Milli Eğitim Arıları

Home Forumlar ÜRETİCİ KÖŞESİ İlginç Olaylar Milli Eğitim Arıları

Bu konu 4 yanıt ve 3 izleyen içeriyor ve en son  SEKERLI tarafından 18 yıl 2 ay önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #6503

    demet
    Katılımcı

    Her şey birkaç gün önce İstanbul İl Milli Eğitim Müdürünün basın mensuplarıyla sohbeti esnasında kendi fikri olan ilginç projesini anlatmasıyla başlamış. Öğrencileri uyuşturucudan korumak ve bu maddeleri kullananları ayırt etmesi için; arılara ecstasy, kokain,eroin gibi uyuşturucu maddeler koklatarak bir deney yaptıklarını, 2.5 aydır çalışmaların devam ettiğini eğer bir sonuç elde ederlerse bunu kamuoyunla paylaşacaklarını söylerler. Sonra konu meclise kadar taşınır. Devamında neler mi olur? İşte bir sitede yazanlar:

    16 Mart 2008 Kaynak: Adli Bilim Uzmanı Sevil Atasoy; ilaclamaturkiye.com

    “MİLLİ EĞİTİM ARILARI

    “Artık arı görünce “Narkotik mi” diye soracağım. Tüm dünyada narkotik vakaların tespiti için kullanılan yöntemler varken arıyı nereden buldu, onu merak ediyorum” Mehmet Ekici (MHP)

    “Milli eğitim müdürünün böyle abuk sabuk projeler yürütmesi üzüntü verici.Her okula uyuşturucu bağımlısı arı kovanı koyacaklar, çiçekten bal alır gibi kandan uyuşturucu mu alacak?” Ahmet Ersin (CHP)

    “Öyle şey olmaz çok gülünç. Tam bir Zihni Sinir projesi.” Mehmet Sağlam (AKP)

    “Haberin başlığını okuyup güldüm. Komedi. Olacak iş mi ya? Sözün bittiği yer burası. Çocuklar bile dalga geçerler bununla. O arılar müdüre konarsa ne olacak, tehlike orada.” Muharrem İnce (CHP)

    İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer’ kişisel fikrini gazetecilerle paylaşınca Mecliste herkes onu konuştu. Vekillerin bir kısmı “trajikomik, bilim dışı, akıldışı” gibi yorumlarda bulundular. Hayvan haklarına saldırı olarak yorumladılar.

    İstanbul Milli Eğitim Müdürünün asli görevimidir, değil midir? Eğitim kurumlarındaki diğer asli görevlerini tam anlamıyla yerine getiriyor mu bilemem ama, Bilim adamı statüsü olmadığı halde kokuları ayırt etme özelliği yüksek olan canlılardan yararlanma fikrini takdirle karşılıyorum. Bu tür çalışmaları keşke ülkemizin bilim adamları düşünse.Bir kaç gündür herkesin dalga geçtiği , zihni sinir bir buluş olarak algıladığı düşünce aslında dünyada yapılmayan bir şey değil.

    Kokuları ayırt etme yeteneği çok yüksek olan canlılardan eskiden beri yararlanılıyor. Bir İngiliz firması, patlayıcı bulma ve bitkilerdeki zararlı mantarları tespit etme konusunda eğitilmiş arılar pazarlıyor. “Uyuşturucu bulmak için eğitme girişimleri” nde her ne kadar bugüne kadar başarılı sonuca ulaşılamasa da üzerinde çalışılan bir konu.

    Patlayıcı ve uyuşturucuları , toprağa gömülü cesetleri, kundaklamalarda kullanılan benzin gibi hızlandırıcıları, ayrıca hasta insan ve bitkileri, çevreye yaydıkları kendilerine özgü koku sayesinde tanıyacak, duyarlı, ucuz, kullanımı kolay, taşınabilir bir araç arayışı sürekli var.

    Ve bu aday hayvanların başında koku alma yeteneği yüksek, kolay eğitilebilen küçük ve çabuk çoğalan canlılar geliyor.Mesela; New York şehrinde su sağlayan bir baraj gölünün temizliği, elektrot bağlanmış tatlı su kefallarının davranışı incelenerek denetleniyor. İri farelerle kara mayınları aranıyor.

    2002 yılından bu yana bir İngiliz firması, patlayıcıların, bitkilere zararlı mantarların, olgunlaşmış meyve ve sebzelerin kokusunu, yada kanser hastalarının kan, tükürük ve idrarını ayırt edebilecek eğitilmiş “bal arılarını” 100 dolara pazarlıyor. Arılar tanımak üzere eğitildikleri kokuyla karşılaşınca dillerini çıkartıyor, bu davranış video kamera bağlantılı bir bilgisayar ekranından izlenebiliyor. Tabii, arıların kimseyi sokmaması için gerekli önlemde alınıyor.

    ABD Tarım Bakanlığı’ndan Entomolog Dr. Joe Lewis’in 20 yıldır “Microplitis croceipes” türü, insanı sokmayan yabanarılarının koku alma yeteneklerini inceliyor. Araştırmalar sonunda, arıları, 5-10 dakika içinde, mısır ve yer fıstığında hastalık yapan bazı mantarların yaydığı “3-oktanon” adlı bir kimyasal maddeyi tanıyacak biçimde eğitebildiğini anlatıyor. Kokuyu, arının anteni üzerinden geçiriyor, ardından 10 saniye süre ile şekerli su veriyormuş. Arının eğitimi için, bu işlemi üç kez tekrarlamak gerekiyormuş. Bir arı, sadece bir tek kokuyu tanıyabilecek şekilde eğitilebiliyormuş.

    Dr.Glen Rains ;arıları bazı patlayıcılarda bulunan “2, 4-dinitrotoluen”i de algılayabilecek biçimde eğitmiş. Esrar elde edilen bitkinin yaprakları ve kokain eldesin de kullanılan bazı kimyasallarla da deneyler yapılmış ama, başarılı olmamış.

    Dr. Glen Rains’ın “Köpek Arı”sı, içinde 5 arı bulunan, bir ucuna fan takılı küçük bir kap. Fan, dışarının havasını kabın içerisine püskürtüyor. Arılar havanın içinde tanıdıkları bir koku varsa, “şekerli su bulurum” umuduyla fana yöneliyorlar. Hareketleri bir video kamera sayesinde, bilgisayar ekranından izleniyor ve özel bir yazılımla değerlendiriliyor. Arının hem dişisi, hem de erkeği işe yarıyor. Onun arıları, insanı sokmayan cinsinden ama, tıpkı İngiliz firmasının balarıları gibi, etrafta serbestçe uçmaları mümkün değil. Rains şimdilerde, Avrupa’daki bir firma için arılarını; bazı çevre kirliliklerini algılayabilecek şekilde eğitmeye başlamış bile.”

  • #10096

    muratakin
    Katılımcı

    Demet Hanım:
    Bu yazıları okuyunca deyecek bir şey bulamıyorum. Ancak nerden bulur bunları deyebiliyorum.

    Hayvan eğitimi şartlandırma yoluyla yapıldığına göre arılar için neden olmasın

    Arıların ses duyma yetisi zayıf olmasına rağmen, görme yetisi 1 km uzaktan bile çok küçük cisimleri bile ayırt edebilen, bazı renklere kör olsa bile mor ötesi ışınlar yardımıyla daha iyi renkleri görebilen, özelliklerinden yararlanmak insanın akıl sınırlarını zorlayıp yenilik yapması doğaldır.

    Bu olay arıların değerini daha arttıracağını sanıyorum.

    Bu yazıyı bize aktarıp bilgilendirdiğiniz için teşekkürler.

    Saygılar.

  • #10097

    SEKERLI
    Katılımcı

    Selamlar

    O tür deneylerin bir çoğu genetiği değiştirilmiş (iğnesiz) olan laboratuarda üretilen arılarla yapılıyor.

    Benim merak ettiğim sayın müdür bu uygulamayı yapmak için yaz tatilini kışamı alacak? Birde iğnesiz arılardan ithal edecekmi?

  • #10098

    demet
    Katılımcı

    Sayın Şekerli; burada ki konu milli eğitim müdürü ve düşüncesi değil. Tut ki bu deney “balarıları”yla başarılı sonuç verdi veya yurtdışından mutant arı ithal edip deneyi öyle yaptılar. Ben bu noktaya takılmadım.

    Takıldığım nokta; insanların bilimle ilgili bir konuda ; bilmeden, anlamadan,dinlemeden “trajikomik, bilim dışı, akıldışı” yorumlarını yapabilmeleri.

    Günümüzde bilim ve teknik o kadar hızlı ilerliyor ki ; bir gelişmeyi okuduğum zaman“hadi canım olmaz öyle şey” demiyorum, diyemiyorum.
    Eğer konuyu bilmeden böyle bir şey dersem; cahilliğim ortaya çıkar ki bunu asla istemem!

  • #10100

    SEKERLI
    Katılımcı

    Selamlar

    Değerli arı dostu Demet hanım;
    Yazdıklarınızı zevkle ve büyük bir ciddiyet ile okuyorum.Ben sizin yazdıklarınızın karşısında değilim ki!!.Vermiş olduğunuz bilgilerin doğru olduğu gün gibi aşikar.Ayrıca size teşekkürü bir borç bilirim.

    Gazetede o haberin çıktığından bir gün sonra NTV sayın Muhsin hocanın görüşlerini aldı.Hoca okulların kışın açık olduğunu yaz döneminde okullar kapalı olduğu için olamayacağını ve sokulma riskinin olduğunu müdür beyin bu konuda bilgisi olmadığı için başaramayacağını söyledi.Bilim adamlarının bu konu üzerinde çalıştığını ve daha başarıya ulaşamadıklarını söyledi

    Benim kişisel fikrim; bir canlının bir saatlik ömrü olmuş olsa bile uyuşturucuya alıştırılarak feda edilmesine karşı çıkıyorum.Öğrencinin o lanet maddeyi nereden aldığı belli.Herhalde bataklığı kurutmak daha kolay. Ben konunun bu yönüne dikkat çekmek istedim.

    İstemeyerek te olsa sizi kırdıysam özür dilerim.

    Saygılarımla

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.