Oluşturulan forum yanıtları
-
YazarYazılar
-
Mehmet bey merhaba,
Orman gülünde gözlem yapan arkadaşımızın doğruluk payı var. Arıların şerbetlerine eskilerin tuz koymasının sebebide buna benzer bir neden. Köylerde tuvalet kenarlarına konan arılarında ihtiyaçları hep aynı mineral madde.
Maden suları üzerinde anyonlar ve katyonlar diye yazan bazı kimyasal yapıların isimleri vardır. Bunlarda mineral maddelerdir. Sodyum ve klorda birleştiğinde sodyum klorür ortaya çıkıyor bu da bir mineral madde ve hepimizin bildiği sofra tuzu.
Arılar karbonhidratları nektardan, proteini ve vitaminleri polenden sağlarken, her türlü ihtiyaç duyduğu mineral maddeleri
nektar ve polenden karşılayamayabilirler. İşte bu durumda en yakındaki mineral kaynağına gidip bunu kovana getirme eğilimi arılarda çok fazla oluyor.Lakin şunu düşünüyorum. Arılar kovanlarına kendilerine zarar verecek olan bir kimyasalı getirmezler. Bize tuvalet ve idrar iğrendirici gelsede arılarda bir filtre mekanizması olmakla birlikte bu kimyasal yapılar doğal mineral tuzlar olarakta karşımıza çıkmakta. Organik tarımda bitkiler ne ile gübreleniyor sanıyoruz. Benzer bir modelle elbette.
Konu hoş olmasada gerçekler bunlar.
Yalçın SEZER
Uzman Bİyolog -
Merhaba,
Site kuran firma yetkilileri ile görüştüm tekrar tekrar ve üzerine basarak elbette kimseye bu tür bir zarar vermek ve hatta vesile bile olmak istemem.
Cevap şu: Kodlamadaki bir noktadan kaynaklanan nedenle virüs koruma programları hashas olanların bunu virüs gibi algıladıklarını söylediler. Gerekeni en kısa sürede halledeceklerini korkulacak bir durumun olmadığını bildirdiler.
Yalçın SEZER
http://www.bereketbal.com
http://www.teknikaricilik.com -
Cvp:ZENGİN İSENİZ? 7 Ay, 1 _FB_DATE_WEEK önce Karma: 0
arıcılıkta zengin fakir ayrımı olmaz iş ve beceri üretim kabiliyeti belli olur adam seyyar arıcılık yapar tahtadan mekan yatmak için sagımda delikli sogan cuvalından sagım cadırı yağ fıcısından bal süzme makinesi saptan samandan arı kovanı elma sandığından arı sandıgı daha bir sürü olaylar hepsiden öte arı üretiyor ve bizim gibiarıcı geçinenlere her sezon başı arı satar başarı bu olsa gerek .nice zenginler var arıcıyız derler lükse takılır ama arıcı olamazlar birde arıcı elinde probolis bulaşmadan arıcı olunmaz banyo faslına gelince yaz günü her arıcının plastıkten birfıçısı vardır inanın su sıçakta güneş enerjisi gibi ısınır arıcılıkta su olmassa olmazlardan onun için arı daima suya yakın yere konuçlandırılır fazla hizmet isteyen balkonda arı baksın terledimide evde duş yapsın balıda biz satalım oda arıcıyım diye çaka satsın hebinize kolay gelsin
Forum kodları ve simge butonları gösterilmemesine karşın, hala kullanılabilirler.Ali osman Çalığın bu sözleri çok hoşuma gitti helal olsun abi ellerine sağlık.
Arıcılığı böylesi güzel şartlarda yapmak elbette güzeldir. Ama toplam kalited iyede bişey var. Tüm olumsuzluklardan da en mükemmel çalışmayı yapmak ve en büyük verimi almak işte buna toplam kalite deniyor. Ali abide toplam kaliteyi tanımlamış.
Üretim bu zor şartlarda sağlanırsa keyifli oluyor. Kolaylıkları sağlamak ise zamanla olursa insan çalışma azmine kapılıyor. Herşey eline verilirse onun kıymeti olmuyor.
Yalçın SEZER
Uzman Biyolog -
Merhaba,
Bu mükemmel yazı için size çok teşekkürler.
Bende yüksek lisansımı flora ve vejetasyon üzerine tamamlamıştım. Bu yazı bana çok keyif verdi.
Bir farklı yönden olayı irdelemek istiyorum.
Dünya 100 yıllık dönemler halinde buzul ve buzullar arası dönemi yaşıyor. Bu döngüler devam ederkende bazen bitkiler göç ediyor. Yıllar boyunca buzul dönem ilerlerken bitkilerde daha ılıman bölgelere doğru hareket ediyor. Aslında ülkemizdeki bitkisel zenginliğin bir nedenide bu göç yolu üzerinde bulunmamızdan kaynaklanıyor. İldirya diye isimlendirilen avrupadan balkanlara doğru yer alan bölgeden ülkemize göç eden
bitkiler ülkemizde yaşam sürmektedirler.Bu durumdan ötürüde aşağıdaki rakamlar ilginçtir.
Ülkemizde yaklaşık olarak 12 bin tür bitki bulunmaktadır.
Tüm Avrupa devletlerinde 15 bin tür
Komşumuz Yunanistanda 5 bin tür
Komşumuz İranda 9 bin tür bulunmaktadır.Yalçın SEZER
Uzman Biyolog -
Merhaba,
Bu barkotla ilgili bir kaç lafta ben söylemek istiyorum.
Düşünce başlangıç güzel. Kovanların bize ait olduğunu gösteriyor. Peki ama nasıl?
Üzerinde adım yok. Tescil numaram yok. Benimle ilgili bir yazı
ibare hiçbir şey yok. Bana kalırsa üzerinde yazılı olan Yalçın SEZER yerine yazılı olan YS ibaresi bile bana ait olduğunun göstergesi olabilir ama bu plakalar olamaz. Hangi jandarma kolluk kuvveti plakaya bakıp bana ait olup olmadığını anlayabilecek. Hiç kimse. Geçmişte yaşayabileceğimiz sıkıntıları yaşamamak için ben ve arkadaşların tescil numarasını yazdığımız plakalaı asmış idik inanın bu plakalardan daha kullanışlı ve anlamlı idi.Şimdi Türkiyedeki kovan sayısını tesbit etmek istiyorsunuz.biri bir protokol imzalıyor. Kovan sayısının4,5 milyon olduğu düşünülüyor. Her birine 1 ytl deniyor oh trilyonlarca lira para hemen çıkıyor bir kaçı daha onlarda diyor bende vurayım abalıya 1 ytl de o vuruyor üzerine sonra ne oluyor hiç bir şey. Birileri plakacı, protokcüler, bazı başkanım diyenler ve yardakçıları nemalanıyor. Niyemi 4 ykr luk plastik 1,5 ytl ye satıldığı için. Olan yine üreticiye oluyor.
Destekleme az evet ama ilerde kayıtlı olanlara daha fazla olacak diyede bir laf var ortada. İstersen alma şimdi plaka.
Hakkımızda hayırlısı olur inşallah.
Yalçın SEZER
Uzman Biyolog -
Merhabalar,
İlginç bir vaka diyebiliriz bu duruma. Çok üzüldüm arıcı abi için de arılar içinde. Kovan kapağı kaparken bir arının bile ölmesini istemeyiz 22 koloninin sönmesi ne acı bir durum. Ama benzer bir durum bir arıcı abimizde daha oldu 85 arısında 80 tane kaldı onlarda zayıftı. Acaba bir başka mesele olmasın bu durumda. Belki varova ilacından kaynaklanmıştır. Bazen yanlış bir uygulamada bu sonucun ortaya çıkmasına neden olabilir.
Bir doktora soru soruluyor görmek lazım deniyor.
Bir avukata soru sorulunca konuyu iyice anlatması isteniyor kişiden.
Arıcılkta sorulan soruların cevabı aranırken teferruatlı bir bilgi vermek gerekir yoksa verilen her cevaba aksi bir başka bilgiyi ortaya koyan açıklama yapılabilir. Bana kalırsa sorular sorulurken tecrubeli arkadaşlara müleccimlik yaptırmamak onlara yardımcı olmak lazım.
Çok geç bir dönemde oluşan bu durum karşısında ana arıda bulunamayacaktır. Allah arıcı arkadaşlardan hiç birine böyle bir dert vermesin.
Yalçın SEZER
Uzman Biyolog -
Arılıkta mümkün olduğu kadar yağma olayını yaratmamaya çalışıyorum. Ancak ne yaparsanız yapın bazı dönemlerde yağmacılık istenmesede olan bir gerçek.
İlk yıllarımda yağmacılığın kovanlarda devam etmesi beni çok tedirgin ederdi ve çözüm buldum. Arılıkta güçlü kovanlar zayıflara baskın olmak istedikleri için öncelikle dama güçlü kovanlar ile çalışmalıdır.
Benim buluş ise şu bir peteğe hemen az bir bal sürüyorsunuz yada şerbet döküyorusunuz ama az olacak bol değil. Arılıkta yağmacılığın yoğunluk kazandığı yere koyacaksınız. Tüm yağmacıların toplanması sağlanacak bu noktaya. Kıyamet kopar nerde ise peteği tırmalayarak delerler. Bu arada istiyorsanız çerçeveyi azar azar uzaklaştırabilirsiniz. Arılıkta tüm arıların aynı noktada toplanması sağlandıktan sonra şerbetin veya balın tükenmesinin ardından yağma edilen yer edası ile arılık sakinlemeye başlar. Denemesi bedava.
Ben yaptım oldu.
Yalçın SEZER
Uzman Biyolog -
Ana değişiminin bir kaç nedeni var.
1- Ana yaşlı olabilir.
2- Ana verimsiz olabilir.Dölü az yada sakat gibi
3- Koloniler çok güçlü olabilir oğul isteği akla gelmeli
4- Açlık aşırı nektar azlığı ve aşırı bal gelmeside ana değişimine neden oluyor.Yalçın SEZER
Uzman Bİyolog -
Arkadaşım etraflıca anlatmış ellerine sağlık.
Bende sonbahar da kışa girerken önemle üzerinde durulması gereken noktalar sıralam istiyorum.
1- Sağlıklı genç bir ana arı
2- Bol miktarda genç işçi arı
3- Kışı geçirebileceği miktarda bal
4- Yerden yükseğe yerleştirme, (özellikle nemden kurtarma için)
5- Sakin bir kuruluk yerde konumlanma.
Saygılar sunarım
Yalçın SEZER
-
Yunus Emreye böylesi önemli bir konuyu bizimle paylaştığı ve resmini de eklediği için teşekkür ediyorum.
Arkadaşlar bu resimde bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Herhangi bir olumsuzluğu dahada büyük bir olay yaratmasın diye düşünülerek kamyon üzerinde arıların geçemeyeceği incelikte bir örtü örtülmüş.
Bu olay gerçekleştiğinde örtü olmadığını düşünecek olursanız tüm çevrenin saldırgan arılarca istila edilmiş olurduğu görülürdü. Bu şekilde belkide dağılan arıların bir kısmının bu örtü altından çıkması engellenmiş olacaktır.
Uygulamanın geçerliliğinin yüksek olduğunu düşünüyorum.
Benzer bir kazanın Konya yolunda gerçekleştiğini hatırlıyorum. Yoldan geçen diğer araçların camından içeri giren arıların kazaya sebebiyet vermesi çok üzücüydü.
Aman nakliyelerde dikkatli olalım. Herkes için son derece önemli bir konu. Arı nakliyeleri için sizlere fikir verebilir düşüncesi ile daha önce yazmış olduğum arı nakilleri ile ilgili yazılarımı incelemek isterseniz
aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.http://www.bereketbal.com/default.asp?part=makale&cat=97
Hoşçakalın.
Yalçın SEZER
Uzman Biyolog
http://www.teknikaricilik.com
http://www.bereketbal.com -
Merhaba Demet hanım,
Öncelikle yeni bloğunuz hayırlı olsun.
ağaçlar.net adlı siteyi biliyordum ama arıcılık kısmı olduğunu sizin sayenizde öğrendim çok teşekkürler.
Çalışmalarınızda üstün başarılar dilerim.
Yalçın SEZER
Uzman Biyolog -
Tüm arıcı blogları bilgilerini tecrubelerini paylaşıyorlardı bu bloglarda. Bazı olumsuzluklarıda görüyor olsakta nette güzel gelişmelerin var olması arıcılığın gelişmesine katkıda bulunuyordu. Bir çok kişi nereden ne tür bir malzeme alacağından tutunda bu malzemelerin kullanışlı olup olmadıklarının yorumunuda yine bu işi bizzat yapan kişilerden alıyorlardı.
Bu tür blog tarzı sitelerin kuruluşunda öncü olan ve ilk arıcılık bloğunun kurulmasında da beni yönlendiren Murat Çakır la geçende yaptığımız sohbette bu tür yanlış uygulamaların sadece bizim ülkemizde görüldüğünden bahsettik. Kınamamak elde değil.
Blogtaki mahkeme kararı ile durdurulmuştur yazısını gören bir çok kişiye telefonla beni aradılar. Alternatif bir site öneriyorum herkese eklemek istediğiniz bilgileri eklemenizde mümkün.
Yalçın SEZER
-
Merhaba Sayın Üyeli
Söyledikleriniz doğru lakin arıcılarımızın içinde reklam yapmadan ve desteklemelerden faydalanamadığınız halde ana arılarını 30 ytl ye rahatlıkla satabilen yetiştiricilerimiz var. Bu arkadaşlarda bizim çalışmalarımızın içinde. Herkese uygun kurslar açılması noktasındaki yapıcı eleştiriniz için teşekkürler.
-
SAYIN MURAT ÇAKIR ABİMZİN KALEMİNE ELİNE SAĞLIK.
FAZLA SÖZE HACET YOK, KISACA BENİMDE DAHA ÖNCE YAZDIĞIM YAZININ ÖZETİ KISACA ŞU.
BİRLİKLER HAK VE TALEPLERİNİ İSTERLERKEN KENDİ ÜYELERİNİN İSTEKLERİNİ DİLE GETİRİRLER.
BİRLİK YÖNETİMİ HER KONUYU ÇOK İYİ BİLECEK DİYE BİŞEY DE YOK. ÜYELERİNİN İSTEKLERİ DOĞRULTUSUNDA BU DİLEKÇELERİ KONULARINI ÇOĞALTMAK VE ÇEŞİTLENDİRMEK MÜMKÜN.
İSTANBUL BAL ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ EYLEME GEÇELİM DERKEN FARKLI FİKİRLERE HİTAB EDEN ÖRNEK DİLEKÇELER GELİŞTİRELİM VE BUNLARI İSTEYELİM DİYE YOLA ÇIKTI. YOKSA HER AKLINA GELEN ÇEŞİT ÇEŞİT İSTEDİĞİ YERE YAZI YAZSIN DİYE KİMSE BİRŞEY SÖYLEMEDİ.
ARKADAŞLARIN FİKİR FIRTINASINA YARDIMCI OLMASI VE BİRLİK BERABERLİĞİMİZİN DEVAMINI DESTEKLEMELERİ TEMENNİSİ İLE.
HOŞÇAKALIN
YALÇIN SEZER
-
Merhaba Arıcıbeşir.
Burada yazmakla sıkıntıların çözülemeyeceği aşikar,fakat bu durumun farkında olanlar varsa kılını kıpırdatmıyorsa harekete geçsinler diye, farkında olan yoksa farkına varsın diye yazılmış bir yazı bu.
Biz hem arıcı arkadaşları elimizden geldiğince bilgilendirmeye çalışıyoruz hemde icraata geçme noktasında ilgili mercilerden haklarımızı almak için müracaatta bulunuyoruz. Sizde madem katılıyorsunuz sıkıntıların varlığına bir dilekçede siz yazın bakanlığa, başbakanlığada talepler artınca nazarı dikkate alırlar mutlaka.
Burada yazı yazmakla olmuyorsa yada bu çalışmalar yeterli gelmiyorsa nasıl yapacağımız bir alternatifte siz sunun o yollarıda kullanalım.
Cevabınızı sabırsızlıkla bekliyorum.
Hoşçakalın
Yalçın SEZER.
-
YazarYazılar
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi