Home › Forumlar › ARICILIK › Arıcılık Ekipmanları › Soğukta kullanılan örtü bezi
Bu konu 22 yanıt ve 12 izleyen içeriyor ve en son timurhan55 tarafından 18 yıl 3 ay önce tarihinde güncellendi.
-
YazarYazılar
-
12 Şubat 2008: 01:28 #6901
Erken baharda ve ilerleyen soğuk günlerde birde kovan bakımının gerekli olduğu günlerde iç örtü tahtası açılınca kovana ani soğuk hava girişini arılar tepkiyle karşılar ve saldırganlaşır.
Ama asıl önemli olan yavruların üşümesidir, bunu önlemek için kovan üstünü çok açmamak gerekiyor.İç örtü tahtası kullanalar parçalı örtü tahtası kullanmalı veya örtü bezi kullanmalı ki bakım yaparken kovanın üstü çok açılmasın.
Benim bir önerim var:
1 metre boyunda 0,8 metre eninde yumuşak ve dokuması gevşek olan bir bez alınmalı.
Bezin tam ortasına boyuna olacak şekilse 10 cm 50 cm kesilip açılmalı.Bakım yapılacak çerçevenin üzerine delik getirilip bu delikten çerçeve çıkarılıp kontrol yapılır.
Kovan üzerinde sağa sola kaydırılıp bakım işlemi yapılır. Dolayısıyla kovanın iç ısısının korunması sağlanır.Saygılar.
-
12 Şubat 2008: 04:33 #9914
merhaba
gerçekten faydalı olabilecek pratik bir öneri paylaşımız için teşekkür ederim.
-
12 Şubat 2008: 13:17 #9915
Benim bir türlü anlayamadığım soğukta cart cart kovan niye açılır?Madem hava yavru üşütçek kadar soğuk ne demeye çerçeve çıkarıp daha da üşütmek için çaba sarfediliyor.Bakıyorum bloglara hava soğuktu yinede kontrol ettik.Ettinde noldu.Bol bol üşütüp arıyı strese soktun.Sonbaharda gerekli işlemleri yap.Kapat.Bahar başında da müdahalelere başla,kovana yardım etki hayrı olsun.Yok illa ki kurcalayacam diyorsan da ameliyat örtülerine hiç gerek yok.Örtü tahtasını ikiye böl.Arıların olduğu tarafın tersinde parça diğerine göre daha küçük olsun. Canın skılıp kurcalamak istersen küçük parçayı kaldır bak.İçin rahatlasın.İstersen ordan keyfine göre kek ver,şerbet ver seçim senin.Böylece zavallıları da daha az taciz etmiş olursun.Hemde zevkini giderirsin.
-
12 Şubat 2008: 18:34 #9916
Sayın murat hocamın söylediği şekilde arılarım hırçın olduğundan bu yaz benzer bir uygulamayı kendim düşünerek yaptım ve bayağı faydası oldu tavsiye ederim merak edenler bloğumda arı kontrolü bölümüne bakabilirler
-
13 Şubat 2008: 00:11 #9920
armağan yazan:
Quote:Benim bir türlü anlayamadığım soğukta cart cart kovan niye açılır?Madem hava yavru üşütçek kadar soğuk ne demeye çerçeve çıkarıp daha da üşütmek için çaba sarfediliyor.Bakıyorum bloglara hava soğuktu yinede kontrol ettik.Ettinde noldu.Bol bol üşütüp arıyı strese soktun.Sonbaharda gerekli işlemleri yap.Kapat.Bahar başında da müdahalelere başla,kovana yardım etki hayrı olsun.Yok illa ki kurcalayacam diyorsan da ameliyat örtülerine hiç gerek yok.Örtü tahtasını ikiye böl.Arıların olduğu tarafın tersinde parça diğerine göre daha küçük olsun. Canın skılıp kurcalamak istersen küçük parçayı kaldır bak.İçin rahatlasın.İstersen ordan keyfine göre kek ver,şerbet ver seçim senin.Böylece zavallıları da daha az taciz etmiş olursun.Hemde zevkini giderirsin.Bu üslubunuzu tekrar gözden geçirmelisiniz.
Kovanların cart cart açılması konusunu anlayamamışsınız. Bakacak bloglar olduğundan bunları görüyorsunuz.
Neyse aynı üslup ile konuşma yetisine sahip ama bunu hiç bir zaman kullanmayan diğer paylaşımcı arı dostlarına saygılarımla…
Yazının devamında yazdığınız önerileri güzel bir üslupla yazarsanız alınacak dersler vardır mutlaka…
-
13 Şubat 2008: 02:53 #9922
Kesinlikle değerlendireceğim.Eyvallah hocam.
-
13 Şubat 2008: 05:37 #9924
Sayın Armağan:
Soğuk dediysek bize göre değil herhalde, arıların algılayabileceği kadar ısıdır.
Arıların dışarıya çıkabileceği fakat yavrulara uygun olmayan sıcaklıktır.
Herhalde bakım yaparken deyip buz veya kar yağarken yapılmasını önermedik.Cevabınızı okuyunca pop stardaki sevimli Armağan çağlayanın anlatımına benzettim. Kızmanıza gerek yok.
Saygılar
-
13 Şubat 2008: 13:56 #9926
İyi günler
Yavru üşütmemek ve arılar saldırgan olduğu zaman örtü bezi hakkında yaptığım işlem.
Örtü bezini sağdan veya soldan kaldırıp öbür tarafın üzerine koyuyor havaya kalkmaması için üzerine hafıf bir ağırlık koyuyorum o tarafın işlemi bittimi lüzüm görürsem obur tarafa bakıyorum.
Bu da anlatılacak birşeymi diyor bazılarınız bunu herkes yapar.yaparda benum gibi bir arkadaş varsa o bilgilenmiş olur zira ben çok basıt şeyleri düşünemiyor başka arıcılardan öğrenince ben niye düşünemedim dıyorum kendime.belki bu işlem birileri için uygulanabılır olur. -
13 Şubat 2008: 19:41 #9931
Süpersin ahmet abi,doğallığına hayranım, işlerinizde başarılar, saygılar
-
14 Şubat 2008: 01:20 #9936
Sayın Armağan:
Yazdığınız ilk yazıyı bir daha okuyun uslubunuza dikkat edin. Cart curt deyip yazmışsınız size uygun cevap vermedik.
Aslında yazdığınız yazıya uygun da cevap olabilirdi ama bu site bir paylaşım sitesi yaş farkları olsada arkadaşca hitap şekliyle. ve dikkat edersen herkes görgü kuralları çerçevesinde yazılar yazıyor.Benim işim hata bulmak yapılan hatalara doğru deyemem
Bazı arkadaşlar bana kızıyormuş arkadaş dersen daha iyi olur başkası kızmasın diye yapılan hatalara doğrudur diyemem.
Hataları bulup doğrusunu yazabiliyorsam ne mutlu bana, hiç olmazsa bana kızmayanlar doğruyu öğrenirler.Bu yazıları yazmak için kovan sayısıyla ilgisini anlayamadım. Bir gün gelir kaç tane kovanım olduğunu öğrenirsiniz.
Bu yazıda sıfır süzme ile ilgili yazı yazmadım ki yeri gelirse ne zaman sıfır süzme yapılabileceğini yazarım.
Saygılar.
-
14 Şubat 2008: 14:08 #9938
Murat bey,silinen yazımda uslubumdan dolayı arkadaşlardan özür dilemiştim.Yazının spontane geliştiğini pek arzu etmediğim sertlikte olduğunu belirtip silinen yazımda iki kez özür dilemiştim.Şimdi özür kısmını tekrar yayınladığımıza göre açıklama yaptığınız sıfır süzme sorusu cevabınızla örtüşmediğinden yanlış anlamalara yol açmamak için tekrar yazayım.
Murat bey öncelikle şunu belirteyim ki sizin şahsınızı tanımam.Sizinlede bir problemim yok.Olması içinde neden yok.
Size kovan sayınızı ve ne kadar bal elde ettiğinizi sormakta ki amacım:
-Verdiğiniz bilgiler ve uyarılarınız yer yer oldukça doğru.Bu anlatıklarınız kendi kovanlarınızdaki uygulamaların sonuçlarınımı bize aktarıyorsunuz.
Yani deneyimlerinizi mi bizlerle paylaşıyorsunuz. Bunu öğrenmek istemiştim.
Bu kadar büyütecek ve işi yazı silmeye kadar götürecek hiç bir şey yoktu.
Forum da elbette ki yazı silinebilir.
Fakat içinde küfür, hakaret-Şahsa, konuyla ilgilisi olmadan saldırı olursa.
Şimdi de soruyorum.Benim silinen yazımda bunların hangisi vardı.
Okuyamanlara söyliyeyim hiçbiri yoktu.
Canımı sıkma seni silerim mantığı. -
14 Şubat 2008: 15:38 #9942
Forumdaki yazı "canımı sıkma seni silerim" mantığıyla değil "zaman zaman olan can sıkıcı" tartışmaların önüne geçmek için silindi.
O yazıya cevaben yazılan diğer yazılar da silindi. Sadece Murat Akın abimizin yazısı cevap hakkı doğmuş olmasından dolayı bırakıldı.
Armağan kardeşim, burası bilgi paylaşma forumu, cümle aralarında insanlara "laf sokuşturma" sanatını kullanma ve sonucunu düşünmeden "hoyratça kurulan cümleler" kimseye fayda getirmez.
Son dönemde internetteki arıcılık medyasında böyle bir üslup hakim olmaya başladı. Bu faydadan çok zarar getirir.
Buradaki bilgilerin hepsine itiraz edilebilir, yanlış olduğu iddia edilebilir. Elinde sağlam argümanları olan ve bilimsel dayanakları olan herkes bunu rahatlıkla yapabilir.
Burada arkadaşlarımızın yazdıkları herşeyin bir matematik formülü gibi yüzde yüz doğru olduğunu da kimse iddia etmiyor.
Akıl akıldan, bilgi bilgiden üstündür hepimiz bunu kabul ediyoruz.
Ama insanların araştırmak geliştirmek, öğrendiği yeni bilgileri diğer insanların kullanıma açmak yerine, bilgi dağarcığını diğer arıcılarla paylaşmaktan hiç çekinmeyen bir arkadaşımıza sizin ifadenizle "kızıyor olmaları"nı kabul etmiyoruz.
Yaşı 50’nin üzerinde olmasına rağmen ruhu genç kalmış, yeni teknolojileri öğrenmiş, bir çok insanın aksine 30-40 yıllık arıcılık tecrübesini burada diğerleriyle paylaşan değerli büyüklerimizi rencide edecek en ufak cümleye tahammülümüz yok.
Sizin böyle bir amacınız olmamış olabilir, ama yazılan cevaplara bakıldığında genel algılama bu.
O "kızanların" kimler olduğunu da ben biliyorum, blogları tararken bazı yorumlarda bunu görüyoruz.
Kimileri bir temel atar ve el birliğiyle üzerine duvar örer, kimileri de örülen bu duvarı yıkmaya çalışır.
İnsanlık tarihi bunun örnekleriyle dolu.
-
14 Şubat 2008: 21:33 #9944
Benim bu sene kovanlarımda geçen seneki kadar bal stoku yok.Buda beni sürekli rahatsız ediyor.Kar yağarken bile olsa ben arım aç kalmasın diye açar yiyecek veririm arıyada bir şey olmaz.Daha önce geçen sene bunu filme aldım 15-20 saniyede arıya kek verilmiştir.Eski filimlere bakarsanız kovanın açılması ve kek verilip bezin örtülmesi sürelerine bakın.Bahardada hava sıcak olasa bile arıyı aşırı açık tutmak gene üşütür.Bakım yapılacak yer bellidir,merkezdeki yada arının en yogun oldugu bir veya iki çıtaya göz atar kapatırsın.Şu an arıda varsa bile avuç içi kadar yavrular vardır.Vaktim olsa ilk işim arılarıma kek vermektir,benim şu an derdim vakitsizlik,soğuk önemli degil.Zaten yavru yoksa arıya hiç bir şey olmaz,istersen kışın yarım saat açık kalsın sadece kapattığında biraz daha fazla bal yer ısınmak için hepsi bu.
Örtü tahtasına bir şeyler söylemek gerekirse,parçalı tahta kullanımı arıları fazla rahatsız etmez siz bir tarafa bakarken diger taraftakilerin haberi bile olmaz.Tüm ve parçalı tahtada zayıf arıların üşüme olasılığı var.Çünkü tahta bez gibi kovan üzerine oturmaz.Hele bütün kontraplaktan bir örtü kullanırsanız siz örtüm sandığınız örtünün altında kalan bir parça veya yamukluk acayip boşluk oluşturur.Diyelim 2 mm.bunu 30-35 cm boyunda düşünün ne kadar büyük bir delik bıraktıgınızı anlarsınız.Bez kullanımı bu olayları ortadan kaldırır.
-
15 Şubat 2008: 14:29 #9949
Ali beyin yazısından sonra özet olarak yazmak istedim.Tabii uslubuma azami dikkati göstermeye gayret ederek.Amacım kimseyi kızdırmak yada cepheleşmek yaratmak değil.
Nasıl ki Murat bey kendi fikirlerini ve eleştirilerini yazıyorsa bende kendi fikir ve deneyimleri forumda yazabilmenin hakkım olduğunu düşünüyorum.Forum kurallarına uymak şartıyla.
Gelelim asıl konumuza.Ali beyin yararlarını belirtiği gibi parçalı kovan örtüsü çok kullanışlıdır.Yaklaşık 10 senelik arıcılık hayatımın ilk yılları hariç iki parçalı örtü kullanıyorum.Buna kendi keşfim diyebilirim.
Çünkü kimseden görmeden duymadan kendim buldum.
Şahsım olarak arıların kışın kurcalanmasının nedenini anlamış değilim.Arının üst tarafında bal var ama oraya gidememiş açlıktan ölmüş diyorlar.Kendilerinde hata aramıyorlar.Misal evde soba yanıyor ,fakat birileri boyna kapıyı açıp duruyor.Düşünün o ev ısınırmı?Isıtılması için ne kadar odun gerekir.Kovanda böyledir.Sen açtıkça arı ısınabilmek için bal yiyor,hayda normalde bahara çıkaracak stok bitiyor.Benim anlatmak istediğim buydu.Binlerce yıldır tabiatta yaşıyan arıların sağ kalma sebebi kış ortasında yardım etmek için yuvalarını kurcalayan kimse olmamasıdır.Arıya müdahale,yardım baharda çalışma başlayınca yapılır.Kışın arıyı kurcalamanın yanlışlığını ve gereksizliğini uyarması gereken arkadaşlar ameliyat örtülerini tarif edince bu yanlışa müdahale etmek istedim.Anlatımımda biraz hata oldu.43 kovanımdan şu ana kadar 1 kayıp var.O da beklediğim bir şeydi.Gelişemeyen bir kovandı.Buna doğal seleksiyon denir.Gelişemeyen gider.Damızlık seçmenin bir yöntemide budur.Olmayacağı ilga edersin.Geriye güçlüler kalır.Böylecede kışa girenler firesiz olarak kışı çıkarırlar.Baharda bal almaya başlarsın.Herkese iyi günler. -
16 Şubat 2008: 16:26 #9951
Selamünaleyküm
Herkese iyi günler;Cuma günü arılara gittim.
Hava çok soğuyacak dediler bende biraz takviye ve bakım yapayım dedim kontrollerde
gördüklerim.Daha önce soğua karşı kek verdikten sonra üzerine gazete kağıdı koyup sarmalamıştım vede ara tahta kapağınıda koyup kovan dış kapağınıda kapatmıştım,dün açtığımda arılar gazeteyi tam uçma deliğinin hizasından kıymıklayıp delmişler avuç içi kadar delik açmışlar.
Benim gözlemlediğim sıcak giden günlerde kendilerine havalandırma deliği açmışlar,bunu
siz arıcı ve arı dostları ile paylaşmak istedim birazda çekim yaptım Murat Çakr beye yolladım herhalde yayınlarlar.
Ve arı dün hava 6-7 derece olmasına rağmen polen getiriyordu,şuan maşallah gayet iyiler,
daha önce ana kaybından dolayı iki kayıp vardı şu an inşallah olmucak bundan sonra kayıpsız çıkacağını tahmin ediyorum,çünki daha sonbahar gelmeden teşvik beslemesi yapmıştım.İkinci senesinde acemi arıcı için kendimce başarılı sayılırım takdir ustalarımızın.
Allahın selamı üzerinize olsun.
Yeni emekli acemi arıcı! -
17 Şubat 2008: 21:24 #9953
1-
Quote:Zaten yavru yoksa arıya hiç bir şey olmaz,istersen kışın yarım saat açık kalsın sadece kapattığında biraz daha fazla bal yer ısınmak için hepsi bu.2-
Quote:Hele bütün kontraplaktan bir örtü kullanırsanız siz örtüm sandığınız örtünün altında kalan bir parça veya yamukluk acayip boşluk oluşturur.Diyelim 2 mm.bunu 30-35 cm boyunda düşünün ne kadar büyük bir delik bıraktıgınızı anlarsınız.Bez kullanımı bu olayları ortadan kaldırır.Sayın Ali kardeşimin yazdığı 1 numaralı paragrafı biraz daha izah etmesini rica ederim.
iki numarallı paragrafta anlattıkları muhakkakki doğrudur fakat ben kendi aklımca az sayıdaki kovanımda kontroplaktan örtü tahtasını kullanıyorum ve izah ettiği şekilde tahtanın bazı yerleri çarpık olduğundan yazın iyi ama kışın bende zararlı olduğunu düşündüğümden üzerine çuval ve onun üzerinede gazete kağıdı örtüyorum umarım bahsettiği risklleri engeller. Örtü bezi direk çıtaların üzerine örtmek ve besleme kapınıda onun üzerine koymak! açıkcası içime sinmedi ne dersiniz? -
18 Şubat 2008: 21:01 #9956
Zafer abi konu gayet açık ama daha nasıl anlatayımki onu anlamadım.Kovanda yavrulu çıta olmadıktan sonra arı üşür ısınır.Yavru varsa gözlerde üşütürsen bir sürü hastalıga yakalanır.Yavru çürüklüğü bunların başında gelir,arılar hastalık olmasa bile üşüyen yavru öldüğü için onu sökp atacaktır,bu bile başlı başına sorundur.Ölen yavruyu söküp atamadımı içerde kokup çürüyecektir.Yavru olmadığı zaman arı üşüsün hiç bir sorun olmazki.Bunun neresi anlaşılmıyor bende anlamadım gitti.
İkincisi kovana bir su kontrası kapattık ve bu yamuk.En az şekliyle anlatayım kovanın ön yüzü 43.5 cm dir.Bir mm açıklık kalsa.Boydan boya bunu bir ölç burada toplam 43 mm lik bir delik vardır.Ve bu sadece bir tarftaki sorun öteki tarafı düz kabul ediyorum.Yani kovanın örtü tahtası altında dört santimden büyük bir delikten bahsediyorum.Ve arı zayıfsa burayı propolisle burayı kapatamaz ve kovan içi ısınmaz.Ama bez veya çuval kullandıgında bu sorun olmayacak.Bez veya çuval kovana yapışacak hiç bir delik kalma sorunu yaşamayacaksın.Ben işin en olumsuz yönlerini yazıyorum.Zayıf bir arı bu olumsuzluklarea yakalnırsa bir türlü gelişemez hatta hastalanır.Örtü tahtası kullandıgımda bile ben tahtanın altına çuval koyarım.
-
18 Şubat 2008: 23:30 #9957
Ali bey ben bahsettiğim gibi gazete ile kapattım gazeteyi deldiler diye yazdım kimse bişi demedi.
Birde daha önce beyaz amerikan bezi kapattım aynı şekilde sizin yaptığınız gibi örtü tahtasınıda kapattım oradada bezi deldiler neden acaba?
Selam ve saygılarımla. -
19 Şubat 2008: 16:47 #9959
Ferudun kardeşim.Arı neden deler onu bilemem.Fakat kovanın üzerinde baharda delik olmaması lazım.Kovan içini ısıtmakta zayıf arıları çok zorlar.Delik varsa propolisi işlemek için sıcaga ihtiyaç vardır,soğuk havada propolis beton gibidir.Birde şunu unutmuşum dün onu yazayım.Almayadaki teknisyen bayanın arıcılıkla ilgili filimlerini izliyoruz,baktıgınızda oradada naylona benzer bir şeyle örtüyor kovanıVe bayanın filimlerinin oldugu yer aratırma yeri.Neden onlar örtü tahtası kullanmıyor bunuda merak ediyorum.Ben uzun yıllar tek parça örtü tahtası kullandım,bez daha iyi derim.Herkeste kullandıgı malzemenin eksi artılarını yazarsa herkesin seçme şansı olur.İllede şöyle olacak demek yanlış,herkesin doğrusu farklı olabiliyor.Ortayı bulmak önemli olan.
-
19 Şubat 2008: 18:40 #9960
İyi günler arıcı arkadaşlar.
Örtü tahtası örtü bezi derken ben daha üstten bahsedeyim.
Kovan kapaklarını sac ile kaplıyoruz ama rize yağışlı olduğu için kovanların üzerini geniş sac ilede örtüyörüz.kovanların aralarına yağmur almasın diye.
Bir sene saç fazla yoktu 5, 6 kovanın üzerini 5,6 metrelık komple naylon ile örttüm :baharda O arılardaki petekler bayağı sıyahlanmış obur arıların peteklerinden bayağı farklı idi.
Anlatmak istediğim arılarda havalandırma çok muhimdır, yazın arı hangi kovanda ise kışa o kovan ile girmesini sağlarsak kovan gözünü hava akımına göre arı kendisinin ayarlıyacağınıda düşünüyörüm. -
19 Şubat 2008: 19:26 #9961
Feridun bey,
Konu ile ilgili çektiğiniz videoyu aldım ama sanırım telefonla çekilmiş, görüntüler çok net değildi.
Fakat anlayabildiğim kadarıyla gazete kağıdının arılar tarafından delinmesi havalandırma ile ilgili değil.
Arıların temizlik içgüdüsü ırklarına göre değişiyor.
Bazı arılar kovan içinde yabancı gördükleri parçalayabilecekleri ne bulurlarsa tutup kovandan dışarı atmaya çalışıyor.
Geçen ilkbaharda şerbetlemeyi buzdolabı poşetleri ile yaptım. Poşetler boşaldıktan sonra üst çıtalar üzerinde kalıyor. Bazı arılar buna ses etmezken bazıları kocaman poşeti çekip dışarı atmaya çalışıyor.
Hatta 1 tane arı poşeti yukarıdan aşağı indirmiş ama uçma deliğinden çıkartamamış, delik üçte iki oranında tıkanmıştı.
Gazeteyi parçalayıp dışarı atmaları da bence bu tür bir temizlik eylemi.
Kovan havalandırmasının matematiksel formülleri yok.
Havalandırma probleminin varlığını, kovan içinde rutubet ve küflenme oluşumu ile anlayabiliyoruz.
Burada dikkat edeceğimiz nokta havalandırma önlemleri alırken, hava akımının salkıma ve yavrulu alanlara değmemesi.
Ali Türk’ün bahsettiği yurtdışı filimlerinde de kovanlara dikkat edilirse, dip tahtası bölümünün oldukça yüksek olduğu görülüyor.
Avrupada kovanlar genelde dipten havalandırmalı bu yüzden en üste konulan saydam plastik parçası problem doğurmuyor.
Örtü tahtası yerine örtü bezi kullanımının pratikte bir takım kolaylıkları var. Fakat arıların üst çıtalar arasındaki dolaşmalarını engelleyecek şekilde örtmemeye dikkat etmekte fayda var. Üst çıta üzerlerinin arıların gezmesine engel olacak şekilde örtülmesi 1- Havalandırmayı zorlaştırıyor 2- Arıların özellikle kışın çıtadan öbür çıtaya geçişini zorlaştırıyor, yolu uzatıyor 3- Çıta üstlerindeki arının giremeyeceği boşluklara güve yumurtasını bıraktığı zaman arının bununla mücadelesi zayıflıyor.
Örtü bezi ile ilgili bir acemi tecrübesi de ben yaşadım.
Eylül sonuna doğru örtü bezlerinin aşırı kirlenmiş olduğunu gördüm ve temizleriyle değiştirdim. Fakat arının hava soğumasıyla birlikte bunları propolisle yapıştıramayacağını öngöremedim.
Şimdi kapağı kaldırırken örtü bezleri de hemen açılıveriyor.
-
20 Şubat 2008: 16:54 #9963
Murat bey, yazını okuyunca bende aynısını yaşadığım için ilave yapma gereği hissettim.Benimde aynı şekilde kışa girerken kovanlarımda sizinkiler gibi örtü bezlerinde hem kirlilik oranı artmıştı hemde rutubetlenmeleri.Dolayısı ile kemeraltından aldıgım amerikan bezleriyle eskilerini değiştirdim ve sonuçta tabi propolislemeye zamanları kalmadı arılarımın ve her açtıgımda bu bez kendiliğinden kalkıyordu, buldugum formule gelince; kovanın dört bir yanından bezi gergin tutacak şekilde birkaç raptiye kullanmak oldu.Tabi bu durum çok sayıda kovanı olanlar için gereksiz bir işgüçlüğü olabilir ama bu benim yöntemim. saygılar
-
21 Şubat 2008: 00:13 #9964
herkese merhabalar ben geçen sene kovanların üzerine kontraplak ve üzerinede gazete serdim
hiç bir problem olmadı yalnız üzerinden havalandırma bırakmadığım için ço miktarda
nem oldu
uçma deliğinden bile damla damla
su damladı bu şekilde bahara çıktıkbu sene de bez örttüm geçen seneki gibi uçma deliğinden su akmadı yalnız bir tanesinde gördüm
karadenizde havalar biraz daha rutubetli olduğundan zannediyorum
bu sene bire uçma deliği üzerinden de havalandırma yaptım
bahara bakacağız iyi çalışmalar herkese -
YazarYazılar
Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi