıların işsiz kalmaları ve oğul verme sebebi olarak sıraladığımız maddeler.
    Maddeleri açıkladıkça konular daha iyi anlaşılacaktır.
    2-Arıcının hatalarından dolayı oğul eğilimine girer.
    Arıcı yaptığı işlemde arıyı 2 guruba bölerek bir kısmının anasızlık hissetmesi. Ana arıyı yanlışlıkla öldürmesi. Arıcının teknik bilgisi az olması veya bilgisini kovanda uygulamaya dönüştürememesi. Bu saydığımız oğul verme sebeplerinin bir kaçının birden ortaya çıkmasını engelleyememesi. Oğul verme nedenleri ne kadar birlikte ortaya çıkarsa arılarımızı o kadar zor oğuldan döndüre biliriz. Eski petekleri ve bozuk petekleri düzenli olarak kovandan uzaklaştırmaması. Arıcının oluşan oğul eğilimini ortadan kaldırmak için yeterli uygulamayı bilmemesi. Kovanın hacmini genişletmekte geç kalması. Kovan bakımlarında peteklerin düzenlemesini yapamaması. (Örnek: ikinci kattaki anayı alt kata indirmek ana arının alt katta çalışmasını sağlamaz. Ana arı tekrar üst kata çıkar. Yapılması gereken ana arıya alt kata yumurtlaması için uygun ortam hazırlanması. ) Arıcı mevsimi okuyamaz ve polen gelişi hızlı bir şekilde sürüyorsa balda kovanda birikmeye başlamamışsa arıyı bol polenli arazide oğuldan vazgeçirmek çok zordur. Kısa zamanda ortam müsait olduğundan arının oğul verme sebeplerinden birkaçı ortaya çıkacaktır. Böyle durumlarda arıyı oğuldan vazgeçirmek için yapılması gerek arının polensiz ( genelde gezginci arıcıların başına gelir.) araziye naklidir. Sabit arıcılar yapay oğul alıp gerekirse tekrar arılarını birleştirmelidir. Ana arılarının davranışlarını ( oğul eğilimini) bilmemesi. Bilmeyerek oğul veren arının ana gözlerini kullandığından arı kolonilerini oğul veren ırk yönünde ıslah etmiş olur. Arıcı yaptığı işlemleri niçin yaptığını bilmelidir. Arı hastalıkları ve arı asalakları ile iyi mücadele etmesini öğrenmelidir.
    Arıcı teknik bilgisini kovan içinde ne kadar çok uygularsa o kadar az doğal oğul çıkar. Arıcı şartlarını okuyarak oluşumlar olmadan önlemlerini almalıdır.

    3- Ana arıyı değiştirme istediğinde oğul eğilimine girer.
    Yaşlı ana arının bulunduğu kolonilerde ana arının verimsiz sakat veya Feromonlarının ( Ana arı kokusunun) azalması arıların anayı değiştirme eğilimi ile birlikte oğul eğilimi ortaya çıkmış olur. Ana arıların en verimli oldukları dönem genelde 1~2 yıldır. Yaşlı ana arıların yumurtlama hızı düşer erkek arı miktarı kovanda artar. İşçi arılar işsiz kalırlar. Bazen yüksek mevcutlu kolonilerde ana kokusunun az olması yani kovana tam olarak dağıtılamaması oğul verme hazırlıklarının kontrol altına almada yeterli değildir.
    4-Nektar akımının geciktiği zaman oğul eğilimine girer.
    Bu eğilimin ortaya çıkması için arının gelişerek bol miktarda nektar toplama kapasitesine ulaşmış olması lazım. Baharın devam etmesi ve nektarın gecikmesi durumlarında ortaya çıkabilir. Bu konuma gelmiş arıyı oğuldan döndürmek oldukça zordur. Ana arı gözlerinin kapandığı gün ile ana çanağına yumurtayı attığı gün bile oğul verebilir. Yavru alanı gelecek nektarla kısıtlanır ve arının oğul eğiliminden vazgeçmesini sağlar. Nektar gecikirde yavrulama alanı kısıtlanamazsa arılar oğul vererek çoğalmak isterler. Nektar gözlere dolacak, ananın yumurtlama alanı azalacak, üretim artacak, bal üretiminin artması yumurtlama alanı azalacak, yumurtlama alanı azalması bal olgunlaştırma işlevini hızlandıracak. Nektarın gecikmesi bu işlemin başlamasını engellediğinden arılar doğal olarak oğul vermek isterler.
    Zaten bu zaman arıların doğal oğul dönemidir.
    5-Hızlı gelişme de oğul eğilimine girer.
    Koloninin gelişmesi için baharda elimizden geleni yaparız. Arılarımız gelişir . Biz onlara bilgimizin yettiği kadar hızlı gelişmeleri için ortam oluştururuz ve yardımcı olmaya çalışırız. Bu hızlı gelişme sonuçu arılarımız kovanda sıkışırlar ve bizlerde ilaveleri vererek arıyı rahatlatmak isteriz. Kovanın hacmini büyütsek bile ana nektar akımı başlamadığından arı oğul vermek ister. Ana arının yumurtlama hızını düşüremezsek arımızın oğul vermesi kaçınılmazdır. Buda dolaylı olarak yavru artışı besleyici arı artışı ve daha hızlı gelişme. Fazla çalışan işçi ve daha fazla boş kalan genç arı demek.
    Gelişerek yeni koloni oluşturmak için ortam müsait olmaktadır.
    6-Ürettiği ürünleri depolayamaz veya harcayamazsa oğul eğilimine girer.
    Arılarımız poleni depolar ve çok hızlı polen depolama sonucu bazen yumurtlama alanları kısıtlanır. Polen depolamak zorlaşır ve arılar oğul vererek bunu telafi etmek isterler. Aynı sistem nektar içinde böyledir. Öyle ki nektar gelişi çok hızlı ise arılar nektarı olgunlaştırmak için içinde yumurta bulunan gözleri bile kullanırlar. Petek gözünün yan duvarlarına nektarı sererler. Olgunlaşan nektarın depolanacağı peteğe taşırlar. Bal depolayacak alanlar daraldıkça arının oğul eğilimi artar. Bu arının oğul vermesini engellemek kolaydır. Koloni ürettiği arı sütünü kullanamazsa oğul eğilimi artar. Yer darlığı ve yavru besleyecek arıların kovanda işsiz kalmaları oğul eğilimini artırır. Arılar öncelikle erkek arı üreterek arı sütünü harcarlar buda kafi gelmezse arılar oğul vermek ister. Erkek arılarımızın kalitesi artmış olur. Bu devrede arıcılar isterlerse seksiyon çıta koyarak arıların erkek ar gözü yaparak kapatmalarını bekler ve kapandıktan sonra varovalar içinde olacağından keserek yok ederler, arılar tekrar erkek yetiştirmek ister arıcı bunu birkaç defa deneye bilir. Tabi aynı zamanda varoa mücadelesi de yapılmış olur.
    Bu aşamadaki arının oğul vermesini engellemek kolaydır.
    7-Irkın verdiği kalıtsan birikim oğul eğilimi hızlandırır.
    Irk olarak oğul eğilimli arılar daha fazla oğul vermek isterler ve oğul için daha fazla ana memesi yaparlar. Burada arı ırkın zikretmek istemem yanlış anlamalar oluyor. Oğul vermeyi azaltmak için ıslah ve seleksiyon yapılarak oğul eğilimi düşük ırklar elde edilebilir. Bizim arıcılar genelde seleksiyon yaparlar, oğul eğilimi fazla olsun diye. Oğul veren kovanın ana gözlerini kullanarak yeni koloniler oluşturarak. Bunu istemeyerek yaparlar beklide farkında bile değillerdir seleksiyon yaptıklarının.
    Arı ırkımızı değiştirirsek bu tür oğul eğilimlerini de ortadan kaldırırız.

    8-Normal çoğalma iç güdüsü oğul eğilimine iter.
    Normal gelişen arılar mevsimsel olarak ortam müsait olduğu sürece çoğalmak için oğul vermek isterler. Burada arıcının etkisi çok büyüktür. Baharda arılarının gelişmesi için ne gerekiyorsa yapmak isterler. Arılarımız hedef gününden önce gelişir. Arılar mevsim elverişli olduğunu bilerek oğul vererek çoğalmak isterler. Yavru alanlarının devamlı artırılması ve gerekli besleme yapıldığı sürece arılarımız oğul eğilimini artırır. Gün dönümüne kadar arılarımız mevcudu artırmak ister gün dönümünden sonra bal stoklarını arttırmak isterler. Büyük nektar akımından önce gelişen arılar iç güdüsel olarak oğul vererek bu müsait yılı değerlendirmek isterler. Sadece arılar değil arıcılarda bazen suni oğul alarak değerlendirmek ister böyle yılları.
    9- Besin kaynaklarının bolluğu oğul eğilimine iter.
    Bol besin kaynağının olması genelde ana nektar akımı başlamış olsa bile nektarın ve polenin bol olması arıyı oğul vermeye yönlendire bilir. Bal koyacak petekler olmalı arıda devamlı. Biz arıcılarda böyle yılları kaçırmayarak arıyı arttırmak isteyen arkadaşlar suni oğul almalı. Bazı ırklar örneğin eylülde bal toplamaya alışmış arı ırkı iç Anadolu’daki nektar akımını yavru yetiştirmede kullandığından. Kısa sürede oğul vermek ister. Alışmış olduğu nektar akımı daha başlamamıştır. Oğul istenmiyorsa arıcı kapalı yavrulu petekleri almalı ve yerlerine boş petekler koyarak arıya yardımcı olmalıdır.
    10-Gıdasızlık ve açlık oğul neden olabilir.
    Kovanda gıda olmamsı arıları strese sokar ve arılar açlık oğlu verirler. Parazit fazlalığından arılar oğul vermek isterler. Ana arının yumurtlamasına uygun olmayan kalın, düzensiz ve zarar görerek şekilleri bozulmuş peteklerde, peteklerde erkek arı yetiştirme gözlerine sahip peteklerde yavru düzenini bozduğundan arılar oğla gitmek isterler. Bal olsun veya olmasın arı oğul vererek bu kötü ortamdan kurtulmak ister. Bazen de arılar bu petekleri kemirerek yok ederle ki bu ortam oluştu mu, arıcının arıcılığından şüphelenmeli.
    BAHARDA BESLEYEREK GÜÇLENDİRDİĞİMİZ KADINLAR CUMHURİYETLERİMİZİ NASIL İŞLEMLER YAPARAK PARCALANMAKTAN KURTARACAĞIZ? Yorum ve tartışmalara açık olan bu konuyu acemi arıcı olarak açıklamaya çalışacağım.

    Sonuçların ortadan kaldırmaya çalışılması.

    Oğul verme hızlı gelişme, yer darlığı, besin kaynaklarının bolluğu veya yetersizliği,
    ana arının yaşlı ve verimsiz oluşu gibi bir çok etmenle beraber çoğalma içgüdüsünü
    de taşıyan bir çok kalıtsal etmenin bir araya gelmesinden oluşan bireylerin veya kolonilerin
    fizyolojik yapıları ile de şekillenen yorum ve tartışmaya açık oldukça karmaşık bir özelliktir.
    Genellikle deneyimli arıcılar oğul vermeye hazırlanan arı kovanlarını önceden fark
    edebilirler. Kolonide işler yavaşlamıştır. Oğul vermesini önlemekte oldukça zordur. Bizde
    kendimize göre uyguladığımız oğul engelleme işlemlerini anlatacağız. Arıların doğal yolla
    oğul vermesi veya buna izin verilmesi, kolonilerimizde oğul verme eğilimi yüksek genotiplerin artmasını sağlar. Buda gelecek yıllarda daha fazla oğul demektir.
    Arıcılar kendi yöresinin yerli arısıyla çalışırlarsa oğul engellemek daha kolaydır. Yerli arılarımız genelde mevsim çok iyi olduğu yıllarda oğul eğilimine girerler. Böyle verimli yıllarda arıyı oğuldan vazgeçirmek çok zordur. Arıcılar doğal oğul alarak verimli yılları kaçırmamalılar. Arıcı arkadaşlar oğul eğilimi az ırkla çalışırlarsa oğul engellemede uygulanan işlemlerin daha etkili olduğunu göreceklerdir. Arıcılar kovanlarında devamlı genç ana bulundurmalıdırlar. Arıcılar kolonileri( davranış şekillerini ) tanımalıdırlar ve gelecekte isteklerini karşılamada erken davranmalıdır. Koloni baharda gelişmeye başlaması ile birlikte arıcıda kovanı genişletmeye ve arının isteği doğrultusunda petekleri vermeye başlamalıdır. Arılar çok farklı güçte olurlarsa ilk zamanlarda arıcılar kolonilerin yerlerini değiştire bilirler. Daha rahat uygulama ve sonuç almak istiyorsak kolonilerin güçlerini eşitlemelidirler arıcılar. Arılarımızın güneşte fazla kalarak kovanların gereğinden fazla ısınmasını engellemeli ve iyi bir havalandırma sağlamalıdır. Güçlü kolonilerde oğul engelleme işlemleri daha iyi sonuç vermektedir. Koloninin ana arısını almak ve ana arı memelerini yok etmekte arıyı oğuldan vazgeçirmede kullanacağımız işlemlerdendir. Kovanlarımızın standart dışı olması da arıyı oğla yönlendirdiğinden standart kovanlarla çalışmalıyız.
    Aslını sorarsanız arkadaşlar bu işlemler anlatma ile anlamak zor oluyor. Arıcı bu uygulamaları kovanın başında görmelidir. Örneğin; arımızın ana memelerini kesmek söylemesi kolayda uygulaması o kadar kolay değildir. Benim gibi hobi olarak arıcılık yapan arkadaşlar arılarımıza hafta sonu tatilimizde baka biliyoruz. Her hafta gelişmiş diyelim ki 15~20 çıta arının tüm peteklerini tek tek kontrol ederek ana memelerini yok etmek kolay değildir. En azından 1 adet göremediğimiz ana memesi arımızın biz arılıkta olmadığımız zamanda oğul vermesi demektir. Kovandaki peteklerin yerlerini bilinçli olarak yer değiştirmek bile oğlu engellemekte bir uygulamadır. Arıcı arkadaşlar arının oğul verme sebeplerinden olan durumların bir kaçının birden kovanlarımızda oluşmasını engellemelidir. Arını oğul verme sebebi arı ırktan dolayı ise ırkı değiştirmek sorunumuzu azaltacaktır. Arıcılar kendi yöresine uygun arı ırkı ile çalışması daha doğrudur. Bunların yanında kovanlarımız standart olması arıyı oğuldan vazgeçirmede etkilidir. Arıcı devamlı olarak her yıl en azından kuluçkalıktaki peteklerin 3 adetini yenilemelidir. Kısacası arıcı teknik arıcılığın gereklerini yerine getirmelidir. Bundan sonra arılar oğla niyetleniyorsa bunun sebebini bulmak ve engellemek daha kolay olmaktadır. Daha detaylı olarak formun diğer başlığı altında zamanı geldikçe açıklamalarıma devam edeceğim.
    Her arıcı kendi bilgisi dahilinde uygulamasını kendisi yapacaktır. Gereğini görüş ve bileğilerinize sunuyorum.

  • #10793

    demet
    Katılımcı

    Sayın Formen;
    Anlattıklarınız sözde bildiğimizi sandığımız ama uygulamaya gelince nedense zamanlamayı bir türlü tutturamadığımız konular( yani ben kendi adıma; bu şıkların bazılarını istemeden atlıyorum)
    Böyle bir yazıyı yazmak için zahmet etmişsiniz,sağolasınız! Tabiki yazının tecrübeye dayanması ayrı bir güzellik.
    Ancak bir isteğim var, yazıya karşıdan bakınca insanın gözü korkuyor; eğer birkaç satırda bir boşluk bırakırsanız bizim için okunması çok daha rahat olacak!
    Adam gibi okursak , doğru anlarız! O zaman arılara olması gerektiği gibi bakarız;..diye düşünüyorum. Selamlar.

  • #10794

    cihat
    Katılımcı

    selam arkadaşlar arılarda diyer hayvanlar gibi yaradılış içgüdüsüne bağlı olarak çoğalma hissi duyarlar tabi arıcılıkta oğul istenmeyen bi yöntem oğula gitmesinde başka önemli nedenlerde oluyor ananın yaşlı olması yanlış çerveve verme arının sıkışması arının isteklerini yerine getirmede geç kalma gibi nedenler selamlar

  • #10797

    Mehmet Yigit
    Katılımcı

    Dört senedir arıcılık yapıyorum ve bal sezonundan sonra bölme işlemi yapıyorum, arılarım hiç oğul vermedi, oğul alma zevkini yaşayamadığım için üzgünüm

  • #10806

    muratakin
    Katılımcı

    Açlık oğulu deyince aklıma birkaç olay aklıma geldi:

    :genelde erken baharda çiçek yoğunluğu çok oluyor bahar çiçekleri ve meyva ağaçları ile bol çiçekli bir dönem oluyor.daha sonra azalıyor.

    Arkasından külttür bitkileri ve kurak yaz günlerinin dikenli bitkileri açıyor yani ikinci bir çiçekli dönem oluyor.

    Arılarımın olduğu bölgede pek üzerinde durmadığım ve bilmediğim KIRÇAN diye kelime geçiyor, konuşurken he he deyip kafa sallıyorum, sonunda konuyu öğreniyorum.

    Kırçan 21 mayısta başlayıp 21 haziranda biten arılar için kıtlık ayı olarak adlandırılıyor. Kırçanın çakır dikenlerin açmasıyla sona eriyor. bu bölgeye ait bir tarım takvimi.

    Bölgenin arısı karniyolun bir alt grubu olduğundan genelde oğul istekleri azdır ve daha çok nisan sonu ve mayıs başında olur.
    Haziran ayının 15 inden sonra tam ayçiçekleri açmak üzereyken her yerde küçük küçük oğul doluyor.
    Bu olayda kırçanı biraz doğruluyor bal özü akımı az olunca arıların işi azalıyor hemen oğul hazırlığına giriyorlar çünkü boş durmayı sevmiyorlar.

    Bölge arıcılarını bazıları bu ayda arılarını besliyorlar ancak bu şekilde iyi bal alıyorlar.

    Parağrafları ayırıp yazdım ne me lazım fırça yemeyelim de.

    Saygılar.

  • #10808

    feridun
    Katılımcı

    bal sezonundan sonra bölme işlemi yapıyorum, arılarım hiç oğul vermedi,,,iyide bal sezonundan sonra arılar kışlatılma hazırlıklarına başlanacağı için kuvvetli olmaları için birleştirme işlemi yapılır sizse bölüyorsunuz.
    Arılar genelde ilkbaharda oğula gitmezlermi? Bende 3.sene yaptığım için bu işi nasıl oluyor annamaya çalıştığım için merak ettim,hangi ayda bitiriyosunuz bal sezonunu yöreye göremi değişiyor bu.
    Teşekkürler iyi geceler.

  • #10809

    SEKERLI
    Katılımcı

    Bal hasatından sonra arıları bölmenin yanlış olduğunu biliyoruz.Bir koloni kışa ne kadar kuvvetli giriyorsa bahara da o kadar kuvvetli çıkar.

    O yılda o koloniden beklediğinizi alabilirsiniz.

    Ama maalesef bir çok kaynakta bal hasatından sonra kuvvetli kalmış kolonilerin bölünebileceği yönünde bilgiler var.

    Kışa girerken arıyı kuvvetlendirmek yerine bölmek ne kadar doğru olabilirse?

  • #10815

    Sait
    Katılımcı

    Güze kadar bir nedenle bir-iki çıta kalmış kolonilere takviye yapmak için birer ikişer çıta almak anlamında bölme deniyordur.Ben böyle anlıyorum.Yanlış mı acaba?

  • #10816

    Formen
    Katılımcı

    Selamlar
    Yöremizde bal sezonu 5 ~15 Ağustos gibi bitiyor. Bu yıl arkadaşın arıları bu zamanda 15 20 çıta olarak mevsimi bitirdiler. Arkadaş bu arıları tam yarıdan böldü ve yumurtaya başlamış taze ana arıyı vererek teşvik şerbetlemesine başladı.
    Şimdi arıların durumları normal arıdan farkı yok. Ben arıları sezon sonu bölemedim. Siz olsanız bal sezonu bitmiş ve elinizde 8 ~ 10 çıta yavrulu ve 18 ~ 20 çıtalı arılı koloniyi ne yapardınız?
    Bende böyle koloni olsaydı ben de aynı Gürbüz arkadaşım gibi bölerdim. Normal den biraz fazla teşvik şerbetlemesi gerekiyor.
    Arıcılar şartlara göre hareket etmelidirler.

  • #10817

    SEKERLI
    Katılımcı

    Ben olsam 2 katta kışlatırdım zaten kuvvetli kalan arılarımı da öyle kışlatıyorum.
    Eğer bölmek istersemde erken baharda bölerim.
    Kışa 7-8 çıta giren arı bahara büyük ihtimal 4-5 çıta çıkar.
    Bana görede o arı zayıftır.
    Baharda yine kekler şerbetler arıyı çoğaltmaya çalışıyoruz.
    Halbuki kışa 15 ila 20 çıta arası arı ile giren koloni kışı büyük ihtimal 10 çıtanın üzerinde çıkacaktır.
    İşte o arıdan bal da alınır oğul da alınır.

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.