Home › Forumlar › ARICILIK › Genel Arıcılık › Toplu arı saldırıları
Bu konu 16 yanıt ve 12 izleyen içeriyor ve en son huseyn75 tarafından 17 yıl 11 ay önce tarihinde güncellendi.
-
YazarYazılar
-
4 Haziran 2008: 20:05 #6814
Değerli arkadaşlar; 3 haziran saat 9 gibi on gün önce yüksük kontrolü yaptığım kovanı yeniden kontrol için açtım. Arı biraz tedirgindi pek önemsemedim. Yaptığım kontrolde ana arıyı kestiğini ve bir sürü yüksük yaptığını gördüm.İçinde yüksükten yeni çıkmış dölsüz ana gördüm kafese aldım. Yüksükleri bozmaya başladım. Arı sinirlendi ellerimden sekiz on arı soktu yine önemsemedim. Yüksükleri bozdum.
Çerçevelerdeki arı yoğunluğundan göremediğim için yüksük kalmış olabilir diye şüpheye düştüm.Düşmez olaydım.Şeytan dürttü arıyı silk bir daha bak dedi.Arı sinirli ne işine gelir? Kafamda kafa maskesi var sırtımda ince bir tişört ve kot pantolon.
Ya Allah bismillah deyip ilk çerçeveyi kovanın üzerine silktim. Silktim ama arı kovana düşmedi ki çerçevedeki arının tümü ellerime ve üzerime.O yetmedi kovandan da üzerime arı kalktı.
Ellerimi ve vücudumun ön tarafını arıdan göremiyorum. Sırtım da fena yanıyor. Koşarak hemen uzaklaştım. Daha sokamamış olanları hemen ezdim. On dakikada falan ancak arılardan kurtuldum. Yüzüm hariç vücudumun her her tarafından sokuldum.Ne kot pantolon dinliyor ne de tişört.
Biraz bekledim sakinleşmiştir dedim gittim.Kaçarken çerçeveyi yere atmışım aldım yerine koyayım dedim duman verdim. Senmisin duman veren? Yine üzerime hücum yine aynı sokulmalar ve tabanları yağlama. Onbeş dakika sonra giderken şerbet spreylemeyi düşündüm. Şerbeti spreyledim yine aynı senaryo. Çerçeveyi ve katı koyana kadar tam dört defa gittim ve defalarca sokulmaya maruz kaldım.
Tahminen 150 defadan fazla sokuldum. Bu günde başka bir arıda aynı durumu yaşadım 50 veya 60 defa kadar sokuldum.
Sevgili arkadaşlar bu durumun sebebi kovanda ana arının olmayışı ve en önemlisi nektar akışının az olması. Nektar bol gelirken azaldığında,akyel de (lodos) yağmurlu,rüzgarlı şimşekli günlerde lütfen dikkatli olalım.Çok acil değil ise kovan açmayalım. Güvenliği elden bırakmayalım. Bilhassa nektarın azaldığı ve kesildiği günlerde azami dikkat gösterelim. Arının uysallığına güvenmeyelim.Hayvana güven olmuyor.Geçen gün Ali Türke güldüm iki üç gün sonra başıma geldi.İnşallah bu yıldaki aşıları tamamlamışızdır.Aşı kartında yer kalmadı.
-
4 Haziran 2008: 20:23 #10390
Geçmis olsun sekerli kardes biz aricilara asi ne gerek zaren biz her gun bedava bir kaç asi birdenoluyoruz .Bendede var bir iki kovan oyle arilikta çekiç ve birseylerlen hareker ederken hemen gelip vizliyor firsatini bulursa asiliyor. Ama olsun tatli bir ugras benim yuzumu asilamasin ben raziyim bence asilamasi saglikli siyatigi olanlara.Sizden ogrenmek istedigim siz asiyi ne için oluyorsunuz bild irirseniz memnun olurum.Selamlar
-
5 Haziran 2008: 06:14 #10391
Benimde öyle bir anım var.Bende sizin gibi yüksükleri kestim arı çok tedirgin ve saldırgan oldu kovanın kapağını zor kapattım.Kovanlarım bahçedeki eve yakın olduğu için bayağı rahatsız edildik.Ama sonra yanlış bir işlem yaptığımı anladım.Kestiğim yüksükler oğul yüksüğü değil;ana değiştirmek için yapılan yüksüklermiş.Onun için kovanda ki yüksüklerin Hangi amaçla yapıldığını tespit ettikten sonra müdahale etmemiz gerektiğini arılar bana biraz acı lı öğretti…
-
5 Haziran 2008: 06:40 #10392
Sayın Halit bey aşı falan olduğum yok. Yani arılar tarafından fazlaca sokuldum ya şaka yolu ile onu anlatmaya çalıştım. Olayın esprisi olarak algılayın. Selamlar
-
5 Haziran 2008: 11:45 #10395
Sayın Şekerli; böyle şeyleri neden yazıyorsunuz. Size gülmekten kırıldım. Allah korusun benimde başıma gelmesin.
Ama biz burada sıcaktan fenalık geçirelim, siz bir tişörtle falan olmaz ki!
Bakın bana; bir keresinde ince bir pantolon giymişim bacağımı 7-8 yerden sokmuşlar. O günden beri bir pantolon onun üzerinde bol bir kot giyiyorum.(iki kat pantolon)
Üzerimde kollu maske, elde eldiven , ayakta çorap ayakkabı. Geçen gün eldivenin üzerinden soktular elim balon oldu.
Şimdi katlar arttı , meme kontrolü çok zaman alıyor, maskede üzerimizde daha çok kalıyor. Yaz günü sıkı giyinmek tam bir felaket,bazen diyorum ki şimdi düşüp öleceğim, ama kilo problemi olanlara tavsiye ederim. Resmen sauna eşofman. Birkaç haftada 49 kilo dan 47 ye düştüm.
Arılar sokmasın diye düştüğümüz hallere bak! Belki sokmayacaklar ama ya sokarlarsa ?
Ben sizin kadar cesur değilim. -
5 Haziran 2008: 17:52 #10396
Demet hanım valla bende aynıyım sizinle bende 7-8 kilo verdim.Bu toplu arı saldırısı büyük risk. Korumanın kalkması anlamına gelen anafileksi denen allerjik reaksion herkeste her an çıkabilir. Çıktığında çok geç olur. Kısa zamanda ölümle sonuçlanır. Benim yaz günü ayakta lastik çizmede var sizinkilere ilave olarak:)
-
6 Haziran 2008: 07:57 #10397
MELEKE KAZANMAK
Motor ustası anahtar tutmayı, şoför vites değiştirmeyi, berber saç kesmeyi gözü kapalı yapmaya başlarlar. Arı yetiştiricileri de yaptıkları gözlem ve edindikleri tecrübe sonucu neyi yapıp- yapmayacaklarına karar verirler.
Daha önce forumda Genel Arıcılık- Sert Arı başlığında da arıların hırçınlaşma sebeplerini açıklamaya çalışmıştım. Buna göre çok sakin olan bir arı bir günlüğüne hatta birkaç dakikalığına dahi hırçınlaşabiliyor.
Çevremizde de maskesiz arı kovanını açanları görebiliriz. Bazen ben de ruşet kovanları kontrol ederken maske ve eldiven kullanmıyorum. Çıta veya şerbet verirken çok sakin de olabilirler. Ancak bu tedbirsiz davranmamızı gerektirmez. Ayrıca arıcılık bir gösteri, artistlik- aktrislik sergileme alanı değildir. Haftalık kontrolde imkân ölçüsünde tüm çıtaları tek- tek inceliyorum. Bu kontrol sırasında maske ve arıcı eldivenimi mutlaka giyerim, bir dar pantolon üzerine geniş bir pantolon giyerim, ayaklarımda çizme mutlaka bulunur. Terlediğimde yüzümü- gözümü silmek için bir tülbendi boynuma bağlarım.
Arılar çıldırdığında ben aldığım tedbirlere güvenerek içlerinde rahatça hareket ederim. Ancak inatlarına hareket etmemeye çalışırım. Sakin bir şekilde bu kovanı kapatırım, ikindi vakti sakinleşmiş olursa sabah saatlerinde bitiremediğim operasyonu tamamlarım, sakinleşmezse akşam şerbet verir, bir sonraki gün sabahında veya en yakın zamanda operasyonu tamamlarım.
Benim çok tekrarladığım bir sözüm var. İnsanın başına kaza bir defa gelir, ikinci defa kaza gelecek kadar hayatta kalamayabilirsiniz. 40 km hızla giden bir araç sabit cisme- duvara çarptığında dördüncü kattan düşmüş gibi insanlar zarar görürmüş. Balkondan bir defa düşme, suda bir defa boğulma, binlerce arı tarafından bir defa sokulma hakkınız var; ikincisi bir şansınız yok, zaten ölmüş olursunuz. İnsanlardan uzakta olduğunuz ve insanların çoğu arıdan korktuğundan sizi saatlerce arının içinden çıkaran dahi bulamayabilirsiniz.
Kazasız belasız sezon geçirmeniz dileğiyle… -
6 Haziran 2008: 12:07 #10398
Ayrıca arıcılık bir gösteri, artistlik- aktrislik sergileme alanı değildir.
Beyefendi kimse artistlik falan yapmıyor. Yaşımda 50 beğenen beğenmiş. Kendimi kimseye beğendirmek gibi bir düşüncem de yok. 1990 yılından beri de arıcılık yapıyorum. Az çok arıya nasıl davranılacağını öğrenmişizdir herhalde. Sizin vaktiniz bol demek ki bu gün olmayan işi yarına bırakabiliyorsunuz. Benim öyle bir şansım yok bu gün olacaksa bu gün olacak. Hırçınlığınızın sebebini anlayabilmiş değilim. Uslubununuzu beğenmediğimi özellikle belirtmek isterim.
-
6 Haziran 2008: 13:11 #10399
Sevgili Arkadaşlar,
Zaman zaman kullanılan cümleler maksadını aşan şekilde yorumlanabiliyor, o cümleyi yazanın temelde böyle bir amacı olmasa bile.
O yüzden ortak bilgi paylaşma mekanlarında yazarken üslup olayına her zaman dikkat etmekte fayda var.
Üslup muhatabını rahatsız ediyorsa, demek ki bir yanlış var.
Bir de çoğumuzun yaşı, eğitimi ve olaylara yaklaşımı farklı, dolayısıyla değerlendirmeler de farklı oluyor ister istemez.
Çok samimi olduğumuz bir kişiye kullanacağımız bir cümleye yüklenen anlam ile, o cümleyi tanımadığımız birine kullandığımızda ortaya çıkacak anlam çoğu zaman farklı olur. En azından her iki kişi de bu cümleyi farklı yorumlar.
Şekerli abimiz sevdiğimiz saydığımız bir büyüğümüz ve bir alçakgönüllülük yaparak, bize yaptığı bir yanlışı ve kaldığı güç durumu anlatmış.
Bu her zaman herkesin düşebileceği bir durum ve çoğumuzun da başına gelmiştir.
Benzerini ben de geçen sene yaşadım, çok sakin olan bir arıyı maskesiz açtım, herşey güzel giderken meme kontrolü için çerçeveyi silkeleme gafletinde bulundum. Dersimi aldım şu anda eldivensiz kesinlikle silkelemiyorum.
Bu olaydan özellikle arıcılığa yeni başlamış arkadaşlarımızın alacağı dersler olsa gerek. Bağışıklık sistemi gelişmiş ve ömrü boyunca çok iğne yemiş birisine 100-150 arı sokuşu bir şey yapmayabilir ama bu direnci olmayanlar için ciddi bir hayati tehlike doğurur.
Ben anlatılan bu olaya, tecrübeli bir abimizin bize yaptığı dikkat edin aynı hatayı yapmayın uyarısı olarak bakıyorum. Bu tür olayların açık yüreklilikle paylaşılması, özellikle yolun başındaki arkadaşlarımız için hayati öneme sahip.
Özellikle havanın sıcak olduğu günlerde maske ile durmak gerçekten çok sıkıntılı bir olay.
Maskesiz çalışıyor olsak bile tehlike durumunda gafil avlanmamanın önlemlerini almak gerek.
Bu kıssadan aldığımız hisse bu olmalı.
-
6 Haziran 2008: 19:00 #10401
Sayın Şekerli; benim Sayın Sivasi nin sözünden anladığım şu bize diyor ki “çevrenizde maskesiz arı açanlar olsa bile ;siz arıyı sakın maskesiz açmayın,gösterişi boş verin(bazılarının arısı usludur; nasıl davranmasını biliyordur) kendinizi koruyun”
Sizin bu olayda zaten maskeli olduğunuzu biliyoruz. Söylediği sözler size yönelik değil; bize yönelik. Fazla alınganlık yapmışsınız. Sizlerin tecrübeli arıcılar olduğunuzu biz zaten biliyoruz. Lütfen birbirimizi kırmayalım.
Şimdi forumda alınan birileri çıkınca diyorum ki; “Aman Allahım ben önceki sözlerimde haddimi aştım mı acaba?” Ne yapayım ben böyleyim. Siz bana bakmayın ; sizin; Sivasinin kısacası forumdaki herkesin tecrübelerini dinlemek; her zaman çok hoşuma gidiyor.
Lütfen paylaşmaya devam…not: Ayrıca yaşınızın 50 olmasının bir önemi yok ; her an beğenen birileri çıkabilir!!!
-
11 Haziran 2008: 06:58 #10416
arıya delikanlılık sökmez arı ne kadar sakin olursa olsun maskesiz bakmam olmadık biyanından sokar soluğu artık hastanede mi alırsın yoksa ahirette mi Allah bilir
-
11 Haziran 2008: 10:08 #10418
MASKE
Sayın Şekerli,
Yazılan yazıda veya söylenen sözde, şu anda sizin adınızı kullanarak yaptığım gibi bir hitap cümlesi yoksa, sözü dinleyen veya okuyan herkese hitap eder. Başlığı sizin açmanız, ilk sizin yazı yazmış olmanız, ardından gelen yazıların sizi eleştirmek için yazıldığını göstermez.
Demet hanım’ın beni çok iyi anladığını düşünüyorum.
Tekrar okudum, 21 cümleden oluşan yazının bütününe bakmadan bir cümlesine takılmışsınız. O da maske kullandığınız için zaten sizinle ilgili değil. Sizde o gün yaptığınız şeylerin hepsinin doğru olduğunu iddia edecek durumda değilsiniz. Bunu bile dikkat ederseniz sizi incitmeden, okuyucuya ifade edebilmek için kendi uygulamamı anlatmışım…
Siteyi son bir ay içerisinde 13.218 kişi ziyaret etmiş. Yazdığınız yazı ve konu ile ilgili katılımlar 312 defa okunmuş. Arıcılıkla ilgili tüm çalışmaları denemek isteyenler yeni arıcılar oluyor. Son zamanların modası MASKESİZ arı bakımı… Geçen yıl, yakın bir köyde, ömrü boyunca arısı olan bir kişi 70 yaşında bu yüzden öldü. Cenazesini görenlerin anlattığına göre yüzünde, özellikle göz çevresinde iğne batmayan yer kalmamış… Bu yüzden dertliyim… Arıcılığa yeni başlayan veya başlayacak olanları uyarmak bizim görevimiz. -
11 Haziran 2008: 14:17 #10419
Sayın Faruk bey,sayın hocam kaç arınız var bilmiyorum. 8,10 arısı olan bahsettiğiniz standartta giyinebilir veya önlem alabilir.Fakat 50,100,150 arı ile çalışan ekmeğini bundan çıkaran arkadaşlarımız da var. Tüm gün güneşin altında maskenin içinde ve sizin söylediğiniz gibi giyinirlerse mümkün değil o işi yapamazlar. Bizim önerilerimiz bu işe yeni başlamış,gönül vermiş arkadaşlarımıza olmalı. Kullandığımız cümlelere azami dikkat göstermeliyiz. Siz ki bir eğitimci ve toplumun örnek aldığı bir kişi olarak kimseyi hedef te almasanız argo cümleler kullanmanız hoş olmuyor. Ben de alınabilirim bir başkasıda alınabilir. Sizin kelime haznenizin zenginliğinden şüphemiz yok. Kendinizi, daha farklı daha vurucu kelimeler kullanarak ta ifade edebilirsiniz.
-
11 Haziran 2008: 22:42 #10426
Ben başka bir yöne dikkatinizi çekeceğim.
Maskeli, maskesiz, veya robot gibi giyinerek bakın., burada arının saldırgan olmasının bir nedeni de insan salgıladığı korku kokusudur, yani insan bir şeyden korkarsa vücudu koku salgılar arılar bu kokuyu iyi duyarlar ve daha çok saldırırlar, bir tane arı sokunca da bıraktığı zehir kokusuna diğer arılarda gelirler aynı yeri sokmaya çalışırlar, dikkatli bir arıcı bu zehir kokusunu duyabilir.Ticari arıcılık yapanlar ballıksız arılarla çalıştıkları için işçiliği daha az olur ve kovandaki arı sayısı daha az olduğundan kolay çalışırlar
Belki maskede giymeyebilirler ama kısa kontroller için genel olarak maske kullanırlar, hatta kalp güçlendirici ilaç alarak arı kontrolu yapanlarda var.Arıların soktukları yerlere eski üzüm sirkesi sürülerek zehir kokusu bastırılır.
Saygılar.
-
12 Haziran 2008: 19:18 #10428
Arılar…
İnanılmaz bir davranışla ölümleri pahasına kolonilerini savunuyorlar. Arıların bu davranışlarını bilmeyen var mı?
Arılar sokmasalar ne olur?
Herkesin balkonunda 2 kovan olur ve sabah kahvaltısına bal oradan gelir…
Unutmayınız ki balarıları soktukları için, biz özel insanlar bu işi yapıyoruz. Maske takmak zor, terliyoruz falan gibi mazeretler tamamen geçersizdir.
Arı kontrolleri yapılırken mutlaka maske takılmalıdır.
Sakin arı diye bir kavrama takılıyoruz bazen ama sonuçta tüm balarıları sokarlar….
-
25 Haziran 2008: 09:56 #10474
Üç yıldır arıcılık yapmaya çalışıyorum, benzer olay benim de başıma geldi.Bir defasında eşimde bana yadım ediyordu, ona saldırdılar, onu kurtarmaya çalışırkan onu 15-20, beni 10-15 arı soktu.Bu yıl ise arkadaşlarımdan biri merak ettiği içinbenimle gelmişti, arılıktan 15-20 m. uzakta durmasına rağmen saldırıya uğradı ve enaz 30-40 arı tarafından sokuldu.Enkısa sürede acilde aldık soluğu, hemen avil+dekort yapıldı ve ertesi günüde tedavi tekrarlandı.
Hatta saklama imkanı varsa birer adet bir yerlerde bulundurmakta fayda var diye düşünüyorum. (Tabi kendinize iğne yapmaya cesaretiniz varsa.)Bence arıcılık yapıpta toplu saldırıya maruz kalmayan yoktur.Sadece kendimizin değil yanımızda arılıuğa gelenler içinde tedbir almakta fayda var.Allah korusun anaflaktik şok durumunda acilde kar etmez, yolculuk direk ahiret.Bu hayvanların ne zaman ne yapacakları belli olduyor. -
27 Haziran 2008: 08:44 #10480
merhaba arkadaşlar,
Ben sizin yaptıklarınıza ilave olarak,
1- arılara bakmadan önce 2 adet nane filizi çiğniyorum ağzım kokmasın diye,(bilirsiniz belki, nane arı sokamsına iyi gelir)2- Ayrıca arada körük yakarken kurumuş kekik, nane ve ceviz yapragından oluşan bir karışım kullanıyorum. Böylece hem hoş kokulu bir duman oluyor hemde varroa mücadelesi yapıyorum. Tabii bu karışımı dölsüz ana olan veya yeni döllenmiş ana olan kovanlara vermiyorum. ( nedeni ise körüğün kokusu yeni ana kokusunu bastırarak kovan ana kesmesin diye)
-
YazarYazılar
Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi