Oluşturulan forum yanıtları
-
YazarYazılar
-
Acemilik sadece insanlara mı özgü?
Anaarı acemilik yapamaz mı? -
Söz aktarılırken isteristemez değişimlere uğrar. Arının ömrü o kadar da kısa değildir ve
anaarı “günde” değil, “örneğin 100 yumurtluyorsa” denmiştir.Arılara önceden aşinalığınız var.
Doğal olarak, sabit arıcılık yapıyorsunuz.
Arı aileleriniz, bal verimi için zayıf.
Zaten siz de bu yıl bal almayı düşünmüyorsunuz.
İlk defa Varroa mücadelesi yapacaksınız.
Arıcılığı öğrenmek istiyorsunuz ama ciddi bir çıraklık
geçirmediniz ve henüz, konuyla ilgili kaynakları da uzun boylu okumadınız.Soru tarzınızdan bu sonuçlara vardım.
Ben buna göre birşeyler söyleyeyim, siz işinize yarayanları
alırsınız:1) Onlar artık “oğul” değil, “arı ailesi” yada “arı kolonisi”.
2) Bu mevsimde üreme ve çalışma temposundaki düşüş normaldir. Herhangi bir hastalık yok değil mi?
3)Ağustos ortalarından başlayarak arılarınızı 1:1 lik şeker : su şurubuyla besleyebilirsiniz.
Bu basit şurup yeterlidir. Vitamin verebilmek için de zaten bu şurubu verecektiniz ki,
şuruba vitamin katmanın faydası, yok denilemez ama, o faydayı, fazla da abartmaya gerek yok.4)Eylülde (2:1 gibi) daha yoğun şurup verirsiniz.
5) Kek konusunda benim de kafam karışık. İsterseniz kek vermeyi gelecek yıla erteleyelim.
6) Ekim veya Kasım ayında da en az 25 ençok 30 gün sürecek olan bir varroa mücadelesi yaparsınız. Ustalar Formik Asit veya Oksalik Asit kullanıyor. Siz şimdilik,
varroa mücadelesi için ruhsatlı ilaçlardan birini seçin.
Aman naftalin ve benzerlerinden sakının.
Aman balınızda ve balmumunuzda ilaç kalıntısı olmasın.7) Bir öneri daha: Yedi çerçevelik aileden bir çerçeve alıp beş çerçeveliye verseniz arıcılığa etkin alarak başlamış olursunuz. Eşit iki aile oluşturarak…
Daha iyi önerilerde bulunabilecek ustalarımız arılarınızın nerede olduğunu, sizin arılara hergün bakıp bakamayacağınızı, oğulların ilk oğul mu, sonraki oğullardan mı olduğunu da bilmek isterler.
Eniyisi siz bu yıl arılarınızı bol bol besleyin.
Şimdi hatırlayamadığım bir ustamız
“arılarım aç (belki de açlıktan) öleceğine tok ölsün” demiş.
(Ben olsam, şu anda elimde yoksa, satın alıp vitamin vermezdim).BAŞARIRSINIZ.
HAYIRLI OLSUN.Hele de arıcılıkta bukadar yeniyken bu siteyi keşfettikten sonra haydi haydi başarırsınız.
-
Ben arıcıklarımı yabana, yazıya silkelemem.
Bence,
Demet Hanım’ın tarifi doğru, Sayın Sivasi’nin gerekçeleri hariç, ayrıntılarıyla anlattığı yöntem de hem doğru, hem geçerli hem de uygulanabilir. Yeter ki ikinci maddede tanımlanan kovanı oluşturabilelim.Bu durumda Sayın Bilgin Aydın’ın alıntıdaki yöntemi neden uygulanamasın ki?
Böyle, işçi arılar çıkarmaya başlamış bir petek koyabilirsek, o alıntıdaki yöntem de bana
pekala uygulanabilir ve geçerli bir yöntem gibi görülüyor.62 lik nine süt veremez ama, 42 lik abla (isterse) verebilir. Tarlacı arılardan bazıları da, çıkanlı çerçeveden çıkacak olan işçiler süt verene kadar, üç beş gün önceki işlerine dönebilirler.
Vereceğimiz petekte günlük yumurta da varsa, çıkacak işçiler, bu yumurtalar larva haline gelince başlasınlar anamemesi yapmaya.Yine de olmaz derseniz, ben arıcıklarımı yabana, yazıya silkelemem; madem ki böyle çerçeve alabileceğim kovanım var, götürür onunla birleştiririm.
Beş-on gün sonra, “Tühh! Koloni sayısı azaldı” dersem, ikiye bölerim; olmadı, üçe bölerim.Hangi yöntemi beğenirseniz onu uygulayın, yeter ki arılarınız sağlıklı, ürünleriniz kalıntısız,
siz de mutlu ve huzurlu olun… -
YazarYazılar
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi