huseyn75

Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 16 ile 30 arası (toplam 33)
  • Yazar
    Yazılar
  • yanıtla: KOVAN HAVALANDIRMASI #7633

    huseyn75
    Katılımcı

    İyi günler arkadaşlar,

    Kovan havalandırma delikleri tamamen iklimle ilgilidir,

    Akdeniz bölgesinde sahile yakın yerlerde kovan deliği açmayan var mı?
    Karadeniz ve Doğu Anadolu yaylalarında veya Rusya, Almanya İsviçre gibi ülkelerde 15×20 cm havalandırma deliği açan var mı?
    Benim havalandırma delikleri 15×20 cm ebatlarında. Neden?
    Çünkü bulunduğum bölge yazın sıcak oluyor eğer açmazsam havalandırmayı, arılar havalanıyor sonrada vıııınn deyip oğul gidiyor.:)

    Tabi kışında deliklerin üzerini 2×2 cm kalacak şekilde kapatıyorum. Yani hava şartlarına göre ayarlama yapıyorum.
    Arkadaşlar o yüzden derim ki kovanları incelediğiniz bölgenin veya ülkenin iklimlerini de göz önünde bulundurun.

    Sevgiler ve Selamlar..

  • yanıtla: kovanın içine bakmadan dışardan anlamak #7631

    huseyn75
    Katılımcı

    İyi günler arkadaşlar,

    Muratakın arkadaşın yazısı güzel olmuş.

    Bir iki şeyde ben ekleyeyim dedim. Kovan önünde ve etrafında yerde yürüyen bir veya bir kaç arı var ise, bunlara dikkatlice bakıldığında kanatları eksik, yarım , hatalı bir görünümü var ise bu kovanda VARROA belirtisidir. Bu hastalık daha da ilerlediğinde kovana girip çıkan tarlacı işçi arıların sırtlarında da varroa biti görülebilir.

    İkincisi ise kovan deliğinde içeriye körükle duman verildiğinde arıların kavandan bir anda yükselen arı vızıltı sesi kısa sürüyorsa bu kovanda büyük bir olasılıkla ana arı var. Eğer bu kovandan gelen vızıltı sesi diğerlerinden daha uzun sürüyorsa bu büyük olasılıkla ana arının olmadığına işarettir. Olasılıkla diyorum çünkü bilimsel olarak tam kesinleşmemiştir herhalde. Bunlar sadece usta ve benim gibi arıcıların tecrübeleridir.

    Birde kovanın arkasına kulağınızı dayadığınızda içeride vızıltı sesinden başka
    vık vık diye kesik kesik sesler geliyorsa geçmiş olsun derim.:)
    Neden diye soracak olursanız bu işaret kovanızın 1. oğulu çıkarıp gittiğine (yani içerideki yumurtlayan ananın oğulla gittiğine ) işarettir.
    Bu sesler gözlerden yeni çıkmış genç ve döllenmemiş anaların sesidir.
    Eğer böyle bir ses duyarsanız bilinki o kovanda genç ve döllenmemiş birden çok ana arı vardır.
    Arılıkta oğul yakaladınız ve bu oğlun hangi kovandan çıktığını bilmiyorsanız hemen kulaklarınızı kovanlara yapıştırın. hangisinden vık vık diye keskin ve kesik kesik sesler geliyorsa oğul o kovandan çıkmıştır.
    Oğula giden kovanda bu sesler kesildi ise o kavanın oğul vermeyi durdurduğu ve içeride 1 tek ana arının kaldığını gösterir. Büyük ihtimalle döllenmişte olabilir.

    Sevgiler ve selamlar… huseyn75

  • yanıtla: Zincirleme arı kazası #7630

    huseyn75
    Katılımcı

    İyi günler arkadaşlar;

    Kardeş kalfaonur’a seslenme gereği duydum.

    Bir sor bakalım neden?

    Yazıyı yazarken kestirmeden yazayım diye sesli harfleri atlamışsın. Burası Türkiye.
    Bu ülkede bir çok lehçe ve yerel dil kullanımları var. Egede ki konuşma ile Karadeniz’de ki konuşma farklı oluyor.

    Yani açıkçası okurken kelimeleri anlamakta baya zorlandım ve okuyacağım diye gözlerim ağrıdı.
    Lütfen kelimeleri ve cümleleri tam yazmaya çalışalım. Türkiye de, Türkçe de bizim
    işi zorlaştırmayalım kolaylaştıralım.
    Bunun konu ve arıcılıkla pek bi alakası olmadı ya olsun gari ne edelim yerinde çözüm.:)

    Selamlar ve sevgiler

  • yanıtla: ARININ ÇALIŞMADÜZENİ #7433

    huseyn75
    Katılımcı

    İyi günlar arkadaşlar,

    Benim edindiğim tecrübeye göre arı genelde kovanın daha sıcak yani daha çok güneş gören tarafta çalışıyor. O tarafda genelde sağda oluyor ama başlangıçta petekleri ne tarafa koyarsan o taraftan başlıyor sonra kovan çıtaları tamamlandı mı ertesi sene dediğim gibi sıcak taraftan başlıyor.
    Nasıl anlaşıldığı ise ben hangi tarafın çıtalarında daha çok arı bulunduğu ve petek örmeye çıtanın hangi yüzünden (sağ veya sol yüzünden) başladı ise o taraftan çalışıyor diyorum.
    Ben tecrübeme göre böyle anlıyorum. Size ve yöreye, kovanın konuluş şekline görede değişebilir tabii.
    Sevgiler ve selamlar

  • yanıtla: ROMANYALI ARICI ŞİLEDE #7422

    huseyn75
    Katılımcı

    İyi günler arkadaşlar,

    Bu yazıları okuyunca çok üzüldüm. Burası arıcıların sohbet ettiği bilgileri paylaştığı bir yer diye biliyorum. Amitraz arkadaş sonuç ta güngör arkadaşta bir insan ve bir arıcı kardeşimiz.

    Amitraz bey senin için önemli bir haber olmayabilir ama bizim ve güngör arkadaş için önemli sayılabilir. Ve bu haberi bizimle paylaşmak istemiş haber verme zahmetinde bulunmuş kendisine teşekkür ederim.

    Amitraz arkadaş yaptığınız büyük bir yanlış, ben şahsen böyle bir birlik ve beraberlik ortamında yapılan bu olayı kınıyorum.
    Lütfen! araya düşmanlık sokmayalım. Böyle olaylar bir daha olmaması dileklerimle.
    Sevgiler ve saygılar.

  • yanıtla: Sohbet Bölümü #7389

    huseyn75
    Katılımcı

    İyi günler arkadaşlar,

    Ben olmasamda sohbet odasını kullandığınız için ve davete geldiğiniz için teşekkür ediyorum.
    O gün akşam arıları taşıdığım için sohbet odasına gelemedim. Katılamadığımdan dolayı özür dilerim.
    Ben internete işyerinden girebiliyorum yani mesai saatleri içinde. Hafta sonlarıda malum arılıkta oluyoruz (köyde).
    Nasip olursa akşamları bende katılırım.

    Sevgiler ve Selamlar

  • yanıtla: ARI SOHPETİ #7385

    huseyn75
    Katılımcı

    İyi günler arkadaşlar,

    Sohbet bölümü başlığında örtü tahtası konusu biraz ilginç olmuş. Yada konu o tarafa kaymış, neyse bende yazayım bir şeyler.

    Ben kışın örtü tahtası kullanıyom. Neden?
    çünkü kışın örtü tahtası beze göre kovanı sıcak tutuyor kanaatimce ve dışarıda ki nemden fazla etkilenmiyor. Birde kışın kovanı açıp ellemediğimiz için açıp kapatmada sorun olmuyor.

    Bu yaz ise bezin ortasına 20X15 cm boylarında bir delik açtım ve orayı yanmaz sinek teli ile diktiğim örtü bezini kullanıyorum. (bu arada delik yerden çıkan bez parçasını da telin üst kısmından bir tarafını diktim havandırma ayarlaması için)
    Bunun nedeni arılara bakarken istediğin kadarını açabiliyorsun. Ayrıca arılar çıtaların üzerinde rahatça dolaşıyorlar. Birde bezin emiciliği nedeni ile nemi dışarıya atması.

    Bez olayını Karadeniz tarafında tavsiye etmem. Nedeni ise Bezin ufacık bir ucundan yağmur veya yoğun nem gördümü o örtü bezi tamamen ıslanıyor. Burada 1 defa yağmur yağdı kovan kapağının (yandan ) çakılma yeriden sızan suyu, 2-3 cm kare yerden bütün suyu bez yukarı çekmiş çerçevelerin üstüne.

    Benim gördüğüm ve tecrübelerim bu şekilde.
    Sonuçta yöreye göre davranmak gerekir. Tabii birde ustalığa ve tecrübelere göre.
    Sevgiler ve Selamlar.

  • yanıtla: kirlenmek güzeldir! #7382

    huseyn75
    Katılımcı

    İyi günler arkadaşlar,

    Muratakın arkadaşımız propolisin yerine ortak bir isim bulmaya çalışalım diyor.
    Bizim yörede propolis adına direp diyorlar. Ben direp ismini tavsiye ederim. Türk dil kurumunun sözlüğüne baktım. direp’ in başka anlamı yok.

    Selamlar ve sevgiler

  • yanıtla: ÇERÇEVEYE MUM TAKMAK #7343

    huseyn75
    Katılımcı

    İyi günler arkadaşlar;

    Bi kanallı, bi kanalsız çerçeveye petek takma işi biraz sohbet ortamından çok tartışmaya gidiyo gibi.

    Ben ikisini de kullanıyom. Sonuçta benim gibi acemi olursanız her iki türde de taktığınız petekler ya yerinden çıkıyo yada sağa sola yamulup gidiyo ondan sonra arılarda petek örecekleri yerde sizin taktıklarınızı sökmeye çalışıyorlar.
    Ama usta olursanız her ikiside gayet muhteşem oluyor.
    Bana göre kanallının avantajı; ham peteği çıtaya rahat ortalayabiliyorsun. Sonra mahmuzla tele yapıştırıyorsun. Dezavantajı ise seneye belli oluyor. Çünkü o çerçevenin balını aldıktan sonra temizleyip tekrar ham petek takacağın zaman kanalın içini temizlemesi çok zor oluyo.

    Kanalsız çıtada ise dezavantajı önce hampeteği takarken biraz zaman alıyor olması. Temizlerken de o rahat oluyor.

    Aslında aralarında bana göre pek bir fark yok. Ben daha çok kanallı tercih ederim. Yani o hoşuma gitti. Acemi, yeni başlayan arıcılara kanallı çerceve tavsiye ederim.
    Ustalar ise, onlar için zaten kanallı kanalsız farketmez. :)

    Yaa aslında çerçeveleri kanallı kanalsız diye tatışacağımıza gelin şu çerçeveleri menteşeli yapalım. (ortadan ikiye açılıp kapanan kapan gibi) Arasına ham peteği koyalım sonra menteşeyi kapatalım. böylece petek 4 kenardan da çerçeve yapışır. Ne yamulma olur ne düşme al sana dümdüz kılavuz petek. Hem tel kullanma da kalkar mahmuz da :) nasıl fikir ama?
    Aslında bence bu iyi fikir bi denemek lazım.
    Nede olsa bugünkü teknoloji bir hayalden yola çıkarak bugünlere geldi.

    Sevgiler ve Selamlar

    Düzenleyen: huseyn75, :: 14/06/2007 08:40

  • yanıtla: ÇERÇEVEYE MUM TAKMAK #7210

    huseyn75
    Katılımcı

    İyi günler arkadaşlar

    Cıhad arkadaş yurdun başka yerinde kanallı çerçeve kullanılıp kullanılmadığını sormuş.

    Ben Denizli’deyim çerçevelerimin yarıdan çoğu kanallıdır. Evet kanallı çerçeve kullanıyorum.

    Sevgiler ve selamlar.

  • yanıtla: Kovanları nasıl gelişitirebiliriz. #7205

    huseyn75
    Katılımcı

    İyi günler Arkadaşlar!

    Öncelikle öneri ve eleştiriler için teşekkür ederim.

    Bu menteşeli kovan olayına çözüm bulamadım. Ama Almanya’da yapılan arıcılıkta (sitenin adresini vermem burada uygun olmayabilir. isterseniz msn de görüşelim orada verebilirim) insanlar kat verilince onu öne doğru eğip kuluçkalığa bakabiliyorlar. Bu sitede Almanyada arıcılık hakkında bir film var orada gördüm. Kovanlar bizimkinden çok farklı. Onların kovanlarında menteşe uygun oluyor.
    Bizde yan tahtalar (yani üst katların birleşim yerindeki 10 cm. lik tahtaları kastediyorum) işi bozuyor. Çıtaların oynama meselesine gelince arılar çıtaları propolisle yapıştırdığı için pek sorun olmaz gibime geliyor. Menteşe işini çözdük mü onada bir çözüm bulmaya çalışırız.
    Bu menteşe işi olmayacak gibi ama yinede aklınızda bulunsun , bir fikir geldimi aklınıza yazın lütfen.
    Üst katı öne doğru eğildiğinde üstlüğün sabit durmasına çözüm var. Eğer 2 kat üstlük olursa onu tutmak için bir kişiden yardım almanız gerekiyor.
    Olsun siz yinede fikirlerinizi belirtin.

    Demet hanım, kızdırmaya çalışıyorum diyorsunuz ama aksine sevindim. Firmalar Ar-ge çalışmalarına milyonlar harcıyor ama onlarda arıcılıkla uğraşan kaç kişi var ki sorunlara çözüm bulsunlar. Hem onlar milyonlar harcasada, fikir üretecek kişi sayısı az. Ayrıca onlar o yatırdıkları milyonları bizden çıkartırlar sonra. Eğer öyle yapacak olularsa bizde onlara bu fikirler zaten sitelerde var deriz. niye bizden aldığınızı bize satıyorsunuz diye bir cevabımız olsa daha iyi olmaz mı yaa!:)

    Biz burada yüzlerce arıcıyız birimiz olmazsa diğerinin aklına bir fikir gelebilir. Burada oluşan fikirler anonim olur hiç kimse bir hak taleb edemez. Sonuçta kovanları kullanacak olanlar biziz.

    Ben kovan yapamam ama isterseniz sizler için yaptırmaya çalışırım. Tanıdığım usta marangozlar var. Eğer yaptırabilirseniz veya yaptırmak isteyenler böyle gelişmiş kovanları yaptırın ki hem biz rahat ederiz. Hemde yapacak olan firmalar için kovan standartları yükselmiş olur ve standartlar yavaş yavaş oluşur.

    Sevgiler ve selamlar.

  • yanıtla: Kovanları nasıl gelişitirebiliriz. #7175

    huseyn75
    Katılımcı

    İyi günler Arkadaşlar;

    Arkadaşlar birde kovanların katlarını üst kapağını menteşeli yapsak nasıl olur?

    Hani kapağı ve katları öne doğru yatırıp kuluçkalığı filan kontrol edebiliriz diye düşündüm.
    Ama menteşe tamamda katların yan taraflarında ki pavraz (katların alt tabanının kuluçkalıga oturtulduğunda sağa sola kaymasın ve arı çıkışı olmasın diye 10 cm. civarında yanlara çakılan tahta veya teneke şerit) işine çözüm bulamadım.
    Acaba bu menteşeli sistem işe yarar mı?

    Herzamanki gibi öneri ve düşünceleriniz bekleniyor unutmayın! Düşünce ve önerileri yazmakla bir şey kaybetmeyiz.
    Msn adresim ve e posta adresi

    [email protected]

    görüşelim ve muhabbet edebiliriz.

    Düzenleyen: huseyn75, :: 06/06/2007 07:50

  • yanıtla: sabıt arıcılık #7133

    huseyn75
    Katılımcı

    İyi günler arkadaşlar;

    Sabit arıcılıkta fazla bal almak için öncelikle arkadaşların dediği gibi güçlü ve sağlıklı kovanlar olmalı.

    Birde kovanların bulunduğu bölgeyi ballı bitkilerle donatmalıdır. İyi de bu nasıl olacak diye soracaksınız şimdi söyleyeyim.

    Arıların bulunduğu bölge sulak arazi veya kurak, bölgeye göre buralara su nanesi, yer elması, ada çayı, yabani ada çayı , nane, deve dikeni, çakır diken, yonca, korunga. kekik, karabaş otu, akasya, ıhlamur, kestane, arı otu, vb.. bu yazdıklarım genelde çok yıllık bitkidir. Bunlardan dikerseniz hem sabit arıcılıkta fazla bal alırsınız hemde doğaya ve çevreye katkınız olur.
    Haa bunlar bizim bildiklerimiz hani senin bildiğin derseniz, ben şimdilik bu kadar biliyorum. Daha çok Öğrenince bi daha yazarım.:)
    Sevgiler ve selamlar

  • yanıtla: Pratik Bal mumu Eritme Makinası Yapımı #7131

    huseyn75
    Katılımcı

    İyi günler arkdaşlar;

    Hafta sonu arılığa gittiğimde, yapmış olduğum balmumu eritme dolabında içinde ki sert plastik bölümün(buzdolabının içini kaplayan bölüm) bazı kısımları sıcaktan erimiş.:(

    Yeni yapacak arkadaşların bu bölümü paslanmaz teneke ve ya onun gibi sıcağa dayalı birşeyden yapmalarını öneririm.
    Sizin önerileriniz nelerdir?

    Yada yaz sıcağında kullanmamalarını tavsiye ederim.

    Selam ve sevgiler

  • yanıtla: Kovanları nasıl gelişitirebiliriz. #7128

    huseyn75
    Katılımcı

    Hımm Vida !!

    İyi fikir değerlendirmeye aldım. Güzel kurumuş ağaçtan yapılmalı. Başka öneriler bekliyorum arkadaşlar!

    Unutmayın ki standartları biz arıcılar koymazsak bu konuda kimse kovan geliştirme ve standartları ile uğraşmaz.
    Örnek olarak şimdi arabalarda hava yastığı; cd çalar, ABS fren vs.. standart halde.

    Neden?
    Çünkü alıcılar bunları istiyor ve bu standarta olanları alıyor. Üreticilerde bunları standart olarak sunuyor. Yani alıcılar olmazsa olmaz diyor.

    Demek ki!;)
    Biz arıcılarda kovan alımında ve diğer malzeme alımlarında hedefimizi ve standartlarımızı yükseltmeliyiz.

    Evet öneriler ve dilekler hayydii bekliyoruz.

    Sevgi ve selamlar ayrıca çok teşekkürler..

    Düzenleyen: huseyn75, :: 04/06/2007 11:45

15 yazı görüntüleniyor - 16 ile 30 arası (toplam 33)