Oluşturulan forum yanıtları
-
YazarYazılar
-
Abi herkese hayırlı olsun.Türkiye’mizde böyle ne site nede böyle bir ekip var.Ben ve arkadaşlarım ne biliyorsak buradan veya günlüklerimizden herkese aktarmaya çalıştık,halada aktarmaya devam ediyoruz.Burası bilgi kaynagı ansiklopedi demek bence az.Beyaz kovanımız dahada büyüdü ,yeniden hayırlı olsun.
Ali Türk.
-
:woohoo: :S :dry:
-
Dün yaşamış olduğum bir tercübe belki binde bir olur ama oldu belki beşbindede bir olma olasılığıda yok gibi aslında.
Biliyorsunuz geçen hafta İstanbul Beykozdaydık.Oktay’ın arıların sadece birine baktık,benim geçen sene verdiğim anaarı ve üzerine yapıştırdığım sarı pul.Ayrıca arılıktaki en güçlü arı.Anaarıyı ben dahil kaç kişi gördü ve kapalı yavrularda var kapattık kovanı anaarı varya.
Bu hafta başka bir iş için açtık kovanı.Arılar anaarı meme başlangıçları yapmış.Ne yumurta var nede larva.Şimdi diyorumki geçen hafta bu kovanın anaarısını gördük ama yumurtaya bakmaya gerek görmedik,hata yapmışız.
Yani kovanda anaarı olmasıda iş degilmiş.Geçen hafta yumurta olsaydı bu hafta sonu bakımda mutlaka açık larvalar olmalıydı ama bir tane larva yok.İşçi arılarda zaten meme yapmaya çalışıyorlar ama yumurta ve larva bulamamışlar.Kovanda kapalı yavru vardı anaarı yok yumurta yok larva yok.Şimdi anaarı 2007 li.Spermi bitik olsa her tarafa erkek yumurtası atardı onuda yapmamış ilginç bir durum işte.
Yeni gelen Muğladan gelen kafkas kırmasının anaarısını bu anaarı kaybeden kovana verdik kafesle.Yani kovanı açtıgınızda anaarıyı görseniz bile yumurtaya bakın derim.
-
Şu an itibariyle kovanlarda yavru faliyeti başladı ve kıştan çıkan arılar beden olarak zaten iyice iri görünürler.Bence arıların su getiriyorlar.Yağma olduğunu düşünmüyorum.
-
Ugur yazdıklarının bir bölümeüne katılmıyorum.Yapılan işi ne olursa olsun en iyisini yapmak lazım.Ben ne yaparsam çok önemserim.Bak buraya bile yazı yazıyorum,daha sonra yav şunu unutmuşum diye tekrar ilave yapıyorum.Almış oldugunuz anaarılar kalitesiz çıkarsa ve bu sizin kovanlarınızın sönmesine yol açıyorsa elbette herkes anaarı üretecek.Geriye baktıgında ticari anaarı üreticileri hiç anaarı satamayaacak duruma gelecekler.Ve bu işi en iyi yapıyorum diyenler mutlaka kalacaklar.Ve sadece onlar anarı üretici olacak.Şimdi anaarı üretme ruhsatı alanlar kaliteye bakmadan sinek kadar anaarıları çaktılar millete.Sen bu kazıgı yedikten sonra bir daha hazır anaarı alırmısın.Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir mantık yok ben kalitesiz üretim yapayım birilerinin arıları ölsünde pazar oluşsun.Bu mantık bana göre vatan hainligidir.Böyle bir düşünceye sahip olanlar ülkemize ciddi manada zarar verirler,zararlar ortada ve bunlarla mucadele etmek zorundayız.Şimdi benim yazılarım çoğu kişiye batar eğlip bükülmem ve bir şablonum vardır,konuşurkende o şablonu esas alırım.Bakın bir hadisle bu yazıyı bitiretim.Peygamberimiz derki"ya kötülügü men edip iyiliğide tavsiye edeceksiniz,yada Allahtan gelecek olan belanızı bekleyin"der bu güvenilir bir hadistir.Hayat imtahandan ibarettir ve herkes yaptıklarını bir gün karşısında bulacaktır.Mücadelesiz bir hayat yok.
Burada başka bir eklemek istediğim.İnsanlar tam olarak hiç bir şeyin karşılığını veremez.Benim emeklerim boşa gitmiyor onun karşılığını kat kat ödeyecek biri var,merak etmeyin:dry:
-
Bu forum bin tane kitaba bedeldir kıymetini bilene.Yani bazı bilgiyi kitaptan okumakla forumdan okumak arasındaki olumsuzluk ne ben onu anlamıyorum.Murat akın abi bir kitaptır onu oku.Murat çakır bir kitap onu oku.Ben gazeteyim beni oku.Başka bilgili bir sürü arkadaşımız var kitap olarak.Biz burada uyguladıklarımızı tecrübelerimiz yazıyoruz çoğu kitap yazanlar arıcı bile degiller.Bazıları kitapları çeviri yapıp ben yazdım diyenlerimi ararsın.Güzel kitapları çeviride rezil edenlerimi arasın.Kitaba gerek yok bence.Forum gerçekten çok zengin ve ansiklopedi degerindedir bana göre.
http://karakovanari.blogspot.com/
Bu sitede bir sürü eğitim amaçlı filim var.Hiç bir kitap insana uygulamayı gösteremez tarif eder.Uygulamayı görmek işin yüzde altmışı veya yetmişini halleder.Hep yazardı kitaplarda larva transferini fakat uygulamalı gösteren olmamıştı.Ben Alman sitesinde izledim ve uygulama yaptım,uygulamamı filme aldım, beni izleyenlerde uyguladı bence büyük başarı yakaladık.Ama belki 50 yıldır hep kitaplarda yazıyordu bir faydası olmadı işte.Bu sene daha iyi olacak sanırım .Arıcılık bence anaarıda başlar ve biter.Her şeyiniz anaarıya bağlı,o kaliteliyse sorun yok sizi 3 yıl idare ediyor.Kalitesizse kovanınızdan verim alamadığınız gibi birde sönüyor.Bayağı uzattım bu bilgiler sanırım arıcılıkta kitapların yetersiz kaldıgını anlatmama yetmiştir.Emin Benli abide gene diyecek rahat dur diye ama gerçekler bunlardır.
Ali Türk
-
Arkadaşlar daha önce bu konuda yazı yazmıştım.Kayıplar duydukça nedenlerde degişiyor.Tamam şundan öldü derken bir başka şey çıkıyor.Şu ana kadar arısı ölenler ölülerden alıp bir tahlil yaptırdılarmı?.Son baharda Mustafa Kabaoğlu abimizin arılığındaydık ve devamlı perizin kullandığını bahsetti.Biz devamlı herkesi uyardık dedikki ne kullanırsan kullan ama aynı ilacı devamlı kullanmayın.Çünkü varroalar her şeye dayanaklı hale geliyor.Buradada birinin 120 arıdan 60 kovanı kalmış,bahsettigim kişi babasının arıcılığını yapan biri yaşı 59 artık arı ölümlerinde ölen arıların sahiplerinin yaşınada bakıyorum ben bu .Yalnız anaarı konusu bayağı önemli.Arılara ilgisizlik.kovanların geç daraltılmaları ölüm nedenlerinden biri.Çünkü erken daraltınmı arı yavru yapıyor.kovan Örtüsü bence çok önmli.Varroa mücadelesi bilinçli yapılacak yok bu bir işe yaramıyor diye inat edenler vardı organik asidlere.Bakıyorum bu inat edenlerin arıları ölüyor.Birde arı ölümlerinin büyük bölümü ben çok biliyorum diyenlerde.Bu konuya biri dediki çok biliyorum diyen kuş,tuzaga iki ayağından birden yakalanırmış.Yeni duydum bu atasözünü.Allaha şükür ben fazla bilmiyorum ve hala bir yenilik varsa onu öğrenip uyğulamaya çalışırım.Bu çok önemli.Yazıyı yazdıktan sonra aklıma geldi düzenlemek için yeniden döndüm.
Birde arı ırkı çok önemli.Kafkas yerinde çok mükemmel bir arıdır.Ama biim bu bölgede yaşamıyor.Ben arıları şileye götürdügümde kovanları sıkıştırmama rağmen tüm arılar yavruya yattı.Aylardan eylülün başıydı,bendeki kafkaslar iant etti yumurta atmamakta ve iki çıta kaldılar.O dönemde devamlı başka kovanlardan onlara kapalı yavru takviyesi yaptım.Hatta bu hafta Selahattin abiyede gösterdim saf kafkas arımın içinde başka renkte arılar vardı.Kafkas desteklenmesse bu bölgede bahara çıkamıyor.Ağıstosta yavruyu kesip kışı beklemeye başlıyor,benim arılarım aralık 25 de yavru uçuruyordu.Agıstosta yavruyu kesen arı aralığa kadar zaten söner bunuda dikkate alın derim.Aklıma ne kadar olumsuzluk varsa faydası olur diye sizlere aktarmaya çalışıyorum.
Ali Türk
-
Ahmet abi sorduğun soruyu ancak hassas terazi alarak kendin hesaplamalısın.Ben öyle şeyleri merak etmiyorum.Merak edersemde kesin sonuca bağlarım kolay gelsin:S
-
Sorunuza bu bahar verilecek çok cevap vardır.Bir arkadaşım var Sivas’ta ve arısını kapalı mekana almadı.Son görüşmemde arısının yaşadığını söyledi ve bu sene Sivas eksi 35 derecelere kadar düştü.Ama dünyada başka souğ yerlerde var oralarıda araştırmalı.Birde yeterli nufus varsa içerde yiyecekde varsa arı içersini sürekli ısıtıyor.Bizde kış geldimi soba yakıyoruz İstanbul’da ,Erzurum’dakilerde yakıyor.Bu açılardanda düşün.Irklarda önemli şu an bullamadım en iyi kışlayan arılar ukraynadaydı galiba,bakanlığın bir listesi vardı performanslarla ilgili,orada bakmıştım Karniyol Kafkastan daha iyi kışlıyor.Gerkirse o yazı ve listeyi bulurum.
-
Ferudun kardeşim.Arı neden deler onu bilemem.Fakat kovanın üzerinde baharda delik olmaması lazım.Kovan içini ısıtmakta zayıf arıları çok zorlar.Delik varsa propolisi işlemek için sıcaga ihtiyaç vardır,soğuk havada propolis beton gibidir.Birde şunu unutmuşum dün onu yazayım.Almayadaki teknisyen bayanın arıcılıkla ilgili filimlerini izliyoruz,baktıgınızda oradada naylona benzer bir şeyle örtüyor kovanıVe bayanın filimlerinin oldugu yer aratırma yeri.Neden onlar örtü tahtası kullanmıyor bunuda merak ediyorum.Ben uzun yıllar tek parça örtü tahtası kullandım,bez daha iyi derim.Herkeste kullandıgı malzemenin eksi artılarını yazarsa herkesin seçme şansı olur.İllede şöyle olacak demek yanlış,herkesin doğrusu farklı olabiliyor.Ortayı bulmak önemli olan.
-
Zafer abi konu gayet açık ama daha nasıl anlatayımki onu anlamadım.Kovanda yavrulu çıta olmadıktan sonra arı üşür ısınır.Yavru varsa gözlerde üşütürsen bir sürü hastalıga yakalanır.Yavru çürüklüğü bunların başında gelir,arılar hastalık olmasa bile üşüyen yavru öldüğü için onu sökp atacaktır,bu bile başlı başına sorundur.Ölen yavruyu söküp atamadımı içerde kokup çürüyecektir.Yavru olmadığı zaman arı üşüsün hiç bir sorun olmazki.Bunun neresi anlaşılmıyor bende anlamadım gitti.
İkincisi kovana bir su kontrası kapattık ve bu yamuk.En az şekliyle anlatayım kovanın ön yüzü 43.5 cm dir.Bir mm açıklık kalsa.Boydan boya bunu bir ölç burada toplam 43 mm lik bir delik vardır.Ve bu sadece bir tarftaki sorun öteki tarafı düz kabul ediyorum.Yani kovanın örtü tahtası altında dört santimden büyük bir delikten bahsediyorum.Ve arı zayıfsa burayı propolisle burayı kapatamaz ve kovan içi ısınmaz.Ama bez veya çuval kullandıgında bu sorun olmayacak.Bez veya çuval kovana yapışacak hiç bir delik kalma sorunu yaşamayacaksın.Ben işin en olumsuz yönlerini yazıyorum.Zayıf bir arı bu olumsuzluklarea yakalnırsa bir türlü gelişemez hatta hastalanır.Örtü tahtası kullandıgımda bile ben tahtanın altına çuval koyarım.
-
Arkadaşlar ülkemizde bilinçli bir şekilde arıcılık yapan yok.Her şey kara düzen gidiyor.Bende henüz kayıp yoktu.Sanırım Murat Akın abidede yok.Burada bazı şeyleri düşünmemiz gerekiyor,ben arılarımı daralttım kendime göre,Ahmet Birbilen abimiz Gebze’ye geldiginde dediki en az iki çıta daha almalısın kovanlardan,yani benim daraltmamı begenmedi.Şimdi arı kayıplarına baktığımızda hazır anaarı alanlarda kayıp fazla deniliyor,buda ayrı bir konu bende 3 tane kafkas var onlara mudahale etmesem eylülde iki çıtaya düşmüşlerdi,ölmeleri kaçınılmazdı başka kovanlardan yumurta ve kapalı yavru takviyesi yapıldı.
Konu acayip dağılacak sonuca gelleyim en iyisi.Birincisi son bahar beslemesi yapmadık.İkincisi arılarımızı sıkıştırmasını bilmiyoruz.Üçüncüsü bölünen arılarımız genç nufusla kışa girdilermi.Dördüncüsü ise varroa mücadelesi bilinçli yapıldımı herkes yaptım diyor ama bunuda bilinçli yapmalı.Son olarakta yiyecek ve polenleri varmıydı.Bölünen arılarda bal olabilir ama polene baktınızmı.Benim tespitlerim bunlar herkese kolay gelsin.Yurt dışında bir porsiyonda verilen kek bizde bir yıl boyunca verilmiyor gerisini düşünün artık.:dry:
İş yerinden çıkacagım zaman yazdım aklıma yolda başka şeyler geldi.Bilirsiniz beni tanıyanlar hacı amcam vardır arılarımız aynı tarlada.12 kovan arısı vardı,arıları teker teker ölüyor.Çünkü arıları daraltmaz,varroa ilaçlamasını yapmaz ben ondan gizli onun arılara varroa ilaçlaması yaparım.Besleme derseniz hiç yapmaz.Hazır anaarıda almazdı.Şİmdi bir kovanım kalsa yeter diye dua ediyor.
Burada arı kayıplarının yanında arı kaybı olmayanlarda yazsa iyi olur.Neler yapıyorlar.Birde ölümlerin nasıl oldugu iyice anlatılmalı.Bence arı ölümleri anlatılması sanki hepsi aynı sanki kopya çekmiş gibi.
-
Benim bu sene kovanlarımda geçen seneki kadar bal stoku yok.Buda beni sürekli rahatsız ediyor.Kar yağarken bile olsa ben arım aç kalmasın diye açar yiyecek veririm arıyada bir şey olmaz.Daha önce geçen sene bunu filme aldım 15-20 saniyede arıya kek verilmiştir.Eski filimlere bakarsanız kovanın açılması ve kek verilip bezin örtülmesi sürelerine bakın.Bahardada hava sıcak olasa bile arıyı aşırı açık tutmak gene üşütür.Bakım yapılacak yer bellidir,merkezdeki yada arının en yogun oldugu bir veya iki çıtaya göz atar kapatırsın.Şu an arıda varsa bile avuç içi kadar yavrular vardır.Vaktim olsa ilk işim arılarıma kek vermektir,benim şu an derdim vakitsizlik,soğuk önemli degil.Zaten yavru yoksa arıya hiç bir şey olmaz,istersen kışın yarım saat açık kalsın sadece kapattığında biraz daha fazla bal yer ısınmak için hepsi bu.
Örtü tahtasına bir şeyler söylemek gerekirse,parçalı tahta kullanımı arıları fazla rahatsız etmez siz bir tarafa bakarken diger taraftakilerin haberi bile olmaz.Tüm ve parçalı tahtada zayıf arıların üşüme olasılığı var.Çünkü tahta bez gibi kovan üzerine oturmaz.Hele bütün kontraplaktan bir örtü kullanırsanız siz örtüm sandığınız örtünün altında kalan bir parça veya yamukluk acayip boşluk oluşturur.Diyelim 2 mm.bunu 30-35 cm boyunda düşünün ne kadar büyük bir delik bıraktıgınızı anlarsınız.Bez kullanımı bu olayları ortadan kaldırır.
-
Selim kardeşim kesinlikle kelimesi yanlış bir kişi yazmış olabilir,ama o her tarafı bağlamaz.Devşirme denilince aklımıza gelen yeni bir kovan oluşumu.Bunuda güçlü arılarada zarar vermeden birer ikişer çıta arı alarak yapılır.Benim yaptıgım budur.Aldığın çıtayı kovana silkelerim,geçerim başka kovana gene silkelerim.Bu şekil 5-6 çıta arılı çıtayı silkeleyip bir kovan oluştururum.Bu silkeleme esnasında tarlacılar direk uçup kovanına döner,yeni kovanda sadece genç acemi arılar kalır,kafesle verilen anaarıyıda çok kısa sürede kabul edecektir.
Bir başka yöntem bu sene Ahmet Birbilen abimizin uygulamasını gördüm.Her kovandan bir arılı ve yavrulu çıta alıyor ve bir koloni oluşturuyor.Arısıyla birlikte kovana sıralıyorson çıta tamamen ballı gene arısıyla getirip kovana koyuyor.Şunan linki bulamadım linkini atarım bulunca filimlerini izlersiniz,yada Ahmet Birbilen’in forumunda filimler iki parça olarak var,oradan izle.
-
Herkese sorup cevap bekliyorsa demekki anket yapıyor:dry: zaten bu kadar soruya orta boy bir kitap la cevap verilir.
-
YazarYazılar
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi