Forum Replies Created
-
Yazarİletiler
-
ergenekome
ParticipantMÜMKÜNSE SEÇEREK HEMEN
SEÇTİKLERİNDE NELER OLMALI
EN AZ 8 ÇERÇEVELİ
BAL STOĞU GAYET YERİNDE OLMALI
8 ÇERÇEVEDE EN AZ 10 KG SADECE BAL
MÜMKÜNSE KOVANLARI YENİ OLMALI
EN ÖNEMLİSİ 2009 ANA OLMALI
VAROA DURUMU NORMAL DEĞERLERDE OLMALI İLAÇLAMA BİLGİLERİNİ ENDİNMELİ HER İHTİMELE KERŞI TEKRAR BAHAR DÖNEMİNDE YOĞUN BAKIMDAN GEÇİRİLMELİ
ÖLÇÜ BİLGİLERİNİ KESİNLİKLE İHMAL ETMEYİN BÖLGENİZDE EN ÇOK AĞIRLIK 22 LİK 23 LÜK 24 LÜK KAÇLIK EN ÇOKSA O TİP OLANLAR TERCİĞİ EDİLMELİ.
MÜMKÜNSE MEGA ARICILARDAN KAÇINILMALI( BULAŞICI HASTALIKLAR VE MÜCADELE TECRÜBESİZLİĞİ VEDE BİLGİSİSLİĞİNE KARŞI) DAĞ KÖYLÜLERİ VE OĞUL USULU ÇOĞALTANLAR TERCİH EDİLMESİ AVANTAJINIZA OLUR HEMDE %90ergenekome
ParticipantSayın Kutup Yıldızı sizin yazdıklarınızı biraz daha genişletirsek; Eski mumlu gümeçler 6 kenerından da çeper olarak kalınlaşır, hacmi azalır oluşan işçi, ana, erkek ne olursa beyaz yada yeni gümeçlere oranla kütle olarak daha düşük olurlar.
Bu onların yaşam standartlarında olumsuz etki yapar! mı demek istiyorsunuz?
Yani bahar olduğunda bütün kovanlarınızdaki kuluçka yapılacak petekleri yenilemelimiyiz.ergenekome
Participant13 kovandan 8’ini bala bırakmıştım. Kovan başına en az 16 kg bal aldım kuluçkalığa hiç müdahale etmeden ama nasıl yaz boyunca aralıklarla sıvı besleme yapmak zorunda kalarak haftada 2 yada birer defa. ağustos da hiç vermedim gelen yonca balı sanki ilaç gibi idi hayatımda öyle bir şey yememiştim.
Birde oğula yeltenenler çok oldu. bol bol ruşetler yaptım bir ara sayı 40’a dayandı. Güçlüleri bal hasatı sonrası bölmedim. Ruşetleri destekledim. Anaları gençleştirdim.
Rekolte düşük fiyatlar fırlayacak elinizden erken çıkarmayın denildi. Bizde öyle yaptık. Kilosunu toptan 10 dan vermedik sonrada günlerce 10dan verebilmek için süründük.
Hayatımda ilk defa perakende bal sattım ve piyasadan izlenimlerim şu yönde oldu. Tamamen kaliteli organik arayıp fiyat belirli bir düzeye kadar kabullenenler, diğerleri dalga geçer gibi fiyat teklif edenler vede pazarlık edenler. Bu bizi müşteriye göre üretime teşvik etti.
Bazıları temuzda sağdıkları çerçeveleri şerbetle tekrar doldurtup sırlatıp 20 den piyasayı boğarken siz yanında organik diye can çekişe durun.
Çözüm demek ki o imiş!
Vatandaşın haline üzülerek anlatıyoruz ancak boşa, onlara bedava vereceksin.
Sanki musluktan bal akıyor!
Bizde o yolu takip edip iki çeşit müşteri için 2 çeşit bal üreteceğiz biri tamamen organik, diğeri sade şurup tüm arı ve arıcıların iyiliğini isteyip hakkını verene 40 liralık balı 20 ye – sen çok pahalısın bak bu daha ucuz diyene çerçevesi 20 ye.
Ben veriyorum 3,5 kg çerçeveyi 30’a diğeri veriyor 1,5 kg çerçeveyi 20 ye vatandaş sen niye 20 ye vermiyon diye canımı alıcak pazarlıkta.
Son hafta canımı zor kurtadım desem yeri 20 ye vermiyon diye dövicekler nerdeyse.. Sonra kırdılar direncimi 3,5 ve 3 kg lıklar 20 ye gitti. Tabi bende zararına uğraşmış oldum.
Öylemii.. Yok öyle seneye işte böyle.
Yoksa ayakta kalabilmek imkansız…ergenekome
ParticipantSayın MURATAKIN Bey! Verdiğiniz bu değerli bilgiler için çok teşekkür ederim.
Arıcılıkla ilgili belirli teknik tecrübe ve bilginin oluşmasının akabinde o kadar çok seçici oluyor ki insan bir cümledeki ayrıntı her şeye değebiliyor.
Örneğin biz karamış ve iri yada uzun bol arı sütlü memeyi kaliteli sanardık. Sayenizde bunları dağarcığımızdan ayıkladık.ergenekome
ParticipantBu konuda ayrıntılı bilgi ve tecrübesi olan yok sanırım.
ergenekome
ParticipantBaşlangıç için 100 koloni imkansız, mümkün değil, olmaz, olamaz. Daha ne diyebilirim. dünyanın en pahalı şekerini kullanırken ekvatoral iklim ve doğal bal akımı zenginliğine sahip bir bitki örtüsünden yoksun bir ülkede bu maliyetlerin altından kalkıp kâra geçemssiniz batarsınız dubai gibi iflas edersiniz. çölde gökdelen yapmaktan farksız sizin bu apar topar anlamadan 100 koloni ile arıcılığa başlamak. Yanınızda olsak tutacağımız oğullarla bayram ederdik.:cheer: Başlıyacağına pişman olursun 40, bilemedik 60 koloniye kadar hobi artık gerisi mutlaka bir sanat bakmak değil önemli olan sorunları çözümlemek ve bal alabilecek şekilde yönetebilmek.
Sizi negative etmiyeyim ama gerçekler acıdır.
Ben 2008 nisanda 8 koloni ile bu hastalığa bulaşmak zorunda kaldım. o yıl hiç bal alamadım yemelik dahi kışa kadar da 8 çuval şeker verdim, kışa girerken 16 kovanım oldu öğrenmek için yaptığım suni oğullarla. ya bu yıl. 13 kovanla kıştan çıktım 31 kovanla kışa giriyorum. en az 70 çerçevede bal aldım verdiğim 10 çuval şeker 50 çerçevede yarım kabarmışlar var. 2010 da hedef 1,5 ton bal ve en az 90 kovan, bütün bunları O, 8 kovanın içine dışardan tek 1 arı katmadan gerçekleştiriyorum.
Arıcılıkla ilgili herşeyi satın alıp yönetebilirsiniz, ancak tecrübeyi ve bilgiyi satın alamassınız.
Ayaklarınız yere sağlam basmıyorsa iflasınızı imzalamış halde ve cebizde her zaman gezdirin.ergenekome
Participantarıcıkulic yazan:
Quote:selamünaleyküm.Bu foruma yeni üye oldum.
Tabi ki vatana millete özellikle bana yararlı olması dileğiyle.
Dikkatimi çekti.Sanki tek analı kovanları çok başardıkta çift analı kovanlara sıra gelmiş.
Bunlar Amerikadan gördüğünüz resimlerde vede anlatımlarda.
Orası adı üzerinde Amerika.Varmı buralarda 500 dönüm bezelye ekilen bir bütün olarak.Tabiki yok.500 dönüm meyve bahçesi varmı tabiki yok.
O zaman boşverin gitsin.
Size naçizane tavsiyem tek analı kovanlarınızı halledin.Boşa fantazi yapmayın.Yeni başlamış biri için harbi çok etkileyici ve gerçekçi bir cevap. Ayrıca bende iki veya daha fazla kraliçeli kovan metodunu destekleyen biri olarak, mesajınızda dikatle vurladığınız büyük miktardaki ekili dikili arazi noktasına malumunuz bizleri derinden yaraladığı için konu dışıda olsa değinmek istiyorum.
Bizim toprak alanıdaki kötü yönetim ve kanunlarımız ilerde ülke ekonomimizden trilyon dolarla dahi telafi edilemeyecek toprak refomlarını hayata geçirmemeizi zorunlu kılacak. Tarım alanlarımız elden gidiyor. Gidiyor işte bu böl de böl uygulamaları vatandaşımızı tarımdan soğuturken bilinçsiz şehirleşme ile bütünleştiğinde yürekleri burkuyor. daha fazla derine dalmak istemem çünkü en fazla borçla dahi ülkemiz 15 yıl sonra dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi arasına girebilecekmiş eğer böyle bir şey gerçekleşirse o sanayileşme baskısı ve yanlış yönetilen toprak politikası bizleri bütün gıdalarımızı tarım ülkelerinden ithal eder duruma getirecektir. Zatentarım ülkesi olmamıza rağmen ithal ediyoruz. Ancak şu andaki ithalatımız yerliyi bitirme alt kesimi köleleştirme ithalatı. sonuç olarak bu konu o kadar uzun bir konu ki ben sadece okurların sahip oldukları topraklarına karşı daha duyarlı olmalarını hatırlatmak istediğim için değindim.
Bizim yapamadıklarımızı birileri çok iyi yapıyor.
Bir kısa hikaye ile bitirelim.
anonim şöyle;
Biri batılı biri doğulu iki kişi ortak nöbette bir araya gelmiş. Açılmış sohbet başlamış derin tanışma faslı.
-ne iş yaparsın demiş batılı doğuluya.
-tarım ve hayvancılık demiş doğulu,
-batılı demiş kaç m2 araziniz var.
-doğulu ben m2 felan bilmem. bizde hektar diler demiş.
– önce şaşırmış ve ee kaç hektar! derken, 300 demiş doğulu.
bir düşünmüş batılı ya bu 3000 dönüm eder bizim köyü toplasan o kadar yok. bu arada;
– ya sizin demiş doğulu,
– e işte bizimde ona yakın var demiş.
Aslında ne batısı ne doğusu en azından sınızrdakine sahip çıkmak lazım onuda israilliler ile bölücülere hediye olsun diye verirlerse işte o zaman hedik can damarımıza derinden hançeri.ergenekome
Participantziftli kağıtla sarmalamak gereksiz zaman kaybından başka birşey değil güzel havalarda ısınması saçdan yansıyan ısının kağıtdaki zifti yumuşatması ağır koku ve arıların bunu yapıştırıcı olarak kullanmak istemeleri bile itimal dahilindedir.
Sonuç olarak ziftli kağıt gereksiz bir uygulamadır.
Ancak şurası önemli kovanlarınızın atmosferik iklim koşullarından zor koşullarda korunması hem ömürlerinin artırılmasında hemde nem faktörünün azaltılmasında en önemli unsurlardır diye düşünüyorum.ergenekome
ParticipantBu geçenlerde oranı 2/3 den fazla olan ağır şerbeti ‘daha fazla enerji içeriklidir ve daha uzun süre ısı için gerekli besin ihtiyacını karşılar’ ümidiyle boşalan yavru gözlerine basılması için, Alabildiği kadar ver! sözünü referans alarak şurup verdim ve 3 gün önce sonlandırdım. çünkü gümeçler okadar doldurulmuş ki bal akımı yeniden başlamış gibi yeni beyaz mumlu ilave uzatmalarla stok yerleri oluşturulmuş bazılarında şurupluk altlarına mum salkımları bir hafta içerisinde birer karışı bulmuş.
Bunlardan edinebileceğim sonuçla kovanlarımızada stoklama ile besin yetersizliği sorunu bütünüyle çözülmüş durumda. kovan ve kapak bakımları yapıldı örtü bezleri tehlis çuvalla değiştirilip bir bez içerisinde üzerine saman serildi, straforla bölme tahtası oluşturulup, geçen seneki hatanın aksine alttan geçiş aralığı bırakılıp temizlenmesi gereken az ballı çerçeveler oralara konuldu,( burada amaç kış salkımı oluşana kadar stoklar yerine bu kısımdan günlük ihtiyaçların karşılanması), uçuş delikleri çok öncelerden daraltılmıştı, ( ancak bazıları ihtiyaçları kadar genişletmiş olsalar bile yeniden daralttım), varoa ilaçlaması bayvarol şeritle yapıldı, ( kasımda rulamit, mart başı da bademler açtığında perizinle noktalandırmayı düşünüyorum).
Daha yapılacak bir şey kaldımı bilmiyorum. geçen yıla oranla koloni sayısını % 238 artırmış olmamız bizi, 32 kovanla kışa girmye zorladı. bu şartlarda en az 30’la çıkabildiğimizde artık acemi olmaktan çıkmışız demektir.
seneye zaten bu gemiden iniyoruz.
o kesinleşti. Ama ne ki! en iyi limana gidecekken limansız yerde finikayla gemiden inip ıssız adaya kürek çekmek gibi bir şey tamda burada bırakmak.ergenekome
Participantben birleştirmede file çuval kullanıyorum. Tabanla birlikte üstten sarıyorum diğer tarafa birleştirilecek çerçeveleri diziyorum örtüyü kapatmadan birleştirme parfümü sıkıp kapatıyorum 2 gün sonra açtığımda daha hala keskin parfüm kokusu algılanabiliyor. Arıları ise güçlü tarafa geçmiş çerçevelerden taşıyor ardından ana kontrolü yapıyorum. Genç dinamik ana yavrulu çerçevede gezinirken gördük mü işlem tamam.
ergenekome
Participantyalcinsezer yazan:
Quote:Merhaba herkeseBeyazkovanın köşe yazılarında ve daha önceleri kış aylarında http://www.teknikaricilik.com sitesinde sizlere kışa girerken yapılması gerekenleri yazmıştım lakin bir hatırlatma daha bu yıl yapayım
Kısaca arılar soğuktan ölmezler nemden ölürler sakın fazla sarıp sarmalamayın. Bu hususta kendi uygulamamdan bahsetmek istiyorum. kovanların üzerlerine örtü bezi olarak kendirden imal edilen tehlis çuvallardan kullanıyorum ve üzerlerine belirli süre sonunda değiştirebileceğim şekilde bez içerisinde saman yerleştrip kapatmayı planlıyorum. aşırı hava sürkülasyonu yüzünden artabilecek ısı kaybı buna bağlı olarak fazla bal tüketimi ve açlık gibi nedenlerin önlenmesi için bu uygulamayı yapmayı planladım.
Birim çerçeve başına düşen arı miktarını fazlalaştırmak için mutlaka çerçevelerin arılar ile kaplı olmayanlarını mutlaka alın kovandan. kovanımın 1 inde arı nufusunun diğerlerine nazaran az gözlemlemem beni endişelendirdi. genç analı bu kovan bir ay önce 4 çerçevelik arısı vardı ve stok şuruplamasından sonra 4 çerçevede de yaklaşık 3 kg çivarına yakın bal varken kuluçka nerdeyse kalmamış arı nufusuda 2 çerçeve anca kalmıştı buna çare olarak ne yapmalıyım 2009 temmuz ruşeti.
Kovanları yerden yükseğe sehpahalar üzerine yerleştirin. rutubeti emecek gazete yada talaş torbaları boşluğa koyun.
Üzerini mutlaka hava alacak ama yağmur ve kar suyu kovanlara girmeyecek şekilde sundurma yapın.
Bal miktarı çerçevelerin yarısı kadarı dolu olacak şekilde ve bir çerçeve arıya 1,5 2 kg civarında bal olacak şekilde dengeleme yapın.
Mutlaka en az arı miktarı çerçevede dolu dolu olmak üzere 3 çerçeve arı olmasına özen gösterin.
Ana arılarınızı zaten baldan sonra değiştirmiş gençleştirmiş idiniz. Mutlaka varrova mücadelesi yapmalısınız.
evet bütün ana arıları nerdeyse gençleştirdik. bayvarol şerit kullandık indeksinde de en uygun ilaçlama zamanının geç sonbahar olduğuna değiniyordu kovanlarımda varoada tehlikeli değerlerde olmamasına rağmen çok güzel sonuçlar gözlemledim. şeritlerin 4. haftasında tütsü vericeğim 5. haftasında çıkartıcağım erken baharda da perizin verdik mi bir şey kalmaz heralde.Nemsiz bir yerde yaşama imkanı sağlayın, balı olsun varovası az olsun gerisini merak etmeyin inşallah.
Yalçın SEZER
http://www.teknikaricilik.comergenekome
Participantiki analı kovan sistemi;
Arıcılıkta ne kadar ileri olduğunuzu düşünürsek aramızdaki potansiyel fark oldukça fazla.Peki iki analı koloniyi düzenli yönetebiliyormusunuz?
İki kovanın arıları aynı uçuş deliğinden mi giriş çıkış yapıyor? (bunun cevba benim fikrime görede evet ama emin olmak istedim)
Çift analı koloni oluşturulurken daha önce tek olan kovan, ikiye bölünüp analandırılarak kardeş kovanın 2 farklı ana ile analandırılmasıyla mı oluşuyor.Benim asıl sorum örtü beziyle alakalı bu konu başlığında oda şöyle;
Kovanlarımızda bulunan naylon çuvalları bütünüyle iptal edip üsten geçmeli ve sürgülü kapak sistemli kovanlarımda, sten geçmeli olanlara kendirden imal edilmiş bir miktar nem emebilecek ve aynı anda iyi şekilde ısı koruyup havalandırma da sağlayabilecek bu kendir örtü bezleri kullanmaya geçtim.
2010 mayıs ayı ortalarına kadar bu uygulama zorunlu olarak devam edecek.
Bunun bir sakıncası olabilir mi? Arıların pamuklu yünlü tüğlü cisimlele pek haşır neşir olmadıklarını tahmin etsem de bu süre zaafında kendi yararları için katlanıcaklar.
diğer sürgülü kapaklılarda bu çuval örtü bezinin hacmi diğerine oranla fazla yer kapladığından sürgülü kapak sığmadı vede sağlıklı olmadığından dış ortamdan ıslanma sonucu nem çekme gibi bunlarda bu uygulamaya gekemedim diğer örtü bezlerine kasme dikme işleminden sonra geçeceğiz.
benim kişisek görüşüm bu uygulamayı tam düşündüğüm haliyle tamamladığımda mükemmel bir kışa giiriş olacak, aynı zamanda çıkış.
Görüşleriniz hayati önem taşıyor arıcı dostlarım.
hepinize saygılar
bu arada dün muğlada meydana gelen arı ve arıcı kaybımız için tüm sevenlerin başı sağolsun allah kimseye öyle acı durumları yaşatmasın 600 kovan ve 18 yaşında bir gencimizi kaybettik başımız sağolsun.ergenekome
ParticipantTahminlerinize yürekten katılıyorum mutlaka olmuştur. Durumu görmeden, o dönemi peryodik olarak incelemeden kapalı kapılar ardından mecut anayı iptal etmek alınabilecek en ağır karardı. Ama keşke kovan yöneticimizde o zamanlarda hurremlerin manisa valisini öldürtüp bedbaht amasya valisinin kanuniden sonra sultan olmasına seyirci kalmasalardı kovanlarına lale devrini yaşattırmayacaklardı.
şimdi ise kapalıçarşılarında incik boncuk satacaklarına tophanede viyanayı dövecek top üretirken darphanede cayır cayır para basıyor olurdu. bilmem anlatabildim mi.
konuyu dağıtıp fazla arıcılık dışaına çıkmadan mecazı mürsel sanatınında suyunu çıkarmadan tadında bırakıp arıcılığımıza dönecek olursak;
Ana arının iptal edilip, genç daha etkin bir ana ile değiştirilmesini önermiştim.
Geçenlerde bende o kadar çok endişe ediyordumki anlatamam. Hani demiştikya 3 kovanda analar kayboldu yeni analar çıktı eylüllün ilk günleri çiftleşmesini bekliyorum diye. işte o analardan ikisi o ara yoğun arı kuşlarına tokat kebabı olurken baktım olmuyor sizin dediğinizi keşke daha önce yapsaydım deyip diğer anayıda kendim öldürüp ikisini 4 çerçeveli ruşetlerle analandırken, diğerinide kendi ırkından olanla birleştirip dahada kuvvetlendirdim. sonuçta problemi atlatmış olduk.ergenekome
Participantkısa yoldan şöyle açıklıyayım. osmanlı ordularının gemileri okyanuslarda yol alabilecek yapıda ve güçde olmadığı için ne hindistanı ele geçirip avrupalıların zenginleşmesine engel olabiler, nede atlas okyanusuna açılıp onları oraçağ karanlığına hapsedebildiler. bunu başaramadılar çünkü kovanda hürrem sultanlar erkek yumurta atıyordu. bu da nerden çıktı demeyim benzetmeyle sorunu görebilirseniz önemini anlarsınız kaliteli bir anası olmayan kovanla zaman kaybetmektense o kovana sahip olmamak daha ekonomik olur. Ah hurem ah söndürdün cihanın en büyük devletini.
😆ergenekome
ParticipantAna arıyı değiştirmekte geç kalmışsınız. Bu ana sanırım ağustosun 1. haftasından itibaren yumurta atıyor temuz sonu analarından. Aynı sendrom benim kovanımda da oldu. Ana kaliteli görüküyordu ama hep dölsüz yumurta bırakıyordu.
Bundan nasıl kurtulabiliriz
1. olarak ya dağıtılmalı
2.olarak tarlacı nufusu zayıf ruşetlere paylaştırılmalı ortak koku verilerek.
3. olarak hemen acil dölsüz ana öldürülüp yeni yumurta atar ana verilmeli.
şuan aklıma gelenler bunlar. -
Yazarİletiler
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi