Forum Replies Created
-
Yazarİletiler
-
demet
ParticipantÇok değerli Ali bey;
Bir aralar “yeni arıcılar istemiyoruz”diye bir yaklaşım vardı; dediğim sizinle alakalı değil.Ayrıca sizin sözünüzde değil.Bu iki cümleyi birbirinden ayırsam daha iyi olurmuş.
Aksine sizin; “arıcılıktan daha çok kazanmak için ,birim kovandan alınan bal verimini arttırmamız gerek” sözünüz benim için olumlu bir hedef oluşturuyor(yani bu cümlede sizi övüyorum) Ben sizi yanlış anlamadım umarım sizde beni yanlış anlamamışsınızdır.
Dün akşamki program kesinlikle komedi değildi. Reality şov gibi bir şeydi. Sizde fena değildiniz! Artık daha çok canlı yayın pratiği yapsanız iyi olacak.
Nasıl derler …bundan sonra arıcıların ekrandaki yüzü olmaya adaysınız.
demet
ParticipantFormik asit uygulamasına kaç güne kadar devam edilebileceği yönünde bir bilgi var mı? Benim kovanların bazılarında ya yetersiz buharlaşmadan yada varroanın yaygın olmasından dolayı hala bir iki varroa görüyorum. 3 hafta oldu. Dün bir kere daha verdim.
Hani bazı ilaçlarda der ya (mesela) 10 günden fazla kullanmayın zararlı diye. Formik asitte böyle bir kural var mı.?
demet
ParticipantSayın acamiarıcı bir önceki konuya yazmışsınız;
“Varroa ile mücadele için mavrik kullandım bir kolonimin tamamı öldü ve bir kolonimin de anası öldü” demişsiniz . Toplam 3 kovanınız mı kaldı geriye.Şimdide yavru çürüğü diyorsunuz.Balı almadım diyorsunuz.(Mavrik kullandıysanız zaten alamassınız o balı,yok mavrikten önce çürüklük ortaya çıktıysa önce onunla ilgilenmeniz gerekirdi) Bence siz bu kovanları anlayan birisine gösterin. Bakın bende anlamıyorum. Baharda kovanlardan koku geliyordu. Nasıl panikledim yavru çürüğümü oldular diye.
Neyse bir abimiz koştu geldi.Yanlış alarmmış. Onu da çok korkutmuşum.
Duyduğum koku kovanların kendi kokusuymuş. Tabii kıştan çıktığımız için kovanlarda nemde oluşmuş.Kısaca: “yarım hoca dinden; yarım doktor candan eder” demişler ya.
Sizin ve benim gibi yarım arıcıda arıdan edebilir. Yardım almak şart!!!demet
ParticipantMurat bey harikasınız! Bayram temizliğini erken yapmışsınız.
Benim formik asit uygulaması 15 gün oldu. Dün yine yeniledim. Bazı kovanlarda hala bir iki varroa gördüm hoşuma gitmedi. İşi kuralına uygun yapmaya çalışıyoruz ama…
demet
ParticipantKusura bakmayın burası Ana arı konusu değil ama bağlantı burda;
Tuncay bey diyor ki;
“Durum, Murat abinin dediğine benziyor. Şu an hala takipteyim …Akraba erkeğin spermleri bitsin diye anaya bol bol yumurta atması için teşvik şurubu veriyorum. İyi de yumurta döküyor.”Bir Ana arı ortalama 10 erkekle çiftleşse ;ve 3 yıl verim verecek olsa…
365*3 yıl =1095 gün/10 erkek=109 gün yani üç aydan fazla aynı erkeğin yavrularını yumurtlaması gerekir. Bu yumurtada kolay kolay bitmez herhalde. Çiftleştiği erkek sayısı azsa bu süre daha da uzar.Olay böyle midir? Ben Ana arıyı; (babaları farklı olan)yavruları karışık olarak yumurtluyor diye düşünüyordum.
Yukarıdaki söylenenlere göre bir erkeğin yavrusuna sıra gelince 3-4 ay sürekli aynı erkeğin yavrularını mı yumurtluyor diyorsunuz!demet
ParticipantBaşlığı birkaç kez okudum bir şey anlamadım. Silinme
Belli ki aradaki bir şeyleri kaçırdık. Dün anaarının yumurtlama öncesi süreleri ile ilgili bir yazı vardı. Konu bu mudur? Allah iyiliğinizi versin.Araştırmalar güzel; sizlerin tecrübeleri de çok güzel!!! Tartışma performansınız ise tam anlamıyla süper…
Benim hiç arıyla ilgili kitabım yok biliyor musunuz? Yanımda arıdan anlayan kimsede yok.Bu forumu bulmasaydım ne yapardım bilmiyorum? Bu kadar çok arı hikayesini bana kim anlatırdı, tecrübelerini kim paylaşırdı?
Sizleri gerçekten seviyorum; siz sevmeseniz de saygıyı elden bırakmayalım.
Susmak çözüm değil ,tartışmaya devam …Saygılar.
demet
ParticipantMurat bey önce size cevap vereyim;
Evde telaşlı bir şekilde konuşuyorum: Ne yapsam, kovan kapılarını açsam mı daraltsam mı ? diye. Annem ordan diyor ki “ee kızım hava sıcaklayınca aç, serinleyince kapa!!!” Yok artık dedim, başka işimiz yok kapıları aç-kapa aç-kapa yapıcaz . Başlıkta buradan geldi.
Halil bey; formik ped olayına Pazartesi başladım.( poşetlere iki delik açmıştım) Çarşamba baktım ki hala pedin içi ıslak bende 3 delik daha açtım. Yarın yeniden formik asit basmayı düşünüyorum. Bu arada bir kovanda bir miktar kanatsız yavru olayı oluşmuş. Sarıca arılar yere düşeni götürüyor. Bu da mücadelede geç kaldığım anlamına geliyor.
Kapılar yarı kapalı duruyor. Bugün boğucu bir sıcak vardı. Ne oldu bilmiyorum…
demet
ParticipantHalil bey ciddi misiniz! Fazla peteği olanlar buzhanelerimi kullanıyor. Peki sadece dondurmak için mi; yoksa uzun süre saklamak için mi? Buzhane araştırmak kolay. Bizim burada peynircilik var ya ;herhalde buzhanede vardır.
Aslında iyi olur at buzhaneye al lazım olunca .ohhh…Güve yok; karınca yok, fare yok, nem küf yok. Süper fikir!!!
Peki bu işin götürüsü ne kadar olur (buzhane masrafı) Malum küresel ısınma zamanı. Astarı yüzünden pahalı gelmesin?
demet
ParticipantSayın Cemrearı; sağolun
Arkadaşlar benimle varroa yetiştiricisi falan diye dalga geçiyorlar da. Aslında olay şöyle: bahardan şu zamana kadar kovanlarda hiç varroaya rastlamamıştım. Katları alırken 2-3 tane gördüm. Yoksa olay vahim boyutta değil.
Ama mücadeleye başlamazsak vahim olabilir.Bende arıların toplu hareketinin kapılarla ilgili olduğunu düşünüyorum. Ayrıca kontroller yeni yapıldı başkaca bir problem yok. Arıların çalışması ,yumurtlama, bal stoğu iyi ; güve, eşek arısı problemi yok. Sadece kapıları daraltmıştım.
demet
ParticipantFeridun bey ne duruyorsunuz?
Fotoğrafını siz çekmeye uğraşmayın .Vakit kaybetmeden yerel televizyona falan haber verin . Zaten onlar haber peşinde. Atlamaya yer arıyorlar (bizim burdakiler öyle)Oradan bütün Türkiye ye yayılır.Bu arıları literatüre kazandırmak lazım.
Faal çalışmakta olan bir iş makinesinde yaşayan arılar ya kafadan çatlak yada aykırı arılar.
Her iki durumda bu ilginç olay değil!!! Ultra mega ilginç olay.
Umarım haberlerde çıkarda görme imkanımız olur. Saygılar.demet
ParticipantHalil bey katların alınması ile ilgili konuda şöyle demiş “Çok yakında aldığınız peteklerde kurda benzer bir şeyler dolanıyor dememek için aldığınız kabarmış boş petekleri soğuk bir yerde saklayınız.”
Yok artık!!!Kurda benzer şeylerin petek güvesi olduğunu biliyoruz.
Nerden biliyoruz? Tecrübe….Aman Allahım kısa zamana ne kadar çok tecrübe sığmış. Gülmeyin tabi ki kendi çapımda tecrübeden bahsediyorum.Geçen sene kışı sağlam geçiren peteklerimin bazılarını baharda güveler yemeye başlamış. İlk iş hepsini dondurdum. İçinde güve kalıntısı olanların hepsini erittim.
Birkaç gün önce katları aldım evet!Bu sene aynı hatayı yapar mıyım? Hayır! Soğuk yerde saklayın diyorsunuz nerede o soğuk yer. Her taraf kaynıyor.
Buzdolabının derin dondurucusunun bir katını boşalttım. Yumurtalar ölsün diye petekleri 4 lü guruplar halinde en az 4-5 saat dondurdum. Tabi sancılı bir süreç oldu çünkü annem buzluğa el koymamdan hoşlanmadı.Çerçevelerin buzluğa yapışmaması için altına kağıt havlu serdim. Bazen yapışıyor çünkü.
İyi ki çerçevelerimiz az fazla olsa ne yapacağız? Sonraki adım dediğiniz gibi ballıkların altına üstüne sinek teli ayarlayıp kışlamalarını sağlayacağız.Bu arada geçen günlerde akşamüstü bir kovanın kapısında dolanıp duran krem renkli bir kelebek gördüm. Petek güvesi!!! O halde gözümüzü dört açmamız lazım. Sizin kovanlarda da dolaşıyor olabilir
demet
ParticipantMurat bey ; ben sizin anladığınızı kastetmedim. Haklısınız ben kendi kovanlarım üzerinden düşünüyorum sürekli.
Benim arıların kuluçkalıkta kullanmadığını gördüğüm beyaz kabarmış petekler 2 ,9 veya 8. çerçeveler. Onların yerine inenlerin hepside yavrulu. Yavrulu çerçeveleri bir araya topluyoruz.
Zaten göbekte kullanılmayan çerçeve yok. Yavru dolu. Yine bir ifade problemi yaşıyorum demek ki.
Tabi ki yavrulu gözlerin ortasına boş bir petekle dalarsak kovanı bölmüş oluruz. Baharda bile yeni çerçeveleri kenardan kenar dan veriyoruz öyle değil mi?demet
ParticipantBilgin bey; sizin adınız bilgin ama müsadenizle bende çok bilmiş gibi konuşmak istiyorum.
Katı verince temel petek koymuşsunuz ve hepsi kabartılmış. Demek ki o zamanlar azda olsa nektar akımı varmış. Eğer nektar olmasaydı petek kabartmazlardı. Ayrıca arınızın çoğalması da iyi olmalı ; yoksa yeni çıtalara ihtiyacı olmaz petek kabartmaya da uğraşmazdı.
Arıcıların dedikleri bir şey var. Bazı bölgelerde bal depolayacak nektar dönemi kısa sürüyor. ( yani her zaman az nektar gelebilir ama bu yavrulara ve petek inşasına harcanır)
Eğer elimizde hazır kabarmış peteğimiz varsa kısa bal döneminde arılar vakit kaybetmeden bunları doldurabilir ve sırlaya bilir.(nüfus yeterli olmak koşulu ile)Ayrıca dediğiniz gibi siz verimsiz bir bölgeye rastlamış olabilirsiniz. Bizde zaten ayçiçekten bal aldık. Onun dışında her şey kurudu. Sizde ayçiçek tarlasına uzakmışsınız. Daha olmadı seneye başka bir yer düşünürsünüz.
Kovanı açmadan üstten kontrol ediyorum demişsiniz. Zaten birkaç haftada bir bakıyorsanız ona da üstten bakmayın ; kovanı açın derim.
Ben ilk başta kovanları açmamak için kırk takla atıyordum. Benim sebeplerim başkaydı gerçi! Ne biliyim arılar beni sokuyorlardı ,ben çerçevelere bakarken bazılarını eziyordum falan. O yüzden açmak istemiyordum. Birisi gelsin de arılarıma baksın diyordum.
Ama sonra anladım ki dışarıdan bakmakla bu iş olmayacak. Kovanı kokluycan seslerini duyucan, yavruları görücen; varroa bakıcan….
Ayrıca zaman kısıtlıysa kontrol ederken bütün çerçevelere bakmaya gerek yok. Ortadaki 3-4 çerçeve kovanın genel durumu hakkında özet bilgi veriyor. Güzelce yumurta varsa ana açısından; bal kemeri yeterliyse besin açısından sorun yok demek. He ana memesi var veya bir problem olduğunu hissedersen o zaman bütün çerçevelere bakmalısın. Yoksa gereksiz arıyı karıştırıp durmanın anlamı yok.
Katları alma konusunu ben yeni sordum. Sizde bal diye bir olayda olmadığına göre; üst kattaki boş petekleri alacağız ;yavrulu olanları aşağı indireceğiz. Kuluçkalığı bölen beyaz boş petekleri alacağız ;yerine güzel gözlü esmer petekleri vereceğiz.
Benim arılarda iki kat dolusu gibi duruyordu ama sıkıştırınca alt kata sığdılar ve şu an durumlarından oldukça memnunlar. Beslemeye başladım yumurtlama hızlandı işte öyle…..
demet
ParticipantSait bey ;burası İstanbul değil Edirne. Malumunuz İstanbul’un ticari hayatı burada bulunmaz. İstanbul bir başka. Gidebilsem bugün kendim gidip İstanbul’dan alıcam ama müsait değilim.
Burada bulamadık değil bir yerde buldum. O da hastanelere falan veriyor. Bana vermiyor.
Adres için çok çok teşekkürler. Hemen ilgililere söyliyim alsınlar.Sayın Nevşehir size de çok teşekkür .Söylediğiniz üzere arıcılar birliğine telefon ettim.Oksalik yok ama formik var.Telefondaki ses “Sen ne yapacaksın formik asiti” diyor. Gülerek dedim ki yahu arılara kullanıcam. “Kullanmasını biliyormusun bari” dedi. Beni sınava çekiyorlar anlayacağınız. Yani asitleri kolay kolay alamıyoruz burada!!!
Litresi 7.5 lira sanıyorum. Yarın uğrayacağım.
demet
ParticipantBugün birkaç saat asit aradım.
Eczaneler bizde yok olsa olsa şu eczanede vardır diyor.
O eczane, ecza deposunu tarif ediyor.
Ecza deposunda formik buluyoruz litresi 80 lira. Oksalik soruyoruz yok. Kimyasal satan yeri öneriyor.
Kimyasal satana soruyoruz oksalik var. Hele şükür sonunda bulduk.
Ee ne kadara diyoruz, “kusura bakmayın şahıslara satmıyoruz” diyor.Aman Allahım bu ne ya!!! Bir şey bu kadar mı ters olur.
Şeytan diyor ki ; bulabildiğin en sentetik ilacı al arılara kullan, ondan sonra ne olursa olsun…Tamam sinirlenmiyorum; eninde sonunda bulacağım. Şimdi bu asitleri kargolarda kabul etmez dimi?
İstanbul da olup ta asitleri aldığı yerin adresini verecek var mı?
Bizzat alıp; bana getirecek birilerini tanıyorum da! -
Yazarİletiler
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi