2011 SEZENONDA NE YAPALIM, NE ZAMAN YAPALIM?

Home Forumlar ARICILIK Arıcılıkta Mevsimsel Çalışmalar 2011 SEZENONDA NE YAPALIM, NE ZAMAN YAPALIM?

Bu konu 21 yanıt ve 2 izleyen içeriyor ve en son  SIVASI tarafından 14 yıl 1 ay önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #6931

    SIVASI
    Katılımcı

    ARALIK/OCAK AYINDA NELER YAPILMALI?

    Kovan havalandırmasını arılar vantilasyon yaparak, kanatlarını çırparak yaparlar. Kış salkımındaki arılar soğuktan dolayı bu hareketi yapamazlar. Kovanın havalandırmasının doğal olarak gerçekleşmesi için önlem almak gerekir. Kovanın uçuş- giriş boşluğu tamamen kapatılmaz, ancak 3-5 santime kadar düşürülür.
    Kovanın altına, arka tarafa gelecek şekilde tahta- taş parçası konur. Kovanın ön tarafa doğru 4 derecelik eğimli olması sağlanır. Arıların solunumu sırasında serbest kalan, biriktiği takdirde zehirlenmeye sebep olan karbondioksit gazının eğimin etkisiyle dışarı doğru akıp gitmesi sağlanmış olur. Eksilen gazın yerine oksijen gazının girmesi sağlanmış olur.

    ŞUBAT/MART AYINDA NELER YAPILMALI?

    Arılar temizlik uçuşunu yaptıktan sonra yiyecek kaynağı aramaya başlarlar. Kovana ilk polen gelişiyle yumurtlama faaliyetini başlar- hız kazanır. Bu dönemde yumurta ve yavruların üşümemesi için girişleri bir miktar daha daraltmak gereklidir.
    Bu mevsimde ben daraltma için çamur kullanıyorum. Doğru kullanıldığında arılar çamura hiç dokunmuyorlar. Mevcutları fazla olduğu halde daraltma yapılmışsa, daha çamuru tututur – tutturmaz girişte toplanarak, kopardıkları parçaları uçuş tahtasına bırakıyorlar. İlerleyen zamanda mevcut arttıkça kendiliklerinden genişletmeye devam ediyorlar. İlkbaharda yağan yağmurlar onların işini kolaylaştırıyor, sertleşen toprağı tekrar yumuşatıyor.

    Yapılacak ikinci iş polen ihtiyaçlarını kolayca karşılamaları için fabrika üretimi olan, içerisinde polen yerine geçen soya unu bulunan kek vermektir. Toptan alındığında beş liranın altına düşüyor, kendimizin yapabileceği kekten de ucuza geliyor.

  • #11876

    SIVASI
    Katılımcı

    ŞUBAT AYINDA NELER YAPILMALI?

    Yapılacak üçüncü iş varrao mücadelesini kapanan son gözdeki varroanın da çıktığında yok edilebilmesi için en az 16 güne yaymak olmalıdır. Hatta soğuk havalarda çıkışlarında geciktiğini hatırlayarak 19 güne yayılması bence daha faydalı olacaktır. Körükle verilen Amitraz içerikli uygulamaya göre:
    1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19
    Mücadele 1.6.11.16. ve 19. günlerde yapıabilir.
    Mücadeleyi sizin yapmanız da tek başına yeterli olmaz. Çevrenizdeki arı sahiplerine de uygulama yapmalarının önemini anlatmalısınız. Komşunuzun bir arısının ölmesi demek yağmacılık yoluyla o arıda bulunan tüm hastalıkların sizin arılığınıza da bulaşması demektir.

  • #11877

    SIVASI
    Katılımcı

    MART AYINDA NELER YAPILMALI?

    Yapılacak dördüncü iş arıları gözlemlemektir. İyi gözlem yapmak pek çok problemin zamanında tespitini ve tedbir alınmasını kolaylaştırır. Kıştan çıkan arıların baharda yok olmalarının önüne ancak gözlem yaparak geçilebilir.
    Daha önce verilen keklerin bitirilip- bitirilmediği birer hafta ara ile kontrol edilmelidir. Yavru miktarı arttıkça polen yerine geçen soya unu bulunan keklerin bitirilmesi gerekir. Keke dokunmayan arı kolonilerinin anasız kalmış olma ihtimalleri vardır. Diğer kovanlara polen geldiği halde, bu kovanın arıları uçmuyor, polen getirmiyor, kovan girişinde tembel-tembel duruyorlarsa ana arının varlığı kontrol edilmelidir. İşçi arıların bir kısmının yumurtlamaya başlamasından önce müdahale edilerek en yakın koloni ile koku verdikten sonra birleştirilmelidir. Bu günlerde kurtarılabilecek bir çıta işçi arının dahi komşu koloniye faydalarını ilerleyen zaman içinde görebilirsiniz.
    Yine gözlem yaparak yağma davranışı tespit edilebilir. Akşam ezanı vakti hareket sona erdiği halde kovanların bir- ikisinde hareketlilik devam ediyorsa yağmadan şüphelenilmelidir. Girişinde mum kırıntıları vb. kirlilik olan koloni muhtemelen yağmaya uğramaktadır. Girişine tombul- tombul ve ıslanmış gibi koyu renkli arılar konan kovandaki koloni de yağmacı demektir. Anasız kalan kolonilerde direnme ve kavga da görülmez. Savaşta ölmeseler dahi, aç kalarak yok olmaya mahkûm olurlar. Anasız kalan koloni yine en yakın koloni ile birleştirilmelidir.

    Yiyeceği tükenen koloniler de gözlem yoluyla tespit edilerek ballı çıta verilebilir.

  • #11878

    SIVASI
    Katılımcı

    MART/ NİSAN AYINDA NELER YAPILMALI?

    Arıcılıkta Mevsimsel Çalışmalar-İlkbahar Bakımı/ Büyük Bakım… konusu okunduktan sonra kovan değişikliği yapılmalıdır.
    Küflenmiş petekler alınmalı, mevcudu az olan koloniler sıkıştırılarak bölme tahtası konulmalıdır.
    Ana arının kalitesi yumurta düzenine bakarak tespit edilmeli, dağınık yumurta bırakan ve organlarında eksiklik bulunan ana arıların oğul dönemine kadar yaşamasına izin verilmeli, ilk fırsatta değiştirilmelidir.
    Önceki yılda tutulan kayıtlarla karşılaştırma yapılmalı, kıştan güçlü çıkan kolonilerden mayıs ayında bölme oğullar ve yedek analar üretmek için planlamalar yapılmalıdır.

  • #11879

    SIVASI
    Katılımcı

    MART/ NİSAN AYINDA NELER YAPILMALI?

    Yiyecek sıkıntısı çeken arılara iki ölçü şeker ile bir ölçü sıcak su ile hazırlanmış bir- iki su bardağı kadar şurup verilmelidir. Hastalıktan korunmak için en iyisi şeker şurubu vermektir. Geçmiş yıllarda arılığında hastalık olmadığını düşünen arıcıların erken ilkbaharda bal vermeyle ilgili uygulamalarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
    Ballı çıtanın bir yüzünün sırı alınarak veya çizilerek doğrudan doğruya arıların yoğun olduğu çıtaların üzerine yatırılabilir. Bir- iki gün sonra çıta alt- üst edilerek diğer yüzdeki bal çizilerek alınması kolaylaştırılabilir.
    İkinci yöntem ballı çıtayı yine çizerek yavru sahasına yakın bir yere yerleştirmektir. İki gün sonra yine ters tarafa çevrilerek ikinci yüzdeki balın alınması sağlanabilir.
    Üçüncü yöntem çok az balı kalmış çıtaların balının kazınmak suretiyle yine çıtaların üzerine verilmesidir. Bunun için strafor veya naylon tabaklar kullanılması uygun olacaktır. İşi biten tabaklar imha edilir. Şurupluk içerisine verildiğinde bir de bulaşıkları yıkama derdi ortaya çıkıyor.

  • #11880

    SIVASI
    Katılımcı

    MART/ NİSAN AYINDA NELER YAPILMALI?

    Yapılabilecek bir diğer işlem, malzeme depolarının elden geçirilmesi, biriktirilmiş veya unutulmuş olan eski mumların ve sıkıştırıldığından artan siyah peteklerin değerlendirilmesidir. Çiçeklerin üzerinden buharlaşıp giden nektar ve bal mumu milli servettir. Marketlerde satılan balın iki katı para verilerek alınmaktadır.
    Az sayıda arı kolonisi olanların uygulayabileceği bal mumu elde etme yöntemini paylaşmak istiyorum:
    Mum eritmede kullanılmak üzere yaklaşık 10 litrelik bir kova hazırlanır.
    İçerisine alabildiği kadar eski petek parçalanarak doldurulur.
    Kovan hacminin yarısı kadar/ yaklaşık beş litre su ilave edilir.
    Kaynamaya başladıktan sonra ara sıra karıştırılarak 10 dakika daha kaynatılır.
    Ekmek selesine benzer bir süzgeç hazırlanır.
    Altına beş litreden büyük hacme sahip bir kap yerleştirilir.
    Alttaki kovada biriken su ve mum soğumaya bırakılır.
    Süzgeç içerisindeki mum posası telis torbaya boşaltılır.
    Baskı uygulanarak kalan mumunda dışarı çıkması sağlanır.
    Çıktığı yerde donan mumlar da alınarak sıcak su bulunan kovaya atılır.
    Bir gün sonra su yüzeyindeki donmuş bal mumu alınır.
    Takasa girilerek baskı parası karşılığında yeni mumlar alınır.

  • #11881

    SIVASI
    Katılımcı

    MART/ NİSAN AYINDA NELER YAPILMALI?

    Yiyecek sıkıntısı çeken arılara bal vermenin bir diğer yolu, eşit miktardaki bal ve sıcak suyu karıştırarak şurup halinde vermektir. Şeker şurubundan pahalıya geldiğinden dolayı ve bulaşıcı hastalıklardan korunmak için bal şurubu vermekte pek tavsiye edilmez. Ancak siyah çıtalar üzerinde bulunan 3-5 santimlik bal kemerlerini değerlendirmek için faydalı olabilir.

    Siyah mumlar eritmek için parçalanırken, bal kemerleri kesilerek ayrılır. Mum eritmekte kullandığımız kovada ısıtılan suya bal kemerleri parçalanarak bırakılır. Burada amaç mum elde etmekten çok bal şurubu elde etmek olduğundan kaynatılmaz. Karıştırmak suretiyle bal ile mumun ayrılması sağlanır. Süzülerek ayrılan bal şurubu akşam saatlerinde kovan üstü şurupluk ile kovan üzerine veya askılı şurupluk ile kovan içine verilebilir. İlk günlerde bir su bardağı kadar şurup verilmeli, tüketildikçe miktar artırılmalıdır. Ortaya çıkan mum parçalarını da diğer mumlara katarak eritebiliriz.

  • #11882

    SIVASI
    Katılımcı

    NİSAN AYINDA NELER YAPILMALI?

    Arıların ilk ihtiyacı açlıklarını gidermektir. Karınları doyan, kovanda yeterince yiyecek olduğunu gören tarlacılar polen taşımaya ağırlık verirler. Polen ana arının daha fazla yumurtlamasını ve yumurtadan çıkan yavruların üç gün içerisinde çok hızlı gelişimini sağlar.
    Teşvik şurubu ve kek verilen kolonilerdeki verim artışı yüzde yirmiler civarında artmaktadır.
    Erik Ağaçlarının çiçek açtıktan sonra gün aşırı bir ölçü şeker ve bir ölçü sıcak su ile hazırladığımız şurup verilmelidir.
    Tutulan kayıtlar kontrol edilerek, kıştan güçlü çıkan kolonilerden bal mı alınacağına yoksa bölme oğullar ve yedek analar mı üretileceğinin kararı Nisan ayı içerisinde verilmelidir. Bölme oğullar alınmasına karar verilen kolonilere kat verirken ve çıta eklerken acele edilmemelidir. Şımarık yüksüğünün yapıldığı, günlük yumurtanın bırakıldığı, süt içerisindeki ana arı aday adayları görülmelidir. Yüksükler kapanmadan ana arı üç çıta ile ayrılmalıdır. Yüksüklerin uçlarındaki koyu renkli bölümler görüldükten sonra ikişer çıtalık bölme oğullar alınmalıdır. Üşümemeleri için, aralarında sinek teli bulunan bölme tahtasıyla bölünmüş üç bölmeli kovanlara alınması daha uygun olacaktır. Standart kovanlara alındığı takdirde bölme tahtası ile iyice daraltılmaladır.

  • #11883

    SIVASI
    Katılımcı

    NİSAN/MAYIS AYINDA NELER YAPILMALI?

    Kıştan çıkan arıların bir tur yavru çıkaracak kadar ancak ömürleri kalmış olur. Kışları soğuk geçen Sivas gibi yerlerde İlk yumurtanın bırakıldığı günden -Şubat ayının son haftası – itibaren yaklaşık iki ay sonra -Nisan ayı sonu- ölen arı miktarı kadar arı yetişmiş olacaktır. İzleyen üçer haftalık dönemlerde koloniler sıkışmaya başlar.
    Mevcudun arttığının en iyi göstergesi ilk ve son çıtanın iç yüzlerinde yumurta görülmesidir. İlk ve son çıtanın en az birinde iki yüzünde de yumurta, kurtçuk hatta kapalı gözler görüldüğünde yumurta sahası açmak için çıta takviyesi yapmak gerekir.
    Varsa yarım ballı ya da geçen yıl fazla olduğundan kovandan alınan kabartılmış çıtaların verilmesi tercih edilmelidir.
    Şurup verilmeye başlanan kolonilere mum takılan yeni çıtalar da verilebilir. Gece sıcaklıkları hala düşük seyrettiğinden son sıraya verilmesi, birinci yüzey kabartıldığında sondan ikinci sıraya verilmesi daha uygun olacaktır.

  • #11884

    SIVASI
    Katılımcı

    NİSAN/MAYIS AYINDA NELER YAPILMALI?

    Yedek analar nasıl mı elde edilir. Forumda ANALAR GÜNÜ başlığında 2008 yılı tecrübelerimi sıcağı sıcağına paylaşmıştım. Şimdide yeniden düzenlerken heyecanlanıyorum.
    11 Mayıs (2008) benim için de çok özel ve güzel bir gün oldu. Bir bölmeden çıkan arılar diğer kovanların üzerlerine konmaya başladı. Su püskürterek toplanmalarına engel oldum. Kovana dönmelerini sağladım. Daha önceden oğul vermesinler diye ikişer çıta böldüğüm ve böylece yedi bölme oluşturduğum için kargaşayı daha hafif atlattım.
    Bölmenin birisinden bir saat içerisinde 7 tane ana resmen elime doğdu. Çıkanı delikli kibrit kutularına aldım. Yanındaki bölmenin üzerine bırakarak kapattım.
    İkindi vakti bir çıtayı üç ruşete silkelemek suretiyle 6 ruşeti arı ile doldurup karanlık odaya aldım. Akşam saatlerinde girişlerden ana arıları tek -tek bıraktım. İki gece karanlık yerde bıraktıktan sonra gölgelik bir yere yerleştirerek girişlerini açacağım. Geçen hafta yaptığım çalışmalarla birlikte 15 ruşetin tamamına ana vermiş oldum. Artık çıkan analara dokunmayacağım. Yaptığım bölmeler kendi analarını seçecekler.
    Bir gün önce çıkan analardan üç tanesini de akrabamın üç bölmesine kafes ve kekle birlikte vermiştim. Kabullendiklerini gösterir hareketleri görünce 24 saat sonra serbest bıraktım.
    Ruşetler bakalım ne kadar işe yarayacak!…
    2008 sezonunda çok işe yaramıştı. Ruşetlerin bir kısmında analar ortadan kayboldu. Yumurtlamaya başlayan anaları yaşlı ve sakatlarla değiştirdim, anasız kalanları analandırdım. 2011 in oğul dönemini sabırsızlıkla bekliyorum.

  • #11885

    SIVASI
    Katılımcı

    MAYIS AYINDA NELER YAPILMALI?

    İlk ve son çıtasında yavru faaliyeti gördüğüm arı ailelerine kat vermeye 10 Mayısta başladım. Geçen yıllarda 23 Nisanda kat verdiğim arılar olurdu. Bu yıl soğuk ve yağışlı havalardan dolayı işlemleri geciktirmek zorunda kaldım. İnşallah bu gecikmenin bedelini istenmeyen -plansız oğullar olarak ödemem!…
    Kat verirken üçüncü ve sekizinci sıraya kabartılmış çıta vermeyi tercih ediyorum. Mümkünse, ballı-polenli veya tamamen kapalı çıtaları alarak 11. ve 12. sıraya diziyorum. Yanına iki kabartılmış çıta daha veriyorum.
    Bana göre mazisi iyi olan ve kıştan en güçlü çıkan arı ailesinden bölmeler yapmak ıslah çalışmaları açısından iyi bir yöntem. Nitelikleri uygun bir arı ailesinin doğal oğul hazırlıklarına başlaması için, toplamda üç kilo hazır kek yedirdim. Mayıs başından itibaren iki buçuk litre şurubu gün aşırı verdim.
    Sekiz mayısta ana yüksüklerine süt konduğunu, bir kısmının kapandığını gördüm. 10 mayısta ikişer çıtadan oluşan bölmeler yaptım. Bölmelerin birinde 2010 doğumlu ana arı ve kapalı yüksük te var. Ana arının yumurtlamaya devam edebilmesi için bir de kabartılmış çıta vererek çıta sayısını üçe çıkardım. Birkaç gün içerisinde ana arıyı kafese alarak başka bir arı ailesinden üç çıta silkelemek suretiyle iki kilogramlık suni oğul oluşturabilirim.
    İki çıtadan oluşan bölme oğulları 10 çıtalık kovanlara yerleştirmek yavru çürüğü oluşmasına sebep olabilir. 2006 yılından bu yana marangoza tarif ederek yaptırdığım, doğu ve batı yönlerinde de girişleri bulunan üç bölmeli kovanları bu iş için kullanıyorum. Aralarda sinek teli çekilmiş kontrplaktan yapılmış bölme tahtaları olduğundan birbirlerini ısıtıyorlar. Ana arının çıkışından sonra birer adet kabartılmış çıta verildiğinde dokuz çıta sığabiliyor.
    İki çıtalık bölmeler kışa kadar 8-10 çıtalık güce ulaşabiliyor. 2012 yılında ürün alınabiliyor. Genç analar uçuştan dönemediğinde bölme tahtası çıkarılarak sorunsuz birleşmeleri sağlanabiliyor. Ana arı kaybı yaşayan güçlü kolonilere bu analardan biri alınarak verilebiliyor.
    Allah izin verirse,15 Mayıstan itibaren genç analar doğmaya başlayacak. 2008 yılında yaptığım işlemleri tekrarlayarak yedek analar elde etmeye çalışacağım.

  • #11886

    SIVASI
    Katılımcı

    SİVASTA OĞUL DÖNEMİ BAŞLADI

    14 Mayısta yedi arı ailesine daha kat verdim. Soğuk ve yağışlı hava şartlarından dolayı bir- iki hafta kadar geciktiğim için ana arı gözlerinde süt gördüm. Girişlerini genişlettiğimden ve yerleri genişlediğinden yüksükleri bozma ihtimalleri var. Oğul vermekte ısrar ederlerse takip ederek oğulları ağaçlardan toplamam gerekecek.
    Mayısta 2011 yılının ilk anasını bölmelerden birinde bularak kibrit kutusu içerisinde çıtaların üzerine bıraktım. Anaları isimleriyle takip ettiğimden B1 adını verdim. Beyazın baş harfi ile birlikte yazdığım için, 2011 yılında doğan ilk ana anlamına geliyor. Bölmelerin her birinde bir elin parmakları kadar ana memesi mevcut. İki gün süre ile doğan analara aynı işlemi yapacağım. Bir avuç dolusu arı ile ana arı kutularına bırakacağım. Yumurtlamaya başlayınca yaşlı anaları değiştireceğim.
    Arılığımını 01.05.2011 tarihli resmini eklemeye çalışacağım. May_s_l.jpg Elim değmişken bir kışlık birde temmuz ayı resmi ekleyeyim.

  • #11887

    SIVASI
    Katılımcı

    DALLARDAN OĞUL TOPLAMA ZAMANI :(

    Delikli kibrit kutusuna aldığım, içerisine bal damlatıp birkaç arı bıraktığım B1 ve B3 ölünce olayı doğal akışına bıraktım. Bölmeler kendi analarını seçecekler. Kat vermekte geciktiğim için bir yeşil bir de mavi ana dört çıta arıyla birlikte oğul verdi. Arılığın ön sırasında bulunan bir dikensiz akasya- pırpır dalından aldım. Bunlara üç tane de beyaz ana katıldı. Beyaz analarını yaptığım iki çıtalık bölmelerden çıktığını tahmin ediyorum. Bir çıtadan az olanları minyatür kovanlara aldım. Anlaşıldı 2011 benim için dallardan oğul toplama yılı olacak.
    Ocak ayında kışlıktaki arıların resmini tekrar yüklemeyi deneyeceğim. _R_K__l_k_5_mart.jpg

  • #11888

    SIVASI
    Katılımcı

    ANA ARININ KANADINI KESMEK Mİ!…

    Oğul engelleme yöntemlerinden bir tanesi de ana arının kanatlarından birinin yarısının kesilmesidir. Tek kanatlı arı fazla uzağa gidemeyeceğinden oğul veren arıyı, arıcının yakalaması da kolaylaşacağı hesaplanmaktadır. Ancak evdeki hesap her zaman çarşıya uymayabilir.
    Birkaç gün önce öğle ezanı vakti, arılığımda, dalda oğul görmüştüm. Maskeyi giyip elimde kovanla yanlarına indiğimde oğulun tekrar uçuşa geçtiğini, uzaklaşmak yerine bir kovana girdiğini gördüm. Girdiği kovanda güçlü bir arı ailesi bulunduğundan oğulun da aynı kovandan çıktığını düşündüm.
    Tuttuğum kayıtlar hatırıma geldi. Y12 adını verdiğim ana Kafkas Meleziydi ve Artvin den 2009 da getirtmiştim. 2011 yılının ilk kontrolünde ana arının kanatlarının yarısının sanki makasla kesilmiş gibi yıpranmış olduğunu görmüştüm.
    Ana arının fazla uzaklaşamayacağını düşünerek dikkatlice kovanın çevresini inceledim. Ana arıyı iki elin parmaklarından daha az arı ile birlikte yerde buldum. Hazırladığım kovana bıraktım. Girişleri kolaylaştırmak için kovan girişine taktığım, 20 santimlik uçuş rampasını yerinden çıkardım. Kovana giremeyen oğul arılarını ananın yanına silkeledim. Oğul isteği devam etmeyince bir saat sonra ana ve etrafındaki arıları çıktığı kovan girişine silkeledim. Y12 doğruca kovana girdi. Anayı kaybettiğini düşünen gariplerim çok sevindiler. Ana arının yerini işaret eden davranışlar sergilediler.

    Bir saat sonra gitmiş olsaydım ana arı muhtemelen kurda kuşa yem veya güneş altında kaldığından telef olmuş olacaktı. İlerleyen günlerde ilk çıkan genç ana, 5-6 çıtalık arıyı da yanında götürebilecekti. Demek ki nasipten çıkmamış diyerek Rabbime şükrediyorum.

  • #11889

    SIVASI
    Katılımcı

    BÖYLESİNİ HİÇ GÖRMEMİŞTİM

    2004 yılından itibaren zaman zaman sayısı yirmi kovanı geçen arım oldu. Her yıl bir- iki arımdan bölme oğullar alarak sayıyı artırmaya ve genç analar elde etmeye çalışırdım. Benim için 2008 yılı her şeyin yolunda olduğu, az sayıda arı ailesinden hem bal hem de oğullar aldığım bir yıldı.
    2011 baharı bana 2008 yılını hatırlattı. Arıların gelişimi çok hızlı oldu. Havaların ısınmamasından ve sürekli yağmurdan, hatta yedi mayısta yağan beş santimlik kardan dolayı katları birkaç hafta geç verdiğim için arı ailelerinin yarısı oğul verdi. Bal mevsimine girerken kademeli olarak tüm arılarıma kat vermeme rağmen altı arı ikişer- üçer oğul çakardı. Dallardan oğul toplamaya devam ediyorum. Elimde birkaç boş kovan kaldı.
    2009 doğumlu anaya sahip baş oğullardan birinde, yeniden kat isteyecek kadar kapalı gözler oluştu. Bu hafta çıkışlar başlayacağı için yeniden kat verdim. Benzer durumda birkaç oğul daha var.
    Bal sezonu sona ermeden önce son bir operasyon yapmam gerekiyor. Birbirine çok yakın yerleştirdiğim kovanların girişine koku sıkacağım. Zayıf olanı yerinden kaldırarak arka sıralara alacağım. Tarlacıların güçlü kovan için çalışmasını sağlayacağım.
    2010 Temmuz ayı fotoğrafı- Verdiğim ikinci ilaveleri boş olarak geri almıştım. 2olo_tem_Ar_lar_m.jpg

  • #11890

    SIVASI
    Katılımcı

    YEDEK ANALAR DA TAMAM

    Kıştan güçlü çıkan iki arı ailesinden o kadar çok oğul çıktı ki birinin katını indirip yedi çıtaya düşürdüm. Genç bir ana yumurtlamaya devam ederken gördüm. Bu yıl kendisine, seneye inşallah bana çalışacak…
    Çıkan oğullardan iki tanesi bir- iki avuç kadardı, onları 20x15x15 ebatlarındaki ana arı çiftleştirme kutularına aldım. Petek ördüler, dışardan kontrollerime göre yavru faaliyeti de var.
    Dört çıtalık bir oğulda 4-5 tane birden ana görünce üç bölmeli kovana aldım. İki bölümde ana arılar yumurtlamaya başladı. Bir bölümdeki genç ana uçuş sırasında zayi olmuş olmalı, bölümdeki arılar diğerlerine katılmışlardı.
    Dokuz haziranda yaptığım operasyonla artık oğul istemediğimi oğul veren arı ailelerine anlayacakları dilden (yüksükleri, memeleri bozarak çıkması yakın genç anaları ve elime doğanları imha ederek) iyice anlattım.
    Arının zekâtı olmaz ancak sevdiğim iki kişiye oğul arısı vermeyi de ihmal etmedim.
    Kovan sayım sadece 30 tane. Bu sayı bulunduğum şartlar için yeterli. 60 civarına çıkardığım takdirde bu diyardan gitmem gerekebilir. Oğul dönemine 12 kovanda yaklaşık 110 çıtalık arıyla girmiştim. 21 Haziran itibariyle depomdan verdiğim ballı çıtalar dâhil, arıların üzerinde çalıştığı çıta miktarı 300 ü aştı. 28 kovan iki kutuda toplam 34 ana ile bal dönemine girdim.
    Bereketli olur inşallah…AMİİİİN!

  • #11891

    SIVASI
    Katılımcı

    GÜN DÖNÜMÜNDEN (21 HAZİRAN) SONRA OĞUL ÇIKAR MI?

    Gün dönümünden sonra bal gelişi artacağı için artık oğul çıkmayacağı öngörülmektedir. Ancak mevcut artışına bağlı olarak temmuz ayında dahi oğul çıktığını (Sivasta) görmüştüm. Bu yıl mayısın son haftasından itibaren bal gelişi de artarak devam ediyor. Oğul çıkmayan birkaç kovana ikinci ilaveleri vererek çıta sayısını 25-30 çıtaya kadar çıkardım.
    Geçmiş yıllarda bir- iki avuç, koyun başı kadar, beş çıtalık, yedi çıtalık oğullarım olmuştu. Mayısın son haftasından itibaren her gün arılıkta birkaç saat zaman geçiriyorum. Artık oğul bitti bal geliyor diye düşünürken, 22 Haziranda dikenli akasyalardan birinde bir oğul beni bekliyordu. Bu oğulun diğerlerinden farkı “at kafası” kadar şeklinde tanımlanabilecek kadar büyük olmasıydı.
    Bu kadar büyük oğulun hangi kovandan çıktığını araştırdım. Bir aydır otuz çıtada faaliyet gösteren, 20 Mayısta gelişmesini yavaşlatarak bala çalışması için, kuluçkasının üzerine ana ızgarası yerleştirdiğim Y6 idi.
    Depodaki ballı altı çıta ile dört mumu yerleştirdiğim kovana yavaşça aldım. Üzerine ana ızgarasını yerleştirdikten sonra akşamı bekledim. Y6 nın çıktığı 30 çıtalık iki ilaveli kovanın ikinci ilavesini içerisindeki en az iki çıtalık arı ( kendi kızları) ile birlikte oğulun üzerine yerleştirdim.
    Y6 nın dört mumu kabartarak yavruya yatması bir haftadan fazla süreceğinden, nektar akımının en yoğun olduğu bu günlerde ilaveyi doldurarak bana iade etmelerini ümit ediyorum.
    Arıcı kızım ve 20.04.2011 deki Y6 SPM_A0008.jpg

  • #11892

    SIVASI
    Katılımcı

    MİLLİ SERVET UÇUP GİTMESİN

    Bu günlerde dışarıya her çıkışımızda iğde ve çiçek kokularını hissediyoruz. Çiçekler arıları kendilerine çekmek için nektar denilen hoş kokulu ve tatlı bir sıvı salgılarlar. İşte aldığımız koku bu nektar kokusudur. Çevremizde yeterince arı ve arıcı varsa bu milli servetin uçup gitmesine izin vermezler.
    Oğul sayısı iyice azalsa da devam ediyor.
    Bal depolanan çıtaların yarısı sırlandı. Bu arada taze balın tadına baktık.
    Bu mevsimde dikkat edilecek bir konu da bal döneminde ana ve koloni kaybıdır. Oğul verdiğinden dolayı mevcudu azalan koloniler ilerleyen günlerde daha dikkatli takip edilmelidir. Genç ananın çıktığı ve yavru üretiminin başladığı görülmelidir. Aksi takdirde nektar akımı azaldığında anasız olduğunu fark eden yağmacı arılar tarafından talan edilecektir.
    Kovanlardaki yavru uçuşu ve polen gelişi takip edilerek anasız kalan arı aileleri tespit edilebilir, yedek analar kullanılarak veya küçük oğullarla birleştirilerek anaya kavuşturulabilir. 11.07.2011

  • #11893

    SIVASI
    Katılımcı

    BAL HASADI
    Artık bal hasadını bitirmiş veya ilavelerdeki son çıtaları almayı bekliyor olmalısınız. Hasada başlamamış olanlar için birkaç önerim olacak.
    Arılık olarak kullanılan mekân, yerleşim alanlarından 500 metreden uzak bir mesafedeyse, bal almaya sabahın erken saatlerinde; mutlaka körük yakarak başlamak, zayıfların balını sabah, güçlülerin balını öğlene doğru hasat etmek tavsiye edilir.
    Yağma ortaya çıkarsa hasada son verilmeli, yağmalanan kovanın girişinde savunmayı kolaylaştıracak tedbirler alınmalıdır.
    Arılık yerleşim alanları arasında ise, akşam ezanına bir saatten de az süre kalınca başlamak, sinirlenen arıların çevremizdekilere vereceği zararı en aza indirecektir. Bu durumda gün aşırı birkaç arı ailesinin balını hasat etmekten başka çare kalmaz.
    Alınan balları petekli olarak saklamayı ve pazarlamayı düşünüyorsanız yapacağınız ilk işlem 30×60 ebatlarındaki poşetlere almak olacaktır. Poşetin ağzını iyice kıvırmayı, bantla veya zımba ile iki- üç yerinden tutturmayı unutmamak gerekir. Bir gün dahi geciktirirseniz güve kelebeğine yumurtlama fırsatı verirsiniz. Poşetleme sırasında dahi uçuşan küçük güve kelebeklerinden görülebilir. Bir ay sonra sonuçlarını görmeye başlarsınız.
    Geçen yıldan kalan eski mumları eritirken, kış geldiğinden gelişmesini tamamlayamamış, kurtçuk halinde kelebek adaylarının cesetlerine rastlamıştım.12.08.2011

  • #11894

    yadigar
    Katılımcı
  • #11900

    SIVASI
    Katılımcı

    2012 SEZONUNDA NEYİ NE ZAMAN YAPILIM?

    2011 yılı aralık ayında kış düzenine geçtim. Şartları da zorlayarak 31 kovanda 36 arı ailesiyle ile kışa girdim. 27 kovanda 29 arı ailesiyle kıştan çıktım. Bir güçlü koloni söndü, diğerleri üç- dört çıtalık bölmelerdi. Kışın uzun sürmesinden dolayı Sivas’ta kış kayıplarının fazla olduğunu duyuyorum.
    Varroa mücadelesi bitirildi.
    Kekler 500 gram halinde verildi.
    Bitirenlere 500 gram daha verilecek.
    Polen gelişi yeterli…
    Vişnelerin yaprakları henüz açmadı.13.04.2012

  • #11901

    SIVASI
    Katılımcı

    NİSAN- MAYIS AYLARINDA NE YAPIYORUZ?

    Bitirenlere ikinci defa 500 gram kek verildi.
    Kovan değişikleri tamam gibi.
    Kovan girişleri tamamen açıldı.
    Küflenmiş siyah çıtalar alınarak eritildi.
    Hastalık belirtisine rastlanmadı.
    Mevcudu az olan arı ailelerinden fazla çıtalar alınarak sıkıştırma yapıldı.
    Kar çok geç kalktığından kuluçkalıklarda bal gereğinden fazla.
    Polen gelişi ve yavru faaliyeti süper.
    Vişneler çiçeklenmeye başladı.
    İlk defa ilbahar teşvik şuruplaması yapmamaya karar verdim.
    Güçlü arı ailelerinde yavru faaliyeti yedinci çıtalara ulaşmış.
    Şımarık yüksüğü yapan birkaç arı ailesi var.
    Hafta sonu(5-6 Mayısta) isteyenlere ilave vermeye başlamam gerekecek.
    Yazıma başlarken 26 kişinin siteyi- forumu okuduğunu gördüm. Foruma katkılarınızı da görmek isterdim.

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.