Home › Forumlar › ÜRETİCİ KÖŞESİ › İlginç Olaylar › DALDAKİ KOLONİ
Bu konu 13 yanıt ve 4 izleyen içeriyor ve en son Bilgin Aydin tarafından 16 yıl 10 ay önce tarihinde güncellendi.
-
YazarYazılar
-
23 Temmuz 2009: 13:57 #6806
[img size=150][/img]Sitenin bahçesinde bahçıvan’ın oğul var demesiyle filemi maskemi alıp bakmaya gittiğimde koloninin akasya ağacına petek örüp yavru yetiştirdiğini gördüm.Aşırı rüzgardan bir parça kapalıgöz yavru bulunan patek kırılıp düşmüştü zaten öyle fark edilmiş.Bu akşam alacağım.
[img size=150][/img]
-
24 Temmuz 2009: 19:37 #11559
İşlem tamam,akşamı tülden bir file içinde arabanın bagajında geçirdiler,ertesi gün olduğu gibi boş bir kovana koydum beş tanede kabarmamış çerçeve ekledim.Hiç beklemeden zarar gören larvaları attılar çalışma başladı.[img size=150][/img]

-
25 Temmuz 2009: 07:17 #11560
Hayırlı olsun. Ancak yapılan çalışmaların seyrini gösteren resimler olsaydı güzel bir etknilik haberi olurdu.
-
28 Temmuz 2009: 08:15 #11565
Aslında elimde fotoğraf makinamla hazır durumda bekliyordum.Site bahaçevanına maskemi verdim blok görevlisi ile beraber ağacın altına oturup plan yaptık.Bahçevanımız merdiven ve budama makaslarını hazırladı ancak kolayca ulaşılacak bir yerde olmayışı,şiddetli rüzgardan hasar görmüş olması zamansız düşme riskide yaratmıştı.Hemen yanında bulunan çocuk parkıda ayrı bir problemdi.Bu sebeple müdahale anında herhangi bir şeyden haberi olmayan insanları bölge dışına yönlendirdik.
Bahçevanımız çıkıntı dalları budayıp bağlantı dalınıda kestiğinde alelacele koloniyi hazırladığımız sepete bırakıp kendini bölgeden uzaklaştırdı.Rahat hissetiği için kendi kısa eldivenlerini kullanmıştı.Uzanmalar sırasında bilekleri açılınca 30 civarında iğne yedi.Akabinde sisleme şeklindeki sulama sistemini açarak arıların uçuşunu engelledik.Bahçevanımızı güvene alıp bileklerine “stilex”krem sürerek ilk müdahaleyi yaptıktan sonra maskeyi ben giyerek son budamaları yapıp koloniyi tülden çuvala yerleştirip bagaja koydum.
Bahçevanımız son iğneyi eczanede “avil-dekort”olarak yedi ve başka bir problem olmadı.
Kısaca olayların gelişimi bukadarına elverdi. -
29 Temmuz 2009: 12:59 #11569
Bilgin bey;
Arıcı olan siz misiniz? Yoksa sitenin bahçıvanı mı?
Bir arıcı; arıya ait bilgisi olmayan insanları kesinlikle arılara yaklaştırmamalı! (onlar; biz yapabiliriz bu iş kolay gözüküyor deseler bile! Bu ağaçtan elma armut toplamaya benzemiyor)Bakın; benim arılarıma bizim aileden kimse müdahale etmez ; çünkü bilgileri yok! Ve ben böyle bir şeyi asla ve asla onlardan istemem! Arı bu şakaya gelir mi? Ya bahçıvana bir şey olsaydı? Çiçeklere kim bakacaktı sonra; bir düşünün bakalım:)
Bahçıvan merdiveni hazırlamış; budama makasını hazırlamış. Eee ne duruyorsunuz! Arıyı alsanıza:) Kahraman olmak için bir fırsat geçmiş elinize!!!
Ayrıca yuvayı kesmezden önce tülle paketlemiş olsaydınız( böyle güzelce sarar; hatta tülün açık kalan yerlerini de bağlar; sonrada dalın bağlantısını keserdiniz) Arılar çevreye daha az dağılmış olurdu!Bir dahaki sefere aşağıdan bakmayın lütfen ;merdivene çıkın; harekete geçin!!!
-
29 Temmuz 2009: 20:14 #11571
Demet Hanım doğru lafı hiç esirgemiyorsun. Bravo

Zavallı bahçıvan (30 iğne az mı?) ne kadar canı yanmıştır. Ben böyle birşey yapsaydım en azından foruma yazmazdım.
-
29 Temmuz 2009: 21:22 #11572
Sayın Çerbay ;Sakın ha!
Hatalarımızı foruma yazmıyor olsaydık hepimizin birer arı uzmanı olduğunu düşünürdük ki; bu doğru değil( kendimden biliyorum)Örneğin bakıyorum Mehmet bey şöyle şöyle bir şey yapmış arıları öldürmüş. Aman! diyorum. Ben onun yaptığını sakın yapmayayım yoksa benim arılarda ölür!
Yada ben diyorum “ilaçlamada geciktim arılarda varroa var” İlaçlama yapmamış olanlar hemen müdahale etmeye başlıyorlar kendi kovanlarına. Yani birbirimizden sürekli ders çıkarıyoruz!!!Biz forum arkadaşıyız bu şekilde birbirimize takılıyoruz. Ama birbirimizi kırma amacımız kesinlikle yok:)
Reklam filmindeki gibi “Sen yenisin galiba!” diycem! Gerçektende yeniymişsiniz. Arıları bir alın bakalım; sizin hatalarınıza da güzel yorumlar yaparız:) -
30 Temmuz 2009: 17:42 #11573
Öncelikle arı’nın bulunduğu yer gövdeden hayli uzakta ve yüksekteydi,dolayısıyla mevcut üçgen merdivenlerle ulaşmak söz konusu dahi değildi.Bu durumda tek seçenek olarak gövdeye daha uzun olan dayama merdivenle tırmanarak müdahale etmek kaldı.Oda tülle peketlemek şöyle dursun anca uzantı dalları binbir güçlükle kesebildik.
İşin doğrusu yaklaşık bir aydır sağ omzumdaki bir rahatsızlıktan dolayı sağ kolumu bazı yönlere hemen hiç kullanamıyorum.Mazeret gibi olsada gerçek bu.Ayrıca bahçıvanımızın çok hevesli olmasıda önemli etkendi.Koloninin düşmesi halinde B planı olarak tül çuvalı içine oturtacağımız sepeti arıların üzerine atıp uzaklaşmak geçiyordu aklımdan.Birde unutmadan müdahaleden önce üzerlerine bolca şerbetli su püskürterek uçuşlarını zorlaştırmıştık.Kahramanlıktan ziyade ekip çalışması bence daha önemliydi.Tabii zaiyat her zaman olur.
[img size=150][/img] 
-
30 Temmuz 2009: 18:32 #11574
Demet hanım ben sadece foruma yazmaya utanırdım, ben almadığım için.(sen öyle dersin diye :laugh: )
Ayrıca bilgin bey zaten üstteki yazısında durumu daha güzel izah etmiş.
Azcık gözü kara olmak lazım.

-
30 Temmuz 2009: 19:39 #11575
“Zaiyat her zaman olur”
Allah iyiliğinizi versin!
Bilgin bey; ekip çalışması önemli de! Ortada bir arıcı ve bir tek maske var:)Arıları ilk aldığımda olası bir durum için iki maske birden almıştı babam:)
İki maskenin birden aynı anda kullanıldığı olmadı şimdiye!!!
Ama ben birini giyiyorum canım sıkılınca o yıkamaya gidiyor diğerini giyiyorum. hehe!
Size de yedek maske lazım:)
Bu arada bahçıvanın hevesli olduğunu doğru tahmin etmişim; iğneleri yedikten sonrada heveslimi acaba?Kolunuza çok geçmiş olsun! Umarım iyileşirsiniz.
Sayın Çerbay; ben ağaçta yada başka bir yerde çıplak balarısı yuvasına hiç rastlamadım!
Rastlasaydım eğer : Deliyim gözü kara deliyim; yakarım Roma’yı da yakarım…
-
31 Temmuz 2009: 14:39 #11576
Daldakini bırak, yalancı n’oldu?
-
31 Temmuz 2009: 17:08 #11577
Demet hanım teşekkür ederim kolum açılmaya başladı.Şimdi gözü kara olmak iyimi değilmi bir şey diyemeyeceğim.Sonra nasıl derler,”aynası iştir kişinin lafa bakılmaz” olayla yüzleşmek gerek.

Gerçektende ikinci maskeyi bagajıma koydum.iki kişi çalışabilseydik herşey çok kolay olabilirdi.Hatta kovana yerleştirirken daha çok ihtiyaç hissettim.
Bir kaç yıllık arıcılık hayatımda ilk kez gördüğüm hiç duymadığım bir olaydı.Başka bir cins arı olabileceği dahi aklıma geldi.Belgesellerde izlediğim kadarıyla afrikada yaşayan bir tür bu şekilde açık şekilde petek örüyordu ve son derece saldırgan bir türdü.
Ama sanırım ihtimal dahilinde değil.Yuva bulamayan bir oğul var olma ve yaşama içgüdüsüyle aklının erdiğini yapmaya çalışyordu.
Yalnız müdahaleden önce arıların hiç çalışmadığını fark ettim.operasyondan sonrada en fazla 20-30 arı birikmişti.
Değişik bir tecrübe oldu.
Sayın moderatörüm Egehan, yalancı ana olan kovanı 200 m uzağa silkeleyip eski yerine yerleştirdim.Ancak koloninin belki %80’i geri dönmedi.Tabii ben dönmediğini silkelediğim yerde öbek yapıp kaldığını yaklaşık altı gün sonra gördüm.son derce az olan mevcut yavrulu çerçevelere bakamamışlardı.Dört çerçevede kalan ve ölen kurtçuk halindeki erkek yavru gözlerinide temizliyemediklerinden hafif koku olmaya başladığını fark ettim ve bu çerçeveleri hemen ayırdım.Sonradan karıncalara terk ettiysemde onlarda ilgi göstermedi.Çok değerli dört kabarmış çerçeve bu şekilde oyundan düştü.Öyle bekletiyorum bir köşede.
Sonra diğer kovanlarımda iki çerçeve olan zayıf bir oğulu alıp getirdim.Elimde oğul çekmek amacıyla aldığım fakat kullanmadığım portakal esansını şekerli suyla karıştırıp her iki koloninin üzerine püskürttüm ve hemen birleştirdim.Kavga olmadı yalnız tüm erkekler hemen öldürüldü.Şimdi beş dolu çerçeve oldu problem yok. -
31 Temmuz 2009: 20:16 #11579
Sanırım bir yanlış anlaşılma oldu ki kast ettiğim yalancı koloni “Bahtıkara” rumuzlu koloni idi.
-
1 Ağustos 2009: 13:35 #11580
Yalancısı olan biri olarak öyle oldu.

-
YazarYazılar
Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi