Forum Replies Created
-
Yazarİletiler
-
muratakin
ParticipantBeyaz kovan: amatör arıcıların katıldığı ve katkıda bulunduğu bir sitedir. Herkesin doğruları farklıdır. Veya şöyle dersek daha iyi olur birçok yolun kesiştiği geniş bir meydan gibidir, herkes doğru olan yollardan o meydana girer.
Herkes gibi ben bu siteden çok öğreniyorum hatta hiç arıcılık yapmamış ilk defa bu sitede yazan birisi sorduğu sorularla bile bazen bana çok şey öğretiyor.
Herkes sus pus oturursa olmaz bir şeyler yazmalı tartışmalıyız ve doğruyu bulmalıyız.yoksa sitenin işlerliği olmaz.
Bilgisayarını açıp bu siteye girenler önce kim neler yazmış, çok yazı yazan var mı diye bakıyor sonrada yazıları tek tek okuyup akıl süzgecinden geçiriyor.
Okuduklarını kendi uygulamaları ile ilgili bağlantı kurmaya çalışıyor, eğer aklının yatmadığı bir konu varsa bir yazı da o yazıyor.
Bir eskiden yazılmış arıcılık kitaplarını okuyun bir de yeni yazılmışları bir çok konuda zıt fikirler ve uygulamalar var hatta birde uygulamalı arıcılık yapanları dinleyin. Hepsinin kendi doğruları var.
Herkes yazacak yeni fikirler ortaya çıkacak her yeni kişi siteye heyecan getirecek.
Saygılar.
muratakin
ParticipantSayın Gökhangüllü:
Arı kolonilerini taşırken bazen ana arılar ölebilir, hele yeni döllenmiş ana arı veya döllenmemiş ana arıya sahipse.
Yeni yerleşim alanınız da kovanları yakın dizmişseniz.
Yinede bunlar o kadar önemli değil çünkü sizin arılı kovan sayınız 25 den 3 e düşmüş
Sizin kovanlarınızda ağır bir bulaşıcı hastalık veya arı zararlısının etkisi olacağını sanıyorum, bu yönde de bir araştırma yapmalısınız.Ana arı kabul etmeyen kovanın ana arısı döllenme uçuşundan dönememiş, kovan belli bir süre sonra yalancı anaya kaçmış, yalancı ana olan arı kolonisine günlük yumurtalı çerçeve verseniz bile yeni ana arı yapmayacaktır, çünkü dölsüzde olsa yumurtlayan ana arısı vardır, kış aylarında o koloni sönecektir.
Bu tarihten sonra yeni ana arı çıksa bile yeterli veya hiç erkek arı olmadığından ana arı dölsüz kalacaktır, sizin kovanlarınızda bu durumda olabilir.Yeni arı kolonisi alacaksanız yakın çevrenizden bölgenize uygun arı kolonisi almaya çalışın, ileriki tarihlerde yeni bir ırktan hazır ana arı alıp deneme yaparsınız.
Saygılar.muratakin
ParticipantSayın Mimkemal:
Ayçiçeği de balözü geliş döneminde tarlacı bal arıları azalır. Aslında bu azalma diğer bölgelerde de aynıdır.
Ayçiçeği çiçek tozunun çokluğundan dolayı tarlacı arılarda görme kaybı olup bölge, arılık ve kovan şaşırmaları olabilir.Sizin düşündüğünüz ayçiçeği zararlarına karşı kullanılan ilaçların arılara etkisi geçen yıl çok konuşuldu. Birçok arkadaş bu ilaçları araştırdı.
Hatta Demet Hanım gidip ilaç satıcısıyla ilaçlar hakkında bilgi almış açıklamasını bu sitede yapmıştı. Veteriner Mitat Kurt un bu konuda yazısı vardı.2007 yılında ayçiçeği ekilip çimlendikten sonra ayçiçeği zararlıları tarafından yenildi, bundan sonra tarlalar bozulup ikinciye ekildi.
Çimlenmeyi garantiye getirmek amacıyla çimlenmenin fire vermemesi için ilaçlı ayçiçeği tohumu ekilip yeniden tarla ilaçlandı, işte arılar için zararlı olan bu ilaçtı.
Bu ilacın arılara hafıza kaybı yaptığı söylendi.Bu ayçiçeği Zaralıların birisi de Onur Zeyrek in bloğunda vardı adını bilemediği için bunun adı nedir diye soruyordu, cevap olarak Demet Hanım da kara çekirge diyordu. Burada adı tarışman olarak geçiyor, yoğun olduğu zamanlarda zararlı olabiliyor, emin değilim ama sanırım ağustos böceği de bu böcek olabilir, gece öterken yakalamaya çalıştım karşıma bu böcek çıktı.
Bu ayçiçeği zararlısı her yıl zarar veremiyor ama yinede bir çok ekici bu ilaçlarla ilaçlanmış tohumu kullanabiliyor.
Saygılar.
muratakin
ParticipantDemet Hanımın yazdıklarına bazı şeyler eklemek isterim:
Toprak bina gerçekten yalıtkandır bir gözlemimi yazayım:
Kerpiç bina içine kışlatmak amacıyla koyduğum çiçeklere donmadan kıştan çıktı, aynı işi ısı yalıtımı yapılmış tuğla binaya koydum çiçekler kışın yarısında donup kurudular.Toprak duvarlı binanın iyi bir özelliğide radyasyonu geçirmemesi.
Yalnız bulunduğum yerde eski evler kerpiç değil çayırdan düz bel küreği ile kesilip çıkarıldıktan sonra kurutulmuş ot köklü toprak kurusu gibi düşünebiliriz.
Kerpiç yerine bundan duvar örülüyor kerpice göre daha hafif oluyor.Hatta beton karkas içine kerpiç duvar örülmüş bina yapanlar var.
Toprak kovana gelince: çok ince kılçıklı çamurla sıvanıp kurumanın sonuna doğru mastarlanırsa çatlama en aza iner.
Birde Sayın Nizamettin Kayral ın kitabında Malatya civarında pişmiş topraktan yapılmış küpler içinde arıcılık yapıldığını ve katır sırtında dağlara taşındığını yazar.
Saygılar
muratakin
ParticipantBu gün televizyonda ekonomi proğramını izliyordum. Bozulan ekonominin düzelmesi için dört şık saydı bunu biriside iş ahlakıdır diyordu.
Arkasından devam ediyor konuşmanın bir yerinde şöyle dedi:
Bal fabrikası adı altında fabrikaların kurulduğu dünyada tek ülkeymişiz, yani glikozdan bal benzeri ürün yapıp bal diye satmak için.Sanırım bal başlığı adı altında bilgisayara girince adımız ondan çıkmıyor.
Çünkü biz hobi olarak bal üretiyoruz bu işi amatörce yapıp ticaretle işimiz yok gibi görünüyor.Saygılar
muratakin
ParticipantSayın Mim Kemal:
Kanola arını yavrusunu bol çıktığı devrede açtığı için arı gelişimine çok yararı var.Kanola nisan ayı sonunda açıyor, mayıs ayı boyunca hep çiçekli oluyor.
Eğer isterseniz haziran ayı ortasında bal da süzebilirsiniz.
Ben balını pek beğenmedim damak tadıma göre farklı geldi, ama asıl önemlisi arı gelişimine olan yararı, ayçiçeğine kuvvetli tam gelişmiş arıyla giriyorsunuz.Çiçekli dönemde yoğun balözü gelişi oluyor, eğer yeteri kadar ekili tarla varsa arılar yoğun bal dolduruyorlar.
En azından arıları besleme giderleri düşüyor.kanola: yabani hardal bitkisinin kültüre alınmışıdır daha önce kolza diye bilirdik hardal, rapiska gibi adlarlada anılır.
Saygılar.
muratakin
ParticipantBir aylık sigara parası üç çift ayakkabı
Kıyaslanacak ölçütler ne güzel seçilmiş hayret
Saygılar
muratakin
ParticipantDemet Hanım:
Arı destekleri diğer destekler gibi sorunları vardır.
Biz millet olarak çok zekiyiz ya illede çıkan kanunlar ve yönetmenliklerin neresi yumuşak karnı diye ararız, hep işimize gelecek yerini bulmaya çalışırız, kendimize yontmaya çalışırız.Arı destekleri için temmuz ayı içinde arıcı tarafından ilgili tarım il veya ilçe müdürlüklerine baş vuruluyor.
Kurulan komisyon tarafından arılar sayılıyor.
Sayılan arı kovanların uygunluğu belirleniyor.
Burada bir deyim var NİTELİKLİ ARI
Anlamı şu: içinde anası olan yumurtlayan en az arılı yedi çerçeveli kovan demek.Hatırlarmısın bir blogda Ayvalıkta ayçiçeğine polanizasyon için gelen arıların kovan başına verilen kiralama bedelinin yanlış olduğu ve önümüzdeki yılda nitelikli arı aranacağını belirtiyordu.
Çünkü akıllı arıcılar kovan içine bir iki çerçeve arı koyup bir kovan olarak adlandırıyorlardıSaygılar.
muratakin
ParticipantSayın Denizakvaryumu:
Yazınız da görüldüğü gibi damak tadınız için bal üretiyorsunuz.
Arıların yaptığı balın görünüşü çok güzeldir.
Ama yeme işine gelince biz genelde petekli bal tüketimini pek uygun görmüyoruz.
O çiğneyip yutmak istediğiniz ve yutamadığınız balmumunu yutmaya gerek yok çünkü vücuda yarayan pek bir özelliği yok, arıların kendilerinin yaptığı petekte aynı balmumu var ama daha ince olarak.Arıcı Ahmet’in önerdiği 1 cm eninde temel petek takılan çerçevede aynı sizin düşündüğünüz gibi bal şeklindedir.
Saygılar.
muratakin
ParticipantSayın Mehmet Yiğit:
Arıların uçuş deliğinden öyle ters olarak çıkması pek önemli değil.ama nedenlerini araştıralım:
Kovan tabanı ile çerçeve alt çıtası arasındaki ölçü olması gereken standart ölçüde olmayabilir.Kış yaklaştığından arılar uçma deliğini tabandan daraltma yapmış olabilirler.
Bence en akla uygun olanı arılarını sarıca arılardan korumak amacıyla deliklerini daralttınız, yeteri kadar oksigen girişi olmuyor.
Yavru çıkarmak için iklim çok uygun ana arı yumurtluyor. İçeriye giren temiz havadan yararlanmak amacıyla çerçevelerin ön bölümüne yakın yere yumurtluyor, uçma deliğine yakın yerde arılar salkım gibi yığılma yapmışlar.
Arılar dışarıya çıkmak amacıyla salkımdan kurtulunca kovan iç duvarında yürüyüp deliğe, aşağıya doğru yürüyorlar deliğe gelince ters dönmeden çıkıyorlar, dışarıdan bakılınca bize değişik geliyor.muratakin
ParticipantEskiden Perizin alırken yanında bir adet ilaç uygulama aleti verirlerdi.
Yeni arkadaşlar ve bu aleti bilmeyenler için basitçe bu aleti tanımlayayım.Üzerinde gramaj bölüntüleri bulunan 450 CC lik, ağzı vidalı plastik bir şişe ve üzerinde 50 CC lik alttaki şişeye vidalı bağlantısı olan üzeri hacım bölüntülü küçük bir şişe bulunuyor.
Kullanılması şöyle: alttaki şişeyi sıkıyorsunuz üstteki şişe dolduruluyor.
Alttaki klapeden dolayı ilaç geri dönmüyor.
Kovandaki arılı çerçeve başına 5 CC olacak şekilde dolduruluyor üstteki delikten çerçeve aralarına dökülüyor.Bende o günlerden kalma bir tane var yenisini bulamayacağımdan gözüm gibi koruyorum.
Saygılar.
muratakin
ParticipantArkadaşlar kaliteli şeker konusunda bir şey daha var.
Dün yazarken unutmuşum.
Kaliteli şeker üreten fabrikalarımızın ürettiği ürünler genelde yurt dışına satılıyor çok azı da yurt içinde kalıyor veya hiç kalmıyor.Yok ama deyelimki İstanbul şeker Fabrikası kaliteli şeker üretiyor tamamı yurt dışına satılıyor.
Ama yurt içine de şeker satışı yapması gerekiyor ne yapacak daha düşük kaliteli şeker üreten Tekirdağ Şeker Fabrikasından şeker getirip ambarlarına konulup satılıyor.Genel kanı olarak iri kristalli olan şekerin iyi olduğu, küçük kristalli şekerin daha düşük kaliteli olduğudur.
Asıl önemlisi de şeker içine GDO lı mısır şekeri katılmış şekerlerdir. Bu olayı iyi izleyip o fabrikanın ürettiği şekeri almamalıyız.Bir zamanlar ticari amaçlı olarak yurt dışından şeker kamışından üretilmiş şeker getirilmişti, tatlandırıcı özelliği iyi olmadığından tutulmamıştı,
Eskiden şeker çuvallarının üzerinde üretildiği şeker fabrikasının adı yazardı, iyi olarak bildiğiniz şeker fabrikasının şekerini alırdınız.
Şimdi Türkiye Şeker Fabrikaları yazıyor hangi fabrikada üretildiğini bilemiyoruz.
Çuval etiketinin üzerinde kod no deyip karşısında bir no var örnek 09 şu şeker fabrikasının diyebiliyoruz.İleride şeker fabrikalarının no larını öğrenirsem arkadaşları bilgilendirmek amacıyla yazarım.
Saygılar.
muratakin
ParticipantArıcı Ahmet:
Arıların beslenmesi ve havalandırması vardı diyorsunuz.
Genelde arıların gıda ve havanın yanında su ve barsaklarındakileri boşaltmasını da düşünmen gerekirdi.
Arılar sağlam olduklarında dışarıya yaparlar, kapalı olunca nereye yaparlar.
Yapamazlarmuratakin
ParticipantŞeker fiyatları konusunda bir şey daha söyleyeyim:
Şeker her ne kadar tekel maddesi gibi olduğundan satış fiyatları birbirine çok yakındır, genelde çuvalla alırsanız 110 TL
Fabrika toptan çıkış fiyatı 98TL bu fiyat aynı zamanda şeker üreticilerine verilen çuval şekerin fiyatıdır.Şeker üreticilerine verilen ektikleri şeker pancarına oranlı şekerin fatura fiyatı 98 TL olmasına karşın tüketiminin fazlası olan şekeri 90 hatta 85 TL ye elden çıkarıp tüccarlara satmaktadırlar böyle tüketiciden bulunabilirse ucuz şeker alınabilir.
Sait Beyin söylediği çıkma şeker:
Daha çok kesme şeker fabrikalarından çıkar. Araştırmamın sonucunu yazayım:
1 . toz şeker kesme şeker yapmak amacıyla nemlendiriliyor bu nem sıkıştırılan şekerin yapışmasını sağlıyor, bu nemin fazlası preslenmiş şekerden emiliyor. Bu sıvını arılara verilmesinde hiçbir sakınca yok.2 . presleme anında hatalı işlemler sonucu kırılan kesme şekerler ve kesilme tozları bunların verilmesinde de sakınca yok.
3 . kırılan ve kesilirken yere düşen tozlar yerden süpürülüp yerdeki pisliklerle beraber toplanıyor içinde toz, toprak ve yerdeki her türlü pislik var. Arılara verilmesi sakıncalı
4 . bir makinelerin belli sürelerde bakımı yapılırken her yerden ve makinelerin üzerinden süpürülen tozamış şekerlerin içinde pislik ve makine yağları vardır bu şekerde zararlıdır
Bu işyerleri bazen sata bilmek için iyilerle kötüleri birbirine karıştırırlar.
Saygılar.
muratakin
ParticipantAçlık oğulu deyince aklıma birkaç olay aklıma geldi:
:genelde erken baharda çiçek yoğunluğu çok oluyor bahar çiçekleri ve meyva ağaçları ile bol çiçekli bir dönem oluyor.daha sonra azalıyor.
Arkasından külttür bitkileri ve kurak yaz günlerinin dikenli bitkileri açıyor yani ikinci bir çiçekli dönem oluyor.
Arılarımın olduğu bölgede pek üzerinde durmadığım ve bilmediğim KIRÇAN diye kelime geçiyor, konuşurken he he deyip kafa sallıyorum, sonunda konuyu öğreniyorum.
Kırçan 21 mayısta başlayıp 21 haziranda biten arılar için kıtlık ayı olarak adlandırılıyor. Kırçanın çakır dikenlerin açmasıyla sona eriyor. bu bölgeye ait bir tarım takvimi.
Bölgenin arısı karniyolun bir alt grubu olduğundan genelde oğul istekleri azdır ve daha çok nisan sonu ve mayıs başında olur.
Haziran ayının 15 inden sonra tam ayçiçekleri açmak üzereyken her yerde küçük küçük oğul doluyor.
Bu olayda kırçanı biraz doğruluyor bal özü akımı az olunca arıların işi azalıyor hemen oğul hazırlığına giriyorlar çünkü boş durmayı sevmiyorlar.Bölge arıcılarını bazıları bu ayda arılarını besliyorlar ancak bu şekilde iyi bal alıyorlar.
Parağrafları ayırıp yazdım ne me lazım fırça yemeyelim de.
Saygılar.
-
Yazarİletiler
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi