Arıcılığa başlamak istiyorum

Home Forumlar ARICILIK Genel Arıcılık Arıcılığa başlamak istiyorum

Bu konu 26 yanıt ve 11 izleyen içeriyor ve en son  SEKERLI tarafından 17 yıl 9 ay önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #6905

    yugun
    Katılımcı

    Hepinize Merhabalar,
    Ben Hobi ve ikinci uğraş olarak arıcılık yapmak istiyorum. Yaklaşık bir haftadır internet araştırması yapıyorum. Ve hepinizin bloglarını tek tek inceledim. Bilgilerini paylaşmak için emek veren arıcılara yaptıkları hizmetten dolayı teşekkür ediyorum.
    Bloglarda birçok bilgi var ve çok yararlı olduğunu söyleyebilirim. Ama anlatılanlar tam bir bütünlük arzetmediğinden parça parça anlatılan şeyler tam bir bütünlük oluşturmuyor ve birçok şey akılda takılıyor.
    Ben de aklıma takılan şeyleri sizlere sormak istiyorum. Cevaplayanlara şimdiden teşekkür ediyorum.

    1-Önümüzdeki Nisan ayında iki koloni ile başlamak istiyorum.
    2-Bu kolonilere bir yıl bakarsam bu işi iyice öğrenirim daha yararlı olur gibi yzni ilk yıl kovanlarda oğul verdirmeden kışa gireceğim tavsiye edildiği üzere.
    3-Bu kovanlar diğer yaza çıkarsa o yıl da kovan arttırma için çalışacağım.
    4-Bunun için onbeş tane ana arı üretmek istiyorum işte esas mesele burada başlıyor. sorum şu: bir yazda iki kovandan 12 ana arı ürtilip onikisiyle 12 yeni kovan başlatılabilir mi ve bu kovanlar yaz döneminde kışı geçirecek kadar güçlenebilir mi?
    5- Anaarılar çıktıktan sonra üç çıtalı küçük kovanlara koyulup üzerine bir kepçe arı dökülüyor şurup verilip kapatılıyor üç gün bekletip açılıyor bunun çiftleşme için yapıldığı söylenmiş peki o küçük kovanı devam ettirsek o bir starter colony olmaz mı? İlerde güçlenince normal kovana alırız bu şekilde olu mu? Acaba iki kovan diğer sene bu şekilde 12 kovan üretmeye yeter mi yoksa üç kovanla mı başlamalıyım?
    6-Türkiyede bu starter colony satılmıyor mu? Kovan almak yerine starter colony almak hem daha ucuz hem de daha zevkli olur gelişimlerini izlemek vs açısından yani baharda arılı kovan yerine satılıyorsa 3 starter colony alsam yaz geçtiğinde kışlayacak kadar güçlenirler mi ve onları normal kovana alabilir miyim?
    7- Manisa Demircide görev yapıyorum ve burası 1000 mt de Arıcılık için uygun bir yer mi? Yayla balı iyi olur derler ama ben hiç arıcı görmedim demircide. Tarım bakanlığının sitesinde flora haritasına baktım ama açılmıyor sizce uygun bir yer mi demirci? Herhalde yüksek olduğu için siyah ırk tarif edilen arılarla başlamak uygun olur doğru mu?
    8-Ana arıları üretince silindirik kafeslere koyuyorlar. Ana arı ölünce kullanmak için ihtiyat olarak bunları bulundurmak istiyorsanız nasıl saklıyorsunuz yani o kafeste açlıktan ölür hayvan ama birçoğunu bir kovana da koyamazsınız elinizde ihtiyat üç beş tane ana arı tutmak için nasıl canlı tutuyorsunuz?
    9-Ayçiçek dönemi temmuz başında mı başlıyor Temmuz başı ayçiçek göçü için geç olur mu? Temmuzda yayladan deniz seviyesine yakın ayçiçeğe gidilirse arılar birden sıcağa gelince olumsuz etkilenir mi?
    Biraz uzun oldu sorularım ama yardımcı olabilirseniz sevinirim.

  • #10617

    muratakin
    Katılımcı

    Sayın Yugun:

    Elinize kalem alıp defter üzerinde yapılan hesaplar tutmaz. Hep iyi niyetle düşünüyorsunuz.
    Fireleri çok iyi hesaplamalısınız.

    Bu kış boyunca bütün arıcılıkla ilgili site ve blogları iyi izleyin, biraz daha bilgi ve cesaret toplayın.

    İki arı kovanından oniki Arıkovanı yaptınız deyelim: çok zayıf olacağı ortada, yıllara göre kış kaybınız bile çok olabilir.

    Arıcılık yapmaya başladınız içinizdeki bir ses durmadan bal isteyecek, o kadar zayıf kovanın hangisinden bal alacaksınız.

    İki kovandan daha uygun sayıda arı üreterek işi yıllara yaymalısınız.

    Çok koşan çabuk yorulur.

  • #10619

    ENARICI
    Katılımcı

    Aramıza hoşgeldin
    Bende yeni arıcıyım diyemiyorum. Yeni çırağım dersem sanırım daha doğru olur. Ben 2006 yılında 3 koloni alarak başladım. Ben emekli vede izmirde yaşıyorum. İlk yıl bölerek 6 koloni yaptım. Birde oğul bulduk. Uzatmıyalım geçenyıl mevsimden dolayı bir gelişme gösteremedik. Buyıl iyi bir bahar yaşadık ve 50 koloni oldu. Arı miktarı olarak hedefi yakaladık ama ürün olarak çamı bekliyoruz. Benim tavsiyem 2 ile 5 kovan arası arıyla başlaman. Sonra çevrende bu işi bilenlerle işbirliği yapman. İnternet bu iş için iyi bir kaynak. Ayrıca
    prof. Doğaroğlu,nun arıcılık kitabını tavsiye ederim. Bazı şeyleri zamanla öğreneceksiniz vede öğrendikçe zevk alıcaksınız. Blog um sağlık ve arıcılık.
    İnşallah başarılı olursunuz.
    Tekrar aramıza hoşgeldin diyorum.

  • #10620

    egehan
    Katılımcı

    Ali abi;

    Şimdi yazıyorsun bu şekilde okuyunca 7 koloniden 50 koloni yaptığın anlaşılıyor.

    Gerçekten öyle mi?

    Arada sanki 1 yıl daha var bu rakama erişmek için…

  • #10621

    ENARICI
    Katılımcı

    Halil hocam biraz kısa geçtik ama
    tabiiki arada bir yıl var. Buyıl bahara 14 koloniyle çıktık.Şubatta yavru uçuran arım maalesef ana kaybetti ve çok yıprandı.10 arım oğul verdi. Yaylaya gitmeden 45 oldu. Yaylaya gidince buradaki ilk oğullarda oğul verdi. Şu an 50 oldu ama
    5-6 tanesi istediğim gibi değil. Olsun sürünün körü topalı olabilir diyoruz. Kısmet olursa sağımdan sonra çok zayıf kalan olursa birleştiricem. Hedefe yavaş yavaş ilerliyoruz. Buyıl arı olarak allah bereket versin birde ürün alabilirsek daha ne diyelim sadece allah diyeceğiz.

  • #10623

    egehan
    Katılımcı

    Yani 7 / 14 / 50 oldu.

    Aslında bu büyüme hızı da biraz fazla.
    Çünkü bir sürü sıkıntılarla beraber geliyor hızlı büyüme…
    Baharda kabarmış petek bulmak bile sorun.

  • #10624

    cemreari
    Katılımcı

    merhaba
    Arı almaya karar verdiysen şimdiden arıcı arkadaşların yanına git.Biraz yardım et.bu arada da pek çok şeyi öğrenirsin.Ben 4 yıldır arı sahibiyim.Arıcı değilim. ben, benim bildiğimi biliyorum doğru- yanlış,devamlı başkalarının yanında bulunursan öğrenebilirsin.Ben biliyorum dediğin gün kaybedersin.Kaç kovandan kaç kovan olduğu pek önemli değil,işin temel kurallarını öğren.Basit ama hata kabul etmez kuralları var.
    Kolay gelsin

  • #10625

    yunusemre
    Katılımcı

    kardeş bence sen baharın bir iki tane arı aldıktan sonra bu işin üzerine yoğunlaş..şimdiden gereksiz büsürü şeyle kafanı yorma..zaten kendi arın olduğu zaman hepsini deneyerek öğreneceksin..
    bide sakın bi arıcının yanına gitmek ve yardım etmek gibi bi hata yapma.arıcı arkadaşlarımız yeni başlayan toy diye tabir edilen arıcı arkadaşları bi şeyler öğretmek vadiyle kullanmayı pek severler..

  • #10627

    Sait
    Katılımcı

    Sayın Yunusemre, arkadaşı korkutmayın.Her arıcı sizin dediğiniz gibi kötü niyetli değildir.Ben üç senedir arı sahibiyim az çok bilgi sahibi oldum.Buna rağmen bugün işi iyi bilen arıcı arkadaşlar yardıma çağırsa koşarak giderim.Çünkü üç yıla rağmen daha işin başında olduğumu ve öğrenmem gereken çok şey olduğunu biliyorum.Ben derim ki bir değil birkaç arıcı arkadaştan yardım al.Bir arıcıdan alacağın bilgiler seni yanıltabilir.Temmuz sonu benim arılık cıvarında bir genç arkadaş gördüm.5-6 kovanla uğraşıyor.Kovanlarda ne kadar arı olduğunu sordum 2-3 er çıta arı varmış.Şerbet veriyormusun dedim.Ne şerbeti abi o balları ben yiyeceğim satmayacağım dedi.Ne balı yeğenim sen önce arı sayısını arttır arıyı kışa hazırla,bu sene balı unut falan dedim. Arıcılık kursuna gitmiş ve arıcılığı çok iyi bilen(çocuğun ifadesi) bir tanıdığı buna kovanları satmış ve bu sene bal alırsın demiş.Çocuk tabii beni dinlemedi.Benim tavsiyem edindiğin bilgilere hemen inanma bilgileri birkaç yerden teyit ettir.Sorularına gelince, onlar da uzman arkadaşlara havale.

  • #10628

    yunusemre
    Katılımcı

    korkutma gibi bişey yok sait kardeş.ben sadece herkes gibi bi tavsiye verdim..takrir tabiki arkadaşın.yorumları değerlendirir kendi yolunu çizer.

  • #10631

    SIVASI
    Katılımcı

    Sayın Yugun,
    Bloglar arıcıların günlük tuttuğu defterlerdir. Bunları izleyerek mevsimsel çalışmalar yapabilirsiniz. Konuları bütünlük içerisinde görmek için, Sitenin Site Haritası bölümünü sıra ile okumalısınız.
    Arı satın almak için acemilere ilkbahar ayları tavsiye edilir. Ancak arıdan anlayan bir kişi ile birlikte iki oğul arısını bu günlerde bir koloni fiyatına alabilirsiniz. 7- 8 çıtalık arıları kışa hazırlayarak işe başlayabilirsiniz. Mevcudu az olacağından rahatlıkla bakabilirsiniz. Böylece ilkbaharda mevcutları 20 çıta üzerine çıktığında edindiğiniz sekiz aylık tecrübe ile daha rahat çalışabilirsiniz. Kış aylarında ölürlerse kalan balları yiyebilirsiniz. Hastalıktan ölmemişlerse, baharda alacağınız arılardan yapacağınız bölmelere verebilirsiniz.
    Başlatıcı koloni kavramı ile Ana yetiştirmede kullanılan küçük kutucukları karıştırdığınızı tahmin ediyorum. Çiftleştirme kutularında doğan ana arılar, yumurta bıraktığı gözler kapanınca alınarak satılabilir, yaşlı analarla değiştirilir ya da yapılan bölmelere verilebilir. Bahsettiğiniz tel, plastik kafeslerde ana arılar en çok bir hafta bekletilebilir. Ancak çiftleştirme kutularında bir aydan fazla da bekletilebilir. İklimi uygun olan yerlerde, altı minyatür çıta olarak kışlatmak ta mümkün.
    Bölgenizde hiç arı ve arıcı yoksa hazır ana alarak bölmeler yapmalısınız. İki arıdan ana üretirseniz verimsiz analar elde edersiniz.
    Diğer konular, işin içine girilince uygulama yapılarak görülebilir. Önce birinci nalı bulun ki, geriye kalan üç nal bir de atı elde edebilesiniz.

  • #10633

    SEKERLI
    Katılımcı
    Quote:
    Kış aylarında ölürlerse kalan balları yiyebilirsiniz.

    Kış aylarında ölen arının balı,sonbaharda varroa mücadelesi yapıldığından balda ilaç kalıntısı olduğundan kesinlikle yenmemelidir.

    İnsan sağlığı açısından büyük tehlike arzeder.

    Kansorejendir.:dry:

  • #10634

    SIVASI
    Katılımcı

    BALDA KALINTI
    Sayın Şekerli,
    Balda kalıntı bırakma konusundaki bilgilerinizi tazelemeniz http://acikarsiv.ankara.edu.tr/fulltext/932.pdf gerekiyor.
    “Bütün bu çalışmalardan ve bizim yaptığımız araştırma sonuçlarına göre ilaçların
    olumsuz yan etkilerini azaltmak için mutlaka ilaç doğru zamanda ve tekniğine uygun
    olarak kullanılmalıdır. Amitraz uygulanmasını takiben ballar 4 hafta süreyle hasat
    edilmemelidir. Bu şekilde kullanılmayan ilaçlar balda kalıntı sorununa sebep olmaktadır
    (Stoeppoler et al. 1986, Neri et al. 1992). İlaçlar memelilerin yağ dokuslarında ve
    karaciğerinde birikim yaparak sonuçta kronik zehirlenmelerine yol açmaktadır (Garcia
    80
    et al. 1996), bu nedenle kalıcı olmayan ve yağ dokusunda birikim yapmayan
    varrositlerin en iyi bilinen örneklerinden olan Amitraz yetiştiriciler tarafından tercih
    edilmektedir. Amitraz balda kalıcı değildir ve 3-4 hafta içerisinde tamamen
    metabolitlerine ayrışmaktadır. Amitraz bal mumunda da kalıcı değildir, aksine balmumu
    amitrazın degredasyonunu hızlandırıcı etkiye sahiptir. Ancak oluşan metabolit yani 2.4
    Dimethlanilin’ in balmumunda ölçülebilir ve Amitrazdan daha toksik olduğu göz ardı
    edilmemelidir (Taccheo 1988, Jan ve Cerne 1993, Jimenez et al. 1997, Kolankaya et
    al. 2001b). Yaptığımız çalışmada Amitraz’ lı bal örneklerinin çoğunda Amitraz
    kalıntısının ölçülebilir düzeyde saptanamamasının bir nedeninin de Amitrazın kolay
    parçalanma özelliği olabileceğini düşünmekteyiz.”

    Balda kalıntı bırakmayan markalar da var. Örnek:
    PERİZİN ilaç kalıntı arınma süresi Bal için sıfır (0) gündür.
    RULAMİT VA ilaç kalıntı arınma süresi Bal için bir aydır.

  • #10635

    yugun
    Katılımcı

    Değerli bilgi ve yorumları için cevap yazan bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum.

  • #10636

    egehan
    Katılımcı

    Kış aylarında ölen kolonilerin ballarının yenilmesi konusunda çekincelerin olması çok doğal.

    Bende hiç bir zaman yemeyi düşünmem…

  • #10638

    SEKERLI
    Katılımcı

    Sayın Sivasi

    Verdiğiniz linkte varroa ilaçlamasını koloninin bal tutum mevsiminde yapın ve balını alın diye bir bilgiye rastlamadım.

    Ama kuşkunuz varsa ben size yetkili ağızlardan o tür balların tüketilemeyeceğine dair bir sürü kaynak gösterebilirim.

    Varroa ile kimyasal mücadelede hangi kimyasal kullanılırsa kullanılsın buna organik asitler de dahil bal tutum zamanında veya balı hasat etmeden yapamazsınız.

    Son baharda kimyasal mücadele yapıyorsunuz yani içinde bal var iken ve bu balı yiyebilirsiniz diyorsanız o zaman satabilirizde.

    Bu tür uygulama yasal değildir.

    BALLARDA HATALI İLAÇ KULLANIMI SONUCU MEYDANA GELEN KALINTILARIN HALK SAĞLIĞI AÇISINDAN OLUŞTURABİLECEĞİ TEHLİKELER

    Yrd.Doç.Dr. Yavuz Kürşad DAŞ, Prof.Dr. Abdurrahman AKSOY

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Farmakoloji-Toksikoloji Anabilim Dalı, SAMSUN

    Ballarda kalıntı olarak bulunmasına izin verilen ilaç ve kimyasal maddelerin tolerans sınırları Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğinde belirtilmiştir. Buna göre ballarda pestisid etkin madde miktarı toplam 0.01 mg/kg’ı geçmemelidir. Ayrıca peteklerde bulunan mum güvesine karşı kullanılan naftalenin ballarda bulunmasına izin verilen kalıntı miktarı 0.01 mikro g/kg’dır.6 Türk Gıda Kodeksi’ne göre ballarda kalıntı olarak bulunmasına izin verilen veteriner ilaçları miktarları amitraz ve coumaphos için 200 mg/kg, cymiazol için 1000 mg/kg’dır (13).

    Bal için ilaç kalıntı arınma süresi “GÜN” olarak ifade edilir. Tedavi süresince ve son ilaç uygulamasından sonra 30 gün boyunca elde edilen bal insan tüketimine sunulmamalıdır. Arıların bal üretimine başlamasına en az 32 gün kala ve bal üretimi boyunca kullanılamaz. İlaç uygulanan kovanlardan elde edilen ballar insan tüketimine sunulmamalıdır. Arıların bal üretmeye (tutmaya) başlamasından itibaren bal hasadına kadar ilaç kullanılamaz. İnsan tüketimine sunulacak olan polen, arı sütü, propolis vs toplama ve üretme döneminde kovanlara (arılara) uygulanamaz. Bal akımı (bal tutumu) süresince ve bal akımının başlamasına asgari 3 gün kala uygulanmamalıdır (9).

  • #10639

    MURAT CAKIR
    Katılımcı

    Perizin ya da diğer kimyasalların prospektüslerindeki bilgilere bakılınca genelde hiçbir şekilde kalıntı problemi oluşturmazlarmış sonucu ortaya çıkıyor.

    Fakat akademik kaynaklarda farklı bilgiler var.

    Prof. Dr. Ulviye Kumova’nın

    VARROA İLE MÜCADELE YÖNTEMLERİ isimli bildirisinde konuyla ilgili enteresan bilgiler var.

    ….

    Arı kolonilerinde Varroaya karşı kullanılan ilaçlar kalıntı oluşturmaktadırlar. Özellikle bazı ülkelerde yoğun olarak kullanılan ilaçlar arasında; bromopropylate (Folbex-VA, Neu/Acariol), coumaphos (Perizin/Asuntol) ve fluvalinate (Apistan/Klartan/Mavrik), gibi etkili maddelerin balda ve balmumunda yaygınlığı gözlenmelidir. Bu kimyasallar yağda erirler, uçucu değillerdir ve uzun yıllar kullanılırsa balda, balmumunda ve propoliste kalıntı bırakmaktadır.

    …..

    Arı ürünlerinde kalıntı belirlemek için yapılan araştırmalar sınırlı kalmaktadır. Bromopropylate, fluvalinate ve coumaphos uygulamaları sonrası bal ve balmumunda kalıntı belirlenmiştir. Yapılan bu araştırmaların tümünde bulunan kalıntı balda bulunan kalıntı düzeninin üzerinde çıkmıştır.

    Makalenin tamamı okunduğunda ortaya çıkan sonuç, özellikle kimyasallarla yapılan varroa mücadelesinde yıllar içinde bu maddelerin balmumunda birikerek zamanla tehlike sınırlarının çok üzerinde kalıntı problemi oluşturdukları şeklinde.

  • #10642

    SIVASI
    Katılımcı

    TOLERANS SINIRLARI
    Tarım ve hayvancılıkta kullanılan bütün kimyasalların insan sağlığı için az veya çok zararlı olduğunu, zorunlu olmadıkça bal akımı döneminde Varroa mücadelesi yapılmaması gerektiğini hepimiz biliyoruz. Bu günkü bilgi düzeyine göre: İLAÇ KULLANMAK ZORUNDA KALIRSANIZ DÖRT HAFTA GEÇMEDEN BALI ALARAK SAĞMAYIN, deniyor. Çünkü bal sağıldıktan sonra hemen tüketime sunma hazırlıkları başlıyor. Hatta kendimiz bile oracıkta yiyoruz. Tüketicinin korunması için üreticilerin de kurallara uyma zorunluluğu var. Bilinçli arıcılar ilkbahar ilaçlamasını Şubat- Mart, sonbahar ilaçlamasını Kasım- Aralık aylarında yaptığından zaten Varrao ile pek muhatap olmazlar.

    Sonbahar ayları büyük bal akımı dönemi değildir. Sonbahar ilaçlaması ile ölen arının balını yiyebileceğimiz dönem içerisinde iki aylık bir dönem olduğundan zaten ilaç kalıntısı bulunmaz. Bulunsa dahi, Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğinde belirtilen, ballarda kalıntı olarak bulunmasına izin verilen ilaç ve kimyasal maddelerin tolerans sınırları altında olacaktır. Bu balların ticari değeri olmadığından satamazsınız. Çıtaları genelde eskidir, polenlidir, yavru sahası açıktır, az da olsa yavruludur. Polenli çıtaları satmamın yolu yok, bulursam kazımak suretiyle kendim yerim zaten.;)
    Sayın Şekerli,
    Arıcılığa başlamak isteyen arkadaşımıza, başlamak için acele etmesini ilk kış ayında kayıp dahi verse zararının fazla olmayacağını ifada etmeye çalıştım. Keşke, Siz de bir cümleye takılmanın yanında, arkadaşımıza görüş ve önerilerinizi sunsaydınız.

  • #10643

    SEKERLI
    Katılımcı
    Quote:
    İLAÇ KULLANMAK ZORUNDA KALIRSANIZ DÖRT HAFTA GEÇMEDEN BALI ALARAK SAĞMAYIN,

    Bu ifadeyi hiç bir yetkili ağız kullanamaz.
    Kaynak gösterirseniz bilgilenirim.
    Ondokuz mayıs üniversitesi yaptığı araştırmada bal tutum zamanında kullanılamayacağını belirtmiş.

    Quote:
    Sayın Şekerli,
    Arıcılığa başlamak isteyen arkadaşımıza, başlamak için acele etmesini ilk kış ayında kayıp dahi verse zararının fazla olmayacağını ifada etmeye çalıştım. Keşke, Siz de bir cümleye takılmanın yanında, arkadaşımıza görüş ve önerilerinizi sunsaydınız.

    Ben verilen bilgilere karşı değilim ki.Sizin de dediğiniz gibi arıcılıkta zarar düşük bir ihtimal.

    Ben sadece hatalı bir bilgiyi düzeltmek istedim.
    Usta arıcıların bunu yapmayacağını zaten biliyorum.
    Ama bu işe yeni başlayan arkadaşlarımıza hatasız bilgiler vermeliyiz.

    Yoksa sizi yermek gibi bir düşüncemin olmadığını bilmenizi isterim.

  • #10645

    SIVASI
    Katılımcı

    BARDAĞIN DOLU TARAFI

    Amitraz uygulanmasını takiben ballar 4 hafta süreyle hasat
    edilmemelidir.

    Amitraz balda kalıcı değildir ve 3-4 hafta içerisinde tamamen
    metabolitlerine ayrışmaktadır.

    Bal için ilaç kalıntı arınma süresi “GÜN” olarak ifade edilir. Tedavi süresince ve son ilaç uygulamasından sonra 30 gün boyunca elde edilen bal insan tüketimine sunulmamalıdır.

    Arkadaşlar,
    Yukarıda ne ifade edilmek isteniyor?

    Büyük bal akımına yakın bir dönemde, ilaç kullanılmış arının balı çöpe mi atılacaktır, yoksa dört haftalık süre sonunda hasat edilerek tüketime mi sunulacaktır? Bana yüzde doksanı dolu bardağın boş tarafına bakıyorsunuz gibi geldi.

    Benim buradan anladığım, kullanılan ilaç yaklaşık bir ayda etkisini yitirecektir. Bu süre beklenmeli, sürenin sonunda bal hasadı yapılmalı ve tüketiciye sunulmalıdır. Çünkü bu süre sonunda baldaki ilaç kalıntısı miktarı kabul edilebilir değerlerin altına düşecektir.

  • #10648

    SEKERLI
    Katılımcı
    Quote:
    Tedavi süresince ve son ilaç uygulamasından sonra 30 gün boyunca elde edilen bal insan tüketimine sunulmamalıdır.

    Burada yazılan gayet açık ve net.

    Bu ifadeden kimyasal uygulanmış balları 30 gün sonra insanlara yedirin gibi bir anlam mı çıkarıyorsunuz?

    Aklıma kötü şeyler geliyor. Yoksa siz böyle bir uygulama mı yapıyorsunuz, savunduğunuza göre.

    Quote:
    Büyük bal akımına yakın bir dönemde, ilaç kullanılmış arının balı çöpe mi atılacaktır

    Evet o balları insanlara yediremezsiniz!!!!!
    Ancak arıları beslemede kullanabilirsiniz.

    Bunu ben söylemiyorum,bu işin uzmanları söylüyor.

    Daha düne kadar ballarımızın avrupa kapısından, arıcılarımızın sizin gibi düşünüpte uygulama yaptıkları için geriye döndüğünü ne çabuk unuttunuz.

    Bu tür arıcılık sitelerinin açılma amacı bu tür hataların önlenmesi için değilmidir?
    Yoksa laf olsun torba dolsun diye mi yazılıp çiziliyor?

    Fakat çok kişiyi yanlış yönlendiriyorsunuz.

    Bu konuyu tartışmayı dahi yanlış ve anlamsız buluyorum.

  • #10649

    demet
    Katılımcı

    Öncelikle herkese selamlar; Sıcak bir akşam, bakıyorum tansiyonlarımız yine yükselmiş.
    Bende amitraz kullanıyorum. Elimde vamitrat-va’nın prospektüsü var. İki saattir evirip çeviriyorum.
    Burada amitrazla muhatap olan balı, 4 hafta beklettikten sonra yiyebilirsiniz gibi bir ifade yok. Aksine; amitraz uygulamasından 30 gün sonrasına kadar elde edilen ballar kullanılmamalı diyor.
    Ayrıca firma; bal akımına bir ay kala ilaç uygulamasına son verin diye de baştan uyarıyor.
    Bu konu zaten bizimle ilgili değil ;bizler kimyasal kirlilik konusunda bilinçli üreticileriz.
    Kusura bakmayın ama; bal tutum zamanına, arıları varroa zararı içinde giren bir arı sahibi ya amitraz uygulaması için bal hasadını beklesin, yada amitraz uyguladığı kovanın ballarını insan tüketimine sunmasın.

    Konuyla alakası yok ama sohbetlerini dinlediğim iki çiftçinin arasında geçen konuşma aklıma geldi.
    “Amcamın patlıcanlarına beyaz kelebek musallat olmuş. İlaç yaptıysa da başarılı olamamış.Patlıcanlar can çekişiyormuş. Öteki amcamda ateşli bir şekilde söze giriyor: “Benim patlıcanlara da beyaz kelebek musallat oldu. Baktım evde shelltox var. Hani kara böceklere sıkıyoz ya; fısfıs!Gittim patlıcanlara bir güzel sıktım. Ne kelebek kaldı ne bi şey!”
    Eee çok iyi bende kullanayım bari.
    Kullan. Ama söyliyim patlıcanlar biraz acı oluyor
    Olsun canım; patlıcanı tuza basarsın bir şey kalmaz. “

    Allah cümlesine akıl versin ne diyelim! Gördüğünüz gibi çiftçilerin üretici zekaları zehir gibi çalışıyor. Kendileri istedikleri kadar zehir yiyebilirler, bana yedirmeye kalkmadıkları sürece!

  • #10650

    SEKERLI
    Katılımcı
    Quote:
    Allah cümlesine akıl versin ne diyelim! Gördüğünüz gibi çiftçilerin üretici zekaları zehir gibi çalışıyor. Kendileri istedikleri kadar zehir yiyebilirler, bana yedirmeye kalkmadıkları sürece!

    Yedik Demet hanım yedik.
    Zannedersem geçtiğimiz yıl idi (Edirne bu konuda müthiş şanslı) Kapıkuleden zehir deposu olduğu için geriye çevrilen domatesleri yemedikmi? Kış ortasında domatesi kilosu 50krş kapış kapış gitti.

    Bir kaç yıl önce de aynı şekilde ucuz olarak biberi yemiştik.
    Bir kaç kendini bilmez seradaki bibere parazit için tütüne kullanılan ilacı atmıştı. Ucuz olduğu için. Aynı şekilde biber de geriye dönmüş ve çoğu da Edirne’de satılmıştı.

    İç pazar götürür efendim nasılsa denetleyen yok,çöpe mi atılacak yazıktır yaa!!!!!

  • #10655

    egehan
    Katılımcı

    Demet mi gelmiş?

  • #10657

    Sait
    Katılımcı

    Balları stoklayanlar yavaş yavaş foruma düşmeye başlıyorlar.Allah daha çok versin.

  • #10658

    SIVASI
    Katılımcı

    YASAL UYARI
    Sayın Şekerli,
    http://www.samsunvho.com/viewpage.php?page_id=15
    Görüşünüze kaynaklık eden yazıyı tekrar gözden geçirdim.
    Yazı 14 kaynaktan toplanmış, yazıdaki tüm cümleler neredeyse birebir alıntı yapılmış. Bizim foruma yaptığımız alıntılar kadar emek harcanmış bir ÇALIŞMA!!!
    9 numaralı kaynak http://www.kkgm.gov.tr/talimat/gidalarda_ilac_kalinti_uyarilari.html

    GIDALARDAKİ İLAÇ KALINTI UYARILARI HAKKINDA TALİMAT adını taşıyor. Sigara paketlerinin üzerine YASAL UYARI SİGARA SAĞLIĞA ZARARLIDIR cümlesinin bulunması nasıl yasal bir zorunluluksa, üretilen ilaçların üzerine de örnek cümlelerin birinin yazılması zorunluluğunu getiriyor. İşte ilgili bölüm:
    15-BAL için ilaç kalıntı arınma süresi “GÜN” olarak ifade edilmelidir.
    Örnekler :
    Gıdalarda (balda) ilaç kalıntı uyarıları
    ilaç kalıntı arınma süresi ( i.k.a.s.) : “tedavi süresince ve son ilaç uygulamasından sonra 30 gün boyunca elde edilen bal insan tüketimine sunulmamalıdır ”
    “ arıların bal üretimine başlamasına en az 32 gün kala ve bal üretimi boyunca kullanılamaz.”
    “İlaç uygulanan kovanlardan elde edilen ballar insan tüketimine sunulmamalıdır.”
    “ arıların bal üretmeye (tutmaya) başlamasından itibaren bal hasadına kadar kullanılamaz”
    “ insan tüketimine sunulacak olan polen/arı sütü/propolis/vs toplama/üretme döneminde kovanlara/arılara uygulanamaz ”
    “Bal akımı (bal tutumu) süresince ve bal akımının başlamasına asgari 3 gün kala uygulanmamalıdır.” (ilaç kalıntı arınma süresi bal için 3 gündür).
    Bu ifadelerin hangi ilaçlarla ilgili olduğunu üretici firmalar belirleyebilir. Arı Hastalık ve zararlıları için kullanılan çok sayıda ilaç var. Bunların bir kısmı balda sıfır kalıntı bırakırken, bir kısım ilaçların bir yada altı ay kalıntı bıraktığını görüyoruz. Yukarıdaki tırnak içerisinde verilen cümleler bir araya getirilerek BİLİMSEL yazı oluşturulamaz.
    Avrupa Yavru Çürüklüğü gibi önemli bir hastalık için kullanılan antibiyotikle Varroa için kullanılan kalıntı bırakmadığı iddia edilen bir ilaç bir tutulabilir mi?
    Bir noktada çelişkiye düşmüşsünüz. Ben yemediğim balı başkalarına da yedirmem arılarıma da!!! Ayrıca burada yaptığım bir şeyi savunmuyorum. Yazdıklarımı bütün olarak incelerseniz Siz de görürsünüz. ‘Barika-yı hakikat, müsademe-yi efkârdan çıkar,’ (gerçeğin ışığı, fikirlerin çatışmasından çıkar).Amacımız doğruyu bulmak.

    http://www.kemalpasa-tarim.gov.tr/cey/ARICILIK.HTM

    Ülkemize ilk girdiği 1978 yıllarında arıcılığımız için çok büyük darbeye sebebiyet vermiş. Ancak daha sonra kontrol altına alınmasına rağmen ilaçlı mücadele yapılmazsa kovanların sönmesine kadar varan zararlara sebebiyet verebilir. Arılıkta her türlü çalışmada diğer kovanlara bulaşabilir. Erken ilkbaharda ve sonbaharda ilaçlama yapılmalı, KESİNLİKLE MECBUR KALMADIKÇA BAL DÖNEMİNDE İLAÇLAMA YAPILMAMALIDIR. Zararsız gibi gözüken ilaçların bir çoğu balda kalıntı bırakmaktadır.

    http://acikarsiv.ankara.edu.tr/fulltext/932.pdf
    Pestisit çalışmalarında ilk olarak tolerans değerlerinin tespit edilmesi ve
    tespit edilen tolerans değerlerine göre SON İLAÇLAMA İLE HASAT ARASINDAKİ SÜRENİN BELİRLENMESİ çalışmaları yapılmıştır (Dormal ve Çakıllar 1960).

    http://www.enderyarsan.net/Samsun.php

    Ayrıca, amitraz uygulamasını takiben 30 GÜN GEÇMEDEN bal hasadı yapılmaması tavsiye edilir.

  • #10659

    SEKERLI
    Katılımcı

    Bakıpta görmek istemeyene,okuyupta anlamak istemeyene diyecek bir sözüm yok.

    Siz bal tutum zamanı ve yılın oniki ayı ilaçlama yapın.

    Balını hem yiyin hemde çevrenize yedirin.

    Nasılsa size göre ilaç kalıntı bırakmıyor.(neye göre karar verdiğinizi de anlamış değilim)

    Beş on devletin üstüne çullanıp ta bitiremediği Osmanlının torunlarına hiç bir şey olmaz.

    Düşman da kim oluyor?

    Biz bir birimize yeteriz.

    Kanser de ne olaki?:)

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.